Nadasa Bırakılan Aşk
08 Eylül 2008 13:24 | İmge | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
acı
,
aşk
,
aşk acısı
,
deneme
,
denemeler
,
nadas
,
pişmanlık
Bir vakit aşk’ı zamanın nadasına bırakmak geldiğinde kaçarcasına arkasına bakmadan dönüşü belli olmayan bir terk edişe bırakmıştı kendini.. Ne zaman döneceğini bilmezlik hiçbir şeyi düşünmeden bırakıp gitmekti sadece.
Onu çok sevmesi hiçbir şeyi değiştirmiyordu terk edişinde,o’nu eskisi gibi sevmediğini kendisine anlatamamıştı ,ama o’na söylerken söylemek istemediğini telefonun ucunda zorakide olsa söyleyivermişti ne zaman dönüleceği belli olmayan duyguların karışıklığında..
Hayatında kimseyi sevmediği kadar en çok o’nu sevmişti. Özlemin en büyüğünü,kavuşmanın en sıcağını, Aşk’ın en tatlısını o’nda bulmuştu. Gittiği yollarda o’nun kokusunu duymak için gözlerinin içine bakmak için,elini tutmak için kollarını açıp seni seviyorum diyerek boynuna sarılmak için hep hayaller kurup kavuşma anını düşünüp yüzünde ki en güzel tebessümü gösterirdi otomobilinin dikiz aynasından bakarak.
Kavuşmanın verdiği en ateşli öpücükleri o’nun dudaklarında bulurdu.O’na sevdiğini söylerken kalbinden en yoğun Aşk kırmızısı akardı,sımsıkı sarıldığında güzeller güzeline her şey geride kalırdı. Kalp gemisindeki tek kamara o’na aitti çünkü.
Geri dönüşlerinde hüzün vazgeçilmez yoldaşı olmuştu ona..Yalnız dönmek en kötüsüydü,çünkü sevgilinin kokusu hala üstündeydi. Kokladıkça hüzün tatlanırdı,düşüncelerde yanındaydı sevgili..
Dedim ya bir vakit aşk’ı zamanın nadasına bırakıp gitmişti.
Hayatında söylediği en büyük yalan onu eskisi gibi sevmediğiydi.
Ve biricik gerçeği İsmiyle atan Kalbinde hala O’na olan çılgınca özlem…
Acı ve Pişmanlık mı?
Bir daha yapılmayacak kadar fazla…
Alıntı


