| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

4 "halsizlik" etiketi kullanan gönderi "halsizlik" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

4 Soruna 4 Şifalı Bitki

Şifalı BitkilerHazımsızlık, yorgunluk, kötü nefes kokusu ve reflü... Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabınızda mı arıyorsunuz?

Hazımsızlık,yorgunluk,kötü nefes kokusu ve reflü... Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabınızda mı arıyorsunuz? Bizim başka bir önerimiz var: Şifalı bitkiler.

Hazımsızlık

Çare: Melisa
Ne sağlıyor: Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor.

Bunu deneyin: Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3–4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.

Mide bulantısı

Çare: Papatya
Ne sağlıyor: Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor.

Bunu deneyin: Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.

Halsizlik

Çare: Ginseng
Ne sağlıyor: Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı ida oldukça yi geliyor.

Bunu deneyin: Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz. (Günde yaklaşık 1 – 2 gr.) Ayrıca doğal ürünler satan mağazalardan aldığınız ginseng haplarını bir uzmana danışarak kullanabilirsiniz.

Kötü nefes kokusu

Çare: Biberiye
Ne sağlıyor: Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan baş ağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz.

Bunu deneyin: Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz.

Özel günlerde iyi hissedin

özel günlerArtık çok daha rahat ve huzurlu bir regl dönemi geçirebilirsiniz...

Regl dönemlerinde genelde kadınlar kendilerini kötü hissederler. Gergin ruh hali, halsizlik, yorgunluk, stres gibi faktörler kadınların bu dönemlerini kabusa dönüştürür.

Bu noktalara dikkat!

Ancak Clara Amram’ın yazdığı Clarita’s Way adlı kitaptaki önerilerle artık çok daha rahat ve huzurlu bir regl dönemi geçirebilirsiniz. İşte bu dönemde dikkat edilmesi gerekenler:

• Erken yatıp erken kalkmaya çalışın.

• Uyandıktan ve yüzünüz de yıkadıktan sonra dilinizi de yıkamayı unutmayın.

• Kahvaltıda bir tabak taze meyve yiyin.

• Her gün en az 5 öğün taze gıda yiyin.

• Kahve ya da koyu çayları daha az içmeye ya da içmemeye çalışın.

• Alkol miktarını sınırlandırın.

• Şiddet dolu filmler izlemeyin.

• Derin derin nefes alın.

• Gülün, gülmek stresle mücadele etmenin en iyi youdur.

• Açık havada mümkün olduğunca çok zaman geçirin.

• Adet öncesi şişkinlik yapan gıdalardan uzak durun.

• Her türlü gazlı içeceklerden uzak durmanızda fayda var.

• Günlük süt ürünleri, tuz ve maya tüketiminizi azaltın.

• Eğer migren kaynaklı baş ağrınız varsa çikolata, şarap, kahve, sert peynir, bol mayalı yiyecekler, portakal ve domates kesinlikle yemeyin.

Bugünlerde herkes kronik yorgun!

Günümüzde birçok kişinin yaşadığı kronik yorgunluk sendromunun tedavisinde belirlenmiş bir beslenme yöntemi yok. Ancak dengeli beslenme ile yorgunluk, halsizlik, kas ve eklem ağrıları gibi semptomları hafifletebilirsiniz

Dilara Koçak

Birçok kişinin şikâyeti olan konik yorgunluk sendromunun genellikle grip benzeri belirtileri var, ancak aydınlanmış bir nedeni veya tedavi için uygulanan özel bir kür bulunmuyor. Genellikle kilo kaybına neden olan bir yorgunluk, baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde hassasiyet, eklem ağrıları, konsantrasyon bozukluğu, uykuya rahat dalamama, egzersizden 24 saat sonra dahi süren bitkinlik hali ve kısa süreli hafıza kayıpları semptomlar arasında sayılabilmektedir. Ayrıca kronik veya tekrarlayan düşük ateş görülebilir. Kronik yorgunluk sendromu için herhangi laboratuvar testi yoktur. 
Kontrol edilemeyen stres başka hastalıkların yanı sıra kronik yorgunluk sendromunun da en önemli nedeni olarak görülür. Tedavide spesifik bir beslenme yöntemi bulunmamaktadır ancak dengeli bir beslenme uygulamanın önemi ise tartışılamaz.

Beslenme önerileri
Bağışıklık sistemini güçlendirip, enerji verecek besinler tüketilmelidir. Özellikle sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır. Meyvelerde C vitamini açısından zengin kuşburnu, karpuz, mandalina, kivi ve portakal tercih edilmeli. Ispanak, pazı, sivribiber, brokoli, karnabahar, brüksel lahanası gibi sebzelerin tüketimi artırılmalıdır.
Alkolü azaltmak da yorgunluktan kurtulmada en önemli etkenlerden birisidir. Çünkü alkol bağışıklık sistemini zayıflatır ve yorgunluğa sebep olur.
Kafeİn içeren içecekler de makul ölçülerde tüketilmelidir. Kafein; sinir sistemini uyarır ve uykuya dalmayı etkileyerek semptomları şiddetlendirir.
Çİnko içeriği zengin olan besinler; özellikle deniz ürünleri, kırmızı et, yumurta, süt, kuru baklagil ve tam tahıllar tüketilmelidir.
Elzem yağ asitleri tüketilmelidir. Bu sendromun bazı nedenlerinden biri de eklemlerde meydana gelen inflamasyon ve bezlerde oluşan şişliklerdir. Bu semptomlar elzem yağ asitlerinden zengin beslenme şekliyle hafifletilebilir. Örneğin; balık, ceviz, fındık, badem, keten tohumu ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilmelidir.
Magnezyum, kas ve sinir sisteminde etkindir. Magnezyumun yeterli alımı kasları rahatlatacaktır. En iyi kaynakları; kuru baklagiller, yağlı tohumlar ve tam tahıl taneleridir.
Günde 2,5-3 litre su içilmesi yararlı olacaktır.
Yorgunluğu giderici besinler olan elma, kayısı, kivi, muz gibi meyveler ile maydanoz, lahana, kereviz, bezelye, havuç, patates, turp, mantar, soğan, kırmızı pancar, sarımsak gibi sebzeler ve yeşil çay tüketilmesi önerilir.
Yorgunluk veren besinler arasında olan çok yağlı, şekerli ve hazır besinler,  sakatatlar ile alkol, asitli içecekler, kahve tüketiminde dikkatli olunmalıdır.
Yorgunluğun temel nedenlerinden biri, demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Bu nedenle haftada 2-3 kez yağsız kırmızı et tüketilmeli ve yanında C vitamini içeren besinler (sebze-meyve) yer almalıdır. Ayrıca kuru meyvelerin demir içeriği yüksek olduğundan, ara öğünlerde tercih edilebilir.
Son olarak uyku düzenine dikkat edilmeli. Her gün yedi-sekiz saat rahat ve huzurlu bir uyku uyumaya çalışılmalıdır.

Soğuklar başladı

Kış mevsimiyle gelen bulaşıcı hastalıklara karşı korunmanın önemini belirten uzmanlar, özellikle mevsim değişikliklerinde soğuk algınlığının görülme riskinin arttığını dile getiriyor.

Soğuk algınlığının çeşitli virüslerin yol açtığı ve üst solunum yollarında bazı yakınmalarla seyreden hafif seyirli bir hastalık olduğunu kaydeden uzmanlar, özellikle mevsimlerin değiştiği aylarda ani ısı değişiklikleri nedeniyle soğuk algınlığı görülme sıklığı arttığına dikkat çekiyor. Kapalı mekanlarda daha fazla zaman geçirme, güneş ışınlarından daha az yararlanma ile kötü havalandırma koşulları, enfeksiyonun gelişmesini ve yayılmasını hızlandırıyor. Halsizlik, hafif baş ağrısı, hafif bir ateş, öksürük, gözlerde kızarma ve yaşarma, üst solunum yollarında yanma hissi ile burun akması soğuk algınlığının en önemli belirtilerini oluşturuyor.

Soğuk algınlığı en fazla bir hafta on gün içinde tedavi edilmesine gerek duyulmadan kendiliğinden geçiyor. Ancak hastalık; sinüzit, ortakulak iltihabı ve zatürree gibi komplikasyonlara neden olursa hastanın iyileşmesi zorlaşıyor ve tedavi süresi de uzuyor. Soğuk algınlığında antibiyotik tedavisine gerek duyulmuyor. Hastalıkta belirtilere yönelik tedavi uygulanıyor. Baş ağrısı, kırıklık ve ateş için parasetamollü ilaçlar kullanılabiliyor. Burnu tuzlu suyla yıkamak, burun tıkanıklığını giderici spreyler ya da burun damlaları etkili oluyor. İstirahat edilmesi ve stresten uzak durulması, vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım ediyor.

Bursa Özel Bahar Hastanesi'nden İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Mehmet Ali Çelebi, nezleden korunmak için toplu yaşanan kapalı ortamlardan uzak durulmasını tavsiye ediyor. Uzman Dr. Çelebi; "Hasta kişilerle yakın temasa geçmeyin. Virüsler bulaştıkları yerlerde canlı kalabiliyorlar. Bu nedenle özel eşyanızı soğuk algınlığına yakalanan kişilerle kullanmamaya özen gösterin. Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın. Gripten korunmak için hasta kişilerle yakın temaslardan kaçının. Kalem, kitap ve bardak gibi özel eşyalarınızı hasta kişilerle kullanmayın. El temizliğine özen gösterin. Elinizi göz ve burnunuzla temas ettirmeyin. Özellikle kapalı mekanlardan, havalandırması iyi olmayan yerlerden mümkün olduğunca uzak durun. Mevsime uygun giyinmeye özen gösterin. Grip aşısını yaptırmayı ihmal etmeyin" dedi.

Mevsim değişikliklerinde bronşitin de sık görüldüğünü anlatan Uzm. Dr. Çelebi, genellikle üst solunum yolu enfeksiyonunun ardından gelişen bronşitin, bronşların iltihaplanması sonucu ortaya çıktığını söyledi. Mehmet Ali Çelebi şöyle devam etti: "Virüs, solunum yoluyla ya da hasta kişiyle el sıkışma gibi yakın temasla bulaşıyor. Soğuk algınlığı ve grip geçiren kişiler, uzun süre kapalı ortamlarda kalanlar ve havalandırması olmayan yerlerde çalışanlar risk grubunu oluşturuyorlar. Ayrıca beden dirençleri daha düşük olduğu için sigara içen kişiler de daha kolay bronşit oluyorlar ve tedaviye daha zor yanıt veriyorlar. Kuru öksürük bronşitin tipik belirtisini oluşturuyor. Özellikle geceleri yoğunlaşan öksürük bazen günlerce sürebiliyor. Bronş içinde yerleşmiş bulunan hücreler yeterli sıvı alınıp ıslatılmadığı takdirde balgam gelişiyor. Her bronşitin tedavisinde antibiyotik kullanılmasına gerek duyulmuyor. Öksürük yakınmasına karşı öksürük kesici ilaçlar veriliyor. Ancak balgamla seyreden bronşitte genellikle antibiyotikten yararlanılıyor. Yüksek ateş ve ağrısı olan hastalarda tedaviye ağrı kesici ekleniyor. Akut bronşit tedavisi ortalama 10 gün sürüyor.

haberturk.com Cihan
Sevgi & Aşk