| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar arşiv 07.2008 Other entries in 2008-07 resimler , videolar

Öpüşmenin 25 türü

öpüş Çoğu insana göre iki tür öpücük vardır, yanaktan ve dudak dudağa... Profesör Willam Cane'e göre ise öpüşmenin tam 25 çeşidi var

Öpüşme çeşitleri üzerine yıllar süren bir araştırma yapan ve araştırma sonuçlarını ''The Art of Kissing-Öpüşme Sanatı'' isimli kitabında toplayan Prof. Cane'in öpüşme çeşitlerine ilgisi yeni yetme çağlarında başlamış. Kolejli sevgilisi, öpüşürken gözlerini açık tutmasından şikayet edince, Cane hemen kütüphanenin yolunu tutmuş ve öpüşmenin nasıl yapılması gerektiğini anlatan bir kitap aramaya başlamış. Böyle bir kitap bulamayınca da kafayı bu konuya takmış ve yıllar boyunca öpüşme hakkında her türlü bilgiyi toplayıp derlemeye başlamış. Bugün 44 yaşında ve halen bekar olan (öpüşme stilini eleştiren ilk aşkını asla af etmemiş) Prof. Cane, ulusal öpüşme uzmanı olarak o üniversite senin, bu üniversite benim dolaşıp duruyor ve bu üniversitelerde öpüşme konulu konferanslar veriyor. ''Öpüşme konusunda öğrendiğim ilk şey, insanların üçte ikisinin öpüşme sırasında gözlerin açık tutulmasını doğru bulmadıkları oldu'', diyor Cane, ''İlk aşkım çok da haksız değilmiş''... Cane'in araştırması cinsiyetler arasında da çeşitli farklılıklar olduğunu ortaya çıkartmış. Örneğin kadınlar, boyun ve kulaktan öpülmekten erkeklere göre on kat fazla haz alıyorlarmış. Erkeklerin en fazla hoşlandıkları öpüşme şekli ise ''Fransız usulü''ymüş. ''Erkekler daha ilk buluşmada bile dillerini kullanmaktan çekinmiyorlar'', diyor Cane, ''Kadınların yarısı ise bu tür öpüşmeyi itici buluyorlar''. Cane'e göre kadınlar, kocaları ya da sevgilileri tarafından daha uzun sürelerce öpülmekten hoşlanıyorlar. Profesör William Cane'in kitabında ayrıntılarıyla anlatılan 25 çeşit öpüşme stili arasında tatlı öpücük, kelebek öpüşü gibi ilginç isimler geçiyor. Cane'in favori öpüş stili ise bir öğrencisitarafından kendisine anlatılan ''lip-o-suction'' metodu. Özellikle ABD'li gençler arasında moda olan bu stilde çiftlerden biri diğerinin alt dudağını emerken, diğeri onun üst dudağını emiyor.

Öpücüğünüzü seçin 
 
Vakum öpüşmesi

Partnerin akciğerlerindeki ve ağzındaki havaya emmeye çalışarak gerçekleştiriliyor. Saçma bulduğunuzu söylüyorsanız, insanların yüzde ellisinin bu öpüş stilini en az bir kere denemiş olduğunu da bilin. 
 
Elektrikli öpüşme

1930 ve 1940'lı yıllarda popüler olan bu öpüşme şeklinde, öpüşecek çift ayaklarını uzun süre halıya sürterek vücutlarına statik elektrik yüklüyorlar. Dudaklar birleşirken de vücutlardaki elektrik birbirlerine boşalıyor. Arkadaşlarınıza hava basmak için karanlıkta deneyin. 
 
Baştan çıkartma öpücüğü

 Hiçbir şey yapmadan oturan eşinizi üç dakika boyunca istediğiniz gibi öpüyorsunuz. Sonra sıra onda... 

 Tepetaklak öpüşme

Kadın yatıyor ya da oturuyor, erkek ayakta duruyor. Öpmek için üzerine doğru eğildiğinde her zamankinden farklı görünüyor (belki de daha yakışıklı)... Prof. Cane'e göre farklı bir stilmiş. 
 
Göz öpüşü

Tam softilere göre... Partnerinizin gözlerini hafif bir dokunuşla kapatın, dudaklarından başlayıp gözlerine doğru öpmeye başlayın. 
 
Şeker öpücük

Ağzınızdaki şeker ya da çukulatayı sevgilinizin ağzına geçirin. Çeşitli içkiler de kullanabilirsiniz ama üstünüzü başınızı berbat etmemeye dikkat... 
 
Şapırtılı öpüşme

En gürültülü öpüş şekli. Öpüşmenin ardından dudakların şapırdayarak ayrılması prensibine dayanıyor. Öpüşenler için tutkulu, seyirciler için iğrenç olabilir. 
 
Kayan öpüş

Küçük öpücüklerle yüzünde ve vücudunda dolaşın. Gizli zevk noktalarının keşfi için ideal. 
 
Sualtı öpüşmesi

 Duşta, yüzme havuzunda veya denizde deneyin. Gözlerinizi kapatmayı unutmayın.
 

Konuşan öpücükler

Bir yandan konuşurken bir yandan öpüşün. En iyi sonuç tatlı fısıltılarla alınıyor.
 

Aşk bağımlısı

AŞK Aşkın beyinde tıpkı kokain gibi bir etki yarattığını biliyor muydunuz? Yoksa siz de aşk bağımlısı mısınız?

 ABD'de New Jersey, Albert Einstein ve New York üniversitelerinden psikolog ve nörologların yer aldığı bir ekip tarafından yapılan araştırmada, aşk duygusunun tıpkı açlık ve susuzluk gibi temel duygular arasında yer aldığı ve çok güçlü olduğu dile getirildi.

Araştırmada, çılgınca âşık ve terk edilmiş gençlerin beyinleri 'scan' edildi. Sevdiklerini düşünmeleri söylenen deneklerin beyninde hep aynı bölge aktif oldu. Bu bölgenin mutluluk veren dopamin hormonu salgısına uğradığını belirten araştırmacılardan Prof. Helen Fisher, "Tüm temel dürtüler dopamin sistemiyle ilgilidir. Aşk da öyle... Dopamin temel ihtiyaçların tatmin edildiğini gösterir" dedi.

Yapılan testler sırasında beyindeki motivasyon ve ödül sistemi bölgesi denilen kesimin, yemek yeme, su içme, kokain alma ya da kız arkadaşla telefon görüşmesi yapma gibi gereksinimlerin karşılanması sırasında aktif olduğu görüldü.

"Bağımlılık çok güçlüdür. Kokain bağımlılığı da dopaminle ilgilidir" diyen Prof. Fisher, yeni âşıkların çok enerjik olmasını da dopamin etkisine bağladı. Prof. Fisher, "Dopamin dikkat odaklanmasını sağlar. Bu yüzden âşıkların gözünde sevdiklerinden başkası yoktur" dedi.

SAKLAMBAÇ



Ben seni zamansız zamanlarda sevdim, ama saklambaç oynarken en fazla...
Sen beni bul isterdim, saklanırken o ahşap, eski evin merdiven boşluğuna.
Sen sapsarı saçlarınla, güneşten daha sıcak, aydınlatırdın tüm karanlık sokaklarımı.
Ben o viranede senin beni bulmanı beklerken umutla, gözlerinin hayali yeşile boyardı tüm yıkık duvarlarımı.
Gülüşünle çiçeklenir, bahara dönerdi yüreğimin çocuk pencereleri…
Sesin dağıtırdı bulutları, açardı ruhuma göğün en mavi kapılarını.
Sen benim masal prensimdin.
Ve ben bu dünya gibi, senin varlığınla güzelleşirdim.
-------------------------------
Bir gün geldi, masal bitti...
İşte o gün söndü ışık, karanlığa kesildi tüm evren...
Tam o gündü, tüm çocuk sevinçlerim beni terk edip gitti…
Bir kamyon gürültüsünde gözlerim kör, gönlüm sağır oldu birden.
Ben çaresiz göz yaşlarımı ilmek ilmek dokuyup yollara seriyordum sen giderken.
Avuçlarıma gizlediğim tüm hüzünler dökülüp saçılıyordu ortalığa, ardından gizlice el sallarken.
Gidişinle yıkılıyordu bu sokak, bu evler, bu kapılar, bu duvarlar ve her yer yeniden.
Oyunlar öksüz, sevgiler yetim kalıyordu sen giderken.
Ve sen giderken, ne varsa seninle güzelleşen, hepsi bir bir ölüyordu.
Ve ben hala saklanıyordum o izbede, günün ardından gece de çekip giderken…

SİTEM

 


Dilimde düğümlendi sözcükler…

Artık pek konuşamıyorum da zaten. Oysa hiç susmazdık seninle, hatırlar mısın? Birbirimizin gözlerine bakar, saatlerce sohbet ederdik. Ta ki birimiz uyuyana dek. Ki bu genelde sen olurdun.

Tek kolumun üzerinde yatar, lokum burnunu boynumun altına sokardın. Konuşurdun… konuşurdum. Yavaş yavaş sesin derinleşirdi, ben anlardım. Uyurdun sonra koynumda, melekler gibi. Cennet kokunu çekerdim içime sabaha kadar.

Şimdi uyuyamıyorum da pek. Geceleri soğuk oluyor taşlar…

En çok neyi özlüyorum biliyor musun kuzum; o gamzeli, tombik ellerinle saçlarımı okşardın ya… Hiç usanmadan, ben sıkılıp “yeter artık” diyene kadar. “İpek gibi, ne güzel saçların var anneciğim, bırakamıyorum ki” derdin ya o kara gözlerini kocaman açıp…

Beyazlar düşüyor insanın saçına zamanla, ipekliği de kalmıyor yavrum. İnan bana, yıllar hiç kimseye acımıyor.

Gözlerim ufka takılıyor bazı bazı; öyle dalıp gidiyorum. Kimi de yollara bakıyorum bir merdiven dibinde oturup… Geçmiş, belki de hiç yaşanmayandı… Belki hiç yaşanmadı. Her şey bu günde başladı ve bitecek. Belki sadece yürek sızısı, geçmiş dediğin. Belki de bir peynir tenekesinin aldığı kadar...

Neyse ciğer parem, sen iyi misin? Öksürüyordun ya son zamanlarda… Şimdi nasılsın? Nasıl oldun? Geceleri soğuk yapıyor artık. Aman üzerini sıkı ört emi benim kuzum?

Dün gece, bir ara dalmışım. Rüyamda gördüm o gül yüzünü; bulutlanmıştı gözlerin, hüzün çökmüştü o güleç tavrına.

Aman ha! Sakın üzülme yavrucağım! Sakın kahretme kendini olur mu? Senin gönlüne acı düşmesin, gözlerindeki bir damla yaşa fedadır ömrüm… Kalmadı ya fazla, neyse...

Üzülme kınalı kuzum! Sen göndermesen de, ben zaten gidecektim, kapılarda gelişini hasretle beklediğim, sevdamı ve seni büyüttüğüm evimizden… Gitmeliydim.

Sana söyleyecek çok sözüm var aslında, lakin dedim ya sözcükler düğüm düğüm…

Kulağına haberci kuşları fısıldasın yalnızca “annen seni çok seviyor, annen sana hiç kırılmadı, annen sana hakkını helal etti” diye.

Sabah güzelliğinin sırrı

GÜZELLİK Kadınların nefret ettikleri şeylerden biri de sabah uyandıklarında aynada gördükleri surettir.

Önceki günün yorgunluğu yüzünden okunmaktadır.Cildi gerilmiş,saçları katılaşmış bir kadın nasıl güne iyi başlayabilir ki..İşte size sabah güzelliği için bir kaç ipucu

 • Yatmadan önce mutlaka retinol veya glikolik asit içeren bir kremi maske şeklinde yüzünüze iyice sürün. Sabah kalktığınızda ölü derilerinden arınan cildiniz, ışıl ışıl görünecektir.

• Eğer cildiniz duyarlıysa, yüzünüzü her zaman salisilik asit içeren bir temizleyiciyle iyice yıkayıp, hyaluranik asit içeren bir kremle nemlendirin.

• Saçınıza ve cildinize nem vermesi için yatak odanıza mutlaka havayı nemli tutan bir buhar aleti koyun.

• Sabah kalktığınızda tırnak diplerinizin manikürlü gibi görünmesi için, yatmadan önce tırnak diplerinize yoğun nem veren bir krem sürün.

• Saçlarınız uzunsa, iki yandan örerek uyuyun. Böylece birbirlerine dolaşmazlar, hem de düzgün dalgalarınız olur.

Eski aşkı unutmak

İSTİKLAL Uzun süren bir ilişkinin ardından yalnız kaldınız ve kendinizi yeni bir ilişki için yorgun hissediyorsunuz.

 Haklısınız; yeni birini bulmak, tanımak çaba gerektirecek ama bu süreç eğlenceli de olabilir. Flört etme yeteneğinizi kaybetmiş olmazsınız. Nasıl mı? Önerilerimize bir göz atın, onları kendinize uyarlayın ve harekete geçin.

Geçmişe sünger

Yeni ve sağlıklı bir ilişkinin önündeki en büyük engel bir önceki hastalıklı ilişkinin kalıntılarıdır. İlişkiniz bittiğinde kendinizi kötü, mutsuz, çaresiz, yalnız, aldatılmış hissetmiş olabilirsiniz. Ama yeni ilişkinize intikam amacıyla başlamayın.

Önceki sevgilinizle ilgili duygularınızı olduğu yerde bırakın ve yeni bir sayfa açmaya hazırlanın. Evinizde artık onun herhangi bir eşyası kalmasın, pazar günü evde olup olmadığını merak etmeyin.

Kendinizi yenileyin

Yeni biriyle olmaya başlamadan önce kendinizi toparlayıp hayatınızı düzene sokmanız gerekli. Kariyeriniz, eviniz, aileniz... Hepsini gözden geçirin. Her şey yolunda mı? Özellikle de duygusal ve fiziksel sağlığınız kendinize güvenmeniz için önemli. Mutlu ve sağlıklı bir insan, seksi ve çekici görünür. Özellikle ilk buluşmalarda görünüş önemlidir.

Her ne kadar ruhunuzu sevmesini isteseniz de güzel, yakışıklı görünün siz, çünkü görünüşünüz iyiyken ruh haliniz de iyi olur. Yeni bir ilişki kendinizi de yenilemek için iyi bir fırsat olabilir. Saçınızın rengini ve modelini değiştirebilir, yeni bir makyaj tarzı deneyebilirsiniz. Kilo verip, spor yapabilirsiniz.

Hedefiniz nedir?

Aradığınız kişide olmasını istediğiniz özellikleri belirleyin. Listenizi 'mutlaka olmalı' ve 'olmasa da olur' diye iki kategoriye ayırıp, en önemlilerini belirleyin. Yalnız unutmayın, aradıklarınızın hepsini bir kişide bulmanız büyük ihtimalle mümkün olmayacaktır.

Etrafınızdakilere yalnız olduğunuz ve yeni biriyle birlikte olmak istediğiniz mesajını verin. Uzun ilişkiniz yüzünden sizi unutan amatör çöpçatanları yeni durumunuzdan haberdar edin.

Aşkın garantisi yok

AŞK Evliliklerde yaşanan ortak sorunlardan biri de karşınızdakini kaybetme korkusu olmadan aşkınızı garantiye aldığınızı düşünmek.

 Fakat bu düşünce çoğu zaman yanlıştır çünkü aşkın garantisi yoktur! Eşinizi ilk günkü gibi sevseniz de beraber yaşamanın verdiği rahatlıkla eski alışkanlıklarınız zamanla değişebilir.  Örneğin yatağa seksi iç çamaşırlarıyla girmek yerine uzun penye pijamalarla girmeyi tercih ediyor olabilirsiniz. Evinizde rahat giyinmeyi istemek doğaldır fakat eşiniz sizi her ne kadar güzel bulduğunu söylese de arada sırada karşısına onu baştan çıkaran kıyafetlerle çıkmak ilişkinize heyecan katacaktır. İlişkinizin garanti altında olduğunu düşünmek sizin için ne kadar kolaysa uygulamak da o kadar kolay olacaktır.

Takdir etmeyi bilin

Eşinizin yaptığı işler için her zaman teşekkür ediyor olabilirsiniz örneğin çöpü attığında ya da sofrayı toplamanıza yardım ettiğinde. Fakat yaptığı bu günlük işler her gün yapılması gereken işler olduğu için teşekkürünüz çok fazla anlam ifade etmeyebilir. Eşiniz sizden daha fazla şey bekliyor olabilir ve bunun için onu suçlamak yerine istediğini yaparsanız çok daha mutlu olacağınızı görürsünüz. Size yardım ettiğinde ona farklı sürprizler yapabilirsiniz. Mesela arabasına ya da cebine anlamlı bir teşekkür notu yazabilirsiniz. Göreceksiniz eşiniz bu nota normal bir teşekkürden çok daha fazla sevinecektir.

Yönetici olmaktan vazgeçin

Evliliklerde yaşanan sorunlardan biri de kadının her zaman yönetici konumunda olmasıdır. Ev işlerinin organizasyonu, çocukların bakımı gibi sorumluluklar üzerinizde olabilir fakat sürekli olarak elinizde toz beziyle dolaşmak yerine kendinize de biraz zaman ayırmalısınız. Böylece kendinize ayıracağınız zamanda eşinizle ilgilenebilir ona iş bölümü için direktifler vermek yerine romantik bir yemek yiyerek vaktinizi daha mutlu geçirebilirsiniz.

Zaman planlaması

Hafta sonu geceleri eşinizle birbirinize ayırdığınız tek vakit olsa da bunu sık sık yapmanızda yarar var. Örneğin günde sadece on dakikayı birbirinize ayırabilir ve ayırdığınız zaman içinde sadece birbirinizle konuşabilir ya da sadece bakışabilirsiniz. Bu on dakika size iki saat gibi gelecektir.

Onu sevdiğinizi unutmayın

Her gününüzü sanki son gününüz gibi yaşayarak eşinizi ne kadar sevdiğinizi her fırsatta belli edin. Kavga etmiş olsanız da birbirinize dargın olarak yatağa girmeyin ya da eşinizi evden işe uğurlarken onu "hoşça kal" demeden uğurlamayın. Hayatın çok kısa olduğunun farkına varın ve birlikte geçirdiğiniz her günün ne kadar değerli olduğunu hatırlayın.

Ona bugün dokundunuz mu?

Eşinize olan sevginizi göstermek için el ele tutuşmaktan ya da ona sarılmaktan çekinmeyin. Özel bin an olması gerekmiyor içinizden geldiğinde ona küçük dokunuşlarla sevginizi ifade edebilirsiniz. Erkekler için dokunulmak seni seviyorum cümlesini duymaktan çok daha anlamlıdır. Çünkü erkekler sözlerden çok davranışlara önem veririler. Sizin güzel sözler söylemeniz hoşlarına gider tabii ki fakat elinizi onun sırtına koymanız onun için çok daha anlamlı şeyleri ifade eder. Vücut teması beyni ve hormonları harekete geçirir ve dokunulduğunda kendini size çok daha yakın hisseder.

Eşinizin dikkatini çekin! Neler yapabilirsiniz?

" Eşiniz sizi dağınık saçlarınızla ya da eşofmanlarınızla güzel bulduğunu söylese de siz karşısına bakımlı çıkmaya özen gösterin. Hiç olmazsa haftada bir ya da iki kez onun için saçınızı yaptırın ve onu güzel kıyafetlerle karşılayın.
" Gün içinde onu arayarak güzel sözler söylemekten çekinmeyin.
" Ona dokunmak için yalnız kalmayı beklemek yerine içinizden gelen zamanı bekleyin.

KARA SICAK


Sıcak, alabildiğine sıcak…
Sıcak kör bir bıçak…
Bir adam, elleri nasır tutmuş
Adam yaşamaktan yorulmuş
Bir adam ki insanlığını unutmuş

Toprak bereketli, ana rahmi gibi…
Bir tohuma, bin fidan verir.
Doyurur toprak, yeşertir.
Lakin emek ister, ter ister toprak
Savaş ister topraktan ekmek çıkarmak.

Kasketi sırılsıklam bir adam
Babadan yadigar bir çift öküz
Kırık dökük bir kara saban.
Adamın ekmeği, aşı toprak.
Bağrında can alıcı bir kara sıcak.

Saban dişledikçe toprağı
Can bulur, can verir şefkatli ana.
Yeşil verir, sarı verir…
Coşar da el verir, hayat verir
Onu en çok kamçılayana.

Adamın sermayesi hayat...
Ve adamın hayali sofrada bir somun ekmek
Belki bir tas soğuk ayran.
Dilinde bir acı türkü hayat...
Ve hayat; ayaklarının altında kör bir bıçak.

Ve hayat; alabildiğine kara, sıcak...

FOTOĞRAFLARIN DİLİ...


Şimdi lütfen bir süreliğine susun ve hiçbir şey söylemeden hatta düşünmeden sadece dinleyin, bakalım neler anlatacak "içinizdeki çocuk". Bırakın o dillendirsin bu fotoğrafı, bizler de ortak olalım hatıralarınıza...

Bir sokak köşesinde göz kırparken çocukluk oyunlarımıza ya da bir parkın salıncaklarına dalarken bakışlarımız, çocukluğumuza doğru uzanan bu yazı yolculuğunda, bir yerlerde karşılaşmak ümidiyle.
Herkese Sevgiler.

IIMMMM...

ımmm
 
Sevgi & Aşk