| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 08.2009 Other entries in 2009-08 resimler , videolar

Saç Problemlerine 7 Pratik Çözüm!

Saç BakımıSaçlarınız mı kırılıyor, hemen yağlanıyor mu ya da kepekleniyor mu, uzun saçlarınızı şekillendirmek için çok mu uğraşıyorsunuz? 7 saç problemine 7 pratik çözüm önerilerimizle saç sorunlarınıza elveda diyebilirsiniz.

Saçlarım uzun ve şekle girmiyor!
Uzun saçlara şekil vermek, dalgalı ve hacimli görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yıkayıp nemini aldıktan sonra bolca saç köpüğü sürün. Ardından kalın bigudilerle saçlarınızı sarın. Yarım saat beklettikten sonra saçlarınızı açın ve ellerinizle şekil verin.
Saçımı yıkayacak vaktim yok!
İnce telli saçlar çok genelde çabuk yağlanır. Acil durumlarda saçınızı yıkamaya vaktiniz olmayabilir. Çok eskilerden gelen talk pudrası sürme taktiğiyle saçlarınızı temizleyebilirsiniz. Bir miktar talk pudrasını saç diplerinize dökün ve elinizle iyice dağıtın.
Talk pudrası kullanmayı istemezseniz bir miktar yüz temizleyici toniği pamuğun üzerine dökün. Saç derinizi tonikle temizleyin.
Saçlarım Cansız Görünüyor!
Saçlarınızın cansız görünmesinin ve dökülmesinin nedeni yetersiz kan dolaşımıdır. Kan dolaşımını hızlandırmak için günde 2 defa kafa derinize masaj yapın.
Saçımdaki Boya Hemen Akıyor!
Özellikle kızıl renkli saç boyaları her yıkamada bir ton daha açılabilir. Saçınızın rengini korumak istiyorsanız saçlarınızda son durulama yapmadan önce bir miktar üzüm sirkesi sürüp bekletin ve bol suyla yıkayın.
Saçlarım Kırılıyor!
Saçlarınızın kırık uçlarını mutlaka kestirmeniz gerekir. Kırılmaya karşı koruyucu özel şampuan ve bakım kremlerinden kullanabilirsiniz.
Saçlarım Parlamıyor!
Saçlarınıza ayda 1 kez ekstra bakım yapmanız gerekir. Temiz saça bakım maskesi yapmamanız gerekir çünkü saçınız daha da matlaşır.

Sonbahar Modasından Kıyafetler!

ModaYeni sezonun birbirinden güzel kıyafetleri beğenimize sunuluyor. Haftasonu gezmeleri, günlük hayat ve işe giderken giyebileceğiniz kıyafetlerden kombinler...

İş Kadını Modası
Her sabah işe giderken ne giysem diye düşünüyorsanız aşağıdaki kombinden fikirler alabilirsiniz. Gri kumaş pantolonu krem rengi tunikle birlikte giyerek şık bir görünüm sergileyebilirsiniz. Ucu açık siyah ayakkabılar, gümüş kelepçe bilezik ve gri parlak çanta kıyafetin tamamlayıcılarından.
İş KAdını Kıyafeti
Günlük Hayat Şıklığı
Yaz sezonunda aldığınız uzun elbisenizi giymeye doyamadıysanız kot ceketle bir kombin yaparak giyebilirsiniz. Elbisenin sarı ve turkuvaz renklerine uygun ayakkabı ve küpe kıyafetin hoş bir tamamlayıcısı oldu.
Günlük Hayat Kıyafetleri
 
Haftasonu Gezmesi
2010 modasında deri kıyafetler çok moda! Hayatınıza deri modasını katmak istiyorsanız deri ceketle başlayabilirsiniz. Yaz sezonun modası kısa şort ve yeni sezonun modası deri ceketi siyah babetler, file çorap ve sade bir tişört ile kombinlenmiş hali...
Haftasonu Gezmesi Kıyafetleri

GÜNÜN SÖZÜ

"Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz."
Saint Euremond

Yılanlar

Boka Basmak

Bugün Ne Pişirsem?

Ekşili DolmaTürk Mutfağının en lezzetli yemeklerinden biridir ekşili dolma. Özel misafirleriniz ve davet günleriniz için hazırlayıp enfes bir ziyafet çekebilirsiniz...

Malzemeler:
 
Yarım kilo az yağlı kıyma
1,5 su bardağı pirinç
1 tane rendelenmiş domates
1 tane doğranmış kuru soğan
1 tane limon
1 bağ asma yaprağı
2 su bardağı su
Yarım su bardağı sıvıyağ
Tuz
Karabiber
 
Hazırlanışı:
 
Asma yapraklarını bol suda hafif yumuşayana kadar haşlayın.
Suyunu süzüp soğuması için kenarda bekletin.
İç harcınız hazırlamak için domates, kıyma, pirinç, tuz, karabiber, soğanı karıştırın.
Asma yapraklarına iç harç koyup sarın.
Tencerenin dibini asma yapraklarıyla kaplayın.
Sıra sıra dolmaları dizin.
Limonu dilimleyip dolmaların üzerine dizin.
Kasede sıvıyağ ve suyu karıştırıp dolmaların üzerinde gezdirin.
Orta dereceli ateşte suyunu çekene kadar pişirin.
Afiyet olsun...

Diyet İçin Motivasyon Gerekir!

Diyetİnsanlar diyete başladığında ve devam ederken kendini yalnız hisseder. Yanında hep birisi olsun ister.

Kendisiyle birlikte diyet yapacak, spor yaparken eşlik edecek, diyet yapmanın ne kadar zor olduğunu bilerek ısrar etmeyecek, tam tersi motive edip, diyeti devam ettirmesini sağlayacak güvenilir bir arkadaş, diyet yapanların en büyük isteğidir.
Birçok kişi, tek başına diyete başladıktan sonra, hedefine ulaşamadan bırakmış, hevesi kırılmıştır. Önemli olan size bu konuda kimin eşlik ettiğidir? Kendi branşında uzmanlaşmış birisinden danışmanlık alıyor ve onun verdiği programa uyuyorsanız, genellikle kilo verir ve hedefinize ulaşırsınız.Genellikle haftada 7 kilo verdirdiği iddia edilen diyetleri bulup, onları uygulamaya kalkar, hatta kendimizde uyguladığımız yetmiyormuş gibi, bir de çevremizdekilere bunu ısrarla tavsiye ederiz. Bu tarz diyetlerin sonucunda da birkaç kilo versek dahi, metabolizmamızı bozduğumuz için, hızla daha fazla kiloyu geri alır ve diyet yapamadığımız ve bir türlü zayıflayamadığımız için, motivasyonumuzu kaybederiz.
Peki, neden insanlar diyete başlamak için hep yanında birisini arar? Spor yapmaya kendimizi ikna edemediğimiz için mi, başkalarıyla spor yapmak isteriz? Tek başımıza bir diyet programına uymak bu kadar zor mu? Mutlaka çevremizde bir yandaş bulmak isteğimiz neden bu kadar fazla?Bunun pek çok sebebi olsa da, en önemli nedeni motivasyon. Çünkü motivasyon olmadan diyete başlayamaz ve devam ettiremeyiz. Motivasyon, herhangi bir eylemin hedefe yönelik olarak başlatılması, devam ettirilmesi ve sürdürülüp sonuca ulaşmasını sağlayan bir seri işlemdir. Motivasyonu başlatan ise, ihtiyaçtır.
Bu durumda öncelikle yapılması gereken, ihtiyacın ne olduğunu anlamaktır. Sonraki konu ise, zayıflamaktır. Yani, neden zayıflamak istediğinizi bulmalısınız. Bu gerçek ihtiyacınızı ortaya koyacaktır. Sebebi bulduktan sonra zayıflamaktır.
Eğer diyete başlamakta ve devam ettirmekte güçlük çekiyorsanız, bunun sebebi motivasyondur. Motivasyonunuzun düştüğünü, bu yüzden diyeti bıraktığınızı söylediğiniz zamanlarda, dönüp kendinize şunu sormalısınız: İhtiyacınız ortadan kalktı mı?
Bu motivasyon ihtiyacı içinde, kişi kendine yandaş olarak aileden veya arkadaşlarından birisini seçer. İşte, tam bu noktada son derece titiz davranmalısınız. Bu kişi, size yol gösterebilecek, kesinlikle uzman biri olmalıdır. Kendinizi mutlaka birilerine mecbur bırakmayın. Karar vermek, yapmanın yarısıdır. Kendinizden daha büyük bir dayanağınız olmayacaktır.
Beraber kilo vermeye başladığınız arkadaşınız, sizden 2 kilo fazla verse, motivasyonunuz kırılacaktır. O diyete ara vermek ister veya vazgeçerse, sizi de yanına çekecektir. Bu konuda destek alacağınız kişi mutlaka, profesyonel bir uzman olmalıdır. O sizi doğru yönlendirecek ve durum değerlendirmelerini doğru yapacaktır. Diyet, motivasyona bağlı ilerler. Motivasyon için ihtiyaçlarınızı belirlemeyi ve kendinizi ehil ellere teslim etmeye önem verin!

Yiyecek Satın Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

AlışverişYiyecek alışverişi, bir evin toplam gelirinin yaklaşık yarıya yakınını oluşturmaktadır. Dikkatli seçimler yaparak, ev ekonomisine katkıda bulunmuş oluruz...

İşin ekonomi boyutunun yanı sıra, hijyen kısmı da büyült önem taşımaktadır. Çünkü eğer hangi besini nasıl satın almamız ve nasıl saklamamız gerektiğini bilen bilinçli tüketiciler olursak, daha az atıkla evimizin ekonomisine de katkıda bulunmuş oluruz.

ALIŞVERİŞ SIRASINDA...

Her şeyden önce alışverişe çıkmadan mutlaka ihtiyaç listenizi yanınızda bulundurun. Bu listede günlük, haftalık ve aylık alınması gerekenler belirtilmelidir. Paketlenmiş yiyecek ve içeceklerden en çok satın aldığımız konserve, meyve sulan, bisküvi vb. besinlerin, meyve esansları, besin boyaları ve katkı maddeleri eklenerek hazırlandığı, bunların tabii ve taze olanlarının daha ucuz ve daha besleyici olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Etiket okuma alışkanlığı geliştirilmeli, besin içeriği, üretim ve son kullanma tarihine dikkat edilmelidir.

Süt ve diğer konserve ürünlerin kutularında yarık, çatlak, kapaklarda bombe (dışa dönüklük) olmamasına, pastörize sütlerde ise şişenin üstündeki tarihin bir günü, uzun ömürlü sütlerde 1 ayı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.

Süt ve süt ürünleri

• Mikroorganizmalardan korunmak için, pastörize/sterilize edilmiş süt ve ürünleri kullanılmalıdır.

• Pastörize şişe sütlerin kapaklan açılmamış ve üretim tarihi ile satın alındığı tarih aynı olmalıdır.

• Her türlü sütü buzdolabında saklayınız.

• Sütü, yazın 1 gün, kışın 2-3 günde tüketiniz.

• Yoğurdun süzülen suyu atılırsa vitamin kaybı olur. Yoğurt suyu, çorba ve hamur işlerinde kullanılarak değerlendirilmelidir.

• Peynirler hoş kokmalı ve kalıbı ile aynı hacimde olmalı, taşmamalıdır.

• Peynirlerin yüzeyi kesildiğinde kuru, çabuk parçalanan ve dökülür özellikte olmamalıdır.

• Çiğ sütten yapılmış peynir tüketilirse brusella gibi hastalıklara davetiye çıkarılmış olur.

Et ve şarküteri ürünleri

• Yağsız etin besleyici değerinin daha yüksek olduğunu unutmayın.

• Ördek ve kaz eti yerine hindi ve tavuğu tercih edin. Tavuk alırken derisinin renginin sarı olmamasına dikkat edin.

• Etler hemen tüketilmeyecekse birer yemeklik miktarlarda paketlenmiş olarak buzdolabı buzluklarında 1 hafta, derin dondurucularda 3-4 ay saklanabilir.

• Taze balığın solungaçları pembe ve parlak kırmızı, pullan yapışık, görünüşü diridir ve hoş olmayan bir kokusu yoktur. Bozulmamışsa gözleri parlak ve dışarı bombelidir. Solungaçları kırmızı olmayan, pulları dökülen, gözleri çökmüş balıktan uzak durulmalıdır. Derin dondurucuya sahipseniz yiyeceklerinizi daha uzun süre saklayabilirsiniz. Derin dondurucudan çıkardığınız yiyecekleri, çözüldükten sonra dondurmayınız.

• Beyaz veya açık renkli olan, tatlı su levreği veya dil balığı gibi balıklar, sert ve koyu renkli, somon gibi balıklardan az yağ içerir.

alisveris_ipuclari1Yumurta

• Yumurtaları önce ışığa tutun. Şansı ortada değil, kabuğa yakınsa bayattır.

• Yumurtanın en kalitelisi, taze ve iri olanıdır.

• Yumurtanın şansının koyu ve açık san olması besin değerini etkilemez. Taze yumurtanın hava boşluğu küçüktür, hafif değildir ve sallanırken ses gelmez.

• Kırık, çatlak, kabuğu kirli yumurtalar alınmamalıdır.

• Yumurta, buzdolabının özel bölümüne sivri kısmı alta gelecek şekilde yerleştirilmelidir. Bu şekilde 10 gün saklanabilir.

• Yumurtaları yıkayın. Buzdolabına yerleştirirken yıkanan yumurtalarda üzerini örten müsin adını verdiğimiz koruyucu tabaka ortadan kalkar ve deliklerinden mikroorganizma girişi gerçekleşerek bozulmasına neden olur.

• Taze yumurtanın şansı, akı tarafından küre şeklinde sarmalanmıştır. Kabuğu pütürlüdür.

• Bayat yumurta kırıldığı zaman şansı hemen dağılır ve akıyla karışır.

• Taze yumurta suya atıldığında dibe çöker, bayatladıkça yukarı doğru çıkar.

Kuru besinler

• Un, bulgur, pirinç, makama, nohut, mercimek gibi besinleri kapalı teneke, şişe veya kutularda satın alınız.

• Kuru baklagillerin, un, bulgur ve pirincin taşlı, topraklı, böceklenmiş ve küflenmiş olmamasına dikkat ediniz.

• İçerisindeki taş, toprak ve diğer yabana maddeleri ayıkladıktan sonra bez torbalarda saklayınız.

• Yağları kapalı olarak serin ve ışıksız yerde saklayınız.

Sebze ve meyveler

• Mevsimlik sebze ve meyvelerin turfanda olanından daha ucuz, daha lezzetli ve daha besleyici olduğu unutulmamalıdır.

• Yeşil yapraklı sebzelerin yaprağı bol ve yeşil olanlarını tercih ediniz.

• Patates ve soğanlarda çimlenme ve yeşillenme olmamalıdır. Nemli olmayan, karanlık yerde saklanmalıdır.

• Şişmiş, paslı ve içindeki sıvıyı sızdıran konserveler alınmamalıdır.

• Meyvelerin iri ve gösterişli olanları değil, pörsümemiş ve sulu olanlarını seçin.

• Sebze ve meyvelerin çürük, ezik ve topraklı olmayanlarını almaya dikkat edin.

• Taze sebzeler dayanıksızdırlar.

• Ispanak, marul gibi sebzeler üzerlerindeki toprak temizlenecek şekilde yıkandıktan sonra naylon torbalara koyularak buzdolabında 3-5 gün saklanabilir.

Dondurulmuş ürünler

• Dondurulmuş ürün satın alınıyorsa 30 dakika içine buzdolabına yerleştirme hedeflenmelidir.

• Dondurulmuş ürünler market arabasına en son alınmalı ve mümkünse soğuk muhafazalı poşet içinde eve kadar taşınmalıdır.

• Dondurulmuş besinler kesinlikle oda ısısında çözdürülmemeli, buzdolabı veya mikrodalga fırın kullanılmalıdır. Yeni bir ilişkinin ilk haftalarında birkaç kilo kaybetmek oldukça normaldir, iştah kapatan adrenalin vücudunuzu işgal eder, yeni sevgilinizi etkilemek için iradenizi ortaya koyarsınız ve tabii ki seks tüm fiziksel aktivitelerinizin yerini alır. Ancak aylar geçtikçe çiftler genellikle verdikleri bu kiloları ve belki daha fazlasını geri alırlar.

Msn Yaşam

Bilinçsiz Dondurma Tüketimine Dikkat

Dondurma Dondurma, yalnızca çocukların değil hepimizin çok fazla sevdiği bir tatlı çeşidi olsa da bilinçsiz tüketimi yarar yerine zarar getirebiliyor.

Kalsiyum ve vitamin zengini

Dondurmanın yapımında süt ve süt ürünlerinin yanı sıra; şeker, glikoz şurubu gibi tatlılık verici maddeler, bitkisel yağ veya süt yağı, çeşidine göre çikolata, kakao, meyve, fındık/fıstık, karamel gibi besinler, salep, kıvam verici, doğal ve doğala özdeş aromalar bulunur. Yüksek miktarda süt içermesinden dolayı besin değerleri açısından zengindir. Dondurmada protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra; A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de bulunuyor.

Dondurmanın sütü pastörize olmalı

Dondurmayı tüketirken dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, dondurmanın sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlanmış olmasıdır. Özellikle dondurmanın yapıldığı sütün pastörize olması ve hazırlanırken mikroorganizmalarla bulaşanın önlenmesi gereklidir. Süt, mikroorganizmaların üremesi için çok iyi bir ortamdır. Bu nedenle çok kolay bozulur ve sağlığa aykırı bir duruma gelir. Bu nedenle dondurmanın pastörize sütten yapılması ve hijyenik koşullarda üretilmesi çok önemlidir. İzinsiz üretilen veya son kullanma tarihi geçmiş ürünler asla satın alınmamalıdır. Ayrıca bu tür gıdaların servis edildiği soğutucuların yeterli soğuklukta ve çalışıyor durumda olması da göz ardı edilmemelidir. Sağlıksız ve hijyenik şartlardan uzak dondurma ve buzlu ürünlerin tüketiminin hastalıklara davetiye çıkardığı unutulmamalıdır.

Dondurma boğazınızı şişirmez, ancak boğazının iltihaplıysa dondurma yemekten kaçının

Dondurma aç karnına tüketildiğinde iştah kapanmasına neden olabileceği için tokken tüketilmelidir. Midede kramp oluşturmaması içinse yavaş yenmelidir. Dondurmayı aniden yutmak mide kramplarına ve kasılmalara neden olur. Bademcik ameliyatlarından sonra bazı doktorlar da dondurma yemeyi tavsiye etmektedir. Bu tür durumlarda dondurma, komplikasyonları azaltır. Ancak solunum enfeksiyonu sırasında, yutak ve bademcik iltihaplarının tedavi sürecinde dondurma önerilmez.

Dondurma diyetlerde de yerini aldı

Kilonuzu etkilemesi, günlük tüketilen kalori miktarı ve harcanan enerji miktarı ile ilişkilidir. Dondurmanın kalori değeri diğer baklava, pasta gibi hamurlu tatlılara oranla çok daha düşüktür, daha besleyici bir seçimdir. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme programında haftada 1-2 kez dondurma tüketimi önerilebilir. Eğer sağlıklı ve dengeli besleniyorsanız, egzersizinizi yapıyorsanız dondurma tükenmenizde hiçbir sorun yoktur.

Özellikle çocuklarda fazla olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında ve enerji açığı olan çocuklarda dondurma tüketimi önerilir. Diyabet hastalarında da tatlandırıcı ile hazırlanmış dondurma piyasada bulunmaktadır. Yapılan çalışmalarda süt ve süt ürünlerine karşı hassasiyeti olan kişilerde günde 2 kez dondurma tüketildiğinde intoleransa bağlı belirtiler saptanmamıştır. Dondurma yavaş sindirildiği için bu kişiler tarafından rahat tolere edilir. Zayıflama diyeti uygulayanlar da dondurma tüketebilir. Bu kişilerde tatlı ihtiyacını gidermenin, süt gereksinimini karşılamanın bir yolu olarak aynı zamanda diğer tatlılara göre düşük enerji içermesi nedeniyle önerilmektedir. Dondurma her mevsim ve herkes tarafından tüketilebilir.

Dyt.Yeşim Çelik

Kanserde Erken Tanı Hayat Kurtarır

Meme KanseriMeme Kanserinde Erken Tanı Yaşam Kurtarır Projesi kapsamında gönüllü 4 tıp öğrencisi, Karaman Garı'nda demir yolları personelini meme kanseri konusunda bilgilendirdi.

TCDD, Hacettepe Üniversitesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Derneği, TCDD Vakfı ve Ankara Demirspor Kulübünün ortak çalışmasıyla gerçekleştirilen proje kapsamında 4 öğrenci, il il dolaşarak vatandaşları bilgilendiriyor.

Karaman Garı'na gelen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Onur Çeçen, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi öğrencisi Hazar Cırık, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Tahir Yıldız ve Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi öğrencisi Ozan Emre Torun, sinevizyon eşliğinde yaptıkları bilgilendirme sunumunun ardından, gardaki yolculara broşür dağıttı.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi öğrencisi Ozan Emre Torun, 16 Ekim 2006'da yakalandığı meme kanserine yenik düşen Türk Tabipler Birliği Başkanı Doktor Füsun Sayek anısına projeyi hayata geçirdiklerini söyledi.

Karaman'ın 13. durakları olduğunu ifade eden Torun, “Gittiğimiz her şehirde vatandaşlara meme kanserinde erken tanının öneminden bahsediyoruz. 23 il ve 3 ilçe merkezinde toplamda 100 bin kişiye ulaşmayı hedefliyoruz. Gezimiz 26 Ağustosta İstanbul Haydarpaşa Tren Garı'nda sona erecek” dedi.

A.A

Kleopatra'nın Güzellik Sırları

Süt BanyosuYüzyıllar önce kullanılan ama zamanla unutulan doğal bakım ve gençlik yolları bugün hayata geçiriliyor.

Şifa sağlayan  bitkilerde gençlik sırları da gizli. Örneğin  ısırganotu'nun insanın tenini yakan o  tüylerinde yer alan "formik asit"  saç  derisinin  doğal dengesini koruyor. Kekiğin  saça kazandırdığı sadece  parlaklık değil.  Saç diplerini uyardığı, tellerine canlılık  verdiği  kullananların deneyimleri ile  sabitlenmiş.

Örneğin kayısı çekirdeğinden elde edilen  doğal yağ kalsiyum, magnezyum ve betakaroten  maddeleri içerdiği için cildi  nemlendiriyor  ve doğal bir canlılık ve parlaklık  kazandırıyor.

Sağlıklı cilt  "potansiyel eşi" etkiliyor

Bitkilerle sağlık ve güzellik konuları ile  yılladır ilgilenen Herbalist Tarkan Güveloğlu  şöyle diyor: 

"Doğadaki güzelleştiricilerin  en büyük avantajı cilde gerçek parıltısını  kazandırması. Ciltteki düzgünlük ve ışıltı  bilinçaltına bir gençlik ve sağlık sinyali  gönderiyor. Bu özelliklere sahip bir kadın  "potansiyel eşi" etkilemede öne çıkıyor. O nedenle farkında olmadan  bir çok kadın, güzel bir cilt için saatler  harcıyor"

Doğal yörtemlerle güzelliğe dönüşün gittikçe  çoğaldığını vurgulayan uzman  Güveloğlu,  günboyu kadınlardan bu konuda çok sayıda  telefon aldığını ve doğal güzellikle ilgili  bir çok yolu anlattıklarını söylüyor:  

Güveloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gerçek şu ki, insanları nasıl göründüğümüzle  etkileriz. Ama son zamanlarda  güzelliğe dair  bu kadar ilgi hiçbir zaman bu kadar fazla  olmamıştı. Doğal olanın tercih edilmesi ise  bazı kozmetik ürünlerinin içindeki katkı  maddelerinden dolayı sağlığa zararlarının  açıklanması ile ilgili. İçerdikleri bazı  katkılardan dolayı kanserojen etkiler  taşıdığı uzmanlarca açıklanıyor. Oysa tabiat  bu güzellik kaynaklarını hem çok daha ucuz  hem de sağlıklı bir şekilde bize sunuyor. Bizim yaptığımız Kleopatra'nın  formüllerini bulup, kadınlara sunmak. Kadınlar da bu yöntemlere  zaten aşırı ilgi gösteriyor.

Pırıltılı ten en büyük servet

Çok sayıda doğal yağları malzeme olarak kullanarak, doğal özlü cilt bakım yağının üretimini gerçekleştirdik. Gençliği ve  çekiciliği yakalayabilmenin yolu doğal  ürünlerden geçiyor. Her cilt için  özel olarak  bitki extreleri ve özleri  kullanıyoruz. Bu doğal  ürünlerin ve tabiattaki farklı özellikteki  bitki özlerinin yer aldığı kremler hücreleri  yeniliyor. Şifalı bitkilerden elde bitkisel  kremler ve damıtılma yönü ile elde edilen  bitki özleri cildin yeniden  yapılandırılmasına, kırışıklık, leke, sivilce  ve akne gibi sorunların giderilmesinde kalıcı  çözümler üretiyor.

GÜZELLİK SIRLARI

-Yüzünüzü hergün maden suyuyla silin. 1 ay  sonra cildinizdeki parlaklığı  farkedeceksiniz. İskandinav kadınlarının  güzelliğinin sırrı da maden suyunda saklı.  Ciltlerini korumak için saf kaynak  suları  kullanıyorlar. Bu  canlılık ve sağlık  görüntüsü veriyor. Memba sularıyla da  ciltlerini diri tutan Kuzey kadınlarını örnek  alın ve hergün şişesinde "doğal maden suyu"  yazan içecekle yüzünüzü silin veya yıkayın.

-Elma çok iyi bir cilt kremi gibi. Bir elmayı  rendeleyin. İçine 2 kaşık gerçek doğal kaymak  katın ve karıştırın. Yüzünüze bu karışımı  sürün. 20 dakika sonra yıkayın. Kağıt havlu  ile yüzünüzdeki yağı aldıktan sonra (Eğer  cildiniz kuru ise) yağlı krem sürün. Bu  dışardan desteği "içerden" de bir elma  yiyerek sürdürün. Düzenli kullanımdan bir  süre sonra, cildiniz pırıl pırıl olacak.

-Tuz madenlerinden çıkarılan, rafine olmayan  tuz cilt için çok faydalı. Çizgileri olanlar  bu tuzu su ile eritip yüzlerine sürmeli.  Kalsiyum, demir, magnezyum, klorit ve  potasyum bakımından zengindir. Cildin  ihtiyacı olan bu mineralleri barındıran bu  tuzu suyu avuçlarınıza alın
ve hergün yüzünüze çarpın.

-Ispanağın cilde etkin yararlar sağladığı çok  bilinmez. Hata bu besin çocuklar sevmiyor  diye eve bile sokulmaz. Oysa ıspanak  cildinizin parlamasını sağlar ve  güzelleştirir. Bir bardak suyu kaynatın ve  ocaktan indirin.  5-6 yıkanmış ıspanak  yaprağını bu sıcak süte bandırın. Bu  yaprakları yüzünüze serin. 15- 20 dakika  sonra kaldırın. Bu işlemden sonra  nemlendirici krem sürün. (Ispanak gibi koyu  yeşil yapraklı sebzeler demir içeriyor. Demirin, oksijeni cilde taşıyan bir görevi  var. Aynı zamanda haftada iki gün ıspanak  yiyin)

-Bir soğanın suyunu sıkın. Bu suya yarım çay  bardağı elma  sirkesi ekleyin. Karışımı  yüzünüze hergün düzenli sürün. Yaşlılık  lekelerine birebir gelir. 

-Şimdi mevsimi olan kavunun bir çok önemli bir özelliği var.   Kavunu sıkıp suyunu yüzünüze sürün.  Cildin  gereksimi olan vitamin  ve mineralleri içeren  kavun suyu çok iyi geliyor. Örneğin karoten  içeriyor. Bu madde, lekeleri ve yüzdeki  pullanmaları engelliyor.(Sürün ve 15 dakika  sonra cildinizi yıkayın.) Bir süre sonra  cildiniz mükemmel ve parıltılı bir hal  alacak.

-Solgun ve sağlıksız bir cilde sahipseniz  maydanoz bu sorun için birebir. Bir demet  taze maydanozu bir tahtanın üzerinde ezin.  (sebze sıkacağı da olur)  Bu demetten çıkan  suyu yüzünüze sürün ve daha sonra yıkayın.  Bu uygulamayı hergün yapın. Aynı zaman de  hergün salatınıza veya çorbanıza da hergün  bir kaç tutam ekleyin. Cildinizi   sıkılaştırır!

-Her gün erik yiyin. Yaşlanma sürecini  geciktiriyor. 4 veya 5 tane erik yeter. Kışın  kurusunu yazın ise tazesini  tüketin.

-Akşamları süte batırılmış pamukla yüzünüzü silin.. O şekilde yarım saat dinlendikten sonra yıkayın. Cildi yağlı olanlar  sütün üzerindeki yağını alarak kullanmalı. (Bu süt pastorize değil doğal, sağılmış süt olmalı)

Sevgi & Aşk