Aylardan Şiir Günlerden İMGE
29 Nisan 2009 09:11 | İmge | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
ayrılık
,
aşk
,
aşk şiirleri
,
eylül
,
faik danışman
,
haziran
,
imge
,
imgeler
,
kadın
,
kadınlar
,
seni seviyorum
,
zift rengi ölüm
,
şiir
,
şiirler
aylardan haziran/günlerden Perşembe
hani çarşambadan doğan kaderim
güneş tutulurken çalınan davullarla doğmuşum
ay tutsaklığı içimin dışına yıldız serpmişim
baş parmağım en yakın dostu dudaklarımın
serçeye eşlik eden ikincisi kutsalım
kolları budandı vakitsiz soyağacımın
zor ki söylenir
haziranda ölmeyi hep erteliyorum
aylardan şubat/günlerden kış uykusu
eriyen bir kangren içimin buzulu
orman yangınından yağmur doğuran bulut
kirli sularını içiyorum
dişlerimin arasında zift rengi ölüm
aylardan hatırlamak istemiyorum /günlerden ayrılık
aslı olmayan aşklarla inancımı zedeliyorum
martı kanadı yüreğimde ayak izlerinin işgali
dudaklarında ki nikotinden dilimde bilmediğim alfabe
baktığım bir çift göz ilk kez deniz
seni seviyorum’un ibadetine yüz sürüyorum
ellerime kelepçe yaptığım saçların düş tual
hesapsız gidişler yarım ağız vaaz
bıraktığın yer sorgulasın kalbini
aylardan mayıs/günlerden börtü böcek günlerim
kabuğumu bir yılanın eskisiyle değişiyorum
unutulan bir maskenin içine sızdım
ürksem de karanlıktan
koynuna yatıyorum gecenin
yıldız doldurup heybeme şafak olmadan
öksüz çocukların saçlarında taç
taze gelinlerin gözlerinde yakamoz...
avuçlarım söner/yeniden gözlerine dönerim
Eylül’e dokunmayın
o şairlerin sevgilisidir
hüzün ve ayrılık gizemidir her yaprağının
hiç eylül’üm olmadı oysa
gömdüğüm için her eylül öncesi takvimlerimi
hani çarşambadan doğan kaderim
güneş tutulurken çalınan davullarla doğmuşum
ay tutsaklığı içimin dışına yıldız serpmişim
baş parmağım en yakın dostu dudaklarımın
serçeye eşlik eden ikincisi kutsalım
kolları budandı vakitsiz soyağacımın
zor ki söylenir
haziranda ölmeyi hep erteliyorum
aylardan şubat/günlerden kış uykusu
eriyen bir kangren içimin buzulu
orman yangınından yağmur doğuran bulut
kirli sularını içiyorum
dişlerimin arasında zift rengi ölüm
aylardan hatırlamak istemiyorum /günlerden ayrılık
aslı olmayan aşklarla inancımı zedeliyorum
martı kanadı yüreğimde ayak izlerinin işgali
dudaklarında ki nikotinden dilimde bilmediğim alfabe
baktığım bir çift göz ilk kez deniz
seni seviyorum’un ibadetine yüz sürüyorum
ellerime kelepçe yaptığım saçların düş tual
hesapsız gidişler yarım ağız vaaz
bıraktığın yer sorgulasın kalbini
aylardan mayıs/günlerden börtü böcek günlerim
kabuğumu bir yılanın eskisiyle değişiyorum
unutulan bir maskenin içine sızdım
ürksem de karanlıktan
koynuna yatıyorum gecenin
yıldız doldurup heybeme şafak olmadan
öksüz çocukların saçlarında taç
taze gelinlerin gözlerinde yakamoz...
avuçlarım söner/yeniden gözlerine dönerim
Eylül’e dokunmayın
o şairlerin sevgilisidir
hüzün ve ayrılık gizemidir her yaprağının
hiç eylül’üm olmadı oysa
gömdüğüm için her eylül öncesi takvimlerimi
ateş yakalım mart’ın yirmi birinde
mutlaka demini bırakacak satırlar yaşayalım
bestesi yasak bir ezgiye ilham
öznesi kanayan bir dizeye yüklem...
böyle duygusuz vurdumduymaz ölmeyelim
gün tutuşsun
Berivan’ın türküsüne bir mısra da biz ekleyelim
mutlaka demini bırakacak satırlar yaşayalım
bestesi yasak bir ezgiye ilham
öznesi kanayan bir dizeye yüklem...
böyle duygusuz vurdumduymaz ölmeyelim
gün tutuşsun
Berivan’ın türküsüne bir mısra da biz ekleyelim
aylardan zulüm
günlerden ölüm
Ayın bir’i annem
Otuz iki’si babam
günlerden ölüm
Ayın bir’i annem
Otuz iki’si babam
Faik Danışman
Bu şiirin hikayesi:
Pazartesi: Morarmış sokaklar...
Salı: Karakol kapısında bir robot resim...
Çarşamba: İllegal bir yürüyüşte boğulan anılar...
Perşembe: Ansızın ayna karşısına beliren çocukluk...
Cuma: Kapalıyım..(Havanın seyrinden değil)
Cumartesi: Direnişin,karşı çıkışın onurlu tekrarı...
Pazar: Bekleyiş... (Her an kıyamet vakti)
Pazartesi: Morarmış sokaklar...
Salı: Karakol kapısında bir robot resim...
Çarşamba: İllegal bir yürüyüşte boğulan anılar...
Perşembe: Ansızın ayna karşısına beliren çocukluk...
Cuma: Kapalıyım..(Havanın seyrinden değil)
Cumartesi: Direnişin,karşı çıkışın onurlu tekrarı...
Pazar: Bekleyiş... (Her an kıyamet vakti)


