| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 02.2009 Other entries in 2009-02 resimler , videolar

Evde SPA Keyfi

Spa_Julaymba RainHem rahatlamak hem de tüm streslerinizden arınmak için kendinize biraz zaman ayırın! İşte mumlardan tütsülere kadar evde SPA keyfinin tüm detayları...

Sınavları, aile sorunlarını, arkadaş dertlerini, sevgili triplerini bir yana bırak! Vücuduna özen göster ve hoş kokularla ruhunu rahatlat! Biraz gevşemek, bütün sıkıntıları bir yana atmak ve tabii ki güzelleşmek için kendine bir gün belirlemen yeterli. Nasıl mı yapacaksın? Öncelikle cep telefonunu kapatmalısın. Önümüzdeki birkaç saat yalnızca sana ait çünkü, başka kimselerle konuşmak yok! Sonra sırasıyla adımları izle!

Doğal peeling

SPA'nın ilk adımı, hem kan dolaşımını uyarmak hem de ölü hücrelerinden kurtulmak olmalı. Bunun yolu da, basit bir peeling uygulamasından geçiyor. Nasıl mı? Banyoda vücudunu, kuru haldeyken bir kese ya da doğal kıllardan yapılmış bir fırça yardımıyla ayaklarından yukarıya doğru dairesel hareketlerle fırçalaman yeterli. Sonra da doğruca suya!     

Gevşe, gevşe, gevşe                                                          

SPA merkezlerinde uygulanan aromatik yağlarla masaj, buhar banyosu, cilt bakımı hangimizi baştan çıkartmaz ki? Böylesine birkaç saatlik keyifle, bir de bakmışsınız hayat tozpembe oluvermiş! Peki, sanıyor musun ki bu mutluluğu yaşamak için biriktirdiğin tüm harçlıklarını bu işe yatırman gerek? Elbette hayır. Aynı keyfi bizzat evde de yapabileceğini sakın unutma. SPA'nın en önemli adımı, bol köpüklü bir banyo. Tüm yorgunluğunu alır, dinlendirir ve sana enerji verir. İçinde yarım saat kalman yeterli olacak banyo suyunun çok sıcak olmamasına özen göster; vücut ısısında olması gereken banyo suyu, kan dolaşımını da hızlandırır. Banyo suyuna, köpüğün yanı sıra güzel kokulu yağlar da eklersen, keyfini çifte katlamış olursun. Bu konuda sana özellikle tavsiyemiz, lavanta, papatya, yasemin, portakal çiçeği, gül yağları... Fakat dikkatli ol, birçok mağazada elma, kayısı, portakal yağı adıyla satılan yağlar esans içerdiğinden banyoda kullanılmamalı. Ayrıca vücuduna enerji vermesi için küvete bir miktar deniz tuzu da koyabilirsin. Banyodan çıktıktan sonra bornoza sarınıp bir süre dinlenmeyi ihmal etme. Arkasından ise bir bardak maden suyu ya da kant (bir bardak ılık su ve biraz limon karışımı) içerek toksinlerden de kurtulabilirsin. Vücudunu nemlendirmeyi de sakın unutma!

Yüzün ne alemde

Vücudun tamam, sıra geldi yüzüne… Unutma ki, her türlü kire maruz kalan yüzünün de, canlanmaya, parıldamaya ihtiyacı var. Bunun için yüzündeki kirden ve en önemlisi de ölü hücrelerden kurtulman gerek. Nasıl yapman gerektiğine gelince... Merak etme, bu, çok zamanını almayacak! Bir kaba su koyup iyice kaynat. İçine birkaç damla banyoda kullandığın aromaterapik yağlardan ilave et. Kafanın üzerine bir örtü örtüp yüzünü 2-3 dakika kadar suyun buharına tut. Yalnız çok yakınlaşmamaya dikkat et ki, yüzün sıcak buharla yanmasın! Böylece gözeneklerin iyice açılmış olacak. Daha sonra cildini sıkılaştırmak ve temizlemek için pamuğa döktüğün tonikle yüzünü bir güzel sil. Son olarak da nemlendiricini sür.

Olayı zenginleştir

Küvetin çevresinde yakacağın kokulu mumlar ve tütsüler, fona yerleştireceğin Sarah Brightman, Joan Baez ve Loreena McKennitt albümleri gibi rahatlatıcı müzikler, doğal banyo ürünleri ve suya atacağın gül yaprakları ile bu keyfi daha da zenginleştirebilirsin. Uzakdoğu felsefesine göre mum, mekanın aurasına iyi geliyor ve şans getiriyor. Aromaterapik mumlar, stres gideriyor, canlandırıyor ve rahatlatıyor da...

Hey Girl

Bir Kalemle 25 Numara

Göz KalemiBir göz kalemi ile neler yapabileceğinizi hiç düşündünüz mü? İşte size 25 süper taktik…

1-     Kaşlarının daha kalın ve belirgin görünmesini istiyorsan, göz kalemini kaş kalemi olarak kullanabilirsin.   
2-     Koyu renk farın mı bitmiş? Siyah, gri ya da kahverengi kalemlerin ile göz kapağını boya ve bir pamuk yardımıyla dağıt.                                          
3-     Geçici dövme yapmak için göz kalemini kullanabilirsin. Tek yapman gereken istediğin şekli çizmek! Üstelik beğenmezsen yıkayarak kolayca çıkartabilirsin.
4-     Not almak için kalem bulamadın mı? Göz kalemin bu iş için birebir!
5-     Kedi gözlere sahip olmak için çektiğin kalemi göz bitiminden şakaklarına doğru uzatman yeterli!
6-     60’ların modasına uymak istersen, kaleminle yanağına bir ben kondurabilirsin!                              
7-     Göz kalemi erkeklere de çok yakışıyor! Johnny Depp bunun en büyük kanıtı! Sen de erkek arkadaşının gözlerine sürmeyi dene
8-     Uzun saçların seni bunalttı ve yanında toka yok…  Saçlarını dolayıp topuz gibi yap ve kalemini saçlarının ortasına batırarak toka olarak kullan!
9-     Japonlar gibi çekik gözlere sahip olmak istiyorsan, göz kalemini üst ve alt kirpiklerinin ortasından başlayarak göz bitimine kadar kalem çek!
10- Resim yaparken fonu renklendirmek için göz kalemini kullanabilirsin! Kalemi yatay olarak tutup kağıdı boya ve sonra da parmağınla dağıt!
11- Okuldaki tiyatro gösterilerine hazırlanmak için göz kaleminden faydalanabilirsin. Kedi bıyığı yapmak, göz altında morluklar oluşturmak için siyah bir göz kalemi yeterli.
12- Eğer beyaz tenliysen, kahverengi göz kalemi çekerek yüz hatlarını yumuşatabilirsin! 
13- Gözlerin büyükse, iç kısımlarına kalem çekerek onları daha küçük gösterebilirsin.
14- Gözlerini daha büyük göstermek istiyorsan, alt ve üst çevresine kalem çekmen yeterli!
15- Gözlerin aşağı doğruysa, kirpik diplerine düz şekilde kalem çekerek hoş bir görüntü elde edebilirsin.
16- Gözlerinin çekik görünmesini istiyorsan, göz pınarından başlayıp gözün bitiş çizgisine kadar kalem çekmelisin.
17- Gözlerinin iç ve dış kısmına kalem çekmen, bakışlarının daha da anlamlı olmasını sağlar.
18- Göz kalemini çektikten sonra bir kulak çubuğu ile çizgiyi dağıtmayı dene. Böylece Cansu Dere’ninki gibi buğulu bakışlara sahip olabilirsin.
19- Alt göz kapağına beyaz kalem çekersen, gözlerinin daha parlak görünmesini sağlayabilirsin.
20- Gözlerin birbirinden uzaksa, göz ortasından göz pınarına kadar alt ve üst kısmına kalem çekmelisin.
21- Gözlerin birbirine yakınsa, ortasından göz sonuna kadar alt ve üst kısmına kalem sürmelisin.
22- Kaşlarını daha uzun göstermek istiyorsan, uygun renkli bir göz kalemi ile kaş çizgini uzatabilirsin.
23- Renkli gözlüysen, renkli göz kalemleri kullanmayı denemelisin. Mavi ve yeşil tonlarındaki kalemler bakışlarını yumuşatır.
24-  Sadece üst kirpik diplerine kalem sürmen, gözlerinin daha kalkık görünmesini sağlar.
25-  Düz renk bir tişörtünün üzerine istediğin deseni çizip geçici bir süreliğine yeni bir tişörte kavuşabilirsin.

HeyGirl-Elif Ünal Özdoğan

Zayıflamanın Kolay Yolu

Zayıflamaİstiyorum ama bir türlü kilo veremiyorum diyenlerdenseniz bu öneriler sizin için...

Eğer diyet yapıyorsanız ve beslenme şeklinizi salata, ızgara ve diyet ürünler ile sınırladığınız, ekmek yemeği azalttığınız halde hala kilo veremiyor iseniz yanlış yoldasınız demektir!

Aşağıdaki basit öneriler ile hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz.

* Ayakta durarak ya da yürüyüş yaparak daha fazla zaman geçirin.

* Ev ya da bahçe işlerinize daha fazla zaman ayırın.

* Bir şey getirip götürmek başkalarını aracı olarak kullanmayın.

* Telefon ile konuşurken ayakta durun.

* Merdivenleri bir kaç kalori yakma fırsatı olarak kabul edin ve kullanın.                                     

* Hergün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın.                               

* Kısa mesafeler için araba kullanmayın. Markete gittiğiniz zaman en uzak köşeye park edin.                       

* Hergün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonlarınızı park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yaparak geçirin.

* Fırsat buldukça dans edin.

* İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.

* Ev işi yaparken, odanızı toplarken hareketli müzikler dinleyin.

* Öğün atlamayın. Sabah kalktığınız zaman göreceğiniz bir yere "kahvaltı yap" yazılı bir kağıt asın.
Kahvaltınızı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınız zaman hissettiklerinizi bir kağıda yazın.

* Tatlı yemek istediğiniz zaman bir bardak su için ya da 100`e kadar sayın. Tatlı yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.

* Canınız yemek istediğinde kendinizi ince ve zayıflamış olarak hayal edin.

Doğum Gününüze Göre Aşk Hayatınız

Doğum tarihinizle aşk yaşamınız arasında bir bağ olduğunu biliyor muydunuz?

Doğum tarihinize göre numaranızı öğrenin, aşk  yaşamınız hakkında bilgi sahibi olun!

Numaranız 1: Aşk sizin için fethetmek gibi bir şey, her zaman aşk yaşamınızı ilginç kılacak arayışlar içindesiniz. Fethedecek yeni yerler arıyor ya da partnerinizin tutkularına boyun eğiyorsunuz. Partnerinizi nasıl mutlu edeceğinizi de öğrenmeniz ve onun isteklerine önem vermeniz gerekiyor.                                      

Numaranız 2: Parnerinizle ilişkinizin gelişimini ve nasıl, nerede, ne zaman olacağını bilmek isteyen birisiniz. Bir aşık olarak çok dikkatli, memnun eden ve düşünceli birisiniz. Öpücükler ve kucaklaşma, doğallık ve koruma sizin için önemli. Hassas bir partneriniz olmasını tercih ediyorsunuz.

Numaranız 3: Özgüveniniz oldukça fazla ve bu sizi iyi bir partner yapıyor. Aşkta çekingen olmayan tavrınız partnerinizin yüzünü kızartabilir. Temiz kalbiniz ve mizahi yönünüz partnerinizin yanınızda rahat etmesine yardımcı . Bu sizin en iyi aşık olarak ödüllendirilmenizi bile sağlayabilir.       

Numaranız 4: Aşk yaşamınız, sürekli mücadele ve herşeyi yoluna koymaya çalışmakla geçiyor. Partnerinizin tutkularını anlamanız zaman alıyor ve sıklıkla aşk yapmayı erteliyorsunuz. Partnerinizi anlamaya ve kendinizi güvende hissetmeye çalışın. Bunu yaptığınızda düşüncelerinizden uzaklaşıp partnerinizi mutlu edebilirsiniz. Tutkulu ve daha az karmaşık olun.

Numaranız 5:
Maceraperest ve aynı zamanda korkuları olan heyecanlı birisiniz. Bu aşk yaşamınızda da böyle. Yavaş ve sabit aşıklardan hoşnamıyorsunuz. . Eğer partneriniz ilişkinize yenilik getirmezse kendinizi çok ağır hissetmeye başlarsınız. Buna rağmen çok sık değişiklik yapmak partnerinizi mutsuz edebilir, dengeli hareket etmeye çalın.
www.kadinca.net

Numaranız 6:
Romantik aşık tanımlaması sizi anlatıyor. Duygusal bir müzik, aromatik mumlar, loş ışık, sizce aşk için en mükemmel ortam..  Partnerinizle uzun ve duygusal saatler geçirmeyi seviyorsunuz.

Numaranız 7: Hayalci, yaratıcı ve romantik bir partnersiniz. Hassas olduğunuz için aşkta ruhsallık ve duygusallık arıyorsunuz. Filozof gibi odüşündüğünüz için kısa süreli aşklarınız olabilir. Sabırlı değilsiniz, uzun beklentiler size göre değil, hemen hareket etmeyi seviyorsunuz.

Numaranız 8: Esrarengiz bir aşıksınız. Çok aktif ya da çok tutkulusunuz. Aşk sizin için güç oyunu gibi ve siz kontrolü partnerinize kaptırmak istemiyorsunuz. Doğal ve baştan çıkarıcı bir cazibeniz var .  İstediğinizi elde etmek için mücadele edebilirsiniz.

Numaranız 9:
En tutkulu, patlayıcı bir aşıksınız. Partnerinizin isteklerine karşı cömertsiniz. Oldukça felsefik, karmaşık bir aşıksınız.

Tırnak Batmasını Ciddiye Alın

Tirnak-BatmasiDermatoloji Uzmanı Dr. Mehmet Coşkun Acay; küçük bir sorun olarak başlayan ancak tedavi edilmediğinde, cerrahi müdahaleye kadar gidebilen tırnak batmaları hakkında bilgi verdi…

Tırnak batması neden kaynaklanıyor?
 
Ayak tırnakları pek çok nedenle batabiliyor. Her yaşta olabilen ağrı, şişlik ve ikincil enfeksiyon gibi tablolara yol açabilen bu durum, en sık ayak birinci parmak tırnaklarında görülüyor. Genetik eğilim, aşırı terleme, terlemeyi artıran faktörler, sentetik, solumayan ayakkabılar, dar ve darbe oluşturan ayakkabılar tırnak batmasının en sık rastlanan nedenleri arasında yer alıyor. Uygunsuz, kadınlarda topuklu ve sivri burunlu, erkeklerde sert ve sivri burunlu ayakkabılar ile yapılan uzun yürüyüşler ve spor, tırnakların yanlış kesilmesi ve pedikür de sık rastlanan nedenler. Tırnakların düz yerine U şeklinde, içe doğru kesilmesi, yan kenarlarının testere şeklinde düzensiz kesilmesi, kısa kesilmesi, tırnak kenarlarının koparılması tırnak batmasına yol açabiliyor...
 
Nasıl bir tedavi süreci yaşanıyor? Tedavi yöntemleri neler?
 
Kısa süreli vakalarda, öncelikle bölgesel kurutucular, antibiyotikli kremler, gerektiğinde ağızdan antibiyotik gibi ilaçla tedavi yöntemleri deneniyor. Bazı tırnak mantarı olgularında da tırnakta batma olabiliyor. Bu durum farklı ilaç kullanımı gerektirebiliyor. Bu tedavilerle yanıt alınamadığında, oluşan rahatsızlığın boyutuna göre, kimyasal koterizasyon, elektrokoterizasyon, krioterapi, tırnak yatağı cerrahisi (tırnak yatağı revizyonu, kısmi tırnak cerrahisi) uygulanabiliyor. Uzun süreli vakalarda cerrahi yöntemler öncelikle tercih ediliyor.
 
Tırnak batması rahatsızlığı olanlar neye dikkat etmeli? Ne yapmalı?

 
Ayak tırnaklarında batmayı engellemek için, oluşturucu etkenlerden sakınmak, tedavinin temel prensibini oluşturuyor. Tırnak batmasını engellemek için yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
 
Uygun ayakkabı seçimi: Ayağı sıkmayan, darbe oluşturmayan, alçak topuklu, olabildiğince yumuşak, hava döngüsüne izin veren ayakkabılar seçilmeli.
Tırnakların doğru kesilmesi: Tırnak uçları düz, yan kenarlara aşırı girmeden, hafifçe ovalleştirerek kesilmeli. Bu yolla yan kenarların düzensizleşmesine izin verilmemeli. Tırnak kenarları kesinlikle koparılmamalı.
Aşırı terlemeye yol açacak faktörlerden kaçınma: Sentetik olmayan, hava döngüsüne izin veren ayakkabılar seçilmeli. Pamuklu çorap giyilmeli, ayak yıkandıktan ve uzun su içi aktivitelerden sonra iyi kurulanmalı.
Temiz, steril şartlarda pedikür uygulanmalı. 
Tırnak çevresinde hafif bir kızarma, hassasiyet olduğunda, basit bir nemlendirici kullanılmalı. Yakınmalar artınca bir deri hastalıkları uzmanı ile görüşülmeli.
 
Tırnak batması sorunu olanlar hastanelerde hangi bölüme gitmeli? Hangi bölümler bu alanla ilgili?
 
Öncelikle bir deri hastalıkları uzmanına başvurulması gerekiyor. İlk olarak kesin tanının konmasının ardından, gerekli tedavi yöntemi (İlaç ve cerrahi tedaviler) uygulanmalı.
 
Türkiye`de yaygın bir rahatsızlık mı?
 
Oldukça sık rastlanılan bir hastalık. Artırıcı etkenlerden uzak durmak ve erken evrede planlanan tedaviler hastayı cerrahi tedavilerden koruyabilir.

bizimsaglik.com

Saç Dökülmesinde 7 Neden

Saç dökülmesiEğer saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız yalnız olmadığınız açık! Kadınlar ile erkeklerde görülen saç dökülmelerin nedenleri farklıdır. Kadınlardaki çoğu saç dökülmesi yani erkek tipi dökülmelerin daha kolay tedavi edilebilir. İşte saç dökülmesine neden olabilen bazı faktörler..

Demir eksikliği: Kansızlığa bağlı, demir eksikliğine bağlı anemi saç dökülmesine neden olabilir. Ancak kendi kendinize demir içeren vitaminler almayın çünkü fazla demir de bazı hastalıklara neden olabilir. İlk olarak kan sayımı yaptırarak demir eksikliğiniz olup olmadığını öğrenin.

   

Tiroid: Aşırı çalışan ya da çalışmayan tiroid saç dökülmelerine neden olabilir.

 

Östrojen seviyesinin düşük olması: Çoğu kadın menopozdan sonra veya bu sırada saç dökülmesi sorunu yaşayabilir.

 

Gebelik öncesi hormon değişiklikleri: Anne adayları ilk 6 ay boyunca yaşadıkları hormonal değişimlerin sonucu saç dökülmesi sorunu yaşayabilir ancak hormonları normale döndüğünde saçlar yeniden çıkabilir.             

 

Telogen effluvium: Uzun bir dönem içinde saçta yaygın olarak görülen incelme ve dökülmedir. Hamilelik, hastalıklar ya da stres gibi faktörler etkili olabilir.


İlaçlar ya da tedavi: Çoğu ilaç ya da tedavi saç dökülmesine neden olabilir. Eğer bu tür bir durumla karşılaştıysanız doktorunuzla konuşarak tedavinizin gözden geçirilmesini isteyebilirsiniz.


Yüksek seviyede A vitamini ya da Selenyum: Eğer ihtiyacınızdan fazla A vitamini ya da selenyum aldıysanız bu tür bir son uçla karşılaşabilirsiniz.

 

Sigara saç dökülmesine neden oluyor

Erkekler üzerinde yapılan araştırmalarda sigara içmenin de saç dökülmesini artırabileceği belirlendi. Kadınlar üzerinde bu yönde henüz bir çalışma olmamasına rağmen, sigaranın bu tür sonuçlar doğurabileceği açık.

 

Saçlarınız dökülüyorsa ne yapmalısınız?

Saç dökülmesi sorunu yaşıyorsanız yapmanız gereken saç dökülmenizin ne zaman başladığı, sebeplerinin ne olabileceğini belirlemek ve saçlarınızı tamamen kaybetmeden önce uzmandan yardım almak. Öncelikle kan tahlili yaptırarak demir, tiroid, östrojen (kadınlar için) hormonu seviyenizi ölçtürmeniz yerinde olacaktır. Doktorunuz bunlarda eksiklik görmediyse o zaman sorun genetik olabilir.

Kış Aylarında Anti Aging

anti-agin

Cildin en fazla yaz aylarında hasar gördüğü düşünülse de, araştırmalar çoğunlukla bunun tam tersini gösteriyor. Sert rüzgârların, soğuğun, asit yağmurlarının ve kirli havanın hüküm sürdüğü kış mevsimi yaşlanma sürecini de hızlandırıyor.

Soğuk havanın cilt üzerindeki olumsuz etkileri üzerine birçok araştırması bulunan Dr. Ali Kerim Diler; kış aylarında uygulanabilecek en sağlıklı ve en etkili yöntemleri bizimle paylaştı.

Cildin en fazla yaz aylarında hasar gördüğü düşünülse de, araştırmalar çoğunlukla bunun tam tersini gösteriyor. Sert rüzgârların, soğuğun, asit yağmurlarının ve kirli havanın hüküm sürdüğü kış mevsimi yaşlanma sürecini de hızlandırıyor.

Kış mevsimi ile birlikte cilt rahatsızlıklarında önemli bir artış yaşanır. Sert rüzgârlar, yağmur, hava kirliliği, kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmek sivilcelenme, nem kaybı, sedef, egzama gibi çeşitli cilt sorunlarını da beraberinde getirir. Yaz aylarında ultraviyole ışınlardan zarar gören ciltte meydana gelen lekeler ise hava değişimi ile daha da koyulaşır ya da kabuk bağlarlar. Bu durumda, hem soğuk nedeniyle cildinizi korumanız hem de yazın meydana gelen cilt rahatsızlıklarını tedavi altına almanız gerekir. Soğuk ve kuru hava ya da asit yağmurları ise işimizi kolaylaştırmaz. Tüm bunların yanı sıra melatoin hormonunun güneşsiz ortamlarda daha fazla salgılanması kış aylarını daha stresli geçirmemize neden olup, cildin yaşlanma süreci de hızlanır. Hatta sedef ve vitiligo gibi bazı hastalıklar yine yılın bu zamanında ortaya çıkar ya da ağırlaşırlar. Kış güneşinin en az yaz aylarındaki kadar zararlı olduğunu dile getiren Dr. Ali Kerim Diler; soğuk günlerde uygulanması gereken cilt bakımı ve tedavi yöntemlerinin daha titizlikle uygulanması gerektiğinin altını çizerek, konu hakkındaki tecrübesini paylaşıyor.

"Nemlendirici kullanmak bir alışkanlık halini almalı"

"Cildinizi koruma altına alabilmeniz için her şeyden önce temizliği ve nem dengesini korumak çok önemli. Çünkü kış aylarında havadaki nem azalırken kalorifer, soba ve klima gibi cihazlar nem oranını daha da aşağıya çekiyor. Bu aşamada deri kuruluğuna bağlı gelişen ya da şiddetlenen deri hastalıklarının yaz aylarındaki kurumayla birlikte istenmeyen sonuçlar yaratabilir. Dolayısıyla; önlenmesinde nemlendirici kullanımı büyük önem taşıyor. Meslek hayatıma başladığımda temizlemeyle nemlendirme gibi temel bakımların çok önemli olmadığını düşünürdüm fakat aradan geçen 15 yılda tedavi ettiğim hastalarda, nemlendirici kullananlarla kullanmayanlar arasındaki farklılıkları görmeye başlayınca gerçekten çok faydalı olduğunu fark ettim" diyen Ali Kerim Diler, yaz mevsiminde yağsız ve su bazlı nemlendiriciler kullanılması daha uygun bulurken, kış aylarında daha yoğun ve yağlı nemlendiriciler ile kuruyan cildinizi koruma altına almanızı tavsiye ediyor. Ayrıca kış aylarında kayağa gidenlerin de ciltlerini güneşten korumayı unuttuklarını fakat bunu kesinlikle ihmal etmemeleri gerektiğini belirtiyor; "Genellikle kış aylarında güneş ışınlarının zararlı olmadığı zannediliyor ve kayarken güzel bir bronzluk kazanıldığı için kişiler koruma faktörlü kremler kullanma gereği dahi bulmuyorlar. Oysa cildi korumak çok önemlidir. Çünkü kış güneşi kılcal damarların çatlamasına neden olurken, ciltte lekelenmeler de meydana getirebilir."

Diler; kış aylarında beslenme tarzının da büyük önem kazandığını belirtirken, bol sebze ve meyve tüketmenin yalnızca hastalıklardan korunmak adına değil cildi beslemek adına da önemsenmesi gerektiğini vurguluyor.

Meraklısına: Jodie Foster

Jodie-FosterTam İsmi : Alicia Christian Foster
Doğum Tarihi : 19 Kasım 1962
Doğum Yeri : Los Angeles, California, USA
Eğitim : Yale University, Literature
Posta Adresi : C/O International Creative Management 8942 Wilshire Blvd. Beverly Hills, CA 90211, USA

FİLMOGRAFİ / FILMOGRAPHY

2003 : Tusker (seslendirme)
2002 : Panic Room / Panik Odası
2002 : The Dangerous Lives of Altar Boys
1999 : Anna and the King
1997 : Contact / Mesaj
1994 : Nell
1994 : Maverick
1993 : Sommersby
1992 : Shadows and Fog
1991 : Little Man Tate
1991 : The Silence of the Lambs / Kuzuların Sessizliği
1989 : Catchfire
1988 : The Accused / Sanık
1988 : Stealing Home
1987 : Siesta
1987 : Five Corners
1986 : Mesmerized
1984 : The Blood of Others
1984 : The Hotel New Hampshire
1982 : O'Hara's Wife
1980 : Carny
1980 : Foxes
1977 : Candleshoe
1977 : Casotto
1977 : Moi, fleur bleue
1977 : The Little Girl Who Lives Down the Lane
1976 : Freaky Friday
1976 : Bugsy Malone
1976 : Taxi Driver / Taksi Şoförü
1976 : Echoes of a Summer
1974 : Alice Doesn't Live Here Anymore
1973 : One Little Indian
1973 : Tom Sawyer
1972 : Kansas City Bomber
1972 : Napoleon and Samantha

 

ÖDÜLLER / AWARDS

1992 : OSCAR - Best Actress in a Leading Role - The Silence of the Lambs
1989 : OSCAR - Best Actress in a Leading Role - The Accused
1999 : American Cinematheque Gala Tribute - American Cinematheque Award
1998 : Academy of Science Fiction, Fantasy & Horror Films - Saturn Award - Best Actress - Contact
1998 : Rembrandt Awards - Audience Award Best Actress - Contact
1997 : Golden Satellite Awards - Life Achievement Award
1997 : FilmFest Hamburg - Douglas Sirk Award
1997 : European Film Awards - Audience Award Best Actress
1996 : Berlin International Film Festival - Berlinale Camera
1996 : Women in Film Crystal Awards - Crystal Award
1996 : American Society of Cinematographers - Board of the Governors Award
1995 : Screen Actors Guild Awards - Actor Outstanding Performance by a Female Actor in a Leading Role - Nell
1995 : Golden Camera, Germany - Golden Camera
1995 : People's Choice Award - Favorite Dramatic Motion Picture Actress
1995 : David di Donatello Awards - David - Best Foreign Actress - Nell
1995 : Southeastern Film Critics Association Awards - Best Actress - Nell
1992 : Golden Globe - Best Performance by an Actress in a Motion Picture - Drama - The Silence of the Lambs
1992 : BAFTA Film Award - Best Actress - The Silence of the Lambs
1992 : Hasty Pudding Theatricals - Woman of the Year
1992 : ShoWest Convention - ShoWest Award - Female Star of the Year
1991 : New York Film Critics Circle Awards - Best Actress - The Silence of the Lambs
1991 : Boston Film Festival - Film Excellence Award
1989 : Golden Globe - Best Performance by an Actress in a Motion Picture - Drama - The Accused
1989 : Independent Spirit Awards - Best Female Lead - Five Corners
1989 : David di Donatello Awards - David - Best Foreign Actress - The Accused
1988 : National Board of Review - Best Actress - The Accused
1978 : Academy of Science Fiction, Fantasy & Horror Films - Saturn Award - Best Actress - Horror - The Little Girl Who Lives Down the Lane
1977 : BAFTA Film Award - Best Newcomer - Bugsy Malone/Taxi Driver
1977 : BAFTA Film Award - Best Supporting Actress - Bugsy Malone/Taxi Driver
1977 : National Society of Film Critics Awards - Best Supporting Actress - Taxi Driver
1976 : Los Angeles Film Critics Association Awards - New Generation Award

İştahınızla Başa Çıkın

Diyet-GirlBirçok yöntem denemenize rağmen yemek yemekten vazgeçemiyor yada iştahınızla başedemiyorsanız işte size 5 öneri...

1. Daha uzun süre çiğneyin     

Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beyinin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına gelir. Üstelik tat alma duyusu da daha fazla tatmin edilir. Böylece doyduğunuzu anlamazla yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da cabası...

2. Güç harcayarak egzersiz       

Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut isiniz artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durumda egzersizi takip eden bir kaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda, normal öğün saatinden bir kaç saat önce egzersiz yapmak başlamak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapalı olacaktır. Ama asla öğün atlama hatasına düşmeyin. Hem vücudunuz güçsüz düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.

3. Tat alma duyunuzu tatmin edin                  

Yapılan araştırmalara göre değişik tatlarla bu duyuyu tatmin etmek, daha az miktarla yetinebilmemizi sağlıyor. Sürekli ayni yemeği yemek ise, özellikle de tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın kendini iptal etmesine neden oluyor. Bu yüzden de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Bu durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.

4. Atıştırma krizlerini engelleyin

Gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada birseller atıştırmak isteyebilirsiniz ama sizi doyuracak miktarla çok az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin. Çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve seker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.

5. Daha fazla su için

Su içmek kendinizi tok hissetmenize yardımcı olduğu için önemli Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bol su içmek bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi de önler.

Bardağın Dolu Tarafını Gören Gen

Kadın Erkek İlişkileriBardağın dolu tarafını görmeye yardım eden bir gen bulundu. İngiliz psikologların yaptığı araştırma, söz konusu geni taşıyan insanların, etraflarındaki olumsuz olaylara daha az ilgi gösterdiklerini, bunun yerine hayatın mutluluk veren yanlarına odaklandıklarını gösterdi.

İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan araştırma, bu insanların daha sosyal olduklarını ve psikolojik açıdan genellikle daha iyi şekillendiklerini de ortaya koydu.

Essex Üniversitesi psikoloji bölümünün başkanı Elaine Fox, söz konusu genin, kişinin günlük stresle başa çıkma kabiliyetinin temelini oluşturduğunu ve bu gene sahip olmayanların, hayata daha karamsar baktığını, depresyon gibi akıl sağlığını bozan hastalıklardan daha fazla mustarip olduklarını söyledi.

raştırma çerçevesinde, 100'den fazla katılımcının, bilgisayar ekranında beliren iyi ve kötü görüntülere verdikleri tepkilerin ne kadar sürdüğü gözlendi. Görüntüler arasında, kucaklaşan bir çift, tekneyle açılan ve saldırıya uğrayan kişilerin resimleri de yer alıyordu.
Katılımcılara yapılan genetik testlerde, bazı kişilerde gözlenen kötü resimleri yok sayma ve iyi olanlara ilgi gösterme eğiliminin, serotonin hormonunu kontrol eden bir genin varyasyonuyla güçlü biçimde bağlantılı olduğu görüldü.

Sonuçları Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan araştırmada, herkeste söz konusu genin iki varyasyonunun kalıtımsal olarak bulunduğu, bu iki varyasyonun iki kısa, iki uzun veya bir kısa bir uzun şeklinde olabileceği, genin iki uzun varyasyonuna sahip kişilerin, daha olumlu yaklaşım içinde oldukları gözlendi. Genin iki kısa varyasyonuna sahip kişilerin de daha nevrotik ve endişeli olabilecekleri belirtildi.

Sevgi & Aşk