Aradığınız Kişiye Ulaşılamıyor!
20 Haziran 2009 10:41 | İmge | 0 fav | 0 yorum
| etiket:
aradığınız kişiye ulaşılamıyor
,
aşk
,
endişe
,
erkek
,
ihanet
,
kadın
,
kadın erkek ilişkileri
,
kaygı
,
sevgi
,
sevgili
,
sevmek
,
telefon
,
ulaşamamak
,
özlemek
Gecenin sabaha ulaşmasına yakın bir saatte, elim telefona gitti. Sesini
duymak istiyorum. Hiçbir şey için! Aslında bu daha anlamlı değil mi?
Sadece sesini duymak için aramak...
Aradığınız kişiye ulaşılamıyor diyordu,
adını bilmediğim, hiç tanımadığım ve tüm aşıkları sinir eden kadının
telesekreterdeki sesi. Daha sonra tekrar deneyiniz! Daha sonra
aradığımda ulaşılacak mı peki? Ya, hiç ulaşılamazsa, hep aynı kadının
duygusuz tonuyla karşılaşırsa, heyecanlı arayışlarım. Ayrıca bu kadın
senin telefonun hakkında ne kadar çok bilgiye sahip ve nereden biliyor?
Ben sevgilinim, bilmiyorum!
Neden
kapalıdır ki telefonun? Nerede ve ne yapıyor olabilirsin bu karanlık
saatte? Aklıma kötü şeyler geliyor ama ihanet listede birinci sırada,
sonra başına bir şey mi geldi ve ardından şarjın bitmesi olasılığı!
İnsan beyni ne garip çalışıyor. Oysa, sadece uyuyor olabilirsin!
Yalnızca sesini duymak istemiştim. Sebepsiz! Huzursuz bir gecenin,
arsız sevgilisiyim bu saatte, üstelik şımarıklığım da diz boyu, sana
varmak istiyorum. Mümkün olsa girip koynunda yatacağım ama aradığımız
kişinin şu anda üstünde pireler geziyormuş. En azından ben öyle
olmasını umuyorum. Şu anda pirelerin gezmesini, üstünde başka bir kadın
eli gezmesine tercih edecek durumdayım.
Yok canım! Olmaz öyle şey! Fesatlık bende, sen ihanet adamı
değilsindir, değil mi? Zaten kendini aldatır insan, karşısındakini
aldatamaz ki! Uyuyorsundur işte, bildiğin uyku. Senin telefonun kapalı
olmaz hiç, o yüzden beynim böyle kuruntular yaratıyor sanırım. Aslında
bu bir taraftan bakınca avantaj da sağlıyor sana. Direkt olarak ihanete
bağlamayıp, başka alternatifler düşünüyorum ya, bunun sebebi sensin.
Hiç telefonum cevapsız kalmadı bugüne kadar, öncelikle bir teşekkür
edeceğim sana ilk konuştuğumuzda bununla ilgili. Sen iyi bir
sevgilisin.
Bu merak duygusu nasıl
sarıyor insanın bedenini bir anda? Sesini duyup kapatacaktım, sonra
rahat bir uyku armağan edecektim kendime. Sesini duyunca güvende
hissediyorum galiba. Her aradığımda ya da her arandığımda, varlığını
ispat ediyorum kalbime, belki bu yüzdendir sana düşkünlüğüm.
Kendimden değil de kendime kaçmak istiyorum böyle gecelerde. Kendime
sığınmak, kendi yaralarımı sarmak, kendimle konuşup, kendime sormak
istiyorum. Sanki başka zamanlarda bunları yaptığım değişik yüreklerim
varmış gibi. Seni kaybetmek neden korkutuyor öyleyse beni? Madem her
şey zaten bende, madem kimsesizliğime çözüm bulmuşum ellerimle, sen
olmasan ne olur ki? Aradığımız kişiye hiç ulaşılmazsa, ölür müyüm?
Hayır! Ölmem mutlaka ama eksilebilirim. Eksik kalmak, yalnızlığı tokat
gibi çarpıyor insanın suratına. Sadece adı olan ve kendisi ortada
olmayan bir aşka rağmen zengin hissediyor demek ki kalp, varlığına
sebep buluyor ya da yaşamak için bir nedene sarılıyor. Yoksa, kim
kimden giderken büyük ve doldurulamaz bir çukur bırakmış ki? Kimin yeri
doldurulamaz? Gidenlerin hangisi dönmüş? Bir şekilde devam etmiştir
yaşam çarkı dönmeye. Yine de buralarda olmalısın, gönlümün kıyısında
durman hoşuma gidiyor. Beni mutlu kılıyor. İşin sihri de bu aslına
bakarsan. Sen civarımda dolaştıkça, ben mutlu oluyorum. En iyisi bütün
bunları unutup seni aramak. Varlığını hissedip, huzurlu bitirmek şu kör
geceyi .Telefon elimde ama çevirmeye korkuyorum. Neyse, son bir
cesaret, son aramalar ve çevirdim. Aradığınız kişiye şu anda
ulaşılamıyor, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz. Denemeyeceğim!


