| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

202 "diyet" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"diyet" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Ruh Halinize Göre Doğru Beslenin

Ruh halinize göre doğru besleninEğer seçimleri doğru yaparsak, yediklerimiz depresyonu, yorgunluğu, sıkıntıyı, siniri ortadan kaldırabilen en 'lezzetli' ilaçlardır.

Canımız sıkkınsa elimiz neye gitmeli? Veya kendimiz çok yorgun hissediyorsak hemen ağzımıza ne atmalıyız? David Zinczenko'nun kitabı 'The Abs Diet For Woman'da bizi iyi moda sokacak besinler ve bunların tarifleri yer alıyor. İşte ruh halimize göre sağlıklı beslenmenin incelikleri...

Canınız sıkkınsa...

Genelde kendimizi mutsuz ve sıkkın hissettiğimizde elimiz ya kocaman bir şeker kavanozuna ya da çikolata kabına gider. Özellikle çikolata, içinde barındırdığı seratonin nedeniyle mutluluk hormonunu yükselttiğinden ve dopamin nedeniyle de motivasyon arttırdığından bu zor zamanlarda en sık sığınılan yiyecektir. Ama mutluluğu başka lezzetlerde bulmamız da mümkün. Örneğin magnezyum ve kalsiyum içeren muz en fazla mutluluk hormonu salgılatan meyvedir. Veya az yağlı, az proteinli, yüksek karbonhidratlı atıştırmalıklar... Örneğin bir parça yaban mersini ile hazırlanmış bir muffin veya ballı, sütlü bir yulaf ezmesini deneyin.

Yorgunsanız...
Eğer yorgunluğunuz sürekli ve aşırı haldeyse demir eksikliği veya anemi söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ilk yapmanız gereken doktora gözükmektir. Bizim size burada vereceğimiz yorgunluk karşıtı öneriler ise hafif yorgunluk hallerinde başvurmanız gereken yollar. Onlar da beslenmenizde demir ağırlıklı yiyeceklere yer vermek; yani baklagil, tahıl, sebze, karides, yağsız et ağırlıklı beslenmekten geçiyor.

Sinirliyseniz...
Açlığın yorgunluğa, yorgunluğun asabiyete neden olduğunu hiçbirimiz inkar etmeyiz herhalde. Herşeyden önce bunları yaşamamak için yapmamız gereken şey kaliteli bir uyku uyumaktır. Bunun için de beslenmemizde bazı şeylere özen göstermemiz gerekir. Ağır bir akşam yemeği üzerine yapılan bir uykuyu düşünün, bir de hafif bir tavuk yemeği ve meyveler üzerine yapılanı... Zinczenko kitabında sağlıklı bir uyku için akşam yemeğinde maksimum 500 kalori almamız gerektiğini vurguluyor. Böylece sinirli ruh halini dolaylı yoldan üzerimizden atabiliyoruz.

Depresyondaysanız...

Depresyonla ilgili yapılan araştırmalarda Omega-3 eksikliği de bir neden olarak ortaya çıkmış. Omega-3'ü nereden bulabilirim derseniz size somon, ton balığı, karides, mezgit, mavi yengeç gibi deniz ürünlerini tavsiye ederiz. Ayrıca bedenin tüm uzuvlarında kan dolaşımını kolaylaştıran çay da yorgunluk ve depresyonla savaşır, kendimizi daha dinç ve iyi hissetmemizi sağlar.

Kış Diyeti

DiyetYazın kilo vermek için gösterdiğimiz özeni kışın da kilo almamak için göstermeliyiz. Bunun için nelere dikkat etmeliyiz?

Bütün yaz kışın aldığımız kiloları nasıl vereceğimize dair konular hazırlamıştık sizlere. Şimdi de, kışın yaklaştığı şu günlerde, kilo almamak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini paylaşacağız. Unutmayın, Kışın alınan kiloların bir bölümü ilkbahar ve yaz aylarında kısmen geri verilse de, bir bölümü vücudumuzdaki yerini korumaya devam eder; dolayısıyla yazın gösterdiğimiz özeni kendimize kışın da göstermeye devam etmeliyiz!

Kış aylarında kilo alınıyor, bu bir gerçek


Beslenmemize dikkat etmediğimiz sürece maalesef kış mevsiminde kilo almamız kaçınılmaz… Anadolu Sağlık Merkezi diyet uzmanları Cemal Aytaç Ak ve Hande Öngün bunun en temel sebebinin bazal metabolizma hızının düşmesi olduğunu belirterek, “Kış yaklaştıkça, vücudumuz ısı değişikliğine uyabilmek için harcadığı enerjiyi düşürür. Bazal metabolizma hızı yavaşlar. Bu da, kış aylarında biraz daha kilo almaya neden olur” diyorlar.

Vücut saatinizi dinleyin

Vücudumuz mevsimsel değişikliği fark ettiği anda aldığı enerjinin bir kısmını stoklamaya ve daha az yakmaya başlar. Özellikle ortam ısının düşmesi ile vücut arasında bir denge kurulması gerekir. Vücut, daima kendi ısısını dengede tutabilmek için harcadığı enerjiyi de dengede ve kontrol altında tutmak zorunda hisseder kendini. Bu doğrultuda kendi ısısını korumak için harcadığı enerjiyi düşürerek, bazal metabolizma hızını yavaşlatır. Dolayısıyla, kış aylarında daha az enerji tüketildiği hesaba katılarak alınan besinlerin enerji yoğunluklarına dikkat edilmesi gerekir. Çünkü yüksek enerjili besinler alındığında, vücut fazla enerjiyi yakamayıp, bunları yağ olarak depolar. Kış aylarında çabuk kilo alınmasının sebeplerinden biri de budur.

Hareketsiz kalmayın

Kış aylarında kilo almanın en önemli nedenlerinden biri de yaz aylarına göre daha az hareket edilmesidir. Kış aylarında hava soğuk ve yağışlı olduğu için, yürüyerek gidilecek yerlere giderken bile araca binilir. Yine hava koşulları nedeniyle yüksek enerji harcanmasını sağlayan bazı sporlar kışın yapılmaz. Sosyal aktiviteler de daha azdır. Geceler daha uzun olduğu için televizyon karşısında hareketsiz geçen saatler de uzundur. Bütün bunlar alınan enerjinin tamamının yakılmasını engeller.

Kış depresyonuna dikkat


Kış aylarında güneş ışığının azalması ile birlikte bazı insanlarda ciddi depresyon, uykuya eğilim ya da uyuyamama, can sıkıntısı, cinsel istekte azalma, zevk alamama, mutsuzluk, kimseyle görüşmek istememe gibi belirtilerle ‘mevsimsel duygusal bozukluk’ ortaya çıkar ve ‘karbonhidrat tutkusu’ belirir. Bu duygu durum bozukluğu, hiç alışkanlığı olmadığı halde kişinin yağlı, şekerli ve hamurlu gıdalara yönelmesine neden olur. Bunlar, beklenenden de daha çok kilo almaya neden olabilir.

Nelere dikkat etmeli?

  • Yaz aylarında eğer bir spor yapılıyorsa, bu kışın da devam ettirilmeli. Eğer hiç spor yapılamıyorsa, mutlaka günde 30 dakika düzenli olarak yürüyüş yapmak gerekir. Bu yürüyüş hem kilo kontrolüne hem de genel sağlığı korumaya yardımcı olur.
  • Kışın alınan besinlere her zamankinden daha fazla dikkat edilmesi gerekir. Doğru besinler en az beş öğün yenmelidir. Kızartmalar, salam, sosis, sucuk, tatlılar, kuruyemişler, çikolata, sakatatlar, şekerli içecekler uzak durulması gereken besinlerdir.
  • Doğru bir beslenme programında güne mutlaka kahvaltı ile başlanması gerekir. Öğle yemeği arasında meyve ya da yoğurt; öğle yemeği ile akşam yemeği arasında da mutlaka meyve ya da diğer lifli besinlerin tüketilmesi gerek.
  • Güneşli günlerde mutlaka gün ışığından yararlanmak için güneşe çıkmak önemli.

Kışın nasıl beslenmeli?
  • Kış mevsiminde daha fazla tüketilmeye başlanan yağlı, hamurlu ve şekerli besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.
  • Günde en az beş öğün yemek yenilmeli, sabah kahvaltısından asla vazgeçilmemelidir. Üç ana öğünün arası, meyve veya diğer lifli besinlerle desteklenmelidir.
  • Geceleri televizyon karşısında geçen sürenin kısaltılması ve bu süre içinde kuruyemiş gibi abur cuburların yenmemesi gerekir.
  • Mevsim geçiş dönemlerinde ve kış aylarında sıklıkla görülen enfeksiyon hastalıklarından korunmada, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sürdürülmeli, özellikle vitamin ve minerallerden zengin olan sebze ve meyveler tüketilmelidir. Vücut direncinin artırılmasında önem taşıyan C vitamini yönünden zengin limon, portakal, mandalina gibi turunçgiller başta olmak üzere, mevsim sebze ve meyvelerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Kışın güneşin yeterince kendini göstermemesi nedeniyle kemik ve diş sağlığı için gerekli olan D vitamini ihtiyacının karşılanması için güneşli günlerde yürüyüşlere çıkılmalı ve bol bol balık tüketilmelidir.
  • Kış mevsiminde fiziksel aktivitelerin azalması ve unlu gıda tüketiminin artmasına karşılık, posalı besinlerin tüketiminin azalması sindirim sistemi rahatsızlıklarına, özellikle de kabızlığa yol açmaktadır. Kabızlıktan korunmak için, haftada en az 2 kez kuru fasulye, nohut, mercimek gibi protein değeri ve posa içeriği yüksek kuru baklagillerin yanı sıra, sebze ve meyve tüketilmeli ve bol sıvı alınmalıdır.

Sağlıklı Kilo Verdiren Sebze: Lahana!

LahanaSofralarımıza sıklıkla misafir olan lahana, çorbası, turşusu, sarması ile damağımızda değişik lezzetler bırakır. Diyet listelerinin de vazgeçilmezi olan lahananın nasıl kilo vermeye yardımcı olduğunu biliyor musunuz?

Lahananın içeriğinde çeşitli vitaminler bulunur. Bu yüzden hastalıklara karşı koruyucudur. Kalorisi çok düşük olduğundan, kilo vermek isteyenlerin vazgeçilmez yiyeceklerinden birsidir. Beyaz lahana, vücuttaki tuz dengesini değiştirmeden, suyun atılmasına yardımcı olur. Bu yüzden kısa sürede kilo verdirir. Antioksidan özelliğinden dolayı, suyla birlikte vücuttaki toksinleri de dışarı atar. İçinde B,C, E vitamini ve potasyum bulunur.

Faydaları:

Lahana, pek çok kanser türünü önlemek için önemli bir yardımcıdır.

Selülite karşı tedavi edici özelliği vardır.

Kansızlığa iyi gelir ve kanı temizler.

Gençlerde sıkça görülen ergenlik sivilcelerine iyi gelir, ayrıca cildi güzelleştirir.

Bağırsakları çalıştırır ve tembelleşmesini önler.

Romatizmal hastalıklara iyi gelir.

Erkekler için cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır.

Yeşil sebzelerde bulunan U vitaminini ihtiva eder. Bu sayede mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına olanak tanır. Ancak, bağırsakların düzgün çalışmasına yardımcı olabilmesi için, çiğ tüketilmelidir.

Antibiyotik kullananlarda oluşan bağırsak düzensizliklerinde, yine lahana iyileştirici özelliğe sahiptir.

Soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi, kış aylarının yaygın hastalıklarıyla mücadelede başyardımcıdır.

100 gram çiğ lahanada, 4,6 gram karbonhidrat, 25 kalori, 1,3 gram protein, 0,2 gram yağ, 100 miligram A vitamini, 47 miligram C vitamini, 20 miligram magnezyum, 0, miligram demir bulunmaktadır.

Bunları Ye Sağlıklı Ol!

Sağlıklı BeslenmeSonbaharı sağlıklı geçirebilmek için beslenme düzenini tekrar gözden geçirmek gerekiyor!

Yaz aylarının geride kaldığı, soğuk kış günlerinin yaklaştığı sonbahar aylarında birçok hastalık da pusuda bekliyor. Havaların soğumaya başladığı mevsim geçişlerinde soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıklarına yakalanma riski artıyor.  

Sonbahar aylarında bağışıklığımızı güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbaharda sağlıklı ve doğru beslenmenin reçetesini yazdı.
  
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbahar aylarında sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı:
 
Sonbaharın gelmesiyle birlikte; mevsim geçişinin ve havaların soğumasının etkisiyle hastalıklara yakalanma riski artıyor. Soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıkları pusuda bekler. Bu dönemde kişilerin mutsuzluk eğilimleri artabilir ve buna bağlı olarak da basit şekerli gıdalara eğilim olur.

Bu nedenlerden dolayı mevsim geçişlerinde beslenme düzenini tekrar gözden geçirmekte fayda var. Sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart.

ŞİMDİ ANTİOKSİDAN ZAMANI

Mevsim değişikliklerinde daha fazla vitamin, mineral ve değerli bileşiklere (antioksidanlar gibi) ihtiyaç duyarız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde vitamin ve mineral deposu olan sebze ve meyve grubuna özellikle önem vermeli, vitamin ve mineralleri doğal ve doğru kaynaklardan almalıyız.Vitaminlerden özellikle A, C, E; minerallerden ise selenyum, çinko ve magnezyum antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık destekleme de daha da önem arz etmektedir. Antioksidanlar hücredeki oksitlenmeyi önleyen maddelerdir. Savunma mekanizmasını güçlendirirler, vücut direncini arttırırlar. Kişiler güçlü bağışıklık sistemleri ile hastalıklara yakalanma riskini azaltıp hastalansalar dahi kısa sürede atlatabilirler. 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN PROBİYOTİK

Sonbaharda ayrı bir önem kazanan bağışıklık sistemini güçlendirmede probiyotik besinlerin büyük desteği vardır. Günlük besin düzeninize probiyotik yoğurt veya kefiri; süt veya yoğurt yerine koyabilir, bu besinlerin olumlu etkilerinden yaralanabilirsiniz. 

SÜTSÜZ VE GÜNEŞSİZ OLMAZ!

Bağışıklığı güçlendirmek önemli; ama bunun yanında güneş ışınlarından yararlanma süremiz de azalıyor! Bu nedenle mutlaka D vitamini ve kalsiyum kaynaklarımıza özen göstermek ve bunların vücutta kullanılmasını sağlayabilmek için de 15 – 20 dakika da olsa güneş ışığından faydalanmak lazım. Kalsiyum kaynakları; süt ve süt ürünleri, peynir, sebzeler ve pekmez. 

SONBAHAR HÜZNÜNE KARŞI B VİTAMİNİ

Sonbaharda artan depresyon eğilimini ve stresi kontrol altına almak için özellikle B grubu vitaminlerinden zengin beslenmekte fayda var; tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri gibi… Bu dönemde bol sebze ve meyve tüketmek, bol su içmek, kan şekeri kontrolünü sağlamak ve bolca balık tüketmek depresyon hallerine karşı fayda sağlayabilir.
 
EN GÜÇLÜ VE EN DOĞALANTİOKSİDAN KAYNAKLARI
A vitamini: Karaciğer, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, kayısı, yumurtaC vitamini: Kuşburnu, maydanoz, yeşil sivri biber, karalahana, karnabahar, çilek, limon, portakal, greyfurt.

E vitamini: Soya yağı, bitkisel yağlar, yağlı tohumlar.

Selenyum: Deniz ürünleri, böbrek, yürek ve diğer etler.

Çinko: Et, karaciğer, bulgur,  balık, süt, yumurta, badem içi, ceviz, elma, kuru baklagiller.

Magnezyum: Badem, ceviz, fındık, fıstık, muz, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler; tahıllar.

BAHAR BESLENMENİZDE HER GÜN MUTLAKA:

* 4-5 porsiyon taze mevsim meyvesi
* 2-3 porsiyon taze mevsim sebzesi
* En az 2 su bardağı az yağlı süt veya yoğurt veya cacık veya ayran
* Bol su
*1 öğün sebze, diğer öğünde haşlama, ızgara tavuk-balık etini; düzenli saatlerde ve 3 saati geçmeyecek aralıklarla tüketmemiz gerekir.

ÖRNEK BAHAR MÖNÜSÜ
 
Sabah kalkınca:
1 bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı bal
 
Kahvaltı: Yeşil çay
Orta yağlı peynir
Bol mevsim yeşilliği (1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya 1 tatlı kaşığı keten tohumu ile)
1 tatlı kaşığı pekmez
Tam tahıllı veya kepekli ekmek
 
Ara: 6-7 badem veya 6-7 fındık veya 2 ceviz
+ 3-4 kuru kayısı veya 2 yemek kaşığı kuru üzüm
 
Öğlen:
1 porsiyon ızgara veya haşlama veya sote veya buğulama şeklinde tavuk, balık, hindi veya yağsız köfte
Bol salata (limonlu)
Az tuzlu ayran
Tahıl ekmeği veya 3-4 kaşık bulgur pilavı
 
Ara:
1 bardak az yağlı süt- 3-4 kepekli grisini
Veya haftada 1-2 gün sütlü tatlı
Veya ½ sokak simidi- az tuzlu ayran
Veya 1 bardak az yağlı süt+
3-4 yemek kaşığı yulaf ezmesi
 
Akşam: 1 kepçe sebze veya mercimek çorba
1 tabak sebze yemeği
1 kase az yağlı yoğurt
Tam tahıllı ekmek
  
Ara:
2  porsiyon meysim meyvesi

1 Saate 500 Kalori Yakın!

Yo-SteYoga, pilates, tai-chi ve step birleşirse ne olur? Yo-Step! Ülkemizde adı yeni yeni duyulmaya başlayan bu egzersiz çeşidi hem esneklik kazandırıyor, hem 1 saatte 500 kalori yakmanızı sağlıyor.

Yo-Step; tai-chi, yoga ve pilates derslerini de içeren yeni jenerasyon step hareketlerinin genel adı. İnsanın aklına bu kadar dinginlik ve sakinlik gerektiren diğer egzersizlerin yanında step nasıl olacak diye bir soru geliyor elbette!
Yo-Step, büyük kas gruplarıyla beraber, küçük kas gruplarını da çalıştırıyor. Kendi vücut ağırlığınızdan faydalanarak kasların daha yoğun çalışmasına yardımcı oluyor. Hem sağlık, hem rehabilitasyon çalışması yerine geçen bu çalışma, biraz konsantrasyon gerektiriyor. Step ile sürekli harekette olup yağ yakarken, tai-chi, yoga ve pilates hareketleriyle de kasları esneterek hem dinlenme, hem eğlence, hem de yağ yakmaya olanak tanıyor.
Bütün kas gruplarını çalıştırdığı için yo-step, yeni jenerasyonun ilgisini fazlasıyla çekiyor. Hem dinlendirici, hem dinamik olan bu dersler, birkaç egzersiz türünün birleşiminden oluştuğu için, kulvarında birinci olmuş durumda. Hiçbir ağırlık olmadan, insanın kendi vücudu ile çalışmasından dolayı bu egzersiz türünü herkes uygulayabiliyor. Dersin son 10 dakikası ise yogaya ayrılmış. Kendine hitap etmek, emir vermek ve kasları düşünerek çalıştırmayı temel alan bu ders meditasyon da içeriyor.
Yapılan bir araştırmaya göre, denek alınan iki gruptan birine ağır kilolarla, diğer gruba ise düşüncelerini kullanarak yani kaslarının çalıştığını hissederek spor yapmaları söyleniyor. Sonuçta, düşünenlerin kasları, ağırlıkla çalışanlara oranla %70 daha fazla çalışmış. Uzmanlar düşünmeden yapılan sporun işe yaramadığı görüşünde. Çünkü nefes almadan, vücuda oksijen girmeden yağ yakımı olması imkansız.
Yo-Step derslerinin ilk yarısı step ve tai-chi hareketleriyle yüksek tempolu bir şekilde geçiyor. Diğer yarısında da yoga ve pilates hareketleri harmanlanıyor. Günlük hayatta sürekli bilgisayar karşısında oturmaktan çoğu kişinin duruşu bozuluyor. Yo-Step düzenli olarak tekrar edildiğinde, duruş bozukluklarının da düzelmesinde etkili oluyor.

Beyonce Nasıl Zayıfladı?

Beyonceİşte ünlü yıldızın diyet listesi...

Yıllardır şarkılarıyla olduğu kadar güzelliğiyle de adından söz ettiren ünlü şarkıcı Beyonce Knowles, şöhretle tanıştığı ilk günden bu yana iri vücut hatlarıyla dikkat çekiyordu. Gecce.com da yer alan habere göre , yeni albümü 'I Am... Sasha Fierce' ile bu yaz turneye çıkan Knowles, güzel ve fit vücuduyla hayranlarını şaşırttı. İlk kez bu kadar zayıflayan ünlü şarkıcı, In Touch dergisine "Hayalini kurduğum vücuda kavuştum. Kendimi hiç bu kadar güzel hissetmemiştim" diye konuştu.

1600 kalori
Turneye çıkmadan önce çalışmaya başladığı fitness hocası Marco Borges de ünlü yıldızın yeni diyet programıyla kendisini çok zinde hissettiğini söylüyor. Turnesine rağmen haftanın beş günü spor yapan Beyonce, günde 1600 kalorilik bir diyet programı uyguluyor

İşte Beyonce'nin diyeti:
Sabah:

Güne protein ağırlıklı bir kahvaltıyla başlayan Beyonce, yumurta beyazı ve somon balığıyla yapılmış bir omlet yiyor. Zengin bir protein kaynağı olan yumurta beyazlarının her biri sadece 17 kalori içeriyor.

Öğle:
Salatayı çok sevdiğini söyleyen Beyonce Knowles, yeşil yapraklı salatanın yanına haşlanmış nohut ve avokado yiyor.

Akşam:
Özellikle turnesi sırasında enerjik hissetmek için günde beş öğün yiyen Knowles, akşamları Tilapia balığı ve haşlanmış brokoli yiyor.

Ara öğün:
Ara öğünlerde taze meyveler tüketiyor. Tatlı ihtiyacını böğürtlen ve ahududu gibi kırmızı meyvelerle gideriyor.

Fazla Yağlarınız Altın Değerinde!

DiyetVücuttaki fazla yağların bilim için altın değerinde olduğu bildirildi.

ABD’nin Stanford Tıp Fakültesinden Michael Longaker, yağ hücrelerinin pluripotent (sınırlı sayıda farklılaşabilen, ancak organizmada birçok dokunun oluşması veya onarımı yeteneğine sahip hücreler) kök hücrelerine dönüştürülebileceğini, dolayısıyla yağların bilim için "sıvı altın" niteliği taşıdığını belirtti.

Longaker ve ekibi, "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisindeki makalede, yağ alma ameliyatında alınan yağ hücrelerinin, pluripotent kök hücreleri elde etmek üzere yeniden programlanmasının çok daha kolay olduğunu vurguladı.

Bilim adamı Longaker, neredeyse herkesin "vedalaşabileceği" birkaç gram yağ dokusu hücresi olduğunu, bu yağın da "kişisel" kök hücrelerinin kaynağı olarak bir gün tedavi için kullanılabileceğine dikkati çekti. Longaker, yağ alma ameliyatlarının araştırmacılara "çok miktarda malzeme" sağladığını da ifade etti.

Fransız "Le Nouvel Observateur" dergisinin internet sitesindeki makaleye göre daha önce bazı araştırmacılar, esnek olduğu bilinen yağ dokusu hücrelerini kalp ya da kan damarlarına dönüştürebilmişti. Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsünden Christian Dani ve ekibi, kas hastalığına yakalanan farelerin kaslarını yağ dokusu hücreleri sayesinde onarabilmiş, Japon bilim adamları da yetişkin hücreleri, embriyon hücrelerine çok yakın olan pluripotent kök hücrelerine dönüştürmek için bir yöntem geliştirdi. 

Bu Test Ne Yiyebileceğinizi Söylüyor

omru-boyu-diyetHangi yiyeceğin size kilo aldırdığını ya da sağlığınızla oynadığını merak ediyorsanız tek yapmanız gereken York Test'ini yaptırmak olacak...

Kilo vermek için uygulanan bir test olarak bilinse de aslında York Testi, size rahatsızlık veren besin maddesini bularak bu besinden uzak durmanızı sağlar. Bazı besinlerin hazımsılık ya da şişkinlik yapması da bu sayede engellenmiş olur.

International Hospital'dan Diyetisyen Dilem İrkin bu testi şöyle açıklıyor; "York testi bir besin duyarlılık testidir, alerji testi değildir. Besin alerjisi bağışıklık sisteminin bir tepkisi iken, besin intoleransı sindirim sisteminin tepkisidir."

York Testi nasıl uygulanır?

Parmak ucundan alınan bir miktar kan ile yapılacak olan bu test hangi besinlere ne derecede bir duyarlılığınız olduğunu saptar, belirlenen besinler tamamen ya da kısmen beslenme alışkanlığından çıkarılır.

Bu testin ne zaman yapılması gerekir?

Kişi bazı besinleri tükettikten sonra kendinde gaz, hazımsızlık gibi şikayetler hissediyorsa yapılabilir ama kesinleşmiş bir zaman süreci yoktur.

Bu test sonucunda ortaya çıkan sonuçlar kilo vermeye nasıl etki eder?

Bu yöntem bir zayıflama şekli değildir, vücudun sindirim sisteminin besinlere karşı olan tepkisini ölçen bir yöntemdir.

Bu testten sonra nasıl bir diyet programı uygulanmalıdır?

Bu test ile sindirim sisteminin duyarlılık gösterdiği besinler gruplara ayrılarak ya tamamen ya da kısmen beslenmeden çıkartılır, burada dikkat edilmesi gereken nokta bu besinleri diyetten çıkartırken, çıkartılan besin grubuna dahil bir besin öğesinden vücudu eksik bırakmamak gerekir. Bu durum uzun vade de besin öğesi yetersizliğine bağlı olarak sağlık sorunları yaratabilir.

"Bir zayıflama yöntemi değildir"

Gıda alerjisinin ortaya çıkış sebepleri nelerdir?

Vücudumuz bir besinin içindeki bir maddeye  genellikle bir proteine  karşı savunma sistemini harekete geçirerek antikorlar oluşturabilir. Bu antikorlar “istilacı” besine karşı savaşa giriştiklerinde alerji belirtileri ortaya çıkar. En sık rastlanan besin alerjileri ceviz, badem, çilek, kabuklu deniz ürünleri, süt, yumurta, soya ürünleri ve buğday alerjileridir.

Gıda alerjisi olan bir hasta alerjisi olan besinden ömür boyu uzak durmak zorunda mıdır?

Gıda alerjinin sonuçları daha ciddi olduğundan, bir besine karşı alerji gelişmişse yaşam boyunca bu besinden uzak durmak gerekir. Az bir miktarı bile sağlık açısından ciddi sorunlar yaratabilir.

Her kilo vermek isteyen kişinin bu testi uygulaması gerekir mi?

Bu test ya da benzerleri (besin duyarlılık testleri) son zamanlarda çok fazla artmıştır, fakat hala tartışmalar devam etmektedir, özellikle vücut için gerekli bir besin öğesini beslenme alışkanlığından çıkarmak yanlış bilgilendirmelere neden olabilir. Bu nedenle bu testlerin sonucunda diyet uygularken mutlaka beslenme alışkanlığının, sağlıklı beslenme kurallarına ne kadar uyduğu göz ardı edilmemelidir, bu bir zayıflama yöntemi değildir, duyarlılık gelişen her besinin tepkisi  her zaman kilo alımı şeklinde olmayabilir, gaz, ishal,baş ağrısı gibi şikayetleride geliştirebilir.

Çocuklardaki obezite sorunu için de bu test uygulanır mı?

Çocuklarda bu test sonucuna göre bir diyet yaptırmak doğru olmaz. Büyüme –gelişme döneminde yasaklanan bir besin gelişme geriliklerine neden olabilir. Çocuklarda özellikle sık rastlanana besin alerjileri için ise besin eliminasyon diyetleri uygulanır, alerji yaptığı düşünülen besinler diyetten çıkartılır ve daha sonra tek tek eklenerek hangi besini alerji yaptığı bulunur.

Çocuklarda obezite sorununun önüne geçmek için sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırarak, fiziksek aktiveyi arttırmak temel hedef olmalıdır.

Kalçalarınızı Saklamayın, Forma Sokun!

Forma GirmekPek çok kadın kalçalarını saklamak için, büyük ve bol kıyafetler giymek zorunda kalır. Aslında birkaç basit hareket ve ipucuyla size mutluluk verecek kalçalara sahip olmanız mümkün!

Vücudun belden aşağısı konusunda mutlu olan az kişi var. Bu bölüm, aslında vücuttaki en büyük kas kitlesine sahip. Bilim adamları, bu kasın doğru biçimde çalıştırılması gerektiğini ve egzersiz şeklinin kas üzerindeki etkilerinin değişkenlik gösterdiğini kanıtladılar. Kalçalarınız için en etkili egzersizler, yerde, eller ve ayaklar üzerinde yapılanlardan oluşuyor.
Uzmanlar kalçalarınızı şekle sokmak istiyorsanız zıplayın diyorlar. Kısa zıplamalar ve sprintler, kalçanız için çok faydalı.
Kürek çekmek, kalçalara iyi gelen hareketlerden birisi çünkü kürek çekerken en çok o kaslar çalıştırılıyor.Bisiklette seleye oturmak yerine ayakta pedal çevirmek, bacak kaslarınızı çalıştıracak mutlaka ancak kalçalar için de çok yardımcı oluyor.
Çömelme egzersizlerini bir kenara atmayın. Dizlerin ağrıması, kalça kaslarınızın zayıf olduğunun göstergesidir. Kalça kaslarınız güçlendikçe bu egzersizi daha rahat yapacaksınız.
Eskrim hamlesi denilen hareketle kalçalarınıza form verebilirsiniz. Bu hareketi yapmak için, her iki elinize birer ağırlık alın. Sağ ayağınızı bir adım öne atın ve sol bacağınızı dizden kırarak öne doğru yaylanın. Sağ topuğunuz her zaman yere basılı olsun ve sol diziniz sağ topuğunuza doğru hareketlensin. Sağ ayağınıza hafifçe yüklenerek düzelin ve hareketi her iki bacak için 12 kez tekrarlayın. Topuğunuzdan kuvvet almayı unutmayın.
Alet yardımıyla kalça çalışma hareketleri de aynı derecede fayda sağlamaktadır. Bunun için ayakta durun ve denge çubuğunu kavrayın. Ağırlık desteğini dizinizin arkasına yerleştirin ve bacağınızı geriye doğru kaldırın. Bu hareketi  12 kez, her iki bacağınızla tekrarlayın. Bu hareket oldukça etkili, çünkü alet hareketi doğru yapmanız için sizi motive ediyor. İlk başlarda bacağınızı fazla zorlamamaya özen gösterin.

Zayıflama Efsaneleri ve Gerçekler

DiyetÇaba sarfetmeden kilo vermek için çeşitli kilo verme prensipleri hakkında yazılar okumuşsunuzdur.

Bu konuda faydalı bilgilerin yanında, sizi yanlış yola sevkedebilecek zayıflama efsanelerinden bir kaçına mutlaka rastlarsınız. Bu konuya dikkat çekmek isteyen Foxnews, sitesinde yayınladığı haber ile bazı zayıflama efsanelerini açıklıyor:

1. Yatmadan önce yenen yemek kilo aldırır: Birçok insanın inandığı ilk efsane, yatağa girmeden yenen yemeğin vücudunuza yağ olarak döndüğü inancıdır. Gerçek ise, gün boyunca alınan toplam kalori, yiyeceklerin yağ olarak vücuda dönüp dönmeyeceğini belirler. Günlük kalori değerlerinin üzerine çıkmamanız önemlidir. Kalori alımınızı gün içine dağıtmanız tutarlı enerji seviyesi elde etmenize yardımcı olacaktır. Yatağa gitmeden yemek yemek sizi şişmanlatmayacaktır.

2. Daha sık yemek yemek metabolizmanızı hızlandırır: Yaygın olan diğer bir efsane ise sık yenilen öğünlerin metabolizmanızı hızlandıracağıdır. Eğer biri size daha hızlı bir metabolizma için günde 6 kez yemek yemenizi söylerse, sizi yanlış bilgilendirmiş olur. Yemek yediğiniz her seferde, metabolizmanızın çalışması artar. Bu artış, yemeğin içindeki karbonhidrat ve yağların ne kadar çok olduğuna bağlıdır. 6 kez yemek yiyince metabolizmanızda daha az artış olur, günde üç kez yiyenlerin metabolizmasındaki artış ise daha çoktur.

3. Karbonhidratsız beslenme ile yağlardan daha hızlı kurtulursunuz: Uzmanlar, karbonhidratın, sinir sisteminin adeta 'yakıtı' olduğunu ve karbonhidratsız bir beslenmenin sinir sisteminin sağlıklı işlemesini engelleyeceğini belirtiyorlar. Düşük karbonhidrat diyetinin başarılı olmasının bir nedeni ise insanlarda açlık hissinin oluşmaması. Ama eğer karbonhidrat alımını gerçekten çok düşürürseniz ketoz durumu yaşarsınız (vücudunuzun enerji için karbonhidrat yerine yağ kullanma durumu). Ketoz açlık hissini ortadan kaldıran bir durumdur. Ama bazı insanlar ketoz durumundayken kendilerini iyi hissetmediklerini söylemektedir. Ancak, uzun süre bu diyeti uygularsanız, metabolizmanız yavaşlayacaktır. Ancak bu da tiroid bezini olumsuz etkiler.

4. Karbonhidrat ile yağı birlikte tüketmeyin: Buna inanan kişiler etkili kilo vermek için, karbonhidrat ve yağı beraber yemezler. Bu inanç gerçekten uzaktır. Karbonhidrat enerji için kullanılıyor. Yağlarla beraber tüketilirse, vücuda yağ olarak döneceğine inanıyorlar. Gerçek ise; yemek yerseniz ve vücudunuzun yakıta ihtiyacı varsa, elde mevcut olan yakıtı (karbonhidrat ya da yağları) kullanacaktır. Karbonhidratların ilk olarak kullanılacağı doğru. Ancak, karbonhidrat tam enerji ihtiyacını karşılamazsa, bunun yanında yağ da kullanılır.

5. Yaşlandıkça metabolizma otomatik olarak yavaşlar: Son efsane ise metabolizmanın yaşa bağlı olarak yavaşlamasıdır. Metabolizmayı yavaşlatan ilk neden, kas kütlesinin kaybedilmesidir. Eğer ağırlık çalışmaya devam ederseniz ve gerektiği kadar yemek yerseniz , metabolizmanın yavaşlamasını büyük ölçüde önleyebilirsiniz.

Zaman

Sevgi & Aşk