Gelinlere Nasıl Göz Makyajı Yapılır?
Göz şekline, rengine, hatta gelinliğe göre makyaj yapmanın sırlarını paylaşıyoruz…
Gelin makyajının ne kadar önemli olduğunu her gelin adayı bilir. O özel gecede doğal güzelliğinizi vurgulayacak abartıdan uzak bir makyaj, özellikle bakışlarınıza anlam katan göz makyajı, sevdiğiniz erkeğin gözlerini gün boyunca sizden ayırmamasını sağlar!
Düğünün teması ve mekanı geline nasıl bir makyaj uygulanması gerektiği konusunda yol gösterir. Mesela, kır düğünü olacaksa makyaj daha yumuşak olmalı, nostaljik bir hava taşımalıdır. Kapalı mekanlar yapay ışıklarla aydınlatıldığı için ona göre daha ışıltılı ve vurgulu bir makyaj gerektirir. Eğer nikah salonunda atılacaksa imzalar, makyajınız ağır olmamalıdır çünkü biraz daha resmi bir ortam, telaşlı bir deneyimdir.
Gelin makyajında bir diğer kaygı, erken saatlerde yapılan makyajın kalıcı olması
ve uzun saatler taze kalabilmesidir… Bu sorunu da yağsız baz ürünleri
kullanarak, makyajı transparan pudralarla sabitleyerek çözebilirsiniz.
Yüz makyajı tamamlandıktan sonra dekoltenin öylece bırakılması renk
farklılıkları doğuracağı için yanlış bir yaklaşım olur. Eğer o bölgede
sivilce veya başka cilt bozuklukları varsa kapatıcı bir ürünle gizlenip
üzerine transparan pudra sürülebilir. Ayrıca omuzlara sürülen hafif parıltılı bir ürün, ekstra parlaklık sağlayacaktır.
Gelelim gelin makyajının en önemli kısımlarından birine… Göz makyajının inceliklerine:
- Göz
makyajında abartıya kaçmamak önemlidir. Yüzün en çok ilgi çeken bölgesi
olan gözler belirginleştirilmeli ancak aşırı rimel sürmek veya
gözaltlarına çok fazla aydınlatıcı uygulamak sizi yaşlı ve yorgun
gösterebilir.
- Göz şeklinize göre makyaj yapın.
Gözlerinizin hangi bölgelerine kalem sürdüğünüz, farla nasıl
aydınlattığınız bakışlarınızın etkili olması açısından önem taşıyor.
- Gözleriniz
koyu renkse yine koyu renk farlara yönelebilirsiniz. Açık renkli farlar
koyu gözleri fazla çıplak ve ortada bıraktığı için pek tercih
edilmemeli.
- Göz makyajında genel anlamda doğal renkler kullanın. Sıra dışı, çok canlı renkler cesaret ister, başka bir güne saklayın!
- Gelinliğinizin
rengine göre de far rengi seçebilirsiniz. Eğer gelinliğiniz kırık beyaz
veya krem rengine yakınsa bakır tonlarında, beyazsa pembe tonlarında
far uygulanabilir.
- Üst üste fazla rimel sürerek kirpiklerde topaklık yaratmak yerine takma kirpiklerden faydalanmak daha mantıklı.
Gebelikte Kaşıntıyı Önleyin
Hamilelik döneminde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri olan kaşıntıyı önlemek için nelere dikkat etmeliyiz?
Gebelik sırasında daha önceden yaşamadığımız pek çok değişik durumla
karşılaşırız. Özellikle ilk gebeliğini yaşayanlarda bu durum bebeğin
sağlığı ve zarar görüp görmeyeceği konusunda endişeye neden olabilir.
Gebelik sırasında anne adayını hem fiziksel olarak hem de bebeğine
zarar gelip gelmeyeceği konusunda endişelendiren durumlardan birisi de
kaşıntılardır. Pek çok kadın gebeliğin seyri sırasında vücudun belirli bölgelerinde ya da genelinde değişik derecelerde kaşıntı sorunu yaşar.
Kaşıntılar çoğu zaman hem anne adayı hem de bebek açısından tehlike
oluşturabilecek bir durumun habercisi değildir. Ancak bazı özel
durumlar da söz konusu olabilmektedir.
Özellikle hızla büyüyen karın ve memeler etrafında kaşıntının olması son derece normaldir. Bu bölgeler etrafında oluşan çatlakların ilk belirtisi kaşıntıdır.
Hormonal değişimler de ciltte hassasiyeti artırarak kaşıntıya yol
açabilir. Cilt gebelik sırasında normalden daha aktif bir organdır. Hem
kan akımları artar hem de ter bezlerinin çalışması hızlanır. Buna bağlı
olarak meme altlarında, kasıklarda ve diğer cilt kıvrımlarında
terlemeye bağlı döküntü ve kaşıntılar olabilir. Bu bölgelerde cilt
mantarı gelişebilir ve bu enfeksiyonlar da kaşıntıya yol açabilir.
Vajina çevresindeki kaşıntılar genital
mantar enfeksiyonuna, anüs çevresindeki kaşıntılar ise hemoroid ya da
bağırsak parazitlerine bağlı olarak ortaya çıkabilir.
Artan östrojen düzeylerine bağlı olarak avuç içi ve ayak tabanlarında kızarıklık
görülebilir ve bu tabloya kaşıntı eşlik edebilir. Durum doğumdan hemen
sonra gerileyerek kaybolur. Bunun dışında gebe olmayan bir insanda
kaşıntıya neden olabilecek egzama, cilt kuruluğu, besin alerjileri gibi
durumlar da gebelikte kaşıntının altında yatan neden olarak karşımıza
çıkabilir. Son olarak ise gebelik kaşıntıları, gebeliğe bağlı cilt
hastalıkları ya da daha da önemlisi safra yolları ile ilgili
problemlerin belirtisi olabilir.
Hemen herkeste görülebilen
basit kaşıntılar ile başa çıkmak için alınabilecek basit önlemler
vardır. Amerikan Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’den Dr.
Alper Mumcu konuyla ilgili önerilerde bulunuyor. Bunlardan en basiti çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçınmaktır. Sıcak su cildi kurutarak elastikiyetini azaltır. İdeal olan ılık su ile banyo yapmaktır. Banyo sonrası sabun ve şampuanı iyice durulamak ve yumuşak bir havlu ile iyice kurulamak önemlidir. Bazı parfümler ciltte rahatsızlığa neden olabileceğinden kokusuz kremler ile vücudu nemlendirmek yararlı olacaktır. Ayrıca yulaf özlü şampuan ve sabunların ciltteki basit kaşıntıları gidermekte etkili olduğu bilinmektedir. Ek olarak bol ve pamuk bazlı kıyafetlerin tercih edilmesi, günün çok sıcak saatlerinde sokağa çıkılmaması da alınabilecek basit ama etkili önlemler arasındadır.
Göbek çevresinde kaşıntı
Gebe
kadınların yaklaşık yüzde 1'inde göbek çevresinde kaşıntılı kırmızı
kabarıklıklar ortaya çıkar. Bu durum gebeliğin kaşıntılı ürtiker
plakları ve papülleri olarak -pruritic urticarial papules and plaques
of pregnancy- (PUPPP) olarak adlandırılır. PUPPP gebeliğin son 3 ayında
ve ilk bebeğini bekleyen ya da çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında
daha sık görülen bir durumdur. Kızarıklıklar ilk başta karın çevresinde
ve çoğu zaman eğer varsa karın çatlaklarının etrafında başlar ve
giderek kalçalara, bacaklara ve hatta kollara doğru yayılır. Bu durum
hem anne adayı hem de bebek için zararsız olmakla birlikte bazen çok
rahatsız edici boyutta kaşıntıya neden olabilir. PUPPP’nin tanısı cilt
doktoru tarafından konur. Tedavisinde ise rahatlatıcı kremler ve
gerekli durumlarda alerji ilaçları kullanılır.
Bu tedaviye
dirençli olan nadir durumlarda ağızdan alınan steroidlerin kullanılması
gerekli olabilir. PUPPP genelde doğumdan sonra birkaç gün içinde
kendiliğinden kaybolur. Nadiren doğumdan sonra birkaç hafta daha devam
edebilir. Daha nadir olarak ise gebelik sırasında değil doğumu takip
eden birkaç gün içinde ilk kez ortaya çıkabilir.
Bir gebeliğinde PUPPP yaşayan annelerin takip eden gebeliklerinde aynı duruma maruz kalmaları nadirdir.
Kabarık döküntüler
PUPPP'dan
daha nadir görülen gebeliğe bağlı bir cilt problemidir. Cildin değişik
yerlerinde böcek ısırığına benzer kabarık döküntüler ile karakterize
bir durumdur. Her yerde görülebilmekle birlikte en sık eller, kollar,
bacaklar ve ayaklarda ortaya çıkar.
Genellikle gebeliğin son
trimesterinin başlangıcında ortaya çıkar ve doğumdan sonra birkaç hafta
ya da bazen birkaç ay daha devam eder. Çok kaşıntılı bir durum olmakla
beraber anne adayı ve bebeğin sağlığı açısından bir risk oluşturmaz.
İçi su toplamış kaşıntılı döküntüler
Çok
nadiren gebe kadınlarda deride kabarık üstü pütürlü şekilde başlayıp
içi su toplamış kabarcıklar şekline dönüşen çok kaşıntılı döküntüler
görülebilir. Bu durum pemphigoid gestationis ya da herpes gestationis
olarak adlandırılır. Adında herpes geçmesine rağmen herpes yani uçuk
virusü ile herhangi bir ilgisi yoktur. Döküntü genelde karın çevresinde
başlayıp buradan kollara ve bacaklara kadar yayılır.
Bu durum
diğer cilt hastalıklarından daha önemlidir. Çünkü bebekte büyüme
sorunlarına hatta erken doğumlara neden olabilir. Genelde ikinci üç
ayın son dönemlerinde ya da üçüncü üç ayın ilk dönemlerinde başlamakla
birlikte bazen doğumu takip eden birkaç hafta içinde
başlayabilmektedir. Takip eden gebeliklerde tekrarlama olasılığı
yüksektir ve tekrarladığında çoğu zaman önceki gebeliğe göre daha
şiddetli seyreder.
Karaciğere dikkat!
İkinci üç ayın
sonlarında ya da son üç ayın başlangıcında ortaya çıkan ve beraberinde
döküntü görülmeyen kaşıntılar gebeliğin intrahepatik kolestazı olarak
tanımlanan bir karaciğer hastalığının belirtisi olabilir. Bu durum tüm
gebelerin yaklaşık %1'ini etkileyen bir sorundur. Karaciğerde üretilen
safra, safra kanalları içinde normal şekilde ilerleyerek safra kesesine
ulaşamaz. Bu durumda safra tuzları kana karışarak ciltte birikir.
Kaşıntı genelde oldukça şiddetlidir. Hastalığın kendisi normalde
döküntüye neden olmaz ancak şiddetli kaşıma neticesinde ciltte
kızarıklıklar ve tırnak izine bağlı ince kesikler olabilir.
İntrahepatik kolestaz tehlikeli bir durumdur. Bebekte gelişme geriliği
ve hatta anne karnında ölüme neden olabilir. Tanısı yapılan kan
testleri ile konur. Şiddetli kolestaz varlığında bebeği riske atmamak
için doğum planlanarak bebek erken dünyaya getirilebilir. Durum genelde
doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Ancak takip eden gebeliklerde
tekrarlama olasılığı yüksektir.
Burcunuzun Sekse Bakış Açısı
Balık kadını romantiktir. Bu yüzden aşık olmadan seks yapması mümkün
değildir. Koç erkeği, her zaman, her yerde ve her şartta seks
yapabilir. Yay erkeğinin ise cinsel yaşamı maceralar ile dolu
olmalıdır. İşte diğerleri...
Koç
Kadın
Koç kadını için seks spor gibidir. İçindeki güçlü enerjiyi boşaltabileceği
muhteşem bir egzersizdir. Bu yüzden Koç kadınları ilişkilerinde seksi
ön planda tutarlar. Sevişme esnasında aktif olmaktan ve partnerini
yönetmekten hoşlanırlar. Utangaçlık gibi bir problemleri yoktur. Bu
yüzden loş ışıklar ve romantik ortamlara gereksinim duymazlar. Gündüz
yada bol ışıkta sevişmeyi tercih ederler. Fazla aşk oyunlarına ihtiyaç
duymadan sonuca gidebilirler.
Erkek
Koç erkekleri, her zaman, her yerde ve her şartta seks
yapabilirler.Burcun kadınları gibi onlar da seksi spor gibi ele
alırlar. Biraz egoist davransalar da partnerlerini mutlu etmeden
bırakmazlar.Aşk oyunlarını fazla uzatmazlar, buna karşın sonuca çok geç
ulaşmaları ve kısa süre de tekrar sevişebilmeleri partnerlerini mutlu
eder. Romantik kadınların bu erkekten uzak durmaları gerekir.
Boğa
Kadın
Boğa kadını için seks şık bir mekanda yenen lezzetli bir yemek gibidir.
İyi dekore edilmiş bir yatak odası, lüks bir otel ve şampanya Boğa
kadınını hemen harekete geçirir. Sevişme esnasında klasik pozisyonları
tercih eder. aceleyi hiç sevmezler. Sürprizleri sevmez. Her zaman
denediği ve sevdiği şekilde sevişmek ister. Değişik mekan ve
pozisyonlar bir anda zevkini kaçırır.Yine de zamanla yenilikleri kabul
edebilir. Çünkü o,bu dünyada tadılacak her tür zevki tatmaktan yanadır.
Erkek
Boğa erkekleri için seks, önce üremektir. Partneri ile bir çocuk sahibi
olmak üzere seviştiği zaman inanılmaz bir performans sergiler. Bir
gecelik ilişkilerden, alelacele sevişmelerden nefret eder. O da Boğa
kadınları gibi klasik pozisyonları tercih eder. Partnerinden bolca
sevilmek ve okşanmayı talep eder. Bu konuda koca bir bebek gibidir. Geç
uyarılır ama bir kere uyarılınca saatlerce sevişebilir. Onu durdurmak
zordur.
İkizler
Kadın
İkizler kadını için seks aktif zekasını kullanmadığı tek alandır. Çoğu
zaman zihnini boşaltmak, sinirlerini gevşetmek amacı ile sekse ihtiyaç
duyar. Gülerek, konuşarak sevişmeye bayılır. Partnerinin kışkırtıcı
konuşmalar yapmasından hoşlanır. Erotik telefon konuşmaları, yazışmalar
onu kolayca baştan çıkarır. Romantizmden hoşlanmaz, hatta bu onu
güldürür. Uzun süren entelektüel tartışmalardan veya bütün gece eğlendikten sonra seks
yapmak isteyebilir. Sürekli aynı partner, aynı yer, aynı teknikler ona
göre değildir.
Erkek
İkizler erkeği değişikliklerden hoşlanır. Bu değişikliklerin içinde
partner değişikliği önemli bir yer tutar. Sürekli aynı kişi ile seks
bir İkizler erkeğini iktidarsızlığa bile sürükleyebilir. Seks onun için
oyun gibidir. Bu yüzden aşk oyunlarını çok iyi bilir. Değişik mekanlar,
pozisyonlar seks hayatının vazgeçilmez parçasıdır. Kimi zaman bir yeni yetme gibi davranabilir. Kendini güçlükle kontrol eder.
Yengeç
Kadın
Yengeç kadını için seks son derece doğal bir aktivitedir. O dünyaya bir
sürü çocuk getirmek için gelmiştir ve her seviştiğinde doğurganlığını
hisseder. Kimi zaman çocuksu ve pasif olur kimi zaman anaç ve sevecen.
Mekan onun için çok önemlidir. Yumuşak ve büyük bir yatak, şömine ve
yiyeceklerle dolu bir masa Yengeç kadının aklına bir bebek (sevişmek)
yapmayı getirir. Sevilmekten, okşanmaktan, bir çocuk gibi öpülmekten
çok hoşlanır.
Erkek
Yengeç erkeğine güzel bir yemek yapıp sarılıp kucaklarsanız kendini
sekse hazır hisseder. Biraz ana kuzusudur ama kurda dönüşmekte
gecikmez. Son derece duygusaldır, aşık olduğu kadınla sevişmekten
hoşlanır. Bunun aksi olursa kendini yetersiz ve güvensiz hissedebilir
ve bütün şevki kaçar. Yengeç kadınları gibi o da mekana hassastır.
Kendini sıcak yuvasının yatak odasında bir Aslan gibi hisseder. Yabancı
mekanlar ise zevkini kaçırır.
Aslan
Kadın
Aslan kadını son derece ateşlidir ama onun ateşini körükleyecek bir
partneri olursa. Bu da ne kadar güzel ve çekici olduğunun, hiçbir
kadının onunla boy ölçüşemeyeceğinin söylenmesinden geçer. İnisiyatif
almaktan hoşlanır, kendi yöneteceği pozisyonları tercih eder. Lüks ve
ihtişamlı mekanlarda kendini daha iyi hisseder. Sevişme sonrasında
mutlaka ne kadar muhteşem olduğunun söylenmesini bekler.
Erkek
Aslan erkeği için seks ne kadar güçlü olduğunu gösterebileceği bir
alandır. Bu yüzden kendine fazla güveni olan bir partner ile mutlu
olamaz. O da burcunun kadını gibi pohpohlanmaktan ve ne kadar süper bir erkek olduğunun söylenmesinden çok hoşlanır. Çok sık seks yapmak
istemeyebilir ama özellikle iş yaşamında bir başarı elde ederse
performansı yükselir.
Başak
Kadın
Başak kadını hayatının diğer alanlarında olduğu gibi cinsel yaşamında
da titizdir. Hem kendisi hem de partnerinin hijyeni onun için çok
önemlidir. Bu yüzden sık sık banyoda sevişmek isteyebilir. Çekmecesinde
en iyi marka prezervatifleri bulundurur. Temiz ve kolalanmış beyaz
çarşaflar onu uyarmak için yeterli olabilir. Partnerinin nelerden
hoşlandığını hemen anlar. Kendisi de aynı ilgiyi bekler.
Erkek
Başak erkeği de kadını gibi hijyene çok düşkündür. Değişik tekniklerden
hoşlanır ama bazen kendini o kadar çok tekniğe kaptırır ki duygularını
yaşamakta zorlanır. Mükemmeliyetçiliğini yenebilirse seks onun için
daha zevkli bir hale gelir. Çoğu zaman partnerini acımasızca
eleştirebilir. Bu eleştirileri kendine yönelterek de acı çektiği olur.
Aşırı detaycılığı bazen de onu mükemmel bir aşık haline dönüştürebilir
çünkü partnerinin isteklerini eksiksiz yerine getirir.
Terazi
Kadın
Terazi kadını için bu konuda da uyum şarttır. Kendisi ile aynı yerde
aynı şartlarda, aynı şekilde seks yapabilecek bir partner bulamazsa
cinsel yaşamı bir kabusa dönüşebilir. Onun için seks estetik bir
ortamda estetik bir biçimde olmalıdır. Pornografik görüntülerden nefret
eder. Erotizm daha çok ilgisini çeker. Vücuduna önem veren bakımlı bir
eş ister.
Erkek
Terazi erkeği ancak güzel bir kadın ile seksi düşünebilir. Aksi taktirde karanlıkta sevişmeği
yeğleyecektir. Zaman zaman içtenliğini kaybedip yüzeyselleşebilir.
Genelde sevecen ve şefkatlidir. O da Terazi kadını gibi uyumu ön planda
tutar. Herşeyin bir zamanı olduğunu düşünüp olur olmadık zamanda
kendisine kur yapan bir eşten hiç hoşlanmaz. Narsist (kendine
hayranlık) eğilimleri olabilir.
Akrep
Kadın
Akrep kadını vamp denilen cins kadınlardandır. Partnerini kolayca uyarabilir. Bu, onun doğal yeteneğidir. Onun için seks, yaş, yer, zaman gözetmeksizin yapabileceği
zevkli bir iştir. Tabu nedir bilmez. Aşık olduğu kişi ile nasıl beraber
oluyorsa nefret ettiği kişi ile de aynı şekilde beraber olabilir.
Negatif duygular onu daha da çok heyecanlandırır. İhanete uğrayıp
intikam almak isterse korkunç bir performans sergileyebilir.
Erkek
Bir Akrep erkeği için seks her şeyden önce gelir. Aç kalabilir ama
sekssiz yaşayamaz. Seksi tabir edilen kadınlara düşkündür. O da Akrep
kadını gibi tabu nedir bilmez. Onun için güzel veya çirkin kadın
kavramı yoktur. Her kadın çekicidir ve o hazırdır. Aşık olduğu zaman
tuhaf bir biçimde cinsellikten uzaklaşır. Bu çok uzun sürmese de gerçek
anlamda bunalıma girebilir. Bu yüzden aşk duymadığı kadınları tercih
ettikleri görülür.
Yay
Kadın
Yay kadını seksi sever ve bu onu çok eğlendirir. Fakat bazen eğlence
limitlerini öğle bir aşar ki partnerine zor anlar yaşatır. Değişik
kültürlerin sevişme tekniklerini denemek ister. (Tao, Kamasutra). Seks
onun için yeni ülkeleri keşfetmek gibidir. Bu yüzden sık partner değiştirme riski
vardır. Sevişme sonrasında patavatsızca sözler söyleyip eşini
kırabilir. Veya seks üzerine saatler süren felsefi bir konuşma
yapabilir.
Erkek
Yay erkeğinin cinsel yaşamı maceralar ile dolu olmalıdır. Fırtınalı bir
gecede çadırda, denizin dibinde, çam ormanlarında ve aklınıza
gelebilecek tüm egzotik ortamlarda seks yapmaktan hoşlanır. Haftasonu
duş alıp, biraz sohbet edip, müzik dinleyerek başlayan sevişmelerden nefret eder. O da uzak
doğu tekniklerinden, Afrika kabilelerinin tekniklerine kadar uzanan
ilginç metotlara meraklıdır.
Oğlak
Kadın
Oğlak kadınları yaşamlarının diğer alanlarında olduğu gibi güvenli seksten yanadır. Güven duymadığı kişi ile asla beraber olmaz. Cinsel yaşamını gizli tutar.
Kendini de kolay kolay ele vermez. Soğuk ve mesafeli görünümü güven
duygusu arttıkça değişir sevecen ve çekici olur. Başlangıçta belki
çekingendir ama zaman ilerledikçe tabularını yıkar. Partnerine güven
duyarsa tam bir Geyşa olabilir.
Erkek
Burcunun kadını gibi mesafeli ve soğuk görünür. Tatmin olması güçtür.
Bir gecelik ilişkilerden hoşlanmaz. Bunu istese bile son anda
vazgeçebilir. Seksin ciddi bir iş olduğunu düşünür. Eşine karşı
fedakardır. Sakin ortamlardan hoşlanır. Sorumluluk sahibidir. Doğum
kontrol yöntemlerini uygular. Bazı Oğlak erkekleri ise aşırı
güvensizlikten sürekli partner değiştirir ve bir türlü istedikleri gibi
bir eş bulamadıklarından yakınır dururlar.
Kova
Kadın
Kova kadını bağımsızdır. Bir gecelik aşklar, evli erkekler, sıra dışı
kişiler ilgisini çeker. Evlilik cinselliğe olan ilgisini azaltır.
Evlendiği zaman partnerinin onu şaşırtmasını bekler. Monotonluktan,
klasik pozisyonlardan nefret eder. Kıskanç bir partnerle asla yapamaz.
Yaratıcıdır. Eşini şaşırtabilir. Seks onun için özgürlüktür.
Erkek
Onun için seks arkadaşlıktan sonra gelir. Arkadaş olabildiği kadınla
seksi düşünebilir. Seks yaşamında önemli bir yer tutmaz. Canı istediği
zaman herhangi biri ile herhangi bir yerde beraber olur ve hemen
unutur. Sevgi gösterileri ve romantizm ona göre değildir. Buna karşın
seks shoplara ilgisi büyüktür. Mekanik oyuncakları sever. Erotik
filmler, fotoğraflar ilgisini çekebilir. Sanal seks favorisidir.
Balık
Kadın
Balık kadını romantiktir. Bu yüzden aşık olmadan seks yapması mümkün
değildir. Seks onun ayaklarını yerden kesecek muhteşem bir deneyimdir.
Eşine karşı sevecen ve fedakardır. Kimi zaman hoşlanmadığı şeyleri
sadece partnerini memnun etmek için yapar. Sevilmek okşanmaktan çok
hoşlanır. Sert hareketlerden, kaba davranışlardan nefret eder. Denizde
veya banyoda sevişmekten hoşlanır.
Erkek
Balık erkeği çok çabuk etkilenir. Bu yüzden sürekli partner
değiştirebilir ve de vicdan azabı duyar. Seks onun için elinde olmadan
kendini kaptırdığı dalgalara benzer. Romantiktir. Egzotik bir yerde
yenen yemek, birlikte dinlenen hoş bir müzik onu hemen uyarır. Sevgi
doludur. Eşini öpücüklere ve iltifatlara boğar (ilgisi başka bir yöne
kaymadıkça). İçki içer içmez aklına seks gelir.
Mutfağınıza Sağlıklı Dokunuşlar
Mutfağınızın düzeninde yapacağınız birkaç değişiklik şık olduğu kadar sağlıklı da olacak!
Mutfağınızın dekorasyonunu biraz değiştirmeye ne dersiniz? Hele ki bu
değişimin mutfağınıza şıklık, size de sağlık katacağını söylersek? İşte
mutfağınızda göz önünde ve el atında bulunması gereken sağlıklı
yiyecekler, pratik aletler…
Mutfak aletleri
Limon ve meyve sıkacakları.
Limonda ve portakal, çilek gibi meyvelerde bulunan C vitaminini almak
açısından meyve sıkacakları sağlıklı mutfağın baş tacıdır. Vitamin
deposu meyve suları bağışıklık sisteminizi kuvvetlendirecek ve
hücrelerinizi yenileyecektir. Ayrıca limon suyunu salatalarınızda da
kullanabilirsiniz. Bu nedenle meyve sıkacağı her zaman elinizin altında
olmalı.
Mini blender. Çok aceleniz olduğu zamanlarda
sağlıklı bir çorba hazırlamanın en pratik yolu blender'dan geçer.
Kullanım kolaylığı ve zaman kazandırması açısından bu akıllı alet de
mutfağınızın sık kullanılanları arasına girsin.
Salata kurutucu.
Sağlıklı yeşilden fazlasıyla yararlanmanızı sağlar. Salatalarınızın
kuru kalmasının önemi hem kaba koyup sakladığınızda bozulma ihtimalinin
yok olması, hem de musluk suyunun iyice kurulanmasıdır. Ayrıca
kurulanmış yapraklarla yapılan salatalar, sosun lezzetini de daha fazla
hissettiriyor.
Kavanozlar ve şişeler
Karbonhidratlar.
Esmer pirinç, kepekli makarna, fasulye, mercimek gibi karbonhidrat
kaynakları her zaman elinizin altında bulunsun ki yemek yapacağınızda
eliniz hep onlara gitsin. Çünkü karbonhidrat içerikli bu besinler
vücudumuzun enerji kaynağıdır ve kan şekerinin sabit kalmasını sağlar.
Zeytinyağı.
E vitamini içeren zeytinyağının faydaları saymakla bitmez. Damar
tıkanıklığını önler, tansiyonu kontrol altında tutar, kolay hazmedilir,
sindirimi kolaylaştırır, sakinleştirir, kendinizi iyi hissetmenizi
sağlar. Böylesine faydalı bir besini göz önünde bulundurmak sık
kullanmamız açısından çok faydalı olacaktır.
Elma sirkesi.
Magnezyum içerir ve bu şekilde mutluluk hormonu olarak bilinen
seratonin hormonunun salgılanmasını sağlar. Ayrıca elma sirkesinin
cilde, saça; kısacası güzelliğe oldukça iyi geldiğini ve kilo vermeye
yardımcı olduğunu da hatırlatalım. Salatalarınızda kullanmakta fayda
var.
Su. Bol su içmenin sağlığımız için önemini bilmeyen
yoktur. Elimizdeki boş bardağı aklımıza geldikçe suyla doldurmak için
sürahinin mutfakta göz önünde bir yerde durması iyi olacaktır.
Özellikle her sabah kalktığınızda ve her gece yatmadan önce mutlaka bir
bardak su içmenizi tavsiye ederiz.
Baharatlıklar
Kırmızı biber.
Acıdır, ama faydası çoktur. Portakaldan 3 kat daha fazla oranda C
vitamini içerdiğini biliyor muydunuz? İçeriğindeki capsantin adlı
kimyasal madde zona hastalığının neden olduğu ağrıları dindirmek için
yapılan kremlerde kullanılır.
Karabiber. Sindirim
sisteminin sağlıklı ve düzenli çalışmasına yardımcı olan karabiber aynı
zamanda enerji vericidir. Sadece bunlarla da yetinmez, sinirleri
kuvvetlendirir, kansızlığa iyi gelir ve hatta cinsel gücü arttırır.
Sepetler
Tam tahıllı ekmek.
Mutfağınızın, yemeklerinizin kurtarıcısı olsun. Çünkü tam tahıllı
ekmekler kan şekerini dengede tutar, tatlı arzunuzu bastırır ve
doyurucudur. Ayrıca B vitamini kaynağı olan esmer ekmekler yağ da
içermediğinden formunuzu korumanıza yardımcı olur.
Meyve.
Rengarenk meyvelerde dolu bir sepet mutfağınızda hem dekor olarak çok
güzel duracaktır, hem de bol taze vitamin almanızı sürekli aklınıza
getirecektir. İçeriğinde farklı oranlarda A, B ve C vitaminleri
barındıran kiraz, şeftali, erik, üzüm, muz, çilek, kayısı, mandalina,
elma gibi meyveler sepetinizde mutlaka bulunsun.
Kabuklu yemişler.
Fındık, fıstık, ceviz gibi kabuklu yemişler doymamış yağ içerirler. Bu
yağlar, atardamarları temizlerken, aynı zamanda da ruh haline etki eden
serotonin salgılamalarına da olumlu etkide bulunur. Dolayısıyla küçük
ve hoş sepetlerde kuruyemişleri raflarınıza yerleştirebilirsiniz.
Taptaze
Nane.
Midenin en iyi dostudur. İçerdiği mentol, midenin normal işlevini
görmesine neden olur. Sabahları mide bulantısını keser. Ayrıca taze
nanelerle hazırlayacağınız bir çay baş ağrısını ve stresi dindirecek,
mide yanmasına iyi gelecektir.
Fesleğen. Küçük bir
saksıda yetiştireceğiniz fesleğen hem etrafa muhteşem bir koku saçacak,
hem yemeklerinize lezzet katacak, hem de sağlığınıza olumlu etkide
bulunacaktır. Fesleğen sakinleştiricidir, öksürüğe ve baş dönmesine iyi
gelir, ağız içi yaraları iyileştirir ve hazımsızlığı giderir.
GÜNÜN SÖZÜ
Margaret Mitchell
Bir Kadın Ne İster?
Ruh Halinize Göre Doğru Beslenin
Eğer seçimleri doğru yaparsak,
yediklerimiz depresyonu, yorgunluğu, sıkıntıyı, siniri ortadan
kaldırabilen en 'lezzetli' ilaçlardır.
Canımız sıkkınsa elimiz neye gitmeli? Veya kendimiz çok yorgun
hissediyorsak hemen ağzımıza ne atmalıyız? David Zinczenko'nun kitabı
'The Abs Diet For Woman'da bizi iyi moda sokacak besinler ve bunların
tarifleri yer alıyor. İşte ruh halimize göre sağlıklı beslenmenin
incelikleri...
Canınız sıkkınsa...
Genelde kendimizi
mutsuz ve sıkkın hissettiğimizde elimiz ya kocaman bir şeker kavanozuna
ya da çikolata kabına gider. Özellikle çikolata, içinde barındırdığı
seratonin nedeniyle mutluluk hormonunu yükselttiğinden ve dopamin
nedeniyle de motivasyon arttırdığından bu zor zamanlarda en sık
sığınılan yiyecektir. Ama mutluluğu başka lezzetlerde bulmamız da
mümkün. Örneğin magnezyum ve kalsiyum içeren muz en fazla mutluluk
hormonu salgılatan meyvedir. Veya az yağlı, az proteinli, yüksek
karbonhidratlı atıştırmalıklar... Örneğin bir parça yaban mersini ile
hazırlanmış bir muffin veya ballı, sütlü bir yulaf ezmesini deneyin.
Yorgunsanız...
Eğer
yorgunluğunuz sürekli ve aşırı haldeyse demir eksikliği veya anemi söz
konusu olabilir. Böyle bir durumda ilk yapmanız gereken doktora
gözükmektir. Bizim size burada vereceğimiz yorgunluk karşıtı öneriler
ise hafif yorgunluk hallerinde başvurmanız gereken yollar. Onlar da
beslenmenizde demir ağırlıklı yiyeceklere yer vermek; yani baklagil,
tahıl, sebze, karides, yağsız et ağırlıklı beslenmekten geçiyor.
Sinirliyseniz...
Açlığın
yorgunluğa, yorgunluğun asabiyete neden olduğunu hiçbirimiz inkar
etmeyiz herhalde. Herşeyden önce bunları yaşamamak için yapmamız
gereken şey kaliteli bir uyku uyumaktır. Bunun için de beslenmemizde
bazı şeylere özen göstermemiz gerekir. Ağır bir akşam yemeği üzerine
yapılan bir uykuyu düşünün, bir de hafif bir tavuk yemeği ve meyveler
üzerine yapılanı... Zinczenko kitabında sağlıklı bir uyku için akşam
yemeğinde maksimum 500 kalori almamız gerektiğini vurguluyor. Böylece
sinirli ruh halini dolaylı yoldan üzerimizden atabiliyoruz.
Depresyondaysanız...
Depresyonla
ilgili yapılan araştırmalarda Omega-3 eksikliği de bir neden olarak
ortaya çıkmış. Omega-3'ü nereden bulabilirim derseniz size somon, ton
balığı, karides, mezgit, mavi yengeç gibi deniz ürünlerini tavsiye
ederiz. Ayrıca bedenin tüm uzuvlarında kan dolaşımını kolaylaştıran çay
da yorgunluk ve depresyonla savaşır, kendimizi daha dinç ve iyi
hissetmemizi sağlar.
Çocuğum Dil Öğrenmeye Kaç Yaşında Başlamalı?
Çocukların erkenden yabancı dil öğrenmeleri çok önemli. Onları yabancı dille nasıl tanıştırabiliriz?
Her anne babanın sıklıkla sorduğu sorulardan biridir bu: ‘Çocuklar dil
öğrenmeye ne zaman başlamalı? Özel bir dönem, kritik bir eşik var mı?’
Peşi sıra da akıllara Ya geç kaldıysak?’ sorusu gelir.
Eğitim bilimciler ve çocuk gelişimciler, dil öğrenmeye kesin şu yaşta başlamak gerekir diyemiyorlar.
Bugün gelinen ortak nokta şu ki, ergenlikten önce mutlaka başlanmalı.
Bunun sebebi de ergenlikten sonra beynimizin o her tür öğrenmeye açık
esnek yapısının biraz katılaşmaya başlaması. Bu katılaşmayı yaşam
deneyimlerinin artması olarak düşünün. Bunun getirdiği ön yargılar,
endişeler ve hatta yanlış öğrenmeler de var tabii. Bunlar
çocuklarımızın kafasında yer etmeye başlamadan önce -ki eşik önceden de
dediğimiz gibi ergenlik– onu en az bir yabancı dille tanıştırmamız
gerekiyor.
ÇOCUĞUMU BİR DİLLE NASIL TANIŞIRABİLİRİM?
Çocuklar
ana dillerini öğrenirken de yeni bir dil öğrenirken de bir “sessiz
dönem” geçirirler. Bu dönemde etraflarında neler oluyor gözlemler, her
sesi dinlerler ve aynı bir teyp gibi her şeyi kaydederler. Daha sonra
da model aldıkları davranış, söz hatta mimikler dahil her şeyi üretmeye
başlarlar. Bu dönemler onları yepyeni bir dille tanıştırmak için çok
değerli bir fırsat bizim için. Onları mümkün olduğunca, öğrenmesini
istediğimiz dile çeşitli yollarla maruz bırakmamız gerekiyor.
BU MODELLER KİM VEYA NE OLABİLİR?
Eğer
dil bilen bir anne babaysanız bu model başta siz olabilirsiniz.
Öğrendiğiniz İngilizce bir ninniyi veya şarkıyı onu her gece uyuturken
söyleyin, yeter de artar bile. Yalnızca bunu yaparak onun tazecik
beyninde yepyeni bir kapı açmış olursunuz.
Eğer dil
bilmiyorsanız, piyasada veya internet ortamında bulabileceğiniz harika
İngilizce şarkılar var. Bebeğiniz veya çocuğunuz oyun oynarken, yemek
yerken arkadan bir yerlerden bu şarkılar çaldığında bile dil
becerilerinin gelişimine tohum atmış olursunuz.
Eğer erken
çocukluk döneminde, artık üretim safhasına geçmiş bir çocuğunuz varsa,
orijinal, dublajsız çizgi filmler biçilmiş kaftan. Geçen her sözü
anlamasına hiç gerek yok. Önemli olan yabancı dili dinlemesi ve
kaydetmesi.
“Sadece dinlemekle olur mu?” demeyin, çünkü uygun
bir modelden dinleyeceği her anlamlı söz ileriki konuşma becerilerine
bir katkıda bulunuyor.
Yukarıda sıraladığım yöntemleri
uyguladığınızda bir anda bülbül gibi yabancı dili konuşmaya
başlamayacak tabii ki çocuğunuz, ama ilk adımı atmış olacaksınız.
Evren Gürkaynak
Doğumdan Sonra Seks Hayatı
Ailenize yeni bir üye katılması sizi seksten uzaklaştırmasın. Doğumdan sonra cinsel isteksizlik duygusunu aşmak sizin elinizde…
Dokuz aylık geri sayım sona erdi ve dünyanın en güzel varlığına,
bebeğinize kavuştunuz. Peki, bundan sonra eşinizle tıpkı hamilelik
öncesi olduğu gibi sorunsuz bir cinsel hayat yaşamanız mümkün mü?
Uzmanlar bu soruya, “evet” yanıtını veriyor.
Ancak, kendinizi
bu yeni hayata nasıl hazırladığınızla ilgili her şey. Ne de olsa
eşinizin yanı sıra tüm ilginizi vermeniz gereken bir bebeğiniz var
artık kucağınızda.
Kadın neden seksten uzaklaşır?
Uzmanlara
göre, normal doğumdan yaklaşık altı hafta, sezaryenle doğumdan ise üç
ya da dört hafta sonra fizyolojik olarak kadınlar cinsel ilişkiye
girmeye müsait hale geliyorlar. Ancak, psikolojik olarak kendinizi seks
yapmaya hazır hissetmeyebilirsiniz. Zira artık bir annesiniz ve
kimliğinizi sadece annelik ile özdeşleştirip kadınlığınızı bir kenarda
bırakmış olabilirsiniz.
Annelik duygusunun vermiş olduğu
endişe ve sürekli çocuğu düşünme telaşı ile çoğu yeni anne, eşini
ikinci plana attığının farkında bile olmaz.
Şu da bir gerçek
ki doğumdan sonra kadınlık hormonlarının bir kısmı azaldığından cinsel
istek de azalabilir. Ancak, bu geçici bir durumdur.
Süt verme
döneminin ortalarına doğru hormonal fonksiyonlar tekrar normale dönmeye
başlayacaktır. Sorun uzun vadede devam ederse, cinsel isteksizlik ve
ilişki kuramama söz konusu olursa, doktorunuza danışarak hormon
tedavisi uygulayabilirsiniz.
Erkek nasıl davanmalı?
Çocuktan sonra cinsellikten uzaklaşma, sadece kadında değil, erkekte de görülebilen bir durumdur.
Karısının
sekse karşı ilgisiz olması, ilgisini bebeğine yöneltmesi, erkeği de
seksten soğutabilir. Ya da seks yapmayı istediği halde eşinin artık
kendisiyle ilgilenmediği ve dışladığı düşüncesiyle mutsuz olabilir.
Çiftin
birbirine karşılıklı anlayışla yaklaşması, özellikle erkeğin eşinin bu
döneminin geçici olduğunu bilerek sabır göstermesi önemlidir.
Cinsel ilişki olmasa bile sarılıp öpüşmeyi, tensel teması hiçbir şekilde kesmemek, her iki taraf için de doğru olandır.
Eşi
normal doğum yapan erkeklerin bazıları, doğum sahnesini düşünerek
seksten soğuduklarını ya da eşlerini emzirirken izlemelerinin seks
isteğini azalttığını söylese de uzmanlar, bunun cinsel ilişkiden kaçmak
için geçerli bir bahane olmadığı konusunda birleşiyorlar. Zira
anneliğin başka, cinsel dürtünün başka bir şey olduğunu söylüyorlar.
İletişim kurmayı deneyin
Şunu iyi bilmek gerekiyor ki çocuktan sonra çiftlerin sekse olan ilgilerinin azalması, geçici bir durumdur.
Doğumdan sonraki ilk dönemde ortaya çıksa da zamanla eşler birbirlerine karşı cinsel ilgi duymaya yeniden başlarlar.
Tüm
ilişkilerde anahtar niteliği taşıyan “iletişim”, bu sorunda da devreye
girmelidir. Eşler birbirlerine baskı yapmadan destek olmak ve sevgi
göstermekle süreci kolaylaştırabilirler. Ancak, bebekten sonra hiçbir
şekilde cinsellik yaşanamıyorsa, bir uzmandan yardım almak gerekebilir.
Emzirmek, hamile kalmaktan korumaz
Yaygın kanının
aksine, emzirme, doğurganlığı geciktirse de kadının ne zaman adet
görmeye başlayacağı önceden bilinemeyeceğinden, emzirme dönemi hamile
kalınmayacağı anlamına gelmez. Bu dönemde en iyi doğum kontrol yöntemi,
erkeğin prezervatif kullanmasıdır.
Doğum sonrası kadının
vajina duvarları ve rahmi genişlediğinden diyafram, doğum kontrol
yöntemi olarak etkisiz kalabilir. Ancak doğumdan iki, hatta üç ay
sonrasında diyafram kullanılabilir.
Emziren kadınların doğum
kontrol hapı seçerken dikkatli olmaları ve mutlaka doktora danışmaları
gerekiyor. Hap kullanmakta zorlananlar için doktorunuz, enjeksiyon
yöntemleri önerebilir.




