| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

46 "stres" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"stres" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Hangi Kokular Strese Karşı Etkili?

lavanta1Kendinizi stres altında mı hissediyorsunuz? O zaman limon, mango, lavanta ya da diğer mis kokulu bitkilerin yardımıyla stresten arınmak için bir fırsatınız var.

Japon bilim adamları, bazı kokuların gen hareketliliğini ve kanın kimyasını etkileyerek stres seviyesini azalttığını öne süren ilk bilimsel kanıtları ortaya çıkardılar. Bu araştırma Journal of Agricultural and Food Chemistry isimli dergide yayınlandı.

Yeni araştırmaya göre, Akiio Nakamura ve grubu, insanların antik çağlardan bu yana stresi azaltmak, depresyon ile başa çıkmak ve uyku kalitesini arttırmak amacıyla bazı bitkilerin kokularını kullandıklarını belirtti.

Ruh ve beden sağlığını iyileştirmek amacıyla kokulu bitki yağlarının kullanıldığı Aromaterapi seansları, son yıllarda alternatif tıp yöntemleri arasında oldukça popüler bir yere sahip. Doğal olarak lavanta, nane ve diğer bitkilerde bulunan ve güzel koku içeriği olan linalol, duygusal stresi azaltmak için kullanılan en yaygın kokular arasında geliyor.

Ancak günümüze kadar linalol’ün vücudumuz üzerindeki etkisi tam anlamıyla çözülemedi.

Araştırmacılar laboratuar farelerini iki gruba ayırdılar. İki grubu da stresli duruma sokmalarına rağmen, bir gruba linalol koklatılırken, diğer gruba ise hiçbir madde koklatılmadı. Linalol, bağışıklık sistemindeki artan stres seviyesini normale yakın bir hale getirmede başarılı oldu. Linalol, aynı zamanda stres zamanlarında aşırı çalışmaya başlayan 100’ den fazla gendeki hareketliliğin azaltılmasına yardımcı oldu.

Yapılan bu araştırmaların sonucu olarak, atalarımızdan günümüze kadar gelen güzel koku alışkanlığı bilimsel çevrelerde de geçerliliğini kanıtlamış oldu. Bilim adamları ise bu araştırmaların, strese iyi gelen kokuları algılamada kullanılabilecek olan testlerine yeni bir bakış açısı getireceğini düşünüyor.

Stresinizi Suya Bırakın

denizSağlıklı bir yaşam için su cimnastiğini tercih edenler, su sıcaklığının gevşemeye yardımcı olduğunu, hareket sırasında ağrılarının azaldığını, daha rahat hareket edildiğini, başarma hissi verdiğini ve eğlenceli olduğunu söylüyor.
• Su cimnastiğinin yapıldığı havuz, insanın deri sıcaklığından fazla oluyor. Yeterince ısıtılmış bir havuza girildiğinde, ilk olarak eklemlerin etrafındaki deri ve vücudun alt tarafı ısınıyor. Sıcaklık vücudun ağrıya duyarlı dokularını etkileyerek ağrıların azalmasını ve gevşemeyi sağlıyor. Gevşeme hali de stresi azaltıyor.

• Kilo sorunu yaşayanlar, hamileler, diz ve sırt ağrısı çekenler, eklem hastalığı olanlar, ameliyat sonrası terapi görenlere, özellikle su aerobik egzersizleri öneriyor.

• Su içinde vücut ağırlığının kaybolması, kişisel hareketleri daha kolay yapmaya olanak sağlarken, suda yürümek ve koşmanın zor olması kuvvet eksenli çalışmalara olanak sağlıyor.

Kollarınızı güçlendirin! 

• Kollarınızın sarkması sizi rahatsız ediyor ve askılı bluzlarla aranızda koca bir engel olarak mı duruyor? O zaman ne yapıp edin ve bu egzersizleri düzenli uygulayın. İsterseniz suyun dışında, dilerseniz içinde!

Boks yapın!

• Kollarınızın yanı sıra göğüslerinizi de sıkılaştırıcak bu egzersizin önemli bir özelliği de son derece zevkli ve basit olması. Bunu yapmak için iyi ayağınızı omuz genişliğinde açarak ayakta durun. Dizlerinizi hafifçe kırın.

• Yumruk yaptığınız ellerinizi göğsünüzün hemen önünde tutun. Eğer hareketi suyun içinde yapıyorsanız, dirsekleriniz suyun üst yüzeyinin hemen altında olmalı.

• Pozisyonunuzu aldıktan sonra hemen öne doğru hızlı hızlı yumruk atmaya başlayın. Bunu yaparken belinizle birlikte dönmeyi de ihmal etmeyin. Su içindeyseniz iki elinizle de 40 kere, su dışındaysanız 25 kere tekrarlayın.  

Midenizdeki 10 Delik!

yemekİki saat önce tıka basa yemiştiniz ama o da ne? Yine mi acıktınız? Mideniz zil çalıyor! Peki neden hiç doymuyorsunuz? Bunun arkasında kötü alışkanlıklar, yanlış beslenme ve bazı hastalıklar yatıyor olabilir. İşte sürekli acıkmanızın nedenleri ve çözüm önerileri...

SAFRA AZLIĞI

Lifli besinlerden yoksun olarak besleniyorsanız, midenizde kocaman bir boşluk oluşur. Bu da açlığı tetikler. Çünkü safra bütün sıvıyı sünger gibi emer. Bu da bağırsağın dolmasına yol açar, sindirimi tetikler ve uzun süre tok kalmayı sağlar. Ayrıca lifli besinler vücudun ihtiyacı olan birçok hayati maddeyi içerirler. Kronik vitamin eksikliği de insanın kendisini aç hissetmesine neden olabilir.Bu özellikle tek yönlü beslenmede veya çok sıkı diyet yapanlarda görülür.

ÖNERİ: Günde 5 kez bir avuç dolusu meyve veya sebze tüketmek gerekli safrayı sağlar. Ne kadar renkli sebze ve besin tüketirseniz o kadar çok vitamin alırsınız.

ÇOK FAZLA ÇEŞNİLİ YEMEK

Yemekleri daha da lezzetli kılmak için kullanılan çeşniler veya konserve besinler açlığa neden olurlar. Bunlar beyindeki açlığı idare eden bölgeyi uyarır ve açlık hissi böylece ortaya çıkar. Çok aç olan insanların başının ağrıması da bu sebepten olabilir.

ÖNERİ: Restoranda yiyorsanız garsona yemeğin içeriğini sormaktan çekinmeyin. Çok çeşnilendirilmiş, soslarla veya baharatlarla marine edilmiş yiyecekler size iyi gelmeyebilir. Ayrıca market alışverişi yaparken de paketlere dikkatli bakın. "E" sayısı ne kadar çoksa, sizin için o kadar zararlı demektir. iyisi mi evde kendiniz, taze sebzelerden pişirin. Aynı öğünde tatlı, tuzlu, acı ve ekşi gibi tatları bir arada almaya çalışın.

PORSİYONLARINIZ ÇOK BÜYÜKSE...

Restoran dünyasının son yıllarda pompaladığı "süper size" mönüler maalesef açlığı körüklüyor. Bundan 50 yıl önce bir porsiyon patates kızartması sadece 200 kalori ederken, şimdilerde 610 kalori edebiliyor! Günde sadece 3 öğün yiyip bu öğünlerde de bir oturuşta büyük porsiyonlar yiyorsanız, bir müddet sonra yine acıkmanız çok doğal. Çünkü "sık sık az az yemek" felsefesinin tersini uygulamış oluyorsunuz.

ÖNERİ: Dışarıda yiyecekseniz bir porsiyonu her zaman iki kişi paylaşmaya özen gösterin. Çok büyük porsiyonlu restoranlarda, porsiyonun en az üçte birini tabakta bırakmaya çalışın. Evde de yemek pişirecekseniz, küçük bir mutfak tartısı edinin. Örneğin makarna pişirecekseniz kişi başı na 80 - 100 gramı geçmeyin.

PORSİYONLARINIZ ÇOK BÜYÜKSE...

Restoran dünyasının son yıllarda pompaladığı "süper size" mönüler maalesef açlığı körüklüyor. Bundan 50 yıl önce bir porsiyon patates kızartması sadece 200 kalori ederken, şimdilerde 610 kalori edebiliyor! Günde sadece 3 öğün yiyip bu öğünlerde de bir oturuşta büyük porsiyonlar yiyorsanız, bir müddet sonra yine acıkmanız çok doğal. Çünkü "sık sık az az yemek" felsefesinin tersini uygulamış oluyorsunuz.

ÖNERİ: Dışarıda yiyecekseniz bir porsiyonu her zaman iki kişi paylaşmaya özen gösterin. Çok büyük porsiyonlu restoranlarda, porsiyonun en az üçte birini tabakta bırakmaya çalışın. Evde de yemek pişirecekseniz, küçük bir mutfak tartısı edinin. Örneğin makarna pişirecekseniz kişi başı na 80 - 100 gramı geçmeyin.

HORMON AZLIĞItartı

Bilinçli olarak az ve sağlıklı beslendiğinize inanıyor ama buna rağmen kilo alıyorsanız, tiroit bezinizde bir problem olabilir. Bu organın az çalışması durumunda metabolizma bundan olumsuz etkilenir. Hipotiroidi denen bu rahatsızlık açlık hissetmenize neden olabilir.

ÖNERİ: Basit bir kan testi probleminizi ortaya çıkarır.

ÇOK AZ SIVI ALMAK

Pek çok kişinin hala bilmediği bir gerçek de yeterince sıvı almamanın açlık hissine sebep olduğu. Çok az su içen veya içmeyi unutan kişilerin midelerinin kazınması veya ağızlarının kuruması son derece normal.

ÖNERİ: Elinizin altında her zaman bir şişe su olsun. Her saat başı bir bardak su içmeye dikkat ederseniz, bu sorununuzu halledebilirsiniz.

ÇOK AZ IŞIK ALMAK:

Çok az gün ışığı almak insanın modunu olumsuz etkiliyor. Bundan metabolizma da nasibini alıyor ve kendine göre bis SOS stratejisi geliştiriyor. Tatlı ve yağlı yiyeceklere yükleniyor. Çünkü şeker, yağ gibi maddeler endorfin salgılatıyor. Bunlar da mutlu olmamızı sağlıyor!

ÖNERİ:Öğle yemekleri tatillerinde yarım saat de olsa gün ışığından yararlanmak için dışarı çıkın. Açık ama renkli kıyafetler seçmek de insana iyi hissettirir. Spor yapmak mutluluk hormonu salgılatır ve böylelikle açlığınızı unutursunuz.

ÇOK ATIŞTIRMAK:

Yediklerimiz, duygu dünyamızı da etkiliyor. Evet, çikolata kalp ağrımıza iyi geliyor, makarna stresimizi alıyor ama... Bunlar kısa süreli oluyor. Çünkü bunların hiçbiri bizi uzun süre tok tutmuyor. Açlığımızı kalori yüklenerek gidermek yerine, bu açlığın nedenlerini araştırmalıyız.

ÖNERİ:Kendimize soracağımız anahtar soru şu olmalı: Bu neyin açlığı? İyisi mi her şeyi içinize atmayın, açıkça ifade edin karşınızdakine. Sizi rahatsız eden şeyleri saygı çerçevesinde anlatabilirsiniz. Ayrıca her zaman "güçlü"yü oynamayın. Unutmayın herkesin zayıf anları olabilir. Yardım isterken çekinmeyin.

ÇOK GÜÇLÜ İLAÇLAR KULLANMAK

Bazı ilaçlar, örneğin alerjiye karşı kullanılan ilaçlar histamin reseptörlerini bloke ettiklerinden açlığa neden olabilir. Migren ilaçları veya bazı sakinleştiriciler de beyinde açlık hissinin uyarılmasına neden olabilirler. Romatizma veya astım için kullanılan ilaçlardaki kortizon veya yüksek hormon içeren ilaçların yan etkilerinden biri de açlık olabilir.

ÖNERİ:Bu tarz ilaçlar kullanıyorsanız, doktorunuzdan alternatifleri öğrenin.

ÇOK FAZLA ŞEKER TÜKETMEK

Anne sütü emen bebeklerde bile "tatlı"nın insanı mutlu ettiği kanıtlanmış. Ama tatlı aynı zamanda açlığa sebep oluyor maalesef. Beyaz ekmek, reçeller, soft içecekler veya tatlılar, kan şekeri düzeyini arttırıyor. Bu da insülin hormonu salgılatıyor. Şeker seviyesi hızla düşüyor. Kan şekeri seviyesinin birden normalin altına düşmesi de açlık hissine neden oluyor.

ÖNERİ: Faydalı karbonhidratlara yönelmelisiniz. Yani ekmek makarna gibi ürünlerin beyaz undan değil tam buğday unundan olanlarını tercih etmelisiniz. Tatlılar veya çikolatalı gofretler yerine meyve yemelisiniz.

ÇOK FAZLA STRES

Stres hormonları vücutta çok sık salgılanırsa açlık da hiç durmaz! İkide bir acıkmaz kaçınılmaz olur. Çünkü "kortizol" gibi horman bileşenleri bile gerçek anlamda açlık kaynağıdır. Yani hormon düzeyleri açlık hissiyle doğrudan ilintilidir. Ancak stres faktörü ortadan kalkınca açlık da yatışır.

ÖNERİ: Sürekli stres altında olan birinin bu konuda dikkatli olması gerekir. Bunun için kendinize günlük çalışma planı yapabilirsiniz. İyi organize olmak çok işe yarar. Ayrıca gevşeme egzersizleri veya sık egzersiz yapmak stresle daha iyi başa çıkmanızı sağlar.

Sürekli Stres Hem İşi, Hem Sağlığı Kaybettiriyor

stres-kadinSon zamanlarda yayınlanan bilimsel araştırmalar, iş yerinde yaşanan stresin sadece dikkati ve motivasyonu olumsuz etkilemekle kalmayıp, uzun vadede kalp hastalıklarından inmelere birçok ölümcül hastalığa zemin hazırladığını gösterdi.

Acıbadem Maslak Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Defne Eraslan, stresin sağlımıza etkileri hakkında bilgiler verdi.

Sürekli stres ruh ve beden sağlığını nasıl etkiliyor?
Kişinin bedensel ya da ruhsal olarak zorlandığı, yüklendiği durumlarda stres ortaya çıkar. İşyeri stresi söz konusu olduğunda, stres, kaygı ve gerginlik
yaratan bir duygusal deneyim olarak tanımlanır. Sürekli stres altında olan kişiler, hem iş verimlerini hem de bedensel sağlıklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.

Stres hangi hastalıklara yol açıyor?
Yöneticinin aşırı talepleri, haksız rekabet, işini kaybetme kaygısı veya olumsuz koşullardan ötürü işyerini açık tutamama korkusu gibi nedenlerle sürekli kendini tehlikede hiseden bir kişide sürekli zorlanmanın olumsuz sonuçları kendini gösterir. Bağışıklık sistemi zayıflar, iş devamsızlığı ve sağlık sorunları artar. Stresle ilgili hastalıkları olanların beş kat daha sık doktora gittikleri saptanmıştır.
Stres, endişe düzeylerinin yükselmesi, uykusuzluk, sinirlilik, alkol ve sigara kullanımında artma, kilo alımı, depresyon gibi birçok soruna yol açar. Motive olamayan, dikkatini toplayamayan, öfkesine hakim olamayan kişiler daha az verimlidir. 

Ne yapılmalı?
Hem kurumlar hem de bireyler önlem alabilir. İşyerlerinin alabileceği önlemler temel olarak işyerinin çalışanlar arasındaki eşitsizliklerin azalmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi, psikolojik baskının engellenmesini sağlayacak kontrol sistemlerinin oluşturulması, terfi ya da ödüllendirme gibi konularda belirsizlik-lerin azaltılması ve şeffaflık sağlanması.
Bireyler ise kendilerindeki stres belirtilerini tanımalı ve gerektiğinde bu duruma müdahale etmelerini sağlayacak teknikleri öğrenmelidir.

20 Adet Kiraz 1 Aspirin Eder

kirazKirazda bulunan 'antosiyanin' maddesinin ağrı kesici etkisinin Aspirin'den 10 kat fazla olduğu belirtiliyor.

Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Karadeniz, kirazda bulunan 'antosiyanin' maddesinin ağrı kesici etkisinin Aspirin'den 10 kat fazla olduğunu belirtiyor.

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte manav tezgâhlarında yerini alan kirazın değerini iyi bilmek gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Karadeniz, karbonhidrat, pektin, organik asitler, B2, C ve A vitamini açısından zengin olan kirazın mide, bağırsak ve idrar yolları hastalıklarında çok faydalı olduğu gibi, karaciğer rahatsızlıklarına da iyi geldiğini belirtti.

Kirazın kanı sulandırdığını ve temizlediğini kaydeden Karadeniz, "Karaciğer ve safrayı temizler. Böbreklerde biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur, kabızlığı giderir, hazmı kolaylaştırır. Aç karnına yenen kiraz zayıflatır. Kiraz midedeki yara, iltihap ve çıbanları temizler. Kiraz yenmeye devam edilirse böbrek ve mesane yollarını kumlardan temizler, karaciğer şişliğine iyi gelir, safra akışını normale döndürür, sinirleri kuvvetlendirir" dedi.

Strese iyi geliyor

Kirazın stresi yok ettiğine dikkati çeken Karadeniz, şunları söyledi: "Romatizma, damar sertliği ve mafsal kireçlenmesine faydalıdır. Menopoz döneminde faydalı olmaktadır. Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde Aspirin'den daha fazla etkili oluyor. Araştırmacılar bu etkiyi kirazda bulunan 'antosiyanin' isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedir. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin Aspirin'den 10 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir.

Araştırmalara göre, günde 20 kiraz yemek bir Aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yapıyor."

Mutluluğun Sırları

mutlulukSizi gerçekten mutlu eden nedir? Her yıl üzerine eklenen yeni sorumluluklarınız ve mutlaka yapılması gereken işleriniz arttıkça bu soruyu düşünmeye bile fırsat bulamıyor olabilirsiniz. Unutmamanız gereken, küçük şeylerle mutlu olmak sadece ruh sağlığınızı değil, fiziksel sağlığınızı da etkiler. Mutlu olmaya özen gösterirseniz, onu daha kolay elde edersiniz. Önerilere kulak verelim.Basit adımları takip ederek, hayatınızdaki coşku ve mutluluğu tekrar kazanabilir, böylelikle fiziksel sağlığınızı da korumuş olabilirsiniz.

Günlük Eğlencelerinizin Kıymetini Bilin: Eğer gün içerisinde yapılacakların bir listesini çıkarıyorsanız, sizi en çok eğlendirenleri de koymayı ihmal etmeyin. Yatağa uzanıp kitap okumayı, açık havada kahvaltı etmeyi, uzun bir yürüyüşe çıkmayı, oyun oynamayı, fotoğraf çekmeyi veya hiçbir şey yapmadan oturmayı seviyor musunuz? Aslında gün içerisinde bunlardan en az bir veya birkaçına ayırmak için vaktiniz var. Listenizi gözden geçirin, yapılması gerektiğini düşündüğünüz aslında kaç işi gerçekten yapmanız gerekiyor? Günlük aktivitelerinizi tekrar tartmalısınız. Belki aylardır yaptığınız bir şeyi artık yapmaya gerek yok, ancak alışkanlık yüzünden devam ediyor olabilirsiniz. Gereksiz aktiviteler çıkınca eminiz listeniz sizi daha mutlu edecektir.

Güçlü ve Bağımsız Olun: Hepimizin kötü günleri olur. Bitkin hissettiğimiz ve canımızın hiçbir şey yapmak istemediği günler…Ancak öyle günlerde, sorunun tam üzerine gitmek inanın çok faydalı olacaktır. 10 dakika boyunca egzersiz yapın. Bir kere hareket etmeye başlayınca kolay kolay bırakmak istemeyeceksiniz. Bir egzersiz planı yapın ve ona sadık olun. En neşeli günde de, en kötü hissettiğiniz günde de 10 dakikalık bir egzersizi es geçmeyin. Bağışıklık sisteminiz, egzersiz planınızın düzenine göre gelişecek, ve bu sizin ruh halinizi olumlu yapacaktır. Egzersiz yapmak, sizi mutlu eder.Egzersiz sonrası bir kağıda neler hissettiğinizi yazın. Egzersiz planınıza göre ilerleyen günlerde, egzersiz biter bitmez neler hissettiğinizi kısa cümlerle not almaya devam edin.

Stres Konusu: Hiçbir şeyin neşenizi almasını istemezsiniz. Fakat gün içerisinde bunu başarmak size ilk anda kolay gelmeyebilir. Gün içerisinde kısa nefes molaları verin. Evet çok basit; derin nefes alın! 3-4 tekrardan sonra kan akışınızına oksijen katmış olacak, daha sakin ve huzurlu hissedeceksiniz.Ek olarak eğer ki vakit bulabilirseniz, yoga veya masaj deneyin. Yapılan sayısız araştırma sonucunda görülüyor ki, sinirinizi hafifletir, stresi yok eder depresyon ve anksiyete duygularınızı minimuma indirir. 10 dakikalık bir yürüyüş ile, çok şekerli veya tuzlu bir atıştırmanın sizde yaratacağı rahatlama ve mutluluk hissi aynı olacaktır. Sizce hangisi daha sağlıklı?

Elinizdekileri Kullanın: Hepimizin kendimize göre çeşitli becerileri ve ilgi alanları vardır. Gönüllü olarak yapabileceğiniz bir şeyler bulmak için, yakınlardaki okul, klup veya organizasyonları araştırın. Yeteneklerinizi başkalarının iyiliği için kullanmak, mutluluğu iki taraflı getirecektir. Yapabileceklerinizi gözden geçirin, sizin belki de umursamadığınız becerileriniz başkalarının mumla aradıkları olabilir. İnanın sizdeki yetenekleri arayan birçok kişi var. Herkesin yardıma ihtiyacı vardır, neden yardım eden siz olmayasınız?

Etrafınızdakilere Saygı Duyun: Ailenizden veya arkadaşlarınızdan birkaçı ile sohbet etmek gerçekten kolay bulabileceğiniz bir aktivite olabilir. Sizi anlayan insanlarla konuşmak kolaydır. Bu kişi sevgiliniz de olabilir. Kendinizi açmanız ve vereceğiniz güven, günlük sıkıntılarınız ve endişelerinize yeni bir bakış açısıyla bakmanızı sağlayabilecek yorumlar getirebilir. Gülmek ve mutluluk arasındaki ilişki bilimseldir. Güldüğünüz zaman, kan basıncınız düşer ve mutluluk hormonu adı verilen endorfin hormonu artar. Son olarak, işyerinizdeki ilişkileri es geçmeyin. İş arkadaşlarınız sizi yakından tanıyor olabilirler. Birbirinize vereceğiniz destek, stresli zamanlarınız için çok değerli olabilir. Siz onları dinleyin, onlar da sizi dinlesin. İş arkadaşlarınızın sizin hakkında bildiklerini yadsımayın, sahi onları her gün görüyorsunuz öyle değil mi?

Mutlu hissetmek, duygusal hayatın olduğu kadar fiziksel hayatınızın da çok önemli bir parçasıdır. Zamanınıza ve bağımsızlığınıza değer verin, kendi gücünüz ve yeteneklerinizi kullanabileceğiniz alanları seçerseniz, bu sizin hem ruhunuzu hem de vücudunuzu kendine getirecektir.

Strese Meydan Okuyun

Stresle-basa-cikmanin-basit-yollariStresli, mutsuz bir gün geçirdiyseniz, daraldıysanız ve göğsünüz sıkışıyorsa, durun ve tüm bunlardan kurtulmak için uzmanların önerilerine kulak verin.

Star - Uzmanlar, stresle baş etmek için öncelikle bu nefes egzersizini öneriyorlar. Bu egzersizi dik bir şekilde oturarak ya da uzanarak yapabilirsiniz. Vücudunuzun daha gevşemiş bir durumda olması için yatarak yapmak daha faydalı olabilir.

Bir battaniyenin ya da kilimin üzerine bacaklarınız birbirinizden hafifçe ayrık dik olarak uzanın, elleriniz avuç içleriniz yukarıya bakacak şekilde uzanın. Gözlerinizi kapatın ve vücudunuzu rahatlatmak için burnunuzdan nefes alın ve aldığınız nefesi ağzınızdan hafifçe verin. Nefes alırken ağzınızın kapalı olmasına özen gösterin. Nefes alırken karnınız ve göğsünüzün birlikte hareket ettiğine dikkat edin. Nefes aldığınızda karnınızın yükseldiğini hissedin.

Hareketi doğru yapıp yapmadığınızı anlamak için bir elinizi göğsünüzün üstüne diğerini karın bölgenize koyun ve nefes aldıkça özelikle karın bölgenizdeki elinizin yükseldiğini ve verdikçe de indiğini göreceksiniz. Bu egzersizi her gün 10-15 kez tekrar edebilirsiniz.

Ayrıca, hayata karşı olumlu bir tutum benimseyin. Her şeyi kontrol edemeyebileceğinizi kabul edin. Gevşeme tekniklerini öğrenin ve uygulayın, düzenli olarak egzersiz yapın. Sağlıklı ve dengeli beslenin, yeterince uyuyun ve dinlenin. Stresinizi azaltmak için alkol veya sigaradan yardım beklemeyin. Sosyal bir çevre edinin, zamanınızı etkili şekilde kullanmaya çalışın.

Stres Yapmayın!

stresBu aralar çok fazla “Her şey beni buluyor” diyorsanız, yoğun stres altındasınız demektir.

KONUŞMAK

Konuşmak her zaman sorunların çözümü için en uygun yoldur. Güvendiğiniz bir arkadaşınıza derdinizi anlatmak sorunlarınıza çare olabilir. Stresli olduğunuz günlerde yakın bir arkadaşınızı arayarak onunla buluşabilir, güzel bir yerde kahve içerek dertlerinizden uzaklaşabilirsiniz. Unutmayın dertler paylaştıkça azalır. Sorunların üstesinden tek başınıza gelmeye çalışmak kendinizi kandırmak olur.

KAHVALTI

Stresi yenmekle kahvaltının ne alakası var demeyin. Sabahları iyi bir kahvaltı yapmak kendinizi iyi hissetmenizi sağlarken aynı zamanda güne enerji dolu başlamanızı da sağlar. Gün içinde stres nedeniyle baş ağrılarınız varsa kahvaltı bu ağrıları geçirecek en iyi yoldur. Kahvaltı etmediğiniz zaman metabolizmanız yavaş çalışır bu da kendinizi yorgun hissetmenize neden olur.

İyi bir kahvaltı

Enerji dolu bir kahvaltı nasıl olur diye merak ediyorsanız şu seçeneklerden birini kahvaltıda yiyebilirsiniz:         

 

  • 1 dilim ekmek + 1 dilim peynir + 1 adet elma + 1 bardak yağsız süt = 289 kalori, 3 gram yağ, 10 gram protein, 13 gram liftir.
  • 1 adet tam tahıllı ekmek + 1 kase yağsız yoğurt + 1 adet muz = 301 kalori, 7 gram yağ, 12 gram protein, 5 gram liftir.
  • 1 dilim tost ekmeği + 1 dilim peynir + 1 adet şeftali = 244 kalori, 3 gram yağ, 17 gram protein, 6 gram liftir.           

GÜLMEK

Gülmek stresin en iyi ilaçlarından biridir. Güldüğünüz zaman kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. Eğer gülmek için bir nedeniniz yoksa komik bir film izleyin ya da bir kitap okuyun. Hiçbiri hoşunuza gitmezse çocuğunuzla konuşun, ona sorular sorun, aldığınız cevaplar sizi keyiflendirecektir.

AĞLAMAK

Yapılan araştırmalar kadınların erkeklerden dört kat daha fazla ağladığını ortaya koymuştur. Ağlamak strese iyi gelir. Eğer canınız ağlamak istiyorsa ağlayın, kendinizi tutmayın çünkü ağladıktan sonra salgıladığınız hormonlar sizi rahatlatır.

NOT TUTMAK

Yapmanız gereken ya da yapmak istediğiniz şeyleri not alın ve bunları uygulamaya çalışın. İstediklerinizi yapmayı başarmak size iyi gelecektir. Böylece stresten bir süreliğine de olsa uzaklaşmış olursunuz.

MAKYAJ

Yeni bir ruj almaya ne dersiniz? Belki saçma gelecek fakat hiç kullanmadığınız renkte yeni bir ruj alın ve onu sürün. Aynanın karşısına geçip kendinize baktığınızda güzel bir kadın görürseniz kendinizi her zamankinden çok daha iyi hissedersiniz.

LİFLİ GIDALAR

Lifli gıdalar kendinizi iyi hissettirir bu nedenle bol bol fındık, tam tahıllı besinler ve meyve tüketmeye çalışın. Lifli besinler vücudunuzdaki stres hormonunun azalmasına yardımcı olurken toksinleri ve bakterileri de kolayca atmanızı sağlar. Ayrıca kandaki şeker seviyesini düzenleyerek ruh halinize iyi gelir.

TRAFİK

Trafikte kalmak stres seviyesini artıran en önemli nedenlerden biridir. Bu nedenle trafikten kaçmaya çalışın. Bir yere giderken trafiğin az olduğu saatleri ya da yolları seçin. Eğer mümkünse gideceğiniz yere yürüyerek gitmeye çalışın.

STRES GÜNLÜĞÜ                                      

Sizi strese sokan olayları not alın. Örneğin eşiniz, çocuklarınız, kayınvalideniz ya da arkadaşlarınız strese neden oluyor olabilir. Onlar karşısında fiziksel ya da duygusal olarak nasıl tepki vermek istediğinizi yazabilir. Örneğin bağırmak istiyor olabilirsiniz ya da ağlamak. Bunları yazmak en azından sizi rahatlatacaktır.

LAVANTA

Lavantanın ferahlatıcı etkisinden yararlanabilirsiniz. Lavantanın aromasını yastığınıza ya da çarşaflarınıza sürerseniz uyurken kendinizi çok daha iyi hisseder, sabahları daha iyi kalkarsınız.

İLAÇLAR

Bazen ilaçların yan etkisi kendinizi kötü hissetmenize neden olabilir. Eğer düzenli olarak bir ilacı kullanıyorsanız, bu ilacın yan etkilerini doktorunuza sorun ve rahatsızlık hissederseniz doktorunuzdan ilacı değiştirmesini isteyin.

MÜSLİ

Bir tabak müslinin sizi rahatlatabileceğini biliyor muydunuz? Uzmanlar yatağa girmeden bir saat önce yiyeceğiniz müslinin iyi gelebileceğini belirtiyorlar.

NEGATİF KİŞİLER

Herkesin hayatında kendini sürekli stresli ya da üzgün hisseden kişiler vardır. Fakat stresli olduğunuz zamanlarda bu kişilerle görüşmek sizi daha da kötü hissettirir. Böyle zamanlarda mümkün olduğu kadar eğlenceli kişilerle birlikte olmanızda fayda vardır.

HAYVANLAR

Hayvanlarla oynamak strese birebirdir. Eğer evinizde kediniz, köpeğiniz ya da kuşunuz varsa onunla vakit geçirin. Yoksa bir arkadaşınızın hayvanını sevebilir ya da sokaktaki kedilerle oynayabilirsiniz.

BADEM

Size sadece bir kuruyemiş gibi görünse de aslında işlevi çok büyüktür. Sindirim sistemi üzerinde etkili olduğu gibi E vitamini bakımından da zengindir. Aynı zamanda stres üzerinde de etkilidir. Badem yemek sizi rahatlatacağı gibi kilo da aldırmaz. Çünkü 10 adet bademde sadece 77 kalori vardır.

SAKIZ

Yapılan araştırmalar sakız çiğneyen kişilerin çiğnemeyenlere oranla daha az stresli olduğunu gösteriyor. Bu nedenle fırsat buldukça sakız çiğeneyebilirsiniz.

DERİN NEFES

Stres altında olduğunuz zaman daha çabuk nefes alırsınız. Oysa derin ve yavaş nefes almak stresi azaltır. Stresli olduğunuz zamanlarda 10-15 dakika boyunca derin nefesler alıp, verin.

SU İÇMEK

Susuzluk strese neden olan sebeplerdendir. Fazla kafein alımı ve kuru hava susuzluğa neden olur ve özellikle 40 yaşın üzerindeki kadınlar bu sorunla oldukça sık karşılaşır. Bunu yenmek için bol bol su için.

CİNSELLİK

Orgazm olmak stresi uzak tutar. Çünkü orgazm sırasında salgılanan endorfin hormonu vücudun rahatlamasını sağlar. Bu nedenle eşinizle aranızı iyi tutmaya ve stresten uzak kalmak için düzenli bir cinsel yaşama sahip olmaya özen gösterin.

TATİL

Tatil yapmak gibisi yoktur. Eğer mümkünse kendinizi stresli hissettiğiniz zamanlarda kısa da olsa bir tatile çıkın. Eşinizle ya da dostlarınızla çıkacağınız tatil sizi rahatlatacaktır.

ÇAY

Yapılan araştırmalar günde dört fincan siyah çay içmenin stresi yenmede yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Siyah çayın içinde bulunan maddeler beyne pozitif etki eder ve stres hormonunu en düşük düzeyde tutar.

EGZERSİZ

Egzersiz yapmak kan akışını düzenlerken stres hormonlarının da dağılmasını sağlar. Araştırmalar 30 dakika süren bir yürüyüşle stres, depresyon ve kötü düşüncelerin azaldığını gösteriyor.

UYKU

Gözlerinizi kapadığınızda stres hormonları azalmaya başlar. Özellikle uykuya daldıktan ilk birkaç saat içinde bu hormonlar yok olur. Bu nedenle kendinizi stresli hissettiğinizde gün içinde de olsa uyumaya çalışın.

Stresi Azaltmanın Yolları

stresErken davranmalısınız: Küçük önerilerimizi sadece stresli zor zamanlarda değil, eğer günlük yaşamınızda sürekli uygularsanız, stres sorununu başlamadan çözmek için adımlar atmış olursunuz. Baş ağrısı, boyun ağrısı, kasların gerginleşmesi ve uyku sorunlarının tümü stres öncesi semptomların arasında yer alır.

Mayo Clinic araştırmacılarının yaptığı çalışma sonucuna göz atmanızda fayda var: Düşük seviyelerde bile olsa sürekli stres altında yaşamanın, bünyenize ve genel sağlığınıza zararlı olduğunu biliyorsunuz. İşte bu yüzden stresi yönetmek, onunla mücadele edip yok etmenin de yollarını uygulamak sizin için çok önemlidir.

Egzersiz: Bazen kısa ve hafif tempolu bir yürüyüş bile ruh halinize çok iyi gelebilir. Fiziksel egzersizler, stresi düşürmeye yardım eder.

Doğru Beslenme: Sağlıklı bir beslenme düzeni uygulayarak enerji seviyenizi maksimuma yükseltebilir, böylelikle stresin zararlarını minimuma indirgeyebilirsiniz. Öğünleri atlamak, veya besin düzeyi az yiyecekler tüketmek bitkinliğe neden olur. Hastalıklarla mücadeleye daha güçsüz başlarsınız. Bu bakımdan düzgün bir beslenme planı çok önemlidir. 

Limitlerinizi Belirleyin: Hayatın her alanında ‘’hayır’’ kelimesinin gerekli olduğu anlarda, bu kelimeyi kullanmaktan kaçınmayın. Kendiniz için en doğrusu olduğunu düşündüğünüz kararları çekinmeden verdiğinizde daha üretici ve başarılı olacaksınız.

Arkadaş Yardımı Alın: Arkadaşlarınızla sıkıntılarınızı ve dertlerinizi konuşmak, onların konuya bakış açılarını dinlemek sizin için faydalı olacaktır. Sosyal desteğin önemini aklınızdan çıkarmayın. Gülmek ve kahkaha atmanın gerginlik ve stresi azalttığı, birçok çalışma sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Arkadaşlarınızla birlikte eğlenmek de, size iyi gelecektir.

Dikkatiniz Dağılsın: Sıkıntı ve stresin üst noktalara çıktığı anlarda, güzel bir kitap veya sinema filmi sizin dikkatinizi dağıtacak, endişeleriniz ve sıkıntılarınızı daha farklı açılardan görebilme şansını yakalayacaksınız.

Rahatlayın: Gerçek bir rahatlama, tüm zihninizi huzurla doldurabilir. Meditasyon, dua ve derin nefes almak size zihinsel rahatlık kazandırır ve stresinizi alt seviyelere çeker.

Olumlu düşünün: Gün içerisinde aklınızda şiddetle esen düşünce fırtınalarına son verin. Eğer düşüncelerden vazgeçemiyor ve aklınızı sakinleştiremiyorsanız tamamen farklı konulara odaklanın. Olumlu düşünmeye çalışırsanız, bunun faydasını göreceksiniz.

Gerektiğinde Yardım Alın: Eğer stres hem işyerinde hem de evinizde sizin hayattan aldığınız zevki azaltıyorsa bunun ne kadar önemli olduğunu anlamamanız için bir neden yoktur. Profesyonel yardım almaktan çekinmeyin. Dışarıdan yardım almak asla bir güçsüzlük değildir. Yardıma ihtiyacınız olduğunuzu fark etmeniz bile güçlü olduğunuzun kanıtı sayılmaktadır.

Ruhunuzun da Detoksa İhtiyacı Var

kadin

Sisli-puslu, kasvetli kış günlerini artık geride bırakıyoruz. Bahar, canlılığı ve tazeliği ile yaşamı dört bir yanından kuşatıyor. İşte ruhunuzu arındırmanın yolları...

Mevsim, doğada canlanmayı, yenilenmeyi de beraberinde getiriyor. Kış boyunca alınan kilolar, yaşan iş stresi ve benzeri sorunlardan oluşan depresyon hali yazın enerjisi ile son buluyor. Reem Nöroloji Merkezi’nden Doktor Mehmet Yavuz, ruhunuzu arındırmanın yöntemlerini bakın nasıl anlatıyor…

Günlük hayatın kişide oluşturduğu stres hali, kış ayları boyunca alınan kilolar ve benzeri sıkıntılar kimi zaman depresyon sebebi olabiliyor. Belirtiler fark edildiği durumda kişinin kendini sorgulaması gerektiğini belirten Dr. Mehmet Yavuz, yaz aylarının stres, depresyon ve kilolardan arınmak için çok iyi bir fırsat olduğunu vurguluyor. Dr. Yavuz “Yaşantımızda dikkat edeceğimiz ufak detaylar, beslenme alışkanlığımızdaki değişiklikler kışın depresyon sebebi olabilecek kilolardan kurtulmanın ve daha stressiz bir hayat yaşamanın anahtarı” diyor ve tüm bu detayları şöyle sıralıyor:
 
İlk adım stresten arınmak…

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, yaşam kalitemizi düşüren stresten kurtulmak için günlük hayatımızda uygulayabileceğimiz küçük değişikliklerin büyük faydası olabileceğini açıklıyor.

Derin Nefes Alın

Sırtınız dik olarak oturun veya ayakta durun. Yavaş ve derin derin nefes alın. Havanın vücudunuza dolması ile birlikte karnınız şişecektir. Nefes alışınızı hissetmek için elinizi karnınıza koyun. İçinizi mümkün olduğunca havayla doldurduktan sonra birkaç saniye süreyle nefesinizi tutun. Şimdi bir mum üflüyormuş gibi nefesi dudaklarınızın arasından verin. Nefesin vücudunuzdan dışarı çıkarken hissettiğiniz duygu üzerinde yoğunlaşın. Bu işlemi dört-beş kez tekrarlayın ve sonra da birkaç dakika sakince oturun.

Hobilerinizi günlük hayatınıza dahil edin
Sevdiğiniz işlerle uğraşmak stresi azaltmanıza yardımcı olacaktır. Nelerden hoşlandığınıza karar verin ve bunları düzenli olarak yapmaya çalışın.

Küçük egzersizleri hayatınıza katın
Daha önce düzenli egzersiz yapmadıysanız yavaş yavaş başlayıp giderek seviyesini arttırabilirsiniz. Egzersize, arabanızı gideceğiniz yerin uzağına park etmekle,  asansöre binmek yerine merdivenleri kullanmakla başlayabilirsiniz.

Yaşamınızı daha aktif bir hale getirin
Evde bahçe veya ev işleri ile uğraşın. Kısa bir yürüyüş bile stresle baş etmenizde oldukça yardımcı olacaktır. Daha aktif olmak için neler yapabileceğinizin listesini yapın. Her hafta veya iki haftada bir listenize yeni şeyler ekleyin.
Depresyonu yenmenin tam zamanı…
Olumsuz hayat şartları, alınan kilolar gibi birçok sebep ile ortaya çıkabilen depresyon hali, çağımızın hastalığı haline geliyor. Rahatsızlığı kişinin hayattan zevk alamama ve enerji kaybı olarak tanımlayan Dr. Mehmet Yavuz, yaz mevsimi ile birlikte depresyon sebebi olacak olumsuzlukları hayatımızdan çıkarmanın çok daha kolay olacağını önemle vurguluyor ve yapılması gerekenleri şöyle özetliyor:

Pozitif düşünün

Olaylara çok yönlü bakabilmek, nedenlere takılmadan çözüme odaklı düşünmek, yılgınlık duygusunu asla yaşamamak, yaşanan her olaydan bir ders çıkarmaya çalışmak size iyi gelecek…
 
Beslenme alışkanlığınızı değiştirin

- Sabah kahvaltısı yapın. Öğün atlamayın, ara öğünlerle günlük öğün sayınızı arttırın. Söz gelimi iki tabak yemek yiyecekseniz tabağın birinin yemek değil, salata tabağı olmasına dikkat edin.
- Açık büfe restoranlarından uzak durun. Siparişlerinizi mümkünse tezgâhtaki yemekleri görmeden verin.
- Bol bol su için.
- Mümkünse her gün aynı saatte kalkın.
- Yemeklerden sonra dişlerinizi fırçalayın. Diş fırçaladıktan sonra muhtemelen canınız bir şey yemek istemeyecektir.

- Egzersizi yaşamınızın bir parçası haline getirin

- Sporu hayatınıza dahil etmek için özen gösterin. Egzersize vakit bulamadığınız ya da kısıtlı zaman ayırabildiğiniz takdirde ise günlük hayatınıza daha enerjik ve aktif hale getirebilecek ufak detaylar katın.
- Açık hava yürüyüşlerini ve oksijenin yoğun olduğu yerleri tercih edin.
- Kısa mesafelerde aracınızı kullanmayın, yürümeye özen gösterin.
- İşyeriniz, eviniz asansörlü ise kullanmayın, merdivenleri kullanın.
- Özellikle masa başı işiniz var ise arada yerinizden kalkıp ofisi dolaşın, gün içinde vücudunuzu hareketsiz bırakmayın.
- Her gün mutlaka duş alın. Önce sıcak, sonra soğuk geçişlerde vücudunuza jimnastik yaptırın. Suyun terapi yapıcı etkisini unutmayın.

Sevgi & Aşk