| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

205 "diyet" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"diyet" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Neden Aşırı Yemek Yiyoruz?

DiyetKızgınlık, yalnızlık, üzüntü, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yemek düşkünü yapıyor.

Hepimiz zaman zaman aşırı yemek yeriz. Kimileri kızgınlık, sıkıntı, yalnızlık, üzüntü, hayal kırıklığı, yorgunluk, korku ve stres gibi olumsuz duygular yaşarken, kimileri de mutlu, sakin ve huzurlu olduklarında aşırı yeme ihtiyacı duyar. Duygularımızın yemek yeme alışkanlıklarımıza etkisini anlamak için ‘duygusal beslenmeyi’ anlamak önemli.

Aç olan zihniniz yoksa mideniz mi?
Duygusal beslenme konusunda uzman Doktor Roger Gould, www.shrink yourself.com adlı web sitesinde duygusal nedenlerle aşırı beslenme konusunda önemli bilgilere yer veriyor. Dr. Gould’a göre aşağıdaki tespitlerden birine ‘Evet’ diyorsanız duygusal besleniyorsunuz demektir.

  • Açlığım aniden ortaya çıkıyor.
  • Sadece belirli bir çeşit yemeğe karşı iştahlanıyorum.
  • Bu yemeği elde etmek için her şeyi yapabilirim.
  • Sürekli olarak bir yemeğin tadını alıyorum ve onu düşünmeden edemiyorum.
  • Eğer onu yersem kendimden geçebilirim.
  • Bittiğinde, kendimi suçlu veya pişman hissediyorum.

Neden yiyorsunuz?
Duygusal nedenlerden dolayı oluşan yeme krizine erken müdahale edip, durdurmak için yapılabilecek en önemli şey, buna neden olan duyguyu bulmak ve onun üstüne gitmektir. Unutmayın, genelde sorunun çıkış noktası o gün olan olaylardır. İşte size birkaç ipucu:
Kendimi susturmak için yiyorum. Kimi insan olaylarla ve insanlarla yüzleşmemek için yer. Can sıkıcı bir konuşma, kendimizi ifade edememek, aşağılanmış veya anlaşılmamış hissetmek kendimizi yemeye vermemize yol açar.
Ne yemem gerektiği söylenmemeli. Ne zaman diyete başlasak, diyet kuralları, ne yememiz gerektiğini söylenmesi bizi rahatsız eder. İsyankar ve inatçı arzular diyete başladığımız birkaç gün içinde ortaya çıkar. Yenmesi yasak şeyleri yerken buluruz kendimizi. Bu durumda en iyisi hiçbir şeyin yasak olmadığını kendi kendimize söylemek ve diyette olmayan yiyeceklerden tadımlık tüketmek diyete isyan duygusunu bastıracaktır.
Sevgiye sahip değilim ama yiyeceğe olabilirim. Yakın ilişkilerde yaşanan sorunlar ve sevgi boşluğunu bizi yemeye yönelten bir başka nedendir. Bu durumun farkında olmak, sorunların geçici olduğunu düşünmek ve bize pozitif enerji ve sevgi sunan insanlarla yakın olmak yemeyi kontrol altına almamızı sağlayabilir.

Sizi mutlu eden yemek değil

Duygusal beslenen biriyseniz, sizi mutlu eden yemek yemek değil. Bir anda acıktığınızda aşağıdaki önerileri uygulayarak yeme duygusunun arkasındaki nedeni bulabilir ve üstesinden gelebilirsiniz.
  • Kendinize “Gerçekten açlık hissediyor muyum?” sorusunu sorun.
  • Gününüzü tekrar gözden geçirin ve sizi acıktıranın ne olduğunu bulun.
  • Bu duyguyu yok etmeye yardımcı olacak bir şey yapın. Kısa bir yürüyüş veya bir arkadaşınızla buluşmak gibi…
  • Sorunları konuşmak iyi gelecektir. Yalnız olmadığınızda daha az acıktığınızı fark edeceksiniz.
  • Düzenli olarak sevdiğiniz şeyleri yapın ve kendinizi yemeye adamayın.

Fazla düşünmeyin
Bir konuyu fazla düşünmek hissettiğimiz duyguların yoğunluğunu artırır ve insanlar genelde yoğun duygular içinde olduklarında yemeye yönelirler. Eğer, yaptığınız işe odaklanırsanız aşırı düşünmeyi durdurabilirsiniz. Bulmaca çözmek gibi zihninizi meşgul edecek uğraşlar, derin nefes alıp vererek nefes egzersizi yapmak gibi zihninizi açacak egzersizler sizi düşündüren şeyi unutmanıza yardımcı olacaktır.

Duygusal beslenmenin yan etkileri
  • İlişkilerinize zarar verir. Biriyle bir tartışma ve gerginlik yaşadığınızda yiyeceği en büyük sığınak olarak görürsünüz. O kişiyle konuşarak sorunları çözmek yerine yemeğe sığınmak ilişkilere zara verir.
  • Hedeflerinizi ihmal edersiniz. Çünkü duygusal beslenmenin sebeplerinden biri de hayal kırıklıklarını bastırmaktır. Kendinizi her yetersiz hissettiğinizde yemek yerseniz, hiçbir planınızı gerçekleştiremezsiniz.
  • Korkularınızı büyütürsünüz. Korkularınıza çözüm bulmak yerine sürekli yerseniz, korkularınız daha da büyür. Bir kısırdöngü içerisinde yemek yemek de daha çekici hale gelir.
  • Kendinizi sevmenizi zorlaştırır. Kendinizi bir konuda yetersiz ve başarısız hissettiğinizde bir şeyler yersiniz. Bu da kendinizi daha da başarısız hissetmenize yol açar.

Yediklerinizi Değiştirin
Duygusal nedenlerden dolayı yemek yiyor, abur cuburla mutlu oluyorsanız yediklerinizi değiştirerek sağlıklı beslenebilirsiniz:
Çikolata: Kendimizi yalnız, terk edilmiş hissediyorsak elimiz hemen çikolataya gider. Çünkü çikolatanın artırdığı mutluluk hormonu salgısı hepimize iyi gelir. Çikolata yerine muz yemeyi deneyebilirsiniz. Çünkü muz en çok mutluluk hormonu salgılatan meyvedir. Aynı zamanda da magnezyum ve kalsiyum içerir.
Puding: Yalnız ve mutsuz hissettiğimizde yemek istediklerimizden biri pudingdir. Onun yerine bir tabak sossuz makarna da sizi mutlu edecek, üstelik daha az kalori almanızı sağlayacaktır.
Tuzlu gıdalar: Stresliyken canımız tuzlu şeyler ister. Baskı altında olduğumuzun bir işareti de canımızın tuzlu besin istemesidir. Sakinleşmek ve tuz ihtiyacınızı karşılamak için fıstık atıştırabilirsiniz. Fıstık yiyerek ihtiyacımız olan omega yağlarından da almış oluruz.
Patates Cipsi: Sert, gevrek ve ısırdığımızda gürültü çıkaran her türlü yiyecek öfkenin üstesinden gelmemizi sağlıyormuş! Öyleyse, cips yemek yerine salatalık, kereviz, havuç yemek hem sağlıklı beslenmemizi sağlayacak hem de öfkemizi yatıştıracaktır.

Sizin Beslenme Tarzınız Hangisi?

BeslenmeBeslenme tarzınızın duygu, düşünce ve kişiliğinizle oldukça yakından ilgili olduğunu biliyor muydunuz?

Duyarlı insanlar nasıl beslenir? Fazla araştıranlar veya fazla duygusallar yiyeceklerini neye göre seçer? Yararcı kişilikler sadece doymak için mi yer? İşte karaktere göre beslenme analizi...

Duyarlı insanlar nasıl beslenir?
Fazla araştıranlar veya fazla duygusallar yiyeceklerini neye göre seçer? Yararcı kişilikler sadece doymak için mi yer? Bana beslenmeni söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim... Duyarlılar zevk için yerler. Duyarlı kişilikler için yiyeceklerin çekici yanları ya kokuları, ya tatları ya da sunumlarıdır. Yani yemekler duyularına hitap ettiği için onları severler. Yemeklere bir gurme edasıyla yaklaşırlar ve yemek yemek onlar için bir zevk meselesidir. Dolayısıyla duyarlı insanlar yemek konusunda yeniliklere çok açıktırlar; her çeşit yemeği denedikleri için de vücutları gerekli olan çeşit çeşit vitaminleri almaktadır. Ayrıca yemekten zevk aldıkları için fiziksel ve ruhsal açıdan faydalarını görürler. Duyarlı kişiliklerin tek dikkat etmesi gereken konu nerede duracaklarını bilmektir. Çünkü çok çeşit denedikleri ve zevk alarak yedikleri için kilo almaya da çok yatkındırlar. Eğer duyarlı olduğunuzu düşünüyor ve yemeklere bu şekilde yaklaşıyorsanız şunu unutmayın: Durmanız gereken zaman yediğiniz şeyin ağzınızda artık ilk anki gibi bir hoş bir tat bırakmadığı andır. Siz duyarlı bir insan olarak bu anı çok kolay anlayabilir ve orada kendinize dur emrini verebilirsiniz.

Entelektüeller içeriklere göre beslenirler
Entelektüel kişiliğe sahip olanlar içinde katkı maddesi olan yiyecekleri yemekten hoşlanmazlar. O kadar çok bilgi sahibidirler ki, her yemeğin besin değerlerini ölçmeyi alışkanlık haline getirmişlerdir. Eğer yemeklere bu şekilde yaklaşıyor ve aldığınız her yiyecek paketinin arkasını tek tek okuyorsanız entelektüel beslenenlerdensiniz demektir. Tabi bu durumun oldukça fazla iyi yanı var. Bilgileriniz sayesinde zararlı yiyeceklerden, doymuş yağlardan, katkı maddelerinden her zaman uzak durursunuz. Fakat bazı yiyecekleri de hayatınızdan tamamen çıkarmanız, ihtiyacınız olan bazı besin değerlerini vücudunuza hiç almamanıza da neden olur. Dolayısıyla bu dengeyi iyi korumak gerekir. Bu durumu önlemek için yiyeceklerin ne içermediklerine değil, size ne gibi faydaları olabileceklerine bakın. Yemeğin içerikleri yüzünden yiyeceklerden zevk almamayı bırakın. Şunu unutmayın: İyi veya kötü yiyecek yoktur, önemli olan neyi ne kadar yediğinizdir.

Duygusalların mideleri hislerine göre dolar
Moraliniz bozuksa, o gününüz çok stresli geçtiyse eliniz hemen bir çikolata paketine veya bir bisküvi kutusuna mı gidiyor? O zaman siz duygusal bir kişiliğe ve beslenme tarzına sahipsiniz demektir. Evet, çok çeşit yemek zaman zaman iyi olabilir. Mutluluk hormonu salgılatacak besinlerden almanız geçici de olsa moralinizi düzeltecektir. Ama farkındaysanız bu besinler genelde karbonhidratlı ve yağlı yiyeceklerdir. Dolayısıyla moralinizi başka şeylerle düzeltmeye çalışmanız sağlığınız ve kilonuz açısından daha faydalı olacaktır. İlla ki yemek yiyecekseniz de balık, kabak çekirdeği, fındık gibi Omega 3 yağı açısından zengin yiyeceklerin de moralinizi yükselteceğini unutmayın. Ayrıca dikkatinizi ve kendinize olan güveninizi artırmak için protein açısından yüksek yiyeceklere yönelebilirsiniz. Sinir sisteminizi kuvvetlendirmek için de bol sıvı tüketin.

Yararcı kişilikler ihtiyaçlarına göre yerler
Yararcı kişilikler için yemek sadece yaşamın bir parçasıdır; gerekli olduğu için yemek yenilir. Onlar sadece ihtiyaçları olduğu zaman beslenirler ve yemekten çok da fazla zevk almazlar. Örneğin sadece acıktıklarında yemeğe yönelirler ve o sırada kolayda ne varsa onu ağızlarına atarlar. Kilo almamak açısından kulağa hoş gelse de yararcı kişiliklerin beslenmesinde de kötü yönler ağır basmaktadır. Yemek yemeyi unuttukları bile olur. Sadece açlıklarını bastırmak için düşünmeden ve istemeden yemek yedikleri için, yediklerinin sağlıklı veya sağlıksız olduğunun farkına varmazlar. Yapılan araştırmalarda yararcı beslenenlerin çoğunun günlük hayatlarının diğer alanlarında daha disiplinli oldukları ortaya çıkmış. Eğer beslenme tarzınızın bu şekilde olduğunu düşünüyorsanız yapacağınız en mantıklı şey, hızlı ama sağlıklı yiyeceklere yönelmenizdir. Hazır salatalar, taze makarnalar, bol yeşillikli sandviçler, kahvaltılık tahıllar, kuruyemişler gibi pratik ama bir yandan da sağlıklı yiyecekler yardımınıza koşacaktır.

Kilo Vermek İçin Ne Yapmalıyız?

SporKilo vermek ve formunuzu korumak için her gün kaç dakika yürümeli, kaç gram yağ tüketmeli, kaç kalori daha az almalıyız?

Televizyon karşısında maksimum 2 saat vakit geçirerek, günde 3 ana 2 ara öğün tüketerek, her gün 60 dakika yürüyerek, en fazla 70 gram yağ tüketerek, bel çevrenizi 90 santimetrede tutmaya özen göstererek ve her gün 100 kalori daha az alarak kilolarınızdan kurtulup formunuzu koruyabileceğinizi biliyor muydunuz? İşte rakamlar ve altında yatanlar…

2
Televizyon karşısında geçireceğiniz maksimum saat süresi


68 bin kadın üzerinde yapılan bir deney 2 saatten fazla televizyon izleyen kadınların obez olma ihtimalinin yüzde 23, diyabet hastalığına yakalanma ihtimalininse yüzde 14 daha fazla olduğunu ortaya çıkarmış. Televizyon karşısında sürekli oturma, hareketsizlik ve atıştırma gibi etkenler kilo almamıza neden oluyor. Dolayısıyla televizyon karşısında geçirilecek vakti minimumda tutmak, illa atıştırılacaksa meyvelerin tercih edilmesi sağlıklı olacaktır.

5
Bir günde tüketilmesi gereken öğün adedi


Uzmanlar günde 3 ana öğün ve en az 2 ara öğün tüketilmesi gerektiğinin altını sürekli çiziyorlar. "Ne kadar az yersem o kadar çok kilo veririm" kesinlikle yanlış bir inanıştır. Bunu düşünerek, öğle veya akşam fark etmez; herhangi bir öğün atlanırsa, bu diyet kilo verememekten ziyade kilo almaya bile dönüşür. Unutmayın atlanan öğün, insanı kan şekerinde düzensizliğe ve çabuk acıkmasına neden olur. Böylece bir sonraki öğünde daha çok besin tüketilir ve kilo alımı burada devreye girmeye başlar.

60
Bir günde yapmanız gereken yürüyüş dakikası


Uzmanlar en az yarım saatlik bir yürüyüşün genel sağlık açısından oldukça faydalı olduğunu söylüyor. Fakat kilo vermek istiyorsanız tüm diyetlerin yanında yapmanız gereken bir şey varsa, o da en az 1 saatlik tempolu yürüyüşlerdir. Amerika'da bu konuyla ilgili yapılmış bir araştırma her gün düzenli olarak bir saat tempolu yürüyüş yapan kadınların obez olma ihtimallerinin yüzde 24, diyabet hastalığına yakalanma ihtimallerinin ise yüzde 34 azaldığını ortaya çıkarmış. Dikkat etmeniz gereken konu ise ağır yemeğin hemen ardından yürümemek ve yanınızda daima su bulundurmak.

70
Günde alınması gereken maksimum yağ gramı


Aldığınız yağı kontrol altına almak artık çok kolay. Çünkü raftan aldığınız her ambalajın arkasına baktığınızda içeriğini oranlarıyla görebilmeniz mümkün. Bu şekilde bilinçli yağ tüketimine özen göstermeniz formunuzu korumanız açısından oldukça faydalı. Eğer ortalama kilo ve boyda bir insansanız 70 gram bir günde almanız gereken maksimum gram miktarıdır. Eğer kilo verme aşamasındaysanız tüketeceğiniz yağ miktarı maksimum 50 gram olmalı.

90
Bel çevrenizin santimetre olarak maksimum ölçüsü


Bel çevrenizin kalınlığının nelere yol açtığını biliyor muydunuz? Bölgedeki yağ perdesi büyümeye başlar, böbreklere baskı yapar, tansiyonu yükseltir, karaciğeri zehirler, yüksek kolesterol yaratır, şeker hastalığını ortaya çıkarır, safra taşları yapar, bağırsaklarda tehlikeli durumlar yaratır. Görüldüğü üzere bel çevresinin ölçüsü sağlık açısından oldukça önemli bir konu. Hatta doktor Mehmet Öz, tartılmak yerine belimiz ölçmenin daha önemli olduğunu söylüyor ve kadınların 93, erkeklerin 101 santimetreyi geçmeleri durumunda sağlık riskinin arttığını belirtiyor.

100
Her gün eksik almanız gereken kalori miktarı


Fazladan 3.500 kalorinin 450 gr almak anlamına geldiğini hatırlatalım. Bu da yılda 35 bin kalori, yani 4.5 kilo anlamına geliyor. Bunu her gün 100 kalori daha az alarak önleyebilirsiniz. Nasıl mı? Bir dilim ekmek daha az alarak, iki ızgara sosis yerine bir haşlanmış sosis yiyerek, iki bardak portakal suyu yerine iki portakal tüketerek, iki yağlı yoğurt yerine iki az yağlı yoğurt seçerek veya mayonez yerine az yağlı salata soslarında tercih ederek...

Ruh Halinize Göre Doğru Beslenin

Ruh halinize göre doğru besleninEğer seçimleri doğru yaparsak, yediklerimiz depresyonu, yorgunluğu, sıkıntıyı, siniri ortadan kaldırabilen en 'lezzetli' ilaçlardır.

Canımız sıkkınsa elimiz neye gitmeli? Veya kendimiz çok yorgun hissediyorsak hemen ağzımıza ne atmalıyız? David Zinczenko'nun kitabı 'The Abs Diet For Woman'da bizi iyi moda sokacak besinler ve bunların tarifleri yer alıyor. İşte ruh halimize göre sağlıklı beslenmenin incelikleri...

Canınız sıkkınsa...

Genelde kendimizi mutsuz ve sıkkın hissettiğimizde elimiz ya kocaman bir şeker kavanozuna ya da çikolata kabına gider. Özellikle çikolata, içinde barındırdığı seratonin nedeniyle mutluluk hormonunu yükselttiğinden ve dopamin nedeniyle de motivasyon arttırdığından bu zor zamanlarda en sık sığınılan yiyecektir. Ama mutluluğu başka lezzetlerde bulmamız da mümkün. Örneğin magnezyum ve kalsiyum içeren muz en fazla mutluluk hormonu salgılatan meyvedir. Veya az yağlı, az proteinli, yüksek karbonhidratlı atıştırmalıklar... Örneğin bir parça yaban mersini ile hazırlanmış bir muffin veya ballı, sütlü bir yulaf ezmesini deneyin.

Yorgunsanız...
Eğer yorgunluğunuz sürekli ve aşırı haldeyse demir eksikliği veya anemi söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ilk yapmanız gereken doktora gözükmektir. Bizim size burada vereceğimiz yorgunluk karşıtı öneriler ise hafif yorgunluk hallerinde başvurmanız gereken yollar. Onlar da beslenmenizde demir ağırlıklı yiyeceklere yer vermek; yani baklagil, tahıl, sebze, karides, yağsız et ağırlıklı beslenmekten geçiyor.

Sinirliyseniz...
Açlığın yorgunluğa, yorgunluğun asabiyete neden olduğunu hiçbirimiz inkar etmeyiz herhalde. Herşeyden önce bunları yaşamamak için yapmamız gereken şey kaliteli bir uyku uyumaktır. Bunun için de beslenmemizde bazı şeylere özen göstermemiz gerekir. Ağır bir akşam yemeği üzerine yapılan bir uykuyu düşünün, bir de hafif bir tavuk yemeği ve meyveler üzerine yapılanı... Zinczenko kitabında sağlıklı bir uyku için akşam yemeğinde maksimum 500 kalori almamız gerektiğini vurguluyor. Böylece sinirli ruh halini dolaylı yoldan üzerimizden atabiliyoruz.

Depresyondaysanız...

Depresyonla ilgili yapılan araştırmalarda Omega-3 eksikliği de bir neden olarak ortaya çıkmış. Omega-3'ü nereden bulabilirim derseniz size somon, ton balığı, karides, mezgit, mavi yengeç gibi deniz ürünlerini tavsiye ederiz. Ayrıca bedenin tüm uzuvlarında kan dolaşımını kolaylaştıran çay da yorgunluk ve depresyonla savaşır, kendimizi daha dinç ve iyi hissetmemizi sağlar.

Kış Diyeti

DiyetYazın kilo vermek için gösterdiğimiz özeni kışın da kilo almamak için göstermeliyiz. Bunun için nelere dikkat etmeliyiz?

Bütün yaz kışın aldığımız kiloları nasıl vereceğimize dair konular hazırlamıştık sizlere. Şimdi de, kışın yaklaştığı şu günlerde, kilo almamak için nelere dikkat etmemiz gerektiğini paylaşacağız. Unutmayın, Kışın alınan kiloların bir bölümü ilkbahar ve yaz aylarında kısmen geri verilse de, bir bölümü vücudumuzdaki yerini korumaya devam eder; dolayısıyla yazın gösterdiğimiz özeni kendimize kışın da göstermeye devam etmeliyiz!

Kış aylarında kilo alınıyor, bu bir gerçek


Beslenmemize dikkat etmediğimiz sürece maalesef kış mevsiminde kilo almamız kaçınılmaz… Anadolu Sağlık Merkezi diyet uzmanları Cemal Aytaç Ak ve Hande Öngün bunun en temel sebebinin bazal metabolizma hızının düşmesi olduğunu belirterek, “Kış yaklaştıkça, vücudumuz ısı değişikliğine uyabilmek için harcadığı enerjiyi düşürür. Bazal metabolizma hızı yavaşlar. Bu da, kış aylarında biraz daha kilo almaya neden olur” diyorlar.

Vücut saatinizi dinleyin

Vücudumuz mevsimsel değişikliği fark ettiği anda aldığı enerjinin bir kısmını stoklamaya ve daha az yakmaya başlar. Özellikle ortam ısının düşmesi ile vücut arasında bir denge kurulması gerekir. Vücut, daima kendi ısısını dengede tutabilmek için harcadığı enerjiyi de dengede ve kontrol altında tutmak zorunda hisseder kendini. Bu doğrultuda kendi ısısını korumak için harcadığı enerjiyi düşürerek, bazal metabolizma hızını yavaşlatır. Dolayısıyla, kış aylarında daha az enerji tüketildiği hesaba katılarak alınan besinlerin enerji yoğunluklarına dikkat edilmesi gerekir. Çünkü yüksek enerjili besinler alındığında, vücut fazla enerjiyi yakamayıp, bunları yağ olarak depolar. Kış aylarında çabuk kilo alınmasının sebeplerinden biri de budur.

Hareketsiz kalmayın

Kış aylarında kilo almanın en önemli nedenlerinden biri de yaz aylarına göre daha az hareket edilmesidir. Kış aylarında hava soğuk ve yağışlı olduğu için, yürüyerek gidilecek yerlere giderken bile araca binilir. Yine hava koşulları nedeniyle yüksek enerji harcanmasını sağlayan bazı sporlar kışın yapılmaz. Sosyal aktiviteler de daha azdır. Geceler daha uzun olduğu için televizyon karşısında hareketsiz geçen saatler de uzundur. Bütün bunlar alınan enerjinin tamamının yakılmasını engeller.

Kış depresyonuna dikkat


Kış aylarında güneş ışığının azalması ile birlikte bazı insanlarda ciddi depresyon, uykuya eğilim ya da uyuyamama, can sıkıntısı, cinsel istekte azalma, zevk alamama, mutsuzluk, kimseyle görüşmek istememe gibi belirtilerle ‘mevsimsel duygusal bozukluk’ ortaya çıkar ve ‘karbonhidrat tutkusu’ belirir. Bu duygu durum bozukluğu, hiç alışkanlığı olmadığı halde kişinin yağlı, şekerli ve hamurlu gıdalara yönelmesine neden olur. Bunlar, beklenenden de daha çok kilo almaya neden olabilir.

Nelere dikkat etmeli?

  • Yaz aylarında eğer bir spor yapılıyorsa, bu kışın da devam ettirilmeli. Eğer hiç spor yapılamıyorsa, mutlaka günde 30 dakika düzenli olarak yürüyüş yapmak gerekir. Bu yürüyüş hem kilo kontrolüne hem de genel sağlığı korumaya yardımcı olur.
  • Kışın alınan besinlere her zamankinden daha fazla dikkat edilmesi gerekir. Doğru besinler en az beş öğün yenmelidir. Kızartmalar, salam, sosis, sucuk, tatlılar, kuruyemişler, çikolata, sakatatlar, şekerli içecekler uzak durulması gereken besinlerdir.
  • Doğru bir beslenme programında güne mutlaka kahvaltı ile başlanması gerekir. Öğle yemeği arasında meyve ya da yoğurt; öğle yemeği ile akşam yemeği arasında da mutlaka meyve ya da diğer lifli besinlerin tüketilmesi gerek.
  • Güneşli günlerde mutlaka gün ışığından yararlanmak için güneşe çıkmak önemli.

Kışın nasıl beslenmeli?
  • Kış mevsiminde daha fazla tüketilmeye başlanan yağlı, hamurlu ve şekerli besinlerden mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.
  • Günde en az beş öğün yemek yenilmeli, sabah kahvaltısından asla vazgeçilmemelidir. Üç ana öğünün arası, meyve veya diğer lifli besinlerle desteklenmelidir.
  • Geceleri televizyon karşısında geçen sürenin kısaltılması ve bu süre içinde kuruyemiş gibi abur cuburların yenmemesi gerekir.
  • Mevsim geçiş dönemlerinde ve kış aylarında sıklıkla görülen enfeksiyon hastalıklarından korunmada, yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı sürdürülmeli, özellikle vitamin ve minerallerden zengin olan sebze ve meyveler tüketilmelidir. Vücut direncinin artırılmasında önem taşıyan C vitamini yönünden zengin limon, portakal, mandalina gibi turunçgiller başta olmak üzere, mevsim sebze ve meyvelerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Kışın güneşin yeterince kendini göstermemesi nedeniyle kemik ve diş sağlığı için gerekli olan D vitamini ihtiyacının karşılanması için güneşli günlerde yürüyüşlere çıkılmalı ve bol bol balık tüketilmelidir.
  • Kış mevsiminde fiziksel aktivitelerin azalması ve unlu gıda tüketiminin artmasına karşılık, posalı besinlerin tüketiminin azalması sindirim sistemi rahatsızlıklarına, özellikle de kabızlığa yol açmaktadır. Kabızlıktan korunmak için, haftada en az 2 kez kuru fasulye, nohut, mercimek gibi protein değeri ve posa içeriği yüksek kuru baklagillerin yanı sıra, sebze ve meyve tüketilmeli ve bol sıvı alınmalıdır.

Sağlıklı Kilo Verdiren Sebze: Lahana!

LahanaSofralarımıza sıklıkla misafir olan lahana, çorbası, turşusu, sarması ile damağımızda değişik lezzetler bırakır. Diyet listelerinin de vazgeçilmezi olan lahananın nasıl kilo vermeye yardımcı olduğunu biliyor musunuz?

Lahananın içeriğinde çeşitli vitaminler bulunur. Bu yüzden hastalıklara karşı koruyucudur. Kalorisi çok düşük olduğundan, kilo vermek isteyenlerin vazgeçilmez yiyeceklerinden birsidir. Beyaz lahana, vücuttaki tuz dengesini değiştirmeden, suyun atılmasına yardımcı olur. Bu yüzden kısa sürede kilo verdirir. Antioksidan özelliğinden dolayı, suyla birlikte vücuttaki toksinleri de dışarı atar. İçinde B,C, E vitamini ve potasyum bulunur.

Faydaları:

Lahana, pek çok kanser türünü önlemek için önemli bir yardımcıdır.

Selülite karşı tedavi edici özelliği vardır.

Kansızlığa iyi gelir ve kanı temizler.

Gençlerde sıkça görülen ergenlik sivilcelerine iyi gelir, ayrıca cildi güzelleştirir.

Bağırsakları çalıştırır ve tembelleşmesini önler.

Romatizmal hastalıklara iyi gelir.

Erkekler için cinsel gücü arttırıcı etkisi vardır.

Yeşil sebzelerde bulunan U vitaminini ihtiva eder. Bu sayede mide ve bağırsakların düzenli çalışmasına olanak tanır. Ancak, bağırsakların düzgün çalışmasına yardımcı olabilmesi için, çiğ tüketilmelidir.

Antibiyotik kullananlarda oluşan bağırsak düzensizliklerinde, yine lahana iyileştirici özelliğe sahiptir.

Soğuk algınlığı, nezle ve grip gibi, kış aylarının yaygın hastalıklarıyla mücadelede başyardımcıdır.

100 gram çiğ lahanada, 4,6 gram karbonhidrat, 25 kalori, 1,3 gram protein, 0,2 gram yağ, 100 miligram A vitamini, 47 miligram C vitamini, 20 miligram magnezyum, 0, miligram demir bulunmaktadır.

Bunları Ye Sağlıklı Ol!

Sağlıklı BeslenmeSonbaharı sağlıklı geçirebilmek için beslenme düzenini tekrar gözden geçirmek gerekiyor!

Yaz aylarının geride kaldığı, soğuk kış günlerinin yaklaştığı sonbahar aylarında birçok hastalık da pusuda bekliyor. Havaların soğumaya başladığı mevsim geçişlerinde soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıklarına yakalanma riski artıyor.  

Sonbahar aylarında bağışıklığımızı güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart. Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbaharda sağlıklı ve doğru beslenmenin reçetesini yazdı.
  
Medical Park Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz; sonbahar aylarında sağlıklı beslenme için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı:
 
Sonbaharın gelmesiyle birlikte; mevsim geçişinin ve havaların soğumasının etkisiyle hastalıklara yakalanma riski artıyor. Soğuk algınlıkları, grip ve bronşit gibi kış hastalıkları pusuda bekler. Bu dönemde kişilerin mutsuzluk eğilimleri artabilir ve buna bağlı olarak da basit şekerli gıdalara eğilim olur.

Bu nedenlerden dolayı mevsim geçişlerinde beslenme düzenini tekrar gözden geçirmekte fayda var. Sonbahar aylarında bağışıklık sistemini güçlendirmek, hastalıklara yakalanma sıklığını azaltmak ve yakalansak dahi kolay atlatabilmek için sağlıklı ve dengeli beslenmek şart.

ŞİMDİ ANTİOKSİDAN ZAMANI

Mevsim değişikliklerinde daha fazla vitamin, mineral ve değerli bileşiklere (antioksidanlar gibi) ihtiyaç duyarız. Bu nedenle mevsim geçişlerinde vitamin ve mineral deposu olan sebze ve meyve grubuna özellikle önem vermeli, vitamin ve mineralleri doğal ve doğru kaynaklardan almalıyız.Vitaminlerden özellikle A, C, E; minerallerden ise selenyum, çinko ve magnezyum antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık destekleme de daha da önem arz etmektedir. Antioksidanlar hücredeki oksitlenmeyi önleyen maddelerdir. Savunma mekanizmasını güçlendirirler, vücut direncini arttırırlar. Kişiler güçlü bağışıklık sistemleri ile hastalıklara yakalanma riskini azaltıp hastalansalar dahi kısa sürede atlatabilirler. 

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN PROBİYOTİK

Sonbaharda ayrı bir önem kazanan bağışıklık sistemini güçlendirmede probiyotik besinlerin büyük desteği vardır. Günlük besin düzeninize probiyotik yoğurt veya kefiri; süt veya yoğurt yerine koyabilir, bu besinlerin olumlu etkilerinden yaralanabilirsiniz. 

SÜTSÜZ VE GÜNEŞSİZ OLMAZ!

Bağışıklığı güçlendirmek önemli; ama bunun yanında güneş ışınlarından yararlanma süremiz de azalıyor! Bu nedenle mutlaka D vitamini ve kalsiyum kaynaklarımıza özen göstermek ve bunların vücutta kullanılmasını sağlayabilmek için de 15 – 20 dakika da olsa güneş ışığından faydalanmak lazım. Kalsiyum kaynakları; süt ve süt ürünleri, peynir, sebzeler ve pekmez. 

SONBAHAR HÜZNÜNE KARŞI B VİTAMİNİ

Sonbaharda artan depresyon eğilimini ve stresi kontrol altına almak için özellikle B grubu vitaminlerinden zengin beslenmekte fayda var; tam tahıllı ekmekler, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri gibi… Bu dönemde bol sebze ve meyve tüketmek, bol su içmek, kan şekeri kontrolünü sağlamak ve bolca balık tüketmek depresyon hallerine karşı fayda sağlayabilir.
 
EN GÜÇLÜ VE EN DOĞALANTİOKSİDAN KAYNAKLARI
A vitamini: Karaciğer, yeşil yapraklı sebzeler, havuç, kayısı, yumurtaC vitamini: Kuşburnu, maydanoz, yeşil sivri biber, karalahana, karnabahar, çilek, limon, portakal, greyfurt.

E vitamini: Soya yağı, bitkisel yağlar, yağlı tohumlar.

Selenyum: Deniz ürünleri, böbrek, yürek ve diğer etler.

Çinko: Et, karaciğer, bulgur,  balık, süt, yumurta, badem içi, ceviz, elma, kuru baklagiller.

Magnezyum: Badem, ceviz, fındık, fıstık, muz, kuru baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler; tahıllar.

BAHAR BESLENMENİZDE HER GÜN MUTLAKA:

* 4-5 porsiyon taze mevsim meyvesi
* 2-3 porsiyon taze mevsim sebzesi
* En az 2 su bardağı az yağlı süt veya yoğurt veya cacık veya ayran
* Bol su
*1 öğün sebze, diğer öğünde haşlama, ızgara tavuk-balık etini; düzenli saatlerde ve 3 saati geçmeyecek aralıklarla tüketmemiz gerekir.

ÖRNEK BAHAR MÖNÜSÜ
 
Sabah kalkınca:
1 bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı bal
 
Kahvaltı: Yeşil çay
Orta yağlı peynir
Bol mevsim yeşilliği (1 tatlı kaşığı zeytinyağı veya 1 tatlı kaşığı keten tohumu ile)
1 tatlı kaşığı pekmez
Tam tahıllı veya kepekli ekmek
 
Ara: 6-7 badem veya 6-7 fındık veya 2 ceviz
+ 3-4 kuru kayısı veya 2 yemek kaşığı kuru üzüm
 
Öğlen:
1 porsiyon ızgara veya haşlama veya sote veya buğulama şeklinde tavuk, balık, hindi veya yağsız köfte
Bol salata (limonlu)
Az tuzlu ayran
Tahıl ekmeği veya 3-4 kaşık bulgur pilavı
 
Ara:
1 bardak az yağlı süt- 3-4 kepekli grisini
Veya haftada 1-2 gün sütlü tatlı
Veya ½ sokak simidi- az tuzlu ayran
Veya 1 bardak az yağlı süt+
3-4 yemek kaşığı yulaf ezmesi
 
Akşam: 1 kepçe sebze veya mercimek çorba
1 tabak sebze yemeği
1 kase az yağlı yoğurt
Tam tahıllı ekmek
  
Ara:
2  porsiyon meysim meyvesi

1 Saate 500 Kalori Yakın!

Yo-SteYoga, pilates, tai-chi ve step birleşirse ne olur? Yo-Step! Ülkemizde adı yeni yeni duyulmaya başlayan bu egzersiz çeşidi hem esneklik kazandırıyor, hem 1 saatte 500 kalori yakmanızı sağlıyor.

Yo-Step; tai-chi, yoga ve pilates derslerini de içeren yeni jenerasyon step hareketlerinin genel adı. İnsanın aklına bu kadar dinginlik ve sakinlik gerektiren diğer egzersizlerin yanında step nasıl olacak diye bir soru geliyor elbette!
Yo-Step, büyük kas gruplarıyla beraber, küçük kas gruplarını da çalıştırıyor. Kendi vücut ağırlığınızdan faydalanarak kasların daha yoğun çalışmasına yardımcı oluyor. Hem sağlık, hem rehabilitasyon çalışması yerine geçen bu çalışma, biraz konsantrasyon gerektiriyor. Step ile sürekli harekette olup yağ yakarken, tai-chi, yoga ve pilates hareketleriyle de kasları esneterek hem dinlenme, hem eğlence, hem de yağ yakmaya olanak tanıyor.
Bütün kas gruplarını çalıştırdığı için yo-step, yeni jenerasyonun ilgisini fazlasıyla çekiyor. Hem dinlendirici, hem dinamik olan bu dersler, birkaç egzersiz türünün birleşiminden oluştuğu için, kulvarında birinci olmuş durumda. Hiçbir ağırlık olmadan, insanın kendi vücudu ile çalışmasından dolayı bu egzersiz türünü herkes uygulayabiliyor. Dersin son 10 dakikası ise yogaya ayrılmış. Kendine hitap etmek, emir vermek ve kasları düşünerek çalıştırmayı temel alan bu ders meditasyon da içeriyor.
Yapılan bir araştırmaya göre, denek alınan iki gruptan birine ağır kilolarla, diğer gruba ise düşüncelerini kullanarak yani kaslarının çalıştığını hissederek spor yapmaları söyleniyor. Sonuçta, düşünenlerin kasları, ağırlıkla çalışanlara oranla %70 daha fazla çalışmış. Uzmanlar düşünmeden yapılan sporun işe yaramadığı görüşünde. Çünkü nefes almadan, vücuda oksijen girmeden yağ yakımı olması imkansız.
Yo-Step derslerinin ilk yarısı step ve tai-chi hareketleriyle yüksek tempolu bir şekilde geçiyor. Diğer yarısında da yoga ve pilates hareketleri harmanlanıyor. Günlük hayatta sürekli bilgisayar karşısında oturmaktan çoğu kişinin duruşu bozuluyor. Yo-Step düzenli olarak tekrar edildiğinde, duruş bozukluklarının da düzelmesinde etkili oluyor.

Beyonce Nasıl Zayıfladı?

Beyonceİşte ünlü yıldızın diyet listesi...

Yıllardır şarkılarıyla olduğu kadar güzelliğiyle de adından söz ettiren ünlü şarkıcı Beyonce Knowles, şöhretle tanıştığı ilk günden bu yana iri vücut hatlarıyla dikkat çekiyordu. Gecce.com da yer alan habere göre , yeni albümü 'I Am... Sasha Fierce' ile bu yaz turneye çıkan Knowles, güzel ve fit vücuduyla hayranlarını şaşırttı. İlk kez bu kadar zayıflayan ünlü şarkıcı, In Touch dergisine "Hayalini kurduğum vücuda kavuştum. Kendimi hiç bu kadar güzel hissetmemiştim" diye konuştu.

1600 kalori
Turneye çıkmadan önce çalışmaya başladığı fitness hocası Marco Borges de ünlü yıldızın yeni diyet programıyla kendisini çok zinde hissettiğini söylüyor. Turnesine rağmen haftanın beş günü spor yapan Beyonce, günde 1600 kalorilik bir diyet programı uyguluyor

İşte Beyonce'nin diyeti:
Sabah:

Güne protein ağırlıklı bir kahvaltıyla başlayan Beyonce, yumurta beyazı ve somon balığıyla yapılmış bir omlet yiyor. Zengin bir protein kaynağı olan yumurta beyazlarının her biri sadece 17 kalori içeriyor.

Öğle:
Salatayı çok sevdiğini söyleyen Beyonce Knowles, yeşil yapraklı salatanın yanına haşlanmış nohut ve avokado yiyor.

Akşam:
Özellikle turnesi sırasında enerjik hissetmek için günde beş öğün yiyen Knowles, akşamları Tilapia balığı ve haşlanmış brokoli yiyor.

Ara öğün:
Ara öğünlerde taze meyveler tüketiyor. Tatlı ihtiyacını böğürtlen ve ahududu gibi kırmızı meyvelerle gideriyor.

Fazla Yağlarınız Altın Değerinde!

DiyetVücuttaki fazla yağların bilim için altın değerinde olduğu bildirildi.

ABD’nin Stanford Tıp Fakültesinden Michael Longaker, yağ hücrelerinin pluripotent (sınırlı sayıda farklılaşabilen, ancak organizmada birçok dokunun oluşması veya onarımı yeteneğine sahip hücreler) kök hücrelerine dönüştürülebileceğini, dolayısıyla yağların bilim için "sıvı altın" niteliği taşıdığını belirtti.

Longaker ve ekibi, "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisindeki makalede, yağ alma ameliyatında alınan yağ hücrelerinin, pluripotent kök hücreleri elde etmek üzere yeniden programlanmasının çok daha kolay olduğunu vurguladı.

Bilim adamı Longaker, neredeyse herkesin "vedalaşabileceği" birkaç gram yağ dokusu hücresi olduğunu, bu yağın da "kişisel" kök hücrelerinin kaynağı olarak bir gün tedavi için kullanılabileceğine dikkati çekti. Longaker, yağ alma ameliyatlarının araştırmacılara "çok miktarda malzeme" sağladığını da ifade etti.

Fransız "Le Nouvel Observateur" dergisinin internet sitesindeki makaleye göre daha önce bazı araştırmacılar, esnek olduğu bilinen yağ dokusu hücrelerini kalp ya da kan damarlarına dönüştürebilmişti. Fransız Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırmalar Enstitüsünden Christian Dani ve ekibi, kas hastalığına yakalanan farelerin kaslarını yağ dokusu hücreleri sayesinde onarabilmiş, Japon bilim adamları da yetişkin hücreleri, embriyon hücrelerine çok yakın olan pluripotent kök hücrelerine dönüştürmek için bir yöntem geliştirdi. 
Sevgi & Aşk