| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

16 "şifalı bitkiler" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"şifalı bitkiler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

4 Soruna 4 Şifalı Bitki

Şifalı BitkilerHazımsızlık, yorgunluk, kötü nefes kokusu ve reflü... Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabınızda mı arıyorsunuz?

Hazımsızlık,yorgunluk,kötü nefes kokusu ve reflü... Bu sorunların çaresini her zaman ecza dolabınızda mı arıyorsunuz? Bizim başka bir önerimiz var: Şifalı bitkiler.

Hazımsızlık

Çare: Melisa
Ne sağlıyor: Şifalı bitkilerle uğraşan uzmanlar, melisanın hazımsızlığa karşı birebir olduğunu söylüyorlar. Ayrıca antideprasan özelliği olan bu bitki, kendinizi kısa bir sürede iyi ve daha mutlu hissetmenizi sağlayabiliyor. Aynı zamanda, anksiyete ve uyku problemlerini gidermede de etkili olan melisanın hafızayı güçlendirdiği de biliniyor.

Bunu deneyin: Hazımsızlıktan yakınıyor ve melisanın olumlu etkilerinden faydalanmak istiyorsanız, 3–4 çay kaşığı kuru melisa yaprağıyla demlediğiniz çaydan günde 2 fincan için.

Mide bulantısı

Çare: Papatya
Ne sağlıyor: Papatya sindirim sistemi üzerinde pek çok olumlu etkiye sahip bir bitki ve mide spazm ve kramplarını da önlüyor. Bu özelliğiyle de mide bulantısının yanı sıra, şişkinlik, hafif gastrit semptomları ve gaz şikâyetlerini gidermede de etkili olabiliyor. Uzmanlar, papatyanın araba ve gemi yolculuklarında oluşan bulantıları önlemede de etkili olabileceğini belirtiyor.

Bunu deneyin: Marketlerde hazır satılan papatya çaylarını deneyebileceğiniz gibi aktarlardan kuru papatya alıp kendi çayınızı kendiniz de demleyebilirsiniz. Ayrıca büyük bir kapta demlediğiniz papatya suyuna batırdığınız minik bir havluyla karnınıza 20 dakika boyunca kompres yapmak da bulantınızı hafifletecektir.

Halsizlik

Çare: Ginseng
Ne sağlıyor: Ginseng, özellikle Uzakdoğuluların enerji kaynağı olarak kullandıkları ve asla vazgeçemedikleri bitkilerin başında geliyor. Aynı zamanda hafızayı güçlendiren, anksiyete ve huzursuzlukla da savaşan ginsengten bol bol tüketmek, oruç tutanların sık sık yaşadığı halsizlik ve yorgunluk sorununa karşı ida oldukça yi geliyor.

Bunu deneyin: Ginseng kökünü aktarlardan temin edebilir, bununla çay demleyebilir ya da yemeklerinizin içine rendeleyerek kullanabilirsiniz. (Günde yaklaşık 1 – 2 gr.) Ayrıca doğal ürünler satan mağazalardan aldığınız ginseng haplarını bir uzmana danışarak kullanabilirsiniz.

Kötü nefes kokusu

Çare: Biberiye
Ne sağlıyor: Sindirim sistemini düzenlemek için kullanılan biberiye kötü nefes kokusunu gidermede son derece etkili. Ayrıca açlık nedeniyle oluşan baş ağrılarını gidermek için de biberiye yapraklarını parmaklarınızın arasında sıkabilir elinize gelen yağı, şakaklarınıza sürüp hafifçe ovabilirsiniz.

Bunu deneyin: Taze biberiye yapraklarını salata ve et yemeklerinin üzerine lezzet vermek için serpebilirsiniz. Kurumuş biberiye yapraklarını ise çay demlemek için kullanabilirsiniz.

“Ottur, zararı yoktur” Demeyin!

ot

Bin bir derde deva gibi gösterilen bitkisel ürünlerin arsenik, civa, kurşun gibi toksik maddeler içerebileceğine dikkat çeken uzmanlar, "Bitkisel olması bu ürünlerin tamamen masum olduğunu göstermez, alırken ve kullanırken dikkatli olun" çağrısında bulunuyorlar

Bitkisel ürün pazarının hızla büyüdüğüne dikkat çeken Memorial Hastanesi İç Hastalıkları bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal, halk arasında sıkça kullanılan  bitkisel ürünlerin zararları tüketilirken dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi:
Bitkisel ürünler ilaçlardan güvenli değil

Bitkisel ürünler çok yaygın şekilde kullanılıyor, doğru kullanıldığında faydalarından söz etmek mümkün. Ancak yararları yanında bazı bitkisel ürünler kullanıcılar üzerinde ciddi tehlikelere neden olabilir. Çünkü ürünler ilaçlardan daha güvenli değil. Bitkisel ürünler de zarar gösterebilir. Bu işin ticaretini yapanları kullanıcılara bitkisel ürünlerde zararlı etkiler gösterebilir. Bu işin ticaretini yapanların kullanıcılara natürel olduklarını söylemeleri de kaçınılmaz" diyen Prof. Yavuz Baykal, gözü kapalı şekilde bu ürünlere yönelmemek gerektiğini söylüyor.
Baykal, ilaçlardan farklı olarak bitkisel ürünlerin kullanılmadan önce test edilmediklerini öne sürerken, "Bu nedenle güvenli oldukları söylenemez. Bu ürünlerden bazıları toksik maddeler ve polen içerir ki; bu durum bazı kişilerde hastalıklara neden olabilir. Bazılarının üzerindeki etikette belirtilmeyen steroid ve östrojen gibi maddeler var. Bir kısmının içinde ise arsenik, civa, kurşun ve pestisid gibi zehirli maddeler mevcut" diyor.

Karaciğerinizi bile bozabilir!
• Bir bitkisel ürünün üzerinde doğal olduğunu belirten bir etiketin bulunması onun güvenli olduğunu göstermez. Örneğin kava ve eşekkulağı bitkisi ciddi şekilde karaciğer hastalığına neden olur.
• Bitkisel ürünler doğru kullanılmadığında veya büyük miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine neden olur.
• Hamile kadınlar veya emziren anneler özellikle dikkatli olmalıdırlar. Çünkü bu ürünler ilaç gibi etki gösterebilir.
• Bazı bitkisel ürünler ilaç gibi etki gösterdiğinden, kullanılan ilaçlarla etkileşerek, zararlı olabilir.
• Birçok bitkisel kaynaklı ürünün içerisinde onlarca, yüzlerce madde veya bileşik bulunuyor. Bilim adamları faydalı olduğu ileri sürülen ürünler içerisindeki bileşenleri tespit etmeye çalışsalar da bu konuda bilinmeyenler de bir hayli fazla.
• Yapılan araştırmalar sonucu bitkisel ürünlerin etiketleri üzerinde belirtilen bileşiklerin haricinde daha birçok madde tespit edilmiş.
• Bazı bitkisel ürünlerin içerisinde metaller, etiketsiz ürünler, mikroorganizmalar mevcut. Bu nedenle dikkatli olmakta fayda var.

Zayıflama çayları kabızlığa yol açabilir.

Tedavi veya destek amacıyla kullanılan yüzlerce bitkisel ürün mevcut. Bunlar içerisinde en çok bilinenler; sinameki, bitkisel çaylar, papatya türleri, yosun hapları, kondriotin sülfat, ekinezya, efedra, garlik, ginkgo biloba, ginseng, kava, glukozamin, melatonin ve fitoöstrojenlerdir.
Sık kullanılan ilaçlardan olan sinameki, vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkiye sahip. Kullanılan diüretik çaylar (zayıflama ve form çayları) bağırsaklarda bulunan ‘mikrovillus’ adı verilen tüycüklerin kısalmasına ve düzleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açar. Sinameki kullanıldığı durumlarda besin öğeleri, emilimlerinde sıkıntılar yaşanabilir. Mesela potasyum emilimi azalın kalp kaslarına olumsuz yönde etki eder. Sonuç, kalp hastalığına kadar gidebilir.

Papatya da masum değil
Bu tip hapların içersinde 'sibutramin’ adlı iştah azaltıcı bir madde mevcut. Aslında insanlar yosunla değil sentetik bir madde ile zayıflıyorlar ve madde kontrolsüz kullanıldığı için birçok kişinin ölümüne yol açıyor. Doğadan toplanan mantarlar ile zehirlenen insanlara yönelik haberler basında bol miktarda mevcut. Doğadan toplanan ve demlenerek içilen papatyalar da kimi zaman ciddi zehirlenmelere yol açabiliyor. Çok çeşitli papatya türlerinden bazıları böcek öldürücü, bir başkası migren, diğeri ise soğuk algınlığı tedavisi amacıyla kullanılıyor.

Yaşlılar ve hastalar daha dikkatli olmalı
Kullanılmakta olan bu bitkisel ürünler bazı hastalık durumlarında da gü¬venli değil. Bu ürünler özellikle yaşlılarda ciddi tehlikeler yaratıyor. Dolayısıyla bitkisel kaynaklı ürünleri aşağıdaki sağlık problemi olanlar kulla¬nırken çok dikkatli olmalı.
• Kanama problemi olanlar
• Kanser hastaları
• Şeker hastaları
• Prostat rahatsızlığı olanlar
• Sarası (epilepsi) olanlar
• Göz tansiyonu (glokom) olanlar
• Kalp rahatsızlığı olanlar
• Hipertansiyonlular
• Psikiyatrik hastalığı olanlar
• Parkinson hastaları
• Karaciğer rahatsızlığı olanlar
• Felçli hastalar
• Tiroit rahatsızlığı olanlar
• Bağışıklık sistemi yetmezliği olanlar
• Bitkisel ürünleri kullanan ve cerrahi müdahale geçirecek olan kişiler durumlarını mutlaka doktorlarına belirtmelidirler. Çünkü bitkisel ürünler kanama ve anestezide bazı sorunlara yol açabilir. Bu gibi durumlarda bitkisel ürünün iki hafta önceden kesilmesi gerekir.
• Bitkisel ürünler özellikle böbrek ve diyaliz hastalarında; kan basıncı, kan şekeri ve pıhtılaşma üzerine tahmin edilemeyen etkileri ve yol açtığı, elektrolit dengesizlikleri nedeniyle zararlı olabilir.

Hangi bitkileri hangi ilaçlarla birlikte kullanmayacaksınız?
• Ekinezya: Aspirin ve kortizon tipi ilaçlarla
• Efedra: Burun açıcı (dekonjestan) ilaçlar, kafein, tansiyon ve kalp ilaçlarıyla
• Garlik: Aspirin ve romatizma ilaçlarıyla
• Ginkgo biloba: Aspirin, romatizma ilaçları, kan sulandırıcı ve idrar söktürücülerle Ginseng: Aspirin ve romatizma ilaçları,  kalp ilaçları, şeker hapları, idrar söktürücülerle
• Glukozamin; idrar söktürücü ve insülinler
• Kava: Parkinson ve kan sulandırıcı ilaçlarla
• Melatonin: Romatizmal ilaçlar, kortizon ve beta blokerlerle
• Kondriotin sülfat: Aspirin ile birlikte kullanılmamalıdır.

Yan etkilere dikkat
• Ekinezya kullananlarda; mide rahatsızlığı, ishal, kabızlık, alerji
• Garlik kullananlarda bulantı, ishal, kanama, alerji
• Ginseng kullananlarda baş ağrısı, uyku problemi, ürtiker, vajinal kanama, göğüslerde hassasiyet, tansiyon problemi
• Ginkgo biloba kullananlarda mide rahatsızlığı, ishal, baş ağrısı, kanama, epilepsi, kramplar,
• Glukozamin kullananlarda mide rahatsızlığı, şişkinlik, gaz, ishal
• a Kava kullananlarda uyuklama, kaşıntı, karaciğer rahatsızlığı
• Melatonin alanlarda uyuklama, baş ağrısı, depresyon, mide rahatsızlığı,
• Fitoöstrojen alanlarda meme ve rahim rahatsızlıkları, üroit problemleri
• Sarımsak ve zencefil gibi bitkiler kandaki pıhtılaşmayı azaltır. Bu nedenle cerrahi müdahalede bulunulacak kişiler ile aspirin ve ağrı kesici kullananların bu bitkisel ilaçlan almaması gerekir.
• Efedra alanlarda baş ağrısı, sinirlilik, tansiyon yüksekliği, felç ve kalp krizi görülebileceği unutulmamalıdır.

Beslenme Diyet Dergisi

Limon Yemek Zayıflatır mı?

limonBeslenme ve sağlık konusunda birçok kişinin zihnini kurcalayan bazı sorulara cevap vermek istiyorum bu hafta. Siz de bu arada kendinizi sınayabilirsiniz: Bakalım doğru bilgilere mi sahipsiniz, yoksa temelsiz inançlara mı?

Balıkla beraber yoğurt yenmesi insanı zehirler mi?
Hayır, temiz sulardan elde edilmiş taze balık uygun şekilde pişirilip yoğurtla birlikte yendiğinde zehirlememez. Ancak balık çabuk bozulabildiği ve denizdeki zehirli maddeleri vücudunda biriktirebildiği için, gerçekte yenen balık bozuk olduğu halde, yoğurt sofrada sık bulunduğu için tesadüfi olarak zehirlenme sebebi olarak düşünülmüştür.

Limonun zayıflatıcı etkisi var mıdır?
Vücuttaki fazla kilo çoğunlukla yağdan oluşmuştur. Enerji sağlayan besinler az alındığında, vücut enerji açığını kapatmak için önceden biriktirdiği bu dokuyu yakar. Limon yağı eritmez. Bunu basit bir deneyle de anlarız. Yağın üzerine limon sıkıp baktığımızda limon suyunun yağa karışmadığını görürüz. Bu nedenle limon yiyerek, limon suyu içerek vücuttaki fazla kilo atılamaz.

Zeytinyağı çeşitleri arasında kalori farkı var mıdır?

Tipleri fark etmeksizin zeytinyağında tekli doymamış yağ asitleri yüksektir ve kalori oranları aynıdır. Ekstra natürel zeytinyağı daha az asit içerir ve saf ya da natürelden daha aromalıdır.

Katkı maddelerinin rolü

Gıdalardaki katkı maddeleri kansere neden olur mu?
Birçok kişi gıdalara katılan kimyasal maddelerin kanserin başlıca nedeni olduğuna inanıyor. Oysa bu konudaki araştırmalar tüm kanser nedenlerinin yüzde 1'inden daha azının katkı maddelerine bağlanabileceğini gösteriyor. Bazı katkı maddeleri tümör oluşumunu bile engelleyebiliyor. Burada önemli olan gıda denetiminin tam yapılması ve üreticilere iyi üretim koşullarının sağlanmasıdır.

Besin değerlerini düşürmemek için gıdaları çiğ olarak mı yemeliyiz?
Gıdaların pişirme işlemleri de dahil herhangi bir yolla işlenmesi besin öğelerinde bir miktar azalmaya yol açar. Bu besin değeri kayıpları uygulanan sıcaklık derecesine ve süresinin uzunluğunu bağlı olarak artar. Çiğ olarak tüketilebilen sebze ve meyvelerden besin öğelerini ve kalp, kanser gibi hastalıklardan koruyucu maddeleri daha fazla alırız. Buna karşılık çiğ yumurta salmonella bakterisinin, çiğ et çeşitli bakteri ve parazitlerin, pastörize edilmemiş çiğ süt birçok hastalık mikrobunun vücuda girmesine neden olur.

Şekersiz besin kalorisiz midir?
Tam olarak değil! Şekersiz bir besin şeker içermez ancak diğer karbonhidratlardan, yağdan ve proteinden dolayı kalori içerebilir.

Fazla su toksik etki gösterir

Fazladan E vitamini almak genç görünmemizi sağlar mı?
E vitamini ile ilgili yaşlanma sürecini geri döndürecek veya durduracak herhangi bir buluş yoktur.

Aşırı su zararlı mıdır?
Böbreklerin dışarı atamayacağı kadar çok su toksik etki gösterir. Ancak su zehirlenmesi günlük gereksinimin çok üzerinde içildiği zaman ortaya çıkabilir. Bazı hastalık durumlarında bu kadar çok su içilmeden de böbreklerin atma kapasitesi aşılabilir. Aşırı su içme belirtilerinden biri de bulanık görmedir.

Mikrodalga fırında pişirdiğinizde yiyeceklerinizde besin kaybı olur mu?
En uygun pişirme yöntemini uygulasanız bile B vitaminleri ve C vitamini gibi suda eriyen vitaminlerde bir miktar kayıp meydana gelir. Mikrodalga fırında besinler kısa sürede kendi suyu ile piştiğinden, vitamin kayıpları birçok yöntemden daha az olmaktadır.

Kuru meyveler

Sağlık açısından kuru meyveler son derece önemlidir. Sinir sistemini korur, enerji verir, kan yapımında mucizeler yaratır.
Kuru meyveler, yaş meyvelerin içerdiği yüzde 80-95 oranındaki suyun yüzde 10-20 oranlarına düşürülmesi ile elde edilir. Bu "kurutma" işlemi sonrası, C vitamini dışında bütün minerallerin korunduğu kuru meyveler, vücudu yüksek antioksidan potansiyelleri ile öncelikle serbest radikallere karşı korur. Türk damak tadına en uygun kuru meyveler kayısı, erik ve elmadır.

İşte faydaları:

Kuru kayısı: Besleyici ve potasyum açısından çok zengindir. Sindirim sorunlarına iyi gelir; stresi, kansızlığı önler. İçerdiği A vitamini akne gibi cilt bozukluklarını önler. Büyümeye yardımcıdır, görme fonksiyonlarını güçlendirir, şeker hastalığının gelişimini engeller, bağışıklık sistemini korur. Potasyum başta kalp kasları tüm kasların ve sinirlerin iyi çalışmasını sağlar. Kayısı lifli bir meyvedir. Lifli besinler kan şekerinin dengeli yükselmesini sağladığı, zararlı maddelerin bağırsakta kalma süresini kısalttığı için kanserden korunmada faydalı olduğu saptanmıştır.
Kuru erik: Bol miktarda B1, B2, B3, B6, A, C ve E vitamini içerir. Mürdümeriğinin bağırsakları çalıştırıcı etkisi biliniyor. İçerdiği zengin potasyum ve magnezyum mineralleri nedeniyle tansiyon, kalp, karaciğer, böbrek, romatizma hastaları ile tuzsuz rejim yapanlara önerilir. Güçlü antioksidanları ile kalp hastalıklarına yakalanma ve kriz riskini azaltıcı etkisi bulunuyor.
Kuru elma: Besin değeri dışında nefes darlığı ve kalp hastalıklarına karşı koruyucudur. Vücuttan toksin atılmasına yardımcı olur. Lifli olduğu için bağırsakları temizler. Karaciğerinden şikayet edenler, romatizmalılar, hatta şeker hastaları bile faydalanabilirler. Elma yatıştırıcı, uyku vericidir ve baş ağrılarına iyi gelir. Kabuğuyla küçük parçalara böldüğünüz elmaları kaynatarak içine limon, portakal, tarçın koyup çay olarak tüketebilirsiniz.

Beslenme Yoncası

Hacettepe Üniversitesi özel bir beslenme rehberi hazırladı. Besin piramidine alternatif olan "yonca", Türklerin alışkanlıklarına göre hazırlanan ilk rehber. Yonca şansı, dolayısıyla mutluluğu simgeler. Yoncanın yaprakları kalp biçiminde gösterilerek kalp sağlığı ve sevgi anlatılıyor. Yaprak "yeterli ve dengeli beslenme" ve zeytin dalları ile çevreleniyor. Zeytin dalları da barışı ve Akdeniz diyetinin önemli unsuru olan zeytinyağını temsil ettiği için seçilmiş.

Kayısının Faydaları

kayisi İhtiva ettiği organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir. Kayısı yüksek miktarda seker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler,organik ve inorganik maddeler içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden B karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük A vitamini tüketiminin 1/3’ünü karsılar. Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin olusu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının kozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.

İNSAN VÜCUDUNA KAYISININ YARARLARIelma-armut

Malatya Belediyesi'nce hazırlanan; TÜBİTAK, Hacettepe ve Atatürk Üniversitesi gibi kurumların da kaynak gösterildiği ‘‘kayısının yararları’’ konulu tanıtım yazısında ‘‘sarı altın’’ ın insan vücuduna faydaları sıralandı. Kayısının yararları şöyle aktarıldı:

Önemli mineraller ve vitaminler içeren kayısı özellikle insan vücuduna birçok  yararları şöyledir.

*Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır. Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamirini sağlar.
* Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
* Dişlerin daha sağlam olmasında önemli rol oynar.
* Kan yapımını artırarak, kansızlığa engel olur.
* Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin oluşmasına engel olur.
* Ülserlerin iyileşmesinde de önemli rol oynar.
* Böbreklerde taş teşekkülünü azaltır.
* Üreme sistemi üzerinde olumlu rolü bulunup, cinsel gücü artırır.
* Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
* Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar.
* Bağırsakların  düzenli çalışmasını sağlar.  Kayısının, potasyumca zengin sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi proteince zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.

Greyfurt Kanayan Diş Etlerini İyileştirir

reyfurt

Uzmanlar greyfurtun birçok faydası olduğunu ancak bu mevyeyi ilaçlarla birlikte tüketirken dikkatli davranmak gerektiğini söylüyor. Greyfurtun başlıca yararları şöyle sıralanıyor:
* Soğuk algınlığına iyi gelir.
* Sindirim sistemini uyarır.
* Diş eti kanamalarını azaltır.
* Kılcal damarlardaki kan dolaşımını hızlandırır.
* Mide ve pankreas kanserlerine yakalanma riskini azaltır.
* Tansiyonu dengeler.
* İdrar sökücü özelliği vardır.
* Yağlı yemeklerin ardından içilen bir bardak greyfurt suyu, yediklerinizin ağırlığını giderir.

Kaynak: Sabah

Böcek Isırmalarına Şifalı Bitki Kürleri

deve-tabani

Bizler için bir eczane olan tabiatta şifa kaynağı binlerce belki de milyonlarca bitki çeşidi mevcut. Uzman hekimlerce yapılan araştırmalar sonucunda bu şifalı bitkilerin özellikleri, hangi tür hastalığa iyi geldikleri ortaya çıkıyor. Her hastalığın tabiatta bir tedavisi olduğu gibi böcek ısırmaları için de tedaviler mevcut. İşte böcek ısırmaları için tabiatın tedavi mucizeleri…

Maydanoz tohumlarının ve yapraklarının kaynatılması ile elde edilen saf maydanoz suyu, arı ve haşarat sokmasında, sokulan yere sürüldüğünde ağrısını geçirir.

Adaçayı yapraklarından yapılan merhem, sivrisinek, arı sokmasında acıyı dindirir, kaşıntıyı önler.

Andız otu yaprakları veya kökünün hayvan ısırma ve sokmalarında enfeksiyon oluşumunu önleyici etkileri vardır. Çok miktarda andız otu mide bulantısına neden olur.

Çalı kavağı (ezilmiş) arı sokmalarında sokulan yere sarılırsa etkili olur. Zeytinyağı ile karıştırılarak elde edilen merhem, yanıklara sürülürse şifa verir.

Deve tabanı yaprakları ezilip merhem haline getirilerek yaraların, çıbanları, şişen ayakların ve böcek sokan yerlerin üzerine sarılırsa çabuk iyileşmelerini sağlar.

Sarımsak rendelenmiş olarak yara, çıban ve zehirli hayvanların soktuğu bölgelere sarıldığında iyileştirici olur.

Hücreler incirle yenileniyor

incirİçerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlıyor...

Yüksek oranda protein var

İncirin, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besin olduğu bildirildi.

Kurusu her zaman bulunabilir

Amerikan Diyetetik Derneği'nin Denizaşırı Ülkeler Türkiye Temsilcisi Diyetisyen Selahattin Dönmez, tazesinin yaz aylarında, kurusunun ise her zaman bulunabileceği incirin, özellikle sindirim sistemi için çok faydalı bir meyve olduğunu söyledi.

İncirin, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besin olduğunu belirten Dönmez, "İncir, lif deposudur ve gut hastalığını iyileştirici bir enzim olan fisin içerir.

Bağırsağa iyi geliyor

Ayrıca çok hafif bağırsak çalıştırıcı özelliği olduğu da bilinmektedir. İncirin anti-kanserojenik etkisi üzerinde de çalışmalar bulunmaktadır" dedi.

Sağlıklı sinir sistemi için şart!

Dönmez, Japonya'da yapılan bir araştırmanın deri altında tümör geliştirilmiş farelere enjekte edilen incir özünün, tümörleri 11 günde yüzde 39 oranında küçülttüğünün tespit edildiğini ifade ederek, "Ayrıca kemik sağlığı, kan pıhtılaşması ve sağlıklı sinir sistemi için gerekli kalsiyumun en yoğun bitkisel kaynağı olduğu bilinmektedir.

Anında enerji sağladığı ve krampları engellediği için sporcular için oldukça faydalı bir besindir. Özellikle kuru incir, demir ve potasyum açısından besin değeri yüksek bir meyvedir" diye konuştu.

"İncirin sakinleştirici özelliği bulunuyor"

İncirin, içerdiği bazı asidler dolayısıyla doğal bir sakinleştirici özelliği taşıdığını da vurgulayan Dönmez, şunları kaydetti:
"Besin değeri yüksek bir ürün olan kuru incir, kolay sindirilebilen fruktoz ve glikoz içerir. Protein miktarı birçok kuru meyvenin iki katından daha fazladır.

Diğer meyvelerle karşılaştırıldığı zaman kalsiyum, bakır, magnezyum, potasyum ve kükürt bakımından birinci, enerji, pantotenik asit, riboflavin, tiamin ve piridoksin bakımından ikinci sırayı aldığı görülmektedir. İncir, içeriğindeki pektin nedeniyle, bağırsaklarda toksik maddelerin atılması, kandaki kolesterol düzeyinin düşürülmesi gibi yararlar sağlamaktadır."

Dönmez, daha olgunlaşmamış incirlerin oda sıcaklığında ve doğrudan güneş ışığı almayan bir yerde, olgun incirlerin ise buzdolabında saklanması gerektiğini belirterek, taze incirin ara öğünlerde veya salataları lezzetlendirmek için kullanılabileceğini ve kahvaltıda da tüketilebileceğini vurguladı.

CNN TÜRK

Bitkilerler Gelen Mucize: KARABİBER

karabiberHindistan'ın Umman Körfezi'ne bakan Batı kıyılarındaki ormanlarda kendiliğinden yetişen tırmanıcı, çok yıllık bir bitki olan karabiberin baharat olarak kullandığımız kısmı, üzümsü meyvelerinin kurutulmuşudur. Küçücük topçuklar halindeki meyveleri toplanır, kurutulur, sonra da çekilerek toz haline getirilir. Çok eski zamanlardan beri Güneydoğu Asya'da özel olarak yetiştirilmektedir.

Özellikle pankreası etkileyerek yağlı ve nişastalı besinlerin sindirimini sağladıktan başka, bu maddelerin vücuttaki miktarını da ayarlar. Şeker hastalığının ilerlemesini durdurur Ağızdaki tükürük miktarını ayarlayarak nişastalı besinlerin ilk sindirimini sağlar. İştah açar, yenilen yiyeceklerden zevk alınmasına yardım eder. Ete, balığa, sucuk, sosis gibi yiyeceklere karıştırılırsa onların bozulmasını engeller. İshali dindirir, mide ve bağırsaktaki gazları söktürür, yemeklerin bağırsaklarda kokuşmasını önler. Kansızlığı gideren, sinirleri güçlendiren, bol idrar söktüren karabiber, kadında olsun, erkekte olsun cinsel isteği artırır.

Karabiber çok ince toz haline getirilerek yemeklere serpilir. Bir günde alınan karabiber miktarı 2-3 gram kadar olmalıdır. Çok alınırsa sindirim sistemini tahriş eder; özellikle iri parçalar ülsere neden olabilir. Damar sertliği, tansiyonu, egzaması, üremisi, romatizması ve sindirim sistemi hastalıkları olanlar yememelidirler. Çok yiyenler de, geçici de olsa dilde tutukluk yapabilir.

Her gün bolca yiyin, kışın hastalık yüzü görmeyin!

Tur Böbrek taşı, astım, sarılık ve romatizmanın ilacı. Vücuda başka yararlarının yanı sıra özellikle ''karaciğerin dostu'' olarak bilinen turpun, bol vitamini nedeniyle...

Böbrek taşı, astım, sarılık ve romatizmanın ilacı. Vücuda başka yararlarının yanı sıra özellikle ''karaciğerin dostu'' olarak bilinen turpun, bol vitamini nedeniyle kış aylarında sofralardan eksik edilmemesi gerektiği belirtildi.

Tarım Müdürü Fatin Rüştü Özeser vitamin yönünden çok zengin olan turpun böbrek taşı, astım, sarılık, safra kesesi, bronşit, öksürük, karaciğer ve romatizma gibi hastalıklara iyi geldiğini vurguladı. İçinde C, B1, B2 vitaminleri,bulunduğuna değinen Özeser, şunları kaydetti:

ÖKSÜRÜK ŞURUBU ETKİSİ VAR

 ''İster yeşil salataya süs yapın, isterseniz rendeleyip yiyin. Kış aylarında turpu sofranızdan eksik etmeyin. Her gün içilen 1 kahve fincan turp suyu karaciğeri güçlendirip safra kesesindeki taşları eritiyor.

Soğuk algınlığıyla ortaya çıkan inatçı öksürükte 1 tatlı kaşığı turp suyu içmek, öksürük şurubu kadar etkili. Turp böbreklerdeki mikropları öldürüpr, kum taşlarını döküyor. Kabızlığı giderip, diş etlerini kuvvetlendiriyor.''

Bugün 

Yorgunluğa karşı karanfil

Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatı olan karanfil; yorgunluğa çok iyi geldiği bilinir ve kuvvet macunlarında ve aşurede sıklıkla kullanılır.

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Değerli okuyucu, karanfil Osmanlı mutfağının vazgeçilmez bir baharatıdır. Kuvvet macunlarında, aşurede karanfilden vazgeçilmez. Çiçekçilerin satışa sundukları ve halk arasında bilinen karanfil çiçeği ile hiçbir alakası yoktur. Anavatanı Endonezya ve İspanya olarak bilinir. Hindistan ve Sri Lanka’da bol miktarda yetiştirilir ve bu mutfakların vazgeçilmez baharatıdır. Avrupalılar karanfili turşu ve tatlılarında çeşni vermesi amacıyla kullanırlar.

Diş ağrısına karşı etkili  

 Karanfil ağacının tomurcuklarından elde edilen bu baharat, odunumsu ve koyu kahve-siyah renklidir. Yaklaşık iki-üç santimetre boya eriştiklerinde hasat edilirler. Anadolu’da halen çürük dişlerde ağrı kesici olarak kullanılmaktadır. Çürük dişin oyuğuna, ezilmiş kuru karanfilin bir parçası yerleştirilir veya da yağından bir damla damlatılır. Ağrı kesici gücünü içerdiği gallik asitten alır. Genel bir kural olmasa da lokantalarda içki kokusunu almak için masanıza bir çanakta karanfil sunulur.

İshale karşı

Onu ilk araştırmaya başladığım yıllar doksanlı yılların başlarıydı. Kuru karanfilde beni ilk şaşırtan, içeriğinde alpha-kadinol, alpha-kubeben ve maslinik asit etkin maddelerinin aynı anda bulunmasıydı. Bu üç ana etkin maddeyi başka hiçbir bitkinin çiçeğinde aynı anda bulamazsınız. Bu özellik karanfile özgüdür. Onun bu ayrıcalığı ishale karşı bu üçlünün bir arada bulunmasında saklıdır. Eğer ishal olduysanız  hiç çekinmeden karanfil kürünü birkaç gün uygulayabilirsiniz. İshale bağlı karın sancılarını, bağırsak hareketliliğini kısa zamanda nasıl ortadan kaldırdığını hayretle gözleyebilirsiniz.

Direnci artırır

Karanfilin alternatifi yoktur. Onun sahip olduğu bazı özellikleri ve kimyası başka hiçbir bitkiyle veya baharatla mukayese edilemez. Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Zihin yorgunluğunuz da mı mevcut? Başınızda veya üzerinizde bir ağırlık mı hissediyorsunuz? Veya gergin misiniz? Bir bardak su kaynatın ve hemen sıcakken üzerine dokuz-on adet karanfil tanelerinden ilave ediniz. Beş-altı dakika bekledikten  
sonra karanfilleri içerisinden çıkarmadan yudum yudum içiniz. En geç on dakika sonra yorgunluğunuzun gittiğini, vücut direncinizin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Çok daha önemlisi, günün yorgunluğuna bağlı zihin yorgunluğunuzun ortadan kalktığını daha dinamik düşünsel güce sahip olduğunuzu hayretle hissedebileceksiniz.
Üzerinizdeki gerginliğin de yavaş yavaş ortadan kalktığını göreceksiniz. Karanfilin bu konudaki etkilerini daha da artırmak istiyorsanız, kendinize bir çay demleyip içerisine 10-12 adet karanfil atınız, birkaç dakika bekledikten sonra çayınızı yudumlayarak keyfini çıkartınız. İçtikten 5-10 dakika sonra zihin yorgunluğunuzun kaybolduğunu ve daha zinde olduğunuzu hayretle gözlemleyebilirsiniz. Bu amaçla uygulayacağınız karanfilli çayı haftada 3-4 defadan fazla uygulamayınız ve alışkanlık haline getirmeyiniz.

GÜNÜN KÜRÜ

İshale karşı

Sabah kahvaltısından bir saat sonra yedi-sekiz adet karanfil çiğnenmeden oda sıcaklığındaki bir- iki yudum suyla  yutulur. Aynı gün akşam yemeğinden iki saat önce yedi-sekiz adet karanfil, oda sıcaklığındaki bir-iki yudum suyla çiğnemeden yutulur. Bu küre en fazla yedi gün devam edilir. Kullanılacak karanfilleri yutmadan önce ortadan ikiye bölüp suyla yutmak daha etkilidir. Havanda ezerek daha etkili olur düşüncesine kapılmayınız. Havanda ezildikten sonra alınması yanlıştır. Etkisi azalır.

Zihin yorgunluğuna karşı birebir

Taze demlenmiş bir bardak sıcak çayın içerisine 10-12 adet kuru karanfil ilave edilir. Üç-dört dakika bekledikten sonra yudum yudum içilir. Şeker ilave edilmeden içilmesi en etkili şeklidir. Çayınızı yudumlarken ağzınıza gelen karanfil tanelerini dişlerinizin arasında hafif ezerek eminiz. İkinci bardak çay içecekseniz, içerisinde kalan karanfilleri kullanınız, yeniden karanfil ilave etmeyiniz. Karanfilli çay içimini günde iki, haftada dört kereden fazla uygulamayınız. Alışkanlık haline getirmeyiniz. Vücut direncinizin azaldığı, zihin yorgunluğu ve strese bağlı yorgunluk hallerinde uygulayınız.

DİKKAT: KARANFİL KÜRÜ UYGULANIRKEN

İshal şikayetlerinde karanfil, çay olarak içilmemelidir. Birkaç yudum oda sıcaklığındaki su ile alınmalıdır. Trombozit (platelet) düşüklüğü sorunu yaşayan hastaların karanfil kürünü uygulamamaları gerekir. Özellikle bazı ilaçlar, yan tesir olarak trombozit düşüklüğüne neden olabilmektedir. Bu türden ilaçları kullanan hastaların karanfilden uzak durmaları gerekir. Kullanacağınız karanfillerin raf ömrünün bir yıldan daha fazla olmamasına özen gösteriniz. Bir yıldan fazla beklemiş karanfilleri kullanmayınız.  Kuru karanfili iki parmağınızın arasında ezmeye çalıştığınızda, eğer kolayca kırılıp ufalanıyor ise, kullanmayınız. Raf ömrünü çoktan doldurmuş demektir.

Kanser hastalarına yardımcı
Kemoterapi veya radyoterapiye bağlı gelişen ishaliniz var ise, birkaç günlük karanfil kürü mükemmel bir yardımcıdır.

Sevgi & Aşk