| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Yazılar

Kadınlar Ne İster?

AşkKadınların ilişkilerinde partnerlerinden beklentileri aslında düşünüldüğü kadar fazla ve zor değil.

Kadınların ilişikilerinde çok şey istediğini konu alan birçok yazı yazılmış, konu konuşulmuş, film çekilmiştir. Halbuki kadınların bir ilişkiden beklediği şeyler o kadar da çok değil… (Tabii bir de bu isteklerin erkekler için de geçerli olduğunu hatırlamak lazım.)

Gerçek şu ki kadınlar aslında çok da ufak şeyler mutlu olabiliyorlar…

Saygı
Kadınlar erkeklerden saygı ve duydukları saygıyı belli etmelerini bekler. Bir şey konuşulurken kadının düşüncesine, iş hayatına, kariyerine, hobilerine, fobilerine, arkadaşlarına, ailesine, vücuduna, ruhuna; kısacası her şeyine saygı duymasını bekler. Kadın-erkek fark etmez; saygıyı her insan bekler. Ama bir erkeğin eşine duyduğu saygıyı ufacık şeylerle bile belli etmesi kadını oldukça mutlu edecektir.

Seks
Evet, sadece erkeklerin seksi arzuladığı da nereden çıkmış! Kadınlar da romantizm etkili bir seksten oldukça zevk alırlar. Özellikle, sıcak dokunuşlar, yumuşak bir masaj veya şehvetli bir atmosfer yaratılmış yatak odasında yaşanacak geceler kadınları baştan çıkaracaktır.

Romantizm
Kadınların en çok keyif aldıkları şeyden biri de eşiyle birlikte televizyonun karşısına uzanıp patlamış mısır eşliğinde romantik bir film izlemektir herhalde. Veya özel bir gün olmasa bile eve geldiğinde mum ışığında bir yemek sürpriziyle karşılaşmak onu herkesten çok mutlu edecektir. Elele yürüyüşler, ilk günkü gibi romantik anılar yaşamak her kadının keyif aldığı dakikalardır.

İletişim
Kadınların konuşmayı ne kadar çok sevdiğini bilmeyenimiz yoktur herhalde. Her konuda açık olup, sıkıntı varsa bunu tartışmayı, heyecan verici bir mutluluk varsa bunu paylaşmayı tercih ederler. Dolayısıyla aynı şeyi karşısındaki kişiden de beklerler. Burada iki taraf için de unutulmaması gereken dinlemenin de en az konuşmak kadar gerekli ve önemli olduğudur.

Güven
Güven bir ilişkinin temelinde yatan en önemli duygulardandır. Kadının erkekte güven duygusunu aradığı kadar, erkek de kadında arar. Burada güven sadece kadının erkeğe duyduğu güven değil; erkeğin kendisine, kadının kendisine duyduğu güven de önemlidir. Zaten iki ilişkilerin sağlıklı yürümesi için de bu gereklidir.

Sürpriz
Beklenmedik hediyeler veya sürpriz rezervasyonlar bir kadını her zaman mutlu edecektir. Çünkü bunu hepimiz biliyoruz ki şaşırtılmak, şımartılmak hemen her kadının hoşuna gider. Bu nedenle iş yerine gelen iki kişilik bir uçak bileti veya yastığının altına konan minicik bir hediye kadını mutlaka mutlu edecektir.

Çiçek
Evet, yanlış duymadınız. Bir çiçek kadını o kadar çok mutlu ediyor ki. Evin kapısını açtığında karşısına çıkan kocaman bir demet çiçek ve arkasından görünen eşi, bir kadın için unutulmaz bir karedir. Bu çiçeğin tabii ki kocaman olmasına gerek yok, beklenmedik zamanda gelen bir gül de bir kadını mutlu etmeye yeter.

Kolay Hamile Kalmanın Yolları

GebelikHamile kalmayı kolaylaştırmak için ne sıklıkta cinsel ilişkiye girilmeli? Hamile kalmayı kolaylaştıran yiyecekler ve ilaçlar nelerdir?

Hamile kalmak istiyorsanız ne yapmalısınız? Kolay hamile kalmak için anne adayına düşen görevler nelerdir? Hamile kalma hakkında aklınıza gelen tüm soruların yanıtlarını Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Tülin Gürel Kocatepe anlatıyor:

Ayın hangi döneminde hamile kalma şansı fazladır?
Verimliliğin en yüksek olduğu dönem, kadının yumurtlama gününe en yakın 3-4 günlük dönemdir. 28 günde bir adet gören bir kadında, yumurtlama günü adetin 14’üncü günüdür. Adetin başlamasından sonraki 10 ile 14 gün arası, gebelik şansının en yüksek olduğu, yumurtlamanın olacağı süreçtir. Bu süreç, siklusun (adet döngüsü) uzunluğuna göre kadından kadına değişir. Örneğin, 30 günde bir adet gören birinde yumurtalama 16’ncı güne, 26 günde bir adet gören bir kadında ise 12’nci güne kayar. Adetin ilk gününden, bir sonraki adetin ilk gününe kadar olan süreci rakamsal olarak bulduktan sonra, bundan 14 çıkararak yumurtlama gününü kesin olarak hesaplayabilirsiniz. Ancak, tabii yumurtlamanın tam olarak o gün olacağının da bir garantisi yok. Bu güne yakın olan son dört günlük aşama, yani 10 ile 14 gün arası gebeliği yakalayabilmek açısından en sık cinsel ilişkiye girilmesi gereken dönemdir.

Düzensiz adet görenler yumurtlama günlerini nasıl hesaplayabilir?
Düzensiz adet görenlerin yumurtlama sürelerini kesin olarak belirlemeleri çok zordur. Çünkü zaten yumurtlamaları düzensiz olduğu için adet dönemleri de düzensizdir. Eczanelerde satılan Elisa yöntemiyle, idrarda LH dediğimiz hormonun pik’ini (zirve yapmasını) ölçen birtakım kitler ile düzenli idrar analizi yaparak, kadınlar kendi kendilerine yumurtlama günlerini tespit edebilirler. Fakat kitlerin de güvenilirliği yüzde yüz değildir. Bazal vücut ısısı ölçümüyle birlikte bu kitlerden yararlanılması hastalara kolaylık sağlayabilir.

Hamile kalmayı kolaylaştırmak için ne sıklıkta cinsel ilişkiye girilmeli?
Düzenli olarak haftada ortalama iki kez cinsel ilişki öneriyoruz. Elbette üç ve daha fazla ilişkiye girenlerde gebelik şansı daha yüksektir. Kadının en verimli olduğu süreçten daha fazla yararlanmak söz konusudur. Buna karşılık haftada bir veya daha az ilişkiye giren çiftlerde gebe kalabilme süresi uzar.

Kolay hamile kalmak için anne adayına düşen görevler nelerdir?
Hamile kalmak isteyen kadının, dengeli ve düzenli bir hayat tarzını seçmesi, düzenli beslenmeye çalışması, uyku düzenini koruması, varsa sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklarından uzak durması gerekiyor. Eğer bildiği kronik bir hastalığı varsa, bunun giderilmesine yönelik doktor tedavisi alması yerinde olur. Bu kronik hastalığı yüzünden kullandığı ilaçların da gözden geçirilmesinde fayda var.

Hangi yaşlarda daha kolay hamile kalınabilir?
Kadınlar, 20-30 yaş arasında, doğurganlıklarının en yüksek olduğu dönemde daha rahat gebe kalabilirler. 35 yaşından sonra gebe kalabilirlik, yumurta olgunlaşma sürecinin bozulması yüzünden azalmaya başlar ve 40 yaşından sonra belirgin olarak azalır.

30-34 yaş arasında her 7 kadından 1’i gebe kalamama problemiyle karşılaşıyor. Bu oran, 35-40 arasında her 5 kadından 1’e düşüyor. 40 yaşından sonra da her 4 kadından 1’i bir yıl düzenli ilişkiye girmesine ve gebeliği istemesine rağmen hamile kalamıyor. Erkeklerin baba olma yaşı ile kadınların gebe kalabilirliği arasında sıkı bir bağlantı yok.

Hamileliği kolaylaştıran yiyecekler var mı?
Hamile kalma olasılığını artırdığı saptanmış herhangi bir besin maddesi yok. Fakat gebelik öncesi ve gebelik sırasında tavsiye edilen besin grupları var. Bunlar folik asit, demir, çinko ve kalsiyum açısından zengin olan gıdalar: Yani süt ve süt ürünleri; omega 3 açısından zengin olan ceviz, balık eti, kırmızı et ile baklagiller ve yeşil yapraklı sebzeler.

Anne adayının dengeli ve düzenli beslenmeye çalışması çok önemli. Çünkü bebeğin hem zihinsel hem fiziksel olarak gelişimi anne karnındaki süreçte başlıyor ve ilk iki yaşına kadar devam ediyor.

Hamile kalmayı kolaylaştıran ilaçlar var mı?
12 aylık düzenli cinsel ilişkiye ve tüm koşulların uygunluğuna rağmen hamile kalamayan çiftlerde, doktor kontrolünde kullanılabilecek bazı ilaçlar var. Yumurtlamayı uyarmak, canlandırmak için kullanılan, “ovülasyon indiksiyon” dediğimiz ilaçlar bunlar. Hap, iğne şeklinde verilebilen ilaçlar, kendi kendinize kullanabileceğiniz ilaçlar değil, sadece doktor kontrolünde almanız gerekiyor.

Tiroit fonksiyon bozukluğu yaşayan insanlarda bunun giderilmesine yönelik bazı ilaçlar, prolaktin hormonunun fazla olduğu durumlarda bu hormonu düşürmeye yönelik bazı ilaçlar da var. Bunlar da kadın doğum uzmanının dahiliye uzmanıyla konsültasyonu sonucu belirlenecek tedavilerdir.

Hangi hastalıklar hamile kalmayı güçleştirir?
Her 100 kadından 3’ünde gördüğümüz, polikistik over sendromu denilen, yumurtlayamama problemini yaşayanların gebe kalabilirliği daha düşüktür. Guatr gibi tiroit fonksiyon bozukluğu hastalıkları, beyinden salgılanan süt hormonu prolaktinin fazla salgılandığı “hiperprolaktinimi” hastalığı gibi hormonal düzensizlikler ve çikolata kisti dediğimiz “endometriozis” de gebe kalabilirliği olumsuz etkiler. Ayrıca, kronik böbrek hastalığı, kalp damar sistemi rahatsızlıkları da gebe kalma olasılığını olumsuz yönde etkiler.

Vücut ısısı ölçülerek hamile kalmak için en uygun zaman saptanabilir mi?
Henüz yataktan kalmadan, herhangi bir aktivitede bulunmadan ölçülen vücut ısısına “bazal vücut ısısı” denilir. Bazal vücut ısısı ölçümü hassas bir dereceyle yapılır. Bu ısı, yumurtlamanın hemen akabinde artar. Fakat vücut ısısı, geçirilen enfeksiyonlardan, uykusuzluktan, aktivitelerden etkilenebileceği için, sadece buna dayanarak yumurtlamayı belirlemek her zaman çok güvenilir olmayabilir.

Baş Ağrısından Kurtulmanın Yolları

Baş AğrısıÇoğumuzun sıkıntısı olan baş ağrılarını 5 basit yolla dindirmek mümkün...

Baş ağrıları, sinir bozucu derecede şiddetli ya da önemsenmeyecek kadar hafif olabilir. Fakat şiddeti ne olursa olsun sürekli ya da sık sık baş ağrısı çeken insanlar bundan önemli derecede etkilenir. Bu ağrı kişilerin hayattan aldıkları zevki azaltır, günlük yaşamlarının olumsuz bir yönde ilerlemesine sebep olur. Baş ağrılarınızı azaltmak için bu 5 yöntemi deneyebilirsiniz.

1- Sağlık koşullarınızı geliştirin.
Yapmanız gereken ilk şey ikincil baş ağrınız olmadığından emin olmaktır. Bu, diğer sağlık problemlerinizin yan etkisi olan baş ağrısıdır. Bunu belirlemek baş ağrınızın nedeninin ne olduğunu anlamak için size yardımcı olur; fakat baş ağrınızı tetikleyici faktörleri tanımlayabilmek uzun zamanınızı alabilir. Baş ağrınızın başlangıcından 48 saat önce ne yediğinizi ve neler yaptığınızı ve adet döngünüzü kontrol edebilmenizi sağlayacak tarihi ve saati olan bir günlük tutun.

2- Boynunuzu güçlendirin.
Zayıf boyun kasları sırtınızın üst tarafında alt boynunuza ve daha sonra üst boynunuza ilerleyen bir ağrıya neden olabilir. Zayıf kaslar bilgisayarın karşısında çok fazla zaman geçirmekten ve bayanların uzun süre örgü örmesinden dolayı oluşabilir. Trapez kaslarındaki zayıflık sırtınızın üst tarafında acıya neden olabilir. Bu bölgeyi güçlendirmek ağrıyı %80 azaltabilir.

3. Bu ağrıyı terleyerek atmaya çalışın.
Yürümek, yüzmek ve bisiklete binmek yalnızca kalp sağlığınız için değil; belinizin inceliği ve cinsel çekiciliğiniz için de yararlıdır. Düzenli aerobik egzersizleri demek daha az baş ağrısı demektir. Çünkü egzersiz stresi azaltmaya, sizi rahatlatmaya ve ağrı kesici endorfinlerin derecesini arttırmaya yardımcı olur. Aynı şekilde, yoga, germe egzersizleri ve meditasyon da gerginliği azaltır ve bu yüzden baş ağrısına neden olan kimyasal durumları da rahatlatır.

4. Gıda takviyelerini deneyin.
Bazı vitaminler, minareler ve diğer besin destek ürünleri baş ağrısını önlemeye yardımcı olabilir. Bu gıda takviyelerinin arasında B2 vitamini (sabahları 400 miligram riboflavin), koenzim Q10 (günde üç kez 200 miligram) ve magnezyum sülfat (günde iki kez 200 ile 400 miligram; en azından seyrek olarak büyük tuvalete çıkıyorsanız) vardır. Bu gıda takviyelerinin verimliliği konusunda genel bir karara varılamamıştır; fakat kronik problemleriniz varsa denemeye değer. Bunu denemek 6 haftanızı alacaktır.

5. Basınç noktalarına dokunun.

Evet, parmaklarınızın sizi rahatlatmasına izin verin. Asya’da 2000 yıl önce geliştirilen akupresür, parmaklarınız vücudunuzdaki kaslarla ilgili stresi rahatlatan noktalara basınç yaptığında işe yarar. ‘Shiatsu (bir tür Japon masajı)’ masajını yaptırın ya da bir dahaki sefere başınız ağrıdığında şimdi size vereceğimiz adımları izleyerek bu masajı kendiniz yapın. Fakat hamileyseniz bu masajı yapmayın!
- Şakak kemiği kasınızın ortası: Bu, şakak bölgesinin tam ortasında bulunmaktadır. Bu bölgeyi başparmağınız ile orta parmağınızı birbirine yakın şekilde tutarak kas alanında yumuşamayı hissedene dek ovun. Eğer bu noktayı saptamakta zorluk çekerseniz parmaklarınızı şakaklarınıza yerleştirin ve sonra azı dişlerinizi birkaç kez sıkın. Şakak kaslarının ortasındaki ana kasın çıkıp indiğini hissedeceksiniz.
- Kulaklarınızın arkası: Kafanızın arka tarafındaki, kulaklarının arkasındaki kemiğin hemen önündeki kafatası noktalarını saptayın ve başparmaklarınızla 2 dakika kadar dairesel basınç uygulayın.
- Gözlerinizin arası: Burnunuzun hemen üzerindeki dokuyu orta parmağınızı bir gözünüze başparmağınızı da diğerine yakın bir şekilde yerleştirerek sıkın. Yavaşça yukarıya doğru ittirin, böylece kaşlarınızın kenarlarında basıncı hissedeceksiniz.
- El dokusu: Başparmağınızı ve işaret parmağınızı kullanarak diğer elinizin baş parmağı ile işaret parmağı arasındaki yumuşak dokuyu sıkıştırın ve basınç uygulayın.

GÜNÜN SÖZÜ

"Adem eline geçen ilk fırsatta suçu Havva'ya attı."

Nancy Astor

Kürtaj

Basit

Sertab Erener' in Uyurken Işığa Hassas Olan Kedisi, Bir Çok İnsan Gibi :)

Kedii

Kedicik

Kedi  

Doğum Sonrası Nasıl Forma Girilir?

Doğum SonrasıHamilelik sonrası kilo vermek ve kısa sürede forma girmek için uygulayabileceğiniz basit egzersizler...

Bebek sahibi olmak çok güzel ama bir de şu kilolar olmasa. Hamilelik döneminde kilo alma ve karın bölgesinde yağlanma kaçınılmazdır. Hamilelikten sonra ise tüm kadınların isteği bir an önce eski haline dönmektir. Bu yazımızda hamilelik sonrası kilo verme ve kısa sürede forma girmek için uygulayacağınız basit egzersizlerden bahsedeceğiz.

Doğum sonrası kilolarınızı verememiş olmanız doğal olarak bu süreç içinde beslenme, hareketsizlik ve vücudunuzun hormonal faaliyetlerindeki değişimler sonucudur. Sorununuzu egzersizle sağlıklı olarak giderebilmeniz için öncelikle şu hususu göz önünde bulundurmak gerekir: Doğumdan ne kadar sonra tekrar spora başlamalı ve başlangıç nasıl olmalıdır?

Normal doğumlarda, hormonlar ve kan değerleri ile kalp, doğumdan 6 ile 8 haftalık bir süre sonunda eski haline dönebilmektedir. Ancak, bu demek değildir ki, bu süre içinde spor yasaktır. Tam tersi. Nekahet devresi spor ile kısaltılır. Yumuşak germe ve kuvvetlendirici hareketler hiç tereddütsüz uygulanmalıdır.

Genelde vücutta biriken fazla yağları atabilmek için doğumdan 10-14 gün sonra aerobik çalışmalara - yüzme hariç - başlanılması gerekir. Eklem yerleriniz, doğumdan 6 hafta sonrasına kadar normalden daha zayıf olduğu için, kendinizi fazla zorlamamalısınız. Çünkü aksi halde sakatlanma riski artar.

Doğum sonrası egzersizleri olarak, stretching egzersizlerini düzenli olarak uygulamak suretiyle ve hafif ağırlık ve makineli egzersiz programlarıyla da destekleyerek, eski formunuza kısa sürede tekrar kavuşabilirsiniz.

Sezeryen ile yapılan doğumlarda daha dikkatli olunması gerekir. Burada kişinin kendisini iyi hissedip etmediği önemlidir. Sezeryen ile doğum, neticede bir ameliyattır ve nekahet devresi normal doğumdan 3 ile 6 hafta daha fazla sürer. Yara kapanmadan veya ağrı duyulması halinde çalışmalara başlamayın. Çalışmalara başladıktan 2 ay sonra ise dozu arttırın.

Şayet bu süreleri geçirmişseniz, mide ve bel bölgesi başta olmak üzere, vücut yağınızı azaltıp, sarkmaları önleyebilmeniz ve kaslarınızı sıkılaştırabilmeniz için tüm hareket sisteminizi düzenli çalıştıracak bir egzersiz planı uygulamanız faydalıdır. Bunun için en pratik yol şudur:

Sabah aç karnınıza büyük bardak ılık su içtikten sonra haftada 3 gün en az 30 dakika olmak üzere tempolu yürüyüş yapmanız ve ardından da "Crunch" denilen(Mide sıkıştırması), "Lying Leg Knee-Up" (Yerde Dizleri Göğse Çekme) ve "Seated Side To Side With Bar" (Oturarak Omuzda Sopa İle İki Yana Dönme) egzersizlerini yapabilirsiniz…

Tekrarlar ise mide sıkıştırması ve dizleri karna çekme için mide ve karın bölgenizde yanma oluncaya kadar yapılır. İki egzersiz arasında 30-45 saniye dinlenme süresi uygulayabilirsiniz. Daha sonra tekrarlardan oluşan set sayılarını arttırabilirsiniz. Yani 2 set veya 3 set olarak uygulayabilirsiniz.

Oturarak dönme egzersizi bel yanları içindir, bunu da 100 tekrar (sağ-sol toplam ) yapıp, dinlendikten sonra yine aynı tekrarla devam edebilirsiniz.

Ancak, mide ve karın bölgesindeki sıkılaşma egzersizlere bağlı olduğu kadar beslenmenize de bağlıdır. Bu nedenle kötü beslenme alışkanlıkları olan, şekerli, yağlı, unlu ve tuzlu gıdaları minimuma indirip, küçük miktarlarda 3 ana, 3 de ara öğün alarak beslenmeli ve günlük su tüketiminizi en az 3 litreye çıkarmalısınız.

Master Trainer Erol Uğur

Gülben Ergen'in Lohusa Diyeti

Gülben ErgenHaziran ayında ikizlerini dünyaya getiren Gülben Ergen, üç ayda 10 cm incelmeyi başardı. Doktoru Mustafa Karataş, Ergen'in nasıl inceldiğini anlattı.

Üç ay önce ikiz bebeklerini dünyaya getiren ünlü sanatçı Gülben Ergen, yedi aylık hamileyken erken doğum yaptı. İkiz bebekleri Ares ve Güney tam 40 gün hastanede kaldı. Ergen, ancak 40 gün sonra lohusalık diyetine başlayabildi. Doktoru Mustafa Karataş, Ergen'in doğumdan sonra 10 santim incelmesini sağlayan lohusalık diyetini ve vücudu toparlamak için uyguladıkları yöntemleri anlattı...

Gülben Ergen'i ilkdoğumundan sonra da siz mi forma sokmuştunuz?
Gülben Hanım'la ilk doğum ve ikinci çoğul gebelik sonrası bazı süreçleri birlikte atlattık. Doğal olarak ortaya çıkan bazı deformasyonları gidermek için çaba sarf ettik. Gülben Hanım, hamileliği boyuncu kontrollü kilo almasını, Diyetisyen Doktor Gonca Güzel ile yaptığımız sağlıklı konsültasyonlarla başardı.

Peki Gülben Hanım için yeni yöntemler uyguladınız mı?
İlk doğumunu takiben kat ettiğimiz yolu şimdi tekrarlıyoruz. Tedavisindeki tek fark; işleri biraz daha kolaylaştıran, 'Ultralyse' denilen zayıflamadaki yeni bir trend. Fakat kolaylaştırıcı faktörler olduğu kadar, zorlaştırıcı etkenler de var. En büyük etken ise ikiz doğum yapması... Ama yine de Gülben Hanım, beklediğimin üzerinde bir iyileşme gösteriyor.

HAMİLEYKEN YOGA YAPTI

Bu programlar Gülben Hanım'ın bebeklerini emzirmesini engelledi mi?
Emzirme döneminin sağlıklı ilerlemesi için süt kalitesi ve miktarını bozacak hiçbir tedavi uygulamıyoruz. Sonuç itibariyle Gülben Hanım için aslolan bebeklerin sağlığı ve gelişimiydi, ki koruyucu hekim olarak ben de bunun aksi yönde bir protokol izlemem. Estetik her zaman sağlığın arka penceresidir.

Sizce Gülben Ergen nasıl bir hasta?
İkiz bebekler dünyaya getirmesine rağmen vücudunun hızla düzelmesinin nedeni, seanslara ve söylenenlere harfiyen uymasıdır. Atlanmaması gereken bir gerçek de, genetik olarak aldığı iyi bir cilt mirasıdır. Bu faktör de işleri kolaylaştırıyor. Bu arada hamilelik dönemi ve sonrası her şeyin daha iyi ve hızlı ilerlemesi için doktoruyla da sürekli konsültasyon halindeydik. Ayrıca Gülben Hanım'ın ısrarla vazgeçmediği ve benim de desteklediğim ruh ve beden iyileştirici yoganın da kendisine büyük katkısı olduğunu düşünüyorum.

TATLI DA DAHİL HER ŞEYİ YEDİ

  • Gülben Hanım, diyetinde her zaman doğal ve organik gıdalar tüketti. Yağ kısıtlaması ve özellikle kırmızı etten ve salamura gıdalardan uzak durması, benim yürüttüğüm tedavinin sonuç vermesi açısından şarttı.
  • Sebze ve meyveyi, bitkisel çayları düzenli ve eşit olarak bölmeye çalıştık. Tek tip bitkisel desteklere yönelmedi.
  • Tatlı istediği zamanlarda kahverengi şeker ve yağsız sütle yapılmış sütlaç veya muhallebi yedi. Ama porsiyonlarını küçülttü. Ara öğünlerde tatlı yediği zaman, ana yemekte değişiklik yaptık.
  • Meyve olarak çok şeker içeren muz ve incir hariç, bütün meyveleri yedi.
  • Tüm gıdaları aldı, herhangi bir yasak koymadık. Sadece saatlerine çok dikkat etti. Kahvaltı; sabah, öğlen yemeği; öğlen saatlerini geçmeyecek şekilde ayarlandı. Ara öğünlerde bazen tatlı ile meyve yer değiştirdi.
38 BEDEN OLMASINA TAM ÜÇ KİLO KALDI

Gülben Ergen'in zayıflamasına yardımcı teknolojiler şöyle:

ULTRALYSE: Bir seansta iki-beş santim incelme sağlıyor. Düşük frekans ses dalgaları ile yağ hücresi küçültülüyor ve böylece istenilen bölgede daha rahat incelme sağlanıyor. Bu sistemle yağların vücuttan uzaklaştırılabilmesi için hastanın özel yağsız diyeti de uygulaması gerekir. Gülben Hanım Ultralyse ile 10 santim incelme sağladı. 38 beden olmasına tam üç kilo kaldı. Üç kiloyu da verdikten sonra çok daha güzel bir siluetle karışılaşacağımıza eminim.

SCAN BODY İNDEKS: İyileşmenin ve yağ kaybının sürekli ölçülmesi, değerlendirilmesi zorunludur ve kayıt altında tutulmalıdır. Ergen'in istikrarı işimizi çok kolaylaştırdı.

RADYOFREKANS: Cildin sıkılaşması ve diri görünmesi, en az yağ doku kaybı kadar önemlidir. Radyofrekans sıkılaşma konusunda en büyük yardımcımız oldu.

"RADYOFREKANS HAYATIMI KURTARDI"

Gülben Ergen doğumdan sonra yaşadıklarını anlattı: "Mustafa Karataş'a çok güvenirim, çünkü değerlerime saygı duyar ve onlara öncelik tanır. Beslenmemle ilgilenir, tavsiyelerde bulunur, beslenme tarzımı ve vücut şeklimi iyi bilir. İlk hamileliğimden sonra, fazla kilolarımdan ve estetik olarak güzel durmayan çıkıntılarımdan çok rahatsızdım. Emzirme dönemi devam ederken katı rejim ve yağ yakan egzersizleri yapamadığım için yardıma ihtiyacım vardı ve Mustafa Bey'e geldim. Radyofrekans benim hayatımı kurtardı. Sonuca kimseler inanamadı. Bol su içtim, yürüdüm ve tabii ki yoga egzersizlerimi hiç bırakmadım. İkizleri dünyaya getirdikten sonra hemen kilo veremedim ama geçen ay televizyon programına başlayınca Mustafa Bey'in kapısını çaldım. Radyofrekansa ek olarak bana Ultralyse cihazını önerdi. Yine emzirebilecektim, çünkü sütün kalitesini etkileyecek bir risk yoktu. Bu yöntemde en büyük yasağım, yağ tüketmekti."

İstanbullu'ların Gökkuşağı Keyfi

İstanbul_Gökkuşağı İstanbul_Gökkuşağı7 İstanbul_Gökkuşağı6 İstanbul_Gökkuşağı5 İstanbul_Gökkuşağı4 İstanbul_Gökkuşağı3 İstanbul_Gökkuşağı2 İstanbul_Gökkuşağı1

Beyin İçin Faydalı 5 Yiyecek

YiyecekBeyninizin fonksiyonlarının sağlıklı çalışması için bu 5 yiyeceği beslenme programınızda her zaman bulundurun.

Akıl ve ruh sağlığının merkezi beyin, en ufak bir değişim ve eksiklikten anında etkilenebiliyor. Beslenme de buna dahil. Besin ve mineral değeri düşük bir yiyecek sinir sistemini bozarken, balık gibi fosforlu gıdalar beynin daha iyi çalışmasını sağlıyor. İşte beyniniz için 5 faydalı yiyecek…

Somon
Omega 3 kaynağı somon, uskumru gibi soğuk denizlerde yetişen yağlı balıklar beyni hem korur, hem de besler. Omega 3, beyin hücrelerinin gelişimini de sağladığından çocuklara da önerilir. Haftada en az 2 kez somon yenilmesi beyniniz için çok yararlı olacaktır. Çünkü içeriğinde bulunan faydalı yağ beynin temel kimyasını etkilemekte ve gelişimini sağlamaktadır.

Tahıllar
Beyin karbonhidratı çok sever. Ayrıca beynin yiyeceklerle vücuda alınan enerjinin yüzde 20’sini harcadığını da düşünürsek yediğimiz yiyeceklerin önemi bir hayli artıyor. Tam tahıllı ekmek ve yulaf ezmesi ile güne başlamanız gün boyunca beyninizin çok iyi çalışmasını ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Potasyum
Potasyum beynin normal çalışmasını sürdürmesi açısından çok önemli bir mineraldir. Çünkü sinirler üzerinden oldukça fazla etkisi vardır; sinir sistemindeki mesajların iletilmesini sağlar. Potasyumu nasıl alabilirim derseniz; muz, avokado, kivi, incir, lahana, brokoli, patates, zeytin, sarımsak, süt ürünleri ve portakal suyunu bol bol tüketmenizi tavsiye ederiz.

B vitamini
Bol bol türü bulunan B vitamini beyin merkezi için çok önemlidir. Temel sinir ve beyin fonksiyonlarının düzgün bir şekilde çalışması için gerekli olan B vitamini beslenme programınızda her zaman yer alması gereken vitaminlerdendir. B vitaminini tahıllar, baklagiller, süt ürünleri, tavuk ve balıktan alabilirsiniz.

C vitamini
Güçlü bir antioksidandır. Beynin bulanıklığını, mahmurluğu en iyi önleyen vitamindir. Özellikle ağır ve yağlı bir yemekten sonra C vitamini içeren besinlerden almanız tavsiye edilir. Çilek, limon, portakal, greyfurt, mandalina gibi C vitamini içeren yiyecekler hem beyninize, hem de ruhunuza çok iyi gelecektir.

Sevgi & Aşk