Her duygusal ilişkinin uzun bir tanıma süreci gerektirdiğine mi
inanıyorsunuz? Oysa erkekler tanışma anından itibaren ilk 20 saniye
içinde karşılarındaki kadın hakkında ihtiyaçları olan çoğu bilgiyi
ediniyor ve nihai kararı veriyorlar.
Görünüşe bakılırsa kendimizi
düşündüğümüzden çok daha çabuk ele veriyoruz! İnsan âşık olunca
karşısındaki kişiyi objektif olarak değerlendirme becerisinden
genellikle yoksun kalır, iyiyle kötüyü ayırt edemeyecek hale gelir. Bu
ruh halinin, bu uçuşun çok da uzun sürmediğini, günün birinde sona erip
yerini tekrar aklın hâkimiyetine, gerçeği gören gözlere, yere basan
ayaklara bıraktığını tabii ki hepimiz biliyoruz. Günün birinde ama ne
zaman?
Son yıllarda durmadan aşkın ömrünün ne kadar olduğunu tartışıyoruz.
Birkaç hafta mı, altı ay mı, Frederic Beigbeder'nin söylediği gibi üç
yıl mı, yoksa yine onun söylediği gibi evde uzamaya açık mı?Erkekler için bunların hiçbiri geçerli değil! Çünkü duygusal beraberlik
konusundaki kararlarını tam 20 saniyede veriyorlar. Evet; yanlış
okumadınız sadece 20 saniyede!
Beden dili ve etkileri üzerine yapılan son araştırmalar, erkeklerin
bir kadınla tanıştıktan sonraki ilk 20 saniye içinde onunla ilgili
hatırı sayılır sayıda veri elde ettiklerini ortaya koyuyor.
Her erkeğin bu verileri doğru şekilde anlamlandırıp bilinç düzeyine
taşıyabildiğini iddia edemeyiz fakat genel olarak karşı cinsin ilişkiye
girip girmeme konusunda bizim kadar kararsız olmadığı kesin!
GİZLİ İŞARETLERİ BULUYORLAR
Bir erkeğin eşinden bahsederken; 'Tanışıp, ilk göz göze geldiğimiz anda
onunla bir gün evleneceğimi biliyordum' demesi size çılgınca mı
geliyor? Yoksa o erkeğin iflah olmaz bir romantik olduğunu mu
düşünüyorsunuz? Erkekler; karşılarındaki kadın hakkında ipucu
sayılabilecek işaretleri çok çabuk okuyor ve değerlendiriyorlar. Yani
biz kendimizi istediğimiz gibi göstermeyi başardığımızı sanırken,
aslında çok büyük ölçüde kendimizi ele veriyoruz.
Karşı cinsin tanışma anında ve sonraki 20 saniye içinde hakkınızda
ne gibi bilgiler edindiğini ve bunları nasıl yorumladığını öğrenmeye
hazır mısınız?
1) KENDİNİZE NE KADAR GÜVENDİĞİNİZİ:
Bir kadının başını ve vücudunu dik tutması, tanıştırıldıkları
anda karşısındakiyle göz teması kurması ve elini sıkıca kavrayarak
sıkması, o kadının kendine güvendiğini ve karşı cinsle iletişim kurma
konusunda sıkıntı yaşamadığını gösteriyor. Aksi ise erkeğe o kadının
çekingen, mesafeli hatta asosyal olabileceğini düşündürüyor. Tabii bazı
erkekler kendine güvenen kadınlardan hoşlanırken, bazıları da kapalı
kutuyu açmayı cazip bulabiliyorlar. Fakat ilk temasta girişken davranan
bir kadın karşısındaki erkeğe iletişimi sürdürme konusunda da cesaret
vermiş oluyor.
2) SİZDEN GÜZEL ÇOCUKLARI OLUP OLMAYACAĞI:
Nasıl ki kadınlar doğal bir içgüdüyle gelecekteki çocukları
için ideal bir baba adayı arıyorlarsa, erkekler de genel görünümünüze
bakarak sizden olması muhtemel çocuklarının fiziksel nitelikleri
hakkında fikir yürütüyorlar. Tabii bunu birçoğu o tanışma anında durup
ciddi ciddi düşünmüyor. Ancak erkeklerin, güzel buldukları kadınlara
yönelmelerinin ardında sadece o beğeninin etkisi değil, güzelliğin
kuşaktan kuşağa devamı konusundaki umudu da yatıyor; her ne kadar
hiçbirimiz bunun garantisini veremeyecek olsak da.
3) NE KADAR TUTKULU OLDUĞUNUZU:
Erkekler, yemekle seks arasında doğrudan bir ilişki kuruyor ve
şöyle düşünüyorlar: Masada iştahı açık bir kadının, yatakta da iştahı
açıktır! Egzotik yemekleri tercih eden kadın, sekste de yaratıcı ve
yeni deneyimlere açıktır. Dolayısıyla, eğer bir erkekle yemek yerken
tanıştıysanız (Örneğin bir arkadaşınızın arkadaşıysa ve siz masa
başındayken ona uğradıysa), sadece size değil önünüzdeki tabağa da
bakacağından emin olabilirsiniz!
4) BAĞIMSIZ OLUP OLMADIĞINIZI:
Herkes jean pantolon giyerken sizin üzerinizde uçuk kaçık bir
elbise mi var? Rengârenk, kocaman aksesuarlarınızla arkadaşlarınızdan
oldukça farklı mı görünüyorsunuz? Bütün bunlar bir erkeğin gözünde
sadece tarzınızı değil, aynı zamanda o tarzı dışa vuran bağımsız
ruhunuzu da gösteren ayrıntılar. Bir kadının cesur bir giyim tarzı
olması, erkekler için o kadının özgürlüğüne sahip çıktığı ve canı ne
isterse korkmadan yaptığı anlamına geliyor; tabii söz konusu giyim
tarzının sadece iddialı olması değil, aynı zamanda fiziksel
özelliklerinize ve karakterinize uyması şartıyla. Çünkü eğer içine
kapanık bir kadın özenip kişiliğine oranla fazla iddialı giyinir ve
sonra da o giysilerle kendini rahat hissetmezse, bu da erkekler
tarafından anında algılanıyor.
5) NE İŞ YAPTIĞINIZI:
İddia ettiklerine göre kısa ve bakımlı saçlar, genellikle
hukuk, finans, insan kaynakları gibi sektörlerde çalışan kadınlar
tarafından tercih ediliyor. Sıra dışı bir saç rengi ve trendy bir
model, söz konusu kadının büyük olasılıkla medya, reklâm ya da halkla
ilişkiler sektöründe çalışıyor olduğuna işaret ediyor. Arkada toplanıp
atkuyruğu yapılmış saçlar mı? Kesinlikle öğretmen ya da doktor! Tabii
bu arada bu tahminlerde giysi ve ayakkabıların etkisini de göz ardı
etmemek gerek. Örneğin; birçok erkek, üst düzey pozisyonda çalışan,
kariyer sahibi kadınların daima topuklu ayakkabı giydikleri tezini
reddediyor. Onlara göre aksine, başarısını kanıtlamış, kendinden emin
bir kadın rahatlığı daha çok önemsiyor ve ayakkabılarını da buna göre
seçiyor.
6) ARANIZDA TEN UYUMU OLUP OLMADIĞI:
Yeni biriyle tanıştığımızda, farkında olmadan önce kokusunu
algılarız; parfümünü değil, vücudunun doğal kokusunu. Bir erkek,
karşısındaki kadının kokusunu aldıktan sonra o kadınla yatakta ten
uyumu olup olmayacağı konusunda da otomatik olarak karar vermiş oluyor.
Belki bu karar sonradan ortaya, kadının dış görünüşüne yönelik bir
'çekici buldum' ya da 'hayır, pek çekici bulmadım' yorumuyla çıkıyor
ama aslında çekicilik kavramını kokulardan başka neyle açıklayabiliriz
ki?
7) SİZİNLE BİRLİKTE OLURSA İFLAS EDİP ETMEYECEĞİNİ:
Erkeklerin modaya ve markalara kadınlar kadar hâkim olmadıkları
doğru fakat bir erkeğin üzerinizdekilere bakarak sizin yaşam düzeyiniz
konusunda fikir sahibi olması pek de zor değil. Tabii bu ona aynı
zamanda, kendisinin maddi olarak bu standartlarla başka çıkıp
çıkamayacağını da gösteriyor. Hoşlanıp hoşlanmamak tamamen ona kalmış!
8) ZOR BİR KADIN OLUP OLMADIĞINIZI:
Diyelim ki kalabalık bir barda tanıştınız ve size bir içki
ısmarladı. Siz de rom, pembe guava suyu, soda ve buzla yapılan hoş bir
kokteyl istediniz. İşte tam o anda, karşınızdaki erkeğin sizinle ilgili
önemli ve kendisini yakından ilgilendiren bir bilgiye ulaştığından emin
olabilirsiniz! Siz zor beğenen, standartları yüksek, hatta belki de
kaprisli bir kadınsınız. Asla, basit olanla, eldeki imkânlarla
yetinmiyorsunuz. Dolayısıyla sizinle beraber olmak onu zorlayabilir.
Tavsiyemiz şu: Tanışma anında beyaz şarapla yetinin ve lezzetli
kokteylleri daha sonraya saklayın.
9) NE KADAR İYİMSER OLUP OLMADIĞINIZI:
Erkekler, kadının tanışma anındaki yüz ifadesine bakarak onun
hayat karşısında iyimserliğini koruyan biri olup olmadığını hemen
anlıyorlar. Her an bir felaketle karşılaşmayı bekliyormuşçasına çatık
kaşlar, endişe içinde kemirilen dudaklar ya da sinir içinde kenarları
yenmiş tırnaklar onlar açısından ilişki bağlamında hayra alamet değil.
Çünkü yaşama sevinci yüksek kadınlarla birlikte olmaktan hoşlanıyorlar.
10) İKİNCİ BULUŞMADAN SONRA EVİNE TAŞINMAYI TALEP EDİP ETMEYECEĞİNİZİ:
Bir erkeğin sizi ilk görüşü arkadaşlarınızla koyu bir sohbete
dalmış, kahkahalar atarken olursa, anlıyor ki, kendinize ait bir sosyal
çevreniz, hayatınız var. Bu da onu rahatlatıyor. Çünkü hiçbir erkek
birlikte olduğu kadının tamamen kendine bağımlı olmasından, hayatına
direkt ortak olmaya çalışmasından, 24 saatini onunla birlikte geçirmek
istemesinden hoşlanmıyor.
11) DRAM YARATMAYA MERAKLI OLUP OLMADIĞINIZI:
Eğer onun, “İşini seviyor musun?” sorusuna cevabınız, sizi bir
pembe dizinin acılar içindeki kahramanı gibi gösteriyorsa, söze ofiste
katlandığınız eziyetleri ve uzun çalışma saatlerinizi anlatmakla
başlıyorsanız, karşınızdaki erkeğin kafasında şüphe yaratacağınızdan
emin olabilirsiniz. Erkekler hayatı önlerine geldiği gibi kabul
etmekten yanadır ve kesinlikle dırdırdan hoşlanmazlar. Drama meraklı
bir kadın olduğunuz hissine kapılırsa, bu onda ilişkide de en küçük
vesileyle olay çıkaracağınız ve çektiğiniz eziyetleri de aynı şekilde
bir başkasına anlatacağınız izlenimini yaratır.
12) ONDAN ETKİLENİP ETKİLENMEDİĞİNİZİ:
Bir erkek, bir kadınla tanıştıktan sonraki ilk 20 saniye içinde
onun kendisinden etkilenip etkilenmediğini anlıyor. İstediğiniz kadar
cool davranın, istediğiniz kadar ilgisiz görünün, tanışma seremonileri
konusunda istediğiniz kadar tecrübeli olun, karşı cins beden dilini
okumayı bilen bireyse hislerinizi anında çözüyor. Elde ettiği sonuca
göre, sizi daha yakından tanımaya karar veriyor ya da uzaklaşıyor.
Kısacası ilgisizlik karşısında zaman kaybetmek istemiyor...