GÜNÜN SÖZÜ
"Altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir."
Pisagor
Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...
"Altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir."
Pisagor
Mutlu evliliğin tansiyona iyi
geldiği, stresli bir evliliğin ise bekârlıktan daha kötü olabileceği
belirlendi. Evlilerin bekarlardan daha sağlıklı olduğu daha önceki
araştırmalarda kanıtlanmıştı. Bu araştırmalara bu kez ‘tansiyon’
eklendi. 204 evli ve 99 bekâr gönüllü üzerinde yapılan araştırmada,
deneklere 24 saat üzerlerinde taşıdıkları, düzenli tansiyon ölçümü
yapan cihazlar takıldı. Evli gönüllülere ayrıca evlilikleri hakkında
bilgi almak için anket doldurtuldu. Araştırma sonucunda,
evliliklerinden tatminkâr olanların tansiyon değerlerinin ortalaması
daha düşük çıktı. Mutsuz evlilerin tansiyon değerleri ise bekâr
deneklere oranla yüksek çıktı. Araştırmanın, tansiyon söz konusu
olduğunda, evli olup olmamaktan ziyade evliliğin niteliğinin önemli olduğunu gösterdiği belirtildi. Brigham Young Üniversitesi öğretim görevlisi Julianne Holt-Lunstad,
“Araştırmalarımız evlilik kalitesinin önemli olduğun gösterdi. Ancak iyi ve
kötü evlilikle bekârlığın uzun dönemde sağlık üzerindeki etkisini saptamak
için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulabilir” şeklinde konuştu.
Hamileliğin başlaması ile memeler
nasıl değişime uğrar?
Memeler bağ dokusu tarafından desteklenerek göğüs duvarına asılmış olan yoğunlukla yağ dokusundan oluşur. Her memede; süt üreten hücreler ve kanalları çevreleyen yağ ve destek bağ dokusu lobülleri oluşturur. Birkaç lobül de bir araya gelerek lobları oluşturur. 15-20 lob da bir memeyi oluşturur. Her lob meme ucuna açılan kanala (duktusa) sahiptir. Meme ucunun çevresindeki koyu renkli dokunun altında ise meme ucunun kayganlığını sağlayan montgomery salgı bezleri vardır. Gebelikte memelerde meydana gelen değişimin tek amacı bebeği beslemektir. Bunu sağlayanda östrojen, progesteron ve prolaktin adlı hormonların düzeyindeki ani artıştır.
Memede hacim artışı (büyüme)
ile birlikte sadece meme ucunda veya tüm memede hassasiyet artışı ve
ağrı oluşabilir. Bu da genellikle gebeliğin ilk işaretlerinden biridir.
Sütyen numarası özellikle ilk gebelikte 1 veya 2 numara büyüyebilir.
Hacimdeki artış memenin çok ağır, gergin ve ağrılı hissedilmesine neden
olur. Bazı kadınlar ise memede karıncalanma, batışma olarak
tarifledikleri şikayetler tanımlarlar. Gebeliğin devamında meme ucu ve
areolası (çevresindeki koyu renkli alan) daha koyu renk alır, gebeliğin
ilerleyen dönemlerinde bu areoladaki dairesel montgomery bezleri
belirginleşir. Memedeki yüzeyel venler ( toplar damarlar) daha belirgin
hal alırlar.
Hamilelikte hangi dönemde memelerden süt gelebilir?
Gebeliğin 16 haftasından itibaren memeler süt üretimine başlarlar. Bu
dönemden sonra meme ucundan açık sarı, saman rengi az miktarda sıvı
gelebilir. Buna Kolostrum adı verilir ve halk arasında “ağız sütü” olarak da
tanımlanır. Kolostrum ilk geldiğinde yoğun ve sarı renklidir, ilerleyen
dönemde daha açık renkli ve daha sulu bir hal alır. Bebeğin ilk günlerdeki
ihtiyaçlarını, gerek besin gerekse bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu
antikorlar bakımından mükemmel şekilde karşılayan bu kıvamlı sıvı gebeliğin
mucizelerinden biridir.
Her gebenin hamileliğinde memelerinden süt gelir mi?
Hayır her gebeden gelmez. Gelmesi de gerekmez.
Memelerden süt geldiğinde ne yapılmalı?
Memeden gelen sıvı açık sarı renkli, kokusuzsa, kan veya iltihap içermiyorsa
endişe etmeye gerek yoktur. Sütyeni ve elbisenizi ıslatmaması için temiz
göğüs pedi kullanmak yapılması gereken tek iştir. Ayrıca memedeki
hassasiyeti azaltmak amacıyla destekleyici sütyenler etkili olacaktır.
Özellikle egzersiz yaparken artmış ağırlığı ve hacmi desteleyecek, ağrıyı
azaltacak sütyenler etikili olacaktır. Bu sütyenlerde de pamuklu olanlar
sentetiklere tercih edilmelidir.
Keza meme dokusunu besleyen damarların ani ve çok büyümesi ile meme ucundan
nadiren sızıntı şeklinde kanda gelebilir. Bu da gebelikte normaldir fakat
bunun ayrımını gebenin takip olduğu kadın doğum uzmanının yapması yerinde
olacaktır.
Gebelikte memede ele gelen kitleler nasıl değerlendirilir?
Gebelik boyunca memelerde bahsettiğimiz değişimler oluşurken dahi ,kişinin
kendi kendine 4-5 hafta arayla meme muayenesine devam etmesini öneririm.
Gebelikte yapılan meme muayenesinde ele gelen kitlelerin çoğunu süt
kanallarının tıkanması nedeniyle oluşmuş kitleler oluştursa dahi, şüpheli
sert, geçmeyen kitleleri kadın doğum uzmanı mutlaka görmelidir.
Kişilerin renk tercihlerinin, ruhsal durumları hakkında ipucu verebildiği bildirildi. Peki hangi renk ne anlama geliyor?
Kişilerin renk tercihlerinin, ruhsal durumları hakkında ipucu verebildiği bildirildi. ''Kırmızıyı sevenler 'arkadaş canlısı', sarıyı sevenler 'entelektüel', turuncuyu sevenler 'cesur ve maceracı', siyahı sevenler 'otoriter', maviyi sevenler ise 'popüler'' kişilik yapısına sahip oluyor. Türkiye PsikiyatriBursa Şubesi Başkanı İbrahim Afif Karakılıç, ışığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak gözde bıraktığı etkiye renk denildiğini belirtti. Derneği
Psikolojik etkilerine göre, rengin sıcak ve soğuk olarak sınıflandırıldığını anlatan Karakılıç, sıcak renklerin sarı, kırmızı ve turuncudan oluştuğunu, soğuk renklerin ise mavi, mor ve yeşil olduğunu ifade etti.
Sıcak
renklerin, daha çabuk algılanabildikleri ve görsel düzen içinde fark
edilebilir olmasından dolayı insanlara daha yakın bir his uyandırdığını
ifade eden Karakılıç, soğuk renklerin ise geriye çekilme etkisi
gösterdiğini ve uzaklık hissi doğurduğunu vurguladı.
Sıcak renklerin
izleyeni uyardığını ve neşelendirdiğini ifade eden Karakılıç, ''Sıcak
renk tonları fiziksel gücü, enerjiyi, dinamizmi artırır, metabolizmayı
hızlandırır. Fazlası ise heyecan, yorgunluk, şiddet, saldırganlık ve konsantrasyon güçlüğü yaratabilir. Soğuk renkler ise tam tersi etki yapar'' dedi.
Kişilerin renk tercihlerinin ruhsal durumları hakkında ipucu verebildiğine değinen Karakılıç, şunları söyledi:
''Çoğumuz çocukken bize 'En çok hangi rengi seviyorsun?' sorusunun yöneltildiğini hatırlarız. Kişinin özel renk tercihinden, onun ruhsal durumu hakkında ipucu öğrenmek mümkün. çünkü, renkler insanların kişisel özelliklerini ve ruhsal yapısını ortaya koyar. Mesela, kırmızıyı sevenler 'arkadaş canlısı', sarıyı sevenler 'entelektüel', turuncuyu sevenler 'cesur ve maceracı', siyahı sevenler 'otoriter', maviyi sevenler 'popüler' kişilik yapısına sahip oluyor.''
Kırmızı renkten hoşlanan birinin enerjik bir şekilde dışa açık ve doğru hareket etmeye hazır bir kişilik yapısına sahip olduğunu belirten Karakılıç, şunları kaydetti:
'Kırmızıyı sevenler ayrıca arkadaş canlısı, bağışlayıcı, minnet duyguları gelişmiş kişiliğe sahipler. Turuncuyu tercih edenler ise cesur ve maceracı oluyor. Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi de çok seviyor. İletişim, hareket ve girişim turuncuyu sevenlerin karakter yapısını gösteriyor. Sarıyı seviyorsanız entellektüelsiniz. Akıl ve mantık sizden sorulur. çalışkan bir kişiliğiniz var. Bulunduğunuz her ortamda otorite ve kontrol sahibi olmak hoşunuza gider. Yeşili tercih ediyorsanız, paylaşımcılığınız, uyumlu, verici ve yardımsever kişiliğinizle meşhursunuzdur. Olumlu muhakeme, bilinç ve anlayışınızla ailenizin ve çevrenizin güven ve koruma sembolüsünüzdür. Turkuaz tercihini kullananlara karşı insanlar büyük ilgi duyar. Bu kişiler sakin ve rahatlatıcı kişiliğe sahiptir. Mavi, ruhun derinliklerine girişi gösterir. Maviyi seven kişinin en iyi özelliklerinden biri sorumluluk, sadakat ve düzen duygusunun kuvvetli olmasıdır. Siyah renk kişide geleneksel ve saygıdeğer bir kişiliğin var olduğunu gösterir. Siyah ayrıca güç ve otoritenin simgesidir. Temizliğin, saflığın ve masumiyetin simgesi olan beyazı seven kişiden ise insanlar çok etkilenir.
Su konusunda bana sorulan iki sorudan birisi, “Sıcak su yağları eritir mi?”; diğeri ise “Soğuk su içince vücut daha fazla mı kalori yakar?”
Dilara Koçak
Su konusunda bana sorulan iki sorudan birisi, “Sıcak su yağları eritir mi?”; diğeri ise “Soğuk su içince vücut daha fazla mı kalori yakar?” İki sorunun cevabı da bireylerin duymak istediği ve işlerini kolaylaştıracak nitelikte değil. Yani sıcak su yağları eritmiyor, soğuk su da kalori yakımını artırmıyor. Soğuk su içince vücudun onu kendi sıcaklığına getirmek için enerji harcadığı mantığından yola çıkanların merakını gidermek için tabii ki çalışmalar yapılmış.
Sıvı desteği şart
2006
yılında The Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism’da
yayımlanan bir çalışmaya göre vücut sıcaklığı için suyu ısıtmanın
maliyeti yani kalori harcama oranı; normal su içenlerle kıyaslandığında
arada anlamlı bir fark bulunmamış. İsviçre’de sağlıklı gönüllü gençler
üzerinde yapılan bu çalışmada su sıcaklığının kalori yakımına etkisi
olmadığı bildirilmiş. American College of Sports Medicine ise sıvılar
ile ilgili egzersize bağlı olarak şöyle açıklama yapıyor:
Hidrasyonu
korumak yani vücudu susuz bırakmamak, düzenli egzersiz yapan bireylerde
optimum fiziksel performans için önemli bir yardımcıdır.
Aslında sporcunun önemli rakiplerinden birisi de vücudun hidrasyonudur, iyi bir sıvı desteği iyi bir performansa yardımcıdır.
Sıvı alımı ve performans
1) Çocuk sporcularda dengeli beslenme
ve sıvı desteği, her 24 saat için kontrol edilmelidir. Egzersiz öncesi
olduğu kadar egzersiz sırasındaki sıvı desteği de önemlidir.
2) Yeterli hidrasyonu sağlamak ve boşaltıma zaman vermek için egzersizden iki saat önce 500 ml sıvı mideye inmiş olmalıdır.
3) Egzersiz sırasında özellikle atletler, düzenli aralıklarla terle kaybettikleri suyu yerine koymalıdır.
4)
Bu sıvıların kaybedilen suyu yerine daha hızlı koyabilmesi için ortam
sıcaklığından daha soğuk olmaları tercih edilir (15 - 22 0C gibi).
5) Uzun süreli egzersizlerde; (1 saatten uzun) sadece su yerine karbonhidrat ve / veya elektrolit eklenmiş içecekler de iyi olabilir.
6) Yoğun egzersiz ve bir saatten uzun çalışmalarda yüzde 4 -8 oranında karbonhidrat içeren sıvılar kullanılabilir.
7)
Aşırı terle sodyum kaybı da gündeme gelebileceği için hiponatremiye
engel olmak için bir saatten uzun süren egzersizlerde 1 litre için 0,5
-0,7 gr sodyum takviyesi düşünülebilir.
Mutfağınız iyi bir eczanedir
Kanserle
savaşmak İçİn: Meyveleri kabuğuyla yiyin. Kabuğa yakın olan bölgelerde
çok daha fazla besleyici ve faydalı madde bulunur. Yakın zamanda
yapılan bir laboratuvar deneyinde kırmızı elmanın kabuğundaki bir
düzineden fazla kimyasal bileşiğin meme, karaciğer ve kolon kanseri hücrelerinin büyümelerini engellediği görüldü. Elmayı iyice yıkayın ve kabuğu ile birlikte tüketin.
Kolesterolle
mücadele İçİn: Salatanızın üzerine ceviz serpin veya cevizi ara öğün
olarak tüketin. Araştırmalar her gün ceviz tüketimiyle total kolesterol ve LDL (kötü) kolesterolde düşüş olduğunu bildiriyor. Bu da kalp hastalığı riskinde önemli azalma demektir.
Kİlo kontrolü İçİn: Şeker yerine kuru meyve
kullanın, canınız tatlı istediğinde kuru meyve seçin, evde komposto ve
hoşaflar hazırlayın. Ayrıca kek ve kurabiyelerde de şeker miktarını
azaltıp meyve ile destekleyebilirsiniz.
Salatanızı değiştirin
Değişik
sebze ve meyve çeşitleriyle salatanızı renklendirin ve besin değerini
artırın. İşte size bazı öneriler: Ne kadar renkli, o kadar iyi.
* Renklendirin: Ekleyeceğiniz domates, brokoli, havuç, kırmızı biber, yeşil biber ve pancar kansere karşı korur.
* Tatlandırın: Mandalina - portakal dilimleri, dilimlenmiş çilek, kurutulmuş meyvelerle damak tadınızı geliştirin.
* Kalbe yararlı bir hale getirin: Yağsız peynir, yağsız tavuk veya hindi, ton balığı, haşlanmış mercimek eklediğiniz salatayı öğün yerine tüketin.
*
Kıtır ekleyin yeme sürenizi uzatın: Fırınlanmış kıtır ekmek parçaları,
badem, ceviz, fındık, çekirdek ekleyerek çiğneme sürenizi
uzatabilirsiniz; bu da beyne doy sinyali gitmesini sağlar.
* Aroma ekleyin lezzetini artırın: Baharat ekleyin, Zeytinyağı, sirke, yoğurt ve kekik, nane pul biber gibi baharat ve çeşniler kullanın. Biraz hardal da olabilir, ama mayonezden uzak durun.
Sabah akşam için yağlardan kurtulun...
Malzemeler:
2 avokado yaprağı,
Bir tutam mısır püskülü,
Kiraz sapı,
Yarım tatlı kaşığı rezene tohumu,
2-3 yaprak sinameki,
4-5 adet saplarıyla birlikte maydanoz
Hazırlanışı:
Malzemeler bir bardak suya konularak 2-3 dakika kaynatılır. Çay demlendikten sonra süzülerek içine ince bir dilim limon konur. Şekersiz olarak sabah ve akşam günde iki kez uygulanır. Ancak bitkisel çay ne çok aç, ne de çok tok içilmelidir.
Malzemeler:
1-2 adet avakado yaprağı
1 çay kaşığı yeşil çay
1 tutam kiraz sapı
1 tutam mısır püskülü
1 çay kaşığı rezene tohumu
Hazırlanışı :
Malzemeleri 1 su bardağı kaynar suya koyduktan 1-2 dakika
kaynatın ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakın.
Şeker veya tatlandırıcı eklenmeden sadece çok ince bir dilim limonla günde 2
veya 3 fincan içilebilir.
Kendinize ayıracak bir dakikanın
bile olmadıı günler birbirini kovalarken, eve döndüğünüzde tek
istediğiniz kendinizi kanepeye atmak! Bu düzende, kış uykusundaki seks
hayatınızı uyandıran çözümler yazımızda!
Sabahın kör karanlığında kalkıp akşama kadar hiç durmadan çalışan,
toplantıdan toplantıya koşan, işten çıktıktan sonra evine bir buçuk
saatte ve üstelik sinir içinde giden bir insan, kapıdan içeri girip
kendini salondaki kanepeye attıktan sonra ne ister? Evet; bildiniz! Boş
gözlerle duvarları seyretmekten başka hiçbir şey!
Enerjimizin tamamını gün içinde tüketmek bize kesinlikle iyi gelmiyor.
Çünkü akşam kendimiz için bir şeyler yapmaya zamanımız olsa bile
halimiz olmuyor. Sırf bu yüzden hayatımızdaki pek çok zevkten mahrum kalıyoruz.
Peki ya cinselliği bu rutin döngünün dışında tutabiliyor muyuz? Ne yazık ki;
hayır! Üstelik bu konuda biz kadınların işi erkeklerden daha da zor. Çünkü
vücudumuzun sekse hazır hale gelmesi onlarınkinden çok daha fazla zaman ve
çaba gerektiriyor.
İşte tam da bu yüzden, artık kimsenin partneri için öyle fazla zahmete girmeye
yanaşmadığı bir cinsel ortamda, daha da şanssız hale geliyoruz. Sabit bir
ilişkimiz olsa da olmasa da, seksin hayatımızdaki yeri yavaş yavaş küçülüyor,
farkına bile varmadan cinsel ihtiyaçlarımızı arka plana atmaya ya da en basit
şekilde, en kısa yoldan karşılamaya başlıyoruz. Kısacası, dışarıda çalıştıkça
yatakta tembelleşiyoruz.
KİM KİME HİZMET EDECEK?
Süre olarak ortalama uzunlukta bir sevişmeyi asla hafife almayın çünkü işin
bütün eğlencesi bir yana, hem fiziksel hem de zihinsel olarak üst düzey efor
gerektiren bir eylemden söz ediyoruz. Forma girmek isteyenlere tavsiye edilen
başlıca spor dalının seks olmasına şaşmamak gerek!
İdeal bir yatak diyalogunda, kadının ve erkeğin eşit, en azından birbirine
yakın derecede hareketli olması ve karşı tarafı tatmin etmek için uğraşması
beklenir. Fakat her gün işten yorgun argın eve gelen bir çiftin cinsel
hayatında kısa bir süre sonra şöyle kritik bir soru ortaya çıkabilir! Yatakta
kim kime hizmet edecek? Doğal olarak her ikisi de uğraşıp didinen olmak yerine
sırtüstü yatıp keyfine bakan olmayı tercih eder ve böylece birçok sevişme
denemesi, ikisinin de sırtüstü yatıp, keyfine değil ama televizyona bakmasıyla
sonuçlanabilir.
Oysa cinsellik hayatımızın, mutluluğumuzun ve ruh halimizin de önemli bir
parçası; üstelik asla başıboş bırakılmaması gereken bir alan. Ertesi sabahki
toplantının üzerimizde yarattığı baskı bizi bunaltıyor, yorgunluktan bütün
vücudumuz ağrıyor ya da gözümüzden uyku akıyor olabilir ama şunu kabul
etmeliyiz ki bu durum hiçbir zaman değişmeyecek. İşe gidemeyecek kadar yaşlı
olduğumuz gün, verimli seks deneyimleri için de fazla yaşlanmış olacağız. Acı
ama emin olun ki gerçek. Bizim bugünü kurtarmaya, rutin koşuşturmalarımızın
kaçınılmaz etkileriyle, seksin yaşamımızdaki yerini dengelemeye ihtiyacımız
var ki bu aslında çok da zor değil. Tek yapmamız gereken, seksin nasıl olması
gerektiğiyle ilgili kalıplaşmış, klişe düşünceleri bir kenara atmak ve yaşam
biçimimizin gerektirdiği yeni bakış açıları ve uygulamalar için yer açmak.
İşte bunlardan bazıları...
SEKSİ ÖDÜL HALİNE GETİRİN
Özellikle uzun soluklu bir ilişkiniz varsa şunu unutmayın ki seks kesinlikle
bir göreve dönüşmemeli; eğer dönüşürse, ondan giderek uzaklaşacağınıza, ondan
kaçmak için bir sürü bahaneye, özellikle de o meşhur baş ağrısına
sığınacağınıza kuşku yok. Oysa cinselliği ilişkinizde bir ödüle
dönüştürürseniz, bunun sizi hem duygusal olarak birbirinize, hem de sevişme
fikrine yaklaştırdığını göreceksiniz.
Peki, böyle bir ödül sistemi nasıl işler? Aslında çok basit! Son derece tuhaf
bir organ olan beynimiz, neden-sonuç ilişkilerini kurma konusunda özellikle
başarılı. Örneğin bir erkeğin beyni; 'Kız arkadaşımı okşadığım zaman hoşuna
gidiyor, öyleyse bunu daha sık tekrarlamalıyım' tarzı keşifleri rahatlıkla
yapabilir. Burada tek yapmanız gereken, birbirinizde hoşlandığınız ve
etkilendiğiniz davranışları kavramak için biraz daha fazla dikkat sarf etmek
ve seksi bu davranışların bir sonucu, yani ödülü haline getirmek. Bu yaklaşım
ikinizi de heveslendirecektir.
YATAĞA GİRMEYİ BEKLEMEYİN
Akşam evde birlikte geçirdiğiniz zamanı çok daha iyi
değerlendirebileceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. Örneğin partnerinizle
birlikte film izlerken, kitap okurken, yemek hazırlarken ya da yerken
birbirinize daha fazla temas edin. Her temasın hemen o anda sevişmeyle
sonuçlanmasını beklemeyin; küçük öpücükler, okşamalar, gıdıklamalar, bunların
hepsi sizi gecenin ilerleyen saatlerindeki güzelliklere ve her şeyden
önemlisi, sevişme düşüncesine hazırlar.
Bilindiği gibi, kadın bedeninin 'uyanmak' için çok daha fazla zamana ihtiyacı
olduğunu düşünecek olursak, birbirinize dokunmaya ne kadar erken başlarsanız,
o kadar vakit kazanmış olursunuz. Ayrıca bunu bir alışkanlık haline getirmek,
zamanla aranızda çok hoş ve farklı bir bağ kurulmasını da sağlayacak, bu bağ
fiziksel düzlemden ruhsal düzleme de yansıyacaktır. Kısacası, küçük ve
zahmetsiz dokunuşların her anlamda büyük faydasını göreceğiniz kesin.
PASİF KALMAKTAN KORKMAYIN
Adalet duygusu gelişmiş her kadın gibi belki siz de sevişirken bütün işi
partnerinize bırakmaktan hoşlanmıyor, ne kadar bitkin ya da gergin olsanız da
belli oranda katılım göstermek, yani parmağınızı kıpırdatacak haliniz olmadığı
halde hareket etmek istiyor olabilirsiniz. Ne de olsa yatakta put gibi yatıp
kendisine 'bir şeyler yapılmasını' bekleyen bir kadından hiçbir erkek
hazzetmez. Fakat burada es geçtiğiniz bir nokta var, teslimiyetten kaynaklanan
pasiflikle isteksizlikten kaynaklanan pasiflik arasındaki fark.
Akıllı ve sağduyulu bir erkek bu farkı iyi bilir ve kollarındaki kadının
teslimiyetten ileri gelen pasifliğini, kendini onun ellerine bırakmasını
'sıkıcılık' olarak nitelemeye kalkmaz. Eğer partneriniz o gece sizden bir
nebze daha enerjikse ve siz tam anlamıyla 'istek var, kuvvet yok'
durumundaysanız, rahatça uzanıp keyfini çıkarabilirsiniz. Bu durumda,
aldığınız yoğun zevki belli etmeniz onun kendisini mutlu ve gururlu
hissetmesine yetecektir.
KARŞILIK VERME PSİKOLOJİSİNDEN KURTULUN
Diyelim ki partneriniz size uzun uzun masaj ya da oral seks yaptı. Siz ise bir
yandan zevkten uçarken, bir yandan da acaba sizin de bu gece aynı şeyleri ona
yapmanız gerekir mi diye düşünüp dertleniyorsunuz; çünkü o kadar gevşedikten
sonra uyuyakalacağınızın farkındasınız. Oysa suçluluk duymanıza hiç gerek yok.
Çünkü partneriniz belki de çok daha doğrudan bir yolla tatmin edilmeye ihtiyaç
duyuyordur. Yani söylemek istediğimiz şu: Yatakta size yapılmasından
hoşlandığınız şeylerin aynılarını ona yaparak emeğinin karşılığını
vereceğinizi düşünmeniz çok saçma. Çünkü eğer mesele partnerinize zevk
vermekse, onun zevkinin araçlarına yönelmelisiniz, kendinizinkilere değil.
Ayrıca burada bir iş sözleşmesinden bahsetmiyoruz. Yani; 'Onun beni mutlu
ettiği gece içinde mutlaka ben de onu mutlu etmeliyim' diye düşünmeniz çok
anlamsız. Bir gece siz yatakta tembel kraliçeyi oynarsınız, bir başka gece o
kralınız olur ve siz de küçük, seksi bir hizmetçi rolüne bürünmenin tadını
çıkarırsınız! Üstelik erkekleri memnun etmek çok daha kolay olduğu için her
durumda avantajlı olacağınız kesin. Uzun lafın kısası, yatakta karşılıklılık
ilkesinin; 'Şimdi ben de aynısını yapmazsam olmaz' düşüncesine dayanmadığını
hatırlayın ve meseleye daha geniş çaplı, en azından birkaç geceyi kapsayacak
çapta bakın!
POZİSYON ÇIKMAZINI EŞİTLİKLE AŞIN
'Altta kalanın canı çıksın' sözü seks için; 'Üstte kalanın canı çıksın'
şeklinde değiştirilebilir; çünkü biliyorsunuz sevişirken üstte olmak her zaman
daha fazla hareket etmek demektir. Peki, şimdi ne olacak? Tabii ki eşitlik
taraftarı kadınlar sıfatıyla farklı arayışlara yöneleceğiz. Ne biz üste
çıkarak zaten yorgun olan üst bacak kaslarımızı mahvedeceğiz ne de
partnerimizi yoracağız.
Öyleyse; yüz yüze gelecek şekilde yan yana uzanınca bacaklarınızı makas
şeklinde birbirinizinkilerin arasından geçirerek birbirinize ulaşabildiğinizi
göreceksiniz. Bunun için vücudunuzun üst kısmını biraz geriye vermeniz
gerekebilir, böylece cinsel organlarınızın buluşması kolaylaşacaktır. Ayrıca
bu pozisyonda ikiniz de aynı derecede yorulacağınız için kimse birbirini
kazıklamış olmayacağından, içiniz de rahat edecektir!
İŞTAH AÇIN İŞTAHINIZ AÇILSIN
Cinsel tembelliği aşmanın yollarından biri de elbette seks isteğinin
ateşleyici silahlarından faydalanmak. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki;
partneriniz sizinle sevişmeye daha fazla istek duyarsa bu sizin isteğinizi de
artıracaktır. Önemli olan iki tarafın arzusunun birbirini tetiklemesi. İşte bu
tetiklemeyi sağlamak için biraz gayret gösterip evin içinde eşofman altları
yerine mini şortlarla dolaşabilir, duştan sonra vücudunuzu salonda,
partnerinizin gözü önünde kremleyebilir, banyodan çıktıktan sonra saçınızı
hemen kurutmak yerine bir süre ıslak sergileyebilir, kısacası biraz poz
kesebilirsiniz!
Aynı şekilde, gün içinde birbirinize atacağınız erotik mesajlar ya da kısa
telefon konuşmaları da sizi akşama hazırlayacaktır. Bu tür küçük ayrıntılar
çok işe yarar; çünkü hem fazla çaba harcamanız gerekmez, hem de gerçekten
etkili olur.
STRESE TESLİM OLMAYIN
Kafanız son derece önemli meselelerle dolu, öyle değil mi? Ertesi gün
yetişmesi gereken işlerin bütün ağırlığını daha şimdiden omuzlarınızda
hissediyorsunuz, yapacağınız sunum için hazırlanmanız gerek, annenizle kavga
ettiniz, en yakın arkadaşınız birkaç gün önce sevgilisinden ayrıldığı için
gelip gelip size ağlıyor, evde yemek yok, ortalığı da biraz toplamak gerek.
Bütün bunların arasında debelenirken, seks de neymiş? Peki, öyleyse size başka
bir soru! Sevişmek için kafanızın içinin tertemiz olmasını beklemek
niyetindeyseniz, aşağı yukarı ne kadar bekleyeceğinizi tahmin ediyorsunuz?!
Bunun hiçbir zaman mümkün olmadığını siz de gayet iyi biliyorsunuz.
Hayatınızda her zaman sizi üzen, yoran, sıkan, geren, düşündüren,
endişelendiren bir şeyler ve birileri olacak. O yüzden siz en iyisi seks için
arınmayı beklemek yerine, seksle arınmayı deneyin. Çünkü cinselliği bir stres
atma aracı olarak kullanmak hiç de fena fikir değil. Havaya girmek için zaman
zaman kendinizi biraz zorlamanız gerekebilir ama bir kez açıldıktan sonra
kopup bambaşka diyarlara gittiğinizi ve her türlü derdi tasayı unuttuğunuzu
göreceksiniz!
Göbekten nefes alarak uygulanan nefes egzersizi tekniği kalp ve zihin bütünlüğüne ulaşmayı amaçlıyor.
Bunu uygulayan uzmanlara göre; bilinçli şekilde nefes alarak, fizyolojik ve psikolojik durumumuzu olumlu yönde değiştirmek, hem de yaşlanmayı geciktirmek mümkün...
En büyük enerji kaynağımız; nefesimiz... Soluk almak, duyguları bastırmak ya da açığa çıkarmak için kullandığımız bir mekanizma aynı zamanda. Nefes terapistleri toplumdaki yanlış koşullandırmalar ve yaygın davranış kalıpları sebebiyle, çoğu insanın yanlış nefes aldığına dikkat çekiyorlar. Yani çocukluğumuzdan itibaren duygularımızı açığa vurmanın doğru olmadığına şartlandırılıyoruz ve bunu nefesimizi tutarak ya da daha 'sığ' nefes alarak başarabildiğimizi keşfediyoruz. Bu andan itibaren, bu yanlış nefes alma alışkanlıkları, duygusal açıdan korunmak üzere kullandığımız bir kalkan oluveriyor. İşte yurtdışında yaygın olarak uygulanan nefes terapisi, yeterli ve doğru nefes almanın püf noktalarını ortaya çıkarmak için geliştirilmiş. İşin güzel yanı, ortalama 6-9 seanslık bir eğitimden sonra bu yöntemi kendiniz de uygulayabiliyorsunuz. Avrupa'da ve Hindistan'da yaygın olarak uygulanan bir çok nefes terapisi eğitimleri artık ülkemizde de talep görüyor. Nefes terapisi meditasyon çalışmalarıyla birleşince ortaya sentez teknikler de çıkıyor. Psikolojik kökenli ağrılardan ve uykusuzluk sorunlarından kurtulmak için bu teknikler birebir.
Nefesi göbekten alın
Burç deyince akla "balık balığa, terazi teraziye, koç koça benzer"
kanısı gelir. Oysa doğar doğmaz nasıl bir isme sahip olunuyorsa, yine doğum
tarihiyle birlikte herkes bir kişilik özelliğine sahip oluyor.
Gary Goldschneider ve Joost Elffers'in hazırladığı "The Secret Language of
Birthdays" (Doğum Günlerinin Gizemli Dili) adlı kitaba göre, örneğin Ali 4
Mayıs'ta doğmuşsa "Dadı Ali", Ahmet 5 Mayıs'ta doğmuşsa "Külyutmaz Ahmet"
oluyor.
İşte doğum günlerine göre kişilik özellikleriniz:
KOÇ
(21 Mart - 20 Nisan)
21 Mart Berrak
22 Mart Doğrucu
23 Mart Meraklı
24 Mart Sade
25 Mart Dinamik
26 Mart Güvenilir
27 Mart Başlatıcı
28 Mart Masum
29 Mart Gözlemci
30 Mart Uzlaşmaz
31 Mart İnatçı
1 Nisan Ağırbaşlı
2 Nisan İdealist
3 Nisan Dayanıklı
4 Nisan
Kararlı
5 Nisan İş bitirici
6 Nisan Deneyci
7 Nisan Coşkulu
8
Nisan Vicdanlı
9 Nisan Ölçüsüz
10 Nisan Gözüpek
11 Nisan Politik
12 Nisan Sosyal
13 Nisan Kutsal
14 Nisan Gelenekçi
15 Nisan
İnsancıl
16 Nisan Komik
17 Nisan Ciddi
18 Nisan Savunmacı
19
Nisan İradeli
20 Nisan Mücadeleci
BOĞA (21 Nisan - 20 Mayıs)
21
Nisan Sorumlu
22 Nisan Sağlam
23 Nisan Ürkek
24 Nisan Korumacı
25 Nisan Maddeci
26 Nisan Terbiyeli
27 Nisan Yeterli
28 Nisan
Sadık
29 Nisan Hüzünlü
30 Nisan Vazifeşinas
1 Mayıs Alaycı
2
Mayıs İnceleyici
3 Mayıs İletişimci
4 Mayıs Dadı
5 Mayıs Külyutmaz
6 Mayıs Fantastik
7 Mayıs Düşkün
8 Mayıs Dobra
9 Mayıs Mert
10 Mayıs Yalnız
11 Mayıs Gezgin
12 Mayıs Bağımsız
13 Mayıs
Çekici
14 Mayıs Taşkın
15 Mayıs Hayalci
16 Mayıs Becerikli
17
Mayıs Çetin
18 Mayıs Hareketli
19 Mayıs İknacı
20 Mayıs Dışavurumcu
İKİZLER (21 Mayıs - 21 Haziran)
21 Mayıs Yaratıcı
22 Mayıs
Destansı
23 Mayıs Aktarıcı
24 Mayıs Görkemli
25 Mayıs Cüretkar
26 Mayıs Anaç
27 Mayıs Fedakar
28 Mayıs Fevri
29 Mayıs Acar
30 Mayıs Çevik
31 Mayıs Kırıcı
1 Haziran Gözde
2 Haziran Çözücü
3 Haziran Edalı
4 Haziran Eleştirici
5 Haziran Öncü
6 Haziran
Hayalperest
7 Haziran Eğlendiren
8 Haziran Etkili
9 Haziran Israrcı
10 Haziran Yanar döner
11 Haziran Göçebe
12 Haziran İyimser
13
Haziran Maceraperest
14 Haziran Fırtınalı
15 Haziran Ayartıcı
16
Haziran Paragöz
17 Haziran Sanatçı
18 Haziran Cimri
19 Haziran
Kışkırtıcı
20 Haziran Cazibeli
21 Haziran Keyifli
YENGEÇ (22
Haziran - 22 Temmuz)
22 Haziran Alkışçı
23 Haziran Büyüleyici
24
Haziran Sihirbaz
25 Haziran Yenilikçi
26 Haziran Dirençli
27 Haziran
Savunmacı
28 Haziran Duygusal
29 Haziran Havai
30 Haziran Güdümlü
1 Temmuz Kopmuş
2 Temmuz Baygın
3 Temmuz Vefalı
4 Temmuz
Temsilci
5 Temmuz Şovmen
6 Temmuz Arzulu
7 Temmuz Teşhirci
8
Temmuz Pragmatik
9 Temmuz Şaşkın
10 Temmuz Dengesiz
11 Temmuz
Dikkafalı
12 Temmuz İnandırıcı
13 Temmuz Fırsatçı
14 Temmuz Abartıcı
15 Temmuz Baştan çıkaran
16 Temmuz Gergin
17 Temmuz Profesyonel
18 Temmuz İçten
19 Temmuz Mekanik
20 Temmuz İstikrarsız
21
Temmuz Trajikomik
22 Temmuz Dalgalı
ASLAN (23 Temmuz - 23 Ağustos)
23 Temmuz İş bitirici
24 Temmuz Değişken
25 Temmuz Kahraman
26
Temmuz Müjdeci
27 Temmuz Kararlı
28 Temmuz Şampiyon
29 Temmuz
Gelenekçi
30 Temmuz Somut
31 Temmuz İnsancıl
1 Ağustos Özgün
2
Ağustos Çok yönlü
3 Ağustos Sorgulayıcı
4 Ağustos Rehber
5 Ağustos
Soğukkanlı
6 Ağustos Eşsiz
7 Ağustos Temiz yüzlü
8 Ağustos Numaracı
9 Ağustos Hisli
10 Ağustos Kadife sesli
11 Ağustos Onaylayıcı
12
Ağustos Muhafazakâr
13 Ağustos Tuhaf
14 Ağustos Kopyacı
15 Ağustos
Emredici
16 Ağustos Hararetli
17 Ağustos Öfkeli
18 Ağustos Dayanıklı
19 Ağustos Şaşırtıcı
20 Ağustos Gizemli
21 Ağustos Dışa dönük
22
Ağustos Deneyimli
23 Ağustos Kusursuz
BAŞAK (24 Ağustos - 23 Eylül)
24 Ağustos Cinfikirli
25 Ağustos Kontrolsüz
26 Ağustos Yardımsever
27 Ağustos Sosyal
28 Ağustos Dilbaz
29 Ağustos Yapıcı
30 Ağustos
Sert
31 Ağustos Gösterişçi
1 Eylül Mantıklı
2 Eylül İşkolik
3
Eylül Başına buyruk
4 Eylül İnşa eden
5 Eylül Hükümdar
6 Eylül
Kaderci
7 Eylül Başarılı
8 Eylül Titiz
9 Eylül Talepkar
10 Eylül
Azimli
11 Eylül Dramatik
12 Eylül Savaşçı
13 Eylül İhtiraslı
14
Eylül Kavrayışlı
15 Eylül Yönetici
16 Eylül Coşkun
17 Eylül Azimli
18 Eylül Ketum
19 Eylül İyi görünümlü
20 Eylül Amir
21 Eylül
Zevkli
22 Eylül Yorulmak bilmez
23 Eylül Güncel
TERAZİ (24 Eylül
- 23 Ekim)
24 Eylül Avare
25 Eylül Taşlamacı
26 Eylül Sabırlı
27
Eylül Hırslı
28 Eylül Kalp kıran
29 Eylül Tepkisel
30 Eylül Gafçı
1 Ekim İz sürücü
2 Ekim Sivri
3 Ekim Modacı
4 Ekim Düzelmez
5 Ekim İlkeli
6 Ekim Bohem
7 Ekim Muhalefet
8 Ekim Romantik
9 Ekim Cüretkar
10 Ekim Ekonomik
11 Ekim Rahat
12 Ekim Edalı
13 Ekim Zor
14 Ekim Ilımlı
15 Ekim Oyuncu
16 Ekim Yargıç
17
Ekim Dengeli
18 Ekim Lider
19 Ekim Pırıltılı
20 Ekim Modern
21
Ekim Benzersiz
22 Ekim Cazibeli
23 Ekim Çelişkili
AKREP (24 Ekim
- 22 Kasım)
24 Ekim Detaycı
25 Ekim Saf
26 Ekim Organizatör
27
Ekim Mesafeli
28 Ekim Araştırmacı
29 Ekim Yenilikçi
30 Ekim İleriyi
gören
31 Ekim Pür dikkat
1 Kasım Saldırgan
2 Kasım Dönüştüren
3
Kasım Dünyevi
4 Kasım Kışkırtan
5 Kasım Gerçekçi
6 Kasım Enerjik
7 Kasım Kaşif
8 Kasım Çılgın
9 Kasım Cezbedici
10 Kasım Değişken
11 Kasım Gizli
12 Kasım Karizmatik
13 Kasım Yorumcu
14 Kasım
Soruşturmacı
15 Kasım Rastlantısal
16 Kasım Patron
17 Kasım Köprü
18 Kasım Huysuz
19 Kasım Yorumcu
20 Kasım Kafası karışık
21
Kasım Şık
22 Kasım Liberal
YAY (23 Kasım - 21 Aralık)
23 Kasım
Saygısız
24 Kasım Neşeli
25 Kasım Çabalayan
26 Kasım Özel
27
Kasım Heyecanlı
28 Kasım Çapkın
29 Kasım Öneren
30 Kasım Saldıran
1 Aralık Şen
2 Aralık Vurdumduymaz
3 Aralık Hünerli
4 Aralık
Metanetli
5 Aralık Emin
6 Aralık Seçici
7 Aralık Benmerkezci
8
Aralık Terk edilmiş
9 Aralık Süslü
10 Aralık Arzulu
11 Aralık Yoğun
12 Aralık Narsist
13 Aralık Marifetli
14 Aralık Gösterişli
15
Aralık Olgun
16 Aralık Uçuk
17 Aralık Kimyager
18 Aralık İri
19
Aralık Bakıcı
20 Aralık Doğuran
21 Aralık Muamma
OĞLAK (22
Aralık - 20 Ocak)
22 Aralık Enerjik
23 Aralık Sarsıcı
24 Aralık
Karmaşık
25 Aralık Doğal
26 Aralık Yılmaz
27 Aralık Yardımcı
28
Aralık Çokbilmiş
29 Aralık Üstün
30 Aralık Az ve öz
31 Aralık
Estetik
1 Ocak Düzenleyici
2 Ocak Bencil
3 Ocak Yoğun
4 Ocak
Formülcü
5 Ocak Kendini onaran
6 Ocak İçerikli
7 Ocak Sıradışı
8
Ocak Fenomen
9 Ocak Hevesli
10 Ocak Görünmez
11 Ocak Değerli
12
Ocak Vahşi
13 Ocak Seyyar
14 Ocak Kaynaşan
15 Ocak Çaresiz
16
Ocak Ergin
17 Ocak Ağırsıklet
18 Ocak Çocuksu
19 Ocak Hayalperest
20 Ocak Başıboş
KOVA (21 Ocak - 19 Şubat)
21 Ocak Lider
22
Ocak Bocalayan
23 Ocak Kişilikli
24 Ocak Ulaşılmaz
25 Ocak Kaderci
26 Ocak Faal
27 Ocak Gelişmiş
28 Ocak Dayanılmaz
29 Ocak Kavgacı
30 Ocak Mükellef
31 Ocak Şair
1 Şubat Gönüllü
2 Şubat Kaliteli
3 Şubat Hakiki
4 Şubat Bükülmez
5 Şubat Hatip
6 Şubat Popüler
7 Şubat Ütopik
8 Şubat Müneccim
9 Şubat Canlı
10 Şubat Yürekten
11 Şubat Rahat
12 Şubat Birleştirici
13 Şubat Çevik
14 Şubat
Hazır cevap
15 Şubat Mucit
16 Şubat Animatör
17 Şubat Sebatkâr
18 Şubat Dahi
19 Şubat Kâşif
BALIK (20 Şubat - 20 Mart)
20 Şubat İzlenimci
21 Şubat Candan
22 Şubat Evrensel
23
Şubat Tutarlı
24 Şubat Verici
25 Şubat Bahaneci
26 Şubat Uyandıran
27 Şubat Hakiki
28 Şubat Hoşlanılan
29 Şubat Delikanlı
1 Mart
Sanatçı
2 Mart Tutsak
3 Mart Tasarımcı
4 Mart Soyut
5 Mart
Cennet cehennem
6 Mart Güzel
7 Mart Somut
8 Mart Aykırı
9 Mart
Astronot
10 Mart Psikolog
11 Mart Sezgili
12 Mart Atak
13 Mart
Kaçınılmaz
14 Mart Görece
15 Mart Çok bilmiş
16 Mart Esin
17
Mart Havai
18 Mart Kararsız
19 Mart Israrcı
20 Mart Oyunbaz