| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

361 "güzellik" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"güzellik" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

2010 Yılı Yeni Makyaj Trendleri

MAkyaİçinde bulunduğumuz Sonbahar aylarında ve birkaç ay sonra gireceğimiz 2010 yılında biz hanımları nasıl bir makyaj modası bekliyormuş acaba hanımlar..

Hangi renkler moda nasıl makyaj trend olacak sezonun makyaj trendleri neler işte hepsini şimdi sizlerle paylaşıyorum.. Bakımı hiçbir kadın yaşı kaç olursa olsun elden bırakmamalı bayanlar ve bizde en azından makyajdaki modayı öğrenip sezona hazırlıklı girelim PG Beauty, her sezon yayınladığı trend raporunun 2009 Sonbahar / 2010 Kış sayısını yayınladı. Trend raporuna göre bu sezon, görkemli moda fikirleriyle dolup taşıyor. Doğal ve yapay, yeşil ve beton, sade ve ihtişamlı, duru ve karmaşık arasındaki gerginlik bir süredir dikkatlerden kaçmıyor ve modanın dört başkentine de bu çekişme hakim oluyor. 2009 Sonbahar/ 2010 Kış sezonu, küresel iki akımın çevresinde şekilleniyor. İlk akım olan Bio’logue, yükselen çevre bilincine gönderme yapıyor. Ekoloji ve yeşil hareketin bileşimi, daha sade bir hayatın özlemini duyan tasarımcıların çizgilerine yansıyor. İkinci küresel ruh hali ise “Intersexion” ifadesiyle tanımlanıyor ve farklı bir erkeksilik anlayışının ortaya çıkmasıyla, cinselliği güçle buluşturuyor. Ancak her ne kadar erkeksi olsa da bu akımda seksi bir çekicilik de ön plana çıkıyor…

2010 kış makyajı ihtişamlı

Koyu renklerin egemen olduğu 2009 Sonbahar / Kış sezonunda, tüm renkler ve süslerin kullanıldığı makyaj odak noktası olacak. “Benim için bu sezonun en önemli temaları; dramatik ve ihtişamlı görünümler, klasiğe dönüş ve çekincesiz bir gösteriştir” diyen Max Factor Makyaj Uzmanı Pat McGrath, 2009 Sonbahar/ 2010 Kış defileleri için temel dört trend tasarlamış; işte bu trendler!

Alacakaranlık

Dumanlı gözlerin modern bir yorumu olan ‘Alacakaranlık’, gözlere fazladan bir pırıltı da veriyor ve en iddialı görünümleri koyu sonbahar renkleriyle ortaya çıkarıyor. Simli ürünler, göz kapaklarına dikkatle uygulanıyor; farklı ve dikkat çekici etkiler ortaya çıkıyor. Farlar ve göz kalemleri, gözleri dumanlı bir görünüme kavuşturuyor. Parlatıcılar ve yağlar ise renkleri karıştırmak için ultra modern bir tarz sunuyor. Gözlerde ise gece mavisi, çikolata, siyah ve mor renkler hakim oluyor.

Kırmızılar Geçidi

Bu sezon dudaklarda, ya bej renkte ya da kırmızı tonlarıyla iddialı bir görünüm yaratılıyor. Dudakların mükemmel birer yay gibi ortaya çıkmasını sağlayan büyüleyici renkler de dikkate değer. Soluk ten üzerine uygulanan kadifemsi vurgular, koyu renk dudaklarla tam bir tezat oluşturulurken mat dokulu şarap renkleriyle abartısız ve özgüvenli bir görünüm elde ediliyor. Oryantal esintili yüzlerin odak noktasını, mürdüm renkleri oluşturuyor. Dudaklar, boyama yoluyla küçültülerek ağzın yüzde kapladığı alan azaltılarak, görünümün porselen bebeğe benzemesi sağlanıyor.

Bejin Dönüşü

Lüksün, kalitenin ve günümüzün daha sessiz sakin hayat tarzını ifade eden bej renk, abartısız bir özgüveni çağrıştırıyor. Gece kadar karanlık gözleri aydınlatan pembemsi bej dudaklar, parlaklığı ve dolgunluğuyla modern kadının en önemli baştan çıkarma silahı oluyor.

Kusursuz Cilt/Al Yanaklar

Kusursuz cilt, bu sezonun dramatik ve ihtişamlı tarzının tuvalini oluşturuyor. Son derece temiz, sade bir makyajla tamamlanmış cilt karşımıza çıkyor. Kayısı, gül ve devetüyü renkli allıklar, yüze sağlıklı bir ışıltı verirken, özellikle alın, yanaklar ve burun kemiğine sürülen gölgeler, yüze nemli bir aydınlık katıyor. Allık, kırda yapılan uzun bir yürüyüşün yüze katacağı rengi oluşturmak için kullanılıyor. Ciltte en doğal renkler kullanarak, çok hafif dudak parlatıcısı uygulanarak kır hayatının en güzel örneği veriliyor. Cilt, aydınlık, sağlıklı, ışıltılı ve sportif görünüyor. Mükemmel yüz görünümünü elde etmek için yıllarca uğraşan kadınların olmak istedikleri tam da bu; doğal halleri gibi, ama daha güzel…

Max Factor Makyaj Uzmanı Pat McGrath

Genç Kalmanın Yolu Yüzyıllar Önce Bulunmuş

GençlikGenç kalmanın yollarını yüzyıllar öncesinde Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler bulmuş.

Amerikan Hastanesi Dermatoloji Bölümü Dr. Buket Pençe genç kalmak ile ilgili önerilerini paylaştı.

Piyasada olan peptit içerikli ürünler gerçekten yaşlanmayı geciktirir mi?
Protein(peptit) içeren maddeler Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler’in de cilt ve saç bakımında kullandığı maddelerdir. Süt, soya unu ve yumurta akı da, temizlik ve yüz maskesi olarak kullanılmıştır.

Yakın zamana kadar cilt bakım ürünlerinde kullanılan proteinler, kolajen, elastin, fibronektin olmuştur. Ancak bunların moleküllerinin büyük olduğu ve deriden geçemedikleri ileri sürülerek, küçük peptitler sentetik olarak üretilmiştir. Bunlardan mikrokolajen pentapeptit, deride fibroblastlardan kolajen üretimini stimüle etmektedir. Bakır peptitler doku koruyucu, onarıcı, yara iyileştiricidirler. Fizyolojik bir dipeptit olan bakır karnosin, antioksidan olarak kozmetik ürünlerde kullanılmaktadır.

Sentetik olarak üretilen tripeptit ve pentapeptitlerin yapısına yağ asidi(palmitoil) eklenince, deriden geçişleri daha da kolay olmaktadır. Böylece bu ürünler deride kolajen üretimini artırmakta ve ince çizgi ve kırışıklıkların düzelmesini sağlamaktadırlar.

Bir heksapeptit olan argirelin ise botox gibi kırışıklıkları açmaktadır. Ancak daha az toksik olmasına karşın etkinliği de çok daha azdır. Günümüzde peptitli anti – aging ürün sayısı sürekli artmaktadır.

Ayrıca yaşlanmayı geciktirmek için önerdiğimiz ürünler şunlardır:

•Öncelikle güneşin deriye vereceği hasar engellenmeli ve antioksidanlar sürülmelidir.
•Nemlendiricilerle deri dış etkenlerden korunmalı, gergin ve elastik olması sağlanmaktadır.
•A(retinoik asit), B,C,E vitaminleri içeren kremler değişik yollardan etkilerini yaparak deriyi genç tutmaktadırlar.
•AHA (Alfahidroksi asit: Meyve asidi) içeren kozmetikler kırışıklıkların oluşumunu engellemektedirler. Bunların en çok kullanılan glikolik asit ve laktik asittir.
•Biyolojik aktif maddelerden hyaluronik asitli kremler deriyi yumuşatmakta ve esneklik vermektedir.
•Bitkilerden ise ginko biloba ekstresi ekstresi, yeşil çay, aloe vera jeli, deri yaşlanmasını engelleyici özelliğe sahiptir.

Gençlerin deri yaşlanmasını geciktirmek için yapmaları gereken en önemli şey yaşlandıran nedenlerden uzak durmaktır. Yani deriyi güneşten iyi korumayı bilmeleri gerekmektedir.
Seçilen güneş koruyucular da SPF 30’dan az olmamalıdır. Koruyucular sadece yaz aylarında değil, yağmurlu, karlı havalarda parlak güneş varken de sürülmelidir. Ayrıca bu koruyucuların etkinliklerinin 3 – 4 saatte kaybolduğu unutulmamalıdır.

Makyaj altına uygulanmaları daha etkili olsa da, imkan olmadığı zaman makyaj üstüne sürülmeleri de yararlı olmaktadır.

Dış etkenlerden deriyi yaşlandıran ikinci önemli faktör ise sigaradır. Sigara, derideki zararını güneşten daha derin tabakalara kadar yapmaktadır.

Elastik lifler değiştiğinden deri sertleşmekte, grimsi bir renk almakta, DNA hasarı arttığından kurumakta, kırışmakta, yara iyileşmesi zorlaşmakta ve güneşe maruz kalınmış gibi deri kanserleri daha sık görülmektedir. Bu deri değişiklikleri erkeklerden çok kadınlarda gözlenmektedir.

Gençlerin derilerini yaşlanmaktan korumak amacıyla beslenmelerine de dikkat etmeleri gerekmektedir. Aşırı yağlı yiyecekler ve aşırı kilolar da derinin daha hızlı yaşlanmasına neden olmaktadır. Deriyi güçlendirmek için ise antioksidanlar(A,C,E vitaminleri, Selenyum), D vitamini, yeşil çay, üzüm, zencefil ve kuşburnunun bol alınması önerilmektedir.

Oje Nasıl Sürülür?

ojeOje; tırmaklara bakım yapmak ve güçlendirmek için birçok kadının kullandığı bir kozmetik ürünüdür. Oje yaparken ne kadar özen gösterirseniz gösterin; giysilere, halıya veya diğer eşyalara oje bulaşması riski her zaman vardır. Çok çeşitli renklerdeki ojeler, ellerinizi güzelleştirmelerine rağmen, oje kaynaklı ve hiç hoş görünmeyen lekeler canınızı fazlasıyla sıkabilir. Oje lekesi ile ilgili ne kadar doğru bilgi sahibi olursanız, oje lekesini çıkarma şansınız da o kadar yüksek olur. Bazı kadınlar oje sürmenin çok zahmetli bir iş olduğunu düşünür. Ancak bazı püf noktalarına dikkat ederek, oje sürmeyi eğlenceli ve kolay bir işe dönüştürebilirsiniz.

Oje nasıl sürülür?

*Oje sürmek için mümkün olduğu kadar açık renkleri tercih edin. Çünkü koyu renkler, sürülme hatalarını daha çok gösterir.
*Ojenin fırçasını tırnağınıza sürerken üzerinde az oje bulundurun. Çünkü, çok kalın sürülen ojenin kuruması çok zaman alır.
*Tırnak kenarlarına taşan ojeyi yok etmek için kulak temizleyicisini asetona batırın ve tırnak kenarlarını dikkatlice temizleyin.
*Ojenin yanı sıra fırçanın da kurumaması için her sürüşten sonra şişeyi iyice kapatın.
*Ojeyi önce tırnağın ortasına, sonra iki kenarına uygulayın.

2009 - 2010 Sonbahar Kış Modası

2009-2010 kış modasıNew York Moda Haftası Başladı! 2010 Yılı sonbahar kış koleksiyonları şimdilerde mağazalarda yerini almaya başladılar. Bu sonbaharda sade tasarımlar, yün hırka ve kazaklar, ince bodyler, baharlık ceket ve montlar moda severlerin beğenisine sunuluyor. Bu kış kadife ve tüvit ağırlıkta olacak. Mor, eflatın, lila, kırmızı, yeşil.. Sonbahar koleksiyonlarında bu renklerin dışında çok renklilik yok. Canlı renkler siyah, gri gibi renklerle birlikte kullanılıyor. Tasarımlarda elbiseleri iki parça gibi gösteren iki renk kullanımı hakim. Sonbahar rengi kahve rengi tonları genellikle örgü tasarımlarda kullanılıyor. Geometrik desenler, bunları yer yer kullanma, iri örgüler çok moda! Elbise kesimleri yine vücut hatlarını göstermemeyi, kadınları gizemli kılmayı amaçlıyor. Yazın görmeye alıştığımız diz üzeri, sadece yakada fiyonk, çiçekle hareketlendirilen düz kesim elbiseleri kışın da görüyoruz. Işıltıyı sevenler için tamamen payetli ya da çizgi, blok olarak payetli elbise ve kazakları da görmek mümkün.

Bu sezon en önemli değişiklik pantolon kesimlerinde! Bel yükseliyor, paçalar kısalıyor. Şalvar modeli, bacaklara doğru daralan pantolonlar, kolları ve beli kısa, kruvaze ya da düğmesiz, geniş yakalı, sıfır yaka düz kesim kaşe, kadife ceketlerle tamamlanıyor. Bu sezon kalem etekleri her yerde görebileceksiniz, özellikle çalışan kadınların vazgeçilmezi olacak.

Dünyaca ünlü markalar ise kadınları cezbeden, farklı gösteren koleksiyonlarını sunmaya devam ediyor. Dolce & Gabbana bu sezon daha ciddi ve asil, Gucci'de 80'lerin etkisi devam ediyor, Ralp Lauren ise yüksek yakalı, fırfırlı gömlekler, sade kesimlere sahip tasarımlar, patchwork montlar, tüvit ceketler, ışıltılı yeleklerle marka severleri kendisine bağlamaya devam ediyor.

Aksesuarlarda ise fonksiyonellik ön planda. Örneğin bir çantanın hem deri hem zincir askısı var. Model isterseniz spor isterseniz klasik olabiliyor. Renkler ise kış gelmesine rağmen açık pastel tonlarda.. Çantalar her sezon daha da büyüyerek mağazalarda yerini alıyor. İnce veya kalın topuklu kısa botlar (bootie) yine moda. Çizmeler bu sezon tayt ve mini elbise modası sebebiyle diz üzerinde.

2010 Sonbahar Kış Modasından Esintiler
2009-2010 kıs moda

Kısa Deri Ceket
2009 yaz modasında kısa kot ceketler ön plana çıkmıştı. Yeni sezonda ise kısa deri ceketler moda. Diz üstü etekler, dar paçalı kotlarla birlikte giyebilecek kısa deri ceketler maskülen bir hava sergiliyor. Bugüne dek deri ceket giymediyseniz, bu sezon mutlaka giyeceksiniz!

Gri Renk
2009 bahar ve yaz modasında renkler ne kadar canlıysa kış modasında bir o kadar donuk ve mat. Maviler, pembeler, yeşiller, sarılar yerini gri, siyah ve kahverengiye bırakıyor. Bilirsiniz siyah her sezonun moda rengidir ve bir çok kadının vazgeçilmezleri arasındadır. Bu sonbahar ve kış sezonunda en gözde renk gri olacak. Grinin farklı tonları önce vitrinleri sonra da sizi süsleyecek.

Dantel
Son 3 sezondur dantel yükseliş devrini yaşıyor. Etek uçlarında, gömlek yakalarında, elbise kollarında, çantalarda yani aslında her yerde dantel kullanılıyor. Özellikle siyah rengin hakim olduğu dantel işlemeli kıyafetler romantik ve seksi görünümün garantisi.

Uzun Hırka
Geçtiğimiz sezon hayatımıza giren çeşitli faydalarından dolayı çok sevdiğimiz uzun hırkalar yeni sezonda da moda. Triko elbiseler, kumaş pantolon, kot pantolonlar giymek için en ideal parçalardan biri. Trende uygun giyinmek istiyorsanız yeni sezonda uzun bir gri hırka almayı unutmayın.

Triko Elbise
İnce trikodan yapılmış tiril tiril elbiseler yeni sezonda öne çıkan parçalardan. Desenli ya da tek renk elbiseler genellikle diz üstü formda beğeniye sunuldu. Belinize elbisenizle uyumlu bir kemer taktığınızda bu sezonun en trendi kadını siz olacaksınız.

Uzun Çizme
Dizlerin üzerinde, rugan çizmeler kış sezonunda sıkça vitrinlerde boy gösterecek. Dar paçalı pantolonlar, kısa etekler ve triko elbiseler birlikte kullanabilirsiniz. Feminen görünümün vazgeçilmez parçası uzun çizmeler dişiliğinizi ön plana çıkaracak.

Güzellik Salonunu Evinize Getirin!

Cilt BakımıDışarıya adım atmadan, evinizde bakım uygulamak istemez misiniz? Kendi güzellik salonunuzu yaratabilirsiniz, bir günü kendinize ayırın ve bedeninizi şımartın!

Cilt temizliği, derinin salgılarını harekete geçirir ve deride biriken kirlerden kurtulmanızı sağlar. Cildinizin doğal dokusunu bozmadan, temizleme sütü ya da jeli kullanarak yüzünüzdeki gözeneklere dolan kirleri ve makyajı temizleyin. Bu işlemi yüz için üretilmiş özel temizleme fırçası kullanarak da gerçekleştirebilirsiniz. Böylece daha derinde bulunan kirleri de yok etmeniz mümkün olacaktır. Sonra da güzelce durulayın.
Peeling, cilt yüzeyinin soyulması işlemidir. Cildin ölü tabakası atılır, alt derideki kan dolaşımı hızlanır. Cildin tüm gözenekleri temizlenir. Peeling jelini, nemli cildinize uygulayın. Göz çevresi hassas deriden olduğu için, bu bölgeye peeling yapmayın. Sonra yüzünüzü ılık suyla durulayın.
Minik sivilceler ve yorgun ciltler için, buhar banyosu mucizeler yaratır. Sivilceniz geçer, cildiniz parıldar ve yumuşacık olur. Bir kap kaynar suyun içine, bir avuç şifalı bitkilerden atın. Başınızın üzerine havlu alın ve sıcak suyun üzerine eğilin. Buharın dışarı çıkmaması için, havluyu üzerinize güzelce kapatın. 10 dakika yüzünüzü bu şekilde buhara tutun. Sonra havluyla yüzünüzü hafifçe kurulayın.
Buhar banyosundan sonra gözenekler açılmış ve yumuşamış olur. İşte o zaman sivilceleri yok etmenin tam zamanıdır. Ancak doğrudan parmaklarınızla sıkmayın. Ellerinizi yıkamış bile olsanız, parmaklarınızda enfeksiyon yapacak bakteriler kalmış olabilir. Parmaklarınızın ucuna alkolle ıslattığınız kağıt mendilleri dolayın. Sivilcelere çok basınç uygulamadan sıkın.
Sivilcelerden kurtulduktan sonra, vitamin içeren bir maskeyle bakım sırasında yorulmuş olan cildinizi şımartın. Maskeyi bir fırçayla yüzünüze eşit miktarda sürün. 10 dakika bekledikten sonra, ılık suyla durulayın.
Tonikler maskeden sonra cilde nem ve tazelik kazandırır. Alkolsüz bir tonik kullanarak cildinizde kalanları alırsınız. Bir pamuğa dökeceğiniz toniği yüzünüze okşar gibi sürün. Yüzün gençleşmesi, kan dolaşımının hızlanması, besinlerde oksijenin yüz üstündeki dokulara erişebilmesi için cildi canlandırmak gerekir.
Cildiniz artık, etken maddeleri almak için hazır. Kollajen ampulleriyle sıkılaştırma kürü yapabilirsiniz. Ampulü peçeteye sarın ve kapağını kırın. İçindeki sıvıyı parmak uçlarınıza dökün ve cildinize yumuşak masaj hareketleriyle yedirin.
Sevdiğiniz bir meyvenin kremini, bakımınızın son adımında kullanabilirsiniz. Bunun için, minik dairelerle masaj yaparak cildinize yedirmeniz yeterli. Cilt bakımınızın pamuksu yumuşaklığın keyfini sürerek güne taze bir başlangıç yapabilirsiniz.

Sağlıklı Saçların Sırrı!

Saç BakımıDoğru uygulanan bir bakım programıyla, canlı ve kolaylıkla şekil alan saçlara kavuşmak işten bile değil...

Zaman, para ve enerji... Saçlarımızın güzelliği için bu üçlüyü nasıl da sınırsızca harcarız.
Oysa sağlıklı saçlar için biraz da bilinçli olmak gerekiyor. Doğru uygulanan bir bakım programıyla, , canlı ve kolaylıkla şekil alan saçlara kavuşmak işten bile değil...

ARINMA ZAMANI
Saçın, cildin üzerinde görünen kısmı tel, baş derisinin altında kalan kısmıysa kök, yani 'Saç folikülü'dür. Bu kısmı saçın beslenmesini sağlayan küçük bir depo diye nitelendirebiliriz. Saç telinin kalınlığını belirleyen ana etken saç folikülünün boyutudur. Bu boyutu belirleyen, genetik faktörlerin yanı sıra, kökün ne derece iyi beslendiğidir. Saç derisinden salgılanan sebumla (yağ) tıkanan kökün, iyi beslenmesi mümkün değil. Bu da fonksiyonunu iyi yapamaması, dolayısıyla saç telinin kalitesinin düşmesine neden olan önemli bir etken. Her şeyden önce doğru şampuanı seçmek çok önemli. İyi şampuan, saç derisinde biriken ve kökü tıkayan sebumu giderecek kadar etkili ancak saç derisine zarar vermeyecek ve kalıntı bırakmayacak kadar da hassas olmalı. Şampuan seçimi doğru bile olsa, ürünü aşırı miktarda kullanmak ve çok sık yıkanmak deriye zarar verebilir. Saçtaki doğal antiseptiklerin atılmaması ve yağ dengesine zarar verilmemesi gerekir.

MÜKEMMEL YIKAMA İÇİN

1. Saçlarınızı banyoya girmeden önce, ölü deri parçacıklarından arındırmak için yavaşça fırçalayın.
2. Parmak uçlarınızın etli kısımlarıyla saç derisini ovarak hafif bir masaj yapın.
3. Saçınıza canlandırma maskesi yapacaksanız, şimdi uygun bir zaman.
4. Saçlarınızı bol suyla ıslatın ve az miktarda şampuan uygulayın. Saçlarınızı durulayın ve gerekiyorsa, tekrar az miktarda şampuan kullanın.
5. Gerekiyorsa, şimdi saç kremini ya da saç maskesini uygulayabilirsiniz.
6. Saçlarınızı hiç krem ya da maske kalmayacak şekilde durulamalısınız. Son durulama suyunuz ılık, hatta soğuk olabilir. Unutmayın; bu, gözeneklerin kapanmaması için gereklidir.
7. Saçlarınızı suyu alması için yumuşak bir havluyla hafifçe kurulayın. Asla ıslakken fırçalamayın.

CANLI SAÇLAR İÇİN

Düzgün aralıklarla yapılan canlandırma tedavisi, bütün saçlar için koruyucu bir önlemdir. Özellikle kuruyan, donuklaşan ve kırılmaya başlayan saçlar için bir zorunluluktur. Canlandırıcı bakım kremlerini ikiye ayırıyoruz: Hemen etki yapan hafif canlandırıcılar ve etkisi daha uzun süren yoğun canlandırıcılar. Hafif canlandırıcılar, çoğu zaman protein içerir ve yeni yıkanmış saçlara uygulanırlar. Bu tipte canlandırıcı bakım kremleri, saçı yumuşatır, canlılık ve esneklik verir.
Yoğun canlandırma ürünleriyse krem ya da yağ bakımından zengin malzemelerle hazırlanır. Yoğun canlandırma ürünleri genelde saçta 10 ile 30 dakika arasında bekletilerek uygulanır. Sıcak olarak kullanılan canlandırma ürünleri de çabuk kuruyan ve kırılan saçlar için son derece etkilidir. Boya ve perma nedeniyle yıpranmış saçları canlandırmak için haftada bir canlandırıcı bakım uygulanması etkili olabilir.

SAÇIMIZIN DÜŞMANLARI

Biz onları çok sevsek de, saçlarımızın azımsanmayacak sayıda düşmanı var: Kışın hava kirliliği ve soğuk, yazınsa güneş ve deniz başta gelenler...

ENDÜSTRİYEL KİRLİLİK: İs, duman ve tozlar özellikle kış aylarında saçları tehdit ediyor ve spreyli, jöleli saçlara yapışarak saçların hava almasını önlüyor. Hava kirliliğinin yoğun olduğu zamanlarda, jöle ya da sprey kullanmaktan kaçınmak ve daha sık yıkanmak alabileceğiniz önlemlerden.
GÜNEŞ: Uzun süre güneş ışınlarına maruz kalmak, saçların başına gelebilecek en kötü şey. Zira güneş ışınları, saçları kurutur, kırılmalarına neden olur ve saçın rengine zarar verir. Güneşten koruyucu saç bakım ürünleri kullanmak ve saçları örtmek alınacak en akıllıca önlemdir.
ISI: Isı, saçtaki dengesizliği daha belirgin hale getiren bir etken. Saç kuruysa daha fazla kuruyor, yağlıysa daha fazla yağlanıyor. Çok fazla fön çektirmek bu nedenle zararlı. Eğer bu durumdan kaçınamıyorsanız, uygun saç ürünleri ve canlandırıcı bakımlarla saçlarınızı dengeleyebilirsiniz.
NEM: Nemin tüm saç tipleri üzerinde olumsuz etkileri var. Özellikle de saçın şekli üzerinde. Fazla neme maruz kalma saçı kıvırcıklaştırır ya da saç başa yapışır. Nemli ortamlarda kolaylıkla bozulacak saç şekillerinden kaçınmak ve saçınızı doğal haline en yakın şekilde kullanmak akıllıca olacaktır.
SU: Deniz ve yüzme havuzu suyunun saça zarar vermesi kaçınılmazdır. İkisinin de en belirgin etkisini, saçlarınız kuruduğunda ve rengi açıldığında fark edebilirsiniz. Denize ya da havuza girdikten hemen sonra saçınızı tatlı suyla durulamak alabileceğiniz basit bir önlemdir.

SAÇLAR DA MASAJ İSTER
Masaj tüm vücutta olduğu gibi saç derisinde de mucizevi etkiler yapar. Kan dolaşımının güçlenmesini, gergin kasların rahatlamasını sağlar. Bunu hem saçlarınızı yıkamadan önce hem de birkaç dakika boş vaktiniz olduğu bir anda yapabilirsiniz. Etkili bir masaj için başınızın arkasından başlayın, parmaklarınızla yavaş yavaş daireler çizerek yanlardan yukarıya, başınızın tepesine çıkın ve alın kenarlarına kadar inin. Masaj sırasında baş derisini tırnaklarınızla çizmemeye özen gösterin.

NASIL BESLENELİM?

Saçlarımızı, vücudumuzda olan biteni gösteren bir barometre olarak nitelendirebiliriz. İşte bu nedenle iyi ve dengeli bir beslenme, saçlar üzerinde önemli ve olumlu bir etkiye sahiptir. Tükettiğimiz tüm besinler, vücut tarafından küçük bileşenlere dönüştürüldükten sonra kullanılırlar. Saç, proteinden oluştuğu için, sağlığını korumada proteinin önemi son derece büyük. Ancak proteinin sabah kahvaltıda ya da en geç öğle saatlerinde tüketilmesi uygun olur. Taze meyve, tahıl ürünleri ve müsli, kepekli ekmek ve yumurtayla yapılacak bir kahvaltı güne sağlıklı ve zinde başlamanın yanı sıra güzel saçlara sahip olmak için de önemli.  Ayrıca ekmek ve yumurtayla yapılacak bir kahvaltı güne sağlıklı ve zinde başlamanın yanı sıra güzel saçlara sahip olmak için de önemli.

SAÇLARLA İLGİLİ BİLMEDİKLERİNİZ
• Bir saç teli son derece esnektir ve kopmadan yüzde 30 oranında esneyebilir.
• Saç kendi ağırlığı kadar su emebilir.
• Bir saç teli ağırlıklı olarak keratin (amino asit içeren protein) ve nemd oluşur.
• Her saç, bir kökten çıkarak büyür. Kafa derisindeki kök sayısı doğduğumuz andan itibaren bellidir ve değişmez.
• İnsanın yaşamı boyunca her kökten ortalama 20-30 saç çıkar.

Tak Takıştır!

Sade bir elbiseyi muhteşem bir kıyafete dönüştüren, çantanız ve ayakkabınızın uyumunu ön plana çıkaran takılarınızdır. Gözleriniz rengi, kıyafetinizin türüne göre seçeceğiniz takılarla tarzınızı baştan yaratın!

Kalın Bilezikler

Yüzük modelleri hem günlük hem de özel davetler için uygun.

Kalın Yüzükler 

Evde Yapabileceğiniz Topuz Modelleri

Topuz ModelleriSaçlarınıza şekil vermek için kuaföre mi ihtiyaç duyuyorsunuz? Küçük dokunuşlarla saçlarınızda harikalar yaratabilirsiniz. Evde yapabileceğiniz topuz modelleriyle kendinizi güzelleştirmeye hazır olun!

Balerin Topuzu
Yüzünüzün güzelliğini kaküllerinizle ortaya çıkarabileceğiniz, saçınızdaki şık ve zarif topuzla bakışları üzerinize toplayacağınız balerin topuzunu uygulamak çok kolay. Modeli ne kadar sık yaparsanız o kadar iyi uygulayabilirsiniz.
Saçlarınızı yıkayıp havlu ile fazla nemini alın. Gerekirse saç kurutma makinesiyle nemli kalacak şekilde saçlarınızı kurutun. Hacimli ve dolgun görünümlü saçlar için bir miktar saç köpüğünüzü elinize sıkın. Saç uçlarına ve diplerine saç köpüğünü dağıtarak sürün. Saçlarınızı iyice kurutun. Kaküllerinizi iki kalın bigudiye sarın. Üzerinden fon makinesiyle kolay şekil almasını sağlayın. Sıcakken saçlarınıza dokunursanız şekli bozulur bu nedenle saçınız soğuduktan sonra bigudileri açın.
Saçınızı kakülleriniz hariç tepede sıkı bir at kuyruğu yapın. Ucu çengelli toka ile tutturarak saçınızı sabitleyin. At kuyruğunun etrafına kozmetik ürün satan dükkanlardan kolayca bulabileceğiniz tokuz yastığını yerleştirin. Böylece topuzunuz daha dolgun görünecektir. At kuyruğundaki saçlarınızı tutam tutam ayırın. Saç fırçası yardımıyla krepe yapın. Yani aşağı yukarı doğru tarayıp kabarmasını sağlayın. Yaptığınız krepeli tutamları topuz yastığının etrafına sararak alt kısmında firketelerle sabitleyin. Topuz yastığını tamamen örtene kadar saçlarınızı sarın. Kaküllerinizi yana tarayıp ucunu kulağınızın arkasına atın.
Fiyonk Topuz
Saçlarınızı zarif bir fiyonkla taçlandırmak, güzelliğinize güzellik katmak istiyorsanız fiyonk topuzu deneyebilirsiniz. Bu şık topuz kendinizi özel hissetmenizi sağlayacak.
Saçlarınızı tepede toplayarak at kuyruğu yapın. Ucu çengelli saç tokasıyla sıkıca tutturun. At kuyruğunu üç eşit parçaya ayırın. Sağa, sola ve ortaya olmak üzere üç tutam saç elde etmiş olacaksınız. Saçlarınızın elektriklenmemesi için her bir saç tutamına durulanmayan saç kremi sürün. Sağdaki saç tutamını tokanın etrafına sararak firketeyle sabitleyin. Soldaki tutamı da tokanın etrafına sararak firketeyle sabitleyin. Ortadaki saç tutamından kalın bir parça alıp gevşek bir şekilde tokanın etrafına sarıp firketeyle tutturun. Ortadaki saç tutamının kalan kısmını yüzünüze doğru uzatın. Elinizle kıvırarak kulağınıza doğru getirin. Saç spreyi sıkarak topunuzu sabitleyin.

Doğru Sutyeni Nasıl Seçeceksiniz?

Kadın İç GiyimDoğru sutyen seçimi elbisenizin üzerinizde daha hoş durmasını sağlar. Peki doğru sutyen nasıl olmalıdır?

İçinize doğru sutyen giyerseniz, dekoltenizin durusu, kıyafetinizle bir bütün oluşturur. Bu nedenle doğru beden sutyen almaya ve sutyenleri doğru kıyafetlerle giymeye özen gösterin.

DAHA ZAYIF GÖRÜNEBİLİRSİNİZ
Doğru sutyen ile en az bir kilo daha zayıf görünebilirsiniz. Düzgün ve üzerinize oturmuş bir sutyen, görüntünüzü, hatta duruşunuzu bile değiştirir. İçinizdeki sutyen sayesinde, giydiğiniz kıyafetin de üzerinizde istediğiniz gibi durmasını sağlayabilirsiniz. Yanlış sutyen seçiminde ise giydiğiniz kıyafet ne kadar güzel ve düzgün olursa olsun çirkin ve eğreti duracaktır.

DOĞRU BEDEN
Sutyen bedenin yanlış olduğunu gösterecek belli işaretler vardır. Yanlış beden ile göğüslerinizin güzelliği tamamen kaybolur. Doğru bedenle ise sutyen takıyormuş gibi hissetmezsiniz bile.
Eğer omuz askıları omzunuzdan düşüyorsa ve sutyenin arkası vücudunuza oturmuyorsa sutyen bedeninize büyüktür. Sutyenin arka çizgisi, öndeki ile aynı hizada olmalıdır.
Sutyenin alt çizgisi, vücudunuzun içine girip rahatsız ediyorsa, vücudunuz kat kat oluyorsa, koltuk altında fazlalık oluşuyorsa ve göğüsleriniz fazlasıyla sıkıştıysa sutyen bedeninize küçüktür.

1. Kesinlikle rahatsız sutyenleri almayın.
2. Farklı ve yeni şekil sutyenleri deneyin.
3. Beyaz ya da siyahta takılı kalmayın. Sabit fikirli olmayın ve renkli sutyenler edinin.
4. Regl öncesi göğüsleriniz şişer. Normal zamanlarda giyecekseniz, bu dönemde sutyen deneyip almayın.
5. Sutyeniniz en uçtaki kopçadayken de rahat olmanız gerektiğini bilerek sutyen alın.

YAŞ UNSURU
20 yaşında, 40 yaşında ya da 60 yaşında aynı bedeni koruyor ve aynı göğüs ölçüsüne sahip olabilirsiniz. Yaşlandıkça göğüsler esnekliğini kaybederler. Dolayısıyla 20 yaşında her çeşit sutyeni giyebilirsiniz. Fakat 60 yaşında rahatsız etmeyen hafif kaldırıcı etkisi olan bir sutyeni tercih etmelisiniz.

VÜCUT ŞEKLİ
Farklı vücut şekilleri, farklı sutyenler kullanmayı gerektirir. Dolayısıyla arkadaşınızda beğendiğiniz ve onda güzel duran bir sutyen size yakışmayabilir. Eğer uzun boyluysanız, omuz ve göğüs arasında kalan bölüm de uzun ve mükemmeldir. Dolayısıyla kısa boylu ve göğüs omuz aralığı dar olan birinden farklı şekilde bir sutyen takmaksınız.

UZMANLAR UYARIYOR: GÖĞÜSLERİNİZİ KORUYUN!
1. Yağ ve süt bezlerinden oluşan göğüsler yer çekiminin etkisiyle sarkabilirler. Dolayısıyla uzmanlar evdeyken ya da ev işi yaparken de sutyen takılması gerektiğini söylüyorlar.
2. Göğüslerinize duş esnasında ılık ve soğuk su şoku yapabilirsiniz. Bu sayede kılcal damarlar harekete geçer.
3. Sürekli yüz üstü yatmayın. Bu stil göğüslerde deformeye neden olabilir.
Vücut hatlarınız, sutyenin duruşunu etkileyecektir. O yüzden sutyen alışverişi yaparken modadan daha çok batlarınızı dikkate almalısınız.

ÖZEN GÖSTERİN
Yürüyüş yaparken nasıl ki yüksek topuklu bir ayakkabı giymiyor, gideceğiniz her yer için özel ayakkabılar tercih ediyorsanız, sutyen seçiminize de dikkat etmelisiniz. Kendine özen gösteren her kadının ayrı bir sutyen dolabı olmalıdır. Sutyen dolabında mutlaka bulunması gereken parçalar ise şunlar olmalıdır:

* Straplez sutyen
* Günlük fonksiyonel sutyen
* Kalıplı sutyen
* Balensiz sutyen
* Halter şekilli sutyen
* Şık sutyen

HAMİLELİKTE SUTYEN SEÇİMİ
Hamileliğiniz süresinde farklı bir sutyene ihtiyacınız olacağını unutmayın. Hamilelikten sonra ise yine emzirmeye yardımcı farklı şekillerde sutyenlere ihtiyaç duyacaksınız. Hamilelik boyunca göğüsleriniz ve göğüs uçlarınız büyüyecek ve dolayısıyla eski sutyenlerinizi kullanamayabilirsiniz. 75 C'den 80 D'ye bile çıkabilirsiniz. Hamilelik boyunca balenli sutyen kullanmayın. Özellikle pamuklu olanları tercih edin. Hatta pamuklu, sporcu sutyenlerini de kullanabilirsiniz. Doğum sonrasında ise çıtçıtlı ya da fermuarlı sutyenleri tercih etmeniz emzirme işlemi sırasında size kolaylık sağlayacaktır.

SUTYEN ÖMRÜ
Genelde kadınlar yılda iki sutyen satın alır. Kullanılan sutyenin ömrü ise, düzenli kullanıldığını ve doğru yıkandığını düşünürsek, sekiz ya da en fazla on aydır. Çünkü sutyenlerin dikişleri oldukça fazladır ve likralı olduklarından suya girdikçe ya da giyildikçe şekilleri değişir. Eğer çamaşır makinesinde yıkayacaksanız, kumaştan bir yıkama torbasının içine atıp kısa programda yıkamayı tercih etmelisiniz.

Formsante

Kuralına Göre Giyinin!

ModaModaya uygun, şık ve ilgi çekici giyinmek için yeni kıyafetler ve ayakkabılar satın alıyoruz. Her birinin üzerimizde nasıl göründüğüne önem veriyoruz. Peki ya iç çamaşırlarınızı seçerken gereken özeni gösteriyor musunuz?

İç giyim ürünlerini satın alınırken beden ölçünüze ve vücut tipinize uygun seçimler yapmadığınızda hem estetik hem de sağlık açısından sorunlar yaşayabilirsiniz.
Sizin için en doğru iç çamaşırını seçebilmeniz için püf noktalarına yakından bakın, hem iç hem de dış güzelliğinizle göz kamaştırın!
Sütyen arkadan ve önden bakıldığında aynı hizada durmalıdır. Ön tarafı kavisli, arkası yukarı doğru çıkmış görünüyorsa sütyeninizin ölçüsü küçüktür veya askısı yukarı doğru fazla çekilmiştir. Bu şekilde kullanılan sütyenler sırt ağrılarına neden olabilir.
Göğsünüz kullandığınız sütyenin içini tamamen doldurmalıdır. Sütyenin içinde boşluk kalmamalı ya da kenarlarından dışarı doğru taşmamalıdır. Dolgulu ya da bir küçük beden sütyen kullanarak içinde boşluk kalmadan göğüslerinizi koruyabilirsiniz. Dışarı taşma varsa daha büyük bedende sütyen kullanamalısınız. Doğru tercihi yapmazsanız göğüslerinizde sarkamaya neden olabilir.
Dolgulu sütyenin baleni teninize batıyor ve rahatsızlık hissi veriyorsa küçük bedende sütyen kullanıyorsunuzdur. Kendi beden ölçünüze uygun sütyen kullanmaya dikkat edin.
Sütyenler zamanla esnekleşir ve göğsünüzü muhafaza edemez. Bu nedenle 6 ayda bir mutlaka yeni bir sütyen alıp kullanmaya başlayın.
İç Çamaşırı Bakımının Kuralları
Sevdiğiniz iç çamaşırlarını uzun süre kullanmak ve sağlığınıza zarar vermesini önlemek için bakım yaparken dikkat etmeniz gereken kurallar.
İç çamaşırı direk teninize temas edeceği için kaliteli kumaştan yapılmış olmasına özen gösterin.Sadece penye kumaştan yapılmış iç çamaşırlarınızı ütüleyin.
Sütyenlerinizin şeklinin bozulmaması için elinizde ılık suyla ya da sütyenler için özel üretilmiş torbalarda çamaşır makinesinde yıkayın.
İç çamaşırlarınızı mutlaka üzerindeki yıkama talimatına göre yıkayın.
Yıpranmış iç çamaşırlarını giymeyin.
Sevgi & Aşk