Sağlık Turu
Türkiye’de nüfusun yüzde 47,2’si fazla kilolu veya obez
Türkiye’de nüfusun yüzde 47,2’si fazla kilolu veya obez. Erkeklerde
fazla kilolu veya obez olanların oranı yüzde 49,2 iken kadınlarda bu
oran yüzde 45,2 olarak belirlendi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
tarafından hazırlanan 2008 yılına ilişkin “Sağlık Araştırması”
sonuçlarına göre, kırsal yerlerde yaşayan kadınlar arasında obez
olanların oranı yüzde 19,4 ile diğer gruplara göre daha yüksek. Düşük
kiloluların oranı ise yüzde 6,7 ile en yüksek kentsel yerlerde yaşayan
kadınlarda görüldü. 15 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kronik
hastalığı olduğunu belirten bireylerin bu hastalıklarının doktor
tarafından teşhis edilip edilmediği sorusuna verdikleri yanıtlara
bakıldığında hastalık gruplarının sırasında değişiklik gözlendi.
Hastalıkların sırası, yüzde 16,1 ile bel bölgesi kas iskelet sistem
problemleri, yüzde 13,8 ile romatizmal eklem hastalığı, yüzde 13,5 ile
hipertansiyon, yüzde 13 ile ülser, yüzde 10,4 ile migren ve benzeri
şiddetli baş ağrısı şeklinde oldu. Türkiye geneline bakıldığında 15 ve
daha yukarı yaştaki bireylerden yaşamları süresince en az bir kez
tansiyon, kolesterol ve kan şekeri ölçümü yaptıran bireylerin oranları
sırasıyla yüzde 61,1, yüzde 33,1 ve yüzde 35,9 olarak belirlendi.
Türkiye genelinde kentsel yerlerde yaşayan bireylerde ölçüm yaptırma
oranı yüksek görülürken, cinsiyet ayrımında oranlara bakıldığında
kentsel ve kırsal kesimde yaşayan kadınların oranı, erkeklerin
oranından yüksek olduğu saptandı.
Saçların neden ağardığı bulundu
Saçların beyazlamasının
nedeninin, saç boyalarında da kullanılan hidrojen peroksit olduğu
belirlendi. Almanya’daki Mainz Üniversitesi Biyofizik Enstitüsünden
Prof. Heinz Decker, hücrelerin ürettiği hidrojen peroksidin, saçın
yaşlanmayla birlikte beyazlamasında anahtar rol oynadığının
saptandığını belirterek, bu bulgunun saçların erken ağarmasına karşı
tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini sağlayabileceğini söyledi. Daily
Telegraph’daki habere göre, Prof. Decker, beyazlatıcı madde olarak da
kullanılan hidrojen peroksidin, yaşlandıkça saç köklerinde büyük
miktarlarda toplandığını ve sonunda renk pigmenti melaninin sentezine
mani olduğunu bildirdi. Vücudun tümünde küçük miktarlarda üretilen
hidrojen peroksit (H2O2), normalde bu kimyasalı parçalayarak su ve
oksijene dönüştüren bir enzimle etkisizleştiriliyor. Ancak yaş
ilerledikçe, bu enzimin seviyesi düşüyor ve böylece hidrojen peroksit
birikimi artıyor. Bradford Üniversitesinden meslektaşlarıyla birlikte
çalışan Decker, hidrojen peroksidin, tahrip olmuş proteinlerin onarımı
için gereken enzimleri de engellediğini belirtti. Tüm bu süreç sonunda
renk pigmentleri saç kökünden ucuna kadar tedricen kayboluyor. Prof.
Decker, “Artık bu sürecin altında yatan spesifik moleküler dinamiği
biliyoruz” dedi. Araştırma, FASEB (Federation of American Societies for
Experimental Biology) dergisinde yayımlandı.
0-6 YAŞTA ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU İLK SIRADA
0-6 yaş grubundaki çocukların son 6 ay içinde geçirdikleri
hastalıkların oranlarına bakıldığında yüzde 39,4 ile üst solunum yolu
enfeksiyonu (tonsilit, orta kulak iltihabı, farenjit) ilk sırayı aldı.
Bunu yüzde 25,6 ile ishal, yüzde 11,3 ile kansızlık, yüzde 9,1 ile ağız
ve diş sağlığı sorunları ve yüzde 8,9 ile bulaşıcı hastalıklar
(kızamık, suçiçeği, kabakulak vb.) izledi. Bu sıralama kent-kır
ayrımında değişmemekle birlikte cinsiyet ayrımında oransal farklılıklar
içerdi. 7-14 yaş grubundaki çocukların son 6 ay içinde yaşadıkları
hastalık/sorunların oranlarına bakıldığında yüzde 46,3 ile enfeksiyöz
hastalıklar, yüzde 26,3 ile ağız ve diş sağlığı sorunları, yüzde 16,8
ile göz ile ilgili sorunlar, yüzde 8,8 ile beslenmeyle ilişkili
hastalıklar ve yüzde 8,7 ile cilt hastalıkları ilk beş sırayı aldı.
Kent-kır ayrımında bakıldığında bu sıralama erkeklerde aynı kalmakla
birlikte, kırsal kesimde yaşayan kadınlarda cilt hastalıkları yüzde
13,6 oranı ile beslenmeyle ilişkili hastalıkların önüne geçti. 15 ve
daha yukarı yaştakilerden kronik hastalık/sağlık sorunu yaşadıklarını
belirten bireylerin verdikleri yanıtlara bakıldığında en yüksek ilk 5
hastalık grubunun’ bel bölgesi kas iskelet sistem problemleri (yüzde
22,7), romatizmal eklem hastalığı (yüzde 17,6), ülser (yüzde 15,4),
migren ve benzeri şiddetli baş ağrısı (yüzde 15,4) ve hipertansiyonda
(yüzde 14,8) yoğunlaştığı gözlendi.
HASTALIKTA ERKEKLER ÖNDE
Her bir hastalık grubunda Türkiye genelinde erkeklerde görülen oranın,
kadınlarda görülen orandan düşük olduğu gözlendi. Kent ve kır ayrımında
ise her bir hastalık grubunda hem erkeklerde hem de kadınlarda kırdaki
oranlar kentteki oranlardan yüksek. Açıklamada, 2008 Sağlık Araştırması
ile toplum sağlığı konusunda idari kayıtlar yoluyla düzenli olarak elde
edilemeyen göstergelerin hesaplanması ve bireylerin genel sağlık
profilinin ortaya çıkarılmasının amaçlandığı belirtildi. Araştırmanın,
ülke genelini yansıtan ilk çalışma olmasının yanı sıra hem uluslararası
karşılaştırmalara imkan veren hem de ulusal ihtiyaçlara ışık tutan bir
çalışma olma özelliğini taşıdığı ifade edilen açıklamada, araştırma ile
bebek, çocuk ve yetişkinlerin sağlık durumunun yanı sıra 15 ve daha
yukarı yaştaki bireylerin sağlık hizmetinden faydalanma durumları ve
memnuniyet düzeyleri, günlük aktivitelerini gerçekleştirirken
yaşadıkları zorlukların derecesi ile sigara ve alkol kullanma
alışkanlıkları başta olmak üzere sağlık alanındaki birçok göstergenin
elde edildiği belirtildi. Açıklamada, 0-6, 7-14 ve 15 ve daha yukarı
yaştaki bireylerin sağlık durumlarının yanı sıra 15 ve daha yukarı
yaştaki bireylerin tansiyon ölçümü, kan testi yaptıran bireylerin
profili ile beden kitle indeksine ait bulgulara yer verildiği
kaydedilerek, araştırmadan elde edilen diğer göstergelere ait
sonuçların ise 2009 yılı içerisinde ayrı bir yayın olarak kamuoyuna
duyurulacağı ifade edildi.
AIDS yayılabilir
Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ), çağın hastalığı “AIDS"e karşı uyardı.
DSÖ, HIV/AIDS bulaşmasını önlemeye yönelik çalışmaların eşcinsel
erkeklerin küçük bir bölümünü kapsadığını belirterek, bu durumda
Asya’da AIDS hastalığının yaygınlaşabileceği uyarısında bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ), çağın hastalığı “AIDSöe karşı yardı. DSÖ,
HIV/AIDS bulaşmasını önlemeye yönelik çalışmaların eşcinsel erkeklerin
küçük bir bölümünü kapsadığını belirterek, bu durumda Asya’da AIDS
hastalığının yaygınlaşabileceği uyarısında bulundu.
-“AİDS ÇALIŞMALARI EŞCİNSEL ERKEKLERİN SADECE YÜZDE 1’İNİ KAPSIYOR"-
Sağlık Araştırmaları Sitesi’nde yer alan Dünya Sağlık Örgütü’nün
uyarısında, Asya’da HIV/AIDS bulaşmasını önlemeye yönelik çalışmaların
eşcinsel erkeklerin sadece yüzde 1’ini kapsadığı; Asya-Pasifik
ülkelerinde ise HIV/AIDS’i önlemeye yönelik stratejik planların
eşcinselleri kapsamadığı belirtildi. Ayrıca, yapılan çalışmalar
sonrasında erkekler arası eşcinsel ilişki ile HIV bulaşının önceden
düşünüldüğünden daha önemli olduğuna da işaret edildi.
Öte yandan, Çin’de yürütülen bir araştırmada; eşcinsel ilişki yaşayan
erkeklerin HIV enfeksiyonu taşıma riskinin diğer erkeklere oranla 45
kat daha fazla olduğu tespit edildi. Ayrıca; HIV/AIDS hizmetlerine
ulaşımla ilgili sorunların ise; eşcinsel ilişkinin bazı toplumlarda hoş
karşılanmamasına bağlı olarak damgalanma kaygısından kaynaklanabileceği
ifade ediliyor.


