fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Kadin Fenomeni

Kadinlara Dair Ne Varsa Hepsi Burada... Şiişşşttt Erkekler, Meraklisina...

Sadece Diyet Yetmeyebilir



DiyetObez bireylerde diyet ve psikoloji aynı anda yönetilirse tedavi daha başarılı olur

Dilara Koçak

Zayıf olup da uzaktan uzağa fazla kilolu veya obez bireylerin kilolarına bakıp “Az ye, hareket et, kolayca kilo ver” demek her zaman işe yaramaz. Üstelik bu tür yaklaşımlar bazen bu bireylerin daha fazla yemesine sebep olabilir. Özellikle aile içinde eşler arası veya baba - kız veya anne - kız çekişmeleri ve sürekli bu konunun gündemde olması işi iyice çözümsüzleştirir.

Bireylerin fazla yeme sebeplerini veya bozuk yemek yeme davranışlarını (ya hep ya hiç gibi veya tabağındakini sonuna kadar yeme, kutunun tamamını tüketme gibi) anlayarak çözüme gitmek gerekir. Durum dışarıdan göründüğü kadar kolay olmayabilir. Araştırmalara göre obez bireylerin yüzde 25 - 30’unda klinik depresyonobezite gelişirken, bazı vakalarda ise duygu durum bozukluğu yemeğe sebep olarak obeziteyi tetikliyor. Her iki tabloda da bireyin diyet veya egzersizle başarılı olması mümkün olmuyor. Bireyin mutlaka terapi desteği psikiyatrist veya psikolog kontrolünde olması gerekiyor.
Obez kadınlara bakıldığınızda yeme bozukluğu görülme sıklığı yüzde 30’lara varıyor. Davranış bozukluğunun bir parçası olarak yeme davranış kalıbına müdahale yine diyetisyen ve terapist işbirliğini gerektiriyor.

Haftada yüzde 1’lik kilo kaybı
Kilo vermeye başlanılan ilk 1 - 3 hafta su kaybı daha fazla olabilir. Ancak kilo kaybederken en fazla yüzde 25 oranında su kaybı doğrudur, daha fazla su kaybı, uygulanan diyette bir problem olduğunun habercisidir. Sağlık
Birey her hafta yüzde 2’den fazla ağırlık kaybediyorsa; örneğin 70 kg ağırlığında ve her hafta 1.5 kg zayıflıyor. Böyle bir durumda bireyi dört hafta takip edip bu hız aynı ise yine hekimle birlikte detaylı araştırma gerekir.

Kimlere obez denir?

BKI (Beden kitle indeksi)= Vücut ağırlığı (kg) / boy uzunluğu (m) formülüne göre:
- BKI 18.5 ve altı ZAYIF
- 18.6 - 24.9 NORMAL
- 25-29.9 FAZLA KİLOLU
- 30 ve üzeri OBEZ olarak sınıflandırılır.
BKI ölçümü sonucu 22-23 aralığında olan normal bir insana göre BKI 33 - 35 olan kişide, çok daha fazla diyabet, hipertansiyon ve kanser görülme riski vardır.

Düşük karbonhidratlı diyetten uzak durun
Düşük karbonhidratlı diyetler, tahıllarla sebze ve meyveyi kısıtlı içerir. Karbonhidrat kısıtlı bir diyette E vitamini, B2 vitamini, folik asit, C vitamini, çinko yetersizlikleri sıklıkla görülüyor. Ağızda farklı bir tat ve koku, kabızlık, baş ağrısı, susama, halsizlik ve yorgunluk sıklıkla bu diyetlere eşlik ediyor. Karbonhidrat olmayan ve proteini yüksek veren bu diyetlerde kas ve su kaybıyla kilo verildiğinden daha sonra geri gelen kilolar kişide psikolojik stres yapıp çok daha ciddi problemler olan yeme bozukluklarına kapı açabiliyor. Üstelik su kaybı yüzünden elektrolit dengesinde oluşan bozukluk da yine takibi gerektiriyor.

Tek suçlu yemekler mi?
Kilo almanızın tek suçlusu fazla yemeniz olmayabilir. İşte hareketin azalmasında etkili olan bazı etmenler:
-Bilgisayar
 Telekonferans
- Cep telefonu
 -İnternet
- Telefonla sipariş
- Evlere yemek servisi
- Asansör
- Bulaşık makinesi
- Arabaya servis
- Uzaktan kumanda
- Bilgisayar oyunları

Kilo kaybı ilaç dozunu etkiler mi?
Vücut ağılığındaki yüzde 10 kayıp laboratuvar bulgularını ciddi ölçüde etkileyebilir. Bu yüzden yüzde 5 kayıp sonrası kronik bir hastalık sebebiyle kullanılan ilaç varsa hekime danışılmalı. Özellikle kalp ve damar sistemi rahatsızlıklarında verilen ilaçlar kilo verince doz olarak azaltılabilir, tansiyon Karaciğer yağlanması gibi durumlarda ise diyete başladıktan en az 6-8 hafta sonrası bir düzelme beklenir. Böbrek hastalıkları ve şeker hastalığında da bireyin kilosu ilaç dozunu etkilediğinden kilo kaybı sonrası mutlaka hekim ile görüşülmelidir

Sevgi & Aşk