| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

997 "sağlık" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"sağlık" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Düzenli Seksin Faydaları…

CinsellikDüzenli seks hayatı sağlığımızı olumlu etkiliyor. İşte, seksin sağlığa kattığı 10 sürpriz yarar!

Düzenli bir cinsel yaşam ve seks hayatıyla stresten kurtulabileceğinizi, genç ve güzel kalabileceğinizi, bağışıklık sisteminizi güçlendirebileceğinizi, samimiyeti ve kendine güveni geliştirebileceğinizi biliyor musunuz? İşte seksin bilinen ve bilinmeyen yararları…

Stresi yenmenizi sağlıyor
Uzmanlar, stres testleri yaparak daha iyi ve düzenli seks hayatı olanların stresle baş etme güçlerinin daha fazla olduğu tespit etti. Bir başka araştırmaya göre de çiftlerin birbirine sarılıp kucaklaşmayı başarabilmeleriyle, özellikle kadınların daha sakin ve dingin olmaları arasında bağlantı olduğu tespit edildi. Nihayetinde sevişme stresi yendi!

Bağışıklığı güçlendiriyor
İyi bir seks hayatı, bedenen sağlıklı olmak anlamına geliyor. Haftada bir ya da iki kez düzenli seks yapmak, vücudu soğuk algınlığı ve enfeksiyonlardan koruyan antibiyotik kadar güçlü bir etki bırakıyor bedende. İşte bu yüzden özellikle bu soğuk günlerde haftada bir ya da iki kez şeklindeki seks düzeninizi korumaya çalışın.

Samimiyeti geliştiriyor

Seks yapmak ve orgazma ulaşmak, bağ ve güven duygusuna hizmet eden ve “aşk hormonu” olarak da adlandırılan oksitosinin artmasına neden oluyor. Eşleriyle seks öncesinde ve sonrasında sarılabilen, birbirleriyle iletişim kurabilen çiftlerde aşk hormonu seviyesi daha yüksek oluyor. Bağ kurmaya teşvik eden oksitosinin yükselmesi, aynı zamanda fedakarlık duygusunun artmasına da neden oluyor. Yani kendinizi partnerinize karşı aniden çok cömert ve fedakarlık yapmaya hazır hissediyorsanız bilin ki aşk hormonunuz hormonunuz yükselmiştir!

Kalori yaktırıyor
30 dakikalık seks 85 kaloriden daha fazlasını yakmak demek! Tabii her bir sevişmenin süresini uzatmak elinizde... Seksin mükemmel bir egzersiz şekli olduğunun aksini kim iddia edebilir ki!

Kalp sağlığını koruyor
İngiliz araştırmacılar, haftada iki ya da daha fazla sayıda sevişen çiftlerde, özellikle erkeklerin, ayda birden daha az sıklıkla seks yapanlara oranla kalp krizi geçirme risklerinin yarı yarıya daha az olduğunu ortaya koydular. Kalbinizi korumak için de düzenli bir cinsel yaşam şart!

Kendine güveni güçlendiriyor
Teksas Üniversitesi’nde 237 kişi üzerinde yapılan araştırmada, kendine güveni olan kişiler seksle birlikte bu güven duygusunu daha da arttırdıklarını söylediler. Bazıları ise kendilerini iyi hissetmek için seks yapıyor ve bu, işe yarıyor. Sonuç olarak mükemmel seks, kendine güvenle başlıyor ve bu güven seksle birlikte artıyor. Sevgi, bağlılık ya da daha fazla ne bekliyorsanız partnerinizden, seks bunların artmasına da neden oluyor.

Prostat kanseri riskini azaltıyor
Son yıllarda yapılan araştırmalar, erkeklerin 20 yaşından sonra prostat kanseri riski içine girdiklerini belirtiyor. Düzenli bir cinsel yaşamı olan ve seks yapan erkeklerde prostat kanseri riskinin, cinsel yaşamı durgun erkeklerle karşılaştırıldığında daha az olduğunu ortaya koyuyor.

Pelvis kaslarını güçlendiriyor
Pelvis (leğen kemiği hizası) kaslarının güçlenmesi için Kegel gibi birkaç pelvik egzersizi yapmanın yararlı olduğunu söylüyor doktorlar. (Kegel egzersizi yapmak için pelvis tabanı kaslarınızı 5 saniye süreyle kasıp sonra 5 saniye rahat bırakın ve bunu 10 kez tekrarlayın).

Kegel egzersizleri, seksten daha çok zevk almanızı sağlar, pelvis bölgenizi güçlendirir, hayatınızın ileriki aşamasında idrarınızı tutamama sorunuyla karşılaşma riskini minimum seviyeye indirir. Tabii haftada üç ya da daha fazla kez seks yaptığınızda da pelvis kaslarınız en az Kegel egzersizindeki kadar güçleniyor.

Daha iyi uyumanızı sağlıyor

Araştırmalara göre aşk hormonu orgazm süresince artıyor ve uykuya geçişi kolaylaştırıyor. Yeterli sağlıklı uyku uyumak da aşırı kilo problemi ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarını önlüyor. Seksten hemen sonra uykuya geçip, rahatlamamızın sırrı da bu hormonda yatıyor…

Güzelleştiriyor
Seks sırasında kan basıncının artması, kasların çalışması ve mutluluk hormonunun aşırı derecede salgılanması, kalıcı güzellikte önemli etkenler arasında. Araştırmalar, haftada üç defa seks yapan kadınların, en az 10 yaş daha genç ve güzel göründüklerini ortaya koyuyor.

Neden Aşırı Yemek Yiyoruz?

DiyetKızgınlık, yalnızlık, üzüntü, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yemek düşkünü yapıyor.

Hepimiz zaman zaman aşırı yemek yeriz. Kimileri kızgınlık, sıkıntı, yalnızlık, üzüntü, hayal kırıklığı, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yaşarken, kimileri de mutlu, sakin ve huzurlu olduklarında aşırı yeme ihtiyacı duyar. Duygularımızın yemek yeme alışkanlıklarımıza etkisini anlamak için ‘duygusal beslenmeyi’ anlamak önemli.

Aç olan zihniniz yoksa mideniz mi?
Duygusal beslenme konusunda uzman Doktor Roger Gould, www.shrink yourself.com adlı web sitesinde duygusal nedenlerle aşırı beslenme konusunda önemli bilgilere yer veriyor. Dr. Gould’a göre aşağıdaki tespitlerden birine ‘Evet’ diyorsanız duygusal besleniyorsunuz demektir.

  • Açlığım aniden ortaya çıkıyor.
  • Sadece belirli bir çeşit yemeğe karşı iştahlanıyorum.
  • Bu yemeği elde etmek için her şeyi yapabilirim.
  • Sürekli olarak bir yemeğin tadını alıyorum ve onu düşünmeden edemiyorum.
  • Eğer onu yersem kendimden geçebilirim.
  • Bittiğinde, kendimi suçlu veya pişman hissediyorum.

Neden yiyorsunuz?
Duygusal nedenlerden dolayı oluşan yeme krizine erken müdahale edip, durdurmak için yapılabilecek en önemli şey, buna neden olan duyguyu bulmak ve onun üstüne gitmektir. Unutmayın, genelde sorunun çıkış noktası o gün olan olaylardır. İşte size birkaç ipucu:
Kendimi susturmak için yiyorum. Kimi insan olaylarla ve insanlarla yüzleşmemek için yer. Can sıkıcı bir konuşma, kendimizi ifade edememek, aşağılanmış veya anlaşılmamış hissetmek kendimizi yemeye vermemize yol açar.
Ne yemem gerektiği söylenmemeli. Ne zaman diyete başlasak, diyet kuralları, ne yememiz gerektiğini söylenmesi bizi rahatsız eder. İsyankar ve inatçı arzular diyete başladığımız birkaç gün içinde ortaya çıkar. Yenmesi yasak şeyleri yerken buluruz kendimizi. Bu durumda en iyisi hiçbir şeyin yasak olmadığını kendi kendimize söylemek ve diyette olmayan yiyeceklerden tadımlık tüketmek diyete isyan duygusunu bastıracaktır.
Sevgiye sahip değilim ama yiyeceğe olabilirim. Yakın ilişkilerde yaşanan sorunlar ve sevgi boşluğunu bizi yemeye yönelten bir başka nedendir. Bu durumun farkında olmak, sorunların geçici olduğunu düşünmek ve bize pozitif enerji ve sevgi sunan insanlarla yakın olmak yemeyi kontrol altına almamızı sağlayabilir.

Sizi mutlu eden yemek değil

Duygusal beslenen biriyseniz, sizi mutlu eden yemek yemek değil. Bir anda acıktığınızda aşağıdaki önerileri uygulayarak yeme duygusunun arkasındaki nedeni bulabilir ve üstesinden gelebilirsiniz.
  • Kendinize “Gerçekten açlık hissediyor muyum?” sorusunu sorun.
  • Gününüzü tekrar gözden geçirin ve sizi acıktıranın ne olduğunu bulun.
  • Bu duyguyu yok etmeye yardımcı olacak bir şey yapın. Kısa bir yürüyüş veya bir arkadaşınızla buluşmak gibi…
  • Sorunları konuşmak iyi gelecektir. Yalnız olmadığınızda daha az acıktığınızı fark edeceksiniz.
  • Düzenli olarak sevdiğiniz şeyleri yapın ve kendinizi yemeye adamayın.

Fazla düşünmeyin
Bir konuyu fazla düşünmek hissettiğimiz duyguların yoğunluğunu artırır ve insanlar genelde yoğun duygular içinde olduklarında yemeye yönelirler. Eğer, yaptığınız işe odaklanırsanız aşırı düşünmeyi durdurabilirsiniz. Bulmaca çözmek gibi zihninizi meşgul edecek uğraşlar, derin nefes alıp vererek nefes egzersizi yapmak gibi zihninizi açacak egzersizler sizi düşündüren şeyi unutmanıza yardımcı olacaktır.

Duygusal beslenmenin yan etkileri
  • İlişkilerinize zarar verir. Biriyle bir tartışma ve gerginlik yaşadığınızda yiyeceği en büyük sığınak olarak görürsünüz. O kişiyle konuşarak sorunları çözmek yerine yemeğe sığınmak ilişkilere zara verir.
  • Hedeflerinizi ihmal edersiniz. Çünkü duygusal beslenmenin sebeplerinden biri de hayal kırıklıklarını bastırmaktır. Kendinizi her yetersiz hissettiğinizde yemek yerseniz, hiçbir planınızı gerçekleştiremezsiniz.
  • Korkularınızı büyütürsünüz. Korkularınıza çözüm bulmak yerine sürekli yerseniz, korkularınız daha da büyür. Bir kısırdöngü içerisinde yemek yemek de daha çekici hale gelir.
  • Kendinizi sevmenizi zorlaştırır. Kendinizi bir konuda yetersiz ve başarısız hissettiğinizde bir şeyler yersiniz. Bu da kendinizi daha da başarısız hissetmenize yol açar.

Yediklerinizi Değiştirin
Duygusal nedenlerden dolayı yemek yiyor, abur cuburla mutlu oluyorsanız yediklerinizi değiştirerek sağlıklı beslenebilirsiniz:
Çikolata: Kendimizi yalnız, terk edilmiş hissediyorsak elimiz hemen çikolataya gider. Çünkü çikolatanın artırdığı mutluluk hormonu salgısı hepimize iyi gelir. Çikolata yerine muz yemeyi deneyebilirsiniz. Çünkü muz en çok mutluluk hormonu salgılatan meyvedir. Aynı zamanda da magnezyum ve kalsiyum içerir.
Puding: Yalnız ve mutsuz hissettiğimizde yemek istediklerimizden biri pudingdir. Onun yerine bir tabak sossuz makarna da sizi mutlu edecek, üstelik daha az kalori almanızı sağlayacaktır.
Tuzlu gıdalar: Stresliyken canımız tuzlu şeyler ister. Baskı altında olduğumuzun bir işareti de canımızın tuzlu besin istemesidir. Sakinleşmek ve tuz ihtiyacınızı karşılamak için fıstık atıştırabilirsiniz. Fıstık yiyerek ihtiyacımız olan omega yağlarından da almış oluruz.
Patates Cipsi: Sert, gevrek ve ısırdığımızda gürültü çıkaran her türlü yiyecek öfkenin üstesinden gelmemizi sağlıyormuş! Öyleyse, cips yemek yerine salatalık, kereviz, havuç yemek hem sağlıklı beslenmemizi sağlayacak hem de öfkemizi yatıştıracaktır.

Mutlu İnsan Bilge İnsandır

Bilgelik''Mutlu olmak için uğraş vermelisiniz. Mutluluğa, iş, para ya da aşkla ulaşılmaz. Mutluluk sizinle kendiniz arasındaki bir meseledir.''

"Mutluluk bilinci insanın en önemli bilgelerinden biridir.

Aslında bilgelik insanın mutlu olabilme sanatıdır.

Öyleyse mutlu insan bilge insandır."

Mutluluk söyle bana sen neredesin?

İnsan mutluluğun şartlara bağlı olduğunu zanneder. Ve bu şartlara her geçen gün bir yenisini ekler. Şartlar ailevi, maddi, manevi veya farklı sebeplere bağlanmış olabilir. Şartların ne olduğunun da önemi yoktur zaten, mutluluk önyargıları göre kolay elde edilmiyordur. Mutlaka önce bir şeylerin olması gerekir. Ya da biz öyle düşünürüz.

Bu örnekler size yabancı gelmiyordur, sanırım.
-Annem bana börek yaparsa çok mutlu olacağım.
-Bu işten …. TL kazanırsam, ooo keyfimden geçilmez.
-Şu terfiyi aldım mı, mutluluktan havalara uçacağım.
-Bana beni sevdiğini söylerse dünyanın en mutlu insanı ben olurum.
-………

İnsanlar sevindirici her şeye mutluluk olarak adlandırmışlar, bunun maddi ve manevi değerlerle sınırlamışlardır. Oysaki mutluluk farklıdır. Mutluluğu bilmek ise çok daha farklıdır.

Alalade Bilinç Nedir?

İnsanın olanın farkında oluşuna realite, bilinç denir. Alalade insan toplum şuuru (bilinci) içinde yaşar. Bu yaygın olan bilince “Alalade Bilinç “ denir.
Ve kişinin bu bilinçle mutlu olabilmesi mümkün değildir.

Alalade Bilinç’te sürekli toplum tarafından belirlenen değerlerin, şartların yerine getirilmesi gereklidir. Bunlar gerçekleşmeden kişi için mutluluk başlayamaz. Alalade Bilinç’te egolar çalıştığı için de dur durak yoktur. Sürekli belirlenen yeni şartlar olduğundan hep daha iyi ve daha ötesi için çalışılır. Mutluluk hep ertelenir. Kişi mutluluktan çok mutsuzluğa, depresyona yaklaşır. Onu deneyimler.

Depresyon Ne Zaman Başlar?

Bakın Maslow Teorisi’ne göre insan belli ihtiyaçlarını gerçekleştirdiğinde, bu sefer bir üst düzeydeki ihtiyaçlarını tatmin etme arayışına girer. Birey bir katagorideki ihtiyaçlarını gerçekleştirmeden bir üst düzeydeki ihtiyaç katagorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

1. Fizyolojik gereksinimler
2. Güvenlik gereksinimi
3. Ait olma gereksinimi
4. Sevgi, sevecenlik gereksinimi
5. Saygınlık gereksinimi
6. Kendini gerçekleştirme gereksinimi

İhtiyaçları karşılanamadığı takdirde de kişi mutsuz ve depresif bir hal alır. Alalade Bilinç boyutunda kalındığı sürece gerçek mutluluk hep bir adım ötede olur.

Gerçek mutluluk ne zaman başlar?


Gerçek mutluluk gönül çakramızın açılması ile başlar.
İşte bu noktada maddesel aitlik duygusundan çıkarız. Artık isteklerimizin bizim olup olmamasının bir anlamı kalmamıştır. Sadece onların var olması, iyi olması bizim için yeterli olur. Bu noktada biz koşulsuz sevgiyi hissetmeye ve şartsız sevmeye başlarız. Tabii bu noktaya gelene kadar sevgimiz de belli basamakları çıkar, olgunlaşır. Şartlılık halinden, şartsızlığa, sınırsızlığa yaklaşırız.

Gerçek mutluluğu bulmamız aynı zamanda sevmeyi öğrenmemizle de paralel olarak gelişir.

Sevginin basamakları nedir?


1. Eğer benim istediklerimi yaparsan seni severim
2. Eğer benim için bunlardan vazgeçersen seni severim.
3. Eğer benim için şu özelliğini değiştirirsen seni severim.
4. Eğer sen de beni seversen seni severim.
5. Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var.
6. Seninle olmaktan hoşlanıyorum, sadece benimle ol; seni seviyorum.
7. Sen beni ister sev, ister sevme, ister gel, ister gelme, ister benimle ol, istersen olma, özgürsün… Ben seni seviyorum.

Unutmayın ki; sevindirici olaylar gelip geçicidir. Asıl mutluluk dışarıda bizi etkileyen şartlar ne olursa olsun, bütün şartlardan bağımsız olabilmek, olanın bir adım yukarısından yürüyebilmektir. Bir adım yukarıdan yürüyebilmek için de olanın farkında olmamız gerekir. Bu sebeple insanın mutluluğunu belirleyen onun farkındalık ölçüsüdür diyebiliriz.

“Mutlu olmak için uğraş vermelisiniz. Mutluluğa, iş, para ya da aşkla ulaşılmaz. Mutluluk sizinle kendiniz arasındaki bir meseledir.”
Rufus Wainwright

Bilgelik insanın çok mutlu olabilme sanatıdır. Öyleyse, gerçek mutluluğu deneyimleyebilmeniz için bir an önce içinizdeki bilge ile iletişime geçebilmeniz dileğiyle,

Saba Deniz
Yaşam Koçu

Hamilelikte Bilgisayar Kullanımı

HamilelikBilgisayar ekranı karşısında durmak veya çalışmak bebeğinize ya da size zarar verir mi?

1970'lerin 2. yarısından itibaren ‘video display terminal’ adı verilen monitörler yaygın olarak kullanılmaya başlandı. İnternet ve bilgisayarların kullanımındaki son 5 yıldaki inanılması güç artış bu teknolojik cihazları neredeyse yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası haline soktu. Şu anda sedece A.B.D'de 50 milyon bilgisayar kullanıcısı olduğu ve bunların en az yarısının üreme çağındaki kadınlardan oluştuğu tahmin ediliyor.

1980'lerin başlarında yapılan çalışmalarda VDT'lerin ölçülebilir miktarlarda X-ışını yaymadığı tespit edildi. Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Sağlığı Bölümü’nden Dr. Alper Mumcu, VDT’lerin X-ışını üretse bile bu ışının doğumsal defek yaratacak kadar yüksek olmadığı ve ışının terminal tarafından absorbe edildiğinin fark edildiğini söylüyor.

Daha sonraları gebelikleri esnasında VDT kullanan kadınlarda düşük ve doğum defekleri bildirilmesi üzerine, bu terminallerin bazı eski televizyon cihazları gibi zararlı olabilecek ışınlar yaydığı iddiaları ortalığı karıştırdı.

Günümüzde bu tartışma hala daha devam etmektedir. Geçen yıllar içerisinde teknoloji ve bilgilerdeki değişiklikler radyasyonun yanısıra elektromanyetik alan (EMA) kavramını literatüre kazandırmıştır. Elektrik kabloları ve elektrikli cihazlar EMA yaratırlar. Radyasyondan farklı olarak EMA hücrelerde ölüme yol açmaz, genlere hasar vermez ve uzunca bir süredir güvenli olarak kabul edilirler.

VDT ve düşük
1991 yılında A.B.D. Ulusal Meslek Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsü tarafından yapılan oldukça geniş kapsamlı bir çalışma tüm gün boyunca VDT ile çalışan kadınların, VDT ile temas etmeyen kadınlara göre düşük risklerinin daha yüksek olmadığını ortaya koymuştur. Bu konuda yapılan diğer çalışmaların çoğuda benzer sonuçlar vermiştir.

Yine bu çalışma VDT kullanıcıların evlerdekinden daha fazla elektromanyetik enerjiye maruz kalmadıkları sonucunu çıkarmıştır. Şu an elimizde olan veriler gebelikte bilgisayar monitörü kullanımının düşük riskini arttırmadığı ve güvenli olduğu yönündedir.

VDT'e bağlı risk artışı olmamasına rağmen, bilgisayar kullanıcılarının çoğunda ense, bilek, el ve omuz ağrıları mevcuttur. Yine bu kişilerde gözlerde problemler ortaya çıkabilmektedir. Bu durum çoğu kişide stres yaratmaktadır ve stres gebelik üzerinde olumsuz etkiye sahiptir.

Önlemler
VDT'lerin olumsuz etkileri saptanmamış olmakla birlikte, konunun spekülatif olması önlem almayı uygun kılmaktadır. Bilgisayar kullanan gebe kadınların hem x-ışınlarından hem de EMA'dan korunmak için ekrandan en az bir kol boyu uzaklıkta çalışmaları önerilmektedir. Bu mesafe yaklaşık 50 santimetre kadardır ve EMF ile radyasyonun gücü 50 santimden sonra kaybolmaktadır.

Bilgisayar ile çalışmaya bağlı psikolojik ve fizyolojik stres uygun şekilde ayarlanan çalışma saatleri ve molalar ile azaltılabilir. Yine çalışma ortamı ve masasının dizaynı stres azaltmakta etkilidir. Rahat koltuklar ve masalar, belden destekleyici yastıklar yaararlı olur.Uzun süre mola vermeden çalışmak kaslarda gerginlik, tendonlarda ve bağlarda inflamasyon ve dolaşımda bozukluğa yol açar. Bütün bunlar gebe kadında huzursuzluk yaratır. Uygun zamanlada mola vermek şarttır. Bunun için 2 saatte bir 15 dakika ara vermek yeterlidir. Ayağa kalkıp biraz dolaşmak ve gerinmek çoğu gebeye iyi gelir. Bu amaçla yapılan baş ve boyun hareketleri ile omuzlar ve ayakları çevirmek dolaşımı destekler.

Sonuç olarak bütün bu bilimsel verilerin ışığında, meslekleri gereği bilgisayar kullanmak zorunda olan kadınların yukarıdaki önlemleri almak kaydı ile gebelikleri süresince güvenle monitör karşısında çalışabileceklerini ve bununla ilgili endişe duymalarının gereksiz olduğunu söyleyebiliriz.

Kilo Vermek İçin Ne Yapmalıyız?

SporKilo vermek ve formunuzu korumak için her gün kaç dakika yürümeli, kaç gram yağ tüketmeli, kaç kalori daha az almalıyız?

Televizyon karşısında maksimum 2 saat vakit geçirerek, günde 3 ana 2 ara öğün tüketerek, her gün 60 dakika yürüyerek, en fazla 70 gram yağ tüketerek, bel çevrenizi 90 santimetrede tutmaya özen göstererek ve her gün 100 kalori daha az alarak kilolarınızdan kurtulup formunuzu koruyabileceğinizi biliyor muydunuz? İşte rakamlar ve altında yatanlar…

2
Televizyon karşısında geçireceğiniz maksimum saat süresi


68 bin kadın üzerinde yapılan bir deney 2 saatten fazla televizyon izleyen kadınların obez olma ihtimalinin yüzde 23, diyabet hastalığına yakalanma ihtimalininse yüzde 14 daha fazla olduğunu ortaya çıkarmış. Televizyon karşısında sürekli oturma, hareketsizlik ve atıştırma gibi etkenler kilo almamıza neden oluyor. Dolayısıyla televizyon karşısında geçirilecek vakti minimumda tutmak, illa atıştırılacaksa meyvelerin tercih edilmesi sağlıklı olacaktır.

5
Bir günde tüketilmesi gereken öğün adedi


Uzmanlar günde 3 ana öğün ve en az 2 ara öğün tüketilmesi gerektiğinin altını sürekli çiziyorlar. "Ne kadar az yersem o kadar çok kilo veririm" kesinlikle yanlış bir inanıştır. Bunu düşünerek, öğle veya akşam fark etmez; herhangi bir öğün atlanırsa, bu diyet kilo verememekten ziyade kilo almaya bile dönüşür. Unutmayın atlanan öğün, insanı kan şekerinde düzensizliğe ve çabuk acıkmasına neden olur. Böylece bir sonraki öğünde daha çok besin tüketilir ve kilo alımı burada devreye girmeye başlar.

60
Bir günde yapmanız gereken yürüyüş dakikası


Uzmanlar en az yarım saatlik bir yürüyüşün genel sağlık açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor. Fakat kilo vermek istiyorsanız tüm diyetlerin yanında yapmanız gereken bir şey varsa, o da en az 1 saatlik tempolu yürüyüşlerdir. Amerika'da bu konuyla ilgili yapılmış bir araştırma her gün düzenli olarak bir saat tempolu yürüyüş yapan kadınların obez olma ihtimallerinin yüzde 24, diyabet hastalığına yakalanma ihtimallerinin ise yüzde 34 azaldığını ortaya çıkarmış. Dikkat etmeniz gereken konu ise ağır yemeğin hemen ardından yürümemek ve yanınızda daima su bulundurmak.

70
Günde alınması gereken maksimum yağ gramı


Aldığınız yağı kontrol altına almak artık çok kolay. Çünkü raftan aldığınız her ambalajın arkasına baktığınızda içeriğini oranlarıyla görebilmeniz mümkün. Bu şekilde bilinçli yağ tüketimine özen göstermeniz formunuzu korumanız açısından oldukça faydalı. Eğer ortalama kilo ve boyda bir insansanız 70 gram bir günde almanız gereken maksimum gram miktarıdır. Eğer kilo verme aşamasındaysanız tüketeceğiniz yağ miktarı maksimum 50 gram olmalı.

90
Bel çevrenizin santimetre olarak maksimum ölçüsü


Bel çevrenizin kalınlığının nelere yol açtığını biliyor muydunuz? Bölgedeki yağ perdesi büyümeye başlar, böbreklere baskı yapar, tansiyonu yükseltir, karaciğeri zehirler, yüksek kolesterol yaratır, şeker hastalığını ortaya çıkarır, safra taşları yapar, bağırsaklarda tehlikeli durumlar yaratır. Görüldüğü üzere bel çevresinin ölçüsü sağlık açısından oldukça önemli bir konu. Hatta doktor Mehmet Öz, tartılmak yerine belimiz ölçmenin daha önemli olduğunu söylüyor ve kadınların 93, erkeklerin 101 santimetreyi geçmeleri durumunda sağlık riskinin arttığını belirtiyor.

100
Her gün eksik almanız gereken kalori miktarı


Fazladan 3.500 kalorinin 450 gr almak anlamına geldiğini hatırlatalım. Bu da yılda 35 bin kalori, yani 4.5 kilo anlamına geliyor. Bunu her gün 100 kalori daha az alarak önleyebilirsiniz. Nasıl mı? Bir dilim ekmek daha az alarak, iki ızgara sosis yerine bir haşlanmış sosis yiyerek, iki bardak portakal suyu yerine iki portakal tüketerek, iki yağlı yoğurt yerine iki az yağlı yoğurt seçerek veya mayonez yerine az yağlı salata soslarında tercih ederek...

Beyin İçin Faydalı 5 Yiyecek

YiyecekBeyninizin fonksiyonlarının sağlıklı çalışması için bu 5 yiyeceği beslenme programınızda her zaman bulundurun.

Akıl ve ruh sağlığının merkezi beyin, en ufak bir değişim ve eksiklikten anında etkilenebiliyor. Beslenme de buna dahil. Besin ve mineral değeri düşük bir yiyecek sinir sistemini bozarken, balık gibi fosforlu gıdalar beynin daha iyi çalışmasını sağlıyor. İşte beyniniz için 5 faydalı yiyecek…

Somon
Omega 3 kaynağı somon, uskumru gibi soğuk denizlerde yetişen yağlı balıklar beyni hem korur, hem de besler. Omega 3, beyin hücrelerinin gelişimini de sağladığından çocuklara da önerilir. Haftada en az 2 kez somon yenilmesi beyniniz için çok yararlı olacaktır. Çünkü içeriğinde bulunan faydalı yağ beynin temel kimyasını etkilemekte ve gelişimini sağlamaktadır.

Tahıllar
Beyin karbonhidratı çok sever. Ayrıca beynin yiyeceklerle vücuda alınan enerjinin yüzde 20’sini harcadığını da düşünürsek yediğimiz yiyeceklerin önemi bir hayli artıyor. Tam tahıllı ekmek ve yulaf ezmesi ile güne başlamanız gün boyunca beyninizin çok iyi çalışmasını ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Potasyum
Potasyum beynin normal çalışmasını sürdürmesi açısından çok önemli bir mineraldir. Çünkü sinirler üzerinden oldukça fazla etkisi vardır; sinir sistemindeki mesajların iletilmesini sağlar. Potasyumu nasıl alabilirim derseniz; muz, avokado, kivi, incir, lahana, brokoli, patates, zeytin, sarımsak, süt ürünleri ve portakal suyunu bol bol tüketmenizi tavsiye ederiz.

B vitamini
Bol bol türü bulunan B vitamini beyin merkezi için çok önemlidir. Temel sinir ve beyin fonksiyonlarının düzgün bir şekilde çalışması için gerekli olan B vitamini beslenme programınızda her zaman yer alması gereken vitaminlerdendir. B vitaminini tahıllar, baklagiller, süt ürünleri, tavuk ve balıktan alabilirsiniz.

C vitamini
Güçlü bir antioksidandır. Beynin bulanıklığını, mahmurluğu en iyi önleyen vitamindir. Özellikle ağır ve yağlı bir yemekten sonra C vitamini içeren besinlerden almanız tavsiye edilir. Çilek, limon, portakal, greyfurt, mandalina gibi C vitamini içeren yiyecekler hem beyninize, hem de ruhunuza çok iyi gelecektir.

Meyve ve Sebzeler

Meyve ve sebzelerSağlık deposu, vitamin kaynağı sebze ve meyveleri günlük beslenmemizdeki yeri...

Taze sebze ve meyve metabolik bütün faaliyetlerin sürdüğü canlı hücrelerden oluşmuştur. Yani taze bir elma hala canlı hücrelerden oluşur; ancak tazeliğini kaybettiğinde ve pişirildiğinde bu canlı hücreler yok olur.

Meyve ve sebze içerisinde bulunan bu canlı hücreleri birbirine hücre duvarı denen organellerle birbirine bağlanır. Bu maddeler bizi kalp damar hastalıkları, kanser, şeker hastalığı gibi tehlikeli hastalıklardan koruyan posalardır. Örneğin beyaz ekmek bitkinin rafine edilerek bu doğal posasının çıkartıldığı ekmektir. Kepekli ekmek ise topraktan çıkan buğdayın en az işlem görmüş doğal halidir.

Sebzeler
Sebzelerdeki besin öğeleri oldukça değişkenlik gösterir. Havuç, patates gibi sarı sebzelerle ıspanak gibi koyu yeşil sebzeler A vitaminin öncü maddesi olan iyi bir antioksidant B karoten içerir. Brüksel lahanası, biber ve domates gibi sebzelerin C vitamini içeriği yüksektir. Taze bezelye gibi bazı sebzelerin vitamin içeriği düşük olmasına karşın diğerlerine kompleks karbonhidratların iyi kaynaklarıdırlar. Bu tür sebzeler posa yönünden zengin olmakla beraber folik asidin de kaynağıdır.

Günlük yaşamımızda:

  • Günde 3-5 porsiyon sebze yemeği ve salata tüketmeliyiz.
  • Beta karoteni yüksek roka, kıvırcık, tere, maydanoz gibi sebzeleri salata için öğünlerde kesin kullanmalıyız.
  • Her zaman yediğimiz dışında yeni sebze ve salatalar denemeliyiz.
  • Her gün yediğimiz makarna, pilav, sandviç gibi yiyeceklere sebze eklemeliyiz.
Meyveler
Sebzelerde olduğu gibi meyve grubunda da yer alan besinlerde değişen oranlarda A ve C vitamini bulunur. Turunçgiller, karpuz, kavun, çilek gibi meyveler C vitamini; kayısı, kavun, şeftali gibi koyu sarı meyveler ise A vitamini yönünden zengin besinlerdir. Kabuklu meyvelerin de posa içeriği zengin olmakla birlikte, çoğu meyvede potasyum ve folik asit miktarları yüksektir.

Günlük yaşamımızda:
  • Günde 5 porsiyon meyve tüketmeliyiz.
  • Atıştırmak için kayısı, erik, üzüm gibi kuru meyveler iyi birer seçimdir.
  • Özellikle C vitamini olan meyveler kesinlikle tüketilmelidir.

Gebelikte Kaşıntıyı Önleyin

GebelikHamilelik döneminde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri olan kaşıntıyı önlemek için nelere dikkat etmeliyiz?

Gebelik sırasında daha önceden yaşamadığımız pek çok değişik durumla karşılaşırız. Özellikle ilk gebeliğini yaşayanlarda bu durum bebeğin sağlığı ve zarar görüp görmeyeceği konusunda endişeye neden olabilir. Gebelik sırasında anne adayını hem fiziksel olarak hem de bebeğine zarar gelip gelmeyeceği konusunda endişelendiren durumlardan birisi de kaşıntılardır. Pek çok kadın gebeliğin seyri sırasında vücudun belirli bölgelerinde ya da genelinde değişik derecelerde kaşıntı sorunu yaşar. Kaşıntılar çoğu zaman hem anne adayı hem de bebek açısından tehlike oluşturabilecek bir durumun habercisi değildir. Ancak bazı özel durumlar da söz konusu olabilmektedir.

Özellikle hızla büyüyen karın ve memeler etrafında kaşıntının olması son derece normaldir. Bu bölgeler etrafında oluşan çatlakların ilk belirtisi kaşıntıdır. Hormonal değişimler de ciltte hassasiyeti artırarak kaşıntıya yol açabilir. Cilt gebelik sırasında normalden daha aktif bir organdır. Hem kan akımları artar hem de ter bezlerinin çalışması hızlanır. Buna bağlı olarak meme altlarında, kasıklarda ve diğer cilt kıvrımlarında terlemeye bağlı döküntü ve kaşıntılar olabilir. Bu bölgelerde cilt mantarı gelişebilir ve bu enfeksiyonlar da kaşıntıya yol açabilir.

Vajina çevresindeki kaşıntılar genital mantar enfeksiyonuna, anüs çevresindeki kaşıntılar ise hemoroid ya da bağırsak parazitlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Artan östrojen düzeylerine bağlı olarak avuç içi ve ayak tabanlarında kızarıklık görülebilir ve bu tabloya kaşıntı eşlik edebilir. Durum doğumdan hemen sonra gerileyerek kaybolur. Bunun dışında gebe olmayan bir insanda kaşıntıya neden olabilecek egzama, cilt kuruluğu, besin alerjileri gibi durumlar da gebelikte kaşıntının altında yatan neden olarak karşımıza çıkabilir. Son olarak ise gebelik kaşıntıları, gebeliğe bağlı cilt hastalıkları ya da daha da önemlisi safra yolları ile ilgili problemlerin belirtisi olabilir.

Hemen herkeste görülebilen basit kaşıntılar ile başa çıkmak için alınabilecek basit önlemler vardır. Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’den Dr. Alper Mumcu konuyla ilgili önerilerde bulunuyor. Bunlardan en basiti çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçınmaktır. Sıcak su cildi kurutarak elastikiyetini azaltır. İdeal olan ılık su ile banyo yapmaktır. Banyo sonrası sabun ve şampuanı iyice durulamak ve yumuşak bir havlu ile iyice kurulamak önemlidir. Bazı parfümler ciltte rahatsızlığa neden olabileceğinden kokusuz kremler ile vücudu nemlendirmek yararlı olacaktır. Ayrıca yulaf özlü şampuan ve sabunların ciltteki basit kaşıntıları gidermekte etkili olduğu bilinmektedir. Ek olarak bol ve pamuk bazlı kıyafetlerin tercih edilmesi, günün çok sıcak saatlerinde sokağa çıkılmaması da alınabilecek basit ama etkili önlemler arasındadır.

Göbek çevresinde kaşıntı
Gebe kadınların yaklaşık yüzde 1'inde göbek çevresinde kaşıntılı kırmızı kabarıklıklar ortaya çıkar. Bu durum gebeliğin kaşıntılı ürtiker plakları ve papülleri olarak -pruritic urticarial papules and plaques of pregnancy- (PUPPP) olarak adlandırılır. PUPPP gebeliğin son 3 ayında ve ilk bebeğini bekleyen ya da çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında daha sık görülen bir durumdur. Kızarıklıklar ilk başta karın çevresinde ve çoğu zaman eğer varsa karın çatlaklarının etrafında başlar ve giderek kalçalara, bacaklara ve hatta kollara doğru yayılır. Bu durum hem anne adayı hem de bebek için zararsız olmakla birlikte bazen çok rahatsız edici boyutta kaşıntıya neden olabilir. PUPPP’nin tanısı cilt doktoru tarafından konur. Tedavisinde ise rahatlatıcı kremler ve gerekli durumlarda alerji ilaçları kullanılır.

Bu tedaviye dirençli olan nadir durumlarda ağızdan alınan steroidlerin kullanılması gerekli olabilir. PUPPP genelde doğumdan sonra birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Nadiren doğumdan sonra birkaç hafta daha devam edebilir. Daha nadir olarak ise gebelik sırasında değil doğumu takip eden birkaç gün içinde ilk kez ortaya çıkabilir.

Bir gebeliğinde PUPPP yaşayan annelerin takip eden gebeliklerinde aynı duruma maruz kalmaları nadirdir.

Kabarık döküntüler
PUPPP'dan daha nadir görülen gebeliğe bağlı bir cilt problemidir. Cildin değişik yerlerinde böcek ısırığına benzer kabarık döküntüler ile karakterize bir durumdur. Her yerde görülebilmekle birlikte en sık eller, kollar, bacaklar ve ayaklarda ortaya çıkar.

Genellikle gebeliğin son trimesterinin başlangıcında ortaya çıkar ve doğumdan sonra birkaç hafta ya da bazen birkaç ay daha devam eder. Çok kaşıntılı bir durum olmakla beraber anne adayı ve bebeğin sağlığı açısından bir risk oluşturmaz.

İçi su toplamış kaşıntılı döküntüler
Çok nadiren gebe kadınlarda deride kabarık üstü pütürlü şekilde başlayıp içi su toplamış kabarcıklar şekline dönüşen çok kaşıntılı döküntüler görülebilir. Bu durum pemphigoid gestationis ya da herpes gestationis olarak adlandırılır. Adında herpes geçmesine rağmen herpes yani uçuk virusü ile herhangi bir ilgisi yoktur. Döküntü genelde karın çevresinde başlayıp buradan kollara ve bacaklara kadar yayılır.

Bu durum diğer cilt hastalıklarından daha önemlidir. Çünkü bebekte büyüme sorunlarına hatta erken doğumlara neden olabilir. Genelde ikinci üç ayın son dönemlerinde ya da üçüncü üç ayın ilk dönemlerinde başlamakla birlikte bazen doğumu takip eden birkaç hafta içinde başlayabilmektedir. Takip eden gebeliklerde tekrarlama olasılığı yüksektir ve tekrarladığında çoğu zaman önceki gebeliğe göre daha şiddetli seyreder.

Karaciğere dikkat!
İkinci üç ayın sonlarında ya da son üç ayın başlangıcında ortaya çıkan ve beraberinde döküntü görülmeyen kaşıntılar gebeliğin intrahepatik kolestazı olarak tanımlanan bir karaciğer hastalığının belirtisi olabilir. Bu durum tüm gebelerin yaklaşık %1'ini etkileyen bir sorundur. Karaciğerde üretilen safra, safra kanalları içinde normal şekilde ilerleyerek safra kesesine ulaşamaz. Bu durumda safra tuzları kana karışarak ciltte birikir. Kaşıntı genelde oldukça şiddetlidir. Hastalığın kendisi normalde döküntüye neden olmaz ancak şiddetli kaşıma neticesinde ciltte kızarıklıklar ve tırnak izine bağlı ince kesikler olabilir. İntrahepatik kolestaz tehlikeli bir durumdur. Bebekte gelişme geriliği ve hatta anne karnında ölüme neden olabilir. Tanısı yapılan kan testleri ile konur. Şiddetli kolestaz varlığında bebeği riske atmamak için doğum planlanarak bebek erken dünyaya getirilebilir. Durum genelde doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Ancak takip eden gebeliklerde tekrarlama olasılığı yüksektir.

Burcunuzun Sekse Bakış Açısı

Burc_sekse_bakisBalık kadını romantiktir. Bu yüzden aşık olmadan seks yapması mümkün değildir. Koç erkeği, her zaman, her yerde ve her şartta seks yapabilir. Yay erkeğinin ise cinsel yaşamı maceralar ile dolu olmalıdır. İşte diğerleri...

Koç

Kadın

Koç kadını için seks spor gibidir. İçindeki güçlü enerjiyi boşaltabileceği muhteşem bir egzersizdir. Bu yüzden Koç kadınları ilişkilerinde seksi ön planda tutarlar. Sevişme esnasında aktif olmaktan ve partnerini yönetmekten hoşlanırlar. Utangaçlık gibi bir problemleri yoktur. Bu yüzden loş ışıklar ve romantik ortamlara gereksinim duymazlar. Gündüz yada bol ışıkta sevişmeyi tercih ederler. Fazla aşk oyunlarına ihtiyaç duymadan sonuca gidebilirler.

Erkek

Koç erkekleri, her zaman, her yerde ve her şartta seks yapabilirler.Burcun kadınları gibi onlar da seksi spor gibi ele alırlar. Biraz egoist davransalar da partnerlerini mutlu etmeden bırakmazlar.Aşk oyunlarını fazla uzatmazlar, buna karşın sonuca çok geç ulaşmaları ve kısa süre de tekrar sevişebilmeleri partnerlerini mutlu eder. Romantik kadınların bu erkekten uzak durmaları gerekir.

Boğa

Kadın

Boğa kadını için seks şık bir mekanda yenen lezzetli bir yemek gibidir. İyi dekore edilmiş bir yatak odası, lüks bir otel ve şampanya Boğa kadınını hemen harekete geçirir. Sevişme esnasında klasik pozisyonları tercih eder. aceleyi hiç sevmezler. Sürprizleri sevmez. Her zaman denediği ve sevdiği şekilde sevişmek ister. Değişik mekan ve pozisyonlar bir anda zevkini kaçırır.Yine de zamanla yenilikleri kabul edebilir. Çünkü o,bu dünyada tadılacak her tür zevki tatmaktan yanadır.

Erkek

Boğa erkekleri için seks, önce üremektir. Partneri ile bir çocuk sahibi olmak üzere seviştiği zaman inanılmaz bir performans sergiler. Bir gecelik ilişkilerden, alelacele sevişmelerden nefret eder. O da Boğa kadınları gibi klasik pozisyonları tercih eder. Partnerinden bolca sevilmek ve okşanmayı talep eder. Bu konuda koca bir bebek gibidir. Geç uyarılır ama bir kere uyarılınca saatlerce sevişebilir. Onu durdurmak zordur.

İkizler

Kadın

İkizler kadını için seks aktif zekasını kullanmadığı tek alandır. Çoğu zaman zihnini boşaltmak, sinirlerini gevşetmek amacı ile sekse ihtiyaç duyar. Gülerek, konuşarak sevişmeye bayılır. Partnerinin kışkırtıcı konuşmalar yapmasından hoşlanır. Erotik telefon konuşmaları, yazışmalar onu kolayca baştan çıkarır. Romantizmden hoşlanmaz, hatta bu onu güldürür. Uzun süren entelektüel tartışmalardan veya bütün gece eğlendikten sonra seks yapmak isteyebilir. Sürekli aynı partner, aynı yer, aynı teknikler ona göre değildir.

Erkek

İkizler erkeği değişikliklerden hoşlanır. Bu değişikliklerin içinde partner değişikliği önemli bir yer tutar. Sürekli aynı kişi ile seks bir İkizler erkeğini iktidarsızlığa bile sürükleyebilir. Seks onun için oyun gibidir. Bu yüzden aşk oyunlarını çok iyi bilir. Değişik mekanlar, pozisyonlar seks hayatının vazgeçilmez parçasıdır. Kimi zaman bir yeni yetme gibi davranabilir. Kendini güçlükle kontrol eder.

Yengeç

Kadın

Yengeç kadını için seks son derece doğal bir aktivitedir. O dünyaya bir sürü çocuk getirmek için gelmiştir ve her seviştiğinde doğurganlığını hisseder. Kimi zaman çocuksu ve pasif olur kimi zaman anaç ve sevecen. Mekan onun için çok önemlidir. Yumuşak ve büyük bir yatak, şömine ve yiyeceklerle dolu bir masa Yengeç kadının aklına bir bebek (sevişmek) yapmayı getirir. Sevilmekten, okşanmaktan, bir çocuk gibi öpülmekten çok hoşlanır.

Erkek

Yengeç erkeğine güzel bir yemek yapıp sarılıp kucaklarsanız kendini sekse hazır hisseder. Biraz ana kuzusudur ama kurda dönüşmekte gecikmez. Son derece duygusaldır, aşık olduğu kadınla sevişmekten hoşlanır. Bunun aksi olursa kendini yetersiz ve güvensiz hissedebilir ve bütün şevki kaçar. Yengeç kadınları gibi o da mekana hassastır. Kendini sıcak yuvasının yatak odasında bir Aslan gibi hisseder. Yabancı mekanlar ise zevkini kaçırır.

Aslan

Kadın

Aslan kadını son derece ateşlidir ama onun ateşini körükleyecek bir partneri olursa. Bu da ne kadar güzel ve çekici olduğunun, hiçbir kadının onunla boy ölçüşemeyeceğinin söylenmesinden geçer. İnisiyatif almaktan hoşlanır, kendi yöneteceği pozisyonları tercih eder. Lüks ve ihtişamlı mekanlarda kendini daha iyi hisseder. Sevişme sonrasında mutlaka ne kadar muhteşem olduğunun söylenmesini bekler.

Erkek

Aslan erkeği için seks ne kadar güçlü olduğunu gösterebileceği bir alandır. Bu yüzden kendine fazla güveni olan bir partner ile mutlu olamaz. O da burcunun kadını gibi pohpohlanmaktan ve ne kadar süper bir erkek olduğunun söylenmesinden çok hoşlanır. Çok sık seks yapmak istemeyebilir ama özellikle iş yaşamında bir başarı elde ederse performansı yükselir.

Başak

Kadın

Başak kadını hayatının diğer alanlarında olduğu gibi cinsel yaşamında da titizdir. Hem kendisi hem de partnerinin hijyeni onun için çok önemlidir. Bu yüzden sık sık banyoda sevişmek isteyebilir. Çekmecesinde en iyi marka prezervatifleri bulundurur. Temiz ve kolalanmış beyaz çarşaflar onu uyarmak için yeterli olabilir. Partnerinin nelerden hoşlandığını hemen anlar. Kendisi de aynı ilgiyi bekler.

Erkek

Başak erkeği de kadını gibi hijyene çok düşkündür. Değişik tekniklerden hoşlanır ama bazen kendini o kadar çok tekniğe kaptırır ki duygularını yaşamakta zorlanır. Mükemmeliyetçiliğini yenebilirse seks onun için daha zevkli bir hale gelir. Çoğu zaman partnerini acımasızca eleştirebilir. Bu eleştirileri kendine yönelterek de acı çektiği olur. Aşırı detaycılığı bazen de onu mükemmel bir aşık haline dönüştürebilir çünkü partnerinin isteklerini eksiksiz yerine getirir.

Terazi

Kadın

Terazi kadını için bu konuda da uyum şarttır. Kendisi ile aynı yerde aynı şartlarda, aynı şekilde seks yapabilecek bir partner bulamazsa cinsel yaşamı bir kabusa dönüşebilir. Onun için seks estetik bir ortamda estetik bir biçimde olmalıdır. Pornografik görüntülerden nefret eder. Erotizm daha çok ilgisini çeker. Vücuduna önem veren bakımlı bir eş ister.

Erkek

Terazi erkeği ancak güzel bir kadın ile seksi düşünebilir. Aksi taktirde karanlıkta sevişmeği yeğleyecektir. Zaman zaman içtenliğini kaybedip yüzeyselleşebilir. Genelde sevecen ve şefkatlidir. O da Terazi kadını gibi uyumu ön planda tutar. Herşeyin bir zamanı olduğunu düşünüp olur olmadık zamanda kendisine kur yapan bir eşten hiç hoşlanmaz. Narsist (kendine hayranlık) eğilimleri olabilir.

Akrep

Kadın

Akrep kadını vamp denilen cins kadınlardandır. Partnerini kolayca uyarabilir. Bu, onun doğal yeteneğidir. Onun için seks, yaş, yer, zaman gözetmeksizin yapabileceği zevkli bir iştir. Tabu nedir bilmez. Aşık olduğu kişi ile nasıl beraber oluyorsa nefret ettiği kişi ile de aynı şekilde beraber olabilir. Negatif duygular onu daha da çok heyecanlandırır. İhanete uğrayıp intikam almak isterse korkunç bir performans sergileyebilir.

Erkek

Bir Akrep erkeği için seks her şeyden önce gelir. Aç kalabilir ama sekssiz yaşayamaz. Seksi tabir edilen kadınlara düşkündür. O da Akrep kadını gibi tabu nedir bilmez. Onun için güzel veya çirkin kadın kavramı yoktur. Her kadın çekicidir ve o hazırdır. Aşık olduğu zaman tuhaf bir biçimde cinsellikten uzaklaşır. Bu çok uzun sürmese de gerçek anlamda bunalıma girebilir. Bu yüzden aşk duymadığı kadınları tercih ettikleri görülür.

Yay

Kadın

Yay kadını seksi sever ve bu onu çok eğlendirir. Fakat bazen eğlence limitlerini öğle bir aşar ki partnerine zor anlar yaşatır. Değişik kültürlerin sevişme tekniklerini denemek ister. (Tao, Kamasutra). Seks onun için yeni ülkeleri keşfetmek gibidir. Bu yüzden sık partner değiştirme riski vardır. Sevişme sonrasında patavatsızca sözler söyleyip eşini kırabilir. Veya seks üzerine saatler süren felsefi bir konuşma yapabilir.

Erkek

Yay erkeğinin cinsel yaşamı maceralar ile dolu olmalıdır. Fırtınalı bir gecede çadırda, denizin dibinde, çam ormanlarında ve aklınıza gelebilecek tüm egzotik ortamlarda seks yapmaktan hoşlanır. Haftasonu duş alıp, biraz sohbet edip, müzik dinleyerek başlayan sevişmelerden nefret eder. O da uzak doğu tekniklerinden, Afrika kabilelerinin tekniklerine kadar uzanan ilginç metotlara meraklıdır.

Oğlak

Kadın

Oğlak kadınları yaşamlarının diğer alanlarında olduğu gibi güvenli seksten yanadır. Güven duymadığı kişi ile asla beraber olmaz. Cinsel yaşamını gizli tutar. Kendini de kolay kolay ele vermez. Soğuk ve mesafeli görünümü güven duygusu arttıkça değişir sevecen ve çekici olur. Başlangıçta belki çekingendir ama zaman ilerledikçe tabularını yıkar. Partnerine güven duyarsa tam bir Geyşa olabilir.

Erkek

Burcunun kadını gibi mesafeli ve soğuk görünür. Tatmin olması güçtür. Bir gecelik ilişkilerden hoşlanmaz. Bunu istese bile son anda vazgeçebilir. Seksin ciddi bir iş olduğunu düşünür. Eşine karşı fedakardır. Sakin ortamlardan hoşlanır. Sorumluluk sahibidir. Doğum kontrol yöntemlerini uygular. Bazı Oğlak erkekleri ise aşırı güvensizlikten sürekli partner değiştirir ve bir türlü istedikleri gibi bir eş bulamadıklarından yakınır dururlar.

Kova

Kadın

Kova kadını bağımsızdır. Bir gecelik aşklar, evli erkekler, sıra dışı kişiler ilgisini çeker. Evlilik cinselliğe olan ilgisini azaltır. Evlendiği zaman partnerinin onu şaşırtmasını bekler. Monotonluktan, klasik pozisyonlardan nefret eder. Kıskanç bir partnerle asla yapamaz. Yaratıcıdır. Eşini şaşırtabilir. Seks onun için özgürlüktür.

Erkek

Onun için seks arkadaşlıktan sonra gelir. Arkadaş olabildiği kadınla seksi düşünebilir. Seks yaşamında önemli bir yer tutmaz. Canı istediği zaman herhangi biri ile herhangi bir yerde beraber olur ve hemen unutur. Sevgi gösterileri ve romantizm ona göre değildir. Buna karşın seks shoplara ilgisi büyüktür. Mekanik oyuncakları sever. Erotik filmler, fotoğraflar ilgisini çekebilir. Sanal seks favorisidir.

Balık

Kadın

Balık kadını romantiktir. Bu yüzden aşık olmadan seks yapması mümkün değildir. Seks onun ayaklarını yerden kesecek muhteşem bir deneyimdir. Eşine karşı sevecen ve fedakardır. Kimi zaman hoşlanmadığı şeyleri sadece partnerini memnun etmek için yapar. Sevilmek okşanmaktan çok hoşlanır. Sert hareketlerden, kaba davranışlardan nefret eder. Denizde veya banyoda sevişmekten hoşlanır.

Erkek

Balık erkeği çok çabuk etkilenir. Bu yüzden sürekli partner değiştirebilir ve de vicdan azabı duyar. Seks onun için elinde olmadan kendini kaptırdığı dalgalara benzer. Romantiktir. Egzotik bir yerde yenen yemek, birlikte dinlenen hoş bir müzik onu hemen uyarır. Sevgi doludur. Eşini öpücüklere ve iltifatlara boğar (ilgisi başka bir yöne kaymadıkça). İçki içer içmez aklına seks gelir.

Aldatan Erkeğin Yalanları

AdamEğer sevdiğiniz erkeğin yalan söylediğini anlamak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken noktaların birkaçı şöyle:

Sizinle konuşurken yüzünüze dokunuyorsa, gülümsüyorsa, gözlerini kaçırıyorsa, yüz kasları titremeye başladıysa, kollarını çaprazlama tutuyorsa ya da konuşma anında bacak bacak üstüne atarsa, gözbebekleri küçüldüyse, "Evet" cevabı verirken başını "Hayır" anlamında iki yana sallarsa, ellerini saklarsa, kelimeleri yanlış söyleyip tutuk konuşuyorsa, bilin ki size yalan söylüyor!

1- Telefonda erkek ismiyle kayıtlı kızlar

Erkekler artık uyandı. Önceden sevgililerinin telefonlarını cep telefonlarına kaydetmez, ceplerine herhangi bir yere isimsiz not düşerlerdi. Şimdi durum farklı... Onlar şimdi görüştükleri diğer kızların adını erkek isimleriyle kaydedip, sorunu geçiştiriyorlar.

2- Sevgiliye ikinci bir telefon hattı

Ayrıca şimdi erkekler telefondan dolayı yakalanmamak için, sevgiliye ve kendisine ikinci bir telefon hattı alıp dilediklerince görüşüyorlar. Bu durumda yakalamak biraz zor. O hattı bilmediğiniz müddetçe tabii... Ancak ikinci bir telefonu varsa, onu saklaması biraz zor olabilir.

3- Sürekli özür diliyorsa

Size bir tatlı sözü çok gören erkeğiniz, süt dökmüş kedi gibi yanınızdan ayrılmıyorsa, bilin ki bu işin içinde bir iş var. Durumu çakmayasınız diye yapmadığı numaralar kalmayan erkeğiniz, hiç beklemediğiniz bir anda elinde çiçeklerle geliyorsa, sizi yemeğe götürüyorsa ya da ani sürprizler yapıyorsa dikkat edin.

4- Sık sık hediye alıyorsahediye

Daha önce sizi hiç düşünmeyen partneriniz birden sizi hediyelere boğmaya başladıysa, dikkat! Suçluluk duygusu adama birçok şey yaptırır çünkü. Tabii kadınına böylesine hoş sürprizler yapan her erkek aldatıyor diyemeyiz ancak, kilit noktanın sezgileriniz olduğunu unutmayın.

5- Yeni teknolojiler yalanlara hizmet ediyor

Size seyahate çıkacağını söyledi ve havaalanından arayıp cep telefonunu çaldırdığını iddia ediyor. Ankesörlü telefondan arıyormuş! Gerçekten de arka planla uçak sesleri ve bir gürültü duyuyorsunuz... Ama sakın o kadar emin olmayın. Son zamanlarda çıkan yeni bir teknoloji ürünü, istenen ortamın sesini çıkartıyor. Havaalanı, trafik, ofis ortamı... Bunu telefona dayadıkları anda tamam!

6- Gideceğim yer yakın, boşver arabayı...

Araçları olmasına rağmen, arkadaşlarıyla buluşmaya diye çıkıp "Bir kahve içeceğiz zaten, yakın, aracı almama gerek yok" diyen bir erkek, böylece daha baştan eve geç geleceğinin sinyalini veriyor. Geciktiğinde de, "Taksi bulamadım" ya da "Aracımız kaza yaptı" gibi bahanelerle karşınıza çıkıyorsa, öncesinde de buna benzer davranışlarla sık karşılaştıysamz, tırnaklarınızı göstermenizde fayda var.

7- Bizimkilere uğradım, uyuyakalmışım!

Hiçbir anne, siz aradığınızda yorgunluktan uyuya kaldığını söylemesini rica eden ana kuzusu oğluna, hayır diyemez. Annelerini çapkınlıklarına alet eden erkeklerle baş etmenin en etkili yolu, annesiyle sıkı bir ilişki kurmaktır!

8- Şarjım bitti!

İnanmayacaksınız ama erkekler hala bu yalanın altına sığınmaya devam ediyor. Kadınlarsa inanmaya devam ediyor! Cep telefonlarının şarjı eskisi kadar kısa sürede bitmiyor...

9- Uçakta yer bulamadım

Hafta içi iş için şehir dışına çıktı, şimdi de hafta sonu için gelemeyeceğini söylüyor, çünkü uçakta ya da otobüste yer yokmuş! İlk bakışta mantıklı gibi görünse de, bu da kuyruklu bir yalan! Hemen uçak ya da otobüs şirketini arayıp, yer olup olmadığını öğrenebilirsiniz...

10- Beni anlamıyorsun!

Erkekler bir yanlış yaptıklarında zeytinyağı gibi üste çıkmaya bayılıyor. Biraz sıkıştırın, "Seninle de bir şey konuşulmuyor" gibi kaçamak cümlelere başvuruyorlar. Biliyorlar ki, karşınızda biraz daha konuşurlarsa yaramazlıkları ortaya çıkacak. Onunla konuşmayı bile başaramıyorsanız, üstelik hareketleriyle sizi aldattığından da şüpheleniyorsanız, o erkekte neden ısrar ediyorsunuz? Boşverin. 

Sevgi & Aşk