Zayıflamanızı Engelleyen 10 Neden
GECE ATIŞTIRMALARI
Genelde gün boyu yeterli besin tüketmeyen, stresli ve yoğun
çalışanlarda azalan enerjiyi yükseltmek adına tüketilen gece yemeleri,
en olmadık saatte aşırı kalori alımına neden olarak vücudun
yağlanmasına sebep oluyor.
YETERLİ KALSİYUM ALMAMAK
Hemen hemen herkes kalsiyumun sağlıklı kemiklere sahip olmak için
gerekli olduğunu biliyor. Ancak kalsiyumun kilo vermede de etkili
olduğu pek fazla bilinmiyor. Araştırmalar kalsiyum açısından zengin
olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut kitle endekslerinin daha düşük
olduğunu gösteriyor.
YETERSİZ UYUMAK
Yapılan araştırmalar, uyku süresi ile obez olma riski arasında güçlü
bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Gecede 4 saatten az uyuyanlar 7 ile 9
saat uyuyanlara göre kilo alımında daha yüksek bir risk altında
bulunuyor. Uyku eksikliğinde midemiz açlık hormonu salgılıyor. Bu durum
yemeği fazla kaçırmamıza sebep oluyor. Uyku ritminin ve uyku düzeninin
bozulması sonucu vücutta bazı kimyasal değişiklikler meydana geliyor.
Bu durumda ise diyabet, hipertansiyon gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya
çıkabiliyor.
BESİNLERE AMBARGO KOYMAK
Bedeni tek tip besinlerle beslemek, yemeklerde aşırı seçici davranmak,
belli besinleri sofradan tamamen çıkarmak kilo alımına
sebep
olabiliyor. Çünkü vücudumuzun tüm besin gruplarını dengeli ve yeterli
tüketmesi gerekiyor. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer
besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta
gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak
gerekiyor.
STRESİ KONTROL EDEMEMEK
Birçok kişi sinirli ya da üzüntülü olduğunda yaptığı ilk iş buzdolabına
yönelmek oluyor. Çünkü bu tür zamanlarda vücutta salgılanan kortizol
hormonu iştah açıyor ve bizi yemeye yönlendiriyor. ABD'de son yıllarda
yapılan çalışmalar stresin doğrudan vücudumuzda yağ birikimine yol
açtığını ve bunun sonucu olarak kilo alımına sebep olduğunu gösteriyor.
Aşırı stresin tetiklediği beyinde salgılanan NPY hormonu ise daha fazla
yememize ve bel bölgesinde yağ birikimine neden oluyor. Böylece kısır
bir obezite döngüsü başlamış oluyor.
Diğer bazı araştırmalar da, stres altındaki insanların kendilerini daha
fazla yiyerek veya alkol ve tütün tüketimini arttırarak teselli
ettiklerini, bunun da kolesterol düzeylerini olumsuz etkilediğini
ortaya koyuyor.
YANLIŞ İLAÇ KULLANIMI
Genelleyemesek de, bazı ilaçların kullanımı (depresyon gidericiler,
hormon ilaçları, kortizon vs) bazı kişilerde kilo artışı ve şişmanlık
sorununda tetikleyici rol oynuyor, Bu ilaçların kullanımının kan
şekerinde düşmeye (hipoglisemi) ve insülin seviyelerinde kilo arttırıcı
düzeyde artmaya (hiperinsülinemi) yol açtıkları araştırmalarla ortaya
konmuş. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye ayrıca dikkat edilmesi ve
günlük hareket miktarının artırılması oldukça yerinde...
YETERLİ SU TÜKETMEMEK
Su yerine; çay, kahve, gazlı içecekle vücudun sıvı ihtiyacını
karşılamak, zayıflamamızı engelleyen sebeplerin en önemlilerinden biri.
Çünkü metabolizma için, besin kadar önemli bir yeri olan su
ihtiyacının, gün içinde karşılanması gerekiyor. Çünkü su, kortizol
hormonu salgılamasını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi ve kabızlığı
engelliyor. Yemeklerden önce içilen su ise tokluk hissi veriyor,
yağların depolanmasını engelliyor.
HAREKETSİZLİK
Gün içinde hareketsiz kalmak kilo vermenin önünde duran en büyük engel.
Güne erken başlamak ve 7-8 saatten fazla uyumamak, kısa mesafeler için
taşıt kullanma yerine yürümek, asansör yerinede merdiven kullanmak
vücut aktivitesinin artmasına yardımcı oluyor.
TİROİT YETMEZLİĞİ
Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde
önceki kilolarına göre yüzde 15- 30 oranında kilo alınmasına neden olan
bir hastalık. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo
vermek oldukça zor. Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen,
prolaktin hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan başka
bir bozukluk.
GENETİK MİRASTA ÖNEMLİ
Gen araştırmaları, şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en
önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlık hissinin sorumlusu olarak bazı
genler görülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar
gösteriyor ki, vücut ağırlığımızın yüzde 70’ine kadar olan kısmını
genlerimize, sadece yüzde 30’luk bölümünü ise çevre faktörlerine
borçluyuz. Dolayısıyla ailemizde fazla kilolu kişiler varsa, beslenme
alışkanlıklarımıza daha fazla dikkat etmeliyiz. Özellikle hamilelik ve
menopoz dönemlerinde!


