| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 07.2009 Other entries in 2009-07 resimler , videolar

GÜNÜN SÖZÜ

"Altın ateşle, kadın altınla, erkek de kadınla erir."

Pisagor

Bir Kadın Ne İster?

Bir Kadın Ne İster

Evliliğiniz Tansiyonunuza Bağlı

Arun_Defne_Evlilik_SahnesiMutlu evliliğin tansiyona iyi geldiği, stresli bir evliliğin ise bekârlıktan daha kötü olabileceği belirlendi. Evlilerin bekarlardan daha sağlıklı olduğu daha önceki araştırmalarda kanıtlanmıştı. Bu araştırmalara bu kez ‘tansiyon’ eklendi. 204 evli ve 99 bekâr gönüllü üzerinde yapılan araştırmada, deneklere 24 saat üzerlerinde taşıdıkları, düzenli tansiyon ölçümü yapan cihazlar takıldı. Evli gönüllülere ayrıca evlilikleri hakkında bilgi almak için anket doldurtuldu. Araştırma sonucunda, evliliklerinden tatminkâr olanların tansiyon değerlerinin ortalaması daha düşük çıktı. Mutsuz evlilerin tansiyon değerleri ise bekâr deneklere oranla yüksek çıktı. Araştırmanın, tansiyon söz konusu olduğunda, evli olup olmamaktan ziyade evliliğin niteliğinin önemli olduğunu gösterdiği belirtildi. Brigham Young Üniversitesi öğretim görevlisi Julianne Holt-Lunstad, “Araştırmalarımız evlilik kalitesinin önemli olduğun gösterdi. Ancak iyi ve kötü evlilikle bekârlığın uzun dönemde sağlık üzerindeki etkisini saptamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulabilir” şeklinde konuştu.

Gebelikte Göğüslerden Süt Gelmesi

GebelikHamileliğin başlaması ile memeler nasıl değişime uğrar?

Memeler bağ dokusu tarafından desteklenerek göğüs duvarına asılmış olan yoğunlukla yağ dokusundan oluşur. Her memede; süt üreten hücreler ve kanalları çevreleyen yağ ve destek bağ dokusu lobülleri oluşturur. Birkaç lobül de bir araya gelerek lobları oluşturur. 15-20 lob da bir memeyi oluşturur. Her lob meme ucuna açılan kanala (duktusa) sahiptir. Meme ucunun çevresindeki koyu renkli dokunun altında ise meme ucunun kayganlığını sağlayan montgomery salgı bezleri vardır. Gebelikte memelerde meydana gelen değişimin tek amacı bebeği beslemektir. Bunu sağlayanda östrojen, progesteron ve prolaktin adlı hormonların düzeyindeki ani artıştır.

Memede hacim artışı (büyüme) ile birlikte sadece meme ucunda veya tüm memede hassasiyet artışı ve ağrı oluşabilir. Bu da genellikle gebeliğin ilk işaretlerinden biridir. Sütyen numarası özellikle ilk gebelikte 1 veya 2 numara büyüyebilir. Hacimdeki artış memenin çok ağır, gergin ve ağrılı hissedilmesine neden olur. Bazı kadınlar ise memede karıncalanma, batışma olarak tarifledikleri şikayetler tanımlarlar. Gebeliğin devamında meme ucu ve areolası (çevresindeki koyu renkli alan) daha koyu renk alır, gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bu areoladaki dairesel montgomery bezleri belirginleşir. Memedeki yüzeyel venler ( toplar damarlar) daha belirgin hal alırlar.

Hamilelikte hangi dönemde memelerden süt gelebilir?

Gebeliğin 16 haftasından itibaren memeler süt üretimine başlarlar. Bu dönemden sonra meme ucundan açık sarı, saman rengi az miktarda sıvı gelebilir. Buna Kolostrum adı verilir ve halk arasında “ağız sütü” olarak da tanımlanır. Kolostrum ilk geldiğinde yoğun ve sarı renklidir, ilerleyen dönemde daha açık renkli ve daha sulu bir hal alır. Bebeğin ilk günlerdeki ihtiyaçlarını, gerek besin gerekse bulaşıcı hastalıklara karşı koruyucu antikorlar bakımından mükemmel şekilde karşılayan bu kıvamlı sıvı gebeliğin mucizelerinden biridir.

Her gebenin hamileliğinde memelerinden süt gelir mi?

Hayır her gebeden gelmez. Gelmesi de gerekmez.

Memelerden süt geldiğinde ne yapılmalı?


Memeden gelen sıvı açık sarı renkli, kokusuzsa, kan veya iltihap içermiyorsa endişe etmeye gerek yoktur. Sütyeni ve elbisenizi ıslatmaması için temiz göğüs pedi kullanmak yapılması gereken tek iştir. Ayrıca memedeki hassasiyeti azaltmak amacıyla destekleyici sütyenler etkili olacaktır. Özellikle egzersiz yaparken artmış ağırlığı ve hacmi desteleyecek, ağrıyı azaltacak sütyenler etikili olacaktır. Bu sütyenlerde de pamuklu olanlar sentetiklere tercih edilmelidir.

Keza meme dokusunu besleyen damarların ani ve çok büyümesi ile meme ucundan nadiren sızıntı şeklinde kanda gelebilir. Bu da gebelikte normaldir fakat bunun ayrımını gebenin takip olduğu kadın doğum uzmanının yapması yerinde olacaktır.

Gebelikte memede ele gelen kitleler nasıl değerlendirilir?


Gebelik boyunca memelerde bahsettiğimiz değişimler oluşurken dahi ,kişinin kendi kendine 4-5 hafta arayla meme muayenesine devam etmesini öneririm. Gebelikte yapılan meme muayenesinde ele gelen kitlelerin çoğunu süt kanallarının tıkanması nedeniyle oluşmuş kitleler oluştursa dahi, şüpheli sert, geçmeyen kitleleri kadın doğum uzmanı mutlaka görmelidir.

Op. Dr. Fatma Gençtürk Özer Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Renkler Ruhsal Durumu Ele Veriyor

RenklerKişilerin renk tercihlerinin, ruhsal durumları hakkında ipucu verebildiği bildirildi. Peki hangi renk ne anlama geliyor?

Kişilerin renk tercihlerinin, ruhsal durumları hakkında ipucu verebildiği bildirildi. ''Kırmızıyı sevenler 'arkadaş canlısı', sarıyı sevenler 'entelektüel', turuncuyu sevenler 'cesur ve maceracı', siyahı sevenler 'otoriter', maviyi sevenler ise 'popüler'' kişilik yapısına sahip oluyor. Türkiye PsikiyatriBursa Şubesi Başkanı İbrahim Afif Karakılıç, ışığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak gözde bıraktığı etkiye renk denildiğini belirtti. Derneği

Psikolojik etkilerine göre, rengin sıcak ve soğuk olarak sınıflandırıldığını anlatan Karakılıç, sıcak renklerin sarı, kırmızı ve turuncudan oluştuğunu, soğuk renklerin ise mavi, mor ve yeşil olduğunu ifade etti.

Sıcak renklerin, daha çabuk algılanabildikleri ve görsel düzen içinde fark edilebilir olmasından dolayı insanlara daha yakın bir his uyandırdığını ifade eden Karakılıç, soğuk renklerin ise geriye çekilme etkisi gösterdiğini ve uzaklık hissi doğurduğunu vurguladı.
Sıcak renklerin izleyeni uyardığını ve neşelendirdiğini ifade eden Karakılıç, ''Sıcak renk tonları fiziksel gücü, enerjiyi, dinamizmi artırır, metabolizmayı hızlandırır. Fazlası ise heyecan, yorgunluk, şiddet, saldırganlık ve konsantrasyon güçlüğü yaratabilir. Soğuk renkler ise tam tersi etki yapar'' dedi.

Kişilerin renk tercihlerinin ruhsal durumları hakkında ipucu verebildiğine değinen Karakılıç, şunları söyledi:

''Çoğumuz çocukken bize 'En çok hangi rengi seviyorsun?' sorusunun yöneltildiğini hatırlarız. Kişinin özel renk tercihinden, onun ruhsal durumu hakkında ipucu öğrenmek mümkün. çünkü, renkler insanların kişisel özelliklerini ve ruhsal yapısını ortaya koyar. Mesela, kırmızıyı sevenler 'arkadaş canlısı', sarıyı sevenler 'entelektüel', turuncuyu sevenler 'cesur ve maceracı', siyahı sevenler 'otoriter', maviyi sevenler 'popüler' kişilik yapısına sahip oluyor.''

Kırmızı renkten hoşlanan birinin enerjik bir şekilde dışa açık ve doğru hareket etmeye hazır bir kişilik yapısına sahip olduğunu belirten Karakılıç, şunları kaydetti:

'Kırmızıyı sevenler ayrıca arkadaş canlısı, bağışlayıcı, minnet duyguları gelişmiş kişiliğe sahipler. Turuncuyu tercih edenler ise cesur ve maceracı oluyor. Gülmeyi ve başkalarını güldürmeyi de çok seviyor. İletişim, hareket ve girişim turuncuyu sevenlerin karakter yapısını gösteriyor. Sarıyı seviyorsanız entellektüelsiniz. Akıl ve mantık sizden sorulur. çalışkan bir kişiliğiniz var. Bulunduğunuz her ortamda otorite ve kontrol sahibi olmak hoşunuza gider. Yeşili tercih ediyorsanız, paylaşımcılığınız, uyumlu, verici ve yardımsever kişiliğinizle meşhursunuzdur. Olumlu muhakeme, bilinç ve anlayışınızla ailenizin ve çevrenizin güven ve koruma sembolüsünüzdür. Turkuaz tercihini kullananlara karşı insanlar büyük ilgi duyar. Bu kişiler sakin ve rahatlatıcı kişiliğe sahiptir. Mavi, ruhun derinliklerine girişi gösterir. Maviyi seven kişinin en iyi özelliklerinden biri sorumluluk, sadakat ve düzen duygusunun kuvvetli olmasıdır. Siyah renk kişide geleneksel ve saygıdeğer bir kişiliğin var olduğunu gösterir. Siyah ayrıca güç ve otoritenin simgesidir. Temizliğin, saflığın ve masumiyetin simgesi olan beyazı seven kişiden ise insanlar çok etkilenir.

Soğuk Su Kalori Yaktırır mı?

soğuk su Su konusunda bana sorulan iki sorudan birisi, “Sıcak su yağları eritir mi?”; diğeri ise “Soğuk su içince vücut daha fazla mı kalori yakar?”

Dilara Koçak

Su konusunda bana sorulan iki sorudan birisi, “Sıcak su yağları eritir mi?”; diğeri ise “Soğuk su içince vücut daha fazla mı kalori yakar?”  İki sorunun cevabı da bireylerin duymak istediği ve işlerini kolaylaştıracak nitelikte değil. Yani sıcak su yağları eritmiyor, soğuk su da kalori yakımını artırmıyor. Soğuk su içince vücudun onu kendi sıcaklığına getirmek için enerji harcadığı mantığından yola çıkanların merakını gidermek için tabii ki çalışmalar yapılmış.

Sıvı desteği şart
2006 yılında The Journal of Clinical Endocrinology and Metabolism’da yayımlanan bir çalışmaya göre vücut sıcaklığı için suyu ısıtmanın maliyeti yani kalori harcama oranı; normal su içenlerle kıyaslandığında arada anlamlı bir fark bulunmamış. İsviçre’de sağlıklı gönüllü gençler üzerinde yapılan bu çalışmada su sıcaklığının kalori yakımına etkisi olmadığı bildirilmiş. American College of Sports Medicine ise sıvılar ile ilgili egzersize bağlı olarak şöyle açıklama yapıyor:
Hidrasyonu korumak yani vücudu susuz bırakmamak, düzenli egzersiz yapan bireylerde optimum fiziksel performans için önemli bir yardımcıdır.
Aslında sporcunun önemli rakiplerinden birisi de vücudun hidrasyonudur, iyi bir sıvı desteği iyi bir performansa yardımcıdır.
Sıvı alımı ve performans
1) Çocuk sporcularda dengeli beslenme ve sıvı desteği, her 24 saat için kontrol edilmelidir. Egzersiz öncesi olduğu kadar egzersiz sırasındaki sıvı desteği de önemlidir.
2) Yeterli hidrasyonu sağlamak ve boşaltıma zaman vermek için egzersizden iki saat önce 500 ml sıvı mideye inmiş olmalıdır.
3) Egzersiz sırasında özellikle atletler, düzenli aralıklarla terle kaybettikleri suyu yerine koymalıdır.
4) Bu sıvıların kaybedilen suyu yerine daha hızlı koyabilmesi için ortam sıcaklığından daha soğuk olmaları tercih edilir (15 - 22 0C gibi).
5) Uzun süreli egzersizlerde; (1 saatten uzun) sadece su yerine karbonhidrat ve / veya elektrolit eklenmiş içecekler de iyi olabilir.
6) Yoğun egzersiz ve bir saatten uzun çalışmalarda yüzde 4 -8 oranında karbonhidrat içeren sıvılar kullanılabilir.
7) Aşırı terle sodyum kaybı da gündeme gelebileceği için hiponatremiye engel olmak için bir saatten uzun süren egzersizlerde 1 litre için 0,5 -0,7 gr sodyum takviyesi düşünülebilir.

Mutfağınız iyi bir eczanedir
Kanserle savaşmak İçİn: Meyveleri kabuğuyla yiyin. Kabuğa yakın olan bölgelerde çok daha fazla besleyici ve faydalı madde bulunur. Yakın zamanda yapılan bir laboratuvar deneyinde kırmızı elmanın kabuğundaki bir düzineden fazla kimyasal bileşiğin meme, karaciğer ve kolon kanseri hücrelerinin büyümelerini engellediği görüldü. Elmayı iyice yıkayın ve kabuğu ile birlikte tüketin.
Kolesterolle mücadele İçİn: Salatanızın üzerine ceviz serpin veya cevizi ara öğün olarak tüketin. Araştırmalar her gün ceviz tüketimiyle total kolesterol ve LDL (kötü) kolesterolde düşüş olduğunu bildiriyor. Bu da kalp hastalığı riskinde önemli azalma demektir.
Kİlo kontrolü İçİn: Şeker yerine kuru meyve kullanın, canınız tatlı istediğinde kuru meyve seçin, evde komposto ve hoşaflar hazırlayın. Ayrıca kek ve kurabiyelerde de şeker miktarını azaltıp meyve ile destekleyebilirsiniz.

Salatanızı değiştirin
Değişik sebze ve meyve çeşitleriyle salatanızı renklendirin ve besin değerini artırın. İşte size bazı öneriler:  Ne kadar renkli, o kadar iyi.
* Renklendirin: Ekleyeceğiniz domates, brokoli, havuç, kırmızı biber, yeşil biber ve pancar kansere karşı korur.
* Tatlandırın: Mandalina - portakal dilimleri, dilimlenmiş çilek, kurutulmuş meyvelerle damak tadınızı geliştirin.
* Kalbe yararlı bir hale getirin: Yağsız peynir, yağsız tavuk veya hindi, ton balığı, haşlanmış mercimek eklediğiniz salatayı öğün yerine tüketin.
* Kıtır ekleyin yeme sürenizi uzatın: Fırınlanmış kıtır ekmek parçaları, badem, ceviz, fındık, çekirdek ekleyerek çiğneme sürenizi uzatabilirsiniz; bu da beyne doy sinyali gitmesini sağlar.
* Aroma ekleyin lezzetini artırın: Baharat ekleyin, Zeytinyağı, sirke, yoğurt ve kekik, nane pul biber gibi baharat ve çeşniler kullanın. Biraz hardal da olabilir, ama mayonezden uzak durun.

Vücut Yağlarını Eriten Çay Formülü

bitkisel_caySabah akşam için yağlardan kurtulun...

Malzemeler:

2 avokado yaprağı,

Bir tutam mısır püskülü,

Kiraz sapı,

Yarım tatlı kaşığı rezene tohumu,

2-3 yaprak sinameki,

4-5 adet saplarıyla birlikte maydanoz

Hazırlanışı:

Malzemeler bir bardak suya konularak 2-3 dakika kaynatılır. Çay demlendikten sonra süzülerek içine ince bir dilim limon konur. Şekersiz olarak sabah ve akşam günde iki kez uygulanır. Ancak bitkisel çay ne çok aç, ne de çok tok içilmelidir.

Malzemeler:

1-2 adet avakado yaprağı

1 çay kaşığı yeşil çay

1 tutam kiraz sapı

1 tutam mısır püskülü

1 çay kaşığı rezene tohumu

Hazırlanışı :

Malzemeleri 1 su bardağı kaynar suya koyduktan 1-2 dakika kaynatın ve hafifçe fokurdadıktan sonra 3-4 dakika demlenmeye bırakın.

Şeker veya tatlandırıcı eklenmeden sadece çok ince bir dilim limonla günde 2 veya 3 fincan içilebilir.

Hayatınızı Renklendirecek 7 Seks Oyunu

Paris-Hilton-SeksKendinize ayıracak bir dakikanın bile olmadıı günler birbirini kovalarken, eve döndüğünüzde tek istediğiniz kendinizi kanepeye atmak! Bu düzende, kış uykusundaki seks hayatınızı uyandıran çözümler yazımızda! Sabahın kör karanlığında kalkıp akşama kadar hiç durmadan çalışan, toplantıdan toplantıya koşan, işten çıktıktan sonra evine bir buçuk saatte ve üstelik sinir içinde giden bir insan, kapıdan içeri girip kendini salondaki kanepeye attıktan sonra ne ister? Evet; bildiniz! Boş gözlerle duvarları seyretmekten başka hiçbir şey! Enerjimizin tamamını gün içinde tüketmek bize kesinlikle iyi gelmiyor. Çünkü akşam kendimiz için bir şeyler yapmaya zamanımız olsa bile halimiz olmuyor. Sırf bu yüzden hayatımızdaki pek çok zevkten mahrum kalıyoruz. Peki ya cinselliği bu rutin döngünün dışında tutabiliyor muyuz? Ne yazık ki; hayır! Üstelik bu konuda biz kadınların işi erkeklerden daha da zor. Çünkü vücudumuzun sekse hazır hale gelmesi onlarınkinden çok daha fazla zaman ve çaba gerektiriyor.

İşte tam da bu yüzden, artık kimsenin partneri için öyle fazla zahmete girmeye yanaşmadığı bir cinsel ortamda, daha da şanssız hale geliyoruz. Sabit bir ilişkimiz olsa da olmasa da, seksin hayatımızdaki yeri yavaş yavaş küçülüyor, farkına bile varmadan cinsel ihtiyaçlarımızı arka plana atmaya ya da en basit şekilde, en kısa yoldan karşılamaya başlıyoruz. Kısacası, dışarıda çalıştıkça yatakta tembelleşiyoruz.

KİM KİME HİZMET EDECEK?


Süre olarak ortalama uzunlukta bir sevişmeyi asla hafife almayın çünkü işin bütün eğlencesi bir yana, hem fiziksel hem de zihinsel olarak üst düzey efor gerektiren bir eylemden söz ediyoruz. Forma girmek isteyenlere tavsiye edilen başlıca spor dalının seks olmasına şaşmamak gerek!

İdeal bir yatak diyalogunda, kadının ve erkeğin eşit, en azından birbirine yakın derecede hareketli olması ve karşı tarafı tatmin etmek için uğraşması beklenir. Fakat her gün işten yorgun argın eve gelen bir çiftin cinsel hayatında kısa bir süre sonra şöyle kritik bir soru ortaya çıkabilir! Yatakta kim kime hizmet edecek? Doğal olarak her ikisi de uğraşıp didinen olmak yerine sırtüstü yatıp keyfine bakan olmayı tercih eder ve böylece birçok sevişme denemesi, ikisinin de sırtüstü yatıp, keyfine değil ama televizyona bakmasıyla sonuçlanabilir.

Oysa cinsellik hayatımızın, mutluluğumuzun ve ruh halimizin de önemli bir parçası; üstelik asla başıboş bırakılmaması gereken bir alan. Ertesi sabahki toplantının üzerimizde yarattığı baskı bizi bunaltıyor, yorgunluktan bütün vücudumuz ağrıyor ya da gözümüzden uyku akıyor olabilir ama şunu kabul etmeliyiz ki bu durum hiçbir zaman değişmeyecek. İşe gidemeyecek kadar yaşlı olduğumuz gün, verimli seks deneyimleri için de fazla yaşlanmış olacağız. Acı ama emin olun ki gerçek. Bizim bugünü kurtarmaya, rutin koşuşturmalarımızın kaçınılmaz etkileriyle, seksin yaşamımızdaki yerini dengelemeye ihtiyacımız var ki bu aslında çok da zor değil. Tek yapmamız gereken, seksin nasıl olması gerektiğiyle ilgili kalıplaşmış, klişe düşünceleri bir kenara atmak ve yaşam biçimimizin gerektirdiği yeni bakış açıları ve uygulamalar için yer açmak. İşte bunlardan bazıları...

SEKSİ ÖDÜL HALİNE GETİRİN

Özellikle uzun soluklu bir ilişkiniz varsa şunu unutmayın ki seks kesinlikle bir göreve dönüşmemeli; eğer dönüşürse, ondan giderek uzaklaşacağınıza, ondan kaçmak için bir sürü bahaneye, özellikle de o meşhur baş ağrısına sığınacağınıza kuşku yok. Oysa cinselliği ilişkinizde bir ödüle dönüştürürseniz, bunun sizi hem duygusal olarak birbirinize, hem de sevişme fikrine yaklaştırdığını göreceksiniz.

Peki, böyle bir ödül sistemi nasıl işler? Aslında çok basit! Son derece tuhaf bir organ olan beynimiz, neden-sonuç ilişkilerini kurma konusunda özellikle başarılı. Örneğin bir erkeğin beyni; 'Kız arkadaşımı okşadığım zaman hoşuna gidiyor, öyleyse bunu daha sık tekrarlamalıyım' tarzı keşifleri rahatlıkla yapabilir. Burada tek yapmanız gereken, birbirinizde hoşlandığınız ve etkilendiğiniz davranışları kavramak için biraz daha fazla dikkat sarf etmek ve seksi bu davranışların bir sonucu, yani ödülü haline getirmek. Bu yaklaşım ikinizi de heveslendirecektir.

YATAĞA GİRMEYİ BEKLEMEYİN


Akşam evde birlikte geçirdiğiniz zamanı çok daha iyi değerlendirebileceğinizden hiç kuşkunuz olmasın. Örneğin partnerinizle birlikte film izlerken, kitap okurken, yemek hazırlarken ya da yerken birbirinize daha fazla temas edin. Her temasın hemen o anda sevişmeyle sonuçlanmasını beklemeyin; küçük öpücükler, okşamalar, gıdıklamalar, bunların hepsi sizi gecenin ilerleyen saatlerindeki güzelliklere ve her şeyden önemlisi, sevişme düşüncesine hazırlar.

Bilindiği gibi, kadın bedeninin 'uyanmak' için çok daha fazla zamana ihtiyacı olduğunu düşünecek olursak, birbirinize dokunmaya ne kadar erken başlarsanız, o kadar vakit kazanmış olursunuz. Ayrıca bunu bir alışkanlık haline getirmek, zamanla aranızda çok hoş ve farklı bir bağ kurulmasını da sağlayacak, bu bağ fiziksel düzlemden ruhsal düzleme de yansıyacaktır. Kısacası, küçük ve zahmetsiz dokunuşların her anlamda büyük faydasını göreceğiniz kesin.

PASİF KALMAKTAN KORKMAYIN

Adalet duygusu gelişmiş her kadın gibi belki siz de sevişirken bütün işi partnerinize bırakmaktan hoşlanmıyor, ne kadar bitkin ya da gergin olsanız da belli oranda katılım göstermek, yani parmağınızı kıpırdatacak haliniz olmadığı halde hareket etmek istiyor olabilirsiniz. Ne de olsa yatakta put gibi yatıp kendisine 'bir şeyler yapılmasını' bekleyen bir kadından hiçbir erkek hazzetmez. Fakat burada es geçtiğiniz bir nokta var, teslimiyetten kaynaklanan pasiflikle isteksizlikten kaynaklanan pasiflik arasındaki fark.

Akıllı ve sağduyulu bir erkek bu farkı iyi bilir ve kollarındaki kadının teslimiyetten ileri gelen pasifliğini, kendini onun ellerine bırakmasını 'sıkıcılık' olarak nitelemeye kalkmaz. Eğer partneriniz o gece sizden bir nebze daha enerjikse ve siz tam anlamıyla 'istek var, kuvvet yok' durumundaysanız, rahatça uzanıp keyfini çıkarabilirsiniz. Bu durumda, aldığınız yoğun zevki belli etmeniz onun kendisini mutlu ve gururlu hissetmesine yetecektir.

KARŞILIK VERME PSİKOLOJİSİNDEN KURTULUN

Diyelim ki partneriniz size uzun uzun masaj ya da oral seks yaptı. Siz ise bir yandan zevkten uçarken, bir yandan da acaba sizin de bu gece aynı şeyleri ona yapmanız gerekir mi diye düşünüp dertleniyorsunuz; çünkü o kadar gevşedikten sonra uyuyakalacağınızın farkındasınız. Oysa suçluluk duymanıza hiç gerek yok. Çünkü partneriniz belki de çok daha doğrudan bir yolla tatmin edilmeye ihtiyaç duyuyordur. Yani söylemek istediğimiz şu: Yatakta size yapılmasından hoşlandığınız şeylerin aynılarını ona yaparak emeğinin karşılığını vereceğinizi düşünmeniz çok saçma. Çünkü eğer mesele partnerinize zevk vermekse, onun zevkinin araçlarına yönelmelisiniz, kendinizinkilere değil.

Ayrıca burada bir iş sözleşmesinden bahsetmiyoruz. Yani; 'Onun beni mutlu ettiği gece içinde mutlaka ben de onu mutlu etmeliyim' diye düşünmeniz çok anlamsız. Bir gece siz yatakta tembel kraliçeyi oynarsınız, bir başka gece o kralınız olur ve siz de küçük, seksi bir hizmetçi rolüne bürünmenin tadını çıkarırsınız! Üstelik erkekleri memnun etmek çok daha kolay olduğu için her durumda avantajlı olacağınız kesin. Uzun lafın kısası, yatakta karşılıklılık ilkesinin; 'Şimdi ben de aynısını yapmazsam olmaz' düşüncesine dayanmadığını hatırlayın ve meseleye daha geniş çaplı, en azından birkaç geceyi kapsayacak çapta bakın!

POZİSYON ÇIKMAZINI EŞİTLİKLE AŞIN

'Altta kalanın canı çıksın' sözü seks için; 'Üstte kalanın canı çıksın' şeklinde değiştirilebilir; çünkü biliyorsunuz sevişirken üstte olmak her zaman daha fazla hareket etmek demektir. Peki, şimdi ne olacak? Tabii ki eşitlik taraftarı kadınlar sıfatıyla farklı arayışlara yöneleceğiz. Ne biz üste çıkarak zaten yorgun olan üst bacak kaslarımızı mahvedeceğiz ne de partnerimizi yoracağız.
Öyleyse; yüz yüze gelecek şekilde yan yana uzanınca bacaklarınızı makas şeklinde birbirinizinkilerin arasından geçirerek birbirinize ulaşabildiğinizi göreceksiniz. Bunun için vücudunuzun üst kısmını biraz geriye vermeniz gerekebilir, böylece cinsel organlarınızın buluşması kolaylaşacaktır. Ayrıca bu pozisyonda ikiniz de aynı derecede yorulacağınız için kimse birbirini kazıklamış olmayacağından, içiniz de rahat edecektir!

İŞTAH AÇIN İŞTAHINIZ AÇILSIN

Cinsel tembelliği aşmanın yollarından biri de elbette seks isteğinin ateşleyici silahlarından faydalanmak. Şunu aklınızdan çıkarmayın ki; partneriniz sizinle sevişmeye daha fazla istek duyarsa bu sizin isteğinizi de artıracaktır. Önemli olan iki tarafın arzusunun birbirini tetiklemesi. İşte bu tetiklemeyi sağlamak için biraz gayret gösterip evin içinde eşofman altları yerine mini şortlarla dolaşabilir, duştan sonra vücudunuzu salonda, partnerinizin gözü önünde kremleyebilir, banyodan çıktıktan sonra saçınızı hemen kurutmak yerine bir süre ıslak sergileyebilir, kısacası biraz poz kesebilirsiniz!

Aynı şekilde, gün içinde birbirinize atacağınız erotik mesajlar ya da kısa telefon konuşmaları da sizi akşama hazırlayacaktır. Bu tür küçük ayrıntılar çok işe yarar; çünkü hem fazla çaba harcamanız gerekmez, hem de gerçekten etkili olur.

STRESE TESLİM OLMAYIN

Kafanız son derece önemli meselelerle dolu, öyle değil mi? Ertesi gün yetişmesi gereken işlerin bütün ağırlığını daha şimdiden omuzlarınızda hissediyorsunuz, yapacağınız sunum için hazırlanmanız gerek, annenizle kavga ettiniz, en yakın arkadaşınız birkaç gün önce sevgilisinden ayrıldığı için gelip gelip size ağlıyor, evde yemek yok, ortalığı da biraz toplamak gerek. Bütün bunların arasında debelenirken, seks de neymiş? Peki, öyleyse size başka bir soru! Sevişmek için kafanızın içinin tertemiz olmasını beklemek niyetindeyseniz, aşağı yukarı ne kadar bekleyeceğinizi tahmin ediyorsunuz?!

Bunun hiçbir zaman mümkün olmadığını siz de gayet iyi biliyorsunuz. Hayatınızda her zaman sizi üzen, yoran, sıkan, geren, düşündüren, endişelendiren bir şeyler ve birileri olacak. O yüzden siz en iyisi seks için arınmayı beklemek yerine, seksle arınmayı deneyin. Çünkü cinselliği bir stres atma aracı olarak kullanmak hiç de fena fikir değil. Havaya girmek için zaman zaman kendinizi biraz zorlamanız gerekebilir ama bir kez açıldıktan sonra kopup bambaşka diyarlara gittiğinizi ve her türlü derdi tasayı unuttuğunuzu göreceksiniz!

Gençleştiriyor, Enerji Veriyor

dietGöbekten nefes alarak uygulanan nefes egzersizi tekniği kalp ve zihin bütünlüğüne ulaşmayı amaçlıyor.

Bunu uygulayan uzmanlara göre; bilinçli şekilde nefes alarak, fizyolojik ve psikolojik durumumuzu olumlu yönde değiştirmek, hem de yaşlanmayı geciktirmek mümkün...

En büyük enerji kaynağımız; nefesimiz... Soluk almak, duyguları bastırmak ya da açığa çıkarmak için kullandığımız bir mekanizma aynı zamanda. Nefes terapistleri toplumdaki yanlış koşullandırmalar ve yaygın davranış kalıpları sebebiyle, çoğu insanın yanlış nefes aldığına dikkat çekiyorlar. Yani çocukluğumuzdan itibaren duygularımızı açığa vurmanın doğru olmadığına şartlandırılıyoruz ve bunu nefesimizi tutarak ya da daha 'sığ' nefes alarak başarabildiğimizi keşfediyoruz. Bu andan itibaren, bu yanlış nefes alma alışkanlıkları, duygusal açıdan korunmak üzere kullandığımız bir kalkan oluveriyor. İşte yurtdışında yaygın olarak uygulanan nefes terapisi, yeterli ve doğru nefes almanın püf noktalarını ortaya çıkarmak için geliştirilmiş. İşin güzel yanı, ortalama 6-9 seanslık bir eğitimden sonra bu yöntemi kendiniz de uygulayabiliyorsunuz. Avrupa'da ve Hindistan'da yaygın olarak uygulanan bir çok nefes terapisi eğitimleri artık ülkemizde de talep görüyor. Nefes terapisi meditasyon çalışmalarıyla birleşince ortaya sentez teknikler de çıkıyor. Psikolojik kökenli ağrılardan ve uykusuzluk sorunlarından kurtulmak için bu teknikler birebir.

Nefesi göbekten alın
Uzmanlara göre doğru nefes, karından alınıyor. Göbeğimiz, anne karnındayken annemizle bağlı olduğumuz nokta ve yaşam kaynaklarımıza çok yakın. Göbeğimizle nefes alıp, duygularımızı fark ettikçe zihnimiz ve kalbimiz sakinleşiyor, istikrarsız ruh hallerimiz kayboluyor. Amaç ise ruh, beden ve zihin dengesini oluşturabilmek. Kaliteli nefesin enerjisi eski yaraları onarıyor, dahası yenilerinin oluşmasını da engelliyor. Uzmanlar bu özelliklerinden dolayı doğru nefesi ''Pırlanta Nefes'' olarak da tanımlıyor.
Kızdığımızda ya da korktuğumuzda nefesimizin ritmi bozuluyor. Sakin, mutlu ve neşeliyken nefesimiz daha kaliteli hale geliyor. Bilinçli şekilde nefes alarak, bedenimizin kimyasını, fizyolojik, psikolojik, duygusal ve ruhsal durumumuzu olumlu yönde değiştirmek mümkün. Böylece kendimizi daha canlı, özgür, güvenli ve sakin hissetmemiz de kolaylaşıyor.

Doğum Gününe Bak, Karekterini Öğren

AstrolojiBurç deyince akla "balık balığa, terazi teraziye, koç koça benzer" kanısı gelir. Oysa doğar doğmaz nasıl bir isme sahip olunuyorsa, yine doğum tarihiyle birlikte herkes bir kişilik özelliğine sahip oluyor.

 Gary Goldschneider ve Joost Elffers'in hazırladığı "The Secret Language of Birthdays" (Doğum Günlerinin Gizemli Dili) adlı kitaba göre, örneğin Ali 4 Mayıs'ta doğmuşsa "Dadı Ali", Ahmet 5 Mayıs'ta doğmuşsa "Külyutmaz Ahmet" oluyor.

İşte doğum günlerine göre kişilik özellikleriniz:

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

21 Mart Berrak
22 Mart Doğrucu
23 Mart Meraklı
24 Mart Sade
25 Mart Dinamik
26 Mart Güvenilir
27 Mart Başlatıcı
28 Mart Masum
29 Mart Gözlemci
30 Mart Uzlaşmaz
31 Mart İnatçı
1 Nisan Ağırbaşlı
2 Nisan İdealist
3 Nisan Dayanıklı
4 Nisan Kararlı
5 Nisan İş bitirici
6 Nisan Deneyci
7 Nisan Coşkulu
8 Nisan Vicdanlı
9 Nisan Ölçüsüz
10 Nisan Gözüpek
11 Nisan Politik
12 Nisan Sosyal
13 Nisan Kutsal
14 Nisan Gelenekçi
15 Nisan İnsancıl
16 Nisan Komik
17 Nisan Ciddi
18 Nisan Savunmacı
19 Nisan İradeli
20 Nisan Mücadeleci

BOĞA (21 Nisan - 20 Mayıs)

21 Nisan Sorumlu
22 Nisan Sağlam
23 Nisan Ürkek
24 Nisan Korumacı
25 Nisan Maddeci
26 Nisan Terbiyeli
27 Nisan Yeterli
28 Nisan Sadık
29 Nisan Hüzünlü
30 Nisan Vazifeşinas
1 Mayıs Alaycı
2 Mayıs İnceleyici
3 Mayıs İletişimci
4 Mayıs Dadı
5 Mayıs Külyutmaz
6 Mayıs Fantastik
7 Mayıs Düşkün
8 Mayıs Dobra
9 Mayıs Mert
10 Mayıs Yalnız
11 Mayıs Gezgin
12 Mayıs Bağımsız
13 Mayıs Çekici
14 Mayıs Taşkın
15 Mayıs Hayalci
16 Mayıs Becerikli
17 Mayıs Çetin
18 Mayıs Hareketli
19 Mayıs İknacı
20 Mayıs Dışavurumcu

İKİZLER (21 Mayıs - 21 Haziran)

21 Mayıs Yaratıcı
22 Mayıs Destansı
23 Mayıs Aktarıcı
24 Mayıs Görkemli
25 Mayıs Cüretkar
26 Mayıs Anaç
27 Mayıs Fedakar
28 Mayıs Fevri
29 Mayıs Acar
30 Mayıs Çevik
31 Mayıs Kırıcı
1 Haziran Gözde
2 Haziran Çözücü
3 Haziran Edalı
4 Haziran Eleştirici
5 Haziran Öncü
6 Haziran Hayalperest
7 Haziran Eğlendiren
8 Haziran Etkili
9 Haziran Israrcı
10 Haziran Yanar döner
11 Haziran Göçebe
12 Haziran İyimser
13 Haziran Maceraperest
14 Haziran Fırtınalı
15 Haziran Ayartıcı
16 Haziran Paragöz
17 Haziran Sanatçı
18 Haziran Cimri
19 Haziran Kışkırtıcı
20 Haziran Cazibeli
21 Haziran Keyifli

YENGEÇ (22 Haziran - 22 Temmuz)

22 Haziran Alkışçı
23 Haziran Büyüleyici
24 Haziran Sihirbaz
25 Haziran Yenilikçi
26 Haziran Dirençli
27 Haziran Savunmacı
28 Haziran Duygusal
29 Haziran Havai
30 Haziran Güdümlü
1 Temmuz Kopmuş
2 Temmuz Baygın
3 Temmuz Vefalı
4 Temmuz Temsilci
5 Temmuz Şovmen
6 Temmuz Arzulu
7 Temmuz Teşhirci
8 Temmuz Pragmatik
9 Temmuz Şaşkın
10 Temmuz Dengesiz
11 Temmuz Dikkafalı
12 Temmuz İnandırıcı
13 Temmuz Fırsatçı
14 Temmuz Abartıcı
15 Temmuz Baştan çıkaran
16 Temmuz Gergin
17 Temmuz Profesyonel
18 Temmuz İçten
19 Temmuz Mekanik
20 Temmuz İstikrarsız
21 Temmuz Trajikomik
22 Temmuz Dalgalı

ASLAN (23 Temmuz - 23 Ağustos)

23 Temmuz İş bitirici
24 Temmuz Değişken
25 Temmuz Kahraman
26 Temmuz Müjdeci
27 Temmuz Kararlı
28 Temmuz Şampiyon
29 Temmuz Gelenekçi
30 Temmuz Somut
31 Temmuz İnsancıl
1 Ağustos Özgün
2 Ağustos Çok yönlü
3 Ağustos Sorgulayıcı
4 Ağustos Rehber
5 Ağustos Soğukkanlı
6 Ağustos Eşsiz
7 Ağustos Temiz yüzlü
8 Ağustos Numaracı
9 Ağustos Hisli
10 Ağustos Kadife sesli
11 Ağustos Onaylayıcı
12 Ağustos Muhafazakâr
13 Ağustos Tuhaf
14 Ağustos Kopyacı
15 Ağustos Emredici
16 Ağustos Hararetli
17 Ağustos Öfkeli
18 Ağustos Dayanıklı
19 Ağustos Şaşırtıcı
20 Ağustos Gizemli
21 Ağustos Dışa dönük
22 Ağustos Deneyimli
23 Ağustos Kusursuz

BAŞAK (24 Ağustos - 23 Eylül)

24 Ağustos Cinfikirli
25 Ağustos Kontrolsüz
26 Ağustos Yardımsever
27 Ağustos Sosyal
28 Ağustos Dilbaz
29 Ağustos Yapıcı
30 Ağustos Sert
31 Ağustos Gösterişçi
1 Eylül Mantıklı
2 Eylül İşkolik
3 Eylül Başına buyruk
4 Eylül İnşa eden
5 Eylül Hükümdar
6 Eylül Kaderci
7 Eylül Başarılı
8 Eylül Titiz
9 Eylül Talepkar
10 Eylül Azimli
11 Eylül Dramatik
12 Eylül Savaşçı
13 Eylül İhtiraslı
14 Eylül Kavrayışlı
15 Eylül Yönetici
16 Eylül Coşkun
17 Eylül Azimli
18 Eylül Ketum
19 Eylül İyi görünümlü
20 Eylül Amir
21 Eylül Zevkli
22 Eylül Yorulmak bilmez
23 Eylül Güncel

TERAZİ (24 Eylül - 23 Ekim)

24 Eylül Avare
25 Eylül Taşlamacı
26 Eylül Sabırlı
27 Eylül Hırslı
28 Eylül Kalp kıran
29 Eylül Tepkisel
30 Eylül Gafçı
1 Ekim İz sürücü
2 Ekim Sivri
3 Ekim Modacı
4 Ekim Düzelmez
5 Ekim İlkeli
6 Ekim Bohem
7 Ekim Muhalefet
8 Ekim Romantik
9 Ekim Cüretkar
10 Ekim Ekonomik
11 Ekim Rahat
12 Ekim Edalı
13 Ekim Zor
14 Ekim Ilımlı
15 Ekim Oyuncu
16 Ekim Yargıç
17 Ekim Dengeli
18 Ekim Lider
19 Ekim Pırıltılı
20 Ekim Modern
21 Ekim Benzersiz
22 Ekim Cazibeli
23 Ekim Çelişkili

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım)

24 Ekim Detaycı
25 Ekim Saf
26 Ekim Organizatör
27 Ekim Mesafeli
28 Ekim Araştırmacı
29 Ekim Yenilikçi
30 Ekim İleriyi gören
31 Ekim Pür dikkat
1 Kasım Saldırgan
2 Kasım Dönüştüren
3 Kasım Dünyevi
4 Kasım Kışkırtan
5 Kasım Gerçekçi
6 Kasım Enerjik
7 Kasım Kaşif
8 Kasım Çılgın
9 Kasım Cezbedici
10 Kasım Değişken
11 Kasım Gizli
12 Kasım Karizmatik
13 Kasım Yorumcu
14 Kasım Soruşturmacı
15 Kasım Rastlantısal
16 Kasım Patron
17 Kasım Köprü
18 Kasım Huysuz
19 Kasım Yorumcu
20 Kasım Kafası karışık
21 Kasım Şık
22 Kasım Liberal

YAY (23 Kasım - 21 Aralık)

23 Kasım Saygısız
24 Kasım Neşeli
25 Kasım Çabalayan
26 Kasım Özel
27 Kasım Heyecanlı
28 Kasım Çapkın
29 Kasım Öneren
30 Kasım Saldıran
1 Aralık Şen
2 Aralık Vurdumduymaz
3 Aralık Hünerli
4 Aralık Metanetli
5 Aralık Emin
6 Aralık Seçici
7 Aralık Benmerkezci
8 Aralık Terk edilmiş
9 Aralık Süslü
10 Aralık Arzulu
11 Aralık Yoğun
12 Aralık Narsist
13 Aralık Marifetli
14 Aralık Gösterişli
15 Aralık Olgun
16 Aralık Uçuk
17 Aralık Kimyager
18 Aralık İri
19 Aralık Bakıcı
20 Aralık Doğuran
21 Aralık Muamma

OĞLAK (22 Aralık - 20 Ocak)

22 Aralık Enerjik
23 Aralık Sarsıcı
24 Aralık Karmaşık
25 Aralık Doğal
26 Aralık Yılmaz
27 Aralık Yardımcı
28 Aralık Çokbilmiş
29 Aralık Üstün
30 Aralık Az ve öz
31 Aralık Estetik
1 Ocak Düzenleyici
2 Ocak Bencil
3 Ocak Yoğun
4 Ocak Formülcü
5 Ocak Kendini onaran
6 Ocak İçerikli
7 Ocak Sıradışı
8 Ocak Fenomen
9 Ocak Hevesli
10 Ocak Görünmez
11 Ocak Değerli
12 Ocak Vahşi
13 Ocak Seyyar
14 Ocak Kaynaşan
15 Ocak Çaresiz
16 Ocak Ergin
17 Ocak Ağırsıklet
18 Ocak Çocuksu
19 Ocak Hayalperest
20 Ocak Başıboş

KOVA (21 Ocak - 19 Şubat)

21 Ocak Lider
22 Ocak Bocalayan
23 Ocak Kişilikli
24 Ocak Ulaşılmaz
25 Ocak Kaderci
26 Ocak Faal
27 Ocak Gelişmiş
28 Ocak Dayanılmaz
29 Ocak Kavgacı
30 Ocak Mükellef
31 Ocak Şair
1 Şubat Gönüllü
2 Şubat Kaliteli
3 Şubat Hakiki
4 Şubat Bükülmez
5 Şubat Hatip
6 Şubat Popüler
7 Şubat Ütopik
8 Şubat Müneccim
9 Şubat Canlı
10 Şubat Yürekten
11 Şubat Rahat
12 Şubat Birleştirici
13 Şubat Çevik
14 Şubat Hazır cevap
15 Şubat Mucit
16 Şubat Animatör
17 Şubat Sebatkâr
18 Şubat Dahi
19 Şubat Kâşif

BALIK (20 Şubat - 20 Mart)

20 Şubat İzlenimci
21 Şubat Candan
22 Şubat Evrensel
23 Şubat Tutarlı
24 Şubat Verici
25 Şubat Bahaneci
26 Şubat Uyandıran
27 Şubat Hakiki
28 Şubat Hoşlanılan
29 Şubat Delikanlı
1 Mart Sanatçı
2 Mart Tutsak
3 Mart Tasarımcı
4 Mart Soyut
5 Mart Cennet cehennem
6 Mart Güzel
7 Mart Somut
8 Mart Aykırı
9 Mart Astronot
10 Mart Psikolog
11 Mart Sezgili
12 Mart Atak
13 Mart Kaçınılmaz
14 Mart Görece
15 Mart Çok bilmiş
16 Mart Esin
17 Mart Havai
18 Mart Kararsız
19 Mart Israrcı
20 Mart Oyunbaz

Sevgi & Aşk