| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 03.2009 Other entries in 2009-03 resimler , videolar

İleri Yaşlarda Görülen Baş Ağrıları

bas-agrisi-kadinİleri yaşlarda ilk kez karşılaşılan ya da karakter değiştiren baş ağrılarının nedeni diğer yaş gruplarından farklıdır ve altta yatan nedenin ortaya çıkarılabilmesi için ayrıntılı inceleme gerekir.

Dr. Hasan İnsel

Geçen gün nöroloğumuz Dr. Dilara Nuzumlalı, ileri yaşlarda görülen baş ağrılarının dikkat edilmesi gereken bir konu olduğunu anlatıyordu. Ben de kendisinden bunları sizler için bir toparlamasını rica ettim. Dr. Nuzumla-lı’nın anlatımı ile ileri yaş baş ağrıları...

Baş ağrısı, hemen hepimizin hayatında en az bir kez yaşadığı bir ağrı türüdür. Yaş ilerledikçe pek çok hastalık ve hastalık belirtisinin görülme sıklığı arttığı halde, baş ağrısının görülme sıklığı azalır. Geniş hasta gruplarını kapsayan çalışmalardan bir örnek verecek olursak: 21 - 34 yaş arası kadınların yüzde 92, erkeklerin yüzde 75’inde; 55 yaş üzeri kadınların yüzde 66, erkeklerin yüzde 59’unda; 75 yaşın üzerindeyse kadınların yüzde 55, erkeklerin yüzde 22’sinde baş ağrısına rastlanmaktadır.

Baş ağrısının nedenleri de yaş gruplarına göre farklılıklar gösterir. Genç yaşlarda baş ağrısı çoğunlukla birincil tiptedir. Yani bilinen ya da ortaya çıkarılabilen bir hastalıkla ilişkisi yoktur. İleri yaşta ise ikincil baş ağrılarına daha sık rastlanır. Bu nedenle altta yatan bir neden olup olmadığı konusunda dikkatli bir değerlendirme gerektirir.
- Depresyona eşlik eden gerilim tipi baş ağrısı, ileri yaş grubunda en sık rastlanan baş ağrısıdır. Ağrı genellikle iki taraflıdır; ense, şakaklar ya da başın ön kısmından başlayıp üst kısma doğru yayılır. Ağrı tipi künt, sıkıcı veya baskı şeklindedir. Baş, bir bantla çevrelenmiş gibi ya da bir mengeneyle sıkılıyormuş gibi diye tanımlanır. Günlerce sürebilir.

- Migren, ortaya çıkma sıklığı yaşla azalma gösteren bir hastalık olmakla birlikte, yüzde 2 oranında ileri yaşlarda da başlayabilir. Migrene eşlik eden görme bozukluğu, vücudun bir yarısında uyuşma, konuşma ve davranış bozukluğu gibi tabloların varlığı halinde, bu belirtilerin “geçici iskemik atak” dediğimiz beyin damar hastalıklarından ayırt edilmesi gereklidir. Geçici iskemik ataklar, daha sonra gelişebilecek inmelerin ön belirtisi olabilir.
- Trigeminal nevralji (yüzün duyusunu sağlayan sinirin ağrısı), tipik olarak tek taraflıdır. Trigeminal sinirin bir veya birkaç dalında çok kısa süreli, ani, keskin, saplanıcı, şiddetli bir ağrıdır. Tıraş olma, konuşma, diş fırçalama gibi uyaranlarla tetiklenebilir. Gün içinde çok sayıda tekrarlar. Nörolojik muayene normal bile bulunsa, görüntüleme yöntemleriyle değerlendirilmelidir.

- Temporal arterit, belirti ve bulguları arasında baş ağrısı, görme kaybı, halsizlik,  kas ağrısı ve güçsüzlüğü yer alır. 50 yaşından sonra görülme sıklığı dramatik olarak artar. Erkeklerde kadınlara göre daha çok görülür. Baş ağrısı karakter değiştiren ya da yeni ortaya çıkan  ileri yaştaki hastalarda temporal arterit mutlaka akla gelmelidir. Tipik olarak şakaklarda yerleşen, sürekli, zonklayıcı bir ağrıdır. Kafa derisinde aşırı duyarlılık ve şakak damarında nabız yokluğu saptanır. Tedavi edilmediğinde, en korkulan sonuç görme kaybıdır.

-Hipnik baş ağrısı, sıklıkla 60 yaşın üzerindeki kişilerde, gece uykuya daldık-tan sonra ortaya çıkan ve genellikle aynı saatte, uykudan uyandıran  bir baş ağrısı-dır. Başın her iki tarafında yerleşir. 15 dakika - 3 saat arası devam eder. Yeniden uykuya daldıktan sonra tekrarlayabilir.

Nedenler ve tedavi farklılık gösterir

Baş ağrısı neden-leri arasında boyun omurları ve çene ekleminin dejeneratif bozuklukları ve glokom da unutulmamalıdır. İyi tedavi edilmemiş hipertansiyon, primer ya da metastatik beyin tümörleri ile beyin damarlarının tıkanma ya da kanaması da baş ağrısı nedenidir ve  bu hastalıkların ileri yaşlarda ortaya çıkma sıklığı artmaktadır.
Yaş ilerleyince çeşitli sağlık problemleri için değişik ilaçlar kullanılmaya başlanır. Aşırı ağrı kesici kullanımı, bazı tansiyon ilaçları ve kalp damarlarının genişlemesini sağlayan ilaçlar ile östrojen hormonu da baş ağrısına neden olabilir.

İleri yaş grubunda baş ağrısı tedavisi de farklılık gösterir. Migren tedavisinde kullandığımız bazı ilaçları, koroner arter hastalığı olan hasta-larda kullanamayız. Benzer şekilde arterit tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar da hipertansiyonu ve şeker hastalığı olan hastalarda daha dikkatli kullanılmalı.

Görüldüğü gibi ileri yaşlarda ilk kez karşılaşılan ya da karakter değiştiren baş ağrılarının nedeni diğer yaş gruplarından farklıdır ve altta yatan nedenin ortaya çıkarılabilmesi için ayrıntılı inceleme gerekir.

Sonuç olarak  50 yaş üzerinde bir kişide yeni gelişen ya da karakter değiştiren bir baş ağrısı olduğunda mutlaka doktora danışılmalıdır.

Bir Kadın Ne İster?

Bir-Kadin-Ne-İster

Sağlığın Yolu Balıktan Geçer!

balikSağlıklı bir vücut ve ruh sağlığı için balığın, haftada 3 kez tüketilmesi gerektiği belirtildi.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Alparslan, balığın, haftada 3 kez tüketilmesi gerektiğini söyledi.

Prof. Dr. Alparslan, yaptığı açıklamada, balık etinin, yağıyla birlikte son derece yararlı bir besin olduğunu bildirdi.

Balıkta "OMEGA 3 ve OMEGA 6" yağ asitleri, A, B ve K vitaminleri ile magnezyum, selenyum, fosfor gibi minerallerin yoğun olarak bulunduğunu ifade eden Prof. Dr.  Alparslan, hangi balığın ne kadar sıklıkla ne ölçüde ve de hangi mevsimde tüketileceğinin de önemli olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Alparslan, Türkiye’de her mevsim yenilebilecek balık türlerinin bulunduğunu, pişirme yöntemlerinin de sağlıklı beslenmede etkin rol oynadığını bildirdi.

Balığın kızartılmadan, tava, ızgara, pilaki ya da sebzeli olarak tüketilmesinin sağlık açısından daha uygun olduğunu, bu besinin, beslenme diyetine dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Alparslan, "Hepimizin, özellikle de sporcu ve mankenler gibi meslekleri gereği ince ve zarif kalmaları gereken kişiler, diyetlerinde balığı asla uzak tutmasınlar" dedi.

Prof. Dr. Alparslan, çok lezzetli ve yararlı bir gıda olan balığın, haftada ortalama 3 kez tüketilmesinin faydalı olacağını söyledi.

-BALIK, YAĞLANMA MEVSİMİNDE TÜKETİLMELİ-

Prof. Dr. Mustafa Alparslan, balıkların, belirli mevsimlerde yağlandığını, bu dönemde çok lezzetli olduklarını bildirdi.

Sarpa balığının, deniz otlarıyla beslendiğini, koruk zamanı, yani mayıs ayında bu balığın lezzetinin doruğuna eriştiğini ifade eden Alparslan, diğer zamanlarda balıkta aynı lezzetin bulunamayacağını belirtti.

Özellikle Saros Körfezi ve Gelibolu sardalyasının lezzetiyle ünlü olduğunu söyleyen Prof. Dr. Alparslan, hamsinin aralık ayından başlayarak mart ayına kadar tüketilmesinin mümkün olduğunu, hamsinin lezzetini içinde yaşadığı
merada sindirim sistemine dahil ettiği tek hücreli canlıların çeşitliliğinden ve içinde yaşadığı deniz suyunun özelliklerinden aldığını açıkladı.

Balığın, diyette olanlar, fiziklerine önem verenler ve çeşitli rahatsızlıkları olanlar için olmazsa olmaz bir gıda olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Alparslan, şöyle konuştu:

"Gelişmiş ülkelere baktığımızda, balığın çok yüksek oranlarda tüketildiğini görüyoruz. Bizde ise kişi başına yılda 8 kilogram gibi bir rakam karşımıza çıkıyor. Bu oran Japonyada 90, ABD’de 23, Avrupa Birliği ülkelerinde ise ortalama 22 kilogram. Hep diyoruz, 3 tarafımız denizlerle çevrili ama biz bu denizlerden ne kadar yararlanabiliyoruz? Sağlıklı beslenmek için su ürünlerini tercih etmeliyiz. Hatta büfelerde dahi sandviç ve tostlarda balığın kullanılmasını ve tüketiminin yaygınlaştırılmasını, insan sağlığı açısından çok önemsiyoruz."

Meraklısına: Catherine Zeta Jones

catherine-zeta-jones

Adı - Soyadı:

Catherine Zeta-Jones

Doğum Tarihi:

25 Eylül 1969

Doğum Yeri:

Galler Doğumlu

Mesleği:

Sinema oyuncusu.

Oyuncu Michael Douglas'la evlidir. Bu evlilikten 1 erkek (Dylan) ve 1 kız (Carys) çocuğa sahiptir. Dünyanın en güzel 50 kadınından biridir. Ayrıca, Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oskar ödülü sahibidir. Bu ödülü Chicago filminde canlandırdığı "Velma" karakteriyle almıştır.

Yıl Yapım Rol Not
1990 Les 1001 nuits Sheherazade
1991 The Darling Buds of May Mariette
1992 Christopher Columbus: The Discovery' Beatriz
1993 Splitting Heirs Kitty
1995 Blue Juice Chloe
1996 The Phantom Sala
1996 Titanic (mini dixi) Isabella Paradine
1998 The Mask of Zorro Elena Montero Murrieta
1999 Entrapment Virginia Baker
The Haunting Theo
2000 High Fidelity Charlie Nicholson
Traffic Helena Ayala Eşi Michael Douglas ile beraber oynamıştır.
2001 America's Sweethearts Gwen Harrison
2002 Chicago Velma Kelly En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Akademi Ödülü.
2003 Sinbad: Legend of the Seven Seas Marina
Intolerable Cruelty Marylin Rexroth
2004 The Terminal Amelia Warren
Ocean's Twelve Isabel Lahiri
2005 The Legend of Zorro Elena Montero Murrieta de la Vega
2007 Death Defying Acts Mary McGregor
No Reservations Kate Armstrong
Stompanato

Ofis Ortamı Göz Kurutuyor!

kadin-ofisOfislerin klimalı ortamları ve bilgisayar ekranları, göz kuruluğunun gün geçtikçe daha fazla görülmesine neden oluyor.

Göz sulanmasıyla belirti veren göz kuruluğu, bir süre sonra kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeye başlıyor. Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naci Sakaoğlu, göz kuruluğu ile ilgili bilgi verdi.

20 Mart 2009, İstanbul - Gözyaşı, kornea tabakasının tahriş olmasını engelleyerek rahat bir görüş sağlıyor. Ayrıca gözü besliyor ve yabancı maddelerin teması durumunda gözü temizliyor. Göz kırpma refleksinin azalması, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen göz kuruluğunun en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Göz kuruluğu kadınlarda, özellikle menopozla birlikte daha fazla görülüyor. Bunun dışında bazı göz hastalıkları da kuruluğu tetikliyor.

Göz kuruluğunu tetikleyici en önemli dış etkenler;

• Uzun süre bilgisayar kullanımı
• Televizyon izleme
• Araba kullanma gibi göz kırpmamızı yavaşlatan günlük hayattaki alışkanlıklarımız

Göz kuruluğu nasıl oluşuyor?

Korneanın beslenmesinin gözyaşına bağlı olduğuna ve gözyaşı kalitesinin önemine dikkat çeken Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naci Sakaoğlu şunları söyledi:

“Kornea tabakası, damarsız bir dokudur ve beslenmesini sadece gözyaşıyla yapabilir. Kişi, normalde her 15-20 saniyede bir göz kırpar ve her kırpmada gözyaşı, göz kapağıyla birlikte kornea üzerinde ince bir film tabakası şeklinde dağılır. Kornea, açık kaldığı süre içerisinde beslenmesini, savunmasını ve nemlenmesini bu gözyaşından sağlar. 15-20 saniye sonra gözümüzü tekrar kırptığımızda bu gözyaşı gider yerine yenisi gelir. Göz kuruluğunda asıl sorun gözyaşı kalitesinin bozukluğudur. Korneanın, beslenmesini sağlayabilmesi için gözyaşının belli bir süre bu bölgede kalması gerekir. Normalde, dikey bir yapının üzerine sıvı döküldüğünde sıvının orada durması mümkün değildir. Ancak gözyaşı yapısını oluşturan maddelerden birisi olan musin, gözyaşının retina üzerinde 40-50 saniye boyunca kalmasını sağlar. Göz hiç kırpılmazsa bu süre içerisinde göz yaşı aşağı doğru kaymaya başlar. Ancak göz yaşında, musin maddesinin eksikliği gözyaşının korneadan daha hızlı bir şekilde akmasına neden olur. Musin eksikliğine bağlı olarak oluşan gözyaşı kalitesizliği sonucu gözyaşı, 10 saniyeden hızlı akarsa kuruluk sorunu başlar. “

Gözde kumlanma hissi belirtilerden birisi

Göz kuruluğu yaşayan hastalar çoğunlukla gözde sulanma şikayetiyle doktora başvuruyorlar. Çünkü gözyaşı korneada tutunamıyor ve kapağın altında göllenme ve sulanma, korneada ise kuruma yaşanıyor.

Göz kuruluğunun diğer belirtileri;

• Göz batması
• Yanma
• Kızarıklık
• Nadiren göz açıp kapatırken takılma hissi

Göz kuruluğu, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Çok ileri seviyede hasta günlük yaşam aktivitelerini yerine getiremez ve gözünü açamaz hale geliyor. 

Katkı maddesiz suni gözyaşları kullanılabilir

Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Naci Sakaoğlu, göz kuruluğuna karşı şu önerilerde bulunuyor:

“Göz kuruluğunun tedavisinde suni gözyaşları kullanılıyor. Günümüzde suni gözyaşlarından en yararlısı katkı maddesiz olanlarıdır. Katkı maddesiz suni gözyaşları, hiçbir yan etkisi bulunmadığı için kişi istediği kadar kullanabilir. Göz kuruluğunu engellemek için maalesef herhangi bir tedbir bulunmuyor. Ama kişinin, göz kuruluğu hissettiği zaman gözlerini kırpıştırması şikayetini geçirecektir. Güneş gözlüğü kullanımı sadece güneşi değil rüzgarı da önleyeceğinden faydalı olabilir ancak doğrudan gözyaşıyla ilgisi yoktur. “

Havuçlu Tarçınlı Kek

Tarçınlı Havuçlu KekMalzemeler:
  • 2 yumurta
  • yarım su bardağı toz şeker
  • 100 gram erimiş soğumuş tereyağı ( tereyağı tercih etmezseniz yarım su bardağı çiçek yağı)
  • 1 adet orta boy havuç
  • yarım çay bardağı kıyılmış ceviz
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • yarım su bardağı ve 1 yemek kaşığı un
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu

Yapılışı:

Şekeri yumurtalar ile çırpın, yağı ilave edin tekrar çırpın. Kabartma tozunu, tarçını koyun ve unu ilave edin. Tamamen karıştırdıktan sonra rendelenmiş havuç ve ceviz parçalarını içine katın.Hamuru kalıbın içine boşaltın.Daha önceden 170 derecede ısınmış olan fırında 35-40 dakika pişirin. Fırından çıkan kek kalıbınızı ıslak ve soğuk bir bez üzerine koyarak soğutun,kalıp soğuduktan sonra keki çıkarın.

Tartıya Aldanmayın!

tartiTatil sonrası sakın paniğe kapılmayın. Aşağıdaki ihtimallere bir göz atın, belki de iki gün sonra fazla kilo kendiliğinden gidebilir . Tartıda gördüğünüz ilk rakama hemen aldanıp moralinizi bozmayın. Çünkü gördüğünüz fazlalık gerçek kilo olmayabilir. Aşağıdaki ihtimallere bir göz atın belki de iki gün sonra tüm fazla kilo kendiliğinden gidebilir.
  • Uzun yolculuklarda hareketsiz kalınca vücutta şişlikler meydana gelebilir.
  • Günlük rutin yaşamın dışına çıkmak bağırsak düzeninizi etkilemiş olabilir, kabızlık sorunu nedeniyle kilo fazla görünür.
  • Bir gün önce tuzlu bir sos veya yemek yediyseniz ertesi gün ödem oluşabilir.
  • Az su içtiyseniz vücudunuz su tutmuş olabilir biraz daha fazla su içerek bu durumdan kurtulabilirsiniz.
  • Alkollü içecekler vücutta ödeme sebep olur birkaç gün içinde bu durum düzelir.
  • Kadınlar için mensturasyon (âdet) döneminin yaklaşmış olması kiloda 1 -1. 5 kg artış yaratabilir.

Yukarıdaki ihtimalleri göz önünde bulundurup daha fazla su içip, bağırsaklarınızın düzene girmesini, âdet döneminizin geçmesini bekleyerek sabırlı olun.

Vücutta 1 kg yağlanma olması için fazladan 7 bin kalori almak gerekir. Sadece ufak tefek sapmalar hemen yağlandığınız anlamına gelmez.

1 gr yağ 9 kalori
1 gr protein 4 kalori
1 gr karbonhidrat 4 kalori
1 gr alkol 7 kalori enerji verir.

Sakin ve kararlı olun!

  • Tatil kilolarını verirken sakin ve kararlı olun, yeme biçiminizi gözden geçirin
  • Hızlı kilo verme diyetlerinden uzak durun ve haftada 1 kg verecek şekilde içinde her besinden bulunan az ve sık yemek yeme esasına dayanan ve beraberinde egzersiz olan bir diyetisyen tarafından planlanmış programlar yapın.
  • Ekmek ve karbonhidratı tamamen kesen diyetler, tek besin diyetleri gibi diyetleri, size mucize ve sihir vaad eden programları sakın uygulamayın.
  • Günlük beslenmenizde ara öğünler ilave ederek metabolizmanın çalışmasına katkıda bulunabilirsiniz. Ama ara öğün içeriklerine dikkat etmeniz de önemlidir. Özellikle saflaştırılmış ürünler, şeker, şekerli ürünler yerine daha komplike besinleri tercih etmeniz (meyve, süt, peynir, kepekli ekmek..) daha doğru olacaktır.
  • Çok yoğunsanız ve ara öğün yapacak vaktiniz yoksa yanınızda taşıyabileceğiniz kuru meyve, ceviz veya fındık, diyet bisküvi veya minik peynirli bir sandviç bile sizin metabolizmanızı çalıştıracak ve o esnada ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacaktır.
Diyet ve Beslenme Uzmanı Dilara Koçak

Daha İyi Seks İçin Ne Yemeli

cinsellikYapılan son araştırmalar bazı vitamin ve minerallerin hormon seviyesini yükselttiğini, duyarlılık hissini ve seks yapma arzusunu farkedilir ölçüde arttırdığını gösteriyor..

Çilek:

Dolgun ve sevimli küçük çilekler zaten oldukça seksi bir görünüme sahip. Ama bundan daha önemlisi çileklerin bol miktarda antioksidan ve kan dolaşımını hızlandıran maddeler içermesi ve bunun da kendinizi çok enerjik hissetmenizi sağlaması.

Yumurta:

Katı, rafadan, sahanda veya omlet şeklinde yediğiniz her çeşit yumurta B6 vitaminleriyle dolu olarak tabağınıza geliyor. Bu ne anlama mı geliyor? Bu vitaminler, vücudumuzun hormon dengesini ayarlıyor ve stresle başa çıkmamıza yardımcı oluyor. Stresten arınmak ve rahatlamak da sağlıklı cinselliğin lk adımı. Cinsel hayatınız pek de iyi gitmiyorsa kendinize bir omlet pişirin ve işleri düzene koymaya başlayın. Eğer yumurtadan hoşlanmıyorsanız yine B6 vitamininden zengin olan; ıspanak, bezelye, havuç, ayçekirdeği, buğday veya balığı tercih edebilirsiniz.

ET:

Etoburları sevindirelim: Dana ve koyu renkli kümes hayvanlarına ait etler, sevişme isteğini baskılayan "prolaktin" gibi hormonların üretimine engel oluyor. Ama sebze sevenlerin de üzülmesine hiç gerek yok. Aynı etkiyi alabileceğiniz esmer prinç, lifli yeşil sebzeler, kolay ufalanan peynir, öğütülmüş ekmek de size yardımcı olacaktır.

Sarımsak:

Sarımsağın en bilindik özelliği nefesinizi saatler sonra bile toplu yıkıma sebep olabilecek bir silaha dönüştürmesi mi? Yanılıyorsunuz. Bu dezavantajı bir tarafa bırakırsak bu keskin lezzet baştan sona vücudunuzdaki bütün kan dolaşımını hızlandırıp seks hayatınıza yeni bir tat getirecek. Tabii, seks zamanından birkaç gün önce yerseniz!

Çikolata:

Kadınların büyük çoğunluğunun kendini iyi hissetmek için kakao ürünü olan çikolataya yönelmesinin bir sebebi var; İçeriğindeki "methylxanthine", zevkden başınızı döndürerek partnerinizin kollarınızda erimesine sebep olabilir. Ayrıca içerdiği "phenylethyamine" maddesiyle tam anlamıyla aşk etkisi yaratıyor.Yani daha kolay aşık oluyorsunuz.

Makyaj ve Makyaj Önerileri

makyaUzun sürecek bir partiye mi katılacaksınız yoksa çok özel, sınırlı sayıda kişinin katıldığı bir geceye mi?

İşte farklı durumlarda uygulayabileceğiniz dikkat çekici makyaj önerisi..

Seksi Avangard

Uzun gece eğlenceleri için vamp bir tarz yakalayabilirsiniz. Cesur renk kombineleri ve kedi gözlerle tüm bakışları üztünüzde toplayabilirsiniz. Mor tonlarda göz kalemi ile gözlerinize belirgin bir çerçeve uygulayın. Farınızı gözlerinizin etrafında kalın bir hat oluşturacak şekilde sürün ve göz makyajınıza son noktayı koyun. Eflatun farı ortaya çıkaracak kiraz kırmızısı ruj uygulayın. Modern Pastel Bronz ten üzerine yumuşak tonlar cilde aydınlıkta kusursuz bir görünüm kazandırır. Renkli gündüz kremini ve terrakotta pudrayı yüzünüze uygulayın. Gözlerinizi aqua marin tonlarındaki bir göz kalemiyle çerçevelendirin. Göz kapaklarınızı yeşille boyayın ve kaşlarınızı kahverengi göz kalemiyle vurgulayın. Kirpiklerinize maskara sürün ve kaşlarınızı altın tonlarındaki bir jelle öne çıkarın. Son olarak nude tonlarındaki bir ruju dudaklarınıza sürün.

Rock-Chick

Bu kış sıra dışı siyah makyaj inanılmaz derecede öne çıktı. Özellikle parti gecelerinde.. Kusursuz bir dumanlı göz efekti için gözlerinizi siyah bir eye-liner'la belirginleştirin. Ardından pudra farınızı gözlerinin içinden dışarıya doğru bir fırça yardımıyla sürün. 'Soft touch' bir etki için çevresini parmaklarınızla iyice bulaştırın. Uyumlu bir görüntü için dudaklarınızı nude tonlarında renklendirin. Küçük bir ipucu: Daha doğal bir görünüm için dudaklarınıza ruj yerine kapatıcı / concealer uygulayabilirsiniz.

Klasik

Naif altın tonlardaki far ve koyu kırmızı dudaklar en özel davetlerde size en modern görünümü verir. Şık ama abartılı olmayan bu makyajda porselen bir ten de asaleti tamamlıyor. Bu makyaj sıvı bir fondötenle uygulamak başarılı bir sonuç verecektir. Fondöteninizi orta büyüklükteki bir fırçayla uygulamanız cildinizde pürüzsüz bir görünüm yaratmanızda yardımcı olacaktır. Gözlerde kusursuz XL bakışlar için tekli takma kirpikleri gözün üst noktasından itibaren kirpiklerinize yapıştırın.

Cici Kız Olamıyorsanız, Öyle Görünmeyi Denemeyin

cicikiz-seker-kiz-candyErkek gözüyle: Olmak ya da olmamak önemli değil; "gibi görünmek" en itici ve tehlikeli olanı!.. Aslında "gibi göründüğümüz" zamanlarda erkekler bunları yemiyor ve bakın bu konuda neler düşünüyorlar.

"Ya göründüdün gibi ol, ya da olduğun gibi görün" Erkeklere ya da topluma karşı cici görünmek için yaptığımız küçük hileler, çabalar, kendimizi açıklama ihtiyacımız bakın nasıl da bir ilişkinin başlamadan sonunu getiriyor. İşte bir erkeğin gözünden konunun değerlendirmesi: "Gerçekten çok güzel bir mankenin evindeyim. Dergicilik yaptığım yıllarda bir çekim için anlaşmış, iş bitince de birkaç kez görüşmüşüz. Aramızda bir yakınlık oluşmaya başlamış. Kız gerçekten çok güzel. Kadın güzelliğinin etkileyici gücüne karşı durmakta her zaman zorlanan benim bu durumdan etkilenmemem mümkün değil. Geçip salondaki kanepeye oturuyorum. Sehpanın üzerinde birkaç kitap dikkatimi çekiyor. Alıp bakıp haklarında sorular soruyorum. Kitapların yeni alındığı ve henüz kapaklarının dahi açılmadığı belli. Fiyat etiketleri üzerlerinde... Ve oraya da bilinçli olarak koyulmuşlar. Şimdi sen beni manken imajımdan dolayı cahil diye etiketlendiririsin; ben şu kitapları gözüne sokarak bu imajın önüne geçeyim diye düşünülmüş! Salonda otururken yaşadığım bu andan sonra kızla aramızda bir bağ oluşması mümkün olmuyor. Evet, bir şeyler yaşıyoruz, ama hiçbir güzellik, samimiyetsizliğin önüne geçemez benim için. Soğuyorum; benim bu halimden zaten o da soğuyor.

Hiç uzatmıyoruz." "Daha önce bir akşam bir yerlerde tanışıp akşamın devamında birlikte vakit geçirdiğim bir başkası... Bu birinci görüşmeyle ikinci görüşme arasına çok vakit giriyor. Sebebi benim aramamış olmam. Yine de o ikinci görüşmeyi istediğini biliyorum. Ama sürekli istemem yan cebime koy der gibi tavırlar takınıyor. Hiçbir sefer zorlamıyorum. Ben zorlamayınca bu sefer kendi arayıp zorluyor. Görüşüyoruz. Buluşma boyunca aslında ne kadar da biriyle bir kez görüşüp o görüşmede yakınlaşmayı ileri boyutlara taşıyacak biri olmadığını anlatıp duruyor. Aslında çok mutaassıp biri!.. Bu konularda da son derece prensipli. Ama ilk görüşmede olan olmuş ve biz aradan çok vakit geçmiş olmasına rağmen yine bir aradayız işte. Bu durumu öncelikle kendine, sonrasında bana, sonra da bütün dünyaya açıklamak istiyor.

Elimden geldiği kadar kimseyi bunlarla değerlendirmediğimi ve bunun açıklanması gereken bir durum olmadığını anlatmaya çalışıyorum ama nafile... Gecenin bir öncekinden farkı olmuyor: Yaptığına açıklamalar getirme, kendini başka biri gibi gösterme çabası beni yine çok rahatsız ediyor..." "Aslında kadınlara çok hak vermiyor değilim. Kadını saygıdeğer kadın sınıfına sokan sıfatların toplum ve erkekler gözünde ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Burada kimse kimseyi gerçekten nasıl olduğuyla değil, imajlarıyla değerlendiriyor. O yüzden herkes içinden nasıl gelirse gelsin, nasıl bir hayat sürerse sürsün, aslında ne kadar entelektüel, ne kadar ahlaklı, ne kadar mutaassıp olduğuna vurgu yapmaya çalışıyor. Bunlar genelde işe yarasalar da, bir süre sonra takke düşüyor, kel görünüyor. Ama karşıda da keli görecek göz yoksa, ağır aksak, eğri büğrü bir şeyler sürüp gidiyor. Genç kızlar ve erkekler birbirlerinden çok birbirlerinin imajlarıyla birlikte oluyorlar. Kızlarda her türlü fingirdekliğe rağmen, muhafazakar bir haller, erkeklerde olanca zıpırlığa karşın delikanlı, tespihli, ağır bir havalar..." İmaj devri, yalan devri Zıpır genç erkek, gerçekten de zıpır bir imajı varsa asıl o zaman delikanlıdır.

Olduğu gibi olması saygıdeğer olması için tek ve yeter şarttır. Kızın flörtözlüğü beni hiç bozmaz; onu da bozmuyorsa eğer... Ama kendi özellikleriyle daha kendi bile barışamamışsa, aslında öyle olmadığına beni inandırmaya çalışan, vitrinine kanmamı ve saygı duymamı benden beklemesin. Hiçbir entelektüel birikimi ve eğilimi olmayabilir; yeter ki öyleymiş gibi yapmasın. Benimle ilk kez görüştüğünde çalan telefonlarla abartılı kelime ve vurgularla konuşmasın.

Arkadaşları ve ailesiyle, Aşkımmm, canımmm, bebeğimmm! diye konuşup nasıl da büyük bir sevgi yumağı içinde yaşadığını gözüme sokmasın. Ya da arayan kişi işle ilgili basit bir şey sorarken durduk yere Amerikalılarla birlikte yürüttüğümüz o devasa proje ne oldu gibi saçma sapan göndermeler yapıp bir yandan da göz ucuyla beni takip etmesin. Lütfen beni salak yerine koymasın. Bana kendini, olduğundan daha entelektüel, daha zeki, daha önemli ve daha bilmem ne göstermeye çalışan hiç kimseyle yürekten tokalaşmam mümkün değil. Sadece ve sadece oldukları gibi olmalarını istiyorum. Daha kültürlü görünmek istiyorlarsa gerçekten biraz okumalarını tavsiye edebilirim mesela. Ya da Serdar Ortaç ve muadilleri dışında bir şeyler dinlemeye de başlayabilirler, imaj olarak seçtikleri kimliğe gerçekten ulaşmak yolunda adım atmış olurlar böylece. "Benim için karşımdaki kişinin her zaman olduğu gibi davranması; saygıdeğer biri olması için tek ve en önemli şarttır." Bütün bunları yapmak istemiyorlarsa da aslında daha bilmem neymiş gibi davranmasınlar.

Çünkü fingirdek, kültürsüz ve hatta önemsiz olmaları, bunları maskeleyen bir takım imajlar takınmaya çabalamalarından bile daha saygıdeğer...

Kaynak:kadinca.net

Sevgi & Aşk