| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

1304 "kadın" etiketi kullanan gönderi (sayfa 5)"kadın" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Burcunuzun Sekse Bakış Açısı

Burc_sekse_bakisBalık kadını romantiktir. Bu yüzden aşık olmadan seks yapması mümkün değildir. Koç erkeği, her zaman, her yerde ve her şartta seks yapabilir. Yay erkeğinin ise cinsel yaşamı maceralar ile dolu olmalıdır. İşte diğerleri...

Koç

Kadın

Koç kadını için seks spor gibidir. İçindeki güçlü enerjiyi boşaltabileceği muhteşem bir egzersizdir. Bu yüzden Koç kadınları ilişkilerinde seksi ön planda tutarlar. Sevişme esnasında aktif olmaktan ve partnerini yönetmekten hoşlanırlar. Utangaçlık gibi bir problemleri yoktur. Bu yüzden loş ışıklar ve romantik ortamlara gereksinim duymazlar. Gündüz yada bol ışıkta sevişmeyi tercih ederler. Fazla aşk oyunlarına ihtiyaç duymadan sonuca gidebilirler.

Erkek

Koç erkekleri, her zaman, her yerde ve her şartta seks yapabilirler.Burcun kadınları gibi onlar da seksi spor gibi ele alırlar. Biraz egoist davransalar da partnerlerini mutlu etmeden bırakmazlar.Aşk oyunlarını fazla uzatmazlar, buna karşın sonuca çok geç ulaşmaları ve kısa süre de tekrar sevişebilmeleri partnerlerini mutlu eder. Romantik kadınların bu erkekten uzak durmaları gerekir.

Boğa

Kadın

Boğa kadını için seks şık bir mekanda yenen lezzetli bir yemek gibidir. İyi dekore edilmiş bir yatak odası, lüks bir otel ve şampanya Boğa kadınını hemen harekete geçirir. Sevişme esnasında klasik pozisyonları tercih eder. aceleyi hiç sevmezler. Sürprizleri sevmez. Her zaman denediği ve sevdiği şekilde sevişmek ister. Değişik mekan ve pozisyonlar bir anda zevkini kaçırır.Yine de zamanla yenilikleri kabul edebilir. Çünkü o,bu dünyada tadılacak her tür zevki tatmaktan yanadır.

Erkek

Boğa erkekleri için seks, önce üremektir. Partneri ile bir çocuk sahibi olmak üzere seviştiği zaman inanılmaz bir performans sergiler. Bir gecelik ilişkilerden, alelacele sevişmelerden nefret eder. O da Boğa kadınları gibi klasik pozisyonları tercih eder. Partnerinden bolca sevilmek ve okşanmayı talep eder. Bu konuda koca bir bebek gibidir. Geç uyarılır ama bir kere uyarılınca saatlerce sevişebilir. Onu durdurmak zordur.

İkizler

Kadın

İkizler kadını için seks aktif zekasını kullanmadığı tek alandır. Çoğu zaman zihnini boşaltmak, sinirlerini gevşetmek amacı ile sekse ihtiyaç duyar. Gülerek, konuşarak sevişmeye bayılır. Partnerinin kışkırtıcı konuşmalar yapmasından hoşlanır. Erotik telefon konuşmaları, yazışmalar onu kolayca baştan çıkarır. Romantizmden hoşlanmaz, hatta bu onu güldürür. Uzun süren entelektüel tartışmalardan veya bütün gece eğlendikten sonra seks yapmak isteyebilir. Sürekli aynı partner, aynı yer, aynı teknikler ona göre değildir.

Erkek

İkizler erkeği değişikliklerden hoşlanır. Bu değişikliklerin içinde partner değişikliği önemli bir yer tutar. Sürekli aynı kişi ile seks bir İkizler erkeğini iktidarsızlığa bile sürükleyebilir. Seks onun için oyun gibidir. Bu yüzden aşk oyunlarını çok iyi bilir. Değişik mekanlar, pozisyonlar seks hayatının vazgeçilmez parçasıdır. Kimi zaman bir yeni yetme gibi davranabilir. Kendini güçlükle kontrol eder.

Yengeç

Kadın

Yengeç kadını için seks son derece doğal bir aktivitedir. O dünyaya bir sürü çocuk getirmek için gelmiştir ve her seviştiğinde doğurganlığını hisseder. Kimi zaman çocuksu ve pasif olur kimi zaman anaç ve sevecen. Mekan onun için çok önemlidir. Yumuşak ve büyük bir yatak, şömine ve yiyeceklerle dolu bir masa Yengeç kadının aklına bir bebek (sevişmek) yapmayı getirir. Sevilmekten, okşanmaktan, bir çocuk gibi öpülmekten çok hoşlanır.

Erkek

Yengeç erkeğine güzel bir yemek yapıp sarılıp kucaklarsanız kendini sekse hazır hisseder. Biraz ana kuzusudur ama kurda dönüşmekte gecikmez. Son derece duygusaldır, aşık olduğu kadınla sevişmekten hoşlanır. Bunun aksi olursa kendini yetersiz ve güvensiz hissedebilir ve bütün şevki kaçar. Yengeç kadınları gibi o da mekana hassastır. Kendini sıcak yuvasının yatak odasında bir Aslan gibi hisseder. Yabancı mekanlar ise zevkini kaçırır.

Aslan

Kadın

Aslan kadını son derece ateşlidir ama onun ateşini körükleyecek bir partneri olursa. Bu da ne kadar güzel ve çekici olduğunun, hiçbir kadının onunla boy ölçüşemeyeceğinin söylenmesinden geçer. İnisiyatif almaktan hoşlanır, kendi yöneteceği pozisyonları tercih eder. Lüks ve ihtişamlı mekanlarda kendini daha iyi hisseder. Sevişme sonrasında mutlaka ne kadar muhteşem olduğunun söylenmesini bekler.

Erkek

Aslan erkeği için seks ne kadar güçlü olduğunu gösterebileceği bir alandır. Bu yüzden kendine fazla güveni olan bir partner ile mutlu olamaz. O da burcunun kadını gibi pohpohlanmaktan ve ne kadar süper bir erkek olduğunun söylenmesinden çok hoşlanır. Çok sık seks yapmak istemeyebilir ama özellikle iş yaşamında bir başarı elde ederse performansı yükselir.

Başak

Kadın

Başak kadını hayatının diğer alanlarında olduğu gibi cinsel yaşamında da titizdir. Hem kendisi hem de partnerinin hijyeni onun için çok önemlidir. Bu yüzden sık sık banyoda sevişmek isteyebilir. Çekmecesinde en iyi marka prezervatifleri bulundurur. Temiz ve kolalanmış beyaz çarşaflar onu uyarmak için yeterli olabilir. Partnerinin nelerden hoşlandığını hemen anlar. Kendisi de aynı ilgiyi bekler.

Erkek

Başak erkeği de kadını gibi hijyene çok düşkündür. Değişik tekniklerden hoşlanır ama bazen kendini o kadar çok tekniğe kaptırır ki duygularını yaşamakta zorlanır. Mükemmeliyetçiliğini yenebilirse seks onun için daha zevkli bir hale gelir. Çoğu zaman partnerini acımasızca eleştirebilir. Bu eleştirileri kendine yönelterek de acı çektiği olur. Aşırı detaycılığı bazen de onu mükemmel bir aşık haline dönüştürebilir çünkü partnerinin isteklerini eksiksiz yerine getirir.

Terazi

Kadın

Terazi kadını için bu konuda da uyum şarttır. Kendisi ile aynı yerde aynı şartlarda, aynı şekilde seks yapabilecek bir partner bulamazsa cinsel yaşamı bir kabusa dönüşebilir. Onun için seks estetik bir ortamda estetik bir biçimde olmalıdır. Pornografik görüntülerden nefret eder. Erotizm daha çok ilgisini çeker. Vücuduna önem veren bakımlı bir eş ister.

Erkek

Terazi erkeği ancak güzel bir kadın ile seksi düşünebilir. Aksi taktirde karanlıkta sevişmeği yeğleyecektir. Zaman zaman içtenliğini kaybedip yüzeyselleşebilir. Genelde sevecen ve şefkatlidir. O da Terazi kadını gibi uyumu ön planda tutar. Herşeyin bir zamanı olduğunu düşünüp olur olmadık zamanda kendisine kur yapan bir eşten hiç hoşlanmaz. Narsist (kendine hayranlık) eğilimleri olabilir.

Akrep

Kadın

Akrep kadını vamp denilen cins kadınlardandır. Partnerini kolayca uyarabilir. Bu, onun doğal yeteneğidir. Onun için seks, yaş, yer, zaman gözetmeksizin yapabileceği zevkli bir iştir. Tabu nedir bilmez. Aşık olduğu kişi ile nasıl beraber oluyorsa nefret ettiği kişi ile de aynı şekilde beraber olabilir. Negatif duygular onu daha da çok heyecanlandırır. İhanete uğrayıp intikam almak isterse korkunç bir performans sergileyebilir.

Erkek

Bir Akrep erkeği için seks her şeyden önce gelir. Aç kalabilir ama sekssiz yaşayamaz. Seksi tabir edilen kadınlara düşkündür. O da Akrep kadını gibi tabu nedir bilmez. Onun için güzel veya çirkin kadın kavramı yoktur. Her kadın çekicidir ve o hazırdır. Aşık olduğu zaman tuhaf bir biçimde cinsellikten uzaklaşır. Bu çok uzun sürmese de gerçek anlamda bunalıma girebilir. Bu yüzden aşk duymadığı kadınları tercih ettikleri görülür.

Yay

Kadın

Yay kadını seksi sever ve bu onu çok eğlendirir. Fakat bazen eğlence limitlerini öğle bir aşar ki partnerine zor anlar yaşatır. Değişik kültürlerin sevişme tekniklerini denemek ister. (Tao, Kamasutra). Seks onun için yeni ülkeleri keşfetmek gibidir. Bu yüzden sık partner değiştirme riski vardır. Sevişme sonrasında patavatsızca sözler söyleyip eşini kırabilir. Veya seks üzerine saatler süren felsefi bir konuşma yapabilir.

Erkek

Yay erkeğinin cinsel yaşamı maceralar ile dolu olmalıdır. Fırtınalı bir gecede çadırda, denizin dibinde, çam ormanlarında ve aklınıza gelebilecek tüm egzotik ortamlarda seks yapmaktan hoşlanır. Haftasonu duş alıp, biraz sohbet edip, müzik dinleyerek başlayan sevişmelerden nefret eder. O da uzak doğu tekniklerinden, Afrika kabilelerinin tekniklerine kadar uzanan ilginç metotlara meraklıdır.

Oğlak

Kadın

Oğlak kadınları yaşamlarının diğer alanlarında olduğu gibi güvenli seksten yanadır. Güven duymadığı kişi ile asla beraber olmaz. Cinsel yaşamını gizli tutar. Kendini de kolay kolay ele vermez. Soğuk ve mesafeli görünümü güven duygusu arttıkça değişir sevecen ve çekici olur. Başlangıçta belki çekingendir ama zaman ilerledikçe tabularını yıkar. Partnerine güven duyarsa tam bir Geyşa olabilir.

Erkek

Burcunun kadını gibi mesafeli ve soğuk görünür. Tatmin olması güçtür. Bir gecelik ilişkilerden hoşlanmaz. Bunu istese bile son anda vazgeçebilir. Seksin ciddi bir iş olduğunu düşünür. Eşine karşı fedakardır. Sakin ortamlardan hoşlanır. Sorumluluk sahibidir. Doğum kontrol yöntemlerini uygular. Bazı Oğlak erkekleri ise aşırı güvensizlikten sürekli partner değiştirir ve bir türlü istedikleri gibi bir eş bulamadıklarından yakınır dururlar.

Kova

Kadın

Kova kadını bağımsızdır. Bir gecelik aşklar, evli erkekler, sıra dışı kişiler ilgisini çeker. Evlilik cinselliğe olan ilgisini azaltır. Evlendiği zaman partnerinin onu şaşırtmasını bekler. Monotonluktan, klasik pozisyonlardan nefret eder. Kıskanç bir partnerle asla yapamaz. Yaratıcıdır. Eşini şaşırtabilir. Seks onun için özgürlüktür.

Erkek

Onun için seks arkadaşlıktan sonra gelir. Arkadaş olabildiği kadınla seksi düşünebilir. Seks yaşamında önemli bir yer tutmaz. Canı istediği zaman herhangi biri ile herhangi bir yerde beraber olur ve hemen unutur. Sevgi gösterileri ve romantizm ona göre değildir. Buna karşın seks shoplara ilgisi büyüktür. Mekanik oyuncakları sever. Erotik filmler, fotoğraflar ilgisini çekebilir. Sanal seks favorisidir.

Balık

Kadın

Balık kadını romantiktir. Bu yüzden aşık olmadan seks yapması mümkün değildir. Seks onun ayaklarını yerden kesecek muhteşem bir deneyimdir. Eşine karşı sevecen ve fedakardır. Kimi zaman hoşlanmadığı şeyleri sadece partnerini memnun etmek için yapar. Sevilmek okşanmaktan çok hoşlanır. Sert hareketlerden, kaba davranışlardan nefret eder. Denizde veya banyoda sevişmekten hoşlanır.

Erkek

Balık erkeği çok çabuk etkilenir. Bu yüzden sürekli partner değiştirebilir ve de vicdan azabı duyar. Seks onun için elinde olmadan kendini kaptırdığı dalgalara benzer. Romantiktir. Egzotik bir yerde yenen yemek, birlikte dinlenen hoş bir müzik onu hemen uyarır. Sevgi doludur. Eşini öpücüklere ve iltifatlara boğar (ilgisi başka bir yöne kaymadıkça). İçki içer içmez aklına seks gelir.

Mutfağınıza Sağlıklı Dokunuşlar

Mutfağınıza Sağlıklı DokunuşlarMutfağınızın düzeninde yapacağınız birkaç değişiklik şık olduğu kadar sağlıklı da olacak!

Mutfağınızın dekorasyonunu biraz değiştirmeye ne dersiniz? Hele ki bu değişimin mutfağınıza şıklık, size de sağlık katacağını söylersek? İşte mutfağınızda göz önünde ve el atında bulunması gereken sağlıklı yiyecekler, pratik aletler…

Mutfak aletleri
Limon ve meyve sıkacakları. Limonda ve portakal, çilek gibi meyvelerde bulunan C vitaminini almak açısından meyve sıkacakları sağlıklı mutfağın baş tacıdır. Vitamin deposu meyve suları bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirecek ve hücrelerinizi yenileyecektir. Ayrıca limon suyunu salatalarınızda da kullanabilirsiniz. Bu nedenle meyve sıkacağı her zaman elinizin altında olmalı.

Mini blender. Çok aceleniz olduğu zamanlarda sağlıklı bir çorba hazırlamanın en pratik yolu blender'dan geçer. Kullanım kolaylığı ve zaman kazandırması açısından bu akıllı alet de mutfağınızın sık kullanılanları arasına girsin.

Salata kurutucu. Sağlıklı yeşilden fazlasıyla yararlanmanızı sağlar. Salatalarınızın kuru kalmasının önemi hem kaba koyup sakladığınızda bozulma ihtimalinin yok olması, hem de musluk suyunun iyice kurulanmasıdır. Ayrıca kurulanmış yapraklarla yapılan salatalar, sosun lezzetini de daha fazla hissettiriyor.

Kavanozlar ve şişeler
Karbonhidratlar. Esmer pirinç, kepekli makarna, fasulye, mercimek gibi karbonhidrat kaynakları her zaman elinizin altında bulunsun ki yemek yapacağınızda eliniz hep onlara gitsin. Çünkü karbonhidrat içerikli bu besinler vücudumuzun enerji kaynağıdır ve kan şekerinin sabit kalmasını sağlar.

Zeytinyağı. E vitamini içeren zeytinyağının faydaları saymakla bitmez. Damar tıkanıklığını önler, tansiyonu kontrol altında tutar, kolay hazmedilir, sindirimi kolaylaştırır, sakinleştirir, kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Böylesine faydalı bir besini göz önünde bulundurmak sık kullanmamız açısından çok faydalı olacaktır.

Elma sirkesi. Magnezyum içerir ve bu şekilde mutluluk hormonu olarak bilinen seratonin hormonunun salgılanmasını sağlar. Ayrıca elma sirkesinin cilde, saça; kısacası güzelliğe oldukça iyi geldiğini ve kilo vermeye yardımcı olduğunu da hatırlatalım. Salatalarınızda kullanmakta fayda var.

Su. Bol su içmenin sağlığımız için önemini bilmeyen yoktur. Elimizdeki boş bardağı aklımıza geldikçe suyla doldurmak için sürahinin mutfakta göz önünde bir yerde durması iyi olacaktır. Özellikle her sabah kalktığınızda ve her gece yatmadan önce mutlaka bir bardak su içmenizi tavsiye ederiz.

Baharatlıklar
Kırmızı biber. Acıdır, ama faydası çoktur. Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? İçeriğindeki capsantin adlı kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için yapılan kremlerde kullanılır.

Karabiber. Sindirim sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışmasına yardımcı olan karabiber aynı zamanda enerji vericidir. Sadece bunlarla da yetinmez, sinirleri kuvvetlendirir, kansızlığa iyi gelir ve hatta cinsel gücü arttırır.

Sepetler

Tam tahıllı ekmek. Mutfağınızın, yemeklerinizin kurtarıcısı olsun. Çünkü tam tahıllı ekmekler kan şekerini dengede tutar, tatlı arzunuzu bastırır ve doyurucudur. Ayrıca B vitamini kaynağı olan esmer ekmekler yağ da içermediğinden formunuzu korumanıza yardımcı olur.

Meyve. Rengarenk meyvelerde dolu bir sepet mutfağınızda hem dekor olarak çok güzel duracaktır, hem de bol taze vitamin almanızı sürekli aklınıza getirecektir. İçeriğinde farklı oranlarda A, B ve C vitaminleri barındıran kiraz, şeftali, erik, üzüm, muz, çilek, kayısı, mandalina, elma gibi meyveler sepetinizde mutlaka bulunsun.

Kabuklu yemişler. Fındık, fıstık, ceviz gibi kabuklu yemişler doymamış yağ içerirler. Bu yağlar, atardamarları temizlerken, aynı zamanda da ruh haline etki eden serotonin salgılamalarına da olumlu etkide bulunur. Dolayısıyla küçük ve hoş sepetlerde kuruyemişleri raflarınıza yerleştirebilirsiniz.

Taptaze
Nane. Midenin en iyi dostudur. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini görmesine neden olur. Sabahları mide bulantısını keser. Ayrıca taze nanelerle hazırlayacağınız bir çay baş ağrısını ve stresi dindirecek, mide yanmasına iyi gelecektir.

Fesleğen. Küçük bir saksıda yetiştireceğiniz fesleğen hem etrafa muhteşem bir koku saçacak, hem yemeklerinize lezzet katacak, hem de sağlığınıza olumlu etkide bulunacaktır. Fesleğen sakinleştiricidir, öksürüğe ve baş dönmesine iyi gelir, ağız içi yaraları iyileştirir ve hazımsızlığı giderir.

GÜNÜN SÖZÜ

"Erkeklerin en sık yaşadığı hayal kırıklığı, bir kadının da bir beyne sahip olduğunu fark etmeleridir"
Margaret Mitchell

Bir Kadın Ne İster?

Bir Kadın Ne İster

Ruh Halinize Göre Doğru Beslenin

Ruh halinize göre doğru besleninEğer seçimleri doğru yaparsak, yediklerimiz depresyonu, yorgunluğu, sıkıntıyı, siniri ortadan kaldırabilen en 'lezzetli' ilaçlardır.

Canımız sıkkınsa elimiz neye gitmeli? Veya kendimiz çok yorgun hissediyorsak hemen ağzımıza ne atmalıyız? David Zinczenko'nun kitabı 'The Abs Diet For Woman'da bizi iyi moda sokacak besinler ve bunların tarifleri yer alıyor. İşte ruh halimize göre sağlıklı beslenmenin incelikleri...

Canınız sıkkınsa...

Genelde kendimizi mutsuz ve sıkkın hissettiğimizde elimiz ya kocaman bir şeker kavanozuna ya da çikolata kabına gider. Özellikle çikolata, içinde barındırdığı seratonin nedeniyle mutluluk hormonunu yükselttiğinden ve dopamin nedeniyle de motivasyon arttırdığından bu zor zamanlarda en sık sığınılan yiyecektir. Ama mutluluğu başka lezzetlerde bulmamız da mümkün. Örneğin magnezyum ve kalsiyum içeren muz en fazla mutluluk hormonu salgılatan meyvedir. Veya az yağlı, az proteinli, yüksek karbonhidratlı atıştırmalıklar... Örneğin bir parça yaban mersini ile hazırlanmış bir muffin veya ballı, sütlü bir yulaf ezmesini deneyin.

Yorgunsanız...
Eğer yorgunluğunuz sürekli ve aşırı haldeyse demir eksikliği veya anemi söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ilk yapmanız gereken doktora gözükmektir. Bizim size burada vereceğimiz yorgunluk karşıtı öneriler ise hafif yorgunluk hallerinde başvurmanız gereken yollar. Onlar da beslenmenizde demir ağırlıklı yiyeceklere yer vermek; yani baklagil, tahıl, sebze, karides, yağsız et ağırlıklı beslenmekten geçiyor.

Sinirliyseniz...
Açlığın yorgunluğa, yorgunluğun asabiyete neden olduğunu hiçbirimiz inkar etmeyiz herhalde. Herşeyden önce bunları yaşamamak için yapmamız gereken şey kaliteli bir uyku uyumaktır. Bunun için de beslenmemizde bazı şeylere özen göstermemiz gerekir. Ağır bir akşam yemeği üzerine yapılan bir uykuyu düşünün, bir de hafif bir tavuk yemeği ve meyveler üzerine yapılanı... Zinczenko kitabında sağlıklı bir uyku için akşam yemeğinde maksimum 500 kalori almamız gerektiğini vurguluyor. Böylece sinirli ruh halini dolaylı yoldan üzerimizden atabiliyoruz.

Depresyondaysanız...

Depresyonla ilgili yapılan araştırmalarda Omega-3 eksikliği de bir neden olarak ortaya çıkmış. Omega-3'ü nereden bulabilirim derseniz size somon, ton balığı, karides, mezgit, mavi yengeç gibi deniz ürünlerini tavsiye ederiz. Ayrıca bedenin tüm uzuvlarında kan dolaşımını kolaylaştıran çay da yorgunluk ve depresyonla savaşır, kendimizi daha dinç ve iyi hissetmemizi sağlar.

Çocuğum Dil Öğrenmeye Kaç Yaşında Başlamalı?

Çocuğum dil öğrenmeye kaç yaşında başlamalıÇocukların erkenden yabancı dil öğrenmeleri çok önemli. Onları yabancı dille nasıl tanıştırabiliriz?

Her anne babanın sıklıkla sorduğu sorulardan biridir bu: ‘Çocuklar dil öğrenmeye ne zaman başlamalı? Özel bir dönem, kritik bir eşik var mı?’ Peşi sıra da akıllara Ya geç kaldıysak?’ sorusu gelir.

Eğitim bilimciler ve çocuk gelişimciler, dil öğrenmeye kesin şu yaşta başlamak gerekir diyemiyorlar. 

notaBugün gelinen ortak nokta şu ki, ergenlikten önce mutlaka başlanmalı. Bunun sebebi de ergenlikten sonra beynimizin o her tür öğrenmeye açık esnek yapısının biraz katılaşmaya başlaması. Bu katılaşmayı yaşam deneyimlerinin artması olarak düşünün. Bunun getirdiği ön yargılar, endişeler ve hatta yanlış öğrenmeler de var tabii. Bunlar çocuklarımızın kafasında yer etmeye başlamadan önce -ki eşik önceden de dediğimiz gibi ergenlik– onu en az bir yabancı dille tanıştırmamız gerekiyor.

ÇOCUĞUMU BİR DİLLE NASIL TANIŞIRABİLİRİM?

Çocuklar ana dillerini öğrenirken de yeni bir dil öğrenirken de bir “sessiz dönem” geçirirler. Bu dönemde etraflarında neler oluyor gözlemler, her sesi dinlerler ve aynı bir teyp gibi her şeyi kaydederler. Daha sonra da model aldıkları davranış, söz hatta mimikler dahil her şeyi üretmeye başlarlar. Bu dönemler onları yepyeni bir dille tanıştırmak için çok değerli bir fırsat bizim için. Onları mümkün olduğunca, öğrenmesini istediğimiz dile çeşitli yollarla maruz bırakmamız gerekiyor.

BU MODELLER KİM VEYA NE OLABİLİR?

Eğer dil bilen bir anne babaysanız bu model başta siz olabilirsiniz. Öğrendiğiniz İngilizce bir ninniyi veya şarkıyı onu her gece uyuturken söyleyin, yeter de artar bile. Yalnızca bunu yaparak onun tazecik beyninde yepyeni bir kapı açmış olursunuz.

Eğer dil bilmiyorsanız, piyasada veya internet ortamında bulabileceğiniz harika İngilizce şarkılar var. Bebeğiniz veya çocuğunuz oyun oynarken, yemek yerken arkadan bir yerlerden bu şarkılar çaldığında bile dil becerilerinin gelişimine tohum atmış olursunuz.

Eğer erken çocukluk döneminde, artık üretim safhasına geçmiş bir çocuğunuz varsa, orijinal, dublajsız çizgi filmler biçilmiş kaftan. Geçen her sözü anlamasına hiç gerek yok. Önemli olan yabancı dili dinlemesi ve kaydetmesi.

“Sadece dinlemekle olur mu?” demeyin, çünkü uygun bir modelden dinleyeceği her anlamlı söz ileriki konuşma becerilerine bir katkıda bulunuyor.

Yukarıda sıraladığım yöntemleri uyguladığınızda bir anda bülbül gibi yabancı dili konuşmaya başlamayacak tabii ki çocuğunuz, ama ilk adımı atmış olacaksınız.

Evren Gürkaynak 

Doğumdan Sonra Seks Hayatı

Doğumdan sonra seks hayatıAilenize yeni bir üye katılması sizi seksten uzaklaştırmasın. Doğumdan sonra cinsel isteksizlik duygusunu aşmak sizin elinizde…

Dokuz aylık geri sayım sona erdi ve dünyanın en güzel varlığına, bebeğinize kavuştunuz. Peki, bundan sonra eşinizle tıpkı hamilelik öncesi olduğu gibi sorunsuz bir cinsel hayat yaşamanız mümkün mü? Uzmanlar bu soruya, “evet” yanıtını veriyor.

Ancak, kendinizi bu yeni hayata nasıl hazırladığınızla ilgili her şey. Ne de olsa eşinizin yanı sıra tüm ilginizi vermeniz gereken bir bebeğiniz var artık kucağınızda.

Kadın neden seksten uzaklaşır?
Uzmanlara göre, normal doğumdan yaklaşık altı hafta, sezaryenle doğumdan ise üç ya da dört hafta sonra fizyolojik olarak kadınlar cinsel ilişkiye girmeye müsait hale geliyorlar. Ancak, psikolojik olarak kendinizi seks yapmaya hazır hissetmeyebilirsiniz. Zira artık bir annesiniz ve kimliğinizi sadece annelik ile özdeşleştirip kadınlığınızı bir kenarda bırakmış olabilirsiniz.

Annelik duygusunun vermiş olduğu endişe ve sürekli çocuğu düşünme telaşı ile çoğu yeni anne, eşini ikinci plana attığının farkında bile olmaz.

Şu da bir gerçek ki doğumdan sonra kadınlık hormonlarının bir kısmı azaldığından cinsel istek de azalabilir. Ancak, bu geçici bir durumdur.

Süt verme döneminin ortalarına doğru hormonal fonksiyonlar tekrar normale dönmeye başlayacaktır. Sorun uzun vadede devam ederse, cinsel isteksizlik ve ilişki kuramama söz konusu olursa, doktorunuza danışarak hormon tedavisi uygulayabilirsiniz.

Erkek nasıl davanmalı?

Çocuktan sonra cinsellikten uzaklaşma, sadece kadında değil, erkekte de görülebilen bir durumdur.

Karısının sekse karşı ilgisiz olması, ilgisini bebeğine yöneltmesi, erkeği de seksten soğutabilir. Ya da seks yapmayı istediği halde eşinin artık kendisiyle ilgilenmediği ve dışladığı düşüncesiyle mutsuz olabilir.

Çiftin birbirine karşılıklı anlayışla yaklaşması, özellikle erkeğin eşinin bu döneminin geçici olduğunu bilerek sabır göstermesi önemlidir.

Cinsel ilişki olmasa bile sarılıp öpüşmeyi, tensel teması hiçbir şekilde kesmemek, her iki taraf için de doğru olandır.

Eşi normal doğum yapan erkeklerin bazıları, doğum sahnesini düşünerek seksten soğuduklarını ya da eşlerini emzirirken izlemelerinin seks isteğini azalttığını söylese de uzmanlar, bunun cinsel ilişkiden kaçmak için geçerli bir bahane olmadığı konusunda birleşiyorlar. Zira anneliğin başka, cinsel dürtünün başka bir şey olduğunu söylüyorlar.

İletişim kurmayı deneyin
Şunu iyi bilmek gerekiyor ki çocuktan sonra çiftlerin sekse olan ilgilerinin azalması, geçici bir durumdur.

Doğumdan sonraki ilk dönemde ortaya çıksa da zamanla eşler birbirlerine karşı cinsel ilgi duymaya yeniden başlarlar.

Tüm ilişkilerde anahtar niteliği taşıyan “iletişim”, bu sorunda da devreye girmelidir. Eşler birbirlerine baskı yapmadan destek olmak ve sevgi göstermekle süreci kolaylaştırabilirler. Ancak, bebekten sonra hiçbir şekilde cinsellik yaşanamıyorsa, bir uzmandan yardım almak gerekebilir.

Emzirmek, hamile kalmaktan korumaz
Yaygın kanının aksine, emzirme, doğurganlığı geciktirse de kadının ne zaman adet görmeye başlayacağı önceden bilinemeyeceğinden, emzirme dönemi hamile kalınmayacağı anlamına gelmez. Bu dönemde en iyi doğum kontrol yöntemi, erkeğin prezervatif kullanmasıdır.

Doğum sonrası kadının vajina duvarları ve rahmi genişlediğinden diyafram, doğum kontrol yöntemi olarak etkisiz kalabilir. Ancak doğumdan iki, hatta üç ay sonrasında diyafram kullanılabilir.

Emziren kadınların doğum kontrol hapı seçerken dikkatli olmaları ve mutlaka doktora danışmaları gerekiyor. Hap kullanmakta zorlananlar için doktorunuz, enjeksiyon yöntemleri önerebilir.

Kendi İyiliğiniz İçin Yavaşlayın

KadınEnerjinizi artırmak, iş hayatında başarılı olmak, hatta daha iyi bir anne olmak için kendinizi biraz yavaşlatın!

Araba kullanıp ‘bir yandan da’ makyaj yapanlar (çünkü evden aceleyle çıkılmıştır ve hemen işe yetişilmesi gerekiyordur) veya televizyonda haberleri izlerken ‘bir yandan’ bilgisayardaki işlerini halledenler (çünkü bilgisayardaki kişisel işlere ayıracak başka vakit yoktur) veya ev alışverişini yaparken ‘bir yandan da’ telefondan atması gerek mesajları atanlar… Kısacası sürekli ‘bir yandan da’ şeklinde yaşayanlar. Bu yazı sizler için!

Bu modern çağ hastalığından kurtulmanın vakti geldi. Sürekli acele etmek, telaş halinde olmak ufak bir detay gibi gözükse de; yorgunluk, stres, kilo kaybı, cinsel isteksizlik gibi sorunlara neden olabiliyor. Dolayısıyla kendinizi yavaşlatmayı öğrenirseniz ve bunu yaşamınız boyunca uygulayabilirseniz, birçok hastlığa yakalanma riskini azaltabilir, daha iyi ilişkilere sahip olup, daha uzun yaşayabilirsiniz…

Yavaşlayın; enerjiniz artacak
Böylesine hızlı bir tempoda yaşamak, sağlıksız bir şekilde nefes almaya, kesik soluklara; dolayısıyla beyin ve vücut için gerekli olan yeterli seviyede oksijenin alınmamasına neden olur. Bu da halsizliğe, bitkinliğe ve sinirliliğe yol açar... Peki enerjimizi yükseltmek için nasıl yavaşlayabiliriz? Nefesinizi burundan içinize çekerek 1'den 4'e kadar sayın. Ardından yine aynı şekilde sayarak nefesinizi burnunuzdan yavaşça bırakın. Diyaframınıza dikkat edin; nefes alırken yükselip, verirken sönmesine özen gösterin. Bunu gün boyunca aklınıza gelen her zamanda uygulayın.

Yavaşlayın; formunuzu koruyabileceksiniz
Fazla kilolarınızın sebeplerinden birinin hızlı yemek yemek olduğunu biliyor muydunuz? Tabağınızı hızlı bir şekilde silip süpürdüğünüzde, midenize "doydum" sinyalini beyne göndermesi için ihtiyacı olan 20 dakikayı vermemiş oluyorsunuz. Dolayısıyla sinyal beyninize ulaşana kadar siz ihtiyacınız olandan çok daha fazla kaloriyi almış oluyorsunuz. Ayrıca telaş ve acele yüzünden ertelediğiniz öğle veya akşam yemekleri de vücudunuzun kalorileri yağ olarak depolamasına ve kilo almanız neden olur. Peki yemek konusunda nasıl yavaşlayacağız? Yemek yerken televizyon izlemeyerek, cevapsız e-mail'lere cevap yetiştirmeye çalışmayarak; yani teknolojiyi devre dışı bırakıp yediğimiz yemeğin her lokmasını hissederek, ruhumuzu da besleyerek... Düşünsenize, eğer o son birkaç lokmayı ağzınıza atmadan önce doyduğunuzu fark edip, elinizdeki çatalı bırakırsanız, bir günde aldığız kalori miktarından 100 kalori azaltabilirsiniz; ki bu da yılda 5 kg eder.

Yavaşlayın; daha iyi bir anne olacaksınız
Eğer günleriniz bebeğinizin oyuncaklarını toplayıp, evin dağınıklığını düzene sokmak, yemekleri hazırlamak ve ev dışındaki işlerinizi halletmekle geçiyorsa; çocuğunuzu yakından tanıma fırsatını her geçen gün kaybediyorsunuz demektir. Küçük yaşlarında özellikle onlarla iletişim kurarak ilgilenmeniz gerektiğinden, işlerinizi hafifletmeli, yavaşlamalı ve vaktinizi çocuğunuza ayırmanızı tavsiye ederiz. Zaman konusunda sıkışık olmanız çok normal, ama çok kısa süreler yaratarak çocuklarınızla ilgilenmeniz mümkün. Mesela onlar kahvaltı ederken öğle yemeğini hazırlamak üzere tezgah başına geçmek yerine onlarla birlikte masaya oturun; veya onlar oyun oynarken siz de çamaşırları toplamaya kısa bir ara verin ve oyunlarına dahil olun...

Yavaşlayın; iş hayatında daha başarılı olacaksınız
İşteki projelerinizi bitirmek için acele etmek, ardı ardına toplantılara girmek ve aynı anda birçok işi üzerinize almak hem yaratıcılığınızı, hem de üreticiliğinizi yok edecektir. Bu kadar çok işi aceleyle halletmeye çalışmak, derin düşünme yetinize izin vermeyecek, böylece çözüm üretmenizi engelleyecek; hatta hatalar yapmanıza neden olacaktır. Peki iş hayatında daha verimli olmak için nasıl yavaşlamalı? Öncelikle bitirmeniz gereken işlere karar verin ve sıralayın; kendinize sorun "İlk önce hangisini yapmalıyım?". Bu şekilde her işe ayrı odaklanarak, birini başarıyla tamamladıktan sonra diğerine odaklanın.

Yavaşlayın; daha iyi bir seks yaşamınız olacak
Kronikleşmiş acele hastalığı stres hormonlarının artmasına neden olur; böylece vücudun dopamin, yani libidoda önemli rol oynayan doğal kimyasallarının üretimini engeller. Cinsel yaşamızın yerini bir anda uyku dolu geceler alır. Dolayısıyla yavaşlama bu açıdan da önemlidir. Nasıl bir yavaşlama mı? Telaşınıza neden olan zamansızlığın içinde partnerinizle iletişime mutlaka vakit ayırarak. Ne kadar duygusal bir iletişime sahip olursanız, birbirinizi o kadar daha fazla arzularsınız.

İlişkilerdeki Temel Problemlerin Çözümleri

Aşkİlişkilerinde, eninde sonunda birkaç engebeyle karşılaşmayan çift sayısı çok nadirdir. Uzmanlar, eğer bu problemlerin neler olabileceğini önceden kestirebilirseniz, fırtınayı atlatma şansınızın artacağını söylüyor.

Normal olarak bir çiftin hayatlarını birleştirmeden önce belli başlı bazı konuları tartışması beklenir: para, ihtiyaçlar, aile yaşantısı gibi… Tabi ki öncesinde bu konuları konuşmuş olsanız bile, evlilik (veya uzun süreli birlikte yaşanılan bir ilişki) kesinlikle düşündüğünüz gibi olmayacaktır.

‘‘Evlilikteki Dönüş – The Marriage Turnaround’’ kitabının yazarı, evlilik ve aile terapisti Dr. Mitch Temple’a göre, her evlilikte sorunlar çıkmasına rağmen, bu sorunları idare etmede başarılı olan çiftler aşklarını devam ettirebiliyorlar. Evlilik süresince çabalayarak, problemleri çözmeye uğraşarak, ve günlük yaşamdaki karmaşık konuların etrafından ustaca sıyrılmayı öğrenerek başarı kazanıyorlar.

İşte bazı sıkça görülen sorunlar ve bunların nasıl çözüleceği hakkında ipuçları:

İlişki Problemi: İletişim

‘‘Aileleri Kaynaştırmak – Blending Families’’ kitabının yazarı Elaine Fantle Shimberg, ‘‘Bütün ilişki sorunları zayıf iletişim becerisinden çıkar. Cep telefonunuzu kontrol ederken, TV izlerken veya bir indirim mağazasında dolanırken, iletişim kurulamaz.’’ diyor.

Sorun giderici stratejiler:

• ‘‘Zaman yaratın… Evet, gerçek bir buluşma ayarlayın. Eğer birlikte yaşıyorsanız, cep telefonlarınızı titreşime alın, çocuklarınızı yatırın ve ev telefonunuza telesekreter cevap versin.’’ diyor Shimberg. Gerçekten ona zaman ayırın.
• Eğer sesinizi yükseltmeden konuşamıyorsanız, sizi bağırırken görürlerse hoş hissetmeyeceğiniz yerlerde tartışın. Kütüphane, park, restoran gibi… Evet yanlış duymadınız, bağırmak sizi utandırabilir ve bu da sesisini alçatmanızı sağlar . Bu sayede kendinizi zorlayarak da olsa düzgün bir iletişimin ilk adımları atılabilir.
• Bazı tartışma kulları koyun. Bir taraf diyeceklerini bitirmeden söz kesmemek, ‘‘Her zaman böyle yapıyorsun.’’, ‘‘Hiçbir zaman şöyle yapmıyorsun.’’ gibi cümleleri yasaklamak gibi…
• İletişimimin büyük bir kısmının dinlemek olduğunu unutmayın ve vücut dilinizin bunu yansıtmasını sağlayın. Yani kağıtlara bir şeyler karalamayın, saatinize bakıp durmayın, tırnaklarınızı kemirmeyin vb… Kafanızla onaylayın ki karşınızdaki kişi mesajın yerine ulaştığına emin olsun. Eğer gerek duyarsanız cümleyi yineleyin. Örneğin; ‘‘Anladığım şu ki ikimizin de çalışıyor olmasına rağmen senin evde daha fazla iş yaptığını söylemek istiyorsun.’’ gibi. Eğer haklıysanız, karşınızdaki onaylayabilir ve aslında karşınızdakinin asıl demek istediği ‘‘Hey, devamlı arkanı toplamak zorunda bırakarak bana çok daha fazla iş çıkartıyorsun!’’ ise bile bunu daha nazik bir biçimde söyleyebilir.

İlişki Problemi: Seks

Amerika’da yayınlandığı ilk günden itibaren ilişkilere mantıklı çözümler getiren bir kaynak olarak bakılan kitap ‘‘Lütfen Hayatım, Bu Gece Olmaz – Please Dear, Not Tonight’’ yazarı Fay, ‘‘Birbirlerini seven partnerler bile sekste uyumsuz olabilirler. Bu sorunlar bize kadınlarında erkeklerin de aslında cinsellik eğitimi ve kendi seksüel farkındalığının yetersiz olduğu gerçeğini veriyor.’Ancak yine de seks yapmak belki de vazgeçmemiz gereken en son şey. Seks bizi birbirimize yaklaştıran, vücutlarımıza fiziksel ve zihinsel olarak yardım eden hormonları açığa çıkarır ve sağlıklı bir çiftin arasındaki kimyayı canlı tutar.’’ diye de ekliyor.

Sorun giderici stratejiler:

• Fay’e göre çözüm; ‘‘Plan, plan, plan’’. ‘‘Bir günde uzlaşın. İlla ki iki tarafın da yorgun olacağı bir gece olmasına gerek yok” diye öneriyor Fay. ‘‘Seksin tarihi bir kere belli oldu mu, bu durum ilgiyi arttırır.’’ diyor Fay ve bazı şeyler katmanın seksten alınacak keyfi de arttıracağını ekliyor.
• California’lı yüksek lisans sahibi fizyoterapist Allison Cohen ise, ayrıca partnerinize onun neyin tahrik ettiğini sormanızı ve kişisel bir ‘seks listesi’ hazırlamanızı öneriyor. Tabi ki aynı şeyi partnerinizin de yapması kaydıyla. Birbirinizin gerçekte nelerden tahrik olduğunuzu öğrenin. Cevaplar sizi şaşırtabilir. Listeleri karşılaştırın ve iki tarafın da hoşuna gidecek yeni senaryolar üretmekte kullanın.

İlişki Problemi: Para

Para problemleri, yüksek düğün masrafları yüzünden düğün yeminleri edilmeden çok daha önce bile başlayabilir. Amerikan Ulusal Kredi Danışmanlık Vakfı (NFCC), özellikle para sıkıntısı olan çiftlere düğünden önce finansal durumları hakkında uzun bir konuşma yapmalarını öneriyor.

Sorun giderici stratejiler:

NFCC uzmanları, bu çok gereken konuşma için şu tavsiyeleri veriyor:
• Şu andaki finansal durumunuz hakkında dürüst olun. Eğer işler kötüye giderse, aynı hayat tarzını devam ettirmek gelir kaybınız inanılmaz bir dereceye ulaşana kadar sürer.
• Konuya bir savaş gibi yaklaşmayın. Bunun yerine iki taraf için de uygun ve tehdit unsuru içermeyen bir zaman belirleyin.
• Bir tarafın çok harcayan, diğer tarafın da biriktiren karakterde olabileceğini, bu iki durumun da avantajları olduğunu ve karşınızdakinin eğilimlerden bir şeyler öğrenebileceğinizi kavrayın.
• Borç veya gelir saklamayın. Masaya son alınan kredi raporunuzu, banka duyuruları, ödeme emirleri, sigorta poliçeleri, borçlar ve yatırımlar gibi dokümanlarınızı getirin.
• Karşınızdakini suçlamayın.
• Tasarruflarınızı biriktiren ortak bir bütçe hazırlayın.
• Kimin aylık hangi faturaları ödemekten sorumlu olacağına karar verin.
• İki tarafa da belli bir miktar parayı kendi kararıyla harcama konusunda izin verin.
• Uzun ve kısa vadeli hedeflerde uzlaşmaya varın. Kişisel hedeflerin olması iyi bir şey ama ailevi hedeflerinizi de düşünmeniz gerek.
• Eğer gerekli olursa, ebeveynlerinizin yaşlandıklarında bakımıyla ve finansal ihtiyaçlarıyla ilgili neler yapabileceğinizi konuşun.

İlişki Problemi: Evdeki İşlerle İlgili Tartışma

‘‘Günümüz ekonomisi nedeniyle bugünlerde çoğu çift dışarıda, hatta çoğu zaman bir işten fazla işte çalışıyor. Bu yüzden evin gerektirdiği işleri eşit şekilde bölüşmek çok önemli. ‘’ diyor Prof. Dr. Paulette Koufmann Sherman. Sherman, ‘‘Bütün Yönleriyle Flört: Çekim Kanununu Gönül İşlerinde Nasıl Kullanırsınız? – Dating From Inside Out: How to Use the Law of Attraction in Matters of the Heart’’ kitabının da yazarı. Sorun giderici stratejiler:

• Evdeki ayrı işleriniz konusunda organize ve açık olun. Sherman, ‘’Yapılacak bütün işleri bir kağıda yazın ve kimin neyle ilgileneceğine karar verin.’’ diyor. Ama adil olun. İkinizin de işlerinin eşit olmasını sağlayın ki herhangi bir gücenme olmasın.
• Başka çözümlere de açık olun. Eğer ikiniz de ev işinden nefret ediyorsanız belki bir temizleme şirketini düşünebilirsiniz. Eğer biriniz ev işi seviyorsa diğer partner çamaşır ve bahçeyle ilgilenebilir. İki tarafa da adil geldiği sürece yaratıcı olabilir ve tercih kullanabilirsiniz.

İlişki Problemi: İlişkinizi Ön Plana Almamak

Eğer aşk hayatınızı canlı tutmak istiyorsanız, ilişkinizi hayatınızın odak noktası yapmak ‘‘Kabul ediyorum’’ demekle bitmiyor. ‘‘Evlilik Sihri: Bulun, Yakalayın ve Sürmesini Sağlayın – Marriage Magic:Find It, Keep It and Make It Last’’ kitabının yazarı, Prof. Dr. Karen Sherman, ‘’İlişkilerdeki şehvet duygusu zamanla kayboluyor. Bu yüzden kendinizinkini, önceliğiniz yapın.’’diye belirtiyor.

Sorun giderici stratejiler:

• İlk beraber olmaya başladığınızda yaptığınız şeyleri yapın. Memnuniyetinizi gösteren hareketler yapın, birbirinize iltifat edin, gün içinde birbirinizle konuşun ve alaka gösterin.
• Gece buluşmaları ayarlayın. Takviminizde bu geceleri, hayatınızdaki diğer önemli olaylar gibi işaretleyin.
• Birbirinize saygı duyun. ‘‘teşekkür ederim’’, ‘‘minnettarım’’ gibi kelimeler kullanın. Bu, partnerinizin sizin onu düşündüğünüzü anlamasını sağlayacaktır.

İlişki Problemi: Fikir Ayrılığı

New York’lu fizyolojist Prof. Susan Silverman’a göre arada sırada oluşan fikir ayrılıkları hayatımızda kaçınılmazdır. Prof. Silverman’nın görüşleri. Onlardan kaçamazsınız ve yok sayamazsınız. Eğer çift olarak kendi kabusunuzda başrol oynamaya başladığınızı hissederseniz, bu zehirli rutine ara verme zamanı gelmiş demektir. Bu basit gerçekleri bilmek sinirinizi yatıştıracak ve duruma sakin bir bakış atmanızı sağlayacaktır.

Sorun giderici stratejiler:

‘‘Fikir ayrılıklarını çözme yeteneği sizin ve partnerinizin daha yapıcı bir şekilde tartışabilmenizi sağlar.’’ diyen Silverman, şu tavsiyeleri veriyor:

• Kurban değilsiniz. Bir tepki vermek veya nasıl bir tepki vereceğiniz sizin seçiminiz. • Kendinize karşı dürüst olun. Bir tartışmanın ortasındayken söyledikleriniz sonuca yönelik mi yoksa intikam amacı mı güdüyor? Eğer yorumlarınız suçlayıcı ve yaralayıcı ise derin bir nefes alıp strateji değiştirmeniz gerekir.
• Değişin. Eğer tepkileriniz geçmişte size acı ve mutsuzluk getirenlerle aynıysa, bu sefer de farklı bir sonuç bekleyemezsiniz. Ufak bir değişim bile çok şey ifade edebilir. Eğer genelde karşınızdaki konuşmasını bitirmeden hemen kendinizi savunmaya geçiyorsanız, bu sefer bir-iki dakika bekleyin. Bu ufak değişimin nasıl bütün tartışmanın şiddetini değiştirdiğini görüp şaşıracaksınız.
• Biraz taviz verip çok şey kazanın. Hatalı olduğunuzda özür dilemeyi deneyin. Zor olduğu kesin, ama bir şans verin ve sonunda ne kadar mükemmel bir şey oluyor görün.
Silverman, ‘’Hiç kimsenin davranışını tamamen kontrol edemezsiniz.’’ diyor. ‘’Değiştirebileceğiniz tek davranış kendinizinki...’’

İlişki Problemi: Güven

Güven bir ilişkinin temel taşlarından biridir. Partnerinize güvenmemenize neden olan bazı davranışlar mı var veya sizin içinizde başkalarına güven duymanızı engelleyen çözülmemiş sorunlar mı var?

Sorun giderici stratejiler: • Tutarlı olun.
• Dakik olun.
• Yapacağım dediğiniz şeyi yapın.
• Partnerinize ya da başkalarına, ufak beyaz yalanlar bile söylemeyin.
• Bir tartışmada bile adil olun.
• Karşınızdakinin duygularına karşı hassas olun. Aynı şekilde düşünmek zorunda değilsiniz ama partnerinizin hislerini küçümsemeyin.
• Arayacağınızı söylediğiniz zaman arayın.
• Geç kalacağınızı söylemek için arayın.
• İşlerde payınıza düşeni yapın.
• Bazı şeyler ters gittiğinde aşırı tepki göstermeyin.
• Eski dosyaları tekrar açmayın.
• Asla geri alamayacağınız şeyler söylemeyin.
• Kıskanç olmayın.
• Partnerinizin sınırlarına saygılı olun.
• İyi bir dinleyici olun.

‘‘İlişkilerin iniş ve çıkışları olmasına rağmen, evlilik problemlerinden tamamen kurtulmak olmasa bile onları en aza indirmek için iki tarafın da yapabileceği şeyler var.‘’ diye konuşuyor psikolog Karen Sherman. Gerçekçi olun. Eşinizin sizin bütün ihtiyaçlarınızı karşılayacağını ve bu ihtiyaçları sormadan anlayabileceğini düşünmek, bir beyaz atlı prens veya prenses masalıdır. Neye ihtiyacınız olduğunu direk olarak sorun.

Mizah duygunuzu kullanın. Boş vermeyi ve eğlenmeyi öğrenin. Ayrıca ilişkiniz üzerinde çalışmaya ve ilişkinizin neye ihtiyacı olduğunu anlamaya istekli olun. Başka birisiyle daha iyi olacağını düşünmeyin, iletişim yeteneklerinizin eksikliğinden dolayı bu ilişkinizdeki aynı sorunlar, yeni ilişkinizde de var olacaktır.

Aldatan Erkeğin Yalanları

AdamEğer sevdiğiniz erkeğin yalan söylediğini anlamak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken noktaların birkaçı şöyle:

Sizinle konuşurken yüzünüze dokunuyorsa, gülümsüyorsa, gözlerini kaçırıyorsa, yüz kasları titremeye başladıysa, kollarını çaprazlama tutuyorsa ya da konuşma anında bacak bacak üstüne atarsa, gözbebekleri küçüldüyse, "Evet" cevabı verirken başını "Hayır" anlamında iki yana sallarsa, ellerini saklarsa, kelimeleri yanlış söyleyip tutuk konuşuyorsa, bilin ki size yalan söylüyor!

1- Telefonda erkek ismiyle kayıtlı kızlar

Erkekler artık uyandı. Önceden sevgililerinin telefonlarını cep telefonlarına kaydetmez, ceplerine herhangi bir yere isimsiz not düşerlerdi. Şimdi durum farklı... Onlar şimdi görüştükleri diğer kızların adını erkek isimleriyle kaydedip, sorunu geçiştiriyorlar.

2- Sevgiliye ikinci bir telefon hattı

Ayrıca şimdi erkekler telefondan dolayı yakalanmamak için, sevgiliye ve kendisine ikinci bir telefon hattı alıp dilediklerince görüşüyorlar. Bu durumda yakalamak biraz zor. O hattı bilmediğiniz müddetçe tabii... Ancak ikinci bir telefonu varsa, onu saklaması biraz zor olabilir.

3- Sürekli özür diliyorsa

Size bir tatlı sözü çok gören erkeğiniz, süt dökmüş kedi gibi yanınızdan ayrılmıyorsa, bilin ki bu işin içinde bir iş var. Durumu çakmayasınız diye yapmadığı numaralar kalmayan erkeğiniz, hiç beklemediğiniz bir anda elinde çiçeklerle geliyorsa, sizi yemeğe götürüyorsa ya da ani sürprizler yapıyorsa dikkat edin.

4- Sık sık hediye alıyorsahediye

Daha önce sizi hiç düşünmeyen partneriniz birden sizi hediyelere boğmaya başladıysa, dikkat! Suçluluk duygusu adama birçok şey yaptırır çünkü. Tabii kadınına böylesine hoş sürprizler yapan her erkek aldatıyor diyemeyiz ancak, kilit noktanın sezgileriniz olduğunu unutmayın.

5- Yeni teknolojiler yalanlara hizmet ediyor

Size seyahate çıkacağını söyledi ve havaalanından arayıp cep telefonunu çaldırdığını iddia ediyor. Ankesörlü telefondan arıyormuş! Gerçekten de arka planla uçak sesleri ve bir gürültü duyuyorsunuz... Ama sakın o kadar emin olmayın. Son zamanlarda çıkan yeni bir teknoloji ürünü, istenen ortamın sesini çıkartıyor. Havaalanı, trafik, ofis ortamı... Bunu telefona dayadıkları anda tamam!

6- Gideceğim yer yakın, boşver arabayı...

Araçları olmasına rağmen, arkadaşlarıyla buluşmaya diye çıkıp "Bir kahve içeceğiz zaten, yakın, aracı almama gerek yok" diyen bir erkek, böylece daha baştan eve geç geleceğinin sinyalini veriyor. Geciktiğinde de, "Taksi bulamadım" ya da "Aracımız kaza yaptı" gibi bahanelerle karşınıza çıkıyorsa, öncesinde de buna benzer davranışlarla sık karşılaştıysamz, tırnaklarınızı göstermenizde fayda var.

7- Bizimkilere uğradım, uyuyakalmışım!

Hiçbir anne, siz aradığınızda yorgunluktan uyuya kaldığını söylemesini rica eden ana kuzusu oğluna, hayır diyemez. Annelerini çapkınlıklarına alet eden erkeklerle baş etmenin en etkili yolu, annesiyle sıkı bir ilişki kurmaktır!

8- Şarjım bitti!

İnanmayacaksınız ama erkekler hala bu yalanın altına sığınmaya devam ediyor. Kadınlarsa inanmaya devam ediyor! Cep telefonlarının şarjı eskisi kadar kısa sürede bitmiyor...

9- Uçakta yer bulamadım

Hafta içi iş için şehir dışına çıktı, şimdi de hafta sonu için gelemeyeceğini söylüyor, çünkü uçakta ya da otobüste yer yokmuş! İlk bakışta mantıklı gibi görünse de, bu da kuyruklu bir yalan! Hemen uçak ya da otobüs şirketini arayıp, yer olup olmadığını öğrenebilirsiniz...

10- Beni anlamıyorsun!

Erkekler bir yanlış yaptıklarında zeytinyağı gibi üste çıkmaya bayılıyor. Biraz sıkıştırın, "Seninle de bir şey konuşulmuyor" gibi kaçamak cümlelere başvuruyorlar. Biliyorlar ki, karşınızda biraz daha konuşurlarsa yaramazlıkları ortaya çıkacak. Onunla konuşmayı bile başaramıyorsanız, üstelik hareketleriyle sizi aldattığından da şüpheleniyorsanız, o erkekte neden ısrar ediyorsunuz? Boşverin. 

Sevgi & Aşk