| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 12.2008 Other entries in 2008-12 resimler , videolar

Popo kaldırma estetiği

opo kaldırma Çoğu zaman poponun kaldırılması ve nadir olsa da poponun daha az belirgin hale gelmesi ve daha az dikkat çekmesi istenilir. Popo dikleştirme veya gluteal lift konusundaki yaklaşım multidisipliner dir. Bel, popo ve kalça anatomisi bir bütün olarak değerlendirilir. Anatomik etkenlerden yapılacak işlemin niteliğide mutlaka etkilenir ve kişiye özel tasarım yapılır. Çoğu zaman kalça bölgesinden yağ alınıp popo bölgesine verilmesi yeterli lifting sağlar. Ameliyat lokal veya genel anestezi altında yapılır ve süresi 1-1.5 saattir. Ameliyat sonrası 2 hafta özel korse giyilir. 3 gün sonra işe dönülebilir veya uçak yolculuğu yapılabilir. Aşırı zayıf kişilerde popo protezi kaçınılmazdır ve en etkili çözümdür. Popo protezi kohezif jel içeriktedir ve izli hatlardan yapıldığı için herhangi belirgin iz kalmaz. Ameliyat genel anestezi altında yapılır, 4 saat sürer ve hastanede 1 gece kalınır. 5 gün sonra işe dönülebilir veya uçak yolculuğu yapılabilir.

Aşırı kilo alma-verme sonucu bazı kişilerde popo düşer, kalçalar ve bacak içi ise sarkar, bu durumda popo kaldırma, kalça ve bacak içi germe kmbine bir şekilde gerilir. İzler bel kısmında bikini hattına göre planlanır. Ameliyat genel anestezi altında yapılır ve planlanan işleme göre 4-7 saat sürer. 7-10 gün istirahat gerektirir ve bu süreden sonra işe dönülebilir.

Şişmanlığın 8 gizli nedeni!

tartı 

Bugüne kadar hesap basitti: Çok fazla yemek ve az hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Ancak bu bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor. Ancak endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni faktörler de keşfettiler. Bilimadamları ‘elbette ki insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi her zamanki gibi en büyük problemimiz’ diyor ancak işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar. İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar:

UYKU PROBLEMLERİ 

1. UYKU PROBLEMLERİ

Yapılan araştırmalar, günde 12 saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanın hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor. Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora danışmalısınız.

2. GENETİK MİRAS

2. GENETİK MİRAS

Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki vücut ağırlığının yüzde 70’ine kadar olan kısmını genlerimize sadece yüzde 30’luk bir bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu söylüyor.Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar. Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına dikkat etmek.

İLAÇLARIN ETKİSİ

3. İLAÇLARIN ETKİSİ

Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor. Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının 3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir alternatifiniz olabilir.

KLİMALAR 

4. KLİMALAR

Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler. Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil. Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete geçirecek emin olun.

EVLENMEK 

5. EVLENMEK

Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini, kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor. Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.

NİKOTİN 

6. NİKOTİN

Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef tartıda da görüyorsunuz. Amerika’daki Michigan Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor. Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha fazla zarar veren bir şey yok. Uzmanlar sigarayı bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor yapmak.

YAŞ 

7. YAŞ

Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor. Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü artırmak için proteine ihtiyacınız var.

STRES

8.STRES

Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika’daki Chicago üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bunun aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar. Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor. Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut, yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun üzerine gitmek.

YENİ YIL HEDİYENİZİ BEDAVAYA GETİRİN!

yeni yıl Kriz yüzünden bu yılbaşında hediye almak cebinizi yakabilir. Ama biraz emekle çok ucuza hatta bedavaya asla unutulmayacak özel hediyeler yaratabilirsiniz.

Hediyelerinizi bedavaya getirmek için  birkaç yaratıcı fikir...

Fotoğraf albümü hazırlayın

Sevdikleriniz için mükemmel bir hediye. Hem kendi arşivinizden hem de o kişinin aile ve arkadaşlarından içinde onun da bulunduğu fotoğrafları toplayın, hepsini bilgisayar ortamında tarayın, sonra da renkli çıkışlarını alın. (Fotoğrafları iade etmeniz gerekmiyorsa orijinallerini de kullanabilirsiniz.) Fotoğrafları bir albüm içine yerleştirin, yanlarına sevimli ve esprili notlar ve tarihler düşmeyi de ihmal etmeyin. Daha etkileyici olması için albüm kapağını da özel bir şeklide süsleyebilirsiniz.

Yürüyüş yolu çizin

İyi bildiğiniz ve yürümekten zevk aldığınız bir yürüyüş rotasını sevdiklerinizle paylaşmaya ne dersiniz? Göl kıyısında, sahilde ya da ormanda bir doğa yürüyüşü rotası, tarihi bir gezi rotası, eğlence rotası ya da alışveriş rotası olabilir. İster hazır bir harita üzerinde renkli kalemlerle işaretleyerek isterseniz de bir kağıda kendiniz çizerek bu yürüyüş rotasını oluşturabilirsiniz. En favori noktaları belirginleştirmeyi ve ilginç bilgi notları düşmeyi de ihmal etmeyin. Kendiniz çiziyorsanız komik resimler ekleyerek haritanızı renklendirebilirsiniz. Hediyenizi rulo yapıp bir kurdeleyle bağlayarak sunun!

Masaj hediye edin

Sevdiklerinizi şımartacak bir hediye düşünüyorsanız işte size bir öneri: Ona masaj hediye edin. Ufak bir araştırmayla el, ayak ya da vücut masajının inceliklerini az çok öğrenebilirsiniz. Burada asıl önemli noktaysa hediyenizi bir törenle sunmak. Ferahlatıcı yağlar ve kremler, kokulu mumlar ve yumuşak bir müzikle ortamı hazırlarsanız yılbaşı masajınızla yeni yıla rahat başlamasını sağlayabilirsiniz.

Favori kitaplarınızı verin

Okuduğunuz ve çok sevdiğiniz kitaplar mutlaka vardır. Ve bunlar okumayı sevenler için hazine değerinde birer hediye olabilir. Kendi kütüphanenizden seçtiğiniz sevdiğiniz birkaç kitabı, içlerine ne zaman aldığınızı, ne zaman okuduğunuzu, neden sizin için özel bir kitap olduğunu ve niye ona hediye etmeyi uygun gördüğünüzü anlatan notlar koyarak paketleyin. İşte çok özel bir hediye!

Kurabiyeler ve kokteylle sevindirin

Eğer yılbaşı hediyesi almaya paranız, yapmaya ise vaktiniz kalmadıysa kalbe giden yolun mideden geçtiğini hatırlatalım. Yılın en son günü bile gelip çatmış olsa ufak bir mutfak çalışması sizi kurtarabilir: Yılbaşı temalı şekil ve renkler vereceğiniz kurabiyeler veya ilginç bir kokteyl hazırlayarak herkese küçük bir yılbaşı sürprizi yapabilirsiniz. Üstelik böylece tek bir hediyeyle kalabalık bir grubu mutlu etmeniz de mümkün olacak.

Anılardan kolaj yapın

İşte gerçekten çok özel bir hediye. Birlikte gittiğiniz konserlerin biletlerinden yaptığınız tatillerin fotoğraflarına, sevdiğiniz filmlerin küçük afişlerinden birbirinize yazdığınız notlara kadar ortak anılarınızın olduğu bir sürü şeyi bir pano üzerine iğneleyerek bir anılar kolajı hazırlayabilirsiniz. Böyle bir hediyenin ikinize de duygusal anlar yaşatacağı kesin.

Saksıya çiçekler ekin

Saksıda çiçek pahalı geliyorsa çiçek soğanları alıp ekin. Sümbül ve lalenin tam zamanı! İlk bakışta cazip bir görüntüsü olmasa da birkaç haftaya hediyeniz yeşerecek mart ayındaysa çiçekler açacaktır. Kendi çiçeklerinizin verdiği yeni kök ve dalları da pekala ekebilirsiniz.

Yemek tarifleri yazın

Size özel olan ve en sevilen yemeklerinizin gizli tariflerini güzel bir deftere tek tek yazın. Tariflerin yanına kişisel notlar ve tavsiyeler da ekleyin. Dergilerden kestiğiniz yemek resimleriyle yemek tarifleri defterinizi daha da renkli hale getirebilirsiniz. Hediyenizle beraber tarifi defterin içinde de bulunan bir kek veya kurabiyelerle sunmak çok daha etkileyici olacaktır, bizden söylemesi.

Her şeyi boyayın

Çok ucuza orijinal hediyeler yaratmak için biraz boya ve bir fırça yeterli. Ahşap veya karton kutuları, cam bardakları, kahve fincanlarını, çiçek saksılarını ve hatta sıradan taşları bile rengarenk boyayarak ya da ilginç desenlerle süsleyerek çok çarpıcı ve dekoratif hediyeler haline getirebilirsiniz.

H2

Tek çare pekmez

ekmez Osteoporoz Hasta Derneği Başkanı Prof. Dr. Ülkü Akarırmak, kalsiyum açısından çok zengin olan pekmezin, osteoporoz (kemik erimesi) riskini azaltmakta yararlı bir gıda olduğunu söyledi...

Akarırmak, “kemik erimesi” ya da “kemik zayıflaması” olarak da bilinen osteoporozun, kemik miktarındaki azalma ve kemik kalitesindeki bozulma nedeniyle kemiklerin zayıflaması ve kırılmaya çok yatkın bir hale gelmesiyle oluşan bir hastalık olduğunu belirtti.

Osteoporozun dünyada en yaygın görülen bir iskelet sistemi hastalığı olduğuna, bu hastalığa bağlı kemik kırıklarının giderek önemli bir halk sağlığı soruna haline geldiğine dikkati çeken Akarırmak, “kemiklerin gelişmesinde ve korunmasında beslenmenin çok önemli rolü var. Uygun beslenilerek osteoporozdan korunulabilir” dedi.

Kalsiyum bakımından zengin beslenmenin osteoporozdan korunma açısından çok önemli olduğunu ifade eden Akarırmak, şöyle konuştu:
“Kalsiyum bakımından zengin beslenme yanında elbette dikkat edilmesi gereken başka faktörler de var. Yetersiz D vitamini alımı, proteinin ve sodyumun fazla miktarda alınması, yetersiz çinko, florid alınması, B, C ve K vitamini yetersizliği, aşırı alkol ve kahve tüketimi bu faktörlere örnek verilebilir.

Bunlar içinde kalsiyum bakımından zengin beslenme çok önemli. Kalsiyum ihtiyacı yaşam süreci içinde değişkenlik gösterir. İskeletin hızla büyümekte olduğu çocukluk ve ergenlik döneminde, gebelik ve emzirme sırasında vücudun kalsiyum ihtiyacı daha fazla. Menopoz sonrası dönemdeki kadınların ve yaşlı erkeklerin daha fazla kalsiyuma ihtiyaçları var. Eğer yeterli kalsiyum alınmazsa vücudumuz bu ihtiyacını en büyük kalsiyum deposu olan kemiklerden karşılar. Bu da osteoporoza neden olur.”

PEKMEZİN FAYDALARI

Prof. Dr Akarırmak, pekmezin yanı sıra süt, yoğurt, peynir, dondurma gibi yağ oranı düşük süt ürünlerinin, brokoli, pazı ve ıspanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzelerin, baklagillerin, fındığın, deniz ürünleri ile badem, portakal suyu, tahıllar ve tam ekmeğin zengin kalsiyum kaynakları olduğunu kaydetti.

Bu ürünler arasında yer alan pekmezin “kalsiyum deposu” olarak da adlandırılabileceğini ifade eden Akarırmak, “dünyada giderek daha önemli bir halk sağlığı problemine dönüşen osteoporoza bağlı kemik kırılmalarının önüne geçilmesi için pekmez tüketim alışkanlığının yaygınlaştırılmasında fayda var” diye konuştu.

Akarırmak, Türkiye'de yoğun olarak üretimi yapılan üzüm, incir ve dutun ezilerek ve kaynatılarak hazırlanan bir gıda olan pekmezin zengin bir kalsiyum kaynağı olması yanında ucuz sayılabilecek bir ürün olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz özellikle kırsal yerleşim yerlerinde yaşayanların beslenmesinde pekmezin hala var olduğunu biliyoruz. Ama pekmez nerede yaşarsa yaşasın ve hangi yaş grubundan olursa olsun herkesin tüketmesi gereken sağlıklı bir ürün. Ebeveynler pekmezle değişik tatlar hazırlayarak çocuklarına pekmezi sevdirebilirler, kendileri de kalsiyum gereksinimlerini pekmezle karşılayabilirler. Örneğin pekmez yoğurda katılarak keyifle tüketilebilir. Peynirin üzerine konularak tüketilebilir. Pekmez şerbet yapılarak da alınabilir.

Ayrıca geleneksel tahin pekmez olarak, şeker yerine konmak üzere pasta gibi ürünler için de pekmez düşünülebilir. Ancak kilo sorunu ve şeker hastası olanları kalori ve şeker alımı yönünden de uyarmak gereklidir. Şüphesiz pekmez tek kalsiyum kaynağı değil ama pekmezin çok önemli bir kalsiyum kaynağı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü, 100 gram pekmezde 400 miligram kalsiyum var, bu oldukça yüksek bir miktar. Kalsiyum bakımından zengin olduğu bilinen yağsız sütün bir bardağında 245, 100 gram yoğurtta 350 miligram kalsiyum var.”

“KADINLAR DAHA DİKKATLİ OLMALI”

Akarırmak, insanların günlük kalsiyum gereksiniminin yaş grubuna cinsiyete göre farklılık gösterdiğini belirtti.

Günlük alınması gereken kalsiyum miktarının 1-3 yaş grubundakiler için 500 miligram olduğunu kaydeden Akarırmak, bu miktarın 4-8 yaş grubundakiler için 800, 9-18 yaş grubundakiler için 1.300, 19-50 yaş grubundakiler için 1.000, 50 ve üstü yaş grubundakiler için ise 1.200 miligram olduğunu bildirdi. Akarırmak, gebe ya da emziren kadınların günlük alması gereken kalsiyum miktarının ise 1.200 - 1.500 miligram olduğunu bildirdi.

Akarırmak, osteoporozdan korunmak için yeterli kalsiyum alınmasının yanı sıra şu önerilerde bulundu:
“Düzenli hekime gidilmeli, çünkü hastalığın erken teşhisi çok önemli. Kişi kemik yoğunluğunu hekimin uygun göreceği sıklıkta ölçtürmeli. Kalsiyum yanında yeterince magnezyum ve C vitamini alınmasına dikkat edilmeli. Tuz alımı azaltılmalı, lifli besinler tercih edilmeli. Tedavide önemli başarılar elde ediliyor olsa bile asıl hedef osteoporozdan korunmak olmalı.

Kadınlar osteoporoz konusunda erkeklere oranla daha dikkatli olmalılar. Çünkü, kadınlarda kemik yapısının zayıflaması daha hızlı. Kadınlarda, özellikle menopozdan sonra görülen hızlı kemik kaybı, kemik yapısının zayıflamasına ve osteoporozun ortaya çıkmasına neden olabilir. Osteoporoz kadınlarda erkeklerden daha sıktır, çünkü, kadınlar erkeklere göre daha az kemik kütlesine sahiptir.”

A.A

GÜNÜN SÖZÜ

"Tekrarlanamayan başarılar tesadüftür."

Aziz Yıldırım

Matador

Matador
 

Desperate Housewives

 

Desperate Housewives, Marc Cherry tarafından yaratılan, ABC Studios ve Cherry Productions tarafından ise yapımı gerçekleştirilen Amerikan televizyon dizisidir. Dizi, kurgusal bir kasaba olan Fairview'teki Wisteria Lane'de geçmektedir. Teri Hatcher, Felicity Huffman, Marcia Cross, Eva Longoria ve Nicollette Sheridan programın ana karakterlerini oluşturan oyunculardır.

Desperate Housewives, 3 Ekim 2004 tarihinde ABC kanalında yayına girdi. Emmy, Altın Küre ve Screen Actors Guild gibi bir çok törende bir çok ödül kazandı.

Herkesi şaşırtarak, beklenmedik bir anda intiharı seçen Mary Alice Young, oralardan bir yerden dört yakın arkadaşının yaşadıklarını anlatıyor.

  • Mary Alice Young / Brenda Strong: Dizinin başında tanıştığımız Mary Alice, beklenmedik bir anda intihar edip herkesi şaşırttı; ama gitmedi... “Başka bir yerden” dört yakın arkadaşının yaşamını izleyen Mary Alice, anlatıcı olarak dizideki varlığını sürdürüyor. Ancak diğer kadınlar gibi onun da ortaya çıkmasını istemediği hatta bu uğurda can aldığı bir sırrı var.
  • Susan Mayer / Teri Hatcher: 17 yaşındaki kızını yalnız başına büyüten yalnız bir kadın. Dört ev kadınının zaman zaman en “umutsuz” görüneni. Çok bilmiş küçük kızı Julie, birçok kez ona akıl veriyor. Hangisi anne, hangisi çocuk bazen karıştığı anlar oluyor. Mike Delfino, Wisteria Lane’e taşındığı ilk günden itibaren gözünü ondan alamayan Susan birçok karışıklığın ardından sonunda emeline ulaşmıştı. Ancak Mike’ın ve Young ailesinin ortak geçmişleri bu ilişkiye sürekli gölge düşürür...
  • Lynette Scavo / Felicity Huffman: Bir iş kadınıydı. İyi bir kariyeri vardı. Sonra dört çocuğu oldu ve toplantı odalarına veda edip "evinin kadını" olmayı seçti. Başedilmesi güç çocuklarının peşinde geçen günlerinin büyük bölümünde, itiraf etse de etmese de eski günlerini yadediyor...
  • Bree Van De Kamp / Marcia Cross: Temizlik, yemek, düzen saplantısı yüzünden sürekli bir sinir krizinin eşiğinde... Zaten kocası Rex de bu "deterjan reklamı" gibi hayatı kaldıramamış boşanmaya karar vermişti. Sonra kocası mahallenin fahişesiyle birlikteyken kalp krizi geçirince evlilikte beklediğinin başka şeyler olduğu ortaya çıkıyor...
  • Gabrielle Solis / Eva Longoria: New York ve Milanoda modellik yapmış zengin bir politikacı olan Carlos ile evlenip zengin bir hayat sürerken sürmektedir. Fakat Gabrielle beğenilmeyi seven bir kadındır ve hiç rahat durmamaktadır.

 

Şekerden korunmanın 7 yolu

şeker hastalığı Son dönemin en yaygın hastalıklarından biri olan şekerden korunmak mümkün.İşte önemli ipuçları...

Şeker hastalığı, birçok hastalığı da beraberinde getiriyor. Kalp krizi, yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği bunlardan sadece birkaçı. Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ali Tarım, bu konu hakkında önemli bigliler verdi:

 “Organları bozuyor”

“Halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen ‘diabetes mellitus”, pankreastan salgılanan ve kanda şeker seviyesini düzenleyen insülin adlı hormonun hiç yapılamaması veya kullanılamaması sonucu gelişen bir hastalıktır. Bu hastalıkta kanda şeker seviyesi yükselmekte ve sonuçta bir çok organda bozulmalar oluşmakta; eğer yapılan tedavi ve önerilere uyulmazsa ölümle sonuçlanmaktadır. Şeker hastalığında kalp krizi, yüksek tansiyon, böbrek yetmezliği, felçler, körlük ve daha birçok hastalık gelişmektedir.

“Çok ciddi sağlık sorunu”

Şeker hastalığı çok ciddi bir sağlık sorunu olup hastanın yaşam kalitesini kötüleştirmekte ve hatta ölümlere yol açmaktadır. Ayrıca hastayla beraber etrafındaki insanları da, kendisi ile birlikte moral ve ekonomik olarak yıkmaktadır.Günümüz dünyasında şeker hastalığının görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Bundan nasibini ülkemizde almaktadır. Bunun sebepleri arasında şehir yaşamının getirdiği stres, hareketsizlik, dengesiz beslenme (yağlı ve katkı maddeli hazır gıdalarla beslenme, taze sebze ve meyvenin azalan seviyede yenmesi, ayrıca bunların üretiminde suni kimyasal maddeler kullanılması), alkol ve sigara içiminin her geçen gün artması, uyku problemleri ve sonuçta şişmanlığın gelişmesi gösterilebilir.

Şeker hastalığından korunabilmek için neler yapmalıyız?

1 ) Günümüz yaşamının getirdiği stresten mümkün olduğu kadar etkilenmemeye çalışmak. Burada herkes kendi ruhsal yapısını iyi tanımak ve buna göre tedbirini geliştirmek zorundadır.

2 ) İdeal kiloya gelmek ve şişmanlıktan kaçınmak

3 ) Sigara, alkol ve kötü alışkanlıklardan uzak durmak

4 ) Dengeli ve doğal beslenmek. Suni kimyasal madde katkılı yiyeceklerden uzak durmak.

5 ) Düzenli uyumak.

6 ) Düzenli spor yapmak (özelikle doğada yürüyüşler)

7 ) Kendi merak ve yapısına uygun hobi tarzında uğraşlarla ilgilenmek. Yukarıdaki öneriler aslında kaliteli ve sağlıklı bir yaşamın sırları olup şeker hastalığının dışında da bir çok hastalığın önlemini oluşturmaktadır. Ayrıca şeker hastalığında genetik yatkınlık olup önümüzdeki yıllarda gelişen gen tedavisi bir umut ışığı gibi görünmektedir.”

Sıcak su vücuda yararlı mı?

su Su içmenin faydalarını bilmeyen yoktur. Peki ya sıcak su vücut için yararlı mı?

Peki, su içmekten daha faydalı bir şey yok mu? Var! Hemen söyleyelim, sıcak su içmek... 

Sıcak su mide yüzeyinde kanda direkt olarak emilen birkaç maddeden biri. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz.

Çinliler, 40 yasından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedene alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaslanma fiziksel değişimler getirir.

Sıcak su vücudu nasıl etkiler?

Kan damarları daha az elastik olur ve içindeki birikim nedeni ile çapı küçülebilir, bu nedenle yüksek kan basıncı oluşabilir ve kan dolaşımı problemleri ortaya çıkabilir.

Sindirim sistemi de daha az elastik olur, kabızlığa yol açar. Çinliler soğuk içip yemenin içsel organları daha çok büzdüğüne, problemleri daha da kötüleştirdiğine inanır.

Yağlı bir tavayı soğuk suda yıkamaya çalısın. Yağlar donar ve yapışır. Ama ayni tavayı sıcak suda yıkarsanız, yağı çözer ve uzaklaştırır. Bedenimiz yağları içerir. Sıcak su sistemimizi temizler.

Sıcak su neden yararlı?

*Bedenin doğal serinletme sistemini çalıştırır. Bu kan dolaşımında artışa neden olur.

*İç organları ve kaburga kafesinin etrafındaki kasları gevşetir, daha derin nefes almanızı sağlar.

*Mide asidi etkilerini rahatlatır ve asit ruflu semptomlarını rahatlatır.

*Sulanmayı ve besinlerin emilimini artırarak sindirime yardımcı olur.

*Kabızlığı giderir.

*Yemeklerden yârim saat önce içilen sıcak su iştahı azaltır ve kilo vermeyi hızlandırır.

Menopoz döneminde beslenme

menopoz dönemi beslenme Menopoz döneminde vucut daha duyarlı bir hale geliyor.Bu yüzden beslenmenize dikkat etmelisiniz.

 Menopoz hayatınızda açılan yeni bir sayfa; hayatın getirdiği yeniliklerle başa çıkabilmek için artık daha çok deneyime sahip olduğunuz bir dönem. Hayatla ilgili bilmeniz gereken her şeyi artık az çok bildiğiniz, kendinize olan güveninizi tam olarak elde ettiğiniz, vücudunuzu, ruhunuzu daha iyi tanıdığımız bir dönem.

Menopozda Beslenirken Nelere dikkat etmelisiniz?

Daha fazla kalsiyum, yeterli miktarda egzersiz... Aslında doğru beslenme ve düzenli egzersiz hayatın her aşamasında önemlidir, ancak menopoz süresince vücut daha duyarlı bir hale geldiği için, bu dönemde ne yediğinize ve yaptığınız sporlara daha fazla özen göstermelisiniz.                     

Kalsiyum miktarı yüksek olan besinler nelerdir?

Süt , yoğurt , peynir ve diğer süt ürünleri , istiridye , sardalye ve somon balığı ve koyu yeşi l, lifli sebzeler , ıspanak ve brokoli .

Yağ ve kolesterol oranı düşük gıdalar almaya özen gösterin ; yağlar karbonhidrat ve proteinlere göre daha fazla kalori içerir. Günlük diyetinizde aldığınız yağ oranı diğer besin bileşenlerine göre %30''un altında olmalıdır.

Soya Mucizesi :

Menopoz sonrası kadınlarda kalp hastalığına yakalanma riski artar. İşte soya proteini burada devreye girer; çünkü soya proteininin kolesterolü düşürdüğü kanıtlanmış bir gerçektir. Soya ürünleri sağlıklı beslenme açısından büyük önem taşır. Besin değerleri içerdikleri protein, antioksidan ve kalsiyum açısından zengin olduğu için, vücuda çok yararlıdır. Soya ürünleri, kolesterolün düşürülmesinde, kemik yapısının güçlendirilmesinde ve sıcak ataklarının azalmasında etkilidir.

Sevgi & Aşk