Formda Kal
Yaz aylarıyla birlikte birçok
insanı saran plaj telaşı aslında çözümlenemeyecek bir sorun değil. Eğer
fazla kilolarınızdan dertliyseniz, önerilerimize kulak vererek hem
formda hem de sağlıklı bir yaz geçirebilir; bu kurallara uymaya devam
ederek her zaman sağlıklı ve formda bir hayat sürebilirsiniz. Güzel bir
güne su ile başlayın… Yağ yakma konusunda bir etkinliği olmasa da,
bütün gece sizinle birlikte uyuyan sindirim sisteminizi uyandırmanın en
güzel yolu, güne su içerek başlamaktır. Güne 1 su bardağı ılık su ve 1
su bardağı oda sıcaklığında su içerek başlayın, barsak sorunlarına
hoşça kal deyin…
Kahvaltıyı atlamak çözüm değil, sorundur… Pek çok insan kahvaltı
öğününü atlayarak kilo vermeye çalışır. Fakat kahvaltı gece boyunca aç kalmış bedenimizi
canlandırmak ve açlıktan yavaşlayan metabolizmamızı hızlandırmak için
en doğru yoldur.1-2 dilim peynir, tam buğday unundan ekmek ve bol
salata ile süsleyeceğiniz bir kahvaltı sofrası daha zinde hissetmenizde
anahtardır. “Kahvaltı için vaktim yok” veya “Acelem var”
diyenlerdenseniz, 1 peynirli sandviç veya müslili süt gibi
kahvaltılıkları da tercih edebilirsiniz. Tabi ki miktarları abartmadan.
Gününüzü ara öğünlerle süsleyin… Metabolizmanızı dinç tutmak için ara öğünler
tüketmeye gayret edin. Ana öğünler arası tüketeceğiniz bir porsiyon meyve veya
yoğurt veya küçük 1avuç kadar fındık veya küçük bir peynirli sandviç, kan
şekerinde oluşabilecek ani düşmeleri engelleyerek, tatlı krizini önler,
açlığınızı yatıştırır, bir sonraki öğünde aşırı miktarda besin tüketmenizi
engeller.
Öğün atlamak, kendi metabolizmamıza yaptığımız bir suikasttir… Öğün atlamanın
kilo verme ve formda kalma konusunda yararı olduğunu düşünenler yanılıyor. Çünkü
öğün atlamak metabolizmayı yavaşlatmakla kalmaz, aynı zamanda kan şekerinin
düşmesine neden olarak açlık hissini arttırır. Bir sonraki öğünde aşırı dolu bir
mideyle sofradan kalkmanıza zemin hazırlar, gereksiz alınan kaloriler de cabası!
Bu nedenle öğün atlamamaya ve 4 saatten daha uzun süre aç kalmamaya özen
göstermelisiniz.
Hayatın asıl kaynağı suya önem verin… Özellikle yazın terleme sonucu sıvı kaybı
artacağından, su tüketiminizi arttırmalısınız. Zayıflama döneminde vücutta
oluşan yıkım ürünlerinin atılabilmesi içinde su tüketimi çok önemlidir. Vücutta
gerçekleşen dolaşımınıza destek olun ve günde 10-15 su bardağı (2-3 litre)su
için.
Vitamin ve minerallere sofrada yer açın… Vitaminler ve mineraller vücudun
işlevlerini tam olarak yerine getirmesi ve metabolizmanın çalışması için
gereklidir. Günlük vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için sofranızda
bütün besin gruplarına yer açmanız gerekir. Süt ürünlerine, az yağlı etlere, tam
tahıl ürünlerine ve tabi ki sebze ve meyvelere sofranızda yer verin…
Sebze ve meyveler sofraların baş tacı… Günlük vitamin ve mineral ihtiyacınızın
karşılanması ve sağlığınızın korunması için günde en az 5 porsiyon çiğ sebze ve
meyve tüketilmelidir. Yapılan son araştırmaların sonuçları, sağlığı korumak için
gerekli olan birleşikleri yeterli oranda alabilmek için günlük meyve ve sebze
tüketimimizi 9 porsiyona çıkarılması gerektiği yönünde.
Gizli enerji depolarına dikkat! İçecekler… Yapılan araştırmalar son yıllarda
günlük alınan enerjinin yaklaşık %30’unun içecekler içinde yer alan şekerden
veya mısır şurubundan karşılandığını göstermiştir. İçeceklerinizi doğru seçmek,
vücudunuza gereksiz kalori yüklemesi yapmanıza engel olacaktır. Şekerli ve
karbondioksitli içecekler, hazır meyve suları ne kadar cazip görünse de, buzlu
bir ayran, taze sıkılmış bir meyve suyu ve hafif şekerli bir limonata
ferahlarken sağlıklı kalmanızı da sağlar…
Alkol… Olmalı mı? Olmamalı mı? Alkolün aşırı miktarlarda tüketimi kalp sağlığına
ve karaciğere zarar vermesinin yanı sıra, kilo almaya da neden olur. Vücutta
dolaşımı bozarak ödemi arttırır. Yazın alkollü içecek içmeden geçer mi
diyenlerdenseniz, içtiğiniz alkollü içeceğin çeşidine ve miktarına dikkat etmeli
ve alkollü içeceklerle birlikte bol su içmelisiniz. Alkol, mutlaka tok karına,
yemeklerle birlikte veya fındık, fıstık, beyaz peynir gibi yiyeceklerle birlikte
tüketilmelidir. Alkolün protein ve yağlı yiyeceklerle birlikte ve bol su içerek
tüketimi, emilimini yavaşlatır.
Öğünlerinizin glisemik indeksini azaltın… Yüksek glisemik indeksli besinler kan
şekerini hızlı yükseltir ve hızlı düşürürler. Kan şekerinin hızlı düşmesi, yoğun
açlıkla veya tatlı krizleri ile son bulur. Besin seçimlerinizde “beyaz”lar
yerine “kahverengilere” yer vermeniz (kahverengi pirinç, makarna, şeker gibi),
öğünlerinizde karbonhidratlı besinler yanında proteinli besinlere yer vermeniz
ve salatanıza az miktarda zeytinyağı eklemeniz, öğünlerinizin ve diyetinizin
glisemik indeksini azaltarak açlık hissiyle yaptığınız mücadele de size destek
olacaktır.
Light deyip geçmeyin, light deyip seçmeyin… Light ürünler doğal versiyonlarına
nazaran daha az enerji içerseler de, bu tür yiyeceklerin ve içeceklerin bir
sonraki öğünde tüketilen besin miktarını arttırdığına dair veriler vardır. Bilim
uzmanları araştırmalarına devam ederken, sizde haftada 2kezden fazla light
içecek tüketmemeye özen gösterin.
Zararsız atıştırmalar aslında zararlıdır…Bir lokmadan bir şey olmaz demeyin.
Yapılan bazı araştırmalarda, bir lokmalık atıştırmaların günlük enerji alımını
%5 ila 10 ölçüsünde arttırdığını gösterilmiştir. Günlük aldığınız enerjiyi %5ila
10 azaltmak sizin elinizde…
Doğru seçimlerle açık büfeler artık düşman değil… Yaz aylarında kilo almaya
sebep olan nedenlerden biri de açık büfelerde doğru seçimler yapmamaktır. Açık
büfelerde çok fazla miktardaki besin tüketimi, kızartma, kavurma gibi yüksek yağ
içeriği olan yiyeceklerin tercih edilmesi, ağır hamur tatlıları ve aşırı alkol
kilo alma nedenlerindendir. Fırında veya ızgara olarak hazırlanmış az yağlı
etleri, yoğurdu ve tam buğday unundan ekmekleri, pilav, makarna gibi diğer tahıl
ürünlerini ölçülü miktarda almak, bol salata ile süslemek sağlıklı ve formda
kalmak için sağlam bir yoldur. Tatlı seçimi de bir diğer önemli konudur. Ağır
hamur tatlıları yerine tüketeceğiniz bir sütlü tatlı, içerdiği kalsiyum minerali
ve daha düşük enerjisi ile daha sağlıklı bir seçim olacaktır.
Yazla birlikte kemikler daha güçlü… Ultraviyole ışınların cilde teması ile
vücudumuzda sentezlenen D vitamini, kemiklere kalsiyum taşınmasında önemli rol
oynar. Yapılan çalışmalar, cilde sürülen faktörlü güneş koruyucularının D
vitamini sentezini azalttığını ortaya koymaktadır. Güneş koruyucuları kullanmaya
devam edin, fakat güneşin tehlikeli ışınlarının dünyaya daha az geldiği akşam
saatlerinde günde 10 dakika güneşlenmeye de özen gösterin.
Hareket edin, formda kalın sağlıklı yaşayın…Kışın miskinliğini artık üzerinizden
atın. Her gün en az yarım saat yapacağınız yürüyüşler forma girmenizde ve formda
kalmanızda size yardımcı olacaktır. Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan plaj
voleybolu, treaking gibi sporlarda enerji harcamanızı arttırarak form tutmanızı,
sağlıklı yaşamanızı aynı zamanda iyi vakit geçirmenizi sağlayacaktır.
Ve yazın vazgeçilmezi: Dondurma…Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan dondurmadan
uzak kalmanız gerekmiyor. Dondurma, kalsiyum ve riboflavin içeriği nedeni ile
besin değeri yüksek bir besin. Fakat şeker içeriği nedeni ile miktarlara dikkat
etmek gerekmekte. Günde 2 topu geçmemeye gayret edin. Enerji içeriği yüksek
soslu ve kremalı olanları tercih etmek yerine, taze sütten yapılmış hafif
dondurmaları deneyin.
Dyt.NilŞahin GÜRHAN
Diyetisyen


