Seksten soğutan kusurlu hareketler!
"Orada doğulur, orada sevilir, orada ölünür"... Orası, sevdiğimizle
paylaştığımız en özel şey: yatağımız! Ama yatakta yapılan öyle
hareketler var ki seksapelimizi öldürdüğü gibi tüm hevesi
kaçırabiliyor!
Yatağımız, aşk ve seks için belki de en önemli yerlerden biri. Fransız öykü ve roman yazarı Guy de Maupassant'ın Lit (Yatak)
adlı eserinde yazdığı gibi; yatak, neredeyse hayatın sembolüdür: "Orada
doğulur, orada sevilir ve orada ölünür" diye belirtir ünlü yazar. Seks,
çiftlerin fantezilerine göre; sokakta, tuvalette, barda, mutfakta,
arabada ya da boş bir apartman dairesinde gerçekleşebilir ama yatak çiftlerin bedenlerini keşfettikleri akla ilk gelen mekandır.
Tabii diğer potansiyel sevişme mekanlarına göre çok da konforlu
olduğunu söylemeliyiz. Kısaca yatak; uykunun, bazen hastalıkların,
bazen de tembelliğin en rahat yuvası olsa da, asıl olarak aşkın ve
erotizmin en yakın şahididir. Aşk
orada pekişir, kavgalar orada son bulur. Bazen bütün gün kavga edip
birbirleriyle hiç konuşmayan, öpüşmeyen çiftler gece olduğunda yatağın
sıcaklığında birbirlerine sarılır ve böylece barışırlar.
Teknolojik gelişmeler sonucunda en yakın dostumuz haline gelen cep
telefonları ve dizüstü bilgisayarlarımız, televizyon ve yatakta
seyretmekten zevk aldığımız diziler, sevgilimizle yatakta tartıştığımız
sorunlar, gece yarılarına kadar elimizden düşürmediğimiz kitabımız,
sigaramız ya da yatakta unuttuğumuz çoraplarımız yatağımızdaki en büyük
düşman olabiliyor, aşkımızı tüketecek zararlı nesnelere dönüşebiliyor.
Yataktaki arkadaşımızla sonu gelmeyen 'bir telefon konuşması yaparken,
ilgi bekleyen sevgilimizi ihmal edebiliyoruz, işte kesinlikle yatağa
sokulmaması gereken, varlıkları aşkı ve ilişkiyi tehlikeye düşürebilecek şeyler...
1) Yatakta yemek yemek hiç seksi değil!
Yatakla kahvaltı etmek her ne kadar romantik bir eylem olarak görülse
de, sonuçları hoş olmayabiliyor. Kahvaltı sevimli bir tepside sunulsa
da ekmek kırıntıları yatağa yayılabiIiyor. Ayrıca yumuşak bir zeminde
otururken çay ya da kahve içmek de hiç kolay değil; sonradan fark
edilen çay, kahve lekeleri göz zevkini bozabilir. Tertemiz bir yatakla
sevişmek varken; yiyecek artıkları ve çarşaflardaki yemek lekeleri
sevişme öncesi zevki azaltabilir. Daha masum sayılabilecek gece
uyumadan yatakta atıştırma alışkanlığı da partnerleri birbirinden
soğutabiliyor. Sevgilimiz heyecanla yatağa girdiğinde, karşısına
çikolatalı bir gofret ya da kocaman bir sandviçle geçmemiz hoş
olmayabilir. Atıştırma işlemi bittikten sonra dişlerin fırçalanmadan,
ellerin yıkanmadan yatılması da partnerin arzusunu söndürecek nitelikte.
2) Susmayan cep telefonları erkek arkadaşınızın sabrını taşırır
Yatağa uzanıp telefonda arkadaşlarla dedikodu yapmak kulağa gerçekten
hoş geliyor. Yalnız, konuşmayı fazla uzatmamak gerek. Özellikle
yanınızda uzanan ve beklemekten sabrı taşmaya başlayan erkek
arkadaşınızın yüzü renkten renge giriyorsa, dedikoduya son verip
partnerinizle ilgilenme zamanı gelmiş demektir. Yataktaki bir başka
kötü senaryo da hiç susmayan mesaj sesleri. En ateşli anlarda ısrarla
öten cep telefonunu kapatmak en iyi çözüm olabilir. "Bir saniye, önemli
olabilir, cevap yazayım öyle devam edelim" gibi sözler erkeği
sinirlendirmekten başka işe yaramaz. Çünkü ikiniz de telefonu
kapatmadığınız sürece mesajların hiç susmayacağını ve ilişkinize zarar
vereceğini biliyorsunuz. Kısaca yatağa girmeden önce tüm telefon
sohbetlerini yapmak ve yatakta sadece sevgiliyle ilgilenmek ilişkinin
sağlığı acısından çok önemli.
3)Uzaktan kumanda aşkı öldürüyor
Yatak
odanızdaki televizyon ve uzaktan kumanda aşkın ve romantizmin en büyük
düşmanı, öncelikle sevgilinizle sağlıklı bir iletişim kurmak ve
yatağınızı sadece uyku ve sekse
ayırmak istiyorsanız, yatak odanıza televizyon koymayın. Elbette
yatakta televizyon seyretmek, kendinizi uykunun rehavetine bırakmadan
önce zap yapmak ya da çok sevdiğiniz bir programı izlemek çok keyifli.
Ama önceliği sevgilinize vermeniz, yatakta sadece onunla ilgilenmeniz,
ilişkinizin gidişatı açısından daha önemli. Ayrıca uzaktan kumandanın
yatakta bir iktidar sembolüne dönüştüğünü biliyoruz. Uzakları kumanda
kimin elindeyse onun istediği kanal seyrediliyor, sonuçta bu durum
karşı tarafı sinirlendirebiliyor ve yatakta soğuk rüzgarlar esmeye
başlıyor. Bir diğer örnek: İki taraf aynı şeyi izlemek istiyor, kimse
konuşmuyor ve iki sevgili hipnotize olmuş biçimde dizi seyrediyor.
Sonuç olarak iletişim kopuyor, sevgililer birakin sevişmeyi
birbirleriyle konuşmayı bile unutuyor ve sonunda yorgun düşmüş şekilde
uykuya dalıyorlar.
4) Kedi ve köpekler sevgilinizle aranızı açabilir
Bir hayvan dostusunuz; kedi, köpekleri çok seviyor ve evinizi onlarla
paylaşıyorsunuz. Peki ya sevgiliniz? Geceyi sizinle beraber geçirmek
isteyen sevgiliniz yatakta sizinle beraber uyumak isteyen sevimli
köpeğinize ne diyecek? Mesela 30 kiloluk bir labrador yatağınıza uzanıp
uykuya dalmaya hazırlanıyorsa, sevgilinizin hayallerinin suya düşeceği
kesin! Vücudunuza dokunmak yerine, köpeğinizin darbeleriyle
sarsılabilir. Belki de köpeğinizi küçüklüğünden beri yatağınıza almaya
alıştırdığınız için suçlu sizsiniz. Kedilere gelince, onlar daha hafif
ve daha küçükler ama ne kadar tatlı ve sevimli olsalar da, ateşli
saatler öncesinde küçük dostunuzun gelip yanınıza yatması sevgilinizle
aranızı bozabilir. Siz siz olun, yatağınızı sevimli dostlarınızla
paylaşmayı sakın alışkanlık haline getirmeyin.
5) Bilgisayarın yatakta işi ne?
Dizüstü bilgisayarların hayatımızı inanılmaz kolaylaştırdığı ortada.
Ancak onları doğru yerde ve zamanda kullanmayı bilmemiz gerek. Bütün
gün işyerinde çalıştıktan sonra yatakta bilgisayarınızı açıp, gelen
e-postalara bakmanız ya da arkadaşınızla yazışmanız, en azından yatakta
ona vakit ayırmanızı bekleyen sevgilinizi çileden çıkarabilir. Dizüstü
bilgisayarınızı işyerinde, sokakta, otobüste ya da arabada
kullanabilirsiniz ama yatakta asla. Bir de çocukluğumuzdan beri beraber
uyuduğumuz bebeğimiz ya da sevimli ayıcığımızdan hala ayrılamadıysak,
sevgilimiz bu durumu garip karşılayabilir. Sevişmek isteyen, tutkulu
bir gecenin hayalini kuran bir erkeğin, karşısında annesinin çocukken
hediye ettiği ve manevi değeri olan ayıcığa sarılan bir kız arkadaş
bulması pek de hoş değil!
6) Yatakta sigara içmeyin
Sigara yasaklarından sonra sigara içmeyi bırakanlar kadar, daha bağımlı
hale gelenleri de görüyoruz. Özellikle işyerlerinde ve kamusal
alanlarda sigara içemeyenler evlerinde içmeye devam ediyorlar. Hatta
işi daha da abartıp yatakta bile sigaradan vazgeçemeyenler var.
Öncelikle hem yatak odasına hem de vücuda sinen kötü koku sevgilinin
libidosunu azaltabilir. Sevişmek deyince, akla hoş kokulu bir ortam,
temiz ve aşka davet eden bir mekan geliyor. Oysa odaya, yatağa ve
bedene sinmiş bir sigara kokusu kesinlikle hoş değil. Eğer partneriniz
de sizin gibi sigara içiyorsa durum o kadar da vahim olmayabilir. Aksi
takdirde şartlar kesinlikle sevişmeyi engelleyebilir.
Temiz ve hoş kokulu bir bedene sarılmak isteyen sevgili, ağzı sigara
kokan partnerinden uzaklaşacaktır. "Hiç önemli değil, sigaradan hemen
sonra dişlerimi fırçalıyor ya da naneli sakız çiğniyorum"
diyebilirsiniz ama sigara kokusunun vücuda sindiğini ve kolay kolay
çıkmadığını unutmayın. Bir de işin görsel boyutu var tabii. Yatakta
içilen sigaranın çarşafta bıraktığı küçük ve sevimsiz lekeler ve
yanıklar da alınacak hazzın kaybolmasına yetecektir.
7) Yatakta maskeli bir kadın
Tüm güzellik işlemlerinin gece yatmadan banyoda son bulduğu kabul
edilse de bazı kadınların güzellik maskeleriyle yatağa girdiklerini ve
taş bebek misali hiç kıpırdamadan aynı pozisyonda sabaha kadar
uyuduklarını biliyoruz. Siz banyoda bitmek bilmeyen güzellik maskenizle
uğraşırken, iki dakikalığına içeri girip dişlerini fırçalamak isteyen
ama başarılı olamayan erkek arkadaşınızın sinirlerinin gerileceği
kesin.
Tertemiz ve pırıl pırıl bir yüzle banyodan çıkmanızı beklerken,
bembeyaz bir maskeyle yatağa girdiğinizi gören sevgilinizin sizden
uzaklaşabileceğini de unutmayın. Kısaca yatağa, yastıklara ve
çarşaflara bulaşabilecek olan güzellik ürünlerini mümkünse banyoda
tutmak, bakım işlerini yatak odasına sokmamak ilişkinizin geleceği
acısından çok daha hayırlı olacaktır.
8) Çocuksu pijamalar seksapeli öldürüyor
Aşkın, romantizmin ve cinselliğin yeri olarak bilinen yatağa en seksi
iç çamaşırlarınızla girmeniz sevgilinizi zevkten çıldırtabilir. Ama
bazen biz kadınlar bu konuda titiz davranmayabiliyoruz. Sevgilimizin,
bizi soyarken yorganın altında bir gece önce unuttuğumuz soket
çoraplarımızı bulması tüm erotizmi ve şehveti söndürebilir. Seksin
doğasına tamamen aykırı desenli ve sevimli çoraplardan bir an önce
kurtulmak isteseniz de artık olan olmuştur; büyü bozulmuştur.
Seksapelin en büyük düşmanlarından biri de şirin ve çocuksu pijamalar.
Bu tür pijamalar şefkat dolu geceler, sevgilinin koynunda huzurlu bir
uyku için ideal olsa da, partnerinizin arzusunu öldürebilir. Dünyanın
en seksi kadını olsanız dahi, ayıcıklı pembe pijamanızla ateşli bir
geceye davetiye çıkarmayacağınız kesin!
9) İpek çarşaflarda sevişmek maharet ister
İpek çarşaflar ilk bakışta romantizmi ve ideal bir seks ortamım
çağrıştırsa da bazı pratik sebeplerden dolayı yatakla problemler
yaratabilir, tik olarak, kavgan olan bu ipek çarşafların üzerinde
sağdan sola dönerken bile zorlanırken, farklı pozisyonlara girmek hiç
mantıklı değil. Zaten bir süre sonra partnerinizle ilgilenmeyi bırakıp,
çarşafların kaymasını engellemek için yollar aramaya başlayacaksınız.
Bir de işin bambaşka bir tarafı var. "Sevgilim yatağa ipek çarşafları
serdim, lütfen duş almayı unutma, üzerine temiz bir şeyler giy" gibi
emir verir tarzında konuşmalar, sizinle sevişmeyi hayal eden
partnerinizi sinirlendirip içindeki sevişme arzusunu yok edebilir.
Ayrıca sevgilinizden gelebilecek olan "Üzerinde rahat rahat sevişip
uyuyamadıktan sonra bu çarşaflara bu kadar para ödemenin ne anlamı
var?" tarz bir yorum aranızı bozup, o geceyi dargın geçirmenize sebep
olabilir.
10) Sevişin
Yatak,
kitap okumak için de idealdir. Uykuya dalmadan önce, size tüm
sorunlarınızı unutturacak heyecanlı bir kitabın satırlarında kaybolmak
çok zevkli olsa gerek. Tabii yanınızda kitabınızı kapatmanızı bekleyen
ve sizi öpmek için can atan bir erkek varsa durum değişebilir. Bazen
kitabı kapatıp sevgilinizle ilgilenmek yerine, ona kitaptan yüksek
sesle bölümler okuyabilir, hatta ondan bu konuyla ilgili yorum
yapmasını isteyebilirsiniz. Entellektüel konuşmalar yerine seksi
hareketlerin peşinde olan sevgiliniz bu durumdan hoşlanmayacak ve emin
olun aranız gerilecektir. Bazen gündemi sevgilinizle değerlendirmek,
bir tartışma konusu açmak ve bunun üzerinde konuşmak isteyebilirsiniz.
Bu tür derin konuların yerinin yemek masası ya da televizyonun karşısı
olduğunu unutmayın. Tüm gün tartışan, konuşan, insanlara laf yetiştiren
ve sorunlara çözüm arayan sevgiliniz, doğal olarak gece yatakta ülke
meseleleri ile ilgilenmek istemeyecektir.


