| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 04.2009 Other entries in 2009-04 resimler , videolar

Gelecek Geç Kalkanların Olacak!

kadin

Sabah erken uyanmakta güçlük çekenlerin, erken uyanabilenlerden daha dikkatli olduğu ve dikkat durumunun gün içinde arttığı bildirildi.

Belçikalı, İsviçreli ve Fransız bilim adamlarının yaptığı araştırma "erken kalkan yol alır" atasözünün pek de doğru olmayabileceğini gösteriyor. Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, erken kalkanlar ile geç yatanların sabahki verimi benzer, gün sonundaysa geç yatan daha "uyanık" ve daha dikkatli.

Fransız "Le Figaro" gazetesinin internet sitesindeki yayımlanan makalede, insanlarda uyanıklık ve uyku durumu döngüsünün iki şekilde olduğunu belirten araştırmacılar, ilk mekanizmanın kol saati gibi işlediğini, bu mekanizmanın gün içinde "uyan" uyarılarını artırdığını, gece ise azalttığını" vurguladılar. İkinci sürecinse "kum saatini" anımsattığını ifade eden araştırmacılar, uyku baskısının uyanık olarak geçirilen zamanda arttığı ve uyku durumunda azaldığını belirttiler. Gün içinde bu iki süreç arasındaki zıtlığın uyanıklık ve dikkatli olma seviyesini korumaya yardım ettiği kaydedildi.

Belçika’daki Liege Üniversitesinden Christina Schmidt ve ekibi, uyku ritmi çok bozuk olan kişileri teste tabi tuttu. Sağlıklı gençlerden 16’sı erken kalkıyor, 16’sı geç yatıyordu.

1,5 saat ve 10,5 saatlik uyanıklık durumunun ardından gençlerin beyin işlevine de MR ile bakıldı.

Erken uyananların sabah daha verimli olduğu, ancak uyandıktan sonraki 1,5 saat içinde her iki grup arasında fark kalmadığı belirlendi. Gün sonunda ise geç uyananların daha az yorgun olduğu ve dikkatlerinin arttığı görüldü.

Sonuç olarak araştırmacılar, sabah erken uyananların gün boyunca toplanan uyku baskısından daha fazla etkilendiğini belirttiler.

Aylardan Şiir Günlerden İMGE

aylardan haziran/günlerden Perşembe
hani çarşambadan doğan kaderim
güneş tutulurken çalınan davullarla doğmuşum
ay tutsaklığı içimin dışına yıldız serpmişim
baş parmağım en yakın dostu dudaklarımın
serçeye eşlik eden ikincisi kutsalım
kolları budandı vakitsiz soyağacımın
zor ki söylenir
haziranda ölmeyi hep erteliyorum

aylardan şubat/günlerden kış uykusu
eriyen bir kangren içimin buzulu
orman yangınından yağmur doğuran bulut
kirli sularını içiyorum
dişlerimin arasında zift rengi ölüm

aylardan hatırlamak istemiyorum /günlerden ayrılık
aslı olmayan aşklarla inancımı zedeliyorum
martı kanadı yüreğimde ayak izlerinin işgali
dudaklarında ki nikotinden dilimde bilmediğim alfabe
baktığım bir çift göz ilk kez deniz
seni seviyorum’un ibadetine yüz sürüyorum
ellerime kelepçe yaptığım saçların düş tual
hesapsız gidişler yarım ağız vaaz
bıraktığın yer sorgulasın kalbini

aylardan mayıs/günlerden börtü böcek günlerim
kabuğumu bir yılanın eskisiyle değişiyorum
unutulan bir maskenin içine sızdım
ürksem de karanlıktan
koynuna yatıyorum gecenin
yıldız doldurup heybeme şafak olmadan
öksüz çocukların saçlarında taç
taze gelinlerin gözlerinde yakamoz...
avuçlarım söner/yeniden gözlerine dönerim

Eylül’e dokunmayın
o şairlerin sevgilisidir
hüzün ve ayrılık gizemidir her yaprağının
hiç eylül’üm olmadı oysa
gömdüğüm için her eylül öncesi takvimlerimi
 
ateş yakalım mart’ın yirmi birinde
mutlaka demini bırakacak satırlar yaşayalım
bestesi yasak bir ezgiye ilham
öznesi kanayan bir dizeye yüklem...
böyle duygusuz vurdumduymaz ölmeyelim
gün tutuşsun
Berivan’ın türküsüne bir mısra da biz ekleyelim
aylardan zulüm
günlerden ölüm

Ayın bir’i annem
Otuz iki’si babam
 
Faik Danışman
 
Bu şiirin hikayesi:

Pazartesi: Morarmış sokaklar...
Salı: Karakol kapısında bir robot resim...
Çarşamba: İllegal bir yürüyüşte boğulan anılar...
Perşembe: Ansızın ayna karşısına beliren çocukluk...
Cuma: Kapalıyım..(Havanın seyrinden değil)
Cumartesi: Direnişin,karşı çıkışın onurlu tekrarı...
Pazar: Bekleyiş... (Her an kıyamet vakti)

Stressavar Besinler

kadin

Stresle ilgili birçok önlem ve tedavi yöntemleri vardır. İşte stressavar yiyecekler...

Dr. Hasan İnsel

Günlük hayatta işle ilgili sorunlar, ailevi tartışmalar, maddi yükümlülükler, yapmak istenilenlere asla yeterince zaman ayıramama gibi faktörler her an karşılaşılan stres kaynaklarıdır. Birçok kişi artık modern yaşam tarzının bir parçası olarak stresi kabullenmekte, bunu sanki olmazsa olmaz gibi görmekte. Ancak sürekli stres altında olan kişiler birçok hastalıkla daha sık karşılaşabiliyor, uzun dönemde sağlıkları ciddi ölçüde bozulabiliyor. Dolayısıyla stres yönetimi, genel bir sağlık yönetimi için önemli bir gerekçe. Stresle ilgili birçok önlem ve tedavi yöntemleri vardır, doğrusu doktorunuza bu konuda danışmak ve gerekli profesyonel yardımı almak için yönlendirilmenizdir. Bu arada stresle savaşan yiyeceklerin beslenmenizde yer alması da size bu konuda bir ölçüde destek olabilir.  

Kimi serotonin salgılar, kimi adrenalini düşürür

Diyetisyenimiz Müge Başer sizlere stres konusunda destek olabilecek bazı yiyecekleri seçti. Bu yiyeceklerin içeriğindeki C vitamini, pantotenik asit (B5  vitamini), B6  vitaminleri gibi çeşitli B grubu vitaminleri, çinko, magnezyum, potasyum gibi mineraller ve omega 3 yağ asitleri stresle baş etmede etkili besin öğelerinden başlıcaları. Bunların bazıları vücutta bir beyin kimyasalı olan ve mutluluk hormonu olarak bilinen serotoninin salgılanmasını harekete geçirirken, bazıları ise stres hormonları adrenalin ve kortizol seviyelerini azaltabilir. Genel anlamda bu besin öğelerinden zengin, yeterli ve dengeli bir beslenme bağışıklık sistemini destekleyerek, kan basıncını ve kan şekerini azaltarak stresin zararlı etkilerini önleyebilir.

TURUNÇGİLLER:

Portakal, mandalina, greyfurt, limonda bulunan   C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirerek stres hormonlarının etkilerini yavaşlatır. Stresli dönemlerde vücuttan C vitaminin atımının artmasının yanında yapılan birkaç çalışmada C vitaminini günlük alınması gereken miktarda alan kişilerde kortizol seviyelerinin daha çabuk normale döndüğü gözlenmiş.

KOMPLEKS KARBONHİDRATLAR:

Bütün karbonhidratlar serotonin salgılaması için beyni uyarırlar. Önemli olan doğru karbonhidrat seçimidir. Şeker, beyaz un gibi işlenmiş karbonhidratların azaltılması, işlenmemiş tahıllı gıdalara ağırlık verilmesi yararlıdır. Tam buğday, çavdar, yulaflı, çok tahıllı gibi esmer ekmek çeşitleri, kepekli pirinç, bulgur, kepekli makarna, sade kahvaltılık gevrekler veya yulaf kan şekerini yavaş yükseltip yavaş düşüren kompleks karbonhidratlı besinlerdir. Yani sağlıklı karbonhidrat kaynaklarıdır. Aynı zamanda da iyi bir B grubu vitamini deposudurlar.

SÜT:

Riboflavin gibi B grubu vitaminlerinden zengin olması ile gece yatmadan önce 1 bardak sıcak / ılık süt serotonin salgılanması artırır ve rahat bir uykuya yardımcı olur. İçeriğindeki kalsiyum stresle birlikte kasılan kasların gevşemesine yardımcı olabilir. Gece uyumadan önce daha az kalori ve yağ almak isterseniz az yağlı olanları veya yağsız olanları tercih edebilirsiniz.

POTASYUMLU BESİNLER:

Stresle artan kan basıncını azaltmanın önemli bir yolu da beslenmede potasyum alımını artırmaktır. Avokado, muz, patates gibi besinleri iyi potasyum kaynaklarıdır.

KOYU YEŞİL YAPRAKLILAR:

Ispanak, roka, tere, pazı, maydanoz gibi sebze-lerde bulunan magnezyum kortizol seviyesini düzenler ve baskı altında iken stresin atılmasına yardımcı olur. Yapılan birkaç çalışmada baş ağrısı ve yorgunluk çekenlerin çoğunluğunda düşük magnezyum seviyeleri saptanmış. Yeşil yapraklı sebzeleri yemek istemeyenler için kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kuru baklagiller de magnezyum için alternatif olabilir.

CEVİZ, BADEM, FINDIK:

Bu besinler bağışıklık sistemini destekleyici önemli bir antioksidan olan E vitamini, çinko ve stres süresince toparlanmayı hızlandıran B grubu vitaminlerin deposudur. Etkilerinden faydalanabilmek için her gün 10-15 adet kavrulmamış fındık / badem veya 2-3 bütün ceviz içi yenilebilir.

YAĞLI BALIKLAR:

Somon, ton, uskumru, sardalye gibi yağlı balıklarda bulunan omega 3 yağ asitleri stres hormonlarını azaltır. Düzenli bir destek için haftada en az 2 kez 100 gramlık yağlı balıklardan yemeye çalışın.

Aklınızda bulunsun!
Sonuç olarak bu yiyeceklerle zenginleştirilmiş yeterli ve dengeli bir beslenmenin yanı sıra genel anlamda dikkat edilecek birkaç unsur daha bulunmakta:
Bunlardan biri kafein alımının azaltılmasıdır.
Aynı şekilde alkol kullanımının bırakılması veya azaltılması.
Tuz alımının azaltılması.
Düzenli bir beslenme planı ile 3 ana öğün mümkünse 2 - 3 de ara öğün yenilmesi.
Yeterli miktarda su içilmesi.
Hareket ve fiziksel aktivitenin artırılması.

Tokluğun Sırrı Yumurtanın Beyazında Gizli

yumurta

Louis Anronne tarafından yazılan ’Sıska’ adlı kitapta yumurta insanı tok tutan sihirli gıdaların başında geliyor.

ABD’de yayınlanan Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan bir habere göre bazı gıdalar ateşe benzin dökmek gibi iştahın açılmasına sebep olabiliyor. New York Presbyterian Hastanesi’nin Beslenme ve Kilo Verme bölümünün başında görev alan Louis J. Aronne tarafından yazılan “The Skinny” (Sıska) adlı kitap, bu konuda yürütülen araştırmaları bir araya getiriyor. Kitap, hangi gıdaları ne zaman yemeniz gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunarak iştahı yatıştırmayı vaat ediyor. İşte her öğün için tavsiyeler:

Kahvaltı: Protein bakımından zengin yumurta beyazını tüketin. Sabah yumurta öğle yemeğinde 140 kalori az aldırıyor ve kahvaltıdan sonraki 36 saat içinde daha az yemeyi sağlıyor. Kek, ekmek, şekerlı kahvaltı gevreği ve meyve suları ters etki yaratıyor.

Öğle yemeği: Bu öğünü atlamaya çalışmayın. 5 saat yemek yemeden durmak, tokluk hissini veren hormonları etkisiz hale getirir. Akşam fazla yemeye yol açar. En az küçük bir tabak maruldan oluşan salata ile başlayın. Salatanın üzerinde yalnızca sirke kullanmak, iştahı kontrol altına alır ve kan şekerini dengeli olarak yükseltir. Sonra sebze ve ardından yağsız protein tüketin.

Akşam yemeği: Kilolu insanlar, en çok bu öğünde yiyor. Öğüne salata ya da çorba ile başlayın ve ana yemeği az yağlı proteine ayırın. Yemekten önce ekmek tokluk hissini geciktirir. Alkol de aynı etkiye yol açar ve vücutta yağ depolanmasına yol açar.

İçecekler: Meyve suyu ve gazlı içeceklerden uzak durun. Yapay tatlandırıcılar gerçek şeker tüketimini körükleyebilir. Bol bol su için.

Bahar Geldi Alerjiye Dikkat!

alerj

İlkbahar aylarında artan polenler nedeniyle alerjik astım hastalarının dikkatli olmaları gerekiyor!

Avrupa Acil Tıp Birliği Başkan Vekili ve Alsancak Devlet Hastanesi Acil Servis Sorumlu Hekimi, uzman doktor Ülkümen Rodoplu, ilkbahar aylarında artan polenler nedeniyle alerjik astım hastalarının dikkatli olmaları gerektiğini bildirdi.

Dr. Rodoplu,  yaptığı açıklamada, ilkbahar aylarında saman nezlesinde artış olduğunu belirtti. Saman nezlesi, bahar alerjisi ya da yaz gribi olarak isimlendirilen alerjik rinitin, kişilerin duyarlı oldukları alerjen maddeler ile temastan sonra ortaya çıkan ve çok sayıda kişiyi etkileyen bir hastalık olduğunu kaydeden Dr. Rodoplu, alerjik rinitin başlıca belirtilerinin, burunda kaşıntı, tıkanıklık, akıntı, hapşırma, kuru öksürük ve boğaz kaşıntısı olduğunu söyledi. Başta polenler olmak üzere, küf mantarları, çeşitli gıdalar (yumurta, çilek, balık gibi), ev tozu, kedi ve köpek gibi hayvan tüyleri ve çeşitli kimyasallar da hastalığa neden olabildiğini anlatan Dr. Rodoplu, allerjik riniti olan kişilerde, sinüzit, kulak hastalıkları ve geniz eti gelişiminin de sıklıkla görüldüğünü ifade etti.

Dr. Rodoplu, şu bilgiyi verdi: "Alerjik astım, genetik olarak alerjiye yatkın olan kişilerin belirli bir süre boyunca duyarlı oldukları alerjene maruz kalmaları sonucunda gelişir. Alerjik astım, hava yollarının aşırı duyarlılığıdır. Burada mikrobik olmayan iltihaplanma söz konusudur.

Bu kişiler duyarlı oldukları alerjenlerle temas etmeleri sonucunda, kuru öksürük, nefes darlığı, hırıltı, hışıltılı nefes alıp verme ve göğüste sıkışıklık hissi gibi yakınmalar duyabilmektedir. Bu yakınmalar tekrarlayan nöbetler halinde seyretmekte, geceleri ve sabaha karşı artmakta, alerjenden uzaklaşma ya da ilaç kullanımı sonrasında azalmakta ve hatta tamamen kaybolabilmektedir. Alerjik astımlı hastalarda en sık rastlanılan alerjiler, ev tozu (akar), ağaç ve çimen poleni, kedi-köpek tüyü, hamam böceği ve küf mantarı alerjileridir."

-KORUNMA YOLLARI-

Dr. Ülkümen Rodoplu, korunma yolları konusunda bir doktora danışılmasını önererek, şöyle devam etti: "Doktorunuza danışarak uygun bir yöntem ile hangi polenin bünyenizde alerjiye yol açtığını belirleyebilirsiniz. Her bitki yılın belli bir döneminde polen ürettiği için hassas olduğunuz polene göre önceden koruyucu tedaviye başlayarak hazırlık yapabilirsiniz. Polen sayısının ılık kuru ve güneşli günlerde artması, sabahları erken saatlerde ve yağmur sonrasında azalması nedeniyle özellikle polen miktarının fazla olduğu saatlerde açık alanlarda olabildiğince az sürelerde kalınmalıdır. Çim polenine alerjisi olanlar bahçe çimlerini kendileri biçmemeli. Polenler ile kaplanma sonucu kapalı mekanlarda alerjiye neden olma riskine karşı, giysiler ve çamaşırlar yazın açık havada kurutulmamalıdır. Polen mevsiminde pencereler kapalı tutulmalı, eğer mümkün ise polen mevsiminde tatile çıkılmalı ve yakınmaları tetikleyen polenlerin bulunmadığı kıyıdaki esintiler vasıtasıyla polen sayısının nispeten daha az olduğu deniz kıyısında yer alan bölgelere seyahat edilmelidir."

Otomobil alma ya da değiştirme gereksinimi gündeme geldiğinde, polen tutucu hava filtreleri olan otomobillerin tercih edilmesini öneren Dr. Rodoplu, otomobillerinin bakımları esnasında polen filtrelerinin değiştirilmesine özen gösterilmesini istedi.

Alerjisi olduğu halde çiçek yetiştirmekten vazgeçmek istemeyenlerin, böcekler vasıtasıyla döllenen, gül gibi renkli süs bitkilerini tercih etmelerini tavsiye eden Dr. Rodoplu, alerjisi olanların kesinlikle evlerinde evcil hayvan (kuş dahil) beslememesini, evde bitki yetiştirmemesini, türlü sprey, naftalin, ağır kokulu maddeleri kullanmamalarını, evde sigara içilmemesini, klima ve kalorifer aralarını sık sık temizlenmesini, toz alma veya silkeleme gibi işlerde maske kullanılması gerektiğini bildirdi.

-ALERJİDE İLKYARDIM-

Dr. Rodoplu alerji ve ilkyardım konusunda ise şunları kaydetti: "Alerji yaptığını bildiğiniz maddelerin bulunduğu yerlerden uzak durun. Özellikle ilkbaharda ağaç ve çiçek polenlerinin havadaki miktarının çoğaldığı zamanlarda, kapı ve pencerelerinizi kapatın. Alerji yaptığını bildiğiniz bir ilaç varsa almayın. Önceden doktorunuza söyleyin. Kedi köpek kılına karşı alerjiniz varsa evinizde evcil hayvan beslemeyiniz. Eğer pişmemiş gıda dokunuyorsa pişirin. Sütte olduğu gibi ısıtmayla gıdanın alerjik özelliğini azaltabilirsiniz. Size aynı alerjik durum için verilen ilaç varsa (antihistaminik) onu alın. Deride kurdeşen denen geniş ve kırmızı kabarıklık olduysa kaşımayın, evinizde kaşıntıyı giderici ilaç varsa kullanın. Şuur yerinde değilse, kişi yeterli derecede solunum yapamıyorsa, öne doğru meyilli olacak şekilde yana yatırınız. Eğer bu basit
önlemlerle geçmiyorsa, doktora gidin. Bazı alerjik durumlarda solunum yollarında ileri derecede şişlikler olabilir. Hasta soluk almayacak duruma gelebilir. Eğer alerjik durum gittikçe artıyorsa, ses değişikliği, soluk almada zorluk başlıyorsa zaman geçirmeden hastaneye gidiniz."

Yürümenin Faydaları

yuruyus-kadinYürümek hayatınızı kurtarabilir. Çok açık ve net. Yürüyüşü hayat tarzı içine katanlar ve günü herhangi bir mesafede yürüyüş yapmadan bitirmeyenlerin bundan sağladığı faydalar arasında kilo vermek, depresyonun azalması ve daha enerjik hissetmek bulunuyor.

Yürüyüşün faydalarını okuyunca, gerçekten çok şaşıracaksınız!

1. Keşke Daha Enerjik Olabilsem

Yapılan araştırmalara göre, vücudunuzu hafifçe canlandırmanın rahatlatıcı ve enerji verici bir etkisi mevcut. Bunun anlamı ne kadar hareket ederseniz, bir sonraki gün o kadar enerjik oluyorsunuz. Özellikle akşam saatlerine doğru yapılacak bir kısa yürüyüşün hem fiziksel hem de uhsal olumlu etkileri mevcut. Yani yürüyüş sonrası olası yorgunluk, size bir gün sonra daha fazla enerji ile geri dönüyor.

Bir çalışmada günlük düzenli yapmayan ve günde 2km’ye yakın yürüyenler araştırıldı. Gruplar arasında uyku sorunları bire üç gibi bir oran olarak saptandı. Yürüyüş, uykuya olumlu etkili.

2. Keşke Daha Sakin Düşünebilsem

Çözmeniz gereken, sizi içten içten rahatsız eden sorunlarınızın olması büyük bir sürpriz değil. Yürüyüşün bu konuda büyük bir getirisi bulunuyor. Sakin olmanız, iyi düşünüp bir karar vermeniz gerektiğinde de , kesinlikle açık havada bir yürüyüşe çıkın. Yürüyüş sonunda kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Fiziksel olduğu kadar zihinsel yararı da bulunan yürümenin, bilişsel gelişim denen olguya katkıları uzmanlar tarafından kabul ediliyor. Bunun neticesinde daha ileri yaşlarda olası bunama riski minimuma düşürülmüş oluyor.

3. Keşke Kendimi Aile Geçmişi Hastalıklarından Koruyabilsem

Ailenizin genetik kodlarınız, sizin başınıza gelebilecek hastalıklarda çok az bir rol oynar. Araştırmalar bize göstermektedir ki çoğu zaman, hayatınızı nasıl yaşıyor ve vücudunuza nasıl davranıyorsanız, karşılığını da o derece alıyorsunuz. Kendinize iyi bakmanız sayesinde birçok ciddi hastalık riskini minimuma indirebilirsiniz. Sadece yürümeye vereceğiniz önem sayesinde,

1: Kardiyovasküler hastalıklar risklerini %30 ila %50 arasında azaltırsınız.
2: Osteoartrit ağrılarınız azalır, daha dirayetli ve çevik bir bünyeniz olur.
3: Kolon kanseri riskiniz önemli ölçüde azalır.
4: Yüksek riskli kişilerin şeker hastalığına yakalanmamasına yardımcı olur ve kanda düşük derecede glikoz oranı ile insülin dengesine yardımcı olur.
5: Düşük kan basıncı sayesinde kalp krizi riskini azaltır.

4. Keşke Kilo Verebilsemyuruyus-kadin-erkek

Tabii ki en popüler yararlarından biri kilo vermenize yardımcı olmasıdır. Hareket etmeniz doğal olarak daha fazla yağ yakmanızı sağlar. Günden güne yaktığınız her kalori sonrası, kas kitle oranınız artar, ve bunun sayesinde kilo vermeniz de kolaylaşır. Bilmeniz gereken, ne kadar fazla hareket ederseniz, o derece enerjiniz olacak ve hareket etme isteğiniz de artacaktır.

5. Keşke Daha Mutlu Hissedebilsem

Ruhsal açıdan mutlu olmanızın fiziksel sağlığınıza ne derece etki yaptığını defalarca sizinle paylaştık. Yapılan araştırmalar ışığında, yürümenin sizi rahatlattığı, anksiyete ve depresyona karşı size yardımcı olduğu belirlenmiştir. Yürümekten kaçmayın, günlük aktiviteleriniz arasında yer aldıktan sonraki süreci gözlemleyin. Etkilerine çok şaşıracaksınız.

Bu ücretsiz ve reçetesiz ilacın gücüne inanmalısınız. Evet yürümek gerçekten de vücudunuz için mükemmel bir egzersizdir. Ve koşmak dahil diğer egzersiz çalışmalarından daha kolaydır. Yüksek tempoda yürümek sizin için daha iyidir. Ama yürümenin temposunu en iyi siz belirleyebilirsiniz, size uygun olanı seçecek olan yine sizsiniz.

Sabahları yürüyebiliyorsanız yürüyün ama daha önemlisi gün bitmeden akşam saatlerine doğru mutlaka kısa bir yürüyüş yapın. Göreceksiniz vakit buldukça yürüme isteğiniz artacak, kendinizi daha atletik hissedeceksiniz

Üşenmeden atılacak bir adımın size getirisi çok daha fazla olacaktır. Bir adımda hayatınızı kurtarmaya ne dersiniz?

GÜNÜN SÖZÜ

"Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız."

Cenap Şahabettin

Hapşu

Hapşu

Kilo Vermeyi Kolaylaştıran Besinler

kadin

Bugün kilo vermenize ve kilonuzu korumanıza yardımcı olacak, aynı zamanda az yemenizi ve vücut yağınızın azalmasını sağlayacak besinlerden bahsedeceğiz. Tabii ki yağları bir gecede eriten mucize besinlerden bahsetmiyoruz çünkü bu mümkün değil

Bir çok danışanımız, internet sitemize gelen sorular ve siz okuyucularımızın soruları arasında sıklıkla şu tip cümlelere rastlayabiliyoruz: “Kilo vermeye yardımcı besinler var mı?”, “Kilo vermek için hangi besinlere ağırlık vermeliyim?”

Bazı araştırmaların sonunda bazı besinlerin yıldızı parlayabiliyor çok daha fazla gündem işgal edebiliyor. Bu besinlere bir göz atalım, ancak yanlış anlamayın tabii ki yağları bir gecede eriten mucize besinlerden bahsetmiyoruz çünkü böyle bir şey mümkün değil. Burada kilo vermenize ve korumanıza yardımcı olacak, bununla birlikte az yemenizi sağlayacak veya daha fazla kalori yaktıracak ve vücut yağının azalmasını sağlayacak besinlerden bahsedeceğiz.

Araştırmacılara göre, midenizi fazla kalori yüklemesi yapmadan dolduracak 2 grup var; meyveler ve sebzeler. Örneğin; 2 kupa haşlanmış brokoli 87 kaloriyken, yine 2 kupa dilimlenmiş çilek 99 kalori.
Meyve ve sebzelerin süper besinler olduğunu düşünürsek, lifi de süper besin öğesi olarak tanımlayabiliriz. Çünkü meyve sebzeler yaklaşık olarak 2 kupasında 5 - 9 gram lif içerir.

Protein de başka bir süper besin öğesidir, çünkü iştahı kısıtlar. Daha uzun süre tok hissetmenizi sağlar. Proteinden zengin ancak kalorisi düşük olan tercihler yapmak, özellikle kilo vermeye çalışırken, açlığı azaltır (az yağlı süt veya yoğurt bunun için en iyi seçimdir). Proteinler metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur. Fakat ihtiyacınızdan fazla protein tüketimi de kilo vermenize değil, almanıza sebep olacaktır. 

1. Yeşil çay
Büyük boy bardak buzlu yeşil çay veya bir büyük bardak sıcak yeşil çay içmek farklılığı başlatabilir. Yapılan son çalışmalarda gönüllü olarak 3 ay boyunca her gün bir şişe yeşil çay içenler, diğer gruba oranla daha fazla yağ kaybetmiştir. Araştırmacılara göre yeşil çayın içinde bulunan kateşinler (yararlı bir fitokimyasal) kalori yakımını sağlayıp, kilo kaybını artırmıştır.

2. Çorba (et veya balık suyuna bol domatesli çorba)
Ana yemeğe başlamadan önce içilen et veya balık suyuna bol domatesli çorba kişiye doygunluk hissi verir. Böylece kişi ana yemeğe geçişte kendisini tok hissettiği için daha az kalori alma eğiliminde olur. Düşük kalo-rili çorbalar açlığı bastırmakta çok işe yarar.

3. Yeşil salata
Düşük kalorili salatalar ana yemek öncesi kendinizi doymuş hissettirecek bir başka iyi seçenektir. Yapılan bir araştırmaya göre yemekle birlikte yenen düşük kalorili küçük salata, öğünde alınan toplam kaloriyi yüzde 7, büyük bir salata ise yüzde 12 azaltabiliyor. Ancak araştırmanın sonuçları yüksek kalorili salatalar için tersinin doğru olduğu ortaya koydu.
Öğün sırasında yenen yüksek kalorili küçük bir salata alınan kaloriyi yüzde 8 artırırken, büyük bir salata yüzde 17 artırıyor. “Sağlıklı bir salata nasıl hazırlayabilirim” diye düşünüyorsanız; taze ıspanak yaprakları (2 bardak dolusu), 1 orta boy salatalık, 1 orta boy domates ve 1 /4  bardak rendelenmiş havuçla yaklaşık 70 kalorilik, 5,5 gram lif içeren sağlıklı bir salata hazırlayabilirsiniz.

4. Yoğurt
Yağsız yoğurdun içindeki kalsiyumun zayıflatıcı etkisi olduğu çeşitli çalışmalarla ortaya konmuştur. Bir çalışmaya göre günde 3 porsiyon yüksek kalsiyumlu ve yağsız yoğurt tüketen obez bireyler, düşük kalsiyum ve yağlı yoğurt tüketen obezlere göre yüzde 22 daha fazla kilo ve yüzde 61 daha fazla vücut yağı kaybetmiştir. Burada en etkileyici sonuç ise yüksek kalsiyumlu, yağsız yoğurt yiyenlerin yüzde 81 daha fazla trunkal (karın bölgesindeki) yağ kaybetmeleridir. Yoğurt hem karbonhidrat hem de proteini bir arada bulundurduğu için kan şekeri regülasyonunda ve açlık kontrolünde etkili olmaktadır.

5. Kuru baklagiller
Kuru baklagiller içeriğindeki lifler dolayısıyla kendinizi tok hissetmenizi daha çabuk sağlar. 1,5 bardak barbunya yaklaşık 8 gram lif, 7 gram protein ve yaklaşık 110 kalori içerir. Baklagilleri yemek olarak tüketebileceğiniz gibi haşlayıp, salata ve çorbalarınızın içine de ekleyebilirsiniz.

6. Su
Suyun süper besin olarak kabul edilmesinin en önemli nedeni “0” kalori olmasıdır. Eğer yüksek kalori içeren içeceklerden tüketirseniz bunu dengeleyebilmek için daha az yemek zorunda kalırsınız. Araştırmalar gösteriyor ki karbonhidratları içmektense yemek daha iyidir. Su, tüm vücut fonksiyonları için önem taşır ve günün her saatinde tüketilebilir. Suyunuzu sade olarak içmekten hoşlanmı-yorsanız, içinde taze meyve dilimleri bekleterek tüketebilirsiniz.

Havalı Saçlar İçin Öneriler

ali-larterKadınların görünümleri konusundaki en önemli silahlarından biri de bakımlı saçlarıdır. İşte doğal saç tipinizi en iyi şekilde kullanmanıza yardımcı olacak öneriler.

Saçın hayatımızdaki etkisini anlamak için yapılan bir çalışma ilginç sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Bir araştırmaya göre, genç kızların yüzde 70'i kişiliklerini en iyi saçlarının yansıttığına inanıyormuş. Peki, saçlarla barışmak ve ömür boyu iyi geçinmek için neler yapmak gerekiyor?

İşte doğal saç tipinizi en iyi şekilde kullanmanıza yardımcı olacak öneriler...

Kıvırcık saçlar

Kıvırcık saçlarınızı sevmeniz için o kadar çok neden var ki! Sözgelimi, herkesin istediği gibi dolgun ve havalı bir görünüm elde etmek için parmağınızı bile kıpırdatmanız gerekmiyor. Sadece saçlarınızın dilinden biraz daha anlayın yeter. Kıvırcık saçları daha iyi göstermek için katlı kesim yapılması şart... Saçlarınızı omuz uzunluğunda hatta daha da uzun olabilir. Böylece kabarmalarını engelleyebilirsiniz.

Besleyici kompleks

Ayrıca kesim sırasında saçlarınızın kuru olması kesim sonunda tam olarak istediğiniz boyu elde edebilmeniz için önemli... Saçlarınızın istediğiniz gibi şekil alması için banyo sırasında besleyici bakım kompleksi kullanmayı ihmal etmemeniz gerek. Daha hacimli durmasını istiyorsanız, saçlarınızı ıslakken tepede toplayın ve öyle kurutun.

Dalgalı saçlar

Saçlarınızı daha çok düz ya da hafif dalgalı şekilde kullanmayı seviyorsanız omuzlarda ya da biraz daha uzun bir boyu korumanız en iyisi. Daha yoğun dalgalı bir şekilde kullanacaksanız çene hizasında, katlı bir kesim ya da ellerinizle bile kolaylıkla şekil verebileceğiniz daha kısa bir kesim çok uygun... Saçınızı ağırlaştırmadan dolgunluk verecek ürünler çok iyi sonuç almanızı sağlayacak. Bu ürünü saç uçlarınıza daha yoğun biçimde uygulamanız saçlarınız daha iyi parlar.

Banyodan sonra jöle

Ayrıca banyodan sonra yine dolgunluk veren saç jölesi ve köpüğü kullanabilirsiniz. Saçınızı kuruturken başınızı öne eğip, ellerinizle karıştırmanız da daha dolgun bir görünüm elde etmenizi sağlayabilir.

Düz saçlar

Düz saçlar her türlü boyu ve kesimi iyi gösterebilir. Özellikle uzun ve yuvarlak kesilmiş düz saçlar çok güzel durur. Eğer saçlarınız gürse, hacmi azaltmak ve hareket kazandırmak için kuaförünüzden uçlarına katlı kesim uygulamasını isteyebilirsiniz. Düz saçların en büyük sorunu, özellikle ince telli saçlar için, hacimsiz ve donuk durmaları olabilir. Ayrıca saçların kuru ve sert oluşu da karşılaşılan diğer bir sorun. Bunu engellemek için düz saçlara uygun parlaklık veren şampuanlar ve saç bakım kompleksleri kullanabilirsiniz. Saçlarınızı kuruturken bir yandan da kalın telli, yuvarlak bir fırçayla taramanız saçlarınızın doğal bir parlaklığa sahip olmasını sağlayacak.

İpucu: Kuru ve sert saçlarınızla aranızdaki savaşa ekstra yumuşaklık ve parlaklık veren ürünlerle son verebilirsiniz.

Sevgi & Aşk