| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

1279 "kadın" etiketi kullanan gönderi (sayfa 4)"kadın" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Seksle ilgili doğru ve yanlışlar!

CinsellikKulaktan dolma bilgilerle ne kadar sağlıklı bir cinsellik yaşanabilir ki! Gelin, seks mitlerinin doğrularını ve yanlışlarını ayıralım…

Çok orgazm, az sperm demektir (DOĞRU)
Erkekler ne kadar çok orgazm yaşarlarsa, vücutları o kadar az sperm üretir. Örneğin bir gün önce orgazm yaşayan bir erkek bir çorba kaşığı kadar sıvı boşaltırken, birkaç saat önce orgazm olmuşsa daha az sıvı üretir.

Çikolata cinsel isteği artırır (DOĞRU)
Yapılan araştırmalar, her gün çikolata yiyen kadınların seks konusunda daha istekli olduklarını ve daha şiddetli orgazm yaşadıklarını söylüyor.

Ön sevişmeyi olabildiğince uzatmak gerekir (YANLIŞ)
Ön sevişme her ne kadar özellikle kadın açısından genital bölgenin gevşemesi ve kayganlaşması için gerekliyse de ayarını tutturamayıp bu süreyi fazla uzatmak, hem kadının hem de erkeğin orgazma ulaşma süresini uzatıp ve orgazm şiddetini düşürebilir.

Erkekler her 7 saniyede bir seks düşünür (YANLIŞ)
Bazıları daha insaflı davranıp, “Hayır, 58 saniyede bir” diyor. Bu sayılar her yerde uçuşuyor aslına bakarsanız. Ancak, erkeklerin sadece yüzde 23’ü sık sık seksi düşündüğünü, fantezi kurduğunu söylüyor.

Kadınlar sadece klitoryal orgazm yaşarlar (YANLIŞ)
Klitorisin uyarılması sekste çok önemli ve birleşme olmaksızın sadece klitorisin uyarılmasıyla da kadınlar orgazma ulaşabilirler. Ancak, klitoryal orgazmın yanı sıra vajinal orgazm da yaşayabilirler. Tabii bu, öğrenilmesi gereken ve defalarca ilişkiye girerek kazanılabilecek bir tecrübe.

Önemli olan boyu değil işlevi (DOĞRU)
Vajinanın alt 3’te 1’lik kısmı zengin bir sinir ağına sahipken, üst 3’te 2’lik kısımda sinir lifleri nispeten daha azdır. Bu nedenle alt kısım çok daha hassas ve penis en çok bu kısmı uyarır.

Kalp hastaları cinsel yaşamdan sakınmalı (YANLIŞ)
Bir araştırmaya göre, sabah yataktan kalktığımız an ile cinsel ilişki sırasında kalp krizi geçirme riski aynı.

Yaşlanınca cinselliğin kalitesi azalır (YANLIŞ)
Seks hayatı yaş ilerledikçe farklılaşsa da bu, eskisinden daha kötü olacağı anlamına gelmez. Yaşı ilerleyen kadınların cinsellik açısından kendilerine güvenleri artar ve cinsel birleşmeden daha fazla zevk alırlar. Üstelik hamile kalma riski olmadan özgürce sevişebilirler.

Yoğurt ve peynir cinsel gücü artırır (DOĞRU)
Bu yiyecekler, triptofan içerdiğinden, cinsel gücü olumlu etkiler. Orta Avrupa kültüründe, uzun akşam yemeklerinin peynirle tamamlanmasının altında, triptofanı beyne daha fazla ulaştırıp, kendini iyi hissetme duygusundan faydalanma ve sekse yönelmeyi kolaylaştırmanın yattığı düşünülüyor.

Vajinusmus ilaçla tedavi edilebilir (YANLIŞ)
Cinsel birleşme esnasında vajina girişindeki 3’te 1’lik kısmın istem dışı kasılarak penis girişine izin vermemesi anlamına gelen vajinusmusun tek tedavi biçimi, cinsel terapidir. Ne ağrı kesici jeller, ne kas gevşetici ilaçlar sorunu çözemez, çünkü bu hastalık vajinayla değil, beyinle ilgilidir.

Suda seks, spermleri öldürür (DOĞRU)
Havuzda ya da küvette seks, bazı spermleri öldürür. Özellikle sıcak su, testisleri aşırı ısıtıp spermlerin ölmesine yol açar. Ancak, bunu hiçbir zaman için iyi bir doğum kontrol yöntemi olarak düşünmeyin. Geride, yumurta avına çıkmış spermlerin kalmadığını bilemezsiniz!

Doğumdan sonra kadında cinsel istek azalır (DOĞRU)
Loğusalık döneminde süt salgılanmasıyla birlikte kadının hormon düzeylerinde bir azalma olduğundan cinsel isteksizlik gerçekleşebilir. Bu durum genelde iki ay sürer. Cinsel ilişkinin tekrar başlaması kadının kendini ilişkiye hazır hissetmesiyle alakalıdır.

Menopozda cinsel arzu azalır (YANLIŞ)
Menopozla birlikte hormonlarda değişiklikler oluşsa da cinsellik sadece hormonlarla açıklanamayacağından, menopozla birlikte seks de biter diyemeyiz. Zira 50 yaş üzerindeki kadınların yüzde 70'inden fazlasının istek azalması dahil, cinsel yaşamları ile ilgili herhangi bir şikayetleri bulunmadığını araştırmalar ortaya koyuyor.

Sevişmede nihai hedef cinsel birleşmedir (YANLIŞ)
Pek çok kadın cinsel birleşme olmadan, yeterince uyarılmışsa orgazma ulaşır. Erkek, sevişmede sadece birleşmeye odaklanırsa, çoğu zaman sevişme kadın için zevkli bir aktivite olmaktan çıkar.

Seks hakkında 10 yeni sır!

CinsellikSeks hakkında bütün ezberlediklerinizi bir kenara bırakın. Mutlu cinselliğe yaklaşmanızı sağlayacak sırlarla tanışmaya hazır mısınız?

1- Emziren bir arkadaş libidonuzu artırabilir
Kokuların cinsel hayatımız üzerinde güçlü bilinçaltı etkileri olduğunu biliyor muydunuz? Süt veren kadınların yaydığı koku, etraflarındaki tüm kadınların libidosunu yüzde 50 artırabiliyor. Feromon hormonları kadınlara, “Artık senin de hamile kalma zamanın geldi” mesajı veriyor ve sekse yönlendiriyor.

2- Kadınlar zihnen daha çok aldatıyor

Araştırmalar kadınların erkekleri zihnen daha sık aldattıklarını ortaya koyuyor. Kadınların yüzde 80’i tanıdıkları bir erkekle ilgili fanteziler kurarken, erkeklerin yüzde 75’i yalnızca pornografik görüntüleri hayal ediyor. Erkekler için beğendikleri bir kadınla seks yapmayı hayal etmek zor değil, ancak porno dergilerinde gördükleri kızlar dururken o kadar çaba sarf etmeye değmez. Kadınlar ise fantezi nesnelerine kanlı canlı bir karakter eklemek istiyorlar.

3- Yaşlanmak orgazmda zirve yapmaktır
Yaşlanmak seks hayatının bitmesi değil, orgazm olma şansının zirve yapması anlamına geliyor. Yeni bir araştırma, 36-45 yaş aralığındaki kadınların yüzde 63’ünün her seks yaptıklarında orgazma ulaştıklarını gösteriyor. Daha genç kadınlardaysa bu oran yüzde 28. 65-74 yaş arasındaki kadınların bile yüzde 53’ünün cinsel hayatları aktif şekilde devam ediyor.

4- Kadınlar da porno sever
Tahmin edilenin aksine kadınlar da cinsel hayatlarını renklendirmek için erkekler kadar porno izliyorlar. Üstelik pek çoğu porno eşliğinde sevişecek kadar cesaretli. Eğer siz de merak ediyor ama aşırı şiddet içeren görüntülerle karşılaşmaktan korkuyorsanız, seçim konusunda eşinizden yardım alın.

5- Cinsel güdüleriniz genetik olabilir
Boş bir beyaz sayfa gibi değil, bazı donanımlarla doğuyoruz. Dolayısıyla seks güdülerimizin genetik olma ihtimali var. Kadınların yüzde 30’u kolay, yüzde 60’ı zor tahrik olurken, yüzde 10’u da ortalama bir tahrik olma kapasitesine sahip. Siz bu yelpazenin neresindesiniz?

6- Evli erkek kadın avcılığını bırakır

Bilimsel araştırmalar erkeklerin evlendikten sonra kadın avcılığı isteklerinin düşüşe geçtiğini gösteriyor. Çünkü testosteron seviyesi evli erkeklerde, evli olmayanlara kıyasla daha düşük oluyor. Uzmanlar bu düşüşü, evli erkeklerin, kadını için diğer erkeklerle rekabete girmek zorunda olmamalarına bağlıyor.

7- Nezaket tutkunun katilidir
Çiftler yatak odası dışında bir yerde sevişmeyi başlatmak ya da yatakta oral seks yapmak istediğinde, birbirlerine çekinmeden açıkça izin verirlerse, cinsel iletişimdeki duvarlar yıkılıyor. Cinsel düğümün çözümü ‘izin’den geçiyor.

8- Seks değil öpüşmek evliliği kurtarır
Bir araştırmaya göre her gün öpüşen çiftlerin boşanma olasılığı, her gün seks yapanlardan daha düşük. Dolayısıyla seks değil, öpüşmek ilişkiyi onarıyor. Zira öpüşmek, aşk ve sevgi belirtisiyken; seks spor, basit bir rahatlama ya da egemenlik kurma yöntemi olarak algılanabilir.

9- Cinsel isteksizliğe karşı tropikal meyveler

Tropikal meyvelerin büyük bölümünün afrodizyak etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış durumda. Hindistan cevizinin testosteron aktivitesini artırdığı, ananasın cinsel bir uyarıcı olduğu ve zencefilin cinsel organlarda kan dolaşımını hızlandırarak kadınlar üzerinde Viagra benzeri bir etki yarattığını biliyor muydunuz? Ayrıca çinko bakımından zengin olan kabuklu deniz ürünleri de sperm üretimine yardımcı oluyor.

10- Seksin duraklama dönemi vardır
Seks hayatında üç aylık bir duraklama normaldir. Hatta çiftlerin yüzde 24’ü hayatlarının bir döneminde üç ay ilişkiye girmiyorlar. Seks, günlük hayatlarının bir parçası olmaktan çıkıyor. Bu durumda eşlerin birbirine masaj yapması ve nelerden hoşlandığından söz etmesi, uyuyan duyguları yeniden harekete geçirmeye yardımcı oluyor.

Seksten kaçan bir erkeği sevişmeye nasıl ikna edersiniz?

CinsellikEşiniz kovalamaktan yorulduysa ve buna hiç niyetli görünmüyorsa ne yapmalısınız?

Şunu bilmemiz gerekiyor ki erkekler için zaman zaman cinsel isteği kaybetmek normal bir durum. Onu geri kazandırmaksa elimizde! Bugüne dek hemen hemen her sevişmeyi eşiniz başlattıysa, biraz zorlanacaksınız, ama minik seks oyunlarıyla sevişmeyi başlattığınızda emin olun, daha çok zevk alacaksınız.

Çekingenliği bir kenara bırakmayı öğrenmelisiniz. İstekli olduğunuzu göstermek, karşı tarafı da ateşleyecektir.

Giysiniz seksapelinizi yansıtsın
Erkekler, kadınlara göre görsellikten daha fazla etkilenip uyarılabiliyorlar. Ne giydiğiniz, nasıl oturduğunuz, bakışlarınız onu baştan çıkarmak için önemli. Örneğin üzerinizdeki mini elbisenin içinde seksi iç çamaşırınız kendini belli etmeli. Oturuşunuza seksapel katmayı ihmal etmemeli, eşinizin gözlerinin içine uzun bakışlar fırlatmalısınız.

İç gıcıklayıcı bir parfüm, seksin en güçlü ateşleyicisidir. Rüzgarınızın güzel bir etki bırakması için parfümü tüm vücudunuza yayarak sürün. Ancak eşinizin eve girmesine az zaman kala değil, daha önceden sürün ki, keskinliği azalsın.

Bu gece sevişmeye kesin kararlıysanız, işe güzel bir yemek hazırlamakla başlayın. Ancak yemeği siz de eşiniz de fazla kaçırmamalı. Zira yemek sonrası üzerinize bir ağırlık çöküp de uyku basınca, bütün gün kurduğunuz ateşli gece hayalinizin suya düşmesi işten bile değil.

Yemekten sonra loş bir ortam yaratın. Eşiniz kokuya karşı duyarlı biriyse, kokulu mumlar yakın. Fonda hafif bir müziği es geçmemelisiniz. Tüm bunlar, sizin her şeyinizle seks istediğinizin sinyallerini verecek karşı tarafa.

Kışkırtıcı tensel temas
Tensel temasa, onun vücuduna hafifçe dokunarak, okşayarak başlayın. Ayak parmağınızın ucuyla ayaklarına dokunmak, işaret parmağınızı kulağının çevresinde ve arkasında yavaşça gezdirmek, yüzünüzü ona yaklaştırarak, nefesinizi hissetmesini sağlamak tahrik edici olabilir.

Tamamen çıplak olmaktansa yarı çıplaklık ya da giyinik bir halde kıyafetin altından tensel temas her zaman daha erotiktir. Gömleğini tamamen çıkarmak yerine üstten bir ya da iki düğmeyi açık bırakmayı tercih edin. Aynı durum sizin giysileriniz için de geçerli.

Bugüne dek iyi giden bir seks hayatınız olduysa, eşinizin erojen bölgelerini tanıyorsunuzdur. Ya da yenilerini keşfetmek niyetindeyseniz elleriniz bu arayışınıza cevap bulacaktır. Boyun, omuzlar, kulak memesi, dudak köşesi, göğüs, minik öpüşlerinizi kondurabileceğiniz hassas bölgeler. Saçlarınızı göğsünde gezdirmeyi deneyin bir de. Bazı erkekler, sesten de tahrik olabilirler. Kulağına yavaşça erotik sözler fısıldamaktan çekinmeyin.

Tahrik edici bir film
Henüz amacınıza ulaşmadıysanız, içinde tahrik edici sevişme sahneleri barındıran güzel bir film seçin. Tabii ona filmin içeriğinden bahsetmeyin. “Hadi, film izleyelim” teklifinde bulunun sadece. Wayne Wang imzalı “The Center of the World” adlı filmi size bu konuda yardım edebilir.

Unutmayın, sevişmeyi başlatmanın bin yolu varsa, en önemlisi, onu karşı tarafa hatırlatmayı sağlayacak yolu bulmak! Yüzde yüz samimiyet varsa, küçük bir bakış bile yeterli aslında.

Yorgun olmak, stresli günler geçirmek seksten uzaklaşmanın en basit nedenleri. Bunlar sıradan ve geçici evreler olarak kabul ediliyor. Eşinizle aranızda böyle bir durum varsa, gerçekten büyük bir sorun olmadığı konusunda içinizi rahat tutun.

Ancak düzenli bir seks yaşamınız varken, eşiniz aniden ve hiçbir neden olmadan sekse ilgisini yitirdiyse, çabalarınız sonuç vermiyorsa ve sekssiz geçen süre altı ayı buluyorsa, temelde yatan bir tıbbi problemden şüphelenmelisiniz. Problem bir süre devam eder ve eşinizle bundan kaynaklanan tartışmalar başlarsa, bir danışmanla görüşüp, konuyu nasıl açacağınız konusunda destek isteyebilirsiniz.

GÜNÜN SÖZÜ

"İnsan düşmanlarını kendi isteğiyle seçemez."

Oscar Wilde

Bir Kadın Ne İster?

Kadı

Dost musun, düşman mı?

KadınlarEn yakınınızdaki dostunuzun aslında bir düşman olup, tehlike yaratıp yaratmayacağını nasıl anlarsınız?

İngilizce'de artık resmi bir kelime var: 'frenemy'. Türkçeye çevirmeye çalışırsak 'arkadüşman' olabilir belki. İşte en yakınınızdaki tehlikeyi tanımanın ve zararlarından etkilenmemenin yolları...

Geçtiğimiz aylarda Merriam - Webster's sözlüğüne geçen 100 yeni İngilizce kelime açıklandı. Bunlardan bazıları tatilini evde geçirme anlayışını ifade eden 'staycation' veya internet televizyonunda her bir video bölümünün adı olan 'webisode' gibi kelimelerdi... Bizim dikkatimizi çeken bir diğer kelime de 'frenemy' oldu; yani birleşimden de anlaşılacağı üzere size dost gibi görünen, ama aslında düşmanınız olan kişi... 'Frenemy' aslında yeni bir kelime değil. 1977'de Jessica Mitford tarafından yazılan bir kitapta kullanılmış bir terim. Hatta kendisine daha sonra Sex and the City repliklerinde de rastlamışlığımız var.

Arkadaşınızın 'frenemy' olduğunu nasıl anlarsınız?

Frenemy'ler aslında ikiye ayırılabilir. Birinci grup size zaten kendini belli edenler, ikinci grup ise sessiz ve derinden ilerleyenler. Eğer yakın arkadaşınız sürekli olarak sizinle ilgili olumsuz şeyleri görüyor, dile getiriyorsa (örneğin buluştuğunuzda ilk söylediği şey sivilcelerinizle ilgiliyse) veya ona anlattığınız her özel şeyde size suçlu buluyorsa (örneğin sevgilinizle ayrıldığınızda sürekli olarak onun tarafını tuttuğunu belirtiyorsa) arkadaşınızın sizin için tehlike saçtığını görmek pek zor değil. Zaten çok da keyifli vakit geçiremeyeceğiniz bu arkadaşınızı hayatınızdan çıkarmanız; çıkarmaktan yana değilseniz de az görüştüğünüz ve özel meselelerinizi paylaşmadığınız biri haline dönüştürmeniz doğru olacaktır.

İkinci grup 'frenemy', yani sessiz ve derinden ilerleyenleri tespit etmek oldukça zordur. Çünkü bu tip arkadaşlar sizinle herşeyini konuşur - daha doğrusu konuşur gibi yapar -, gözlerinizin içine bakarak size dinler, güven kazanır; ve siz de bir anda kendinizi ona herşeyinizi anlatırken bulursunuz. Halbuki onunla paylaştığınız her sırrınız başkalarına anlatılmak veya ileride aleyhinize kullanılmak üzere 'frenemy'nin hafızasında yerini almıştır bile. Bu tip düşmanları sezmek çok zordur; bunu ancak ya önceden içgüdüsel olarak tespit edebilir, ya da başınıza bir olay geldikten sonra anlayabilirsiniz.

Kadınlarda daha çok rastlanıyor

Frenemy'nin kadınlarda daha çok görüldüğü ortaya çıkmış. Bunun birçok sebebi var tabi; ama en başı çeken muhtemelen kadınların herşeylerini birbirleriyle paylaşmalarından kaynaklanıyordur. Burada 'frenemy'nin yaptığı size dost gibi görünmek; sizinle ilgili birçok şeyi öğrendikten sonra bunları size karşı kullanmak üzere düşman konumuna geçmektir. Bir yerden sonra öyle bir raddeye gelecektir ki, yaşadığınız mutsuzluklardan veya yaptığınız hatalardan zevk almaya başlayacaktır.

Kadınlarda bu durumun görülmesinin bir diğer nedeni de, çoğunluklu olarak 'sessiz yarış' içerisinde olmalarıdır. Sizinle yarış içerisinde olan 'frenemy'ler kendilerini size zaten belli edeceklerdir. Çünkü sürekli olarak sizi taklit etmeye başlayacak, her sohbette kendilerini sizinle kıyaslayacak, başarılarınızdan rahatsızlık duyacaklardır.

Frenemy'den nasıl kurtulunur?
Arkadaşınızın yaratacağı tehlikeleri sezdiniz ve 'frenemy'yi tespit ettiniz. Peki onu hayatınızdan nasıl çıkaracaksınız? Eğer bu kişi sizin arkadaş grubunuza çoktan dahil olmuş biriyse, onu ani bir şekilde hayatınızdan çıkarmanız herşeyi daha beter edebilir. Unutmayın, onda sizin hakkınızda birçok bilgi, size karşı kullanacağı bir sürü şey var. Dolayısıyla onunla arkadaşlığınızı sürdürmeye devam edin; ama daha az görüşerek ve sadece yüzeysel konuları paylaşarak. Asla özel konularınızı anlatmadan, hedeflerinizi, planlarınızı onunla paylaşmadan, başkaları hakkındaki görüşlerinizi ona anlatmadan... Bu şekilde mesafeli bir ilişkiden kolay kolay sorun doğmayacaktır.

Siz siz olun, samimiyete kolay kolay kanmayın. Özel konularınızı paylaşmamaya özen gösterin. Gerek iş hayatınızda, gerek özel yaşamınızda 'frenemy'lere karşı gözünüzü dört açın.

Kış Diyeti

DiyetYazın kilo vermek için gösterdiğimiz özeni kışın da kilo almamak için göstermeliyiz. Bunun için nelere dikkat etmeliyiz?

Bütün yaz kışın aldığımız kiloları nasıl vereceğimize dair konular hazırlamıştık sizlere. Şimdi de, kışın yaklaştığı şu günlerde, kilo almamak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini paylaşacağız. Unutmayın, Kışın alınan kiloların bir bölümü ilkbahar ve yaz aylarında kısmen geri verilse de, bir bölümü vücudumuzdaki yerini korumaya devam eder; dolayısıyla yazın gösterdiğimiz özeni kendimize kışın da göstermeye devam etmeliyiz!

Kış aylarında kilo alınıyor, bu bir gerçek


Beslenmemize dikkat etmediğimiz sürece maalesef kış mevsiminde kilo almamız kaçınılmaz… Anadolu Sağlık Merkezi diyet uzmanları Cemal Aytaç Ak ve Hande Öngün bunun en temel sebebinin bazal metabolizma hızının düşmesi olduğunu belirterek, “Kış yaklaştıkça, vücudumuz ısı değişikliğine uyabilmek için harcadığı enerjiyi düşürür. Bazal metabolizma hızı yavaşlar. Bu da, kış aylarında biraz daha kilo almaya neden olur” diyorlar.

Vücut saatinizi dinleyin

Vücudumuz mevsimsel değişikliği fark ettiği anda aldığı enerjinin bir kısmını stoklamaya ve daha az yakmaya başlar. Özellikle ortam ısının düşmesi ile vücut arasında bir denge kurulması gerekir. Vücut, daima kendi ısısını dengede tutabilmek için harcadığı enerjiyi de dengede ve kontrol altında tutmak zorunda hisseder kendini. Bu doğrultuda kendi ısısını korumak için harcadığı enerjiyi düşürerek, bazal metabolizma hızını yavaşlatır. Dolayısıyla, kış aylarında daha az enerji tüketildiği hesaba katılarak alınan besinlerin enerji yoğunluklarına dikkat edilmesi gerekir. Çünkü yüksek enerjili besinler alındığında, vücut fazla enerjiyi yakamayıp, bunları yağ olarak depolar. Kış aylarında çabuk kilo alınmasının sebeplerinden biri de budur.

Hareketsiz kalmayın

Kış aylarında kilo almanın en önemli nedenlerinden biri de yaz aylarına göre daha az hareket edilmesidir. Kış aylarında hava soğuk ve yağışlı olduğu için, yürüyerek gidilecek yerlere giderken bile araca binilir. Yine hava koşulları nedeniyle yüksek enerji harcanmasını sağlayan bazı sporlar kışın yapılmaz. Sosyal aktiviteler de daha azdır. Geceler daha uzun olduğu için televizyon karşısında hareketsiz geçen saatler de uzundur. Bütün bunlar alınan enerjinin tamamının yakılmasını engeller.

Kış depresyonuna dikkat


Kış aylarında güneş ışığının azalması ile birlikte bazı insanlarda ciddi depresyon, uykuya eğilim ya da uyuyamama, can sıkıntısı, cinsel istekte azalma, zevk alamama, mutsuzluk, kimseyle görüşmek istememe gibi belirtilerle ‘mevsimsel duygusal bozukluk’ ortaya çıkar ve ‘karbonhidrat tutkusu’ belirir. Bu duygu durum bozukluğu, hiç alışkanlığı olmadığı halde kişinin yağlı, şekerli ve hamurlu gıdalara yönelmesine neden olur. Bunlar, beklenenden de daha çok kilo almaya neden olabilir.

Nelere dikkat etmeli?

  • Yaz aylarında eğer bir spor yapılıyorsa, bu kışın da devam ettirilmeli. Eğer hiç spor yapılamıyorsa, mutlaka günde 30 dakika düzenli olarak yürüyüş yapmak gerekir. Bu yürüyüş hem kilo kontrolüne hem de genel sağlığı korumaya yardımcı olur.
  • Kışın alınan besinlere her zamankinden daha fazla dikkat edilmesi gerekir. Doğru besinler en az beş öğün yenmelidir. Kızartmalar, salam, sosis, sucuk, tatlılar, kuruyemişler, çikolata, sakatatlar, şekerli içecekler uzak durulması gereken besinlerdir.
  • Doğru bir beslenme programında güne mutlaka kahvaltı ile başlanması gerekir. Öğle yemeği arasında meyve ya da yoğurt; öğle yemeği ile akşam yemeği arasında da mutlaka meyve ya da diğer lifli besinlerin tüketilmesi gerek.
  • Güneşli günlerde mutlaka gün ışığından yararlanmak için güneşe çıkmak önemli.

Kışın nasıl beslenmeli?
  • Kış mevsiminde daha fazla tüketilmeye başlanan yağlı, hamurlu ve şekerli besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.
  • Günde en az beş öğün yemek yenilmeli, sabah kahvaltısından asla vazgeçilmemelidir. Üç ana öğünün arası, meyve veya diğer lifli besinlerle desteklenmelidir.
  • Geceleri televizyon karşısında geçen sürenin kısaltılması ve bu süre içinde kuruyemiş gibi abur cuburların yenmemesi gerekir.
  • Mevsim geçiş dönemlerinde ve kış aylarında sıklıkla görülen enfeksiyon hastalıklarından korunmada, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sürdürülmeli, özellikle vitamin ve minerallerden zengin olan sebze ve meyveler tüketilmelidir. Vücut direncinin artırılmasında önem taşıyan C vitamini yönünden zengin limon, portakal, mandalina gibi turunçgiller başta olmak üzere, mevsim sebze ve meyvelerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Kışın güneşin yeterince kendini göstermemesi nedeniyle kemik ve diş sağlığı için gerekli olan D vitamini ihtiyacının karşılanması için güneşli günlerde yürüyüşlere çıkılmalı ve bol bol balık tüketilmelidir.
  • Kış mevsiminde fiziksel aktivitelerin azalması ve unlu gıda tüketiminin artmasına karşılık, posalı besinlerin tüketiminin azalması sindirim sistemi rahatsızlıklarına, özellikle de kabızlığa yol açmaktadır. Kabızlıktan korunmak için, haftada en az 2 kez kuru fasulye, nohut, mercimek gibi protein değeri ve posa içeriği yüksek kuru baklagillerin yanı sıra, sebze ve meyve tüketilmeli ve bol sıvı alınmalıdır.

Sağlıklı Kilo Verdiren Sebze: Lahana!

LahanaSofralarımıza sıklıkla misafir olan lahana, çorbası, turşusu, sarması ile damağımızda değişik lezzetler bırakır. Diyet listelerinin de vazgeçilmezi olan lahananın nasıl kilo vermeye yardımcı olduğunu biliyor musunuz?

Lahananın içeriğinde çeşitli vitaminler bulunur. Bu yüzden hastalıklara karşı koruyucudur. Kalorisi çok düşük olduğundan, kilo vermek isteyenlerin vazgeçilmez yiyeceklerinden birsidir. Beyaz lahana, vücuttaki tuz dengesini değiştirmeden, suyun atılmasına yardımcı olur. Bu yüzden kısa sürede kilo verdirir. Antioksidan özelliğinden dolayı, suyla birlikte vücuttaki toksinleri de dışarı atar. İçinde B,C, E vitamini ve potasyum bulunur.

Faydaları:

Lahana, pek çok kanser türünü önlemek için önemli bir yardımcıdır.

Selülite karşı tedavi edici özelliği vardır.

Kansızlığa iyi gelir ve kanı temizler.

Gençlerde sıkça görülen ergenlik sivilcelerine iyi gelir, ayrıca cildi güzelleştirir.

Bağırsakları çalıştırır ve tembelleşmesini önler.

Romatizmal hastalıklara iyi gelir.

Erkekler için cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır.

Yeşil sebzelerde bulunan U vitaminini ihtiva eder. Bu sayede mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına olanak tanır. Ancak, bağırsakların düzgün çalışmasına yardımcı olabilmesi için, çiğ tüketilmelidir.

Antibiyotik kullananlarda oluşan bağırsak düzensizliklerinde, yine lahana iyileştirici özelliğe sahiptir.

Soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi, kış aylarının yaygın hastalıklarıyla mücadelede başyardımcıdır.

100 gram çiğ lahanada, 4,6 gram karbonhidrat, 25 kalori, 1,3 gram protein, 0,2 gram yağ, 100 miligram A vitamini, 47 miligram C vitamini, 20 miligram magnezyum, 0, miligram demir bulunmaktadır.

Ruhunuzu Maskeler İle Şımartın!

Çikolata MaskesiYÜZ BAKIMI

Çikolata maskesi

• Bir su bardağının üçte biri kadar kakao tozu • 3 yemek kaşığı krema • 2 yemek kaşığı peynir • 2 yemek kaşığı bal • 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi

Malzemelerin hepsini bir blendır yardımıyla iyice karıştırın ve yüzünüze sürün. 10 dakika kadar yüzünüzde beklettikten sonra ılık suyla yıkayabilirsiniz. Bu maske sayesinde cildiniz bir bebeğin cildi gibi yumuşacık ve pürüzsüz olacaktır.

Ballı salatalık maskesi

• 3 yemek kaşığı bal • 1 çay bardağı ıhlamur suyu • 1 adet doğranmış salatalık

Malzemelerin hepsini karıştırın ve yüzünüze sürün. Bal ve ıhlamur ölü deriden kurtulmanızı sağlarken salatalık da cildinizin sıkılaşmasına neden olur. Maskeyi yüzünüzde 10 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın.

Malzemelerin hepsini karıştırın ve yüzünüze sürün. Bal ve ıhlamur ölü deriden kurtulmanızı sağlarken salatalık da cildinizin sıkılaşmasına neden olur. Maskeyi yüzünüzde 10 dakika beklettikten sonra yüzünüzü yıkayın

Antioksidan maskesi

• 1 adet yumurta sarısı Yumurtanın sarısını cildinize sürün ve 15 dakika kadar beklettikten sonra yıkayın. Yumurtanın sarısı bir antioksidandır ve cildinizin yenilenmesini, daha sağlıklı görünmesini sağlar.

Sebze maskesi

• 1 adet ezilmiş domates • 1 yemek kaşığı ezilmiş salatalık • 3 yemek kaşığı yulaf unu • 3 adet nane yaprağı

Bu malzemeleri karıştırın ve yüzünüze sürün. 10 dakika kadar yüzünüzde beklettikten sonra iyice yıkayın. Bu maske özellikle yağlı ciltler için uygundur.

VÜCUT BAKIM

Kahveli Vücut Maskesi

• 2 kahve fincanın kahve • 1 fincan şeker ya da kaya tuzu • 3 yemek kaşığı vücut yağı

Bütün malzemeleri birbirine karıştırın. İlk olarak sıcak bir duş alarak derinizdeki gözeneklerin açılmasını sağlayın daha sonra da bu karışımı tüm vücudunuza sürün. Dairesel hareketlerle masaj yaparak sürdüğünüz bu maske cildinizin daha parlak görünmesini sağlayacaktır. Maskeyi sürdükten 5 dakika sonra vücudunuzu yıkayabilirsiniz.

Badem maskesi

• 1 kahve fincanı badem • 1 kahve fincanı yulaf ezmesi • 2 yemek kaşığı papatya yağı

Malzemelerin hepsini bir mikser yardımıyla krem haline gelene kadar karıştırın. Bir kavanoza koyun ve kullanana kadar buzdolabında saklayın. Bu karışımı kullanmak istediğinizde kavanozun dörtte birini bir kaba boşaltın ve bir kahve fincanı yoğurt ya da sütü ilave edip kullanın.

İşte Kadınların En Büyük Sorunu

KadınKadınlar bu sorundan öyle utanıyor ki en gerekli operasyonu bile yaptırmıyor...

Türk Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürhan Özcan, derneklerinin, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi işbirliğiyle organize ettiği “31. Ulusal Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kongresi”ne katılmak üzere geldiği Adana'da, son yıllarda dünyada hızla artış gösteren meme kanserinin sosyal boyutuna dikkati çekti.

Dünyada her 9 kadından birinin meme kanseri olduğunu, Türkiye'de ise sayının 200-300 bin arasında bulunduğunun tahmin edildiğini belirten Prof. Dr. Özcan, “Bu üzücü tablonun yanı sıra gelişen tıp imkanlarıyla tümör veya başka bir hastalık nedeniyle memenin alınması sonrası yapılan meme rekonstrüksiyonu, plastik cerrahinin en başarılı ameliyatlarından birisi haline geldi” dedi.

Prof. Dr. Özcan, tıptaki yeni teknolojiler sayesinde artık cerrahların doğalına çok benzerlik gösteren meme oluşturabildiklerini, isteyenlere slikon yerleştirilebildiği gibi bazı operasyonlarda da hastanın vücudundan yararlanıldığını ifade etti.

Hastanın yağ dokusuyla da meme yapılabildiğini, bu durumda hem karın yağlarından kurtulduğunu hem de gerçeğine en uygun memeye sahip olunduğunu bildiren Prof. Dr. Özcan, şunları söyledi:
“Tümör ya da başka bir hastalık nedeniyle memenin alınması gerektiğinde, estetik operasyon da aynı anda yapılabiliyor. Böylelikle hasta ameliyattan çıktığında memesinin olmaması nedeniyle yaşayabileceği çöküntüden kurtulmuş oluyor. Böylelikle memesiz bir dönemin verebileceği psikolojik sıkıntıdan da kurtulmuş oluyor. Estetik operasyonun psikolojik yönden rahatlatması, hastalığın ameliyat sonrasındaki iyileşme sürecine de olumlu katkı sağlıyor.”

Prof. Dr. Özcan, operasyonların, estetik cerrahlar tarafından uygun ameliyat şartlarında yapıldığında son derece başarılı olduğunu belirterek, “Türkiye'de bu tür operasyonların yapıldığı ilk yıllarda slikon patlaması vakası gibi haberlerin kadınların hafızalarından artık silinmesi gerekir. Günümüz tıp imkanlarıyla slikonun patlaması gibi bir şey söz konusu değil” diye konuştu.

BEDELİNİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI KARŞILIYOR

Hemen her kadında meme rekonstrüksiyonu yapılabileceğini ifade eden Prof. Dr. Gürhan Özcan, ancak kanser nedeniyle memesi alınanların estetik operasyonlarının bedelini sosyal güvenlik kurumlarının karşılamasına rağmen Türkiye'de sadece yüzde 7'sinin bundan yararlandığını söyledi. Prof. Dr. Özcan, Avrupa ülkelerinde ise bu oranın yüzde 60'a ulaştığını, bunun da ön yargılı bir yaklaşım yerine bilinçli hareket etmekten kaynaklandığını savundu.
Prof. Dr. Özcan, hastanın kaybettiği memesinin yerine yenisi istemesinin insani bir hak olduğunu söyledi.
Kongrede sunum yapan Suriye asıllı Belçikalı Prof. Dr. Moustapha Hamdi ise memesini kaybeden hastaların öykülerini içeren bir kitap yayınladığını belirterek, “Bu hastaları anlamak zorundayız” dedi.

Hiçbir kadının çevresine çirkin görünmek istemeyeceğini, özellikle memenin bir kadının dış görüntüsü açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Prof. Dr. Hamdi, “Gelişmemiş ya da az gelişmiş ülkelerde öyle kadınlar var ki eşleri boşayacak korkusuyla hastalıklarını gizlediklerinden göz göre göre meme kanseri nedeniyle kaybediliyor” diye konuştu.

Sevgi & Aşk