Seksi Hissetmek İçin Bunları Yiyin
Bazı besinleri tüketerek ruh durumunuzu iyileştirebileceğinizi;
isterseniz daha seksi hissedebileceğinizi veya daha girişken
olabileceğinizi biliyor muydunuz?
Yöneticinizden izin almak istiyor ve uygun fırsatı bulup söyleyemiyor
musunuz? Ya da sabah trafikte sizi sıkıştıran ve üstüne üstlük hakaret
eden adamda mı kaldı aklınız? Belki de sadece yorgunsunuz... Üstelik
bazen sadece pozitif düşünmek de yetmiyor iyi hissetmek için. Peki bu
durumda gıdaları yardıma çağıracağınızı biliyor muydunuz? Ve bunu
denemek ister misiniz?
Bazı gıdaları tüketerek olumsuz duygulardan kurtulabileceğimiz, belli
besinleri yiyerek mutlu, akıllı, enerjik ve seksi hissedebileceğimiz
size psikolojiye ihanet gibi gelmesin. Çünkü bunların arkasında da
beynin fonksiyonları ve gıdaların hormonlarla dansı yatıyor...
Gıdaların ruh durumumuz üzerindeki etkilerini, akıl ve beden
sağlığımızla ilişkisini sizler için 'Fark Etmeden Diyet Beslenme
Danışmanlığı’ndan Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez ve Diyetisyen
Safiye Aksoy'la birlikte hazırladık.
Gıdaların ruh durumuyla dansı
Yediklerimizle ruh halimiz ve enerjimiz arasındaki ilişkiyi anlamak
için biraz beyin fonksiyonlarını bilmemiz gerekiyor. Uzmanlarımız bu
ilişkiyi bizim için şöyle açıklıyor: "Beyin,
sinirler arasında hareket eden ve 'nörotransmitter' adı verilen
kimyasal maddeler aracılığı ile iletişim kurar. Beyin, bu adı verilen
kimyasalları, yediğimiz besinlerden oluşturur. Diyette en hassas ve ruh
halimizi etkileyen nörotransmitterler; serotonin, noradrenalin ve
dopamin'dir. Hormonlar, kalıtım, ilaçlar ve alkol gibi başka etmenler
tarafından da etkilenen bu nörotransmitterlerin yiyeceklerle olan
ilişkisi, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nün yaptığı bir araştırmada
da ortaya koyulmuştur."
Uzman Diyetisyen Selahattin Dönmez ve Diyetisyen Safiye Aksoy, hangi
besin gruplarından tüketerek istediğiniz ruh hallerine ulaşabileceğiniz
konusunda, bilimsel araştırmalarla desteklenmiş ipuçları verdi.
Daha sakin hissetmek için: Yanında protein (et, süt, peynir,
yumurta vs) olmadan tüketilen karbonhidratlar, kendinizi daha sakin
hissetmenizi sağlar. Ne kadar sakin hissedeceğiniz ise günün hangi
saatinde, ne tip ve ne kadar karbonhidrat tükettiğinizle ilgilidir.
Düşük glisemik indeksli karbonhidratlar, (örneğin, dövülmemiş kabuksuz
pirinç, tam tahıllı çavdar ekmeği, tam buğday ekmeği, patates ve
makarna) tüketmek, serotonin salgılanmasını artırdığı için, kişinin
konsantrasyonunda artış ve sakinlik hissine neden olur.
Daha mutlu olmak için: Bunun için şu 3 gıdaya özel önem vermeniz gerekir:
Somon: Somon veya benzeri yağlı balıklar hem ruh halini
iyileştiren B12 vitamini hem de depresyonu önlemede yardımcı olan
omega-3 yağ asidi içerirler. Omega-3 ayrıca beyindeki serotonin
düzeyini yükseltir. B12 vitaminiyle birlikte serotonin, ruh halini
iyileştirir ve rahatsızlık hissini azaltır. Ancak şunu unutmamakta
fayda var; bir öğün balık yediniz diye hemen yüzünüzde güller
açmayacak. Zaten istediğimiz de anlık değil, genel bir mutlu hissetme
hali olduğu için, en doğrusu balığı belirli periyotlarla tüketmek ve
ruh sağlığının yanı sıra beden sağlığımızı da korumak.
Muz: Muz, serotonin düzeyi üzerinde etkili olan B6 vitaminini
içeriyor. Eğer düzenli olarak alkol tüketiyor veya düzenli olarak doğum
kontrol hapları alıyorsanız, vücudun B6 vitamininin azalabileceğini
unutmayın.
Tavuk ciğeri: Tavuk ciğeri beyinde 'iyi hissetme' ile ilgili
kimyasalların üretiminde destekleyici olan folik asit açısından oldukça
zengin bir besindir.
Daha girişken olmak için: Daha atik, girişken ve uyanık olmanızı
sağlamak için en iyi çözüm, protein bakımından zengin, yağ ve
karbonhidrat içeriği düşük besinler (çünkü bunlar vücutta enerji
kaybına neden olurlar) tüketmektir. Kuşluk vakti, beynin enerji
sağlayan 'dopamin' ve 'noradrenalin' kimyasallarının azalmaya başladığı
zamandır. Bu saatlerde protein içeriği yüksek olan balık, kabuklu deniz
ürünleri, derişiz olarak tüketilen kümes hayvanları, yağsız kırmızı et,
az yağlı peynir, kaymağı alınmış veya az yağlı süt, az yağlı yoğurt,
kuru baklagil gibi besinleri yiyerek vücudunuza 'tirozin' isimli bir
aminoasitin alınmasını sağlarsanız, beyin bunu direkt daha girişken,
uyanık ve canlı olmanızı sağlayacak kimyasallara dönüştürmeye hazır
olacaktır.
Bunun yanı sıra içeriğinde 'bor' minerali bulunan yiyecekler de
(örneğin, elma, üzüm suyu, avokado ve brokoli) daha canlı ve atik
olmanıza yardımcı olur. Bor içeren yiyecekler ayrıca el-göz
koordinasyonunu, dikkat toplamayı ve kısa süreli hafızayı etkiler. Bor
açısından zengin olan yiyecekler, aynı zamanda, sağlıklı bir kemik
yapısı ve kan şeker düzeyi de sağlar.
Daha az stres, daha çok pozitif düşünce için: Ruh hali ve iştah
üzerinde etkili olan bir diğer kimyasal grubu da 'endorfînler'dir.
Bunlar pozitif ruh hali sağlayan, acıya hassasiyeti ve stresi azaltan,
adeta vücudun doğal uyuşturucu etkili kimyasallarıdır. Endorfin, kişi
acı, açlık içindeyken veya egzersiz sırasında salgılanır... Endorfin
ile ilişkisi olan bir yiyecek maddesi, çikolatada bulunan 'feniletilamin'dir. Çikolatanın yüksek şeker, yağ, feniletilamin ve kafein
içeriğiyle ruh hali üzerinde olumlu etkisi olduğuna dair birçok kanıt
ortaya çıkarılmış. Uzmanlarımız, çikolatanın içindeki şekerin, kimyasal
serotonin salgılamasını, yağ ve feniletilaminin ise endorfin
salgılamasını tetiklediğini söylüyorlar ve bu kombinasyonun 'optimal
beyin mutluluğu' adı verilen bir etkiye neden olduğunu ekliyorlar.
Tabii aynı zamanda çikolatadaki kafeinin geçici bir
canlandırıcı/uyarıcı etki yaptığını da unutmamak gerek!
Daha seksi hissetmek için: Fındık için 'aganigi' kampanyası uzun
zamandır yapılıyor. Peki küçücük bir fındığın bunu nasıl yaptığını
öğrenmek ister misiniz?
Fındık: L-arginin adı verilen amino asitler bakımından zengin olan fındık ve susam (genital bölge de dahil olmak üzere) tüm vücutta kan dolaşımını hızlandırır. Bu sayede seksi daha çok düşünür ve daha seksi hissederiz. Ayrıca yumurta ve ette de az miktarda L-arginin bulunduğunu hatırlatalım.
Daha enerjik olmak için: Hangimiz günün herhangi bir saatinde
pilimizin bittiği hissine kapılıp, daha enerjik bir ruh haline girmeyi
istemeyiz ki? İşte 'iyi gelecek' gıdalar...
Portakal, elma, soya sütü ve yoğurt: Bu yiyecekler yavaş
sindirilen karbonhidratlardır. Bu sebeple vücut için daha uzun süreli
bir besin kaynağı teşkil edip, enerji sağlarlar.
Ayçekirdeği: İçeriğindeki magnezyum sayesinde kas ve sinirlerin
normal fonksiyonlarını yerine getirebilmelerini sağlar, kalp ritmini
düzenler ve kemikleri güçlendirir. Magnezyumun aynı zamanda enerji
metabolizması ve protein sentezi üzerinde de rolü vardır.
Ton balığı: Ton balığı, egzersiz
sonrasında tüketmek için harika bir seçimdir. İçeriğindeki protein
sayesinde, kasların yenilenmesini sağlar. Bunun yanı sıra vücutta
atiklik kimyasallarının işleyişinde de rolü vardır.
Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız: C vitamininden zengin
taze meyve ve sebzeler sizin için oldukça yararlı olacaktır. Bu
yorgunluk dönemlerinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da
iştahtaki azalmadır. Çünkü böyle dönemlerde bireyler çoğunlukla yemek
yemek bile istemeyebilirler. Bunun için kivi, portakal, çilek,
kuşburnu, yeşilbiber ve havuç gibi taze sebze ve meyveleri tüketerek
yorgunluk hissinin azalmasına yardımcı olabilirsiniz.
Kendinizi çok bezgin hissediyorsanız: İçeriğindeki triptofan
isimli aminoasite bağlı olarak, bu dönemde özellikle kalsiyum açısından
zengin süt, yoğurt ve peynir gibi protein kaynaklı besinlerin
tüketimini artırırsanız, kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz. Yine
C vitamini ihtiyacı bu dönemde artacağı için günlük taze meyve ve sebze
tüketmeye özen gösterin. Bir bardak süt, meyveli yoğurt veya l kase
sütlü tatlı gibi bir alternatifi ara öğünlerinizde tüketerek,
yaşadığınız bezginlik duygusunun azalmasını sağlayabilirsiniz.
Çekingen olduğunuzu düşünüyorsanız: İçeriğindeki fosfor
mineralinin etkisine bağlı olarak, bu gibi dönemlerde yüksek miktarda
balık tüketimine özen göstermelisiniz. Haftada en az 2-3 gün,
mevsiminde taze balık tüketebilirsiniz. Bunun yanında çeşitli
kurubaklagil yemekleri ve tarn buğday içeriğiyle bulgur tüketimini
artırarak, yaşadığınız çekingenlik duygusundan kurtulabilir ve
kendinize olan güveninizin arttığını gözleyebilirsiniz.
Çok öfkeli olduğunuzu düşünüyorsanız: Kafein, vücutta serotonin
hormonunu etkilediğinden, öfkeli olduğunuz dönemlerde kahve
tüketiminizi azaltın. Bunun yanında kırmızı et tüketimini azaltıp,
günlük fındık, fıstık, ceviz gibi yağlı tohum tüketimini artırırsanız,
giderek sakinleştiğinizi göreceksiniz.
Kaygılı günler yaşıyorsanız: Yoğun kaygı veya endişe durumunda
vücuttan aşırı sıvı kaybı olur. Bu nedenle kaybedilen sıvının yerine
konulması için içtiğiniz su miktarını artırmalı, hafif bir çorba,
komposto veya taze meyve suları içerek diyetinizi desteklemelisiniz.
Yine vücutta serotonin salınımmı artırıp, kaygınızı yenmenize yardımcı
olması açısından arada beyaz ekmek, makarna, kraker, pirinç gibi
karbonhidratlı besinler de tüketmeniz faydalıdır.
Kendinizi çok bezgin hissediyorsanız: İçeriğindeki triptofan
isimli aminoasite bağlı olarak, bu dönemde özellikle kalsiyum açısından
zengin süt, yoğurt ve peynir gibi protein kaynaklı besinlerin
tüketimini artırırsanız, kendinizi daha enerjik hissedebilirsiniz. Yine
C vitamini ihtiyacı bu dönemde artacağı için günlük taze meyve ve sebze
tüketmeye özen gösterin. Bir bardak süt, meyveli yoğurt veya l kase
sütlü tatlı gibi bir alternatifi ara öğünlerinizde tüketerek,
yaşadığınız bezginlik duygusunun azalmasını sağlayabilirsiniz.
Çekingen olduğunuzu düşünüyorsanız: İçeriğindeki fosfor
mineralinin etkisine bağlı olarak, bu gibi dönemlerde yüksek miktarda
balık tüketimine özen göstermelisiniz. Haftada en az 2-3 gün,
mevsiminde taze balık tüketebilirsiniz. Bunun yanında çeşitli
kurubaklagil yemekleri ve tarn buğday içeriğiyle bulgur tüketimini
artırarak, yaşadığınız çekingenlik duygusundan kurtulabilir ve
kendinize olan güveninizin arttığını gözleyebilirsiniz.
Çok öfkeli olduğunuzu düşünüyorsanız: Kafein, vücutta serotonin
hormonunu etkilediğinden, öfkeli olduğunuz dönemlerde kahve
tüketiminizi azaltın. Bunun yanında kırmızı et tüketimini azaltıp,
günlük fındık, fıstık, ceviz gibi yağlı tohum tüketimini artırırsanız,
giderek sakinleştiğinizi göreceksiniz.
Kaygılı günler yaşıyorsanız: Yoğun kaygı veya endişe durumunda
vücuttan aşırı sıvı kaybı olur. Bu nedenle kaybedilen sıvının yerine
konulması için içtiğiniz su miktarını artırmalı, hafif bir çorba,
komposto veya taze meyve suları içerek diyetinizi desteklemelisiniz.
Yine vücutta serotonin salınımmı artırıp, kaygınızı yenmenize yardımcı
olması açısından arada beyaz ekmek, makarna, kraker, pirinç gibi
karbonhidratlı besinler de tüketmeniz faydalıdır.
ekolay.net


