| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 05.2009 Other entries in 2009-05 resimler , videolar

Cilt Bakımı

cilt-bakimiYüz ve boyun dış etkenlerden çok fazla etkilenir. Yüzümüzün cilt yapısı elimizin cilt yapısına benzer. Fakat yüzümüzün cildinin elimizin cildine göre başka sorunları da vardır. Siyah noktalar, sivilceler, yağlanmalar veya kurumalar, kırışıklık gibi. Bunlar cildin gerçek ve en büyük düşmanıdır. Bu yüzden cilt bakımına genç yaşta başlayıp cildin türüne uygun cilt bakımı yapalmalıdır.

Herkes normal bir cilde sahip olmak ister. Fakat cilt ister normal, ister yağlı, ister kuru olsun asıl önemli olan cilt bakımını bilmek ve cildimizi korumaktır. Cilt bakımı için aşağıdaki doğal ve bitkisel karışımlarıBitkilerle cilt bakımı hem sağlıklı hem de doğal olduğu için bayanların kozmetik ürünlere alternatif olarak her zaman tercih ettiği bir bakım yöntemi olmuştur.

Sabah Bakımı

İlk olarak sabah kalktığınızda su ve sabunla cildinizi iyice yıkayın ve yumuşak bir havlu ile kurulayın. Bir süre sonra yani cilt kuruduktan sonra tonikle temizleyin. Yüzünüzü temizlediğiniz pamuğa baktığınızda çok şaşıracaksınız. Az önce cildinizi sabunla temizlememiş gibi pamuk kirlenir. Çünkü sabun toniğin ulaşabildiği kadar cildin derinine ulaşıp oradaki kirleri temizleyemez. Cildinizi temizledikten sonra mutlaka cildinize uygun bir nemlendirici krem sürün fakat cildiniz kuru dahi olsa kreminiz çok yağlı olmasın. Sabah yaptığınız bu basit cilt bakımı cildinizi ve boynunuzu gün boyu dış etkenlerden korur ve cildinize güzellik kazandırır.

Akşam Bakımı

Akşam bakımı da sabah bakımına benzer. Özellikle makyajlıysanız yüzünüzü ve boynunuzu önce sabunla yıkayın, daha sonra tonik veya losyon, bunlar yoksa süt ile iyice silerek temizleyin. Yüzünüzde fondöten veya pudra artığı bırakmayın. Daha sonra cildinize sabah kullandığınızdan biraz daha yağlı bir nemlendirici krem sürün. Kreminizi cildinizin yapısına göre seçmeye özen gösterin. Evet hepsi bu. Basit, ekonomik ve gerçekten faydalı.

Kadife gibi bir cilt için

Cildinize uyguladığınız sabah ve akşam bakımının yanında haftada bir kez uygulayabileceğiniz bazı doğal maskeler yardımıyla da cilt bakımı yapabilirsiniz.

1 adet yumurtanın beyazını iyice çırparak kabartın. İçine bir komposto kaşığı bal ile birkaç damla bademyağı ilave edin. Bu karışımı krema haline gelinceye kadar çırpın (eğer cildiniz kuru ise badem yağını birkaç damla daha fazla katabilirsiniz). Hazırladığınız kremi sabahları yüzünüze sürüp 1-2 saat bekleyin ve daha sonra yüzünüzü ılık suyla silin (haftada bir kez uygulayabilirsiniz).

1 tane muzu soyup iyice ezin ve bunu yüzünüze sürüp 15 dakika bekletin. Daha sonra yüzünüzü su ile yıkayın ve yumuşak bir havlu ile kurulayın ve nemlendirici krem sürün (haftada bir kez uygulayabilirsiniz).

Cilde Parlaklık Vermek İçin

1 kaşık bal ile 1 yumurtanın akını iyice çırpıp yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra avuç içlerinizi 4-5 kere yüzünüze bastırıp çekin. Daha sonra yüzünüzü soğuk su ile yıkayın.

Aynı miktarlarda avokado yağı, buğday yağı, saf zeytinyağı ve 2 yemek kaşığı balı iyice karıştırıp cildinize sürün. 10-15 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.

Cildinizdeki gözenekleri sıkılaştırmak için

2-3 yemek kaşığı killi toprak ile 2 tane havucun suyunu karıştırıp yüzünüze sürün. 1 saat bekledikten sonra yüzünüzü soğuk su ile yıkayın.

1 litre maden suyuna 1 tutam lavanta çiçeği, 1 tutam ısırgan yaprağı, 1 tutam kırlangıç otu atıp 2 gün bekletin. Sonra bu su ile yüzünüzü silin. 30 dakika bekledikten sonra ılık su ile yüzünüzü yıkayın.

Orgazmı Kolaylaştıracak Egzersizler

orgazmOrgazm sorunu yaşayan ve gizleyen çoğu çiftin işine yarayacak egzersizler...

Cinsel uyarılmadan sonra çoğunlukla orgazm olamamak ya da orgazmın gecikmesi, yapılan araştırmalara göre ülkemizde ki her yüz kadından 38’inde görülüyor. Daha da kötüsü pek çok kadın orgazm taklidi yapmak zorunda kalıyor. Ön sevişme süresinin kısa tutulması, kullanılan bazı ilaçlar ile klitoristeki bazı sorunların da nedenleri arasında bulunduğu orgazm güçlüğü sorununu çözebilecek egzersizler mevcut.

Kegel egzersizleri

Pelvik kasları (vajinal bölgesi kasları) hissetmek için tuvalette idrarınızı yaparken tutmayı deneyin. Bu sırada karın ve kalça kaslarınızı kasmayın. Pelvik kaslarınızı tanıdıktan sonra otururken ya da ayaktayken onları 5 saniye süresince kasın. Sonra gevşetip egzersizi günde 10 kere tekrar edin. Bu işlem sırasında bel ve karın bölgesinde ağrı varsa hareketi yanlış yapıyorsunuz.

Nefes egzersizleri

Sırt üstü yatıp, güzel bir cinsel birleşme anını hayal ederken tüm kaslarınız derin nefes alarak kasın ve hızla nefes verirken gevşetin. Bu işlem sırasında bel ve karın bölgesinde ağrı varsa pelvis kaslarınıza odaklanıp onları kasıp gevşetmeye özen gösterin.

Kavrama egzersizleri

Ucunda ip bulanan ping-pong topu boyutlarında hijyenik bir nesneyi vajina içine yerleştirin. Ayakta, dizlerinizi hafif kırarak vajen kaslarınızla topu kavramaya çalışın. Günde 10-15 dakika uygulamayı deneyin.

GÜNÜN SÖZÜ

"Çok keyifli anınızda kimseye bir şey vaad etmeyin, çok öfkeli anınızda kimseye yanıt vermeyin."

Çin Atasözü

Kirpi

Kirpi

En Zekimiz, Balık Etlimiz!

balik-etli-bayanKadınlar, fazla kilodan şikayet edip zayıflamanın yollarını aramasına rağmen biraz fazla kilonun kadınlara yararlı olduğu ortaya çıktı. İsveç te yapılan bir araştırma, ortalamanın biraz üzerindeki bir kilonun, kadınların aynı anda birkaç işi daha iyi yapabilmesine ve daha zeki olmasına yardımcı olduğunu ortaya çıkardı. İsveç' in dünyaca ünlü araştırma merkezlerinden birisi olan Karolinska Enstitüsü nce yapılan araştırmada, biraz fazla kilosu olan kadınların vücutlarının daha fazla östrojen hormonu salgıladıkları ve bunun da beyin fonksiyonlarını pozitif yönde etkilediği ortaya konuldu. Araştırmayı yürütenlerden Petra Thilers, bu konuda basına bilgilendirmede bulunurken, araştırmanın amacının "cinsellik hormonlarının beyin fonksiyonlarını nasıl etkilediğini tespiti" olduğunu kaydetti. On yıllık bir dönem içerisinde 40 ila 66 yaş arasındaki 301 kadını takip ettiklerini söyleyen Thilers, Expressen isimli gazeteye; bu kadınların hormon seviyelerinin düzenli olarak ölçüldüğünü ve ona göre değişik testler yapıldığını aktardı. Buna bağlı olarak beyin ve hafıza kapasitesindeki değişiklikleri de incelediklerini dile getiren araştırmacı Thilers, kadınlardaki kilonun beyin üzerindeki bu pozitif etkisini gözlemlediklerini ifade etti. Thilers ayrıca bu fazla kilonun özellikle orta yaşa geçiş aşamasında yardımcı ve faydalı etkilerinin olduğunu ve beyni koruduğu iddia etti.

Bu tespite rağmen, İsveçli araştırmacı Thilers, şöyle bir uyarıda bulunmayı da ihmal etmiyor: "Buna rağmen kimseye fazla kilolu olmasını tavsiye edemem. Çünkü fazla kilonun sağlığa birçok negatif etkileri var."

DOMATES Kalbin Dostu

domatesDomates bir yaz sebzesi olup, yaz mevsiminde tüketilmelidir. Genel bir kural olmamakla beraber her sebze ve meyve mevsiminde tüketilmelidir. Çünkü insan vücudu mevsimlere bağlı olarak farklı çalışır.

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu

Domatesin özelliklerinden istifade edebilmek için, doğal tohumundan yetiştirilmiş olma şartı vardır. Eğer satın aldığınız domates ebter (kısır) tohumdan elde edilmiş ise yararlı özelliklerinden yararlanamıyorsunuz demektir. Adı ister “arılı” ister “organik” olsun; Tohumu ebter  tohum ise değişen bir şey olmaz. Domatesin hiçbir yararından  faydalanamıyorsunuz demektir. Hangi sebze veya tahıl olursa olsun, tohumu ebter ise onun hastalıklara karşı önleyici ve koruyucu gücünden yeterli düzeyde yararlanamazsınız. Tüketeceğiniz sebze ve tahılın veya da bakliyatın ebter tohumlu olmaması gerekir.

Tıpta, henüz kalp büyümesine karşı etkili bir ilaç tedavisi geliştirilememiştir. Özellikle, ağır yük taşıma işinde çalışanların veya ağır spor yapanların veya yüksek tansiyon hastalarının, haftada  iki - üç defa, yemeklerden yarım saat önce, bir çay bardağı taze sıkılmış domates suyu içmeleri, onları kalp büyümesine karşı dirençli kılacaktır. Kullanılacak domatesin mutlaka hormonsuz ve doğal tohumdan üretilmiş olması şartı vardır.

Antremanlarına başlayacak olan sporcuların, aynı gün sabah kahvaltısında bir bardak domates suyu içmeleri halinde, domatesin kalp büyümesini önleyici ve durdurucu etkisinden mükemmel bir şekilde faydalanabilirler .

Kalp büyümesindeki bir sorun da, büyüme sırasında kalbin kas kütlesinin artmasına karşın, kendini besleyen damar yapısının aynı kalmasıdır. Böylelikle her bir kas kütlesine düşen damar miktarı göreceli olarak azalmış olacaktır. Bu da kalp kasının beslenmesini bozacak ve yeterli beslenemeyen kalp kası hasara uğrayacaktır. İşte böyle bir hasara karşı, haftada üç-dört kez içilecek bir çay bardağı taze sıkılmış domates suyu mükemmel bir önleyicidir.

Domates alerjisi olanlara brokoli
Domates veya brokoli kürleri iyi huylu prostat büyümesinin neden olduğu idrar yapma zorluğuna karşı mükemmel bir çözümdür. Domates, bazıları için alerjendir. Eğer domatese karşı alerjiniz varsa brokoli kürünü öneririm.

Domatesin yararları
-Antioksidan
- Kalp büyümesine karşı önleyici
- Kalbin dıştan yağlanmasına karşı hem koruyucu hem de yok edici
- Makula dejenerasyonuna karşı önleyici ve koruyucu
- Makula dejenerasyonu başlangıç aşamasında ise tedavi edici
- İyi huylu prostat büyümesine bağlı idrar yapma zorluğuna karşı
- Yüksek göz tansiyonun düşürülmesinde olumlu etki
- Kolestrolün düşürülmesinde ve dengelenmesinde yardımcı

Dikkat:
Egzama şikâyeti olanlar domatesi ölçülü tüketmeli. Domates, içerdiği bazı etkin maddeler bakımından egzamayı azdırır.

GÜNÜN KÜRÜ

Kalp büyümesine ve iyi huylu prostat büyümesi şikâyetlerine karşı
Kalp büyümesine ve iyi huylu prostat büyümesinin neden olduğu idrar yapma zorluğuna karşı aynı kür uygulanır. Burada dikkat edilecek en önemli nokta, satın alınan domateslerin, ebter tohumdan üretilmemiş ve de hormonsuz olmasıdır.
Bir ay boyunca her gün akşam yatağa gitmeden bir saat önce bir bardak taze sıkılmış domates suyu içilir. Bu en önemli bir aylık başlangıç kürüdür.
Bir aydan sonra haftada iki veya üç defa uygulamaya devam edilir.

Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

Kilo Vermek Gün Geçtikçe Zorlaşıyor!

kilo-vermekGünümüze değin yapılan çok geniş araştırmalarda kilo kaybetmenin hiç de söylendiği kadar kolay olmadığı gözlenmiştir.

Kilo vermek isteyenlere her zaman söylenen, önerilen ciddi bir düşük kalorili diyet ile birlikte egzersiz yapmalarıdır. Ancak günümüze değin yapılan çok geniş araştırmalarda kilo kaybetmenin hiç de söylendiği kadar kolay olmadığı gözlenmiştir. Metabolik bozukluk, insanı etkileyen çevresel faktörler mutlaka incelenmelidir ve kalori kısıtlaması gibi diyetler yerine Sağlık Bakanlığı’nca onaylanan doğru tedaviler uygulanmalıdır. 

Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr.Özgür GÖKNEL, kilo alımı başta genetik yani kalıtsal faktörlere bağlıdır ve 90’dan fazla gen kilo alımını kontrol etmektedir. Bu genetik mirasımız bizde bazal metabolizma hızımızın düzenlenmesinde çok büyük öneme sahiptir. Ancak moralinizi bozmamalısınız, kilo alımı kadar kilo vermenin farklı yolları da var diyor ve ekliyor; Eğer genetik mirasımızda kilo alımı varsa biz ne yaparsak yapalım çoğu kez kilolu oluruz ve kısa süreli kilo kaybetsek bile bir süre sonra kaybettiğimiz kiloları tekrar geri alırız.

Bizler düşük kalorili diyet ve egzersiz ile kilo kaybetmeye başladığımızda vücut derhal kendini sanki bir “kıtlık” varmış ve o kıtlıkta minimum vücut ağırlık kaybı yapılmalı” felsefesi ile vücut ağırlığının kaybına karşı direnç göstermeye başlar ve kilo kaybı başta iyi giderken birkaç ay sonra kilo vermemiz duraksar. Hatta bu yaptığımız başarılı diyet ve egzersiz programını devam ettirsek bile kilo almaya başlarız. Çünkü vücut kilo kaybına çok güçlü bir direnç oluşturmakta ve bunu metabolizmamızı yavaşlatarak gerçekleştirmektedir.

Çevresel kirlilik bize kilo aldırmaktadır. Sanayinin, tıbbın, beslenme ve hijyenin ilerlemesi ile ömrün uzadığı ifade edilmekteyse de 21. yüzyılda doğan çocukların obezite riski nedeni ile anne ve babalarından daha kısa bir ömre sahip olacakları araştırmacılar tarafından iddia edilmektedir. Çünkü obezite ve obezitenin yol açtığı kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, metabolik sendrom ve kanserler ömrü ciddi ölçüde kısaltmaktadır.

ÇEVRESEL KİRLİLİK(ÇEVRE KİRLİLİĞİ) KİLO ALDIRMAKTADIR

Sanayileşme çevre kirliliğini de beraberinde getirmektedir. Tarımda endüstriyel ürünlerde, elektrik malzemelerinde, yangın söndürücülerde, plastik ve kauçuk materyallerde kullanılan organoklorin bileşikleri vücutta yağ depolarında birikmekte ve vücudun metabolizmasını yavaşlatmaktadır.

Diyet ve egzersiz ile kilo kaybı ortaya çıkmaya başladığında bu çevresel toksinlerin kandaki düzeyleri artmakta ve bu durum metabolizmayı daha da yavaşlatarak kilo kaybını durdurmaktadır. Bu nedenle hekimler ve diyetisyenler ciddi kalori kısıtlaması yaptırdıkları bireylerin gıda niteliklerini iyice araştırmalı ve bu obeziteye yol açan obezojenik çevre kirliliği maddelerinin bulunmadığı organik gıdalara bireyi yönlendirmelidir. Bu metabolizma yavaşlamasının önüne geçmenin insan doğasına ve yapısına en uygun metodu yeşil çay ile kafeini birlikte kullanmaktır. Bu ikili çok uygun miktarlarda bir araya geldiğinde metabolizmayı hızlandırmakta, obeziteye neden olan yağ depolarının metabolik aktivitelerini arttırmakta, bunun yanı sıra iştahı ve bağırsaklardan şeker ve yağın emilimini de azaltıp kilo kaybedilmesine yardımcı olmaktadır.

Günümüzde bu yoğun çevresel obezojenik faktörlerin fazlalığı nedeni ile sadece egzersiz ve ciddi kalori kısıtlaması kilo vermek için yeterli olamamaktadır.

Kilo kaybı için kullanılan sentetik kimyasal ilaçların da iyi sonuçlar oluşturamamasındaki en büyük neden birkaç kilo kaybedildikten sonra vücudun metabolizmasının yavaşlayarak kilo kaybını durdurmasıdır. Bir de bu ilaçların ciddi yan etkileri olmaktadır. Tüm bu zorlukların üstesinden gelebilen 5000 yıldır dünyada sağlık verici olarak kullanılan yeşil çaydır.

Sağlık Bakanlığı; yeni olarak içinde yeşil çay ve kafein bulunan ve metabolizmayı aktive eden, bütünüyle doğal ve yan etkisi bulunmayan bir zayıflama tabletini onaylayıp eczanelerden serbestçe satılmasına izin vererek bir ilke imza atmıştır.

Sağlık Bakanlığı’nca etkili ve güvenli olduğu onaylanarak eczanelere gönderilmiş güçlü zayıflama tabletlerinden yardım alabilirsiniz. Doğal kafein ve yeşilçay içeren doğal tabletler kilo kaybetmek isteyenlerin bu hedeflerini daha kolay yakalamalarını sağlayacaktır.

Zayıflama için kullanılan Sağlık Bakanlığı izni bulunmayan bitkisel ürünlerden ise mutlaka uzak durulmalıdır. Bu ürünlerin Sağlık Bakanlığı’nca kontrolleri yapılmadığı için çok toksik hatta öldürücü sonuçların ortaya çıktığı geçtiğimiz yıllar içinde görülmüştür.

Tüm bu nedenlerden ötürü kilo vermek için gıdaların kalori değerleri kadar organik olup olmadığına bakılmalı, çevresel atıklardan uzakta durulmalı, egzersiz yapmalı ve metabolizmayı hızlandıracak Sağlık Bakanlığı denetiminde, satışı eczanelerden yapılan, doğal maddelerden geliştirilmiş ve bu nedenle insan metabolizmasına uygun zayıflama tabletleri kullanılmalıdır.

Kıymalı Makarna Sağlıklıdır

kiymali-makarnaHiçbir bilimsel dayanağı olmayan “karbonhidrat ve proteini ayırmak gerek” tezi, makarnanın sade yenmesini öneriyor. Oysa diğer tüm karbonhidratlar gibi makarna da kan şekerini yükseltir ve açlık hissine neden olur. Bunu önlemek için makarnayı kıyma, peynir, yoğurt gibi proteinlerle birlikte yiyebilirsiniz.

Dilara Koçak

Yanlış dikilmiş bir elbiseyi düzeltmek veya yanlış boyanmış bir duvarı yeniden boyamak ya da yanlış tedavibeslenmedeki davranış biçimleri hayatı boş yere zorlaştırıyor. Bunun ötesinde daha iyi beslenmek varken, çok daha sınırlı seçimler yapmak zorunda kalabiliyor bireyler.

Bizde tavsiye mekanizması çok hızlı çalışır, Türkiye’nin en güvenilir ismi olarak Seda Sayan Hanım’ın seçilmesi, her gün televizyonlarda yaptığı tavsiyelerin satış rekorlarına koşması bunun en güzel örneği değil mi? Biz uzmanlar yıllardır birçok besinin iyiliğinden bahsederiz, ama bazı besinler birden bire altın çağına girer. Bilin ki bu patlama, tavsiye ve halk tarafından takip edilen birsinin tavsiyesiyle olmuştur.
Karbonhidrat ve proteini ayırma tezi şimdiye kadarki en meşhur efsanelerden birisidir sanırım. Sokaktan geçenlerin ve diyetle ilgisi olanların yüzde 90’ı size bunun doğruluğundan bahseder. Bu konuda aynı kişiye, “Karbonhidratlar nelerdir”, “Proteinlere beş örnek verebilir misiniz” diye sorarsanız, bu kadar hızlı cevap alamayabilirsiniz. Bu efsane ile ilgili genelde bireyler hemen makarna örneğini verirler, seçilen kelimeler genelde aşağıdaki gibidir.

- “Makarna yerim, ama kıymasız.”
-“Makarna yerim, ama yoğurt eklemem.”
-“Makarna yerim, ama peynirsiz.” 
-“Makarna yerim, ama proteinle karıştırmam.”

Oysa yukarıdaki cümlelerin sanıldığının aksine ilk üçü yapılması gereken, son cümle ise yapılmaması gerendir. Kafanız karışmasın, tekrar şöyle izah edeyim. “Makarna karbonhidrattır ve protein ile yenebilir”,  yani makarnayı haşlayıp üzerine protein olarak kıyma veya peynir veya tavuk veya yoğurt ekleyebilirsiniz. “Ama o zaman hemen yağa dönüşür” diye içinizden geçiriyorsanız, biraz sabredip lütfen bana kulak vermeye çalışın...

Karbonhidrata protein eklemeli
Karbonhidratlar vücudumuzda glikoz olarak  parçalanır ve bağırsaktan bu formda emilirler. Kanda dolaşmaları “kan glikozu” yani “kan şekeri” halinde olur. Tüm karbonhidratlar ekmek, pilav, makarna, meyve, bisküvi vs glikoza döner. Karbonhidratı sürekli yemek, kan şekerinizi sürekli beslemek olur. Yükselen kan şekerini düşürmek ve kandaki şekeri hücrelere götürmek için pankreastan “insülin” hormonu salınır. Bu hormonun aşırı salınması yağlanmaya sebep olabilir, bu yüzden sürekli açlık hissetmemek ve kolay kilo vermek için insülini uyarmamanız gerekir.
Bunun en iyi yollarından biri de karbonhidratın yanına protein eklemektir, yani  “karbonhidrat ile protein beraber yenmeli”. 

YANLIŞLAR
- Sabah sadece poğaça veya simit yerseniz öğlene daha çok acıkırsınız.
- Acıkınca elma yemek daha fazla acıkmanıza sebep olur.
- Öğlen sadece salata ve tavuk yemek akşam üzeri tatlı isteği duymanıza yol açabilir.
- Sebze ve salata uzun süre tokluk sağlamaz.
- Çikolata tüketince canınız daha fazla tatlı ister.

Sizin de benzer deneyimleriniz olabilir. Bunlardan kurtulmak, uzun süre tokluk hissi duymak, midenizi boş yere sürekli doldurmamak ve kolay kilo vermek istiyorsanız insülin hormonuyla iyi geçinmelisiniz. Bunun için de yapacağınız şey çok basit: Yukarıdaki beslenme tipinde karbonhidrat ve proteini buluşturmak... 

DOĞRULAR
- Sabah sadece poğaça (karbonhidrat tek başına yanlış) yanına peynir (Yani PROTEİN) lazım.
- Acıkınca elma (karbonhidrat tek başına yanlış) yanına fındık veya biraz sit veya yoğurt (yani PROTEİN) lazım.
- Öğlen sadece tavuk ve salata (tek başına protein yanlış) yanına 1 dilim ekmek (yani KARBONHİDRAT) lazım.
- Sebze ve salata (tek başına karbonhidrat yanlış) yanına yoğurt veya kıyma (yani PROTEİN) lazım.
- Çikolata (tek başına karbonhidrat yanlış) yanına süt (yani PROTEİN) lazım.

Tabii bu beslenme tipinde hızlı kilo verdiren (kas ve su verdiren desek daha doğru) Atkins diyetini de yıkmış oluyoruz, ama beslenme bilimi yıllardır hep aynı şeyi söylüyor. Değişmeyen kural hep aynı: “dengeli beslenin, hareket edin.” Lütfen kilo kaybederken sağlığınızı kaybetmemek için beslenme hurafeleri ile beslenme biliminin doğrularını ayırt etmeye çalışın.

Kilo Alma Nedenlerinden Biride Az Uyku

uykuDünya’nın ortak sorunu olan kilo problemi, genellikle çok yemeğe ve az hareket etmeye bağlı olsa da; az uyumanın şişmanlığı tetikleyen gizli bir düşman olduğu saptandı. Kadıköy Şifa Sağlık Grubu’ndan Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, son 40 yılda yapılan araştırmaların, günümüzde uyku süresinin dokuz saatten yedi saate düştüğünü ve insanların daha az uyuyup daha çok kilo aldıklarını gösterdiğini açıklıyor. Dyt. Seda Bahtiyar Tatay, az uyumanın insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu ve kilo probleminin de bu olumsuzluklardan biri olduğunu ifade ediyor. Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zamanın geç saatlere kadar sarkmasının gece atıştırmalarına neden olduğunu belirten Dyt. Seda Bahtiyar Tatay, gece geç alınan besinlerin vücut tarafından enerji olarak harcanamadığını ve depolanarak kiloya dönüştüğünü söylüyor.

Uykunun vücut için çok önemli olan bir zaman dilimi olduğunu belirten Kadıköy Şifa Sağlık Grubu’ndan Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, uyku bozukluğunun hormonlarla arasındaki bağlantıyı şöyle açıklıyor: Leptin ve Ghrelin iştah üzerinde etkili olan iki hormondur. Leptin vücutta enerji fazlası olduğu zaman iştahı keserek yemeyi durdurmamızı sağlar. Ghrelin ise mide tarafından mide boş olduğunda salınarak açlık hissini tetikler. Mide boş olduğu zaman Ghrelin seviyeleri artar ve Leptin düşerek bizim yemek yeme isteğimizi tetikler. Yapılan çalışmalar az uyunduğunda (Günde 5–6 saatten az) Leptin seviyesi sanki 900 kalorilik bir beslenme programındaki gibi düşerek açlığı tetiklediğini göstermiştir.

Uykusuzluğun sinirler üzerinde de negatif etkileri olduğunu söyleyen Dyt. Seda Bahtiyar Tatay, uykusuzluğun sinirleri uyararak rahatlamasını engellediğini, karbonhidrat ve şekerli yiyeceklere eğilimin daha çok arttığını ve kortizol denilen stres hormonunun da uykusuzluk süresince artarak yağlanmaya sebep olduğunu açıklıyor.

Uykusuzluğun birçok nedeni olduğunu ifade eden Kadıköy Şifa Sağlık Grubu’ndan Beslenme ve Diyet Uzmanı Seda Bahtiyar Tatay, özellikle burundaki şekil bozuklukları ile boğaz bölgesindeki yağlanmanın çok miktarda olmasından kaynaklanan uyku apnesinin, genellikle kilo problemi yaşayan kişilerde görüldüğünü ve bu gibi durumlarda mutlaka uzmanlardan yardım istenmesi gerektiğinin altını çiziyor.

İyi Öpüşmenin Püf Noktaları

opusmek-kiss-seksi-zorlama-dudak-gabriel-tomOnunla öpüştüğünüzde nefessiz kalmasını, başını döndürmek mi istiyorsunuz? Eski moda öpüşmelerle başlayıp onu yatak odasına götürecek yeni öpüşme tekniklerini deneyin. Önereceğimiz yeni teknikler sayesinde partneriniz öpücüğünüzden çok memnun kalacak. İlk öpüşmenin filmlerdeki gibi öldürücü etkisi olmayabilir. Öpüşürken yırtıcı hayvan gibi davranmamaya ve mümkün olduğunca az tükrüklü olmasına çalışın. Öpücüğünüz iki insan arasında çok özel şeyler paylaşıldığını gösteren çok sıcak, ağır ve romantik olmalı. Çoğu kişi "sıcak ve ağır" tanımlamasını "ıslak ve dağınık" ile karıştırma hatasına düşer. Islak ve dağınık öpüşenler kadınlar tarafından beğenilmezler ve "kötü öpüşenler" listesinde yer alırlar. Bazıları bunu isteyerek yapabilir ve bunu etrafındakilere övünerek anlatabilir. İşte en etkileyici 18 öpüşme kuralları.. Bayanlar ve baylar öpüşeceğiniz zaman dudaklarınızı ıslatmayın. Bu ünlü bir şarkıcının seyirci önünde şarkı söylemeye başlamadan önce boğazını temizlemesiyle eşdeğerdir.

Öpüşürken diliniz kutudan birden fırlayan kukla gibi ağzınızdan çıkmasın, ağzınızın hafif açık olması yeterli.

Erken ortaya çıkan Fransız tarzı bu öpüşmeyi hemen denemeyin. Partnerinizin bunu denemeye çalışacağından şüpheleniyorsanız;

1) Ağzınızı kapatın,

2) Ağzınız açık olsun, dilinizi çıkarmayın.

Öpüşmenin daha ateşli bir hal almasını istiyorsanız dilini hissettiğinizde hoşunuza gittiğini gösteren bir işaret verebilirsiniz. Bu süreç yarım saat ya da 30 saniye olabilir.

Ağzınızı partnerinizinkinden çok daha geniş açmayın. Öpüşme taklit etme değildir.

Öpüşürken kaba konuşmalar yapmayın.

Dilinizi partnerinizin küçük diline değdirmeye çalışmayın.

Dudaklarda başlayan öpüşme sonrası dudaklarınızı vücudun diğer yerlerinde gezdirmek için acele etmeyin. Ay ışığı altında yuvarlanmak, gezinmek romantizmi artırabilir. Bundan sonra kontrolü ele almak sizin elinizde.

Çoğu kişi romantizmi yetişkinliğe geçiş döneminde önemser. Herşeyin ötesinde her ikinizde sadece öpüşmeye odaklandığınızda keyif alırsınız.

İlk öpüşmeniz sonrasında kendi kendinize "kötüydüm değil mi?" gibi sözlerle çamur atmayın. Gerçek kadınlar ve erkekler sadece bu andan zevk alırlar.

Sadece umutsuz ruhlar karşısındakini içine çekmeye çalışır. Özellikle daha önce asla öpüşmediğiniz birine çekingen ve yasakmış gibi yaklaşıp sürpriz bir öpücük kondurmayın.

Sizinle öpüşmeye hazır olduğunu anlamadan gözüdönmüş gibi onu öpmeyin. Buna rağmen sevgilinizi elinden tutup bir duvara yaslayıp tutkulu bir şekilde öpebilirsiniz. Sizi durduruncaya kadar devam etmenizde sakınca yok.

Öpüşeceğiniz zaman iki elinizle karşınızdaki kişinin yüzünü tutmanız çok romantik olur. Başını geri çekmesini engelleyecek şekilde sarmayın. Başını istediği zaman geri çekip yüzünüzü görebilmesine olanak verin. Onu öpmek için ölseniz bile ağlatacak ya da küçük düşürecek şeyler yapmayın, sakin ve rahat görünün.

Öpüşürken nefes almak, kendinizi dizginlemek istediğinizde dudaklarınızı yavaşça kulak memesine doğru kaydırmak size yardımcı olacaktır. Çoğu kişi kulaklarıyla oynanmasından, kulaklarının üzerinde, kulak memesinde sıcak nefes ve dudaklardan hoşlanır. Yine çok ıslak öpmemeye, dilinizi az kullanmaya dikkat edin, kulağın içini öpmeye çalışmayın. Bu durumda partnerinizi sizi itiyorsa, bunu yapmakta ısrar etmeyin.

Bayanların ve bayların nefeslerinin taze olduğundan emin olmalarını öneriyoruz. Dişlerinizi ve dilinizi fırçalayın. Her zaman yanınızda nefesinizi açan sakız taşıyın. Gece veya sabahları dişlerinizi hemen fırçalamanızı sağlayacak ufak bir diş macunu ve diş fırçası taşıyın.

Eğer ağzınızın kenarında veya çevresinde uçuk varsa öpüşmeyin. Havadan bile geçebilen virüs konusunda dikkatli olun gerekirse bağışıklığınızı güçlendirmek için ilaç alın.

Bir kadın ya da erkek asla toplulukta ya da dudaklardan hoşçakal öpücüğü beklemez. Pretty Woman'daki Julia Robert's bile bunu istemez.

Aynı şey ilk randevuda toplulukta, sarmaş dolaş olmak için de geçerlidir. İlk buluşma da öpüşme veya sarılma garip olabilir. Çoğu genç çift ilk birkaç dakika içinde sarmaş dolaş olabiliyor ancak bu hiç romantik değil..

İşte öpüşme konusunda yapılan hatalar ve gülümseten tepkiler...

Genel huzuru bozma: "Hey çüş oradakiler, atları korkutmak istemeyiz değil mi? Lütfen çocukların hatırı için ahırınızdan çıkmayın"

Sıkıcı oyun: "Gerçekten çok sakin bir oyun biliyorum. Birbirinizi sadece dudaklarınız değecek şekilde öpmeye çalışacaksınız. Dilinizi de değdirmemeniz gerekiyor. Oynamak ister misiniz?"

Aptallar için önsevişme: "Tatlım, sadece sırt üstü yatmanı, rahatlamanı ve tüm işi bana bırakmanı istiyorum. Hareket etmek zorunda değilsi. Hayır, demek istiyorum ki hareket etme!"

Doktorun tavsiyesi: "Dişçin dedi ki kanal tedavisi yapıldığı için ağzıma kürdan hariç herhangi bir yabancı obje girmemeliymiş."

Körelmiş enstruman: "Şimdi ve her zaman ıslak severim. Ancak insanlar diş izlerini merak etmeye başlayacak. Zaman zaman biraz daha nazik olabilir misin lütfen. Şimdi öp beni seni aptal.."

Sevgi & Aşk