Kendinize ayıracak bir dakikanın
bile olmadıı günler birbirini kovalarken, eve döndüğünüzde tek
istediğiniz kendinizi kanepeye atmak! Bu düzende, kış uykusundaki seks
hayatınızı uyandıran çözümler yazımızda!
Sabahın kör karanlığında kalkıp akşama kadar hiç durmadan çalışan,
toplantıdan toplantıya koşan, işten çıktıktan sonra evine bir buçuk
saatte ve üstelik sinir içinde giden bir insan, kapıdan içeri girip
kendini salondaki kanepeye attıktan sonra ne ister? Evet; bildiniz! Boş
gözlerle duvarları seyretmekten başka hiçbir şey!
Enerjimizin tamamını gün içinde tüketmek bize kesinlikle iyi gelmiyor.
Çünkü akşam kendimiz için bir şeyler yapmaya zamanımız olsa bile
halimiz olmuyor. Sırf bu yüzden hayatımızdaki pek çok zevkten mahrum kalıyoruz.
Peki ya cinselliği bu rutin döngünün dışında tutabiliyor muyuz? Ne yazık ki;
hayır! Üstelik bu konuda biz kadınların işi erkeklerden daha da zor. Çünkü
vücudumuzun sekse hazır hale gelmesi onlarınkinden çok daha fazla zaman ve
çaba gerektiriyor.
İşte tam da bu yüzden, artık kimsenin partneri için öyle fazla zahmete girmeye
yanaşmadığı bir cinsel ortamda, daha da şanssız hale geliyoruz. Sabit bir
ilişkimiz olsa da olmasa da, seksin hayatımızdaki yeri yavaş yavaş küçülüyor,
farkına bile varmadan cinsel ihtiyaçlarımızı arka plana atmaya ya da en basit
şekilde, en kısa yoldan karşılamaya başlıyoruz. Kısacası, dışarıda çalıştıkça
yatakta tembelleşiyoruz.
KİM KİME HİZMET EDECEK?
Süre olarak ortalama uzunlukta bir sevişmeyi asla hafife almayın çünkü işin
bütün eğlencesi bir yana, hem fiziksel hem de zihinsel olarak üst düzey efor
gerektiren bir eylemden söz ediyoruz. Forma girmek isteyenlere tavsiye edilen
başlıca spor dalının seks olmasına şaşmamak gerek!
İdeal bir yatak diyalogunda, kadının ve erkeğin eşit, en azından birbirine
yakın derecede hareketli olması ve karşı tarafı tatmin etmek için uğraşması
beklenir. Fakat her gün işten yorgun argın eve gelen bir çiftin cinsel
hayatında kısa bir süre sonra şöyle kritik bir soru ortaya çıkabilir! Yatakta
kim kime hizmet edecek? Doğal olarak her ikisi de uğraşıp didinen olmak yerine
sırtüstü yatıp keyfine bakan olmayı tercih eder ve böylece birçok sevişme
denemesi, ikisinin de sırtüstü yatıp, keyfine değil ama televizyona bakmasıyla
sonuçlanabilir.
Oysa cinsellik hayatımızın, mutluluğumuzun ve ruh halimizin de önemli bir
parçası; üstelik asla başıboş bırakılmaması gereken bir alan. Ertesi sabahki
toplantının üzerimizde yarattığı baskı bizi bunaltıyor, yorgunluktan bütün
vücudumuz ağrıyor ya da gözümüzden uyku akıyor olabilir ama şunu kabul
etmeliyiz ki bu durum hiçbir zaman değişmeyecek. İşe gidemeyecek kadar yaşlı
olduğumuz gün, verimli seks deneyimleri için de fazla yaşlanmış olacağız. Acı
ama emin olun ki gerçek. Bizim bugünü kurtarmaya, rutin koşuşturmalarımızın
kaçınılmaz etkileriyle, seksin yaşamımızdaki yerini dengelemeye ihtiyacımız
var ki bu aslında çok da zor değil. Tek yapmamız gereken, seksin nasıl olması
gerektiğiyle ilgili kalıplaşmış, klişe düşünceleri bir kenara atmak ve yaşam
biçimimizin gerektirdiği yeni bakış açıları ve uygulamalar için yer açmak.
İşte bunlardan bazıları...
SEKSİ ÖDÜL HALİNE GETİRİN
Özellikle uzun soluklu bir ilişkiniz varsa şunu unutmayın ki seks kesinlikle
bir göreve dönüşmemeli; eğer dönüşürse, ondan giderek uzaklaşacağınıza, ondan
kaçmak için bir sürü bahaneye, özellikle de o meşhur baş ağrısına
sığınacağınıza kuşku yok. Oysa cinselliği ilişkinizde bir ödüle
dönüştürürseniz, bunun sizi hem duygusal olarak birbirinize, hem de sevişme
fikrine yaklaştırdığını göreceksiniz.
Peki, böyle bir ödül sistemi nasıl işler? Aslında çok basit! Son derece tuhaf
bir organ olan beynimiz, neden-sonuç ilişkilerini kurma konusunda özellikle
başarılı. Örneğin bir erkeğin beyni; 'Kız arkadaşımı okşadığım zaman hoşuna
gidiyor, öyleyse bunu daha sık tekrarlamalıyım' tarzı keşifleri rahatlıkla
yapabilir. Burada tek yapmanız gereken, birbirinizde hoşlandığınız ve
etkilendiğiniz davranışları kavramak için biraz daha fazla dikkat sarf etmek
ve seksi bu davranışların bir sonucu, yani ödülü haline getirmek. Bu yaklaşım
ikinizi de heveslendirecektir.
YATAĞA GİRMEYİ BEKLEMEYİN
Akşam evde birlikte geçirdiğiniz zamanı çok daha iyi
değerlendirebileceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. Örneğin partnerinizle
birlikte film izlerken, kitap okurken, yemek hazırlarken ya da yerken
birbirinize daha fazla temas edin. Her temasın hemen o anda sevişmeyle
sonuçlanmasını beklemeyin; küçük öpücükler, okşamalar, gıdıklamalar, bunların
hepsi sizi gecenin ilerleyen saatlerindeki güzelliklere ve her şeyden
önemlisi, sevişme düşüncesine hazırlar.
Bilindiği gibi, kadın bedeninin 'uyanmak' için çok daha fazla zamana ihtiyacı
olduğunu düşünecek olursak, birbirinize dokunmaya ne kadar erken başlarsanız,
o kadar vakit kazanmış olursunuz. Ayrıca bunu bir alışkanlık haline getirmek,
zamanla aranızda çok hoş ve farklı bir bağ kurulmasını da sağlayacak, bu bağ
fiziksel düzlemden ruhsal düzleme de yansıyacaktır. Kısacası, küçük ve
zahmetsiz dokunuşların her anlamda büyük faydasını göreceğiniz kesin.
PASİF KALMAKTAN KORKMAYIN
Adalet duygusu gelişmiş her kadın gibi belki siz de sevişirken bütün işi
partnerinize bırakmaktan hoşlanmıyor, ne kadar bitkin ya da gergin olsanız da
belli oranda katılım göstermek, yani parmağınızı kıpırdatacak haliniz olmadığı
halde hareket etmek istiyor olabilirsiniz. Ne de olsa yatakta put gibi yatıp
kendisine 'bir şeyler yapılmasını' bekleyen bir kadından hiçbir erkek
hazzetmez. Fakat burada es geçtiğiniz bir nokta var, teslimiyetten kaynaklanan
pasiflikle isteksizlikten kaynaklanan pasiflik arasındaki fark.
Akıllı ve sağduyulu bir erkek bu farkı iyi bilir ve kollarındaki kadının
teslimiyetten ileri gelen pasifliğini, kendini onun ellerine bırakmasını
'sıkıcılık' olarak nitelemeye kalkmaz. Eğer partneriniz o gece sizden bir
nebze daha enerjikse ve siz tam anlamıyla 'istek var, kuvvet yok'
durumundaysanız, rahatça uzanıp keyfini çıkarabilirsiniz. Bu durumda,
aldığınız yoğun zevki belli etmeniz onun kendisini mutlu ve gururlu
hissetmesine yetecektir.
KARŞILIK VERME PSİKOLOJİSİNDEN KURTULUN
Diyelim ki partneriniz size uzun uzun masaj ya da oral seks yaptı. Siz ise bir
yandan zevkten uçarken, bir yandan da acaba sizin de bu gece aynı şeyleri ona
yapmanız gerekir mi diye düşünüp dertleniyorsunuz; çünkü o kadar gevşedikten
sonra uyuyakalacağınızın farkındasınız. Oysa suçluluk duymanıza hiç gerek yok.
Çünkü partneriniz belki de çok daha doğrudan bir yolla tatmin edilmeye ihtiyaç
duyuyordur. Yani söylemek istediğimiz şu: Yatakta size yapılmasından
hoşlandığınız şeylerin aynılarını ona yaparak emeğinin karşılığını
vereceğinizi düşünmeniz çok saçma. Çünkü eğer mesele partnerinize zevk
vermekse, onun zevkinin araçlarına yönelmelisiniz, kendinizinkilere değil.
Ayrıca burada bir iş sözleşmesinden bahsetmiyoruz. Yani; 'Onun beni mutlu
ettiği gece içinde mutlaka ben de onu mutlu etmeliyim' diye düşünmeniz çok
anlamsız. Bir gece siz yatakta tembel kraliçeyi oynarsınız, bir başka gece o
kralınız olur ve siz de küçük, seksi bir hizmetçi rolüne bürünmenin tadını
çıkarırsınız! Üstelik erkekleri memnun etmek çok daha kolay olduğu için her
durumda avantajlı olacağınız kesin. Uzun lafın kısası, yatakta karşılıklılık
ilkesinin; 'Şimdi ben de aynısını yapmazsam olmaz' düşüncesine dayanmadığını
hatırlayın ve meseleye daha geniş çaplı, en azından birkaç geceyi kapsayacak
çapta bakın!
POZİSYON ÇIKMAZINI EŞİTLİKLE AŞIN
'Altta kalanın canı çıksın' sözü seks için; 'Üstte kalanın canı çıksın'
şeklinde değiştirilebilir; çünkü biliyorsunuz sevişirken üstte olmak her zaman
daha fazla hareket etmek demektir. Peki, şimdi ne olacak? Tabii ki eşitlik
taraftarı kadınlar sıfatıyla farklı arayışlara yöneleceğiz. Ne biz üste
çıkarak zaten yorgun olan üst bacak kaslarımızı mahvedeceğiz ne de
partnerimizi yoracağız.
Öyleyse; yüz yüze gelecek şekilde yan yana uzanınca bacaklarınızı makas
şeklinde birbirinizinkilerin arasından geçirerek birbirinize ulaşabildiğinizi
göreceksiniz. Bunun için vücudunuzun üst kısmını biraz geriye vermeniz
gerekebilir, böylece cinsel organlarınızın buluşması kolaylaşacaktır. Ayrıca
bu pozisyonda ikiniz de aynı derecede yorulacağınız için kimse birbirini
kazıklamış olmayacağından, içiniz de rahat edecektir!
İŞTAH AÇIN İŞTAHINIZ AÇILSIN
Cinsel tembelliği aşmanın yollarından biri de elbette seks isteğinin
ateşleyici silahlarından faydalanmak. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki;
partneriniz sizinle sevişmeye daha fazla istek duyarsa bu sizin isteğinizi de
artıracaktır. Önemli olan iki tarafın arzusunun birbirini tetiklemesi. İşte bu
tetiklemeyi sağlamak için biraz gayret gösterip evin içinde eşofman altları
yerine mini şortlarla dolaşabilir, duştan sonra vücudunuzu salonda,
partnerinizin gözü önünde kremleyebilir, banyodan çıktıktan sonra saçınızı
hemen kurutmak yerine bir süre ıslak sergileyebilir, kısacası biraz poz
kesebilirsiniz!
Aynı şekilde, gün içinde birbirinize atacağınız erotik mesajlar ya da kısa
telefon konuşmaları da sizi akşama hazırlayacaktır. Bu tür küçük ayrıntılar
çok işe yarar; çünkü hem fazla çaba harcamanız gerekmez, hem de gerçekten
etkili olur.
STRESE TESLİM OLMAYIN
Kafanız son derece önemli meselelerle dolu, öyle değil mi? Ertesi gün
yetişmesi gereken işlerin bütün ağırlığını daha şimdiden omuzlarınızda
hissediyorsunuz, yapacağınız sunum için hazırlanmanız gerek, annenizle kavga
ettiniz, en yakın arkadaşınız birkaç gün önce sevgilisinden ayrıldığı için
gelip gelip size ağlıyor, evde yemek yok, ortalığı da biraz toplamak gerek.
Bütün bunların arasında debelenirken, seks de neymiş? Peki, öyleyse size başka
bir soru! Sevişmek için kafanızın içinin tertemiz olmasını beklemek
niyetindeyseniz, aşağı yukarı ne kadar bekleyeceğinizi tahmin ediyorsunuz?!
Bunun hiçbir zaman mümkün olmadığını siz de gayet iyi biliyorsunuz.
Hayatınızda her zaman sizi üzen, yoran, sıkan, geren, düşündüren,
endişelendiren bir şeyler ve birileri olacak. O yüzden siz en iyisi seks için
arınmayı beklemek yerine, seksle arınmayı deneyin. Çünkü cinselliği bir stres
atma aracı olarak kullanmak hiç de fena fikir değil. Havaya girmek için zaman
zaman kendinizi biraz zorlamanız gerekebilir ama bir kez açıldıktan sonra
kopup bambaşka diyarlara gittiğinizi ve her türlü derdi tasayı unuttuğunuzu
göreceksiniz!