Meyvelerin Faydaları
İlkbahar geldi ve renkli renkli meyveler tezgâhları doldurmaya başladı. İşte ilkbaharın antioksidan dolu meyveleri ve faydaları...
Dr. Hasan İnsel
Birçok meyve renklerini flavonoid denen maddelerden alır. Flavonoidler bitkilerin kendilerini parazitlere, bakterilere ve hücre hasarına karşı korudukları maddelerdir. Bu işlevleri onların insandaki etkileri hakkında ipucu veriyor: Flavonoidler antioksidan etkisiyle vücudu serbest radikallerin etkilerinden koruyor.
İlkbahar geldi ve renkli renkli meyveler tezgâhları doldurmaya başladı. Birçok meyveye renklerini flavonoid denen maddeler verir. Sadece bitkilerde sentezlenen flavonoidler aslında bitkilerin kendilerini parazitlere, bakterilere ve hücre hasarına karşı korudukları maddelerdir. Bu işlevleri onların insandaki etkileri hakkında ipucu veriyor bize, çünkü yediğimiz meyvelerin, bizim için çok yararlı olan güçlü antioksidan aktivitelerinden onlar sorumlu.
C ve E vitaminleri, beta-karoten, selenyum ve çinko gibi antioksidan özellikleriyle bilinen vitamin ve minerallerle karşılaştırıldığında, flavonoidler daha güçlü ve daha geniş bir antioksidan etkiye sahip. Bunlar güçlü antioksidan etkileriyle serbest radikal denen vücudumuzda oluşan zararlı maddeleri toplayarak, bunların dokulara zarar vermesini önlüyorlar. Diyetisyenimiz Müge Başer ile birlikte bugünlerde sık görülecek renkli meyveler yani zengin flavonoid kaynakları ile ilgili bazı bilgiler hazırladık sizler için.
Serbest radikaleri hasarına karşı
Yabanmersini,
böğürtlen, ahududu, siyah üzüm, kırmızı erik, çilek, elma, kiraz gibi
meyvelerin hem kabuğunda, hem de etinde bulunan flavonoidler,
hücrelerimizin içindeki C vitamini düzeyini yükseltiyor, serbest
radikal hasarına karşı korunma sağlıyor ve eklem yapılarının
sağlamlığını artırıyorlar. Bu son nokta, yani flavonoidlerin
eklemlerdeki kirişler, bağlar ve kıkırdak yapısında bulunan kolajen
üzerindeki faydalı etkisi, romatoid artrit gibi iltihabi eklem
hastalıklarında önem taşıyor.
Kansere karşı koruyucu etki
Aynı
zamanda kanser hücreleriyle savaşmada ve tümör hücrelerinin etkilerinin
yavaşlatılmasında yardımcı mekanizmaları harekete geçiren flavonoidler,
kanser araştırmacıları tarafından da belirli flavonoidleri içeren
besinlerle beslenen grupta kanserin önemli ölçüde yavaşladığını
göstermiştir. Çilekte bulunan kateşin, brüksel lahanası ve elmada
bulunan kampeferol, fasulye, soğan ve elmada bulunan quercetin kansere
karşı koruyucu etkisi en güçlü olan flavonoidler.
Damar sertleşmesini yavaşlatır
Flavonoidlerin
damar sertliği üzerindeki etkisi de biliniyor. Damarlardaki plak
oluşumunu etkiliyorlar. Bu süreci yavaşlatıyor, korunma sağlıyor ve
hatta tersine çeviriyorlar. Serbest radikaller ile meydana gelen LDL
kolesterol (kötü huylu kolesterol) oluşma mekanizmasını da
etkiliyorlar. 10 bini aşkın erkek ve kadın üzerinde yapılan bir
araştırmada flavonoidlerden zengin beslenenlerde kalp hastalığı, inme,
akciğer ve prostat kanseri, tip 2 diyabet ve astım gibi birçok kronik
hastalığa yakalanma ve ölüm riskinin daha düşük olduğu saptanmış.
Bundan başka ayrıca anti-bakteriyel, anti-viral, anti-inflamatuar
etkileri var.
Alerjinin etkilerini hafifletir
Birçok
meyve ve sebzede (özellikle soğanda) bulunan quercetin gibi
flavonoidler ise alerjiyi tetikleyen başka maddelerin salınmasını
önleyen anti-alerjik bileşikler. Alerji yanıtının bütün evrelerinin
şiddetini düşürüyorlar. Alerjik durumlara karşı kullanılan ilaçların
molekül yapısı ile flavonoid moleküllerinin yapısı arasındaki yakın
benzerlik de ilginç bir husus.
Günde 300 mg flavonoid alınmalı
Besin
kaynaklarından günde 300 mg civarında flavonoid alınması öneriliyor.
Bir orta boy elmada, bir bütün soğanda, 15 tane kadar siyah üzümde 30
mg, bir su bardağı kadar yabanmersini, böğürtlen veya ahudududa 150 mg,
bir orta boy portakalda 100 mg, 1 demet maydanozda ise 250 mg kadar
flavonoid bulunur. Hepsi güçlü birer antioksidan deposu olan bu
besinlerin farklı fizyolojik etkileri vardır.
Yabanmersini gibi
koyu renkli meyvelerin maküler dejenerasyon gibi göz hastalıklarında
destek olabileceği düşünülürken, çekirdeği ile birlikte yenen siyah
üzüm kalp hastalıklarında yardımcı olabilmekte. Turunçgil çeşitleri ise
kırılma, incinme ve yaralanmalarda kolay toparlanma ile dikkat
çekmekteler.
Manavınızdan alabileceğiniz çilek, ahududu,
böğürtlen, yabanmersini, siyah üzüm gibi taze mevsim meyveleri,
portakal, greyfurt, mandalina, limon gibi turunçgiller ve her mevsimde
bulunan maydanoz, soğan da normalde bu ihtiyacınızı karşılayacaktır.
Herhangi
bir sebepten dolayı burada saydıklarımızdan yeterince yemiyorsanız,
bazı flavonoid desteklerini doktorunuza veya eczacınıza danışarak
eczanelerden veya besin takviyesi satan yerlerden de alabilirsiniz.
Tabii doğrusu ve arzu edileni bu tabiat hazinelerini taze taze yemeniz.
Özellikle memleketimiz sebze ve meyve cenneti olduğundan, işiniz çok
kolay aslında. Bunların yanı sıra çay (özellikle yeşil çay), ginko
biloba ve kakao bitkilerinin de flavonoid içerdiklerini hatırlatmakta
fayda var.


