| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 04.2009 Other entries in 2009-04 resimler , videolar

Yaz Ayları Makyajı

eva_longoriaYazın sıcaklarından etkilenen ve kuruyan cildinizi daha fazla nemlendirmeniz gerekiyor. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için deniz kenarında mutlaka yüksek faktörlü güneş koruyucuları kullanmalısınız. Ve duşunuzu aldıktan sonra tekrar nemlendirici kreminizi tüm vücudunuza uygulamalısınız. Makyajınızın kalıcı ve etkileyici görünmesi için cildinize önceden nemlendirici sürmelisiniz. Cildiniz yağlı ise, makyajınızı yapmaya başlamadan önce temizleme jeli kullanabilirsiniz. Cildiniz normal ya da kuru ise en uygun temizleyiciyi veya nemlendiriciyi tercih etmelisiniz. Göz çevreniz en hassas yeriniz olduğu için gece ve gündüz nemlendiricileri kullanabilirsiniz.Yaz mevsimlerinde fondöten tercih edilmezken, kuru cildi olan hanımlar ise gece makyajları için kullanabilirler. Göz makyajlarınızı yaparken göz farınızı kaş renginiz ile uyumlu seçebilirsiniz. Dudak makyajınız için ise dudaklarınızı nemlendirmesine ve beslemesine özen göstermelisiniz.

İmgesi Kendinden Kalın

istanbul-resimleri_2 

orada

bizans
orada
topkapı ve surlar
ve rutubet, aslanım!
şimdiki zamanlarda aklım
geniş zamanlardaki
rehavet!

şiirdik bütün aşkşamları
seninle
saçından bir dal düştü
yüzünün en ıssız yerine

yine sen
ve yine sizlik
sensiz artık bu şehir
faşistanbul!

Yılmaz Erdoğan

Burçlara Göre Saç Rehberi

sac-bakimiAkrepler saçlarını ne renk boyatmalı? Yengeçler nasıl toplamalı? İşte burcunuza göre saç rehberiniz...

Koç: Aktif, cesur ve bilinçlisiniz. Duygularınızı olduğu gibi belli ediyor, kısıtlamalara gelemiyorsunuz. Saç modelinizin ise sizi engellemesine tahammülünüz yok. Pratik, kısa saç kesimi tam size göre. Uzun saçlı Koç kadınları, saçlarını mutlaka geriye tarar ve at kuyruğu şeklinde bağlar. Düzgün görünümlü bir at kuyruğu için saçınız nemli iken pürüzsüzleştirici saç kremi uygulayınız.

Boğa: Inatçı, güvenilir ve sabırlı kişiliğiniz var. Güzelliğiniz, cazibeniz ve tüm kadınsı özelliklerinize karşı ayaklarını yere sıkı sıkı basan bir yapıya sahipsiniz. Bu nedenle, fazla abartılı saç modellerini kendinize asla yakıştıramazsınız. Doğal görünümlü saçlar daha çok hoşunuza gider.

İkizler: Çevrenizle son derece kolay ilişki kuruyorsunuz. Can sıkıntısı size çok yabancı. Aşırı düzene yatkın olmamanız, komplike saç modellerinden hoşlanmamanıza neden oluyor. Sürekli kontrol edilmesi gerekmeyen, doğal haline bırakılmış saçlar size daha uygun.

Yengeç: Son derece duygusal ve idealist bir yapıya sahipsiniz. Ayrıca mesafeli bir insan olduğunuzdan herkesin size kolayca yaklaşmasına izin vermezsiniz. Bu yüzden, yerine göre gözlerinizdeki anlamı çevrenizden gizleyebilmeniz için uzun saçlarınız olmalı.

Aslan: Herkesin sevgilisi olarak, yaşamı dolu dizgin yaşıyorsunuz. Dişi aslanın asaletine sahip olmanıza rağmen yine de kibar bir saç modeli size uygun değil. Burçların kraliçesi olarak herkesin size hayranlık duyması şart. Bu yüzden, gösterişli saçlardan ve çarpıcı, cesaret isteyen son moda değişik renklerden korkmayın.    

Başak: Dakik bir insansınız. Hatta size mükemmeliyetçi bile denilebilir. Dağınıklığın hiçbir türüne dayanamazsınız. Bu yüzden saçlarınızın özenle taranmış olması şart. Saçlarınıza düzenli bir görünüm vermek için saç spreyi ve briyantin kullanın.

Terazi: Cazibeli ve esprili olmak sizin en temel özelliğiniz. Ayrıca uyum ve estetik konusunda da son derece duyarlısınız. Tıpkı aslan kadını gibi, sizde lüksten çok hoşlanıyorsunuz. Yeter ki fazla dikkat çekici olmasın. Bu nedenle size sade ve şık saç modellerini tavsiye ederiz.

Akrep: Burçlar arasında akrep kadını kadar ne istediğini bilen ve hedefe kilitlenen bir burç daha yoktur. Dışarıdan bakıldığında sakin ve soğuk görünürsünüz. Buna bağlı olarak mükemmel şekillendirilmiş saçlar ve her zaman bakımlı olmak tipik özelliklerinizdir. Saç modellerinizin daha yumuşak ve feminen olmasını sağlayın. Bu tür saçlar size daha çok yakışacaktır.

Yay: Bağımsız karakteriniz sizin tipik özelliğiniz. Ani kararlar alabiliyor, maceradan hoşlanıyorsunuz. Jöle, sprey türü saç şekillenme ürünlerinden pek hoşlanmadığınız için yumuşakça dökülen saç modeli kullanmanızdan ve saçınıza pürüzsüzleştirici saç kremi gibi daha yumuşak formüllü ve doğal görünüm veren şekillendiricilerle şekil vermenizde fayda var.

Oğlak: Kıvrak espri anlayışınız ve ortama uyumunuz sayesinde en zor durumlardan bile yüzünüzün akıyla sıyrılabilirsiniz. her konuda olduğu gibi saç konusunda da sağlamcısınız. Bu yüzden saçınızın bozulmasını önleyen ve her telin yerli yerinde durmasını sağlayan sprey ve jöle gibi şekillendiriciler kullanın.

Kova: Etrafınızda olup biten her şeyle ilgili ve son derece ateşlisiniz. Sürekli yeni fikirler peşindesiniz. Bu durumda, karmaşık saç modellerine ayıracak zamanınız da yok. Ancak, o doğal ışıltınızı yitirmemeniz için saç bakımınıza da özen gösterin. Kişisel saç bakımınıza uygun ürünleri kullanmayı ihmal etmeyin.

Balık: Romantik ve güçlü sezgilere sahip bir insansınız. Yaşamda duyarlı ve duygulu hareketlerle ilerliyorsunuz. Saçlarınız da sizin gibi duyarlı olduğundan boya ve perma gibi kimyasal uygulamalardan uzak durun. Bitkisel boyalar ve alkol oranı düşük şekillendiriciler kullanmaya özen gösterin."

Deri Lekelenmelerine Son

cilt-leke İlerleyen yaş, güneş ışınları ve çeşitli sebeplerle oluşan deri lekelenmeleri korkulu rüya olmaktan çıkıyor.

Acıbadem Maslak Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emel Erkek deri lekelenmelerine karşı uygulanan en son yöntem olan 'lazer tedavisi' hakkında bilgi verdi.   

Lekelenme Daha Çok Yüz, Boyun ve El Üstlerinde Oluşuyor  

Deri lekelenmeleri ilerleyen yaş ve güneş ışınlarının yanı sıra hormonal, genetik faktörler, ilaç ve kozmetik kullanımı ve metabolik hastalıklar sebebiyle de oluşabilir. Lekelenme doğumsal olabileceği gibi, sonradan da edinilebilir. Derinin en üst tabakası veya deri altı tabaka ile ilişkili olabilen lekelenme, mekanizma olarak deride melanin pigmentinin artışına veya melanin-dışı pigment birikimine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Daha çok koyu tenli kişilerde görülen deri lekelenmesi yüz, boyun V'si ve el üstleri gibi kronik olarak güneşe maruz kalan deri bölgelerinde belirgindir. 

Leke Yüzeysel ya da Yeni İse Tedaviye Yanıt Şansı Yüksektir!   

Çoğu zaman kozmetik problemden ibaret olan deri lekelerinin bazıları kansere dönüşüm olasılığı barındırır. Güneş ışınlarının yalnızca lekelenme oluşumunda değil, oluşmuş leke bölgelerinin kararmasında ve leke üzerinde kanser oluşumunda da önemli rolü bulunmaktadır. Leke tedavisinde en temel prensip güneşten uygun şekilde korunmadır. Bu sağlandıktan sonra lekelenmenin tipine göre uygun tedavi seçenekleri gözden geçirilebilir. Genel olarak lekelenme ne kadar yüzeyselse ve ne kadar yeni ise, tedaviye yanıtı o derece olumlu olur. 

Lazer Normal Deriye Zarar Vermeden Tedaviyi Sağlıyor

Leke tedavisinde yeni geliştirilmiş bir teknik olan lazerde, özel dalga boyunda ışınlar kullanılarak pigment içeren hücrelerin harap edilmesi, melanin pigmentinin yıkılması veya derinin en üst tabakasının soyulması ile lekeler yok edilir. Lazer sistemleriyle yapılan uygulamalarda etraftaki normal deriye zarar vermeden lekelerin tedavisi mümkündür. Lazer hem yüzeysel, hem de derin lekelerin tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. Lazerle leke tedavisi en sık yüze yapılmakla birlikte boyun, el üstleri ve diğer vücut bölgelerine de uygulanabilmektedir.

Sağlık İksirini Uzaklarda Aramayın: Meyva Yiyin!

meyvelerYazın artan meyve ve sebze çeşidinden yararlanmakta fayda var. Yazı, hem daha sağlıklı geçirin, hem de ideal kilonuzu koruyun...

Antioksidan etkisi...

Karpuz, kansere karşı koruyucu özelliği olan A ve E vitaminlerinden daha etkili laykopen içeriyor. Domatesin içindeki laykopen ise, antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azaltıyor.

Günde 6-7 öğün
Yaz aylarında meyve ve sebzeler günde 6-7 öğün tüketilmeli. Başta kanser, kalp hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları gibi bir çok hastalığın önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlık gibi hastalıkların engellenmesinde meyve ve sebzeler büyük rol oynuyor.

Günde 6-7 öğün tüketmeli
• Yaz aylarında meyve-sebze çeşidindeki artışlardan yararlanmak gerekiyor. Uzmanlar yaz aylarında meyve ve sebzeler günde 6-7 öğün tüketilmesi gerektiğini söylüyor.

• Başta kanser, kalp hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları gibi bir çok hastalığın önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlık gibi hastalıkların engellenmesinde meyve ve sebzeler büyük rol oynuyor.

Yeşil biber antioksidan

• Yeşil biber, maydanoz, çilek, erik gibi meyve ve sebzelerde bol miktarda bulunan C vitamini de antioksidan.

• Yumurta, süt ve türevleri, havuç, kayısı gibi besinlerde bulunun A vitamini ve tahin, kurubaklagil, fındık, badem gibi yağlı tohumlarda bol miktarda bulunan E vitamini antioksidan. Bu gıdaların özellikle yaz aylarında sıkça tüketilmesini öneriyoruz.

Yaz meyve ve sebzelerinin vücuda yararları...

Üzüm: Vücudu zararlı madde etkilerine karşı koruyan, fitokimyasallardan flavonoidleri içerir. Kalp hastalıkları ve kansere karşı koruyan üzümü bol bol tüketilmeli.

Karpuz: Karpuzun içerdiği laykopen maddesinin, kansere karşı koruyucu özelliği olduğu bilinen A ve E vitaminlerinden daha etkili olduğu saptandı.

Kayısı: İçindeki beta karoten adlı madde hücrelere saldıran molekülleri kontrol altına alarak, kanseri önler. Bağırsakların çalışmasına yardımcı olur. Bir kayısı ne kadar parlaksa, içindeki beta karoten oranı da o kadar yüksek.

Domates: Domates özellikle laykopen yönünden zengin. Laykopenin antioksidan etkisi nedeniyle göğüs, sindirim sistemi, mesane ve deri kanseri riskini azalttığı bilinmekte.

Biber: Bol miktarda A ve C vitamini içerir.

Çilek: Bol miktarda A, B1, B2, C ve K vitamini, protein, şeker, meyve asidi, demir, fosfor, sodyum, kalsiyum ve potasyum içerir.

Şeftali: Bol miktarda A ve C vitaminlerini içerir.

Yazın ne kadar sıvı almalı?

• Yaz aylarında sıcaklığın artması ile birlikte vücuttan ter ile öncelikle sıvı, potasyum ve sodyum gibi bir çok minerallin kaybedilir.

• Yazın sıcaklarında etkisiyle vücutta fazla su kaybı meydana gelmesi sonucunda bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri baş gösterebilir.

• Özellikle yaz aylarında terleme ile artan sıvı kaybını karşılamak amacıyla günde 2.5-3 lt. su içilmeli. Yine yaz aylarında egzersiz ve spor yapılırken kış aylarına göre daha fazla sıvı kaybı yaşanacağı için egzersize başlamadan 15 dk. önce 1-1.5 bardak, egzersiz sırasında ise 10-15 dakikada bir yarım bardak su içilmesini tavsiye ediyoruz.

• Ancak unutulmaması gereken bir diğer önemli nokta ise aşırı su tüketiminin getireceği zararlar. Vücudun ihtiyacından fazla su tüketmesi böbreklerin zarar görmesine ve vücutta ödem oluşmasına neden olabilir.

Yazın beslenirken bunlara dikkat!

• Kızartmalar, aşırı yağlı gıdalar, sakatatlar yerine ızgara, buğulama, haşlama olarak hazırlanmış, yağı alınmış etleri tercih ediniz.

• Bağışıklık sistemi, zararlı maddeleri vücuttan uzaklaştırmada görevli Omega-3 yağ asitlerini içeren balığı haftada 2 kez tüketiniz.

• Kışa göre tabaklarınızda ki yemek porsiyonlarını daha küçük tutunuz.

• Kan şekerinin hızla yükselip, hızla düşmesine sebep olan yağlı, şekerli, ağır tatlılar yerine protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra A, B, C, D ve E grubu vitaminlerle birlikte kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum, potasyum, demir ve çinko gibi mineraller de zengin olan dondurma veya sütlü tatlıları tüketiniz.

• Karbonhidrat (şeker)kaynağı olarak yağlı, kızartılmış, ağır olan hamur işleri yerine kan şekerinizi daha iyi düzenleyen kepek ekmek, bulgur, kepekli makarna gibi gıdaları tüketiniz.

• Yağ oranı yüksek gıdalar yerine barsakların çalışmasını kolaylaştıran, doygunluk veren salata, tam buğday ekmeği, sebze yemekleri, meyve gibi posalı gıdaları tercih ediniz.

• Serinlemek için çok tükettiğimiz gazlı, şekerli, kafein içeren içecekler yerine taze sıkılmış meyve suyu, soda ve bol su tüketiniz. Fazla tüketilen kafein kalp çarpıntısı, uykusuzluk, huzursuzluk gibi sağlık problemlerine neden olur.

• Alkol tüketilecekse rakı, votka gibi yüksek alkol ve kalori içeren besinler yerine kırmızı şarap tüketebilirsiniz.

Sütten Gelen Güzellik

sutGünde ortalama yarım litre süt tüketimi, ciltte nemlendirici etki yaparak tazeliğini korumasını sağlıyor.

Prof. Dr. A. Kadir Hurşit, “sütte bulunan yağ asitleri ciltte nemlendirici etki yaparak, cildin tazeliğini korumasını sağlıyor” dedi. Hurşit, süt içmeyi sevmeyen insanların yoğurt, peynir, ayran gibi süt ürünlerini tüketebileceklerini de söyledi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. A. Kadir Hurşit, başta çocuklar ve gelişme çağındaki gençler olmak üzere her yaş için çok önemli bir besin kaynağı olan sütün cilt için de önemli etkisinin bulunduğunu söyledi.

Güzel bir cilt için günde yarım litre süt içilmesini öneren Hurşit, sütte bulunan yağ asitlerinin cilt üzerinde nemlendirici etki yaparak cildin yıpranmasını engellediğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Sütteki yağ asitleri cilde nemlendirici bir etki yaparak cildin tazeliğini korumasını sağlıyor. Yağ asitleri aynı zamanda cilt üzerinde bakteri, maya, küf gibi mikroorganizmaların gelişmesini de engelliyor. Süt ayrıca yaşlanma etkilerini de geciktiriyor. Güzel bir cilt için günde en az yarım litre süt içilmesini öneriyoruz.”

Süt içen insanlarda deri hastalıklarının, içmeyenlere göre daha az ortaya çıkabileceğini belirten Hurşit, cilt güzelliği için sütün kozmetik malzemesi olarak kullanılmasının etkili olacağını, ancak hücreler tarafından kullanılması açısından içmenin daha faydalı olduğunu bildirdi.

Bir litre sütte vücudun ihtiyacı olan kalsiyum ve fosforun tamamının, vitaminlerin ise büyük bir kısmının bulunduğunu kaydeden Hurşit, “Ne yazık ki ülkemizde çocukluk çağından sonra süt içmiyoruz” dedi.

Ülkemizdeki süt tüketiminin gelişmiş ülkelerdeki süt tüketiminden çok geri olduğunu belirten Hurşit, sütün her yaşta tüketilmesi gereken önemli bir besin olduğunu vurguladı.

Hurşit, süt içmeyi sevmeyen insanların yoğurt, peynir, ayran gibi süt ürünlerini tüketebileceklerini de söyledi.

GÜNÜN SÖZÜ

"Gerçek bir arkadaş, iki gövdede yaşayan bir ruhtur."

Aristo

Deniyorum

kar

Yaz Geliyor Güneş Gözlüğü Kullanın

unes-gozlugu-gozlukADANA'daki ‘Aktif Göz Lazer Merkezi' sahibi göz doktoru Cüneyt Karaarslan, yaz mevsiminin yaklaştığını ve güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınlara karşı güneş gözlüğünün kullanılması gerektiğini söyledi.

Çukurova başta olmak üzere birçok bölgede güneşin etkisini iyice gösterdiğini belirten Karaarslan, UV ışınlarının gözde katarakt ve görme merkezinde ‘makula dejeneresansı' adı verilen, görmeyi oldukça bozan hasarlara yol açabileceğini kaydetti. UV ışınlarından gözü korumak için güneş gözlüğü kullanılması gerektiğini belirten Karaarslan, şöyle dedi: 

“Gözlük alırken de dikkat edilmesi gereken hususlar var. Bunların başında gözlüğün UV ışınlarına karşı koruma yaptığına dair sertifikası olması gerekiyor. Ucuza alınan diğer gözlükler hiçbir işe yaramadığı gibi ters etki yapabilir ve göz sağlığınızı daha fazla bozabilir. Çünkü gözlük koyu renklidir ve koyu renk ışınları emer. Dikkat edilmediği taktirde kişi ciddi göz rahatsızlıklarıyla karşı karşıya kalabilir.”
Göz tansiyonu ile kornea, iris ve retinaya bağlı bazı hastalıkların genetik olduğunu belirten Karaarslan, çevresel faktörlerin de göz rahatsızlıklarının oluşumu ve gelişimini etkilediğini söyledi. Düzenli beslenme, spor yapma ve stresten uzak durma gibi genel sağlık kurallarının göz için de geçerli olduğunu vurgulayan Dr. Karaarslan, çevresel tozlar, kimyasal maddeler, güneş, sudaki bakterilerin göz rahatsızlıklarına neden olduğunu söyledi.

Eviniz, Çocuklar İçin Ne Kadar Güvenli?

ev-cocuk“ABD’de yapılan bir çalışmada telefonla yardım için bildirilen 86 zehirlenme olayı üzerine bir çalışma yapılmış. Kazaya uğrayan çocuğa ürün, çevre ve iş açısından değerlendirme yapılmış. Kurmanların hepsi 5 yaşın altında bulunmuş ve şu ipuçlarına ulaşılmıştır:

1. Vakaların % 79’unda anne-baba ve çocuk ayrı odalardayken kaza oluşmuştur,
2. Vakaların % 93’ünde kaza çocuğun kendi evinde meydana gelmiştir,
3. Vakaların % 89’unda çocuklar yakından ilgilenilmeye gerek duyulmayan TV izleme gibi bir etkinlik içindedirler,
4. Vakaların % 36’sında çocuk anne-baba farkına varmadan oda değiştirmiştir,
5. Vakaların % 87’sinde anne-baba rutin bir işle uğraşmaktadır,
6. Vakaların % 59’unda zehirlenmeye yol açan madde kullanılmakta veya açıkta bırakılmış durumdadır. Vakaların % 28’inde normal yerindedir.
7. Vakaların % 31’inde çocuğun maddeyi ulaşmasını engelleyen bir engel yoktur. %36’sında tek engel masa veya tezgah yüksekliğidir. Vakaların % 57’sinde madde güvenli kapaklı kapların içindedir. “İnsanların genel vücut hacmi, doğumdan erken yetişkin dönemine kadar geçen süre boyunca çeşitli değişikliklere uğrar. Dolayısıyla bu büyümenin değerlendirilmesinde kullanılan başlıca ölçekler vardır:

1. Vücut boyutları:

a) Vücut ağırlıkları ve ağırlık artış hızı,
b) Boy uzunluğu ve boy uzama hızı,
c) Baş çevresi ve baş çevresinde artma hızı,
d) Vücut bölümlerinin birbirlerine oranları,

2. Kuvvet,

3. Beceri,
anne-bebek
4. Diğer fiziksel ve psikolojik değişkenler.

Ortalama olarak insanlar 3.5 kg civarında ve 50 cm. kadar doğarlar. Gövde bu uzunluğun % 70’ni oluşturmaktadır. Bunu izleyen 20-10’luk sırada boy 3-4 kat artarken, ağırlık ortalama 20 katına kadar çıkar.

Büyüme, gelişme sırasınca belirli bir sıra izlenir. Örn: Vücut kısımlarının büyümesinde başlangıçta en hızlı büyüyen bölüm baştır. İlk 6 aydan sonra göğüs çevresi hızla artar 9 ile 12 aydan sonra ekstremite uzama hızı ön plana geçer. Ergenlik döneminde ise büyüme hızı daha çok ayak ve bacak uzunluğunda artış şeklinde gözlenir.

Bunu kalçaların enine büyümesi ve daha sonra göğsün ön-arka çapının artması, omuzların genişlemesi ve gövde uzunluklarının artması şeklinde izler. Boyutlarda ve fizyolojik fonksiyonlardaki değişim konsturla bağlantılı birçok güçlükle de ortaya çıkar. Yiyeceklerinden, kullandığı araçlara kadar, birçok araç-gereç konstur açısından önem kazanır. Bütün bu uyumu kolaylaştıracak tasarımlar yapabilmek için standart bir erkek veya kız çocuğunda bulunmamaktadır.

Erkek çocuklar genel olarak 2 yaşa kadar daha hızlı büyürler. Daha sonra artarak 14 yaş civarında en yüksek düzeye ulaşır ve sonra tekrar yavaşlar. Son boyun uzunluğuna 20’li yılların başlangıç ve ortalarında ulaşılmış olur. Dolayısıyla bazı erkek çocuklarda 14-15 yaş görüntüsü büyümelerini tamamlamış görüntülerine yakın iken, bir diğer grupta ise güçlü bir büyüme fazına başlangıç bu yaşlardan itibaren olmaktadır.

Kız çocuklarında puberte büyüme sıçraması 9 yaş civarında başlar. 12 yaş civarında en hızlı evreye ulaşır. Tam erişkin dönem 16 yaş civarında tamamlanır. 10 ve 12 yaşlarda aynı yaştaki erkek çocuğundan daha uzundur. Bu değişiklikler ülke, coğrafya, sosyal ve kültürel özelliklere göre de önemli farklılıklar göstermektedir.

Bugün batı dünyasında birçok ülkelerin çocukları daha iyi beslenmekte, daha iyi hijyen koşullarında büyümekte, hastalıklardan daha iyi korunmakta, daha iyi tıbbi yardım görmekte, daha iyi eğitim görmüş anne-babalar tarafından yetiştirilmekte ve yıllar öncesinin çocuğuna rağmen çok daha uygun bir fizik ortamında yetişmekte. Büyüme ve gelişim potansiyellerini geliştirme olanağı bulmaktadırlar.

Ülkemiz çocukları yaşa göre büyüme eğrileri 13-14 yaşlarına kadar batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletlerinde beyaz ve çocukları için verilmiş eğrilere hemen hemen eşittir.

Bütün bunlardan kaynaklanan sonuç olarak tasarımlar kız ve erkek çocuk boyutlarının değişimlerindeki farklılıklar göz önüne alınarak yerine getirilmelidir. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki birçok çocuk kazalarından ergonomik yetersizliklerin önemli bir rolü vardır. Ancak çoğu çocuk kazası bu açıdan ciddi bir değerlendirmeye alınmamakta, ayrıntılı bir kaza analizi yapılmamaktadır. Günümüzde bu tip kaza analizleri önemli ergonomik çalışmalar arasındadır.

Tüketici güvenlik kurulu 5 yaş altındaki çocukların % 85’inin kapağı 5 dk. açamaması gerektiğini yine de %80’inde ise uygun açma tekniğinin gösterilmesine rağmen 10 dk. içerisinde kapağı açamaması gerektiği koyu olarak belirlenmektedir.

kiz-cocuk Hiçbir güvenlik önlemi anne-baba dikkatini tam olarak alamasa da düşme, çarpma, takılma, sıkışma kazalarında ergonomik yetersizlikler büyük önem kazanmaktadır. Oyun çocuk kişiliğinin gelişmesinde önemlidir. Çocuğun çevreye olan uyumu oyunla gerçekleşir. Oyunun yerleri çeşitli şekillerde biçimlenebilir ve değişiklikler olmalıdır. Bu yerler çocuğun gereksinimlerine göre ayarlanmalıdır.

TSE’nin oyuncak güvenliği açısından koyduğu standartlar vardır:

1. Tutuşma ve parlama,
2. Kimya ile ilgili faaliyetler için deney testleri,
3. Deney testlerinin dışındaki kimyasal oyuncaklar,
4. Yaş uyarı etiketlenmesi için grafiksel semboller.

Oyun alanları trafik emniyetli, dumansız, yeteri kadar güneşli, su seviyesinin yüksek olmadığı alanlar yapılmalıdır. Yerleşim yerlerindeki oyun alanları konut ve diğer mahallelerle bağlantılı olmalı, çevreye göre değil, ulaşım sistemine göre planlanmalıdır. Cadde, taşıt, park yeri, tren yolu, devlet su kanalları gibi tehlikeli bölgelerin yakınında oyun yerlerinin çevresi en az 1 metre yükseklikte çit duvarla örtülmelidir.

KREŞLER:

Okul öncesi ve okul yaşındaki çocukların sürekli gittiği Pedogolojik tesislerdir. Bölümler yaş gruplarına göre düzenlenir. Kreşlerin bulundukları yerler. Konutlara yakın ve trafikten uzak olmalıdır.

Kreşlerde her bir çocuk için 2-3 m2 alan tasarlanmalıdır. Emme, emekleme çağında ve yürümeye başlayan çocuklara özel alanlar tasarlanmalıdır. Kundaklama masası, emekleme kasası, dolaplar, oyuncak rafları, çocuk masaları, çocuk sandalyeleri için alanlar ayrılmalı, bunlar çocuğun büyüme ve gelişme devrine göre çocukları kısıtlamayacak ve gelişmelerini olumsuz etkilemeyecek şekilde tasarlanmalıdır. Ana okullarında her bir çocuk için yaklaşık 1.5-3 m2 alan gereklidir. Her bir oda da 11 çocuk için planlanmalıdır. Dolaplar oyuncak rafları, çocuk masaları-sandalyeler, yazı tahtası ayrıca alana konmalıdır.

Ev bir barınaktan çok çocukların güvenli olarak yetiştirilebileceği bir yer olmalıdır. Buralarda aile yaşamlarını sürdürürler ve beraber büyürler. Aile içi bağlı oluşum da kuvvetlenir. Sosyalleşme, kültürel ve zihinsel uyarılma da evlerde olmaktadır. Evde ergonomik yetersizlikler aile bireylerinin sağlığını yakından ilgilendirir. Ev düzeni ile ilgili çalışmalar, ev yerleşim ve kullanımında ülkeler arasında farklılıklar olmakla birlikte, temel esaslar da geniş bir yaklaşım birliği oluşturduğu görülmektedir. Bunların çoğu çağlar boyu deneme-yanılma yöntemleriyle varılmış pratik sonuçlardır.

EV GÜVENLİĞİ:

Günümüzde evlerde yüksek kaza potansiyeline sahip birçok araç ve gereç konumu bulunmaktadır. Evlerde kimyasallar, cilalar, deterjanlar ve ilaçlar bulunmakta, bunlar hatalı kullanım halinde önemli tehlikeler yaratabilmektedir. Evde kaza nedeniyle ölümlerin başlıca nedenleri: Düşme, zehirlenme, yangın ve boğulmadır. 5 yaşın altındaki çocuklar ve 65 yaşın üzerindeki yaşlılar en çok etkilenenlerdir. Evde bulunan araçların hatalı tasarımları ve hatalı kullanımları da tehlikeli olabilir.

Ev kazalarında en çok etkili olan araçlar:
bebek

1. Dönen motorlu araçlar,
2. Isıtıcılar,
3. Kurutucular,
4. Çim kesme araçları,
5. Ocaklar,
6. Cam kapılar,
7. Elektrikli araç – tabloları,
8. Printer uzatmalar,
9. Pilot lambalar ve otomatik yakma sistemleri.

Ev kazaları açısından en tehlikeli yerlerden bir tanesi de merdivenlerdir. 1995 yılında İngiltere’de yapılan çalışmalarda 2.5 milyon yaralanma ve 4 bin ölümün ev kazaları nedeniyle oluştuğu belirtilmektedir. Bu yaralanmaların 230 bin ve ölümlerin 497’i merdivenden düşme sonucu meydana gelmiştir. Evlerde özellikle mutfak ve banyo önemli iki mekandır. Çünkü tüm ev halkı tarafından kullanılır. Ayrıca, kazaların riski bu iki mekanda çok yüksektir. Mutfaklarda ocak yakınlarında ısıya dayanıklı tezgah kullanımı, çalışma alanında gölge düşürmeyecek şekilde aydınlatma sistemleri, fırınlar, duvara monte edilmişse mutfak tezgahıyla aynı seviyede olması sağlanmalıdır.

Banyoda yerde kaymayan malzeme kullanılmalı. Yer döşemelerinde büyük siyah ve beyaz fayanslardan kaçınılmalıdır. Çünkü bu tip yer döşemesi derinlik algısı bozulmuş kişilerde problem yaratabilir.

kiz-cocuk Çocuklar Açısından Evde Tehlike Yaratabilecek Bölgelerle İlgili Denetim Listesi:

1. Ocağın yeri: Ocağın kapının yakınında ya da pencere yakınında olmaması gerekir.
2. Kapılar: Mutfak kapısının trafiği en aza indirecek biçimde yerleşmiş olması gerekir. Bütün kapı ve dolap kapakları çarpmaları önleyebilecek şekilde yapılmalıdır.
3. Oyun alanı: Çocukların oyun alanları mutfaktan görülebilecek biçimde düzenlenmelidir.
4. Döşeme yüzeyi: Döşeme yüzeyinin ıslak koşullarda kaymayacak biçimde olması sağlanmalıdır.
5. Elektrik donanımı: Düğme ve pirizler güvenlik kurallarına uygun olmalıdır.
6. Yakıt depolama ve çöp tenekesi: Yakıt bidonları ve çöp tenekeleri örtülü ve iyice kapatılmış olmalıdır.
7. Atölye: Atölyeler ve bahçe barakalarının kapılarının kilitlenebilir özellikte olması gerekir.
8. Çocuk oyun alanları: Çocukların güvenli olarak bırakılabilecekleri, çevrelenmiş oyun alanları bulunmalıdır.
9. Su: Su tanklarının ve fıçıların ağızları sıkı ve güvenli olarak kapatılabilmelidir.
10. Ecza dolabı: Ecza dolapları çocukların ulaşamayacağı yükseklikte ve kilitli olmalıdır.
11. Dolaşım:
a) Trabzanlar: Merdivenlerin en azından bir tarafında sürekli trabzan bulunmalıdır. Parmaklıklar arasında 90 mm’den geniş aralıklar engellenmelidir.
b) Tek basamaklar: Tek basamaklar engellenmelidir. Eğer kaçınılmazsa renk farkıyla fark edilmesi sağlanmalıdır.
c) Eşikler: İç kapıların eşikleri takılmayı önleyecek yükseklikte olmalıdır.
d) Döner veya iki yöne açılan kapılar: Döner kapılarda parmakların sıkışmasını engelleyecek şekilde yapılmalıdır. İki yöne açılan kapılar ise karşı yönden gelen kişinin görülmesini sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır.
e) Camlı kapılar: Bütünüyle camlı kapılar veya paneller buzlu cam veya koruma kuşakları ile görünür hale getirmelidir. Kullanılan cam aynı zamanda çarpmalara dayanıklı olmalıdır.
f) Açık merdiven boşluğu: Bu tür mimari yaklaşımlardan kaçınılmalıdır. Eğer mümkün değil ise tırmanmayı engelleyecek şekilde korkuluklar konmalıdır.
12. Balkonlar: Balkon parmaklıkları tırmanmaya engel ve yeterli sağlamlıkta ve kalın olmalıdır. Direklerin arası çocukları ayak ya da başlarının sıkışmasına imkan verecek genişlikte olmamalıdır.
13. Çit ve kapılar: Çit ve kapılar küçük çocukların açmasını ve tırmanmasını önleyecek şekilde yapılmalıdır. Çok alçak çitlerin kolayca görülebilecek biçimde tasarlanması gerekir.
14. Zemin: Döşemelerin kaygan olmayan özellikte olmasına özen gösterilmelidir.

KAYNAK: VKV Amerikan Hastanesi

Sevgi & Aşk