| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

533 "şiir" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"şiir" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

BAĞLANMAYACAKSIN

kadin

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin o'nu sevdiğinden...
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya ya da pembeye
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...

CAN YÜCEL

GÜNÜN SÖZÜ

"Kadınlar sıradan erkeklerden hoşlanır.Ve erkekler de sıradan olmak için ellerinden geleni yaparlar."

Madonna

Şiirimsi

Leyla'nın eş anlamı GECE dir eski dil sözlüğünde

Şimdi anlıyorum gerçeği,

Rüyalarda bakireydi, kabuslarda fahişe...

Acı

aci

İnanması zor,

Katlanması güç ama,

Alışıyor insan bir müddet sonra yaşamaya.

Sırtının ortasında onlarca bıçakla...

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

anneler

Anneler Gününün Anlam ve Önemi

anne_bebek_anneler_gunu

Anneler Günü, anneleri anmak ve onurlandırmak amacıyla tüm dünyada farklı zamanlarda kutlanan özel gün.

Anna Jarvis'in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongrenin onayıyla Amerika çapında genişledi. Zamanla başka ülkelere de yayıldı.

Annelere armağan edilen bu özel gün Türkiye'de 1955 yılından bu yana kutlanmaktadır. Türkiye'de mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü olarak kutlanır. Bu evrensel günde, Dünyada milyonlarca anne, çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.

Anneler günü, anneleri onurlandıran bir tatil günüdür. Değişik günlerde ve dünyada değişik ülkelerde kutlanır. Bu günde anneler çeşitli hediyeler alır. Farklı ülkelerdeki insanlar yılın farklı günlerinde kutlar, çünkü gün rakamı farklı

Anneler günü geleneği, Antik Yunanlı'ların Yunan mitolojisindeki pekçok tanrı ve tanrıçanın annesi olan Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlar. Antik Romalı'lar da ilkbahar festivallerini İsa'nın doğumundan 250 yıl öncesinden ana tanrıça Cybele onuruna kutluyorlardı.

Bir İMGE Oluşturmasının Üzerine

imge

Edilmiş ve edilecek hiçbir cümlenin beynimde bir İMGE oluşturmamasının üzerimde bıraktığı hafiflemişlik duygusuyla rahatlarken gözüme izleri düşen siyah gözlerin varlığıyla gittiğim uzak yerlerden geri dönüş yolculuğuna başlıyorum.
Neden gittim o kadar uzaklara şeklinde bir soruyla şimdilik kendimi muhatap etmek istemiyor olsam da önünde sonunda böyle bir soru ile karşılaşacağımı bilmek bile beni tedirgin ediyor, neden sonsuza kadar kaçamıyorum istemediklerimden...

Alıntı

Suya Yazıyorum Kendimi

kadi

puslu bir akşam alacasında
havada uçuşuyor
harfler, kelimeler,İMGEler
uzak yıldızlarda dansediyor
siyahlarım, beyazlarım, grilerim

bölük - pürçük dökülüyor içimden
acılar, umutlar, çocuksu seviler,
ayrılıklar, yalnızlıklar
sessiz dizelerime

suya yazıyorum kendimi
usulca dağılan izlerde arıyorum
yüreğimin en gizil yerini

düşsel dünyamda buluyorum
en yakın beni - bana
kendim oluyorum, dörtnala koşuyorum
dehlizlerinde kayboluyorum
yalnızlığımın

her dönemeçte soluklanıp
bakıyorum ardıma
doğumla – ölüm çemberinde

suya yazıyorum kendimi
birçok ben çıkarıyorum kendimden
sancılı bir doğumla
seyredalıyorum sonra onları
bazen ağlayıp , bazen coşarak

kendimle, yalnızlığımla oynuyorum
çocuksu bir sevinçle
dokunuyorum umutsuzluğun gözyaşlarına;
siliniyor
dingin bir suda görüyorum aksimi

suya yazıyorum kendimi
bir bulup, bir yitiriyorum
hüzünlerimi, sevinçlerimi, yarınlarımı
çakıl taşlarının esrarlı gözlerinde

bir bahar akşamında
yitik yaşamları soluyorum
durmadan
en onulmaz acıları demliyorum
kuytularımda
ölümü görüyorum burnumun dibinde;
burnumun direği sızlıyor

suya yazıyorum kendimi
azgın dalgalara çarpa çarpa
örseleyerek, acıtarak,
kanatarak ruhumu
karışıyorum engin denizlere

sonra bir dağ sümbülü kokusunda
yaşamı karşılıyorum yeniden
binbir umutla
binbir umutla “MERHABA” diyorum
tüm güzelliklere
bir oğlan çocuğun kapkara gözlerinde
eritiyorum tüm acıları, tüm korkuları
keyifli bir şarkı mırıldanıyorum ardından
masmavi bir gökyüzüne

suya yazıyorum kendimi
rengârenk bir deniz kabuğunda geçiyorum
karşı kıyıya
demir atıyorum
sevginin, barışın, umudun limanına

dizeler yağmuruna tutuluyorum ansızın
açmıyorum şemsiyemi
ıslanıyorum sırılsıklam
kutsanıyorum şiirle

suya yazıyorum kendimi
akıp gidiyorum
kimse farketmiyor...

Aylardan Şiir Günlerden İMGE

aylardan haziran/günlerden Perşembe
hani çarşambadan doğan kaderim
güneş tutulurken çalınan davullarla doğmuşum
ay tutsaklığı içimin dışına yıldız serpmişim
baş parmağım en yakın dostu dudaklarımın
serçeye eşlik eden ikincisi kutsalım
kolları budandı vakitsiz soyağacımın
zor ki söylenir
haziranda ölmeyi hep erteliyorum

aylardan şubat/günlerden kış uykusu
eriyen bir kangren içimin buzulu
orman yangınından yağmur doğuran bulut
kirli sularını içiyorum
dişlerimin arasında zift rengi ölüm

aylardan hatırlamak istemiyorum /günlerden ayrılık
aslı olmayan aşklarla inancımı zedeliyorum
martı kanadı yüreğimde ayak izlerinin işgali
dudaklarında ki nikotinden dilimde bilmediğim alfabe
baktığım bir çift göz ilk kez deniz
seni seviyorum’un ibadetine yüz sürüyorum
ellerime kelepçe yaptığım saçların düş tual
hesapsız gidişler yarım ağız vaaz
bıraktığın yer sorgulasın kalbini

aylardan mayıs/günlerden börtü böcek günlerim
kabuğumu bir yılanın eskisiyle değişiyorum
unutulan bir maskenin içine sızdım
ürksem de karanlıktan
koynuna yatıyorum gecenin
yıldız doldurup heybeme şafak olmadan
öksüz çocukların saçlarında taç
taze gelinlerin gözlerinde yakamoz...
avuçlarım söner/yeniden gözlerine dönerim

Eylül’e dokunmayın
o şairlerin sevgilisidir
hüzün ve ayrılık gizemidir her yaprağının
hiç eylül’üm olmadı oysa
gömdüğüm için her eylül öncesi takvimlerimi
 
ateş yakalım mart’ın yirmi birinde
mutlaka demini bırakacak satırlar yaşayalım
bestesi yasak bir ezgiye ilham
öznesi kanayan bir dizeye yüklem...
böyle duygusuz vurdumduymaz ölmeyelim
gün tutuşsun
Berivan’ın türküsüne bir mısra da biz ekleyelim
aylardan zulüm
günlerden ölüm

Ayın bir’i annem
Otuz iki’si babam
 
Faik Danışman
 
Bu şiirin hikayesi:

Pazartesi: Morarmış sokaklar...
Salı: Karakol kapısında bir robot resim...
Çarşamba: İllegal bir yürüyüşte boğulan anılar...
Perşembe: Ansızın ayna karşısına beliren çocukluk...
Cuma: Kapalıyım..(Havanın seyrinden değil)
Cumartesi: Direnişin,karşı çıkışın onurlu tekrarı...
Pazar: Bekleyiş... (Her an kıyamet vakti)

İmgesi Kendinden Kalın

istanbul-resimleri_2 

orada

bizans
orada
topkapı ve surlar
ve rutubet, aslanım!
şimdiki zamanlarda aklım
geniş zamanlardaki
rehavet!

şiirdik bütün aşkşamları
seninle
saçından bir dal düştü
yüzünün en ıssız yerine

yine sen
ve yine sizlik
sensiz artık bu şehir
faşistanbul!

Yılmaz Erdoğan

Sevgi & Aşk